close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 49. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Veminhum men yekûlu-/żen lî velâ teftinnî(c) elâ fî-lfitneti sekatû(k) ve-inne cehenneme lemuhîtatun bilkâfirîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onlardan bana izin ver de bir muhalefete, bir fitneye düşürme beni diyenler de var. Bil ki onlar, muhalefetin tam içine düşmüşlerdir ve şüphe yok ki cehennem, kafirleri muhakkak surette tamamıyla kavramış, kuşatmıştır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu uyarılarımıza rağmen, kalbi hastalıklı takımdan) Onlardan öylesi var ki: "(Ben ticaret ve memuriyet ehliyim. Çoluk çocuk sahibiyim. Beni deşifre etmeyin.) Bana (şimdilik) müsaade edip (izin verin). Beni fitneye düşürmeyin. (Siyasi kavga ve kargaşanın içine çekmeyin)" derler. Oysa dikkatli olup bilesiniz ki (aslında) onlar, (iman zayıflıkları ve Allah’a itimatsızlıkları yüzünden, hizmet ve mesuliyetten kaçıp kaytarmaları sebebiyle) zaten fitneye kapılmış (ve şeytanın tuzağına takılmış)lardır. Hiç şüphesiz (ahirette de) cehennem, bu tür inkârcıları (ve münafıkları) mutlaka kuşatacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve onlardan kimi de: “Evde kalmam için bana izin ver, beni böylesine çetin bir sınava sokma” diyecektir. Haberiniz olsun ki, böyle bir istekte bulunmakla, zaten sınavı başından kaybetmiş ve kötülüğe yenik düşmüş oldular. Ve bunun bir sonucu olarak ta bilin ki, cehennem Allah'tan gelen gerçekleri örtbas etmeye devam edenlerin hepsini, ergeç kuşatacaktır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İçlerinden: “Aman bana izin ver. Başımı derde sokma” diyen de var. Asıl şimdi onların başları dertte. Sıkıntının, felâketin gayyasına düştüler. Cehennem kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirleri abluka altına almıştır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlardan bir de: "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" diyen var. İyi bilin ki, onlar zaten fitnenin içine düşmüşlerdir. Cehennem de kâfirleri kuşatacaktır.
49.Taberani, Ebu Nu`aym ve İbnu Merdeviye`nin Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre Resulullah (a.s.) Tebük savaşına çıkmak istediğinde Cedd bin Kays`a: "Rumların üzerine savaşa çıkmaya ne dersin?" diye sordu. Cedd de: "Ey Resulullah (a.s.)! Ben kadınlara düşkün bir adamım. Rum kadınlarını görürsem fitneye düşerim, sen bana izin ver de beni fitneye düşürme" dedi. Bunun üzerine Yüce Allah bu ayeti kerimeyi indirdi. Bunu destekleyen bir rivayet de Cabir bin Abdullah (r.a.)`tan nakledilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Onlardan bir kısmı: 'Bana izin ver ve beni fitneye katma' der. Haberin olsun, onlar fitnenin (ta) içine düşmüşlerdir. Hiç şüphesiz cehennem, o inkâr edenleri mutlaka çepeçevre kuşatıcıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O münafıklardan kimi de şöyle diyecektir: “-Bana izin ver, (bu savaştan geri kalayım), beni fitne ve isyana düşürme. “ Bilmiş ol ki fitneye onlar düşmüşlerdir. Şüphe yok ki, cehennem, kâfirleri kuşatıcıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlardan bazıları var: “Bana izin ver, beni fitneye sokma,” derler. İşte gerçekten, onlar asıl fitneye düşmüşlerdir. Ve şüphesiz Cehennem, kâfirleri kuşatmıştır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Onlardan, “Bana izin ver, beni denemeye kalkma!” diyenler vardır. Dikkat ediniz ki, onlar zaten denenmektedirler. Cehennem, inkârcıları kuşatmıştır.
Besim Atalay
swap_vert close
Onların arasından «Bana izin ver, beni kargaşaya düşürmeyesin» diyenler vardır, biliniz ki onlar kargaşaya düştüler, kâfirleri cehennem kaplıyacaktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlardan bazıları da: “Bana izin ver (bu savaştan geri kalayım), beni fitneye (günaha) düşürme!” diyor. Haberiniz olsun ki, onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphe yok ki cehennem, inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.
