close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 48. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lekadi-bteġavû-lfitnete min kablu vekallebû leke-l-umûra hattâ câe-lhakku vezahera emru(A)llâhi vehum kârihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Andolsun ki onlar, bundan önce de fitne ve fesat peşinde koşmuşlar, işini gevşetmeye uğraşıp aleyhine düzenler kurmuşlardı da sonucu gerçek olan yardım vaadi gelip çatmış ve Allah'ın dini, onların zoruna gitse de meydana çıkmıştı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Andolsun, (Uhud savunmasında ve başka sahalarda olduğu gibi) onlar daha önce de fitne (çıkarmak için fırsat) aramışlardı. Ve Sana karşı birtakım (kötü niyetli) işler çevirip tezgâhlamışlardı. Sonunda onlar, istemedikleri halde Hakk geldi ve Allah’ın emri (Kur’an’ın müjdesi) ortaya çıkıp, üstünlük sağladı.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Aslında o münafıklar, bundan önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı, birtakım entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet gerçek din olan İslâm geldi de, onlar istemedikleri halde Allah'ın emri, yani İslâm dini üstünlük sağladı.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Bunlar daha önce de fitne çıkarmak, bozgunculuk yapmak, mü'minler arasında ihtilâflar doğurmak, düşmanlarla gözünüzü korkutmak istediler. Sana karşı türlü türlü dümenler çevirip işlerini, planlarını, kurduğun düzeni altüst etmek istediler. Nihayet ilâhî yardım ve zafer müyesser oldu. Onlar istemese de, Allah'ın planı gerçekleşti, dini, düzeni hâkim hâle geldi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmış ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri üstünlük sağladı.
Ali Bulaç
swap_vert close
Andolsun, daha önce onlar fitne aramışlardı. Ve sana karşı birtakım işler çevirmişlerdi. Sonunda onlar, istemedikleri halde hak geldi ve Allah'ın emri ortaya çıkıp-üstünlük sağladı.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Doğrusu bunlar, daha önce (Uhud savaşında) fitne çıkarmak istemişler ve sana türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet onlar istemedikleri halde, zafer geldi ve Allah'ın dini üstün çıktı.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Andolsun! Onlar daha önce de başınıza bir bozgun gelmesini istediler. Senin için işler çevirdiler. Nihayet onlar istemedikleri halde hak zafer geldi. Allah’ın emri üstün çıktı.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Aslında onlar, daha önce de karışıklık çıkarmak istemişlerdi; sana karşı birtakım işler çeviriyorlardı. Sonunda gerçek ortaya çıktı ve beğenmedikleri halde Allah'ın buyruğu üstün geldi.
Besim Atalay
swap_vert close
Onlar, hoş görmezse de, hak meydana çıkmıştır, Allahın emri görünedek, daha önce kargaşa çıkarıp da, senin işlerini döndürmek istemişlerdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçekten onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler, sana karşı çeşitli entrikalar çevirmişlerdi. Nihayet hak yerini buldu ve Allah'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.
Cemil Said
swap_vert close
Zâten evvelce fitne çıkarmağa çalışdılar, senin tertîbâtını bozdılar nihâyet hakîkat anlaşıldı nusret-i ilâhî zâhir oldı. Ânlar bunı kerhen gördiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
And olsun ki, daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı, sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı, Allah'ın emri üstün geldi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri hâlde, Allah’ın dini galip geldi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Aslında onlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet onlar istemeseler de hak yerini buldu ve Allah’ın iradesi galip geldi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Andolsun onlar önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana nice işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar istemedikleri halde Allah'ın emri yerini buldu.  
