close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 65. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vele-in seeltehum leyekûlunne innemâ kunnâ neḣûdu venel’ab(u)(c) kul ebi(A)llâhi veâyâtihi verasûlihi kuntum testehzi-ûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Kendilerine sorsan andolsun ki biz diyeceklerdir, ancak dalmıştık da şakalaşmada, oynaşmadaydık. De ki: Allah'la, ayetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yemin olsun ki; (Allah’tan zafer umanları ve bu yolda çaba harcayanları hayalcilikle suçlayanlara) eğer onlara (bu laçka ve laubali tavırlara niçin girdiklerini) sorduğunda ise: "Gerçekten biz sadece öyle lafa dalmış şakalaşıyorduk" diyerek (cevap verirler). De ki: "Siz Allah ile, O’nun ayetleriyle ve O’nun Peygamberiyle mi alay ediyorsunuz? (Çünkü zaferi va’ad eden Cenab-ı Hakk’tır.)"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yine de sen onlara her türlü meselede soracak olsan, mutlaka şöyle cevap verirler: “Biz lafa dalmış şakalaşıyorduk.” De ki: “Allah ile, O'nun ayetleriyle, O'nun Rasûlü ile mi alay ediyordunuz?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer onlara niçin alay ettiklerini sorarsan: “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk” derler. “Allah ile, onun âyetleriyle, Kur'ân'ı ile, O'nun peygamberi ile, peygamberin sünnetiyle mi alay ediyordunuz?” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
Soracak olursan: "Biz lafa dalmış şakalaşıyorduk" derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?"
65.İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Ömer (r.a.)`den rivayet ettiğine göre Tebük seferi esnasında münâfıkların başı olarak bilinen Abdullah bin Übeyy, Kur`an-ı Kerim ve Müslümanlar hakkında birtakım yakışıksız sözler söyledi. Bir Müslüman bunun sözlerini duydu ve: "Yalan söylüyorsun. Ancak sen münâfıksın (bu yüzden böyle konuşuyorsun). Senin söylediklerini Resulullah (a.s.)`a bildireceğim" dedi. Resulullah (a.s.) bundan haberdar olunca, ona karşı mazeret olarak: "Biz lafa dalmış şakalaşıyorduk" dedi. Resulullah (a.s.) da: "Allah ile, O`nun ayetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?" diye buyurdu. Bu ayeti kerime de bu olayla ilgili olarak indirildi. (Burada İbnu Ebi Hatim`in Abdullah bin Ömer (r.a.)`den nakletmiş olduğu iki farklı rivayeti birleştirerek bu bilgileri verdik. Çünkü bu iki farklı rivayet birbirini açıklamakta ve bir bütünlük arzetmektedir).İbnu Cerir`in Katade`den rivayet ettiğine göre de münâfıklardan bir grup Tebük seferi esnasında: "Bu adam Şam diyarının (bugünkü Suriye, Ürdün ve Filistin toprakları) kalelerini ve saraylarını fethedeceğini umuyor! Ne mümkün!" diye konuştular. Yüce Allah da peygamberini bundan haberdar etti. Resulullah (a.s.) münâfıkları çağırarak: "Siz böyle böyle konuştunuz mu?" diye sordu. Onlar: "Biz lafa dalmış şakalaşıyorduk" dediler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlara sorarsan, andolsun: 'Biz dalmış, oyalanıyorduk' derler. De ki: 'Allah ile, O'nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Rasûlüm. (Tebük seferine giderken seninle alay eden münafıkların) eğer kendilerine, hakkımda niçin böyle dediniz? diye sorarsan; “-Biz, ancak lâfa dalmış şakalaşıyorduk.” derler. De ki: “- Allah ile, âyetleriyle ve O'nun Peygamberi ile mi eğleniyordunuz?”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer onlara sorarsan; “biz ancak dalıp oynuyorduk” diyecekler. De ki: “Allah ile, ayetleriyle, peygamberi ile mi alay ediyorsunuz?”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlara sorsan derler ki: “Biz ancak şakalaşıp eğleniyorduk.” De ki: “Allah ile, ilkeleri ve peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?”
Besim Atalay
swap_vert close
Onlara sorarsanız: «Biz ancak lâf atarak eğleniyoruz» derler, diyesin ki: «Siz Allahla, âyetleriyle, peygamberleriyle alay mı edersiz?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şayet kendilerine (neden alay ettiklerini) soracak olursan: “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” diyecekler. De ki: “Allah'la, O'nun ayetleriyle ve Resulüyle mi eğleniyordunuz?”