Tebük Seferine katılmak istemeyenlerin çoğu İnkârcı oldukları halde Müslüman görünen münafıklardı. Bunların ileri gelenlerinden birisi de Abdullah b. Ubey b. Selul’dü. “Beni fitneye düşürme!” derken, “Bana baskı yapma, beni böyle zor bir sınava tabi tutma!” demek istemişti. Savaş, münafıklar için zordu. Çünkü inanmadıkları bir dava için kendileri gibi düşünenlere karşı savaşacaklardı.  
Cemil Said
swap_vert close
İçlerinden ba’zıları "Bizi muhârebeden ’afv it fitneye ma’rûz bırakma" diyorlar. Zâten nifâka düşmüşlerdir. Cehennem kâfirleri ihâta idecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Onlardan, "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" diyen vardır. Bilin ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdi. Cehennem, inkar edenleri şüphesiz kuşatacaktır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onlardan “Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme” diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kâfirleri elbette kuşatacaktır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İçlerinden “Aman bana izin ver, başımı derde sokma!” diyenler de var. Ama bilmiş olsunlar ki asıl (bu tutumlarıyla) belânın içine düşmüş oldular. Cehennem inkârcıları mutlaka kuşatacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onlardan öylesi de var ki: «Bana izin ver, beni fitneye düşürme» der. Bilesiniz ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır.  
 Münafıklardan bazıları, kadınlara çok düşkün olduklarını, bu savaşa katılırlarsa Rum kızlarını görünce nefislerine hakim olamayacaklarını, bunun da kendileri için bir fitne olacağını öne sürerek kendilerinin seferden bağışlanmalarını istemişlerdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlardan bazıları, "Bana izin ver, beni sıkıntıya sokma," diyor. Onlar zaten bu tavırlarıyla sıkıntının içine düşmüşlerdir; kafirleri cehennem kuşatmaktadır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İçlerinden "Aman bana izin ver, başımı derde sokma" diyen de var. Dikkat et, başlarını asıl kendileri derde soktular. Hiç şüphesiz cehennem, kâfirleri elbette kuşatacaktır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
İçlerinden «aman bana izin ver, başımı derde sokma» diyen de var. Bilmiş ol ki derde asıl kendileri düştüler ve her halde Cehennem kaplar elbette kâfirleri
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) Onlardan (munâfıklardan) kimi de (sana gelerek;) “Bana izin ver (ben cihada çıkmayayım, zira ben kadınlara çok düşkün birisiyim. Rum kadınlarını görürsem, korkarım ki, onlara karşı kendime sahip olamam da günaha düşerim. Cihada çıkmamı emrederek) beni günaha düşürme” der. Bilesiniz ki, onlar zaten (hakkı inkâr ve nifak gibi büyük bir) günaha düşmüşlerdir. Şüphesiz cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatacaktır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Onlardan kimi de: “Bana izin ver, beni fitneye düşürme.¹” der. İyi bilmiş ol ki, onlar, fitneye düşmüşlerdir. Cehennem onları kuşatacaktır.