 Münafıklar özellikle yeni müslüman olanları İslâm’dan soğutmak, zor zamanlarda morallerini bozmak için hiç bir fırsatı kaçırmazlardı. Resûlullah (s.a.) hayatta olduğu sürece onların bu çabaları tesirsiz kalmış; Allah’ın yardımı, Peygamber ve ashâbın ileri gelenlerinin gayretleri karşısında münafıklar İslâm’ın gelişme ve yayılmasını durdurma emellerinde muvaffak olamamışlardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Daha önce de kargaşalık çıkarmayı arzulamışlardı ve senin işlerini tersine çevirmişlerdi. Nihayet gerçek geldi ve ALLAH'ın yasası, onlara rağmen egemen oldu.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve Allah'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Filhakıka bunlar fitneyi daha evvel çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler nihayet onların rağmına hak, yerine geldi ve Allahın emri galebe çaldı
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Habibim) Kasem olsun ki, onlar (munâfıklar) daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve senin aleyhinde türlü türlü işler çevirmişlerdi. Nihâyet (sana) Hak (kın yardımı) gelmiş ve onlar hoşlanmasalar da Allah’ın emri (İslâm dini) üstün gelmişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı türlü işler çevirmişlerdi. Nihayet, hakk geldi ve onlar istemedikleri halde, Allah'ın emri gerçekleşti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Andolsun ki onlar bundan evvel de fitne (ve fesâd) aramışlar, senin hakkında bir takım işler (dolablar) çevirmişlerdi. Nihayet Hak (nusret ve te'yîd-i ilâhî) geldi. Allahın emri (dîni), onların fenalarına gitmesine rağmen, zuhur ve galebe etdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
And olsun ki (onlar) daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve sana birtakım işler çevirmişlerdi; nihâyet hak geldi ve onlar (bundan) hoşlanmayan kimseler oldukları hâlde Allah'ın emri galib geldi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Gerçekten bundan önce de (Uhud savaşında) fitne çıkarmaya çalışmışlar ve (Resulüm,) sana karşı türlü türlü düzenler kuragelmişlerdi, ta ki onlar hiç hoşlanmasalar da hak gelip, Allah’ın emri (yargı ve iradesi) gerçekleşinceye kadar. *
(*) Münafıklar özellikle yeni müslüman olanları İslâm’dan soğutmak, zor zamanlarda morallerini bozmak için hiçbir fırsatı kaçırmazlardı. Resûlullah (s.a.) hayatta olduğu sürece onların bu çabaları tesirsiz kalmış; Allah’ın yardımı, Peygamber ve ashâbın ileri gelenlerinin gayretleri karşısında münafıklar İslâm’ın gelişme ve yayılmasını durdurma emellerinde muvaffak olamamışlardır. (Diy. Vakfı Meal Açıklaması)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Önceden de bozgunculuk (fitne) çıkarmak istemişlerdi, Ancak, onların hoşuna gitmese de, Allah’dan gerçekler gelip, doğrular açıkça ortaya çıkıncaya kadar, senin aleyhinde pek çok işler çevirmişlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
İşte onlar bundan önce de karışıklık çıkarmayı istemişler, senin işlerini altüst etmişlerdi. Sonra doğru yerini buldu. Onlar istemiye dursunlar, yine de Allah’ın buyruğu üstün geldi.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
* Onlar bundan evvel [¹] fitne ve fesat araştırmışlar, hakkında işler çevirmişlerdi [²]. Onlar istemedikleri halde hakkın yardımı yetişti, Allah/ın emri üstün oldu [³].
[1] Tebük gazvesinden evvel.[2] Bir takım hile ve desiselerle icraatını altüst etmeye teşebbüs etmişlerdi.[3] Dini âli oldu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Andolsun bunlar daha önce de anlaşmazlık [fitne] çıkarmak istemişler ve sana karşı da işler/komplolar çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar hoşlanmadığı hâlde Allah’ın buyruğu galip geldi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hiç şüphesiz daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı da sonunda onlar istemedikleri halde hak ortaya çıktı ve Allah'ın emri üstün geldi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Onlar, daha önce de böyle fitne ve kargaşa çıkarmaya çalışmışlar, sen Medîne’ye geldiğin günden beri, her fırsatta sana karşı nice komplolar kurmaya,gerçekleri tersyüz ederek entrikalar çevirmeye kalkışmışlardı da, sonunda hakîkat ortaya çıkmış ve onlar istemeseler de, Allah’ın emri üstün gelmişti.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
And olsun önceden Fitne koparmak istediler! Senin için İşler çevirmeye kalktılar. Nihayet Hakk geldi. İstemedikleri halde Allah’ın emri ortaya çıktı / galip geldi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Bu adamlar daha önce Uhut 'ta dahuzursuzluk çıkarıp seni zor durumda bırakmışlardı. Neyse ki o zaman Allah imdadınıza yetişmiş de onlara rağmen Hak galip gelmişti.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler, sana karşı çeşitli işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi! Onlar istemeseler de Allah’ın yolu galip geldi. Görmüyorlar mı? Onların putperest yasalarla yönettikleri ülkelerde Allah’ın yasaları hükümran! Görmüyorlar mı? Putperest yasaları yeryüzünden silindi. Yerine Allah’ın yasaları geldi. İşte bu gerçek fitne çıkarmalarının karşılığı olarak, Allah’ın onlara cezasıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki onlar (Tebük’ten) önce de fitne çıkarmak (huzur bozmak) istemişler ve sana (karşı) nice işler çevirmişlerdi. Sonunda gerçek gelmiş ve onlar istemedikleri hâlde Allah’ın emri ortaya çıkmıştı (yerini bulmuştu).