Tebük Seferi öncesi, Hz. Peygamberin azmini gören münafıklar kendi aralarında: “Şu adamın haline bakar mısınız, kocaman Bizans İmparatorluğunu yenecek ve dünyaya hâkim olacak!” diyerek onu alaya alıyorlardı. Onların bu tavrı vahiy yoluyla Hz. Peygambere bildirilince kendilerine neden böyle saçmalıklarla uğraştıkları sorulunca onlar da ayette ifade edildiği gibi uydurma bir cevap verdi.  
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara sorar isen "Konuşuyoruz, eğleniyoruz" dirler. Ânlara di ki: "Allâh emriyle, âyâtı ve rasûli ile istihzâ mı idiyorsınız?"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlara soracak olursan, "Biz and olsun ki, eğlenip oynuyorduk" diyecekler; De ki: "Allah'la, ayetleriyle, Peygamberiyle mi alay ediyordunuz?"
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Şâyet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, “Biz sadece lâfa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk”, derler. De ki: “Allah’la, O’nun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlara soracak olsan mutlaka, “Biz lafa dalıyor eğleniyorduk, hepsi bu!” derler. De ki: “Siz Allah ile, O’nun âyetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk, derler. De ki: Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberi ile mi alay ediyordunuz?  
 Rivayet edildiğine göre Resûlullah (s.a.) Tebük seferine giderken münafıklardan bir gurup Resûlullah hakkında: «Şu adamın haline bakın, Şam saraylarını feth etmek istiyor. O nerde, Şam saraylarını fethetmek nerde!» diyerek onu küçümsediler ve hakkında dedikodu ettiler. Durum Resûlullah’a vahiyle bildirildi. Münafıklar çağrılıp kendilerine niçin böyle yaptıkları sorulduğunda inkâr ettiler ve «Yolculuk zahmetini unutturmak için şakalaşıyorduk» şeklinde yalan beyanda bulundular. İşte 65. âyet bu münafıklar hakkında nâzil olmuştur.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Kendilerine sorarsan, "Biz sadece şakalaşıp oynuyorduk," derler. De ki: "Siz, ALLAH ile, ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyorsunuz?"
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer kendilerine sorarsan, "Biz sırf lafa dalmış, şakalaşıyorduk." derler. De ki: "Allah ile, âyetleri ile ve peygamberi ile mi alay ediyorsunuz?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Şayed kendilerine sorsan «biz, sırf lâfa dalmış şakalaşıyorduk» derler, de ki: siz, Allah ile, âyetleriyle Peygamberiyle mi eğleniyordunuz?
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer onlara, (Tebûk seferine giderken alay etmelerinin sebebini) sorarsan, “Yemin olsun ki biz ancak (vakit geçsin diye) lafa dalmış şakalaşıyorduk” derler. De ki: “Allah ile O’nun âyetleriyle ve O’nun Resûlü ile mi eğleniyordunuz?”
Tebûk seferine giderlerken munâfıklar birbirlerine, Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] hakkında, “Şu adamın hâline bakın! Rum saraylarını ve kalelerini fethedeceğini sanıyor, heyhat!” diyerek gülüşüyorlar, Hz. Peygamber’i [aleyhissalâtu vesselâm] kendilerince hafife alıyorlardı. Onların bu hâllerini bildiren âyet-i kerîmeler gelince şaşırıp, “Biz şaka yapıyorduk” diye özür dilemeye başladılar.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer onlara soracak olsan, “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk.” derler. De ki: “Allah ile mi, O'nun âyetleri ve Resûlü ile mi alay ediyordunuz?”