1- Sıkıntı ve belayla yüzleştirme.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onlardan kimi de: «Bana izin ver, beni fitneye (isyana ve muhaalefete) düşürme» diyeceklerdir. Haberin olsun ki onlar zâten fitne çukuruna düşmüşlerdir. Cehennem ise o kâfirleri her halde ve her halde çepçevre kuşatıcıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Onlardan öylesi de vardır ki: “Bana izin ver de beni fitneye düşürme!” der. Dikkat edin, (onlar zâten) fitneye düşmüşlerdir! Muhakkak ki Cehennem, kâfirleri elbette çepeçevre kuşatıcıdır.(1)
(1)Münâfıklar, Tebük Seferine katılmamak için Hz. Peygamber (asm)’dan izin istemişler, o da izin vermişti. Çünki Efendimiz, harbe samîmî olarak iştirâk etmeyenlerden hayır gelmeyeceğini biliyordu. Münâfıklardan bir kısmı da: “Ne yapalım, biz kadınlara pek düşkünüz. Harbe iştirâk edip Rum kadınlarını görünce, nefsimize mağlûb düşeceğiz. Bu da bizim hakkımızda bir fitne olacak” diyerek, güyâ seferden muâf tutulmalarına meşrûiyet kazandıracak bir bahâne ileri sürüyorlardı. (İbn-i Kesîr, c. 2, 147)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve onlardan"(Evde kalmam için) bana izin ver; beni böylesine çetin bir sınava sokma!"diyen (niceleri) vardı. Bilesiniz ki onlar (tam da böyle bir istekte bulunmakla sınavı zaten başından kaybetmiş ve) kötülüğe yenik düşmüş oldular ve (bunun bir sonucu olarak da) şüphesiz, cehennem elbette (Allah’tan gelen gerçekleri örtbas edip) inkâr edenleri her taraftan kuşatacaktır. *
(*) Çok anlamlılığın en çarpıcı örneklerinden biri olan fitne (kök anlamı için bkz: 2:102,191) Kur’an’da türevleriyle birlikte 60 yerde kullanılır ve “deneme, sınav, tonga, mazeret, musibet, skandal, cinnet, anarşi ve kargaşa, kışkırtma, ayartma, terör, işkence ve baskı, iç savaş, savaş, öldürme, günah, saptırma, nifak, küfür, şirk” gibi anlamlarda kullanılır. Bu anlamlar tasnife tâbi tutulacak olursa, kavramın bireysel ve toplumsal, maddî ve mânevî, ahlâkî ve akidevi tüm alanlarda kullanıldığı görülür. Bu bağlamda fitnenin en makul karşılığı “tonga” (yani Hile, düzen, tuzak) olsa gerektir. (M. İslamoğlu Meali Tevbe-49. Ayet Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onların içinden “Bana izin ver, beni savaşla sınama” diyenler var. Böyle bir şey istemekle bir çelişki (fitne) içine düşmüyorlar mı? Elbette ki cehennem, gerçeklere karşı çıkanları çepeçevre kuşatacaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İçlerinde öylesi de vardır ki: "Bırak beni, bu karışıklığa sokma" diyecektir. Bilin ki, ilk önce karışıklığın içine düşenler kendileridir. Ne olursa olsun Cehennem tanımazları kaplıyacaktır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlardan bâzıları «— Bana izin ver de beni fitneye, günaha sokma» derler. Haberiniz olsun ki kendileri fitne ve nifaka düşmüşlerdir. Muhakkak ki Cehennem kâfirleri kuşatır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onlardan kimisi, “Bana izin ver beni isyana/belâya [fitne]¹⁷ sevk etme!” dediler. Onlar (bu sözleriyle) zaten isyanın/belânın içine düştüler. Muhakkak ki cehennem kâfirleri çepeçevre kuşatmıştır.
17 Kur’an’da anlam zenginliği en fazla olan kelimelerden biri de fitne kelimesidir. Yerine göre şu anlamlara gelir: imtihan, sınama, deneme, belâ, musibet, fesat, karışıklık, kargaşa, iç savaş, isyan, çekişme, zulüm, baskı, birbirine düşme, kardeş kavgası, ayartma, kışkırtma, ayrılık, nifak, anlaşmazlık, günah vb. (Bkz. İbn Manzûr, Belot ve diğerleri) Biz bu gibi durumlarda tercümede ayetlerde kontekse/bağlama en uygun olanı seçiyor ve parantez içinde de orijinal kelimeyi yazıyoruz.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Onlardan, “Bana (geride kalmam için) izin ver, beni fitneye düşürme” diyen vardır. İyi bilin ki onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Şüphesiz Cehennem, kâfirleri çepeçevre kuşatıcıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
