close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 62. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yahlifûne bi(A)llâhi lekum liyurdûkum va(A)llâhu verasûluhu ehakku en yurdûhu in kânû mu/minîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için gelirler de Allah'a andederler, halbuki inanmışsalar Allah'ı ve Resulünü hoşnut etmeleri daha doğrudur.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Münafıklar) Sizi hoşnut kılmak için (boşuna) Allah’a yemin ederler; oysa eğer (gerçekten) mü’min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve Elçisi daha layıktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O münafıklar, sizi hoşnut etmek için iyi niyetle edip eyledikleri konusunda, yüzünüze karşı Allah'a yemin ederler. Oysa gerçekten inanmış olsalardı, herkesten önce Allah'ı ve O'nun elçisini hoşnut etmeye çalışmaları gerekirdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gönlünüzü hoş etmek için gelip, size yeminler ederler. Bunlar eğer mü'min iseler, Allah'ın ve Rasulünün rızasını kazanmaları daha doğrudur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için size karşı Allah'a yemin ederler. Eğer mü'min iseler Allah'ı ve Peygamberini hoşnud etmeleri daha uygundur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Sizi hoşnut kılmak için Allah'a yemin ederler; oysa mü'min iseler, hoşnut kılınmaya Allah ve elçisi daha layıktır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, münafıklar, rızânızı kazanmak için: “- Biz münafık değiliz, “ diye Allah'a yemin ederler. Eğer bunlar mümin iseler, daha önce Allah'ı ve Rasûlünü razı etmeleri daha doğrudur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Sizi razı etmek için Allah’a yemin ederler. Hâlbuki Allah ve Resulü razı edilmeye daha layıktırlar. Eğer (onlar Allah’a ve Resulüne) inanıyorlarsa…
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer gerçekten iman etmiş olsalardı, Allah'ı ve Peygamberini hoşnut etmek için çalışırlardı.[177]
[177] Münafıkların özellikleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 251-262; I, 208-235; IV, 470-473; XIX, 37-43; XIX, 299-314.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sizi hoşnut etmekçin, Allaha ant içerler, eğer inanmışlarsa, Allah ile peygamberini hoşnut etmek daha doğru
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Münafıklar) sizin hoşnutluğunuzu kazanmak ve kendilerini (size) kabullendirmek için Allah'a yemin ederler. Oysa onlar mü'min olsalardı, Allah'ın ve Resulünün hoşnutluğunu kazanmayı daha gerekli görürlerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Sizi memnûn itmek içün Allâh nâmına yemîn iderler. Lâkin mü’min iseler, Allâh ve rasûli hoşa gidecek ef’âlden çok fazlası ile irzâ idilmek lâzımdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer inanıyorlarsa Allah'ı ve Peygamberini hoşnut etmeleri daha gereklidir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sizi razı etmek için, Allah’a yemin ederler. Eğer gerçekten mü’min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resûlü’nü razı etmeleri daha önceliklidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onlar sizi hoşnut etmek için (size gelip, inandıklarına dair) Allah’a yemin ederler. Oysa gerçekten iman etmiş olsalardı bilirlerdi ki, Allah ve resulü hoşnut edilmeye daha lâyıktı.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Rızanızı almak için size (gelip) Allah'a and içerler. Eğer mümin iseler Allah ve Resûlünü razı etmeleri daha doğrudur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Sizi hoşnud etmek için ALLAH'a yemin edip dururlar. Gerçekten inanıyorlarsa bilmelidirler ki ALLAH ve elçisi hoşnud edilmeye daha layıktır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Gönlünüzü hoş etmek için gelir size yemin ederler. Bunlar eğer mümin iseler Allah'ı ve Resulünü razı etmeleri daha doğrudur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Size gelirler rızanızı celbetmek için Allaha yemin ederler, eğer bunlar mü'min iseler daha evvel Allahın ve Resulünün rızasını düşünmeleri iycab eder
