close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 41. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnfirû ḣifâfen veśikâlen vecâhidû bi-emvâlikum veenfusikum fî sebîli(A)llâh(i)(c) żâlikum ḣayrun lekum in kuntum ta’lemûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Genciniz, ihtiyarınız, hep beraber savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda savaşın, bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Gerek hafif (gençlik çağında ve teknolojik imkânlarla), gerek ağırlıklı (olgun yaşta ve klasik-ağır silahlarla donatılmış) olarak seferber olun ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. (Adalet düzeni kurulsun ve insan hakları korunsun diye gayret gösterin.) Eğer bilirseniz sizin için bu pek hayırlı (bir gayrettir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sizin için kolay da olsa, zor da olsa gerek hafif, gerek ağır olarak yani gençihtiyar, atlıyaya, küçük birlikler ve ordularla, bekarevli, cesurkorkak hangi halde bulunursanız bulunun, mutlaka savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Çünkü eğer bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğiniz içindir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Şartlar ne olursa olsun, hafif ve ağır silahlarınızı, teçhizatınızı alarak, sahip olduğunuz araçlarla ve yaya olarak evlerinizden fırlayarak seferber olun, savaşa çıkın. Mallarınızı, servetlerinizi, canlarınızı ortaya koyarak Allah yolunda, İslâm uğrunda cihad edin. Eğer siz, hayrın ne olduğunu bilen kişilerseniz, işte bu sizin için daha hayırlıdır.”
“Hıfâf ve Sikal” kelimelerinden genç-ihtiyar, fakir-zengin, yerli-yabancı, enerjik ve tembel herkes anlaşılır.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerek hafif ve gerekse ağır [3] olarak savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
3.Yani istekli olsanız da olmasanız da veya güçlü de olsanız zayıf da olsanız yahut savaş size kolay da gelse zor da gelse savaşa çıkın.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hafif ve ağır savaşa kuşanıp çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, gerek hafif (süvari), gerek ağırlıklı (piyade) olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınzla Allah yolunda muharebe edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için pek hayırlıdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağır, (herhalde ve her şartta) akın edin. Allah yolunda mallarınız ve canlarınız ile cihad edin. Eğer biliyorsanız, bu sizin için daha hayırlıdır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Şartlar zor da kolay da olsa mutlaka seferber olunuz ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihad ediniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Besim Atalay
swap_vert close
Ağırlıklı, ağırlıksız savaşa çıkın, malınızla, canınızla hak yolunda savaşın, bilirseniz bu sizinçin hayırlıdır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inananlar!) Kolay da olsa zor da olsa savaşa çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Cemil Said
swap_vert close
Yükünüz ister hafif olsun ister ağır olsun emvâliniz ile nefsiniz ile fîsebîli(A)llah yürüyünüz ve harb idiniz hakkınızda hayırlısı budur biliniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İsteyen, istemeyen, hepiniz savaşa çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gerek yaya olarak, gerek binek üzerinde[259] Allah yolunda sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Âyetin bu kısmına tefsir bilginlerince, “Gençler ve yaşlılar olarak”, “Siz kolay da gelse, zor da gelse” gibi çeşitli anlamlar da verilmiştir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Kolay da olsa zor da olsa sefere çıkın ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğinizedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Ey müminler!) Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.  
 Âyet-i kerimede ifade edilen hafiflik ve ağırlıktan maksat, şartlar ne olursa olsun, savaş kolay da olsa zor da olsa, binekli de olsanız, yaya da olsanız; zayıf da olsanız, kuvvetli de olsanız; zengin de olsanız, fakir de olsanız; ihtiyar da olsanız, genç de olsanız savaşa çıkınız demektir. Ancak daha sonra inen 91. âyetle zayıflar, hastalar ve savaşta harcayacak bir şey bulamayacak kadar fakir olanlar bu hükmün dışında bırakılmışlardır. Resûlullah Tebük seferine çıkarken münafıklar gelerek yalandan özür beyan ettiler, savaşa çıkmak istemediler. Resûlullah da gönülsüz savaşa çıkanlardan zaten hayır gelmeyeceğini bildiği için onlara izin verdi. Bunun üzerine 42-53. âyetler nâzil oldu.  