İçlerinden öyleleri de vardı ki, “Herkes bilir ki, ben kadınlara düşkün bir insanım. Bizans kadınlarından birine vurulup kendimi kaybetmekten korkuyorum. O hâlde, lütfen evimde kalmam için bana izin ver de, beni fitneye düşürme!” diyecek kadar küstahlıkta ileri gidiyordu. Aslında onlar, asıl bu sözleri söylemekle fitnenin tam ortasına tepe taklak düşmüş oluyorlardı. Fakat şunu iyi bilin; elbette cehennem, bu davranışlarından dolayı inkârcıları çepeçevre kuşatacaktır! O ikiyüzlü kâfirler ki:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlardan: “Bana izin ver! Beni fitneye bulaştırma!” diyen kimse de vardır. Dikkat edin, zaten Fitne’nin içine düştüler. Cehennem, elbette, Kâfirler’i çepeçevre kuşatandır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Şimdi de: " bana müsaade et, aman beni bu işe bulaştırma " diyenler var. Ne yazık ki tam pisliğin ortasına düştüler. Artık inkarcılar, tam bir ateş çemberindedirler...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye düşürme!" diyenler vardır. Onlar zaten böyle diyerek fitnenin içine düştüler. Sanki sen onlara izin vermezsen fitneye düşecekler. Akla bak! Güya fitneye düşmeyi sana şantaj olarak kullanıyorlar. Sen de aman fitneye düşmesinler diye onlara izin vereceksin öyle mi? Sen onların sana karşı kurdukları tuzağın farkında değil misin? Onlar sana karşı bu tuzağı kurarak zaten fitnenin en büyüğünün içine düşüyorlar. Şüphesiz ki cehennem o kâfirleri kuşatacaktır. Sen böylelerinin Müslüman olduğunu zannetme!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onlardan öylesi de var ki: “Bana izin ver; beni fitneye düşürme!” der. Dikkat edin! Onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. [*] Şüphesiz ki cehennem, kâfirleri mutlaka kuşatıcıdır.
Yüce Allah Tebük Gazvesi öncesinde bazı münafıkların Hz. Muhammed’den izin istediklerini, savaşa katılmalarını isteyerek kendilerini fitneye yani sıkıntıya sokmamasını ondan talep ettiklerini bildirmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İçlerinden bir kısmı: “Bana izin ver, başımı derde sokma.”¹ diyordu. Böylece başlarını asıl kendileri derde soktular. Oysa cehennem, o kâfirleri elbet bir gün mutlaka kuşatacaktır.
1 Yani bir kısmı da: “Ey Muhammed! Sen izin versen de vermesen de zâten gitmeyeceğim. Bari izin ver de beni günâha sokma yahut gidersem ailem perişan olacak, benim mahvolmama sebep olma.” demek istiyordu. Hattâ Cid b. Kays adındaki münâfık: “Ben kadınlara düşkün birisiyim. Bu yüzden sarışın Rum kızlarıyla benim başımı belâya sokma. Ben sana malımla yardım edeyim de beni bırak.” bile demişti. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve onların arasında, ⁷¹ “[Evde kalmam için] bana izin ver; beni böylesine çetin bir sınava sokma!” diyen niceleri vardı. Ama işte [tam da böyle bir istekte bulunmakla sınavı zaten başından kaybetmiş ve] kötülüğün ayartısına yenik düşmüş oldular: ⁷² ve (bunun bir sonucu olarak da) bilin ki, cehennem, hakkı tanımaktan kaçınanların hepsini er geç kuşatacaktır.
71 Yani, Hz. Peygamber’in sefer için hazırlıklara giriştiği günlerde.72 Bkz. yukarıda 44 ve 45. ayetler. Belirtmek gerekir ki, (bizim “beni böylesine çetin bir sınava sokma” ifadesiyle çevirdiğimiz) lâ teftinnî emir formundaki fetene fiili de fitne ismi de sınav, deneme, imtihan, bela, kötülük yönünde ayartı, iğvâ, kışkırtma, zulüm, baskı, ayrılık, nifak, karışıklık, iç savaş gibi büyük bir anlamlar, çağrışımlar alanını kapsayan aynı kökten gelmektedir (karş. 8. sure, 25. not). Arapça’dan başka bir dilde bu anlam farklılıklarının hepsini birden bir tek sözcük ya da ifadeyle dile getirmek imkansız olduğu için fitne teriminin karşılığı, ister istemez, yer aldığı anlam örgüsüne göre değişecektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlardan: – Bana izin ver, beni fitneye/günaha düşürme, diyenler vardır. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitne çukuruna düşmüş durumdalar. Cehennem işte bu kâfirleri çepeçevre kuşatacaktır. 3/131, 18/29, 35/36, 38/55- 56, 78/21- 22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Onlardan kimileri de “İzin ver bana, (Rum dilberleri yüzünden) beni tongaya düşürme!”[¹⁴⁶¹] der. Şu işe bakın ki, baştan ayağa günaha gömüldüler: Üstelik, nankörlükte ısrar edenler bir de cehennem tarafından kuşatılacaktır.