Mehmet Türk
swap_vert close
Şurası kesindir ki bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana karşı bir takım işler çevirdiler.¹ Sonunda onlar istemeseler de hak yerini buldu ve Allah’ın emri galip geldi.
1 Rivâyetlere göre; Peygamberimiz Tebük seferi için Seniyyet’ül-Veda’ civarında ordusunu kurmuştu. Abdullah b. Übey de askerleriyle geldi ve Zî-Cidde denilen yere kondu. Sonunda Peygamberimiz, hareket buyurunca Abdullah b. Übey diğer münâfıklarla beraber, ordudan ayrıldı. Bu münafık, daha önce de aynı işi Uhud savaşında, fitne çıkarmak amacıyla yapmıştı. (Taberî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Aslında onlar bundan önce ⁷⁰ de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı [ey Peygamber] türlü türlü düzenler kuragelmişlerdi, tâ ki onların hiç hoşuna gitmese de hak vahyedilip Allah’ın yargı ve iradesi kendini gösterinceye kadar.
70 Yani, Tebük seferinden önce, bu bölümlerin vahyedildiği günlerde.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Onlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı bir takım entrikalar çevirmişlerdi. Ta ki Allah’ın zafer vaadi gerçekleşti ve böylece kâfirlerin hoşuna gitmese de Allah’ın dini galip gelip güçlendi. 2/193, 4/91, 33/14, 60/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zaten onlar daha önce de[¹⁴⁶⁰] fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı epey işler çevirmişlerdi; ta ki hak tecelli edinceye ve Allah’ın yasası onların hoşuna gitmeyecek bir biçimde gerçekleşinceye dek.
[1460] Yani: Tebük’ten önce, Uhud’da…  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) Andolsun ki, onlar daha evvel (Uhud ve Huneyn savaşları sırasında da) fitne çıkarmak istemişlerdi. (İslam ordusu arasına ayrılık sokmuş) Senin emrini dinlememelerine sebeb olmuş, savaş durumunu alt üst etmişlerdi, (neredeyse İslam ordusu yenilgiye uğrayacaktı) Ne zaman ki hak geldi (Rabbinin yardımı erişti, çabaları boşa gitti) hiç hoşlanmadıkları halde, Allah’ın emri (İslam'ın galebesi) gerçekleşmiş oldu.
Osman Fırat
swap_vert close
Aslında onlar bundan önce de fitne çıkarmaya çalışmışlar ve sana karşı türlü işler çevirmişlerdi ta ki hak geldi ve Allah’ın emri açığa çıktı ve onlar bundan hiç hoşlanmamışlardı.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Muhakkak ki onlar daha evvel fitne çıkarmak istemişlerdi ve sana işleri altüst etmişlerdi. Tâ ki, hak geldi ve onların kerih görmüş olmalarına rağmen Allah Teâlâ'nın emri zahir oldu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Gerçekten bunlar daha önce de fitne çıkarmak istemişler ve işleri tersyüz ederek seni yanıltmaya çalışmışlardı. Nihayet, onlar hoşlanmasa da hakikat ortaya çıkmış ve Allah'ın emri galebe çalmıştı.
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Onlar) önceden de fitne çıkarmak istediler ve sana nice işleri ters çevirdiler. Nihayet hak geldi, onlar istemedikleri halde Allah'ın emri galebe çaldı.
Bu âyetler, Tebûk Seferindeki olayları anlatmaktadır. Münâfıklar bu çetin günlerde İslâm ordusuna katılmamışlar, bahâneler uydurarak Allah'ın Elçisi'nden izin istemişler; Allah'ın Elçisi de onlara izin vermişti. Çünkü gönülsüz savaşa katılanlardan bir hayır gelmeyeceğini biliyordu. İşte âyetler, onların bu kötü davranışlarını anlatmaktadır.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlar bundan evvel de fitne ve fesâdı istemişler ve senin işlerini bozmuşlardı. Nihâyet hak yerini buldı ve Allâh'ın emri zâhir oldı. Halbuki onlar bundan ikrâh idiyorlardı. [¹]
[1] Uhud güni münâfıkların yapdıkları fitne ve fesâd ve yoldan 'avdetleridir.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bunlar daha önce de fitne çıkarmaya çalışmış ve senden dolayı işleri altüst etmişlerdi. Onlar hoşlanmasalar da sonunda hak yerini buldu ve Allah’ın buyruğu üstün geldi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Daha önce de fitne koparmak istemişlerdi. Sana karşı bir takım işler çeviriyorlardı. Sonunda hak geldi, onların istememesine rağmen Allah'ın emri üstün oldu.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bundan önce de onlar fitne çıkarmak istemiş ve senin işlerini alt üst etmeye çalışmışlardı. Nihayet hak gelmiş, onlar hoşlanmadığı halde Allah'ın emri gerçekleşmişti.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Yemin olsun ki, onlar önceden de fitne çıkarmak istemiş ve nice işleri sana, olduğundan başka türlü göstermişlerdi. Nihayet hak geldi, onların istememesine rağmen Allah'ın emri galebe çaldı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bayıķ istediler fitneyi ilerüden daħı döndürdiler saña işleri tā geldi ḥaķ daħı göründi Tañrı buyruġı anlar duşħar göriciler iken.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ fitne eylediler eṣḥābı ṭaġıtmaġ‐ıçun bundan öñdin. Daḫı dürlü dürlüḥīle itdiler senüñ işüñi bozmaġa, ḥattā ki ḥaḳ geldi nuṣret‐ile. Daḫı ẓāhir ol‐dı Tañrı Ta‘ālānuñ dīni ki İslāmdur, anlar güç görürken.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onlar əvvəl də (Ühüd döyüşündə) fitnə törətmək istəmiş və sənin üçün bir para işləri alt-üst etmişdilər. Nəhayət, onlar istəmədikləri halda, haqq gəldi və Allahın əmri zahir oldu.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Aforetime they sought to cause sedition and raised difficulties for thee till the Truth came and the decree of Allah was made manifest, though they were loth.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Indeed they had plotted sedition before, and upset matters for thee, until,- the Truth arrived, and the Decree of Allah became manifest much to their disgust.(1311)
1311 Evil plotters against Truth are only too glad to get an opportunity of meddling from within with affairs which they want to spoil or upset. They plot from outside, but they like to get into the inner circle, that their chances of intrigue may be all the greater. They are, however, unwilling to incur any danger or any self-sacrifice. The whole of their activities are directed to mischief. Great wisdom is required in a leader to deal with such a situation, and the best of such leaders must need divine guidance, as was forthcoming in this case.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَقَدِ
andol- sun ki
ابْتَغَوُا
istemişlerdi
الْفِتْنَةَ
fitne çıkarmak
مِنْ قَبْلُ
önceden
وَقَلَّبُوا
ve çevir- mişlerdi
لَكَ
sana
الْاُمُورَ
işler
حَتّٰى
nihayet
جَٓاءَ
geldi
الْحَقُّ
hak
وَظَهَرَ
ve galip geldi
اَمْرُ
emri
اللّٰهِ
Allah'ın
وَهُمْ
onlar iken
كَارِهُونَ
kerih görenler
Andolsun ki onlar, önceden de fitne çıkarmak istemişler ve sana karşı (türlü türlü) işler çevirmişlerdi. Nihayet hak geldi ve onlar kerih gör(üp ondan hoşlanma)salar da Allah'ın emri galip geldi.
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
اِبْتَغَى
Fiil-VIII
ب غ ي
İstedi, arzuladı
فِتْنَة
İsim
ف ت ن
İmtihan, fitne, bela
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَلَّبَ
Fiil-II
ق ل ب
Ters çevirdi, ovuşturdu, evirip çevirdi
لَكَ
Zamir
لَكَ
Sana, senin
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
جَاءَ
Fiil-I
ج ي ا
Geldi, ortaya çıktı, meydana geldi
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
ظَهَرَ
Fiil-I
ظ ه ر
Açığa çıktı, ortaya çıktı, zahir oldu
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
كَارِهُون
Etken fiil
ك ر ه
Çirkin bulan kimseler, hoşlanmayanlar, kerih görenler