Ey inanmış olanlar, eğer imana karşı inkârı (ve size saldıran düşmanları) sevip tercih ediyorlarsa (onlarla müttefik olup İslama ve Müslümanlara karşı mücadelede bulunuyorlarsa), babalarınız ve kardeşleriniz bile olsa onları veliler (kendilerinize sahip, idareci-yönetici) edinmeyin (onlara her zaman iyi ve samimi davranın, ama sizleri inkâra zorlamamak için onlara yönetme yetkisi vermeyin). Sizden her kim onları veli (idareci, yönetici) edinirse (onların velayetine girip işlerini onlara havele ederse); işte onlar zalimlerin ta kendileridir. *
(*) Veliler edinmekle diyaloğu birbirine karıştırmamak lazım. Her geçen gün dünya küçülüyor. Küçülen dünyada hangi kültürden ve görüşten olursa olsun ve hangi inanç sistemine bağlı bulunursa bulunsun insanlar bir arada yaşamak, birbirleri ile dostluk kurmak ve birbirlerinden alış-veriş etmek zorundadır. Ayrıca İslam’ın temelini oluşturan tebliği diyalogsuz gerçekleştirmek imkânsızdır. İslam’ı gerçek manada yaşayan Müslümanlar gayrimüslim toplumlarla ne kadar diyalog halinde olurlarsa o kadar hizmet etmiş olurlar. Yani bu vb. ayetler onlarla dostluk kurmamızı değil, onları veliler (yani kendimize yönetici, temsilci ve idareci) edinmemizi yasaklıyor. Çünkü bu tip islam düşmanları kendimize buyruk yapar, onları kendimize lider, yönetici yaparsak bizi dinimizden ve inancımızdan uzaklaştırmaya çalışırlar. Zaten Arapçada veli, dost anlamında değil, yönetici, koruyucu ve idareci anlamındadır, ama maalesef birçok mealde bunun çevirisi hep yanlış yapılmştır. Zaten Arapçada dost ifadesinin karşılığı veli değil, (خليل)’’halil’’kelimesidir. Mesela: Nisa-125.ayette yüce Allah ((واتَّخَذَ اللّهُ إِبْراهیمَ خَلیلاً’’ vet- tahazellahu ibrahime halilen’’Ve Allah ibrahim’i dost edinmişti’’ deniliyor. Yine Furkan süresi 28. ayete يَٰوَيْلَتَىٰ لَيْتَنِى لَمْ أَتَّخِذْ فُلَانًا خَلِيلًا))’’(O gün, zalim kimse), yazıklar olsun bana, keşke falanı dost edinmeseydim!”diyecek. Ve yine Bakara-254. ayette (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا أَنْفِقُوا مِمَّا رَزَقْنَاكُمْ مِنْ قَبْلِ أَنْ يَأْتِيَ يَوْمٌ لَا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خُلَّةٌ وَلَا شَفَاعَةٌ ۗ)’’ Ey inanmış olanlar! Hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden Allah yolunda harcayın. İnkâr edenler ise zalimlerin ta kendileridir.’’ deniliyor. İşte bütün bu ayetlerde dost için (خليل)’’halil’’ dostluk için’’hullet’’ ifadeleri kullanılmıştır. Yani hiçbirinde veli ifadesi yoktur.