Edip Yüksel
swap_vert close
İster hafif ister ağır olarak savaşa çıkınız. Paralarınızla ve canlarınızla ALLAH yolunda cihad edin. Bu sizin için daha iyidir, bir bilseydiniz.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz böylesi sizin için daha hayırlıdır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sizler gerek sebükbar ve gerek ağırlıklı olarak seferber olunuz ve mallarınızla canlarınızla Allah yolunda cihâd ediniz, eğer bilir takımdan iseniz bu sizin için hayırdır
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Kolay da olsa, zor da olsa (cihat için) seferber olun (hazırlıklarınızı yapın,) mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ağır ve hafif her türlü savaş araç gereçleriyle seferber olun. Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad¹ edin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
1- Özveri ile gayret göstermek, çalışıp çabalamak. İmkânlarını seferber etmek. Allah yolunda savaşmak.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Ey mü'minler) sizler gerek hafîf, gerek ağırlıklı olarak elbirlik (savaşa) çıkın. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihâdedin. Eğer bilirseniz bu, sizin için çok hayırlıdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Ey mü'minler!) Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak (savaş için) seferber olun(1) ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda cihâd edin!(2) Eğer bilirseniz, bu sizin için hayırlıdır.
(1)Bir rivâyette, Ebû Talha (ra) Tevbe Sûresini okumuş ve “(Ey mü’minler!) Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak (savaş için) seferber olun” meâlindeki âyete geldiğinde: “Görüyorum ki Rabbimiz, genç ihtiyar demeden umûmen seferber olmamızı emrediyor. Ey oğullarım, beni techîz edip hazırlayın!” demişti. Oğulları: “Allah sana merhamet etsin. Sen ölünceye kadar Resûl-i Ekrem (asm) ile berâber muhârebelerde bulundun. Ölünceye kadar hem Ebû Bekir (ra) hem de Ömer (ra) ile birlikte de harb ettin. Şimdi senin yerine harbe artık biz gideceğiz” dediler ise de kabûl etmedi. Deniz seferine çıktı ve şehîdlik mertebesini kazandı. Ancak dokuz gün sonra mübârek cesedini defnedebilecekleri bir ada bulabildiler. Cesedi hiç değişmemişti. Onu, bu uğradıkları adaya defnettiler. (İbn-i Kesîr, c. 2, 144)(2)“Ey insanlar! Fânî (geçici), kısa, fâidesiz ömrünüzü bâkī (ebedî), uzun, fâideli, meyvedar yapmak ister misiniz? Mâdem istemek insâniyetin iktizâsıdır (gereğidir), Bâkī-i Hakīkī’nin yoluna sarf ediniz! Çünki Bâkī’ye müteveccih (yönelik) olan şey, bekānın (ebediyetin) cilvesine (bir parıltısına)mazhar olur. Mâdem her insan gāyet şiddetli bir sûrette uzun bir ömür ister, bekāya âşıktır ve mâdem bu fânî ömrü, bâkī ömre tebdîl eden (çeviren) bir çâre var ve ma‘nen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette insâniyeti sukūt etmemiş (düşmemiş) bir insan, o çâreyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye (uygulamaya) çalışacak ve tevfîk-ı hareket edecek (uygun davranacak). İşte o çâre budur: ‘Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız.’ لِلّٰهِ*[Allah için], لِوَجْهِ اللّٰهِ*[Allah’ın rızası için], لِأَجْلِ اللّٰهِ*[Allah’(ın emrin)den dolayı] rızâsı dâiresinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakīkaları seneler hükmüne geçer.” (Lem‘alar, 3. Lem‘a, 13-14)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Ey saldırıya uğrayan mü’minler!) Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak elbirlik (Allah izin verdiği için saldırganlara karşı) sefere çıkın. Mallarınızla, canlarınızla, Allah yolunda cihat edin (özveri ile her türlü gayret ve fedakârlığı gösterin). Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Savaş için çıkmanız) İster hafif gelsin, ister ağır gelsin, mutlaka çıkın ve Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla savaşın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ağırlıklı, ağırlıksız olarak savaşa düzülün. Allah uğrunda malınızla, canınızla vuruşun. Bu, sizin için yeydir. Bunu bir bilseniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hafif, ağır olarak [¹] gazaya çıkın. Tanrı yolunda mallarınızla, canlarınızla duruşun. Bu husus hakkınızda hayırlı olur. Bu bapta sevap ve ikabı bilseniz ağır davranmazdınız.