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şayet onlara (seninle birlikde «Tebük» e giderlerken niçin alay etdiklerini) sorsan, andolsun ki, «Biz ancak (yol zahmetini hissetmemek için lâfa) dalmış bulunuyor, şakalaşıyorduk» derler. De ki: «Allah ile, Onun âyetleriyle, Onun Resulü ile mi eğleniyordunuz»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki onlara (niçin alay ettiklerini) sorsan, elbette: “Biz ancak (lâfa) dalıp şakalaşıyorduk” derler. De ki: “Allah ile, O'nun âyetleriyle ve O'nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?”(1)
(1)Katâde (ra)’dan rivâyet edilmiştir: “Resûl-i Ekrem Efendimiz (asm) Tebük Seferi için yola çıktığında, münâfıklardan mel‘un bir tâife, hem önünde yürüyor, hem de: ‘Şu adam Rum saraylarını ve sağlam kalelerini fethedeceğini zannediyor. Heyhât! O nerede, Şam’ın sarayları nerede?’ diyerek birbirlerine alaylı bir şekilde lakırdı ediyorlardı. Allah, bunların ettikleri o dedikodulardan peygamberini haberdâr eyledi ve münâfıklar huzûra çağırılıp kendilerine, neden böyle çirkin bir harekette bulundukları sorulduğunda: ‘Biz sâdece yolculuk meşakkatini hissetmeyelim diye birbirimizle şakalaşıp eğleniyorduk ve başka hiçbir maksadımız yoktu’ deyip Allah’a yemîn etmişlerdi.” (İbn-i Kesîr, c. 2, 153)Aynı tâifeden birisi olan Muhaşşî bin Humeyr el-Eşcaî ise, bu âyeti işittiğinde tevbe ederek şöyle dedi: “Allah’ım! Şübhesiz ben, benim de dâhil bulunduğum bir âyet işitmekteyim ki ondan tüyler ürperir ve kalbler titrer! Allah’ım! Benim vefâtımı senin yolunda şehîd edilme kıl ve hiçbir kimse: ‘Ben gaslettim, ben tekfîn ettim (kefenledim), ben defnettim’ demesin!” O zâtın, pişman olarak yaptığı bu samîmî duâsı kabûl edilmekle, Yemâme gününde şehîd oldu. Mü’minlerden bazıları onu aradılar ise de bulamadılar. (Celâleyn Şerhi, c. 3, 277)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer kendilerine (neden alay ettiklerini) soracak olursan: “Biz sadece lafa dalmıştık ve aramızda eğleniyorduk” derler. De ki: “Allah’la, O’nun ayetleriyle ve resulü ile mi eğleniyordunuz?” *
(*) Klasik müfessirlerin çoğu, bu sözlerin, Tebük seferinin güya boşuna olduğu yolunda bazı münafıkların yaptığı alaycı eleştirilerle ilgili olduğu görüşündedirler. Ama anlatımın akışına bakılacak olursa, bizce bu sözler yine, “Her söze kulak veriyor” diyerek Hz. Peygamber’i yerip inciten, yani, o’nu kendi kendini aldatmakla suçlayan kimselerle ilgilidir (61. ayet) ve dolayısıyla “Allah ve O’nun ayetleriyle alay” olgusuyla bağlantılıdır (bkz. bir sonraki cümle). (M. Esed Meali Tevbe- 65. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer onlara sormuş olsan, şöyle derler “Biz oyalanıp oyun oynuyorduk.” Onlara deki “Hayır hayır siz, yalnızca Allah, O nun indirdiği ayetler ve elçisiyle alay ediyordunuz.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer onlara soracak olursan kesenkes: "Lakırdıya daldık, şakalaşıyorduk" derler. De ki: "Allah ile mi, ayetleri ile mi, yoksa elçisi ile mi eğleniyordunuz?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Onlardan istihzalarının sebebini soracak olsan «— Biz yalnız türlü türlü söze dalıyorduk, eğleniyorduk» derler. De ki «— Allah ile, âyetleri ile, peygamberi ile mi istihza ediyordunuz?
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet kendilerine (niçin alay ettiklerini) sorsan, “Biz sadece lafa dalmış aramızda eğleniyorduk” derler. De ki: “Allah’la, O’nun ayetleriyle ve elçisiyle mi alay ediyordunuz?”
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlara soracak olursan, “Biz dalmış, eğleniyorduk” derler. De ki: “Allah ile O'nun ayetleriyle ve peygamberiyle mi eğleniyordunuz?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Eğer onlara, niçin alay ettiklerini soracak olsan, “Biz sadece lâfa dalmış, şakalaşıyorduk!” derler. De ki: “Şakalaşacak başka bir konu bulamadınız mı?Demek Allah ile, O’nun ayetleriyle ve Elçisiyle alay ediyordunuz, öyle mi?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun ki onlara sorduğunda: -“Doğrusu eğleniyorduk ve oynuyorduk” derler. De ki: -“Allah’la, O’nun âyetleriyle ve O’nun rasûlüyle mi alay ediyordunuz?”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Onlara bakarsan: " biz sadece biraz laflayıp eğleniyorduk " diyeceklerdir. De ki: " Allah ile, onun sözleri ve elçisini alaya alarak mı eğleniyordunuz ? "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Nifak sahiplerine niçin alay edip dalga geçiyorsunuz diye sorsan, "Biz sadece lâfa dalmıştık! Aramızda eğleniyorduk!" derler. De ki: "Allah’la, Allah’ın ayetleriyle ve Resulüyle mi eğleniyordunuz?"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlara (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette “Biz sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk.” derler. De ki: “Allah ile, O’nun ayetleri ile ve Elçisi ile mi alay ediyordunuz?”