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Munâfıklar sizi razı etmek için, (“Biz munâfık değiliz!” diye) Allah’a yemin ederler. Eğer bunlar mü’min iseler, (herkesten önce) Allah ve Resûlü’nü razı etmeleri daha doğrudur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için, Allah'a yemin ediyorlar. Oysaki gerçekten inanıyorlarsa, Allah ve Resûlü hoşnut edilmeye daha layıktır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Size (gelirler) gönlünüzü hoş etmek için Allaha andederler. Eğer bunlar mü'min iseler Allâhı ve Resulünü raazî etmeleri daha doğrudur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Münâfıklar) sizi hoşnûd etmek için size Allah'ın üzerine yemîn ederler. Eğer mü'min kimseler iseler, kendisini râzı etmelerine Allah ve Resûlü daha lâyıktır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için (yüzünüze karşı) Allah’a (yalan yere) yemin ederler. Oysa eğer mü’min iseler (tövbe edip, itaat etmekle) Allah’ı da ve elçisini de hoşnut etmeleri daha uygundur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sizleri memnun etmek için Allah adına yemin ediyorlar. Hâlbuki iman etmiş olsalardı, Allah ve O nun elçisi razı edilmeye daha layıktı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Onlar sizi hoşnut etmek için Allah’a and içerler. Oysaki eğer inananlar iseler, Allah’ı , elçisini hoşnut etmeleri daha doğru olurdu.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Münafıklar, sizi hoşnut etmek için Allah/a yemin ederler. Halbuki Allah ve peygamberini hoşnut etmek elyaktır. Eğer mü/min iseler Resulünü rencide etmezler.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlar sizi razı etmek için, Allah’a yemin ediyorlar. Eğer inanmış kişiler olsaydılar Allah ve elçisini razı etmeleri daha uygundu.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Oysa eğer inanıyorlarsa Allah'ı ve resulünü razı etmeleri daha layıktır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yine bu münâfıklar, sizi hoşnut etmek için Allah’a and içip duruyorlar. Oysa asıl hoşnut etmeleri gereken, Allah ve —O’nun dininin tebliğcisi ve temsilcisi olması hasebiyle— Elçisidir, tabii eğer gerçekten inanıyorlarsa!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sizin için Allah’a yemin ediyorlar ki, sizi razı etsinler. Mümin olsalardı, Allah’ı ve O’nun rasûlünü razı etmeleri gerekirdi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Münafıklar, gönlünüzü alabilmek için, size yeminler ediyorlar. Eğer gerçekten inanıyorlarsa, önce Allah ve resulünü ikna etmeliler.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Münafıklardan bazıları sizin gönlünüzü hoş tutmak, sizi razı etmek için yalan üzerine Allah’a yemin ederler. Eğer gerçekten Mümin iseler bilsinler ki; Allah ve Resulünü razı etmeleri daha önemlidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sizi memnun etmek için (gelip) Allah’a (yalan yere) yemin ederler. Mümin iseler Allah ve Elçisi razı edilmeye daha layıktır. [*]
Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: “Mümin iseler Allah’ı ve Elçisini yani onu (Allah’ı) razı etmeleri daha doğrudur (önceliklidir).” Buradaki [yurdûhu] ifadesindeki [hu] zamiri, Elçinin razı edilmesinin aslında Yüce Allah’ın razı edilmesi olduğunu gösterir. Benzer bir kullanım için bkz. Enfâl 8:24.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Hatta onlar, sizin gönlünüzü hoş etmek için gelip size Allah adına, yemin ediyorlar. Bunlar eğer gerçekten îman etmiş iseler, Allah ve Rasûlü râzı edilmeye, (sizden) daha layıktır.¹
1 Yani sizi değil, Allah ve Peygamberini râzı edecek işler yapsınlar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[O ikiyüzlüler] sizi hoşnut bırakmak için [iyi niyetle edip-eyledikleri konusunda] yüzünüze karşı Allah’a yemin ederler. Oysa, eğer gerçekten inanmış olsalardı, başka herkesten önce Allah’ı ve O’nun Elçisi’ni hoşnut etmeye çalışmaları gerekirdi! ⁸⁸
88 Lafzen, “Oysa, onların hoşnutluğunu aramalarına en layık olan Allah ve O’nun Elçisi’dir”. Çoğu müfessirin (ve en özlü bir biçimde de Menâr X, 607 vd.’da Reşid Rıza’nın) belirttiği gibi yukarıdaki ifade Allah ile O’nun Rasûlü arasında asla bir eşdeğerlik ya da yanyanalık dile getirmez. En-yurzûhu (“O’nun hoşnutluğunu aramaları”) cümleciğinde, (humâ) değil de (hû) yani, üçüncü tekil şahıs zamiri kullanılması da bunu göstermektedir. Bununla, Kur’an’a has, başka dile kolay çevrilemez kısa ve özlü bir ifade tarzı içinde, insanın bütün çabalarında güdülmeye değer en yüce amacın Allah’ın hoşnutluğunu elde etmek olduğu ve inanmış kimsenin Hz. Peygamber’in rehberliğine bağlanmasının da ancak o’nun Allah’ın mesajını ulaştıran kişi olmasından ileri geldiği anlatılmak istenmiştir. Bu konuda karş. “Rasûle uyan, böyle yapmakla Allah’a uymuş olur” (4:80) yahut, “[Ey Peygamber] de ki: “Eğer Allah’ı seviyorsanız bana uyun, [böyle yaparsanız] Allah da sizi sevecektir” (3:31).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar sizi hoşnut etmek için size Allah adına yemin edip duruyorlar, oysa gerçekten inanıyor iseler Allah ve Elçisi hoşnut edilmeye daha layıktır. 4/19, 5/59, 9/32, 32/18, 61/8
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlar, sizi hoşnut etmek için size Allah adına yeminler ederler. Oysa daha öncelikli bir görevleri var: Allah’ı hoşnut etmek, O’nun Elçisi’ni de…[¹⁴⁷³] Tabii yürekten inanmışlarsa eğer!
[1473] Bu cümlede, Kur’an vahyinin “tevhid” akidesi üzerine nasıl titrediği açıkça görülmektedir. Vallahu ve rasuluhu ehakku en-yurdûhu ibaresi, tıpkı Allah için kullanılan “o-ben-biz” zamirlerinde olduğu gibi, dil mantığını altüst etmiştir. Allah ve Elçisi’ne raci olan yurdûhu’da, humâ (ikisi) değil de hû (o) zamirinin kullanılmış olması manidardır. Metnin hassasiyetini ve vurgusunu çeviriye yansıtma çabamız, bu cümlenin anlamını böyle bir formla taşımaya bizi mecbur bıraktı. Fakat bütün gayretimize rağmen bunu tam başardığımız söylenemez. Kur’an’ın bu hassasiyetinin, kendisine yönelik sıradan hitaplarda da dikkate alınmasını öğütleyen Allah Rasûlü, Allah’la kendisini tesniye zamiri (humâ) içerisinde birlikte kullanan birini, yanlış bir çağrışıma neden olur kaygısıyla “Sen ne kötü hatipsin!” diye uyarmıştı. Burada ifade edilen, Allah’ı razı etmenin nihaî amaç olduğu, bu nihaî amacın gerçekleşmesinde Allah’ın Elçisi’nin payını da unutmamak gerektiği hakikatidir (Krş: 19:65 ve 8:24).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Özürleri olmadığı halde, seferden geri kalan o münafıklar, Tebük’ten zaferle döndüğünüzde, hışmınıza uğramaktan korkarlar da) Size gelip -mazeret beyan ederek- gönlünüzü hoş etmek için (yalan yere) Allah’a yemin ederler. Oysa onlar (gerçekten) müminlerden olsalardı, (sizin değil) Allah ile Resulünün rızasını almaya çalışırlardı! (Rablerinin emir ve yasaklarını yerine getirirlerdi)
Osman Fırat
swap_vert close
Sizi razı etmek için, Allah’a yemin ederler. Eğer onlar mü’min iseler (bilsinler ki), Allah ve Resûlü’nü razı etmeleri en hak olan değil mi?
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sizin için Allah Teâlâ'ya and içerler ki, sizi (kendilerinden) razı kılsınlar. Halbuki, kendisini razı kılmaya en haklı olan Allah Teâlâ ile Peygamberidir. Eğer mü'min kimseler iseler onların rızasını tahsile çalışsınlar.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Sizin yanınıza gelir, gönlünüzü hoş etmek için Allah'a yeminler ederler, Halbuki eğer bunlar mümin iseler, her şeyden önce Allah'ın ve Resûlünün rızasını düşünmeleri gerekirdi.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gönlünüzü hoş etmek için size (gelip) Allah'a yemin ederler. Halbuki inanmış olsalardı, Allah'ı ve Resulünü hoşnud etmeleri daha uygundu.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sizi kendilerinden razı itmek içün Allâh ile yemîn iderler. Eğer onlar mü'minlerden iseler irzâ itmeğe hak olanın Allâh ve Rasûl'i idüğini bilmeleri lâzımdı. [¹]
[1] Münâfıklardan bir kaç kişi Rasûl-ü Ekrem hakkında söyleşiyorlar ve eğer Muhammed'in sözi hak ise biz eşekden aşağıyız diyorlardı. Orada ensârdan "'Âmir bin Kays" nâmında bir zât vardı: "Evet siz eşekden aşağısınız. Çünki Muhammed sâdıkdır" didi ve gelüb bunı Rasûlullah efendimize haber virdi. Fahr-i Kâinât o münâfıkları celb ile sordukda böyle bir şey söylemediklerine yemîn itdiler. Bu âyet-i kerîme nâzil olarak "'Âmir bin Kays" tasdîk buyuruldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizi memnun etmek için “Biz de sizdeniz” diye Allah’a yemin ederler. Eğer inanıp güvenmiş kimseler iseler, Allah ve elçisi, onların memnun etmelerini daha çok hak eder.
Şaban Piriş
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer mümin iseler Allah'ı ve resulünü hoşnut etmeleri daha gereklidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Sizi hoşnut etmek için Allah adına yemin ederler. Eğer gerçekten mü'min iseler, hoşnut edilmeye Allah ve Resulü daha lâyıktır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sizin gönlünüzü hoş etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer bunlar inanmış iseler Allah'ın ve resulünün hoşnutluğunu öne almaları daha uygun düşer.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[98b] and içerler Tañrı’ya sizüñ içün tā ḥoşnūd eyleyeler sizi. daħı Tañrı daħı yalavacı ḥaķluraķdur kim ḥoşnūd eyleyeler anı eger olalar mü’minler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
And içerler Allāh adıyla sizi rāżī eylemeg‐içün. Tañrı Ta‘ālā daḫıresūlu’llāh rāżī eyleseler vācibraḳdur, eger girçek mü’minler olsalar.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) Onlar sizin razılığınızı qazanmaq üçün (münafiq olmadıqları barədə) Allaha and içirlər. Əgər onlar mö’mindirlərsə, (bilsinlər ki) Allahın və Onun Peyğəmbərinin razılığını qazanmaq daha vacibdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
They swear by Allah to you (Muslims) to please you, but Allah, with His messenger, hath more right that they should please Him if they are believers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To you they swear by Allah. In order to please you: But it is more fitting that they should please Allah and His Messenger, if they are Believers.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَحْلِفُونَ
yemin ederler
بِاللّٰهِ
Allah'a
لَكُمْ
sizin için
لِيُرْضُوكُمْۚ
sizi razı etmeleri için
وَاللّٰهُ
ve Allah
وَرَسُولُـهُٓ
ve resulü
اَحَقُّ
daha layıktır
اَنْ يُرْضُوهُ
kendisini razı etmelerine
اِنْ
eğer
كَانُوا
iseler
مُؤْمِن۪ينَ
mü'min kimseler
(Ayrıca o münafıklar) Sizi razı etmek için Allah'a yemin ederler. Eğer (onlar gerçekten) mü'min olsalardı (bilirlerdi ki), Allah ve resulü razı edilmeye daha layıktır.
حَلَفَ
Fiil-I
ح ل ف
Yemin etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اَرْضَى
Fiil-IV
ر ض و
Razı etmeye çalıştı, razı etti
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اَحَقّ
İsim
ح ق ق
Daha fazla hak sahibidir, daha layıktır, daha gerçektir
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَرْضَى
Fiil-IV
ر ض و
Razı etmeye çalıştı, razı etti
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan