Onlardan, sadakaları vermede seni ayıplayan da var. O maldan diledikleri verilseydi hoşlanırlardı, verilmeyince de hemen kızarlar.
Huneyn ganîmetleri bölüşülürken Haricilerin aslı ve bu mezhebin kurucusu olan ve İbn-i Ebu-Zül-Huveysarat-üt-Temîmi diye anılan Hurku-us ibn-i Züheyr, Hz. Peygambere, adâlete riâyet et yâ Rasulâllah demiş, Hz. Muhammed (s.a.a) de vay sana, ben de adâlete riâyet etmezse kim eder buyurmuştu. Ömer, izin ver de ya Resulullah, şunun boynunu vurayım deyince Hz. Peygamber, bırak demişti, sizden bir kavim zuhur edecek ki onlar da din emirlerine uymakla beraber sizin işlerinizi aşağı görecekler. Kur’an okuyacaklar, fakat gönüllerine tesir etmeyecek. Ok yaydan nasıl çıkarsa onlar da öylece dinden çıkacaklar... (al-Tecrid, 2, Kitabu Fazail-il-Kur'an, s. 122). Bir rivayette bu ayet, İbn-il Cuvaz adlı bir münafık hakkındadır. Münafıklar, Muhammed hoşuna gidene ve sevdiğine veriyor, dilediği gibi pay ediyor demişler; bu ayet bu münasebetle inmiştir (Mecma, 1, 508). Bölünen ganimetin, Hayber ganimeti olduğu da söylenmiştir.