[1] Hafif yüklü, ağır yüklü veya süvari, piyade veya büyüğünüz küçüğünüz veya zayıfınız, şişmanınız veya zengin, fakir yani hepiniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Kolay [hıfâfen] da olsa ağır [sikâlen] da olsa sefere çıkınız.¹⁵ Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat ediniz. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
15 Bu ayetler ve devamı Tebük seferi ile ilgili olarak, çeşitli bahane ve mazeretlerle sefere katılmak istemeyen münafıklardan bahsetmektedir. Tebük, Medine’ye yaya 14 günlük bir mesafededir. Hz. Peygamber’in azılı düşmanlarından Ebu Amir’in kışkırtması sebebiyle Bizans’a tabi sınır bölgesindeki uç beylerinin Müslümanlara bir saldırı hazırlığı içinde oldukları istihbaratı üzerine, Hz. Peygamber komutasında yapılmış bir seferdir. H. 9. yılın en sıcak ayına denk gelmişti.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağır olarak (özrü olan ve olmayan herkes), hep birlikte seferber olunuz. Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Bilirseniz bu sizin için hayırlıdır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın; zulüm ve kötülüklerin kökünü kazıyıp yeryüzünde adâlet ve huzuru egemen kılmak için, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihâda koşun! Eğer bilirseniz, sizin için en hayırlısı budur.İşte bu cihâd emri, münâfıkların yüzündeki perdeyi düşürdü; dünyalık bir çıkar göremedikleri bu mücâdeleden, —sudan bahaneler ileri sürerek— geri durdular.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerek hafif, gerekse ağır (silah)larla savaşa / sefere katılın! Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad edin / çalışın! Biliyorduysanız, bu sizin için hayırlıdır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Hafif piyade ve ağır mühimmatlı olarak sefere çıkıp Allah için malınızla ve canınızla kıyasıya mücadele edin. Eğer iyice düşünürseniz, seferin sizin için daha hayırlı olacağını anlarsınız.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Gerek yaya olarak gerek binek üzerinde Allah yolunda savaşmak için yola çıkın! Mallarınızla canlarınızla Allah yolunda mücadele edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın; [*] mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda [cihad] edin (fedakârlık yapın)! Bilirseniz bu sizin için hayırlı olandır.
Bu emrin kapsamı bağlamında şu ihtimaller söz konusudur: “Ona yoğun arzunuzdan dolayı ve ona olan nefretiniz hafif olarak”, “çoluk çocuğunuz az olduğu için hafif olarak, çok olduğu için ağır olarak”, “hafif silahlarla, ağır silahlarla”, “binek üzerinde olarak, yaya olarak”, “gençler olarak, ihtiyarlar olarak”, “sağlıklı olarak, hasta olarak” (Taberî, [Câmi‘u’l-beyân], X, 136-140; Râzî, [Mefâtîhu’l-Ğayb], XVI, 69-70). Bu ihtimaller savaşa katılmanın önünde engeller bulundurmamak gerektiğine dikkat çekmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler! Sizin için) kolay da olsa, zor da olsa¹ mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
1 Bu bölüm, bazı müfessirlerce; genç ve ihtiyar, bekâr ve evli, işsiz ve iş sahibi, fakir ve zengin, yaya ve binitli, istekli ve isteksiz, cesur ve korkak yani ne halde olursanız olun şeklinde anlaşılmıştır. (Kurtubî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Sizin için] bu kolay da olsa zor da olsa, ⁶⁵ savaşa çıkın; ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda yürekten çaba gösterin; (çünkü) eğer bilirseniz, bu sizin kendi iyiliğiniz içindir!
65 Lafzen, “hafifçe ya da ağırca”. Çeviride benimsenen ifade, çoğu klasik müfessirin bu ayete ilişkin yorumlarına uygundur (örn. Zemahşerî ve Râzî).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın! Mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihat edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir. 2/216, 8/14- 60- 65, 9/46, 21/80, 49/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Kolay da gelse zor da gelse[¹⁴⁵⁰] savaşa çıkın ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla olanca gücünüzü sarf edin: eğer bilirseniz, bu sizin için daha yararlıdır.[¹⁴⁵¹]
[1450] Lafzen: “hafif-ağır” mânasına gelen hifâf-sikâlin bu bağlamdaki en uygun karşılığı. [1451] Zira: hayatınıza karşılık gelebilecek büyük ödülü size yalnızca Allah verebilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler, Allah'ın kelimesini yüceltmek için) Hafif veya ağırlıklı (silahlarla, hepiniz birlik olup) sefere çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allah yolunda savaşın. Bu davranış (Allah yolunda toptan gönüllü olarak savaşa çıkmak) sizin için daha hayırlıdır, (hem zafer, hem de Rabbinizin rızasını kazanırsınız) eğer bunu takdir eden kimselerseniz! (Hepiniz canü gönülden savaşa koşarsınız)
Osman Fırat
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak sefere çıkın ve mallarınızla, canlarınızla Allâh yolunda cihâd edin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Siz hafif ve ağırlıklı olarak cihada çıkınız ve Allah Teâlâ'nın yolunda mallarınızla ve nefislerinizle mücâhedede bulununuz. Bu, sizin için hayırlıdır. Eğer bilir kimseler oldunuz ise.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey müminler! Sizler gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte seferber olunuz, Allah yolunda mallarınızla ve canlarınızla cihad ediniz. Eğer anlıyorsanız, sizin için hayırlı olan budur.
Hifafen ve sikalen: Hangi halde olursanız olunuz: Kolaylık veya güçlük, sağlık veya hastalık; zenginlik veya fakirlik, çoluk çocuğun azlığı veya çokluğu, piyade veya süvari, genç veya ihtiyar mânalarına gelir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağır olarak savaşa çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihadedin. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.
Silâhlı silâhsız; binekli, bineksiz, kolay, zor herhalde olursa topluca savaşa çıkınız.  
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Gerek hafif ve gerek ağır olarak (lüzûmuna göre az veyâ çok, hafif veyâ ağır mücehhez olarak) cihâda çıkınız ve Allâh yolunda mallarınızla ve nefisleriniz ile cihâd idiniz, bu sizin içün hayırlıdır. Bundaki fazîleti bilseniz.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İster kolay, isterse ağır gelsin siz sefere (savaşa) çıkın. Allah yolunda malınızla, canınızla mücadele (cihad) edin. Sizin için hayırlı olan budur. Bunu bir bilseniz.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın! Mallarınız ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin! Eğer bilirseniz bu sizin için daha iyidir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Kolay da gelse, zor da gelse, hafif veya ağırlıklı olarak hep birlikte savaşa çıkın; Allah yolunda mallarınız ve canlarınızla cihad edin. Bir bilseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak mutlaka seferber olun ve Allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin. Eğer bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
yiyniler iken daħı aġırlar iken daħı dürişüñ mallaruñuz ile daħı nefslerüñüz ile Tañrı yolında. şol yigrekdür size eger olasız bilürsiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Gelüñüz ġazālıġa ḫafīflıḳ bile ve aġırlıḳ bile, daḫı çalışuñuz māl‐ laruñuzladaḫı nefslerüñüzle Allāh yolında. Ol size ḫayrludur eger siz bilseñüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ey mö’minlər!) Ağırlı-yüngüllü (qocalı-cavanlı, atlı-piyada, güclü-gücsüz, dövlətli-kasıb) hamınız cihada çıxıb malınız və canınızla Allah yolunda vuruşun! Bilsəniz bu sizin üçün nə qədər xeyirlidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Go forth, light armed and heavy armed, and strive with your wealth and your lives in the way of Allah! That is best for you if ye but knew.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Go ye forth, (whether equipped)(1306) lightly or heavily, and strive and struggle, with your goods and your persons, in the cause of Allah. That is best for you, if ye (but) knew.
1306 Whether equipped lightly or heavily, to be taken both literally and metaphorically. All were invited, and they were to bring such resources as they had—lightly armed or heavily armed, on foot or mounted, experienced men for posts of danger, raw men for duties for which they were fit-all would and should help. Even those who were too old or feeble to go could contribute such money or resources as they had.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْفِرُوا
sefere çıkın
خِفَافاً
hafif olarak
وَثِقَالاً
ve ağırlıklı olarak
وَجَاهِدُوا
ve cihad edin
بِاَمْوَالِكُمْ
mallarınızla
وَاَنْفُسِكُمْ
ve canlarınızla
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِۜ
Allah
ذٰلِكُمْ
işte bu
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَكُمْ
sizin için
اِنْ
eğer
كُنْتُمْ
iseniz
تَعْلَمُونَ
biliyorsunuz
(Ey iman ettiğini iddia edenler!) Gerek hafif olarak (yaya), gerek ağır olarak (binek üzerinde Allah yolunda) sefere çıkın, mallarınızla ve canlarınızla Allah yolunda cihad edin! Eğer (idrak ede)bilirseniz bu sizin için daha hayırlıdır.
نَفَرَ
Fiil-I
ن ف ر
Savaşa çıktı, sefere çıktı
خَفِيف
İsim
خ ف ف
Hafif
ثَقِيل
İsim
ث ق ل
Ağır, yük
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
مَال
İsim
م و ل
Mal, sermaye
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi