close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İllâ-lleżîne ‘âhedtum mine-lmuşrikîne śümme lem yenkusûkum şey-en velem yuzâhirû ‘aleykum ehaden feetimmû ileyhim ‘ahdehum ilâ muddetihim(c) inna(A)llâhe yuhibbu-lmuttekîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ancak müşriklerden ahitleştiğiniz kimseler, bu ahitten sonra size karşı sözlerinden hiçbir suretle dönmemiş, şartlardan hiçbirini bozmamış ve aleyhinize hiçbir kimseye yardıma kalkışmamış olanlar müstesna. Onlarla olan ahdinizi, müddeti bitinciyedek tamamlayın. Şüphe yok ki Allah, çekinenleri sever.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ancak müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınızdan (bu şartlardan hiç)bir şeyi eksiltmeyenler (verdikleri söze sadakat gösterenler) ve size karşı hiç kimseye (düşman kesimlere gizli-açık) yardım etmeyenler başka; artık (bunların) antlaşmalarını, süresi bitene kadar tamamlayın. Şüphesiz, Allah müttaki olanları (küfür ve kötülükten sakınanları) sever.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız, Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlardan, sözlerinde duran ve antlaşma şartlarındaki hiçbir şeyi, size eksiltmeksizin uygulayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye, arka çıkmayanlar bu hükmün dışındadır. Bundan dolayı onların antlaşmalarına süreleri bitinceye kadar bağlı kalın. Çünkü Allah her haliyle yolunu, Allah'ın kitabıyla bulanları ve sözünde durup, haksızlıktan sakınanları sever.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan müşriklerden, antlaşma şartlarına uyan, size olan taahhütlerini hiçbir şekilde ihmal etmeyen, size karşı hiçbir kimseye yardımda bulunmayanlar, arka çıkmayanlar bunun dışındadır. Siz de, onlarla olan antlaşmalarınızın hükümlerine antlaşma sürelerinin sonuna kadar uyun. Allah kendisine sığınıp, emirlerine yapışarak, günahlardan arınıp, azaptan korunanları, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davrananları, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olan mü'minleri sever.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden size karşı herhangi bir eksiklik yapmayan ve aleyhinize kimseyle yardımlaşmayanlar müstesnadır. Onlarla olan antlaşmanızı belirlenmiş süreye kadar devam ettirin. Allah sakınanları sever.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ancak müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınızdan (antlaşmadan) bir şeyi eksiltmeyenler ve size karşı hiç kimseye yardım etmeyenler başka; artık antlaşmalarını, süresi bitene kadar tamamlayın. Şüphesiz, Allah muttaki olanları sever.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ancak muahede (sözleşme) yaptığınız müşriklerden sözleşme şartlarında size hiç bir noksanlık etmemiş ve aleyhinizde hiç kimseye yardım yapmamış olanlar müstesnâdır. Bu sadakat gösterenlere, sözleşme müddetleri bitinceye kadar ahidlerini tamamiyle yerine getirin. Çünkü Allah, haksızlıktan sakınanları sever.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Kendileriyle antlaşma yapıp, sonra sizinle yapmış oldukları antlaşmalarından hiçbir şeyi eksiltmeyen, size karşı kimseyi desteklemeyen varsa, onların antlaşmalarını son müddetine kadar uygulayın. Şüphesiz Allah, hak ve hukuka riayet edenleri sever. [Kimi de severse onu muvaffak eder.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ancak, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden antlaşma şartlarına uyan hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar bu hükmün dışındadır. Onlara verdiğiniz söze, süresi bitinceye kadar riayet ediniz. Allah, sakınanları sever.
Besim Atalay
swap_vert close
Ancak, eş koşanlardan, ahitleşmiş olduğunuz kimseler ki, bir aksilik yapmamışlarsa size karşı, kimseye yardım dahi etmemişlerse, bunlar ayrıdırlar, süresine değin, ahtinizi tümleyin, Allah sever sakınçları
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ancak antlaşma yaptığınız müşriklerden, size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onlarla yaptığınız antlaşmaya, sürenin sonuna kadar bağlı kalın. Şüphesiz ki, Allah, sorumluluk bilinciyle yaşayanları sever.
Cemil Said
swap_vert close
Yalnız bu husûsda seninle sulh idüb nakz-ı ’ahd itmemiş ve ’aleyhinize kimseye yardım itmemiş olan müşriklere sumûli yokdur. Ânlara karşu ta’ahhüdâtınızı nihâyetine kadar îfâ idiniz Allâh kendinden korkanları sever.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yalnız, andlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız andlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah sakınanları sever.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ancak Allah’a ortak koşanlardan, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden bilâhare yükümlülüklerini eksiksiz yerine getiren ve sizin aleyhinize kimseye arka çıkmayanlar müstesna; onlara verdiğiniz söze süresi doluncaya kadar riayet ediniz. Allah haksızlıktan sakınanları sever.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Allah (haksızlıktan) sakınanları sever.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ancak, kendileriyle yaptığınız anlaşmanın koşullarına eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla işbirliğinde bulunmayan putperestlerin anlaşmasını tanıdığınız süreye kadar uygulayın. ALLAH erdemlileri sever.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size olan ahitlerinde hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiçbir kimseye yardımda bulunmamış olanlar bunun dışındadır. Siz de onlarla olan antlaşmanızın hükümlerine antlaşma süresinin sonuna kadar uyunuz. Muhakkak ki, Allah müttakileri sever.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ancak muahede yapmış olduğunuz müşriklerden bilahare size ahidlerinde hiç bir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinizde hiç bir kimseye muzaheret etmemiş bulunanlar müstesna, bunlara müddetlerine kadar ahidlerini tamamiyle iyfa edin, her halde Allah, müttekileri sever
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden size karşı herhangi bir eksiklik yapmayan (şartları tam yerine getiren) ve aleyhinize kimseyle yardımlaşmayanlar müstesnadır. Onlarla olan antlaşmanızı belirlenmiş süreye kadar devam ettirin. Allah, emirlerine karşı gelmekten sakınanları sever.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ancak, kendileriyle yaptığınız antlaşmanın hükümlerine eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan müşrikler müstesna. Onlarla antlaşmanın süresini tamamlayın. Allah, takvâ¹ sahiplerini sever.
1- Korunma; Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Muaahede yapdığınız müşriklerden size (ahidlerinin şartlarında) hiçbir şey eksiklik yapmamış, aleyhinizde (düşmanlarınızdan) hiç bir kimseye yardım etmemiş olanlar (bu hükümden) müstesnadır. O halde onların müddetleri (bitinceye) kadar ahidlerini tamamlayın. Çünkü Allah (haksızlıkdan) sakınanları sever.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ancak kendileriyle andlaşma yaptığınız, sonra da (andlaşma şartlarında) size hiçbir eksiklik yapmamış ve aleyhinizde hiçbir kimseye yardım etmemiş olan müşriklermüstesnâ; artık onlara müddetleri (bite)ne kadar andlaşmalarını tamamlayın! Muhakkak kiAllah, (sözünde durup, haksızlıktan) sakınanları sever.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ancak, putperestlerden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz ve daha sonra bu antlaşmayı herhangi bir biçimde ihlal etmeyen ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bunun) dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Şüphesiz, Allah, (antlaşmayı bozmaktan) sakınanları sever.*
(*) Ahde/sözleşmeye vefa ve sadakat ahlâkî bir sorumluluktur, ahdin tarafı isterse karşıt inançtan olsun. Muhatabın din ve inanç kimliği, ahde ve yapılan antlaşmaya vefasızlık gibi ahlâkî olmayan bir davranışın mazereti olamaz.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ancak, Allah’a şirk koşanlarla antlaşma yapmışsanız, onlarda bu antlaşmalara uyuyorlar ve sizinle savaşanlara arka çıkıp yardım etmiyorlarsa, sizde antlaşma şartlarını yerine getirin ve süresine uyun. Allah korunanları sever.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Meğer ki bunlar sizinle antlaşmış olup da andını bozmıyan, size karşı kimseye yardım etmiyen tanımazlar olsunlar. Onlara karşı olan andınızı süresinin sonuna erdirin. Çünkü Allah sakınanları sever.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Meğer ki sizinle muahede ettikten sonra size karşı muahede şartlarından hiçbir şey eksiltmeyen, aleyhinize hiçbir kimseye muzaheret etmeyen müşrikler olabilir. Bunlar ile olan muahede ahkâmına müddetlerinin nihayetine kadar tamamen riayet edin. Çünkü Allah ahid şikenlikten sakınanları sever.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden, bilâhare size karşı bir eksiklik/kusur² yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye de yardım etmemiş olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını süreleri bitinceye kadar tamamlayınız. Muhakkak ki Allah sorumluluk bilincinde olanları sever.
2 Burada anlatılmak istenen; antlaşma şartlarına tam olarak uymuş, başkalarıyla aleyhinize işbirliği yapmamış müşriklerin bu hükmün dışında tutulmasıdır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Yalnız, antlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinizde kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız antlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah takva sahiplerini sever.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu ültimatom, sizinle yaptıkları antlaşmaya ihânet eden müşriklere yöneliktir. Ancak, kendileriyle yaptığınız antlaşmaya sadık kalan ve düşmanlarınızı size karşı desteklemeyen müşrikler bunun dışındadır; bu ilan, onları kapsamaz. Bunun için, onlarla yaptığınız antlaşmaya, süresinin sonuna kadar bağlı kalın. Size düşmanlık göstermedikleri sürece, onlarla barış içinde yaşayın (9. Tevbe: 7). Gerçek şu ki, Allah, kıyamete kadar bütün insanlara göndermiş olduğu bu ilkeleri çiğnemekten titizlikle sakınan kimseleri sever.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ancak, Müşrikler’den ahid aldığınız, sonra size bir eksiklik yapmamış, aleyhinize kimseye arka çıkmamış olanlar başka! Andlaşmalarının sonuna kadar onlara süre tanıyın! Allah, Müttakîler’i / Sakınıp Korunanlar’ı sever.
Mehmet Çakır
swap_vert close
siyasî sözleşme yaptığınız çoktanrıcı müşrikler, size değer vermiş, size karşı başkalarıyla işbirliği içinde olmamışlarsa, sözleşmeyi sonuna kadar devam ettirin. Çünkü Allah, sağlamcıları sever...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah’a ortak koşan putperestlerden sözleşme yaptıklarınız sözleşmelerine uyuyorlarsa, aleyhinize düşmanlarla işbirliği yapmıyorlarsa bu hükmün dışındadır. Yaptığınız sözleşmelere uyun! Sözleşme süresine kadar bozan taraf siz olmayın! Sözleşme süresini barış içinde tamamlayın! Sözleşmeleri bitince barış içinde yaşamaya devam etmek isterlerse sözleşmelerinin süresini uzatın! Şüphesiz Allah kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden (antlaşma şartlarına uyan), hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize herhangi bir kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını süreleri bitinceye kadar tamamlayın! Şüphesiz ki Allah [muttakî]leri (duyarlı olanları) sever.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ancak müşriklerden sizinle antlaşma yapan sonra da hiç kusur etmeyen ve sizin aleyhinize hiç kimseye arka çıkmayanlar, bunun dışındadır. Siz de onlarla olan antlaşmalarınıza süresi bitinceye kadar uyun. Muhakkak ki Allah, kendisinden hakkıyla sakınanları sever.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ancak, kendileriyle sizin [ey inananlar] bir andlaşma yapmış bulunduğunuz Allah’tan başkalarına tanrılık yakıştıranlar arasından size karşı yükümlülüklerinde bundan böyle bir kusur işlemeyen ve size karşı kimseye arka çıkmayan kimseler bu söylenenlerin dışındadırlar; ⁴ öyleyse onlarla olan andlaşmanıza, üzerinde anlaştığınız süre doluncaya kadar ⁵ riayet edin. (Ve bilin ki) Allah, yalnızca, kendisine karşı sorumluluk bilinci içinde olanları sever.
4 Yani, inananlarla yaptıkları andlaşmaların, 2. notta açıklanan, iptali keyfiyetinden bağışıktırlar.5 Lafzen, “süreleri doluncaya kadar”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yalnız, müşriklerden kendileriyle yaptığınız antlaşma şartlarını ihlal etmeyen ve tam olarak uyan ve sizin aleyhinize başkalarıyla işbirliği yapmayan kişiler bunun dışındadır. Siz bunlarla yaptığınız antlaşmanın şartlarına süresi doluncaya kadar uyun zira Allah sorumluluğunu yerine getirenleri sever. 2/27- 28, 3/134, 9/8- 12, 16/91- 92, 60/8- 9, 61/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ne var ki, şirk koşanlar arasından kendileriyle anlaşma yapmış olduğunuz ve daha sonra bu anlaşmayı herhangi bir biçimde ihlal etmeyen ve sizin hasımlarınızdan hiç biriyle dayanışma içine girmeyen kimseler bunun dışındadır.[¹⁴⁰⁵] Artık onlarla olan anlaşmanıza süresi doluncaya kadar riayet edin! Unutmayın ki Allah sorumlu davrananları sever.
[1405] Ahde vefa ahlâkî bir sorumluluktur, ahdin tarafı isterse karşıt inançtan olsun. Muhatabın inanç kimliği, ahde vefasızlık gibi ahlâkî olmayan bir davranışın mazereti olamaz.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ancak, kendileriyle andlaşma yapmış olup da, andlaşma şartlarının tümünü yerine getiren ve sizin aleyhinize olarak hiçbir kavme yardım etmemiş (ve kışkırtmamış) olan müşrikler; bu hükmün dışındadır. (Dört aylık süre bitince hemen onlara savaş açmayın) Andlaşmada belirlenen müddetin dolmasını bekleyin! (Böylece yapmış olduğunuz andlaşmanın şartlarını yerine getirmiş olun ki) Allah, (haksız her davranıştan) sakınanları sever.
Osman Fırat
swap_vert close
Ancak Müşriklerden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz, sonra da antlaşmalarında size karşı hiçbir eksiklik yapmamış ve sizin aleyhinize hiç kimseye de arka çıkmamış olanlar, bu hükmün dışındadır. Onların antlaşmalarını, süreleri bitinceye kadar tamamlayın. Şüphesiz Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları sever.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Kendileriyle muâhede yap mış olduğunuz, sonra da size karşı bir eksiklikte bulunmamış ve sizin aleyhinizde olarak bir kimseye yardım eylememiş olan müşrikler müstesna. Artık onlara müddetlerine kadar ahdlerini tamamlayınız. Şüphe yok ki, Allah Teâlâ sakınanları sever.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ancak kendileriyle antlaşma yapmanızdan sonra, şartları hiç bir şey eksiltmeksizin tamamen yerine getiren ve sizin aleyhinizde hiçbir kimseye destek vermeyen müşrikler, bu hükmün dışındadırlar. Bunlarla sözleşmenin müddeti tamamlanıncaya kadar antlaşma şartlarına riayet edin. Allah, Kendisine karşı gelmekten, özellikle ahdi bozmaktan sakınanları sever.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ancak andlaşma yaptığınız müşriklerden, (andlaşma şartlarından) hiçbir şeyi size eksik bırakmayan ve size karşı hiç kimseye arka çıkmayanların andlaşmalarını, kendilerine tanıdığınız süreye kadar tamamlayın. Çünkü Allah korunanları sever.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ancak müşriklerden aranızda 'ahid olub ondan bir şey noksan itmeyin ve sizin 'aleyhinize olarak düşmanlarınızdan bir kimseye müzâheret iylemeyenlerle olan 'ahdinizi müddetinin hitâmına kadar itmâm idiniz. Allâh Te'âlâ nakz-ı 'ahidden ittikâ idenleri sever.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bu duyuru, sizinle antlaşma yapmış ve daha sonra bir kusur işlememiş, size karşı kimseye destek vermemiş müşrikleri kapsamaz. Onlara karşı olan andınızı süresinin sonuna kadar koruyun. Allah kendisinden çekinerek korunanları sever.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yalnız antlaşma hükümlerinde size karşı bir eksiklik yapmayan ve aleyhinize kimseye yardım etmeyen müşriklerle yaptığınız antlaşmaya sonuna kadar riayet edin. Allah muttakileri sever.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ancak aranızda antlaşma bulunan ve bu antlaşmada kusur etmemiş, size karşı kimseye arka çıkmamış olan müşriklerle olan antlaşmalarınızı, süreleri doluncaya kadar tamamlayın. Muhakkak ki Allah kötülükten sakınanları sever.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Antlaşma yapmış olduğunuz müşriklerden size karşı bir eksiklik sergilemeyen ve aleyhinizde başka birine yardım etmeyenler müstesnadır. Artık, onlara verdiğiniz sözü belirlenen süreye kadar tam bir şekilde koruyun. Şu bir gerçek ki Allah, sakınanları sever.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
illā anlar kim 'ahd ķavl eyledüñüz müşriķlerden andan eksmediler size nesene daħı arķa virmediler üzerüñüze kimseye pes tamām eyleñ anlara ķavullarını vaķtlarına degin. bayıķ Tañrı sever śaķınıcıları.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Līkin ol kişiler ki ‘ahd eyledüñüz anlar‐ıla müşrik kāfirlerden, andan ṣoñrahīç bozmadılar sizüñ ‘ahdüñüzi, daḫı yardım eylemediler sizüñ düşmanla‐ruñuzdan hīç kimseye sizüñ üstüñüze. Pes tamām eyleñüz anlara ‘ahdleri‐ni müddedleri tamām olınca. Tañrı Ta‘ālā sever müttaḳīleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Müqavilə bağlandıqdan sonra sizə qarşi bir naqislik etməmiş (onun şərtlərini pozmamış) və sizin əleyhinizə heç kəsə yardım göstərməmiş müşriklər istisnadır. Onlarla əhdinizə axıra qədər (müddəti bitənədək) vəfa edin. Şübhəsiz ki, Allah müttəqiləri (əhdi nahaq yerə pozmaqdan çəkinənləri) sevər!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Excepting those of the idolaters with whom ye (Muslims) have a treaty, and who have since abated nothing of your right nor have supported anyone against you. (As for these), fulfill their treaty to them till their term. Lo! Allah loveth those who keep their duty (unto Him).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
(But the treaties are) not dissolved(1249) with those Pagans with whom ye have entered into alliance and who have not subsequently failed you in aught, nor aided any one against you. So fulfil your engagements with them to the end of their term: for Allah loveth the righteous.
1249 The sacred duty of fulfilling all obligations of every kind, to Muslims and non Muslims, in public as well as private life, is a cardinal feature of Muslim ethics. The question of what is to be done with those who abuse this principle by failing in their duty but expect the Muslims to do their part is not to be solved (in the case of treaties) by a general denunciation of treaties but by a careful consideration of the cases where there has been fidelity and not treachery. There we are enjoined to give the strictest fidelity, as it is a part of righteousness and our duty to Allah.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِلَّا
ancak
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
عَاهَدْتُمْ
antlaşma yaptınız
مِنَ الْمُشْرِك۪ينَ
müşriklerden
ثُمَّ
sonra
لَمْ يَنْقُصُوكُمْ
size eksiklik yapmadılar
شَيْـٔاً
hiçbir şeyle
وَلَمْ يُظَاهِرُوا
ve arka çıkmadılar
عَلَيْكُمْ
aleyhinize
اَحَداً
bir kim- seye
فَاَتِمُّٓوا
artık ta- mamlayın
اِلَيْهِمْ
onlara
عَهْدَهُمْ
antlaşmalarını
اِلٰى مُدَّتِهِمْۜ
müddetlerine
kadar
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
الْمُتَّق۪ينَ
muttakileri
Ancak kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklerden daha sonra (antlaşma şartlarındaki) hiçbir şeyi eksik bırakmayan ve sizin aleyhinize hiç kimseye arka çıkmayanlar (bu hükmün) dışındadır. Onların antlaşmalarını süreleri bitinceye kadar tamamlayın! Muhakkak ki Allah, muttakileri (kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışanları) sever.
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَاهَدَ
Fiil-III
ع ه د
Antlaşma yaptı, söz verdi, ahd etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
نَقَصَ
Fiil-I
ن ق ص
Eksik yaptı, kısalttı, eksiltti, azalttı
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
ظَاهَرَ
Fiil-III
ظ ه ر
Arka çıktı, zıhâr yaptı, yardım etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَحَد
İsim
ا ح د
Bir tek, bir
اَتَمَّ
Fiil-IV
ت م م
Tamamladı, tam yaptı
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
مُدَّت
İsim
م د د
Müddet
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحَبَّ
Fiil-IV
ح ب ب
Sevdi, hoşlandı
مُتَّقِين
Etken fiil-VIII
و ق ي
Muttakiler, takvâ sahipleri