[1461] Veya: “ayartma beni”. Çok anlamlılığın en çarpıcı örneklerinden biri olan fitne (kök anlamı için bkz: 2:102,191) Kur’an’da türevleriyle birlikte 60 yerde kullanılır ve “deneme, sınav, tonga, mazeret, musibet, skandal, cinnet, anarşi ve kargaşa, kışkırtma, ayartma, terör, işkence ve baskı, iç savaş, savaş, öldürme, günah, saptırma, nifak, küfür, şirk” gibi anlamlarda kullanılır. Bu anlamlar tasnife tâbi tutulacak olursa, kavramın bireysel ve toplumsal, maddî ve mânevî, ahlâkî ve akidevi tüm alanlarda kullanıldığı görülür. Bu bağlamda fitnenin en makul karşılığı “tonga” olsa gerektir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) onlardan öylesi de vardır ki, "Bana izin ver, beni fitneye düşürme (başımı derde sokma, izin versen de, vermesen de sefere gitmeyeceğim, ailem perişan olacak)" der. Haberiniz olsun ki, asıl onlar fitnenin içine düşmüşlerdir, (emre karşı gelip savaşa katılmamaları yüzünden azaba hak kazanmışlardır) Şüphe yok ki, cehennem öyle münafıkları çepeçevre kuşatacaktır.
Osman Fırat
swap_vert close
Onlardan "Bana izin ver, beni fitneye (isyana) sevk etme" diyen de vardır. Bilesiniz ki onlar (böyle diyerek) fitnenin ta içine düştüler. Şüphesiz ki cehennem, kâfirleri elbette kuşatacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onlardan, «Bana izin ver ve beni fitneye düşürme,» diyen de vardır. Haberiniz olsun ki, onlar fitnenin içine düşmüşlerdir. Ve şüphesiz ki cehennem, kâfirleri elbette kuşatmıştır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İçlerinden bazıları: “Bana izin ver, beni fitneye ve isyana düşürme, başımı derde sokma! ” der. Bilmiş ol ki, fitneye zaten kendileri düşmüşlerdir. Cehennem elbette kâfirleri her taraftan kuşatacaktır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
İçlerinden öylesi var ki: "Bana izin ver, beni fitneye düşürme" der. İyi bilinki, onlar zaten fitneye düşmüşlerdir. Cehennem de kafirleri kuşatacaktır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlardan ba'zıları vardır ki: "Geride kalmak içün bana izin vir ve beni fitneye (muhâlefete) sevk itme" dirler. Âgâh olun ki onlar zâten fitneye düşmüşlerdir ve cehennem kâfirleri ihâta idecekdir.[²]
[2]Tebük gazâsına esnâ-yı hareketde Rasûl-ü Ekrem "Cedd bin Kays" dinilen münâfıka: "Bizimle Rum diyârına gidüb oradan güzel esîrler elde itmek ister misin?" didikde merkûm "Yâ Rasûlallah ben kadınlara pek düşkün bir adamım korkarım ki Rum kızlarını görünce sabır idemem günâha girerim. Bana izin vir kalayım" didi. Bu âyet onun hakkında nâzil olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Onlardan kimi de “Bana müsaade et de başım belaya girmesin” der. Bil ki, onlar belanın içine zaten düşmüşlerdir. Alevli ateş, görmezlik eden o kâfirleri elbette kuşatacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Onlardan:-Bana izin ver, beni fitneye düşürme, diyenler vardır. Haberiniz olsun ki onlar zaten fitne çukuruna düşmüşlerdir. Cehennem ise o kafirleri çepeçevre kuşatacaktır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Onlardan “İzin ver de beni fitneye düşürme” diyenler var. Heyhat! Onlar fitnenin tâ içine düştüler. Cehennem ise o kâfirleri kuşatmıştır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İçlerinden bazısı: "Bana izin ver, beni fitneye düşürme." der. Dikkat edin, fitnenin ta içine kendileri düşmüşlerdir. Ve cehennem o nankörleri elbette çepeçevre kuşatacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlardan oldur kim eydür “destūr vir baña fitneye bıraķma beni” iy fitne ya'nį şirk içine düşdiler! daħı bayıķ ŧamu ķaplayıcıdur kāfirleri.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı anlaruñ nicesi eydür saña: Yā Muḥammed, destūr vir baña oturmaġa,daḫı fitne[ye] bıraḳma beni, dir. Bilmiş olalar ki anlar fitneye düşüpdür.Taḥḳīḳ cehennem odı kāfirleri ḳaplamışdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlardan (münafiqlərdən): “Mənə (döyüşə getməməyə) izin ver, məni fitnəyə salma!”– deyənlər də var. Bilin ki, onlar (özləri) fitnəyə düşmüşlər. Şübhəsiz ki, Cəhənnəm kafirləri bürüyəcəkdir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Of them is he who saith: Grant me leave (to stay at home) and tempt me not. Surely it is into temptation that they (thus) have fallen. Lo! hell is all around the disbelievers.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Among them is (many) a man who says: "Grant me exemption and draw me not(1312) into trial." Have they not fallen into trial already? and indeed Hell surrounds the Unbelievers (on all sides).
1312 Fitnah, as explained in n. 1198, 8:25, may mean either trial or temptation, or else tumult, turmoil, or sedition. The Commentators here take the former meaning, and explain that some Hypocrites claimed exemption from service in the Tabuk expedition in the direction of Syria on the plea that they could not withstand the charms of Syrian women and ought best to stay at home. The answer is: "But you have already fallen into temptation here by refusing service and disobeying the call." But perhaps the other meaning of "turmoil" may also be permissible as a secondary echo: in that case they object to be drawn into the turmoil of war, but they are told that they are already in a moral turmoil in advancing a disingenuous plea. In using the English word "trial" in the translation, I have also had in my mind the two shades of meaning associated with that word in English.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمِنْهُمْ
ve onlardan vardır
مَنْ
o kim- se ki
يَقُولُ
der
ائْذَنْ
izin ver
ل۪ي
bana
وَلَا تَفْتِنّ۪يۜ
ve beni fitneye düşürme
اَلَا
dikkat edin
فِي الْفِتْنَةِ
fitneye
سَقَطُواۜ
düşmüşlerdir
وَاِنَّ
hiç şüp- hesiz
جَهَنَّمَ
cehennem
لَمُح۪يطَةٌ
elbette kuşatıcıdır
بِالْكَافِر۪ينَ
kâfirleri
Onlardan öylesi de vardır ki, "bana izin ver de (bu sefere katılmayayım) beni fitneye (ve sıkıntıya) düşürme" der. Dikkat edin, (onlar zaten böyle söyleyerek asıl) fitneye (belanın tam içine) düşmüşlerdir! Hiç şüphesiz (hesap günü) cehennem, kâfirleri (çepeçevre) kuşatıcıdır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَذِنَ
Fiil-I
ا ذ ن
İzin verdi, dinledi, kulak verdi
ل۪ي
Zamir
ل۪ي
Bana, beni, benim, benim için
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
فَتَنَ
Fiil-I
ف ت ن
Kötülük yaptı, şaşırttı, imtihan etti, aldattı, fitneye düşürdü, belaya uğrattı, yaktı, işkence etti
اَلَٓا
Edat
اَلَٓا
Dikkat edin
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
سَقَطَ
Fiil-I
س ق ط
Düştü
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
جَهَنَّم
Özel isim
جَهَنَّم
Cehennem
مُحِيطَة
Etken fiil-IV
ح و ط
Kuşatıcı
كَافِرُون
Etken fiil
ك ف ر
Kâfirler, inkâr edenler, nankörler