HAKKI inkar ettiklerine (tutum ve davranışlarıyla) bizzat kendileri tanıklık edip dururken, Allah’ın mescidlerini ziyaret etmek yahut onarıp gözetmek, Allah’tan başkalarına tanrılık yakıştıran kimselerin üzerine vazife değil. ²⁶ Onlar, yapıp-ettikleri boşa gidecek olan kimselerdir; ateşte yerleşip kalacak olan kimseler! ²⁷
26 Geçişli formuyla ‘amera fiili, bir yeri hem ziyaret etmek, hem de idame ettirmek yahut bakıp gözetmek anlamına geliyor; buna dayanarak biz de en ye‘muru ifadesini “ziyaret etmeleri yahut onarıp gözetmeleri” ifadesiyle aktarmayı daha uygun bulduk.27 Müfessirlerden bazıları, bu ayetten, müşriklerin mescidlere (Allah’a düzenli ibadetlerin yapıldığı yerlere) girmesine izin verilmediği sonucunu çıkarmaktadırlar. Oysa, Hz. Peygamber’in, bizzat kendisinin, bu surenin vahyedilmesinden sonra yani H. 9. yıl içinde müşrik Benî Sakîf oymağına mensup bir heyeti Medine’deki Mescid’de kabul etmiş olduğuna bakılırsa, bu görüşün hiçbir şekilde savunulamayacağı söylenebilir (Râzî). Bu itibarla, yukarıdaki ayet, müşriklerin “Allah’ın mescidlerini ziyaret etmelerinin ya da bakıp gözetmelerinin” ancak kendileri açısından ahlakî bir uygunsuzluğa, ikiyüzlülüğe delalet edeceğini ifade etmek içindir. Onların, İslam’ın merkezî mâbedi durumundaki Mekke’deki Mescid-i Harâm’dan çıkarılmalarına gelince, bu konuda bkz. bu surenin 28. ayeti.