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer onlara sorarsan, “Biz sadece lafa dalmış, kendi aramızda şakalaşıyorduk.” derler. Sen de: “Yani siz Allah’la, âyetleriyle ve Peygamberiyle mi alay ediyorsunuz?” ¹ de.
1 Peygamberimiz, Tebûk’e giderken önde giden bir süvari bölüğündeki münâfıklar, aralarında Kur’an ve Peygamberle alay ederler ve: “Şu adama bakın! Şam kalelerini ve köşklerini fethetmek istiyormuş!” derler. Allah, Elçisini bundan haberdar edince Peygamberimiz; “şu bölüğü durdurun!” buyurur ve yanlarına varıp, “siz şöyle şöyle dediniz” der. Onlar da: “Ey Allah’ın elçisi! Vallahi biz, sen ve arkadaşların hakkında bir şey demiyoruz. Sadece birbirimize seferi kısaltmak için şaka yapıyoruz.” diye cevap verirler. Bu âyetler, bu olay üzerine indirilmiştir. (Esbab-ı Nüzul-Vâhidî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Yine de, onlara soracak olsan mutlaka şöyle cevap verirler: “Yarenliğe kaptırmıştık kendimizi, [kelime] oyun[u] yapıyorduk, hepsi bu”. ⁹¹ De ki: “Allah’la, O’nun ayetleriyle, O’nun Elçisi’yle mi alay edip eğleniyordunuz siz?
91 Klasik müfessirlerin çoğu, bu sözlerin, Tebük seferinin güya boşuna olduğu yolunda bazı münafıkların yaptığı alaycı eleştirilerle ilgili olduğu görüşündedirler. Ama anlatımın akışına bakılacak olursa, bizce bu sözler yine, “Her söze kulak veriyor” diyerek Hz. Peygamber’i yerip inciten, yani, o’nu kendi kendini aldatmakla suçlayan kimselerle ilgilidir (61. ayet) ve dolayısıyla “Allah ve O’nun ayetleriyle alay” olgusuyla bağlantılıdır (bkz. bir sonraki cümle).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlara niçin alay ettiklerini soracak olursan, ‘Biz sadece şakalaşıp eğleniyorduk’ derler. Deki: – Siz Allah’la, O’nun ayetleriyle ve O’nun Elçisiyle mi alay edip eğleniyorsunuz? 5/58, 6/70, 7/51, 45/35
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Dönüp kendilerine sorsan, elbet şöyle diyecekler: “Kendimizi lafa kaptırmıştık, eğleniyorduk, hepsi bu!” De ki: “Allah’la, O’nun âyetleriyle ve O’nun Elçisi’yle mi eğlenip duruyordunuz?
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Eğer onlara (niçin alay ettiklerini) soracak olsan, (ilkin, suçlarının, Hz. Peygamber tarafından haber alınmış olduğunu düşünmezler de, bir yalan uydururlar ve) "Biz sefer uzun olduğu için vakit geçirmek maksadıyla aramızda şakalaşıyorduk" derler. (Ey Muhammed, o münafıklara) De ki, "(hayır, siz yalan söylüyorsunuz) Siz Allah ile, Onun ayetleri ve Resulü ile alay ediyordunuz!
Osman Fırat
swap_vert close
Eğer onlara sorsan: "Biz sadece lafa dalmış ve eğleniyorduk!" derler. De ki: "Allah ile, O’nun âyetleriyle ve O’nun Elçisiyle mi alay ediyordunuz?"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve andolsun ki, onlardan soracak olsan, «Elbette biz ancak söze dalmış şakalaşıyorduk» diyeceklerdir. De ki: «Siz Allah ile mi ve onun âyetleriyle ve Resûlü ile mi eğleniyorsunuz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer kendilerine ettikleri alay hakkında soracak olursan, yaptıklarını gizler ve: “Ciddi bir şey konuşmuyorduk, sadece lafa dalmış şakalaşıyorduk! ” derler. Sen onlara kanmayıp, suçlarını itiraf etmişlercesine de ki: “Demek, siz Allah ile, O'nun âyetleri ile ve Onun Resûlü ile eğleniyordunuz ha! ”
Tebük seferine hazırlanan Müslümanların, müthiş Bizans orduları karşısında ne hallere düşeceğine dair senaryolar üretip kulis yaparak müminlerin de cesaretlerini kırmaya girişiyorlardı. Âyet onların maskelerini indiriyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eğer onlara sorsan: "Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk!" derler. De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle ve O'nun Elçisi ile mi alay ediyordunuz?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer onlara sorsan: "Biz didi-kodı idiyor ve latîfe iyliyorduk" dirler. Di ki: "Allâh ve âyetleri ve Rasûl'i ile mi istihzâ idiyorsunuz? [¹]
[1] Tebük gazâsına gidilür iken yolda münâfıklardan iki kişi Rasûl-ü Ekrem efendimizle istihzâ idiyorlar ve yanlarında bulunan biri de onların sözlerine iştirâk itmeyerek gülüyordı. Allâh Te'âlâ bunı Rasûl-ü Ekrem'e haber virdi. Fahr-i Kâinât onları çağırub söyleşdikleri sözleri tamamıyla tekrâr iyledikde onlar: "Biz yolun uzaklığını his itmemek içün latîfe idiyorduk" didiler. Sebeb-i nüzûl budur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ne yaptıklarını öğrenmek istesen “Dalıp gitmişiz, eğleniyoruz işte,” derler. De ki “Allah’ı mı, ayetlerini mi, yoksa elçisini mi hafife alıyorsunuz?”
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlara soracak olursan, 'Sadece biz eğlenip oynuyorduk.' diyecekler. De ki: 'Allah ile ayetleriyle ve Peygamberiyle mi eğleniyordunuz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlara soracak olsan, “Biz öylesine dalmış eğleniyorduk” derler. De ki: Allah ile, Onun âyetleriyle ve Resulü ile mi eğleniyorsunuz?
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onlara sorarsan elbette şöyle diyeceklerdir: "Lakırdıya dalmış, şakalaşıyorduk, hepsi bu!" De ki: "Allah ile, O'nun ayetleriyle, O'nun resulüyle mi eğleniyordunuz?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger śorarsañ anlara eyideler “bayıķ biz olduķ girürür. ya'nį söze daħı oynaruz” eyit: “Tañrı’ya mı daħı āyetlerine mi daħı resūlını mı olduñuz/ yañśularsız?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger ṣorsañ anlara eydürler: Biz söyleşüp oynarduḳ. Eyit yā Muḥammed:Tañrı Ta‘ālā āyetleri bile mi peyġamberi‐le mi masḫaralıḳ idersiz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Onlardan (Təbuk döyüşünə gedərkən səni lağa qoyan münafiqlərdən nə üçün belə etdiklərini) soruşsan: “Biz ancaq söhbət edib zarafatlaşırdıq (əylənirdik)”,- deyə cavab verərlər. De: “Allaha, Onun ayələrinə və Peyğəmbərinə istehzamı edirsiniz?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if thou ask them (O Muhammad) they will say: We did but talk and jest. Say: was it at Allah and His revelations and His Messenger that ye did scoff?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If thou dost question them, they declare (with emphasis): "We were only talking idly and in play." Say: "Was it at Allah, and His Signs, and His Messenger, that ye were mocking?"
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَئِنْ
ve andol- sun eğer
سَاَلْتَهُمْ
onlara sorarsan
لَيَقُولُنَّ
elbette derler
اِنَّمَا
ancak
كُنَّا
biz idik
نَخُوضُ
lafa da- lıyor(uz)
وَنَلْعَبُۜ
ve oynuyor(uz)
قُلْ
de ki
اَبِاللّٰهِ
Allah ile mi
وَاٰيَاتِه۪
ve âyetleriyle
وَرَسُولِه۪
ve O'nun resulüyle
كُنْتُمْ
oldunuz
تَسْتَهْزِؤُ۫نَ
alay ediyorsunuz
Şayet onlara, (niçin alay ettiklerini) sorarsan, elbette, "biz sadece (lafa) dalmış (aramızda) eğleniyorduk" derler. De ki: "Siz Allah ile, O'nun âyetleri ve O'nun resulüyle mi alay ediyordunuz?"
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
سَاَلَ
Fiil-I
س ا ل
İstedi, sorguya çekti, sordu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
خَاضَ
Fiil-I
خ و ض
Daldı
لَعِبَ
Fiil-I
ل ع ب
Oynadı, oynayıp durdu
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اِسْتَهْزَاَ
Fiil-X
ه ز ا
Alay etti