close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Em hasibtum en tutrakû velemmâ ya’lemi(A)llâhu-lleżîne câhedû minkum velem yetteḣiżû min dûni(A)llâhi velâ rasûlihi velâ-lmu/minîne velîce(ten)(c) va(A)llâhu ḣabîrun bimâ ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sanır mısınız ki kendi halinize bırakılacaksınız ve Allah, sizden savaşanlarla Allah'tan, Peygamberinden ve inananlardan başkasını sır dostu edinmeyenleri bilmeyecek? Ve Allah, ne yaparsanız hepsinden de haberdardır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri; Allah’tan, Resulünden ve mü’minlerden başkasını asla sırdaş ve sığınak edinmeyenleri (sadakat ehlini) bilmeden, (kahramanlarla korkakları, sadıklarla sahtekârları birbirinden ayırıp seçmeden) kendi halinize terk edilip bırakılacağınızı (ve imtihandan kurtulacağınızı) mı sandınız? Allah (bütün niyet ve kasıtlarınızdan ve) yaptıklarınızdan Haberdardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey inananlar! Allah, aranızdan cihad edenleri, Allah'tan, peygamberinden ve mü'minlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri, kendi ilmiyle ayırt etmeden, sizi kendi halinize terkedeceğini mi sanıyorsunuz? Allah yaptığınız herşeyden haberdardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yoksa kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah'ın içinizden hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihad edenleri; Allah'tan, Rasûlünden başka ve mü'minlerin dışında, kimselere sığınmayan, dost ve sırdaş tutmayan ve başka hâmîler aramayanları ortaya çıkarmadan, onları tesbit etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, işlediğiniz, gizli-açık bütün amellerinizden haberdardır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 3/142-179; 29/2-3.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, Peygamberinden ve mü'minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan öyle kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Yoksa siz, içinizden cihad edenleri ve Allah'tan ve Resûlü'nden ve mü'minlerden başka sır-dostu edinmeyenleri Allah 'bilip (ortaya) çıkarmadan' bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey müminler, yoksa sizden cihad işi terk olunur mu zannedersiniz? ve yine Allah, içinizden ihlâsla mücadele edenleri, ne Allah'dan, ne Rasûlünden, ne de müminerden başkasını dost edinmiyenleri, bilmediğini mi sandınız? Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Yoksa siz, Allah sizlerden cihad edip de Allah’tan, Resulünden, Müminlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ayıklamadan, böyle kendi halinizde bırakılacağınızı mı sandınız? (Böyle bırakmayacaktır. Sizi savaş gibi nedenlerle imtihandan geçirecektir.) Şüphesiz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yoksa Allah sizden, cihad edip Allah, Peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizler kendinizi bırakılmış mı sanıyorsunuz? İçinizden savaşanı Allahtan, peygamberinden, inanlılardan başkasını sırdaş edilmiyenleri Allah bilmiyor mu sanırsınız? Allah haberlidir yaptığınızdan
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey inananlar!) Yoksa siz, içinizden cihad edip Allah'tan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını dost (ve yardımcı) edinmeyenleri ortaya çıkarmadan (refah içinde yaşayarak kendi halinize) bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
Ayette geçen dostluğun ne anlama geldiğini daha iyi kavramak için A. İmran 3/28 ve Nisa 4/139 ayetlerine ve bunların dipnotlarına bakabiliriz. Enfal 8/72. ayetinde hicret eden Müslümanlarla hicret etmeyen Müslümanlardan bahsederken “İnandıkları halde (Medine’ye) göç etmeyenlere gelince, bunlar göç etmedikçe kendilerine karşı hiçbir yandaşlık, koruyuculuk yükümlülüğünüz yoktur” buyruluyor. Burada kast olunan dostluk, destek, iş birliği, dayanışma ve yardımlaşma konusundadır. Zaten ayetin devamında da “din konusunda sizden yardım isterlerse, kendilerine yardım etmeniz gerekir” buyrulmaktadır. Buna göre, “İslam Devletinin kurulduğu Medine’deki Müslümanlar ile Medine’ye hicret etmeyen Müslümanlar arasında bu bağlamda bir dostluk kurulamaz. Aynı zamanda buradan da anlıyoruz ki; Müslümanlar ile Yahudi ve Hristiyanlar arasında -Medine’deki İslâm devletinin ilk yıllarında var olan, ancak sonradan- yasaklanan dostluk da iş birliği ve dayanışma bağlamındaydı. Aynı durumu Kur’an’ı rehber edinerek, evrensel ahlak ve hukuk kurallarına uyularak bugüne de uyarlamak gerekir.  
Cemil Said
swap_vert close
Sizden cihâd idenler terk olunur mı? İçinizde mücâhede idenleri Allâh’dan ve rasûlünden ve mü’minlerden başka kimsenin ittifâkını aramıyanları Allâh bilmez mi? Allâh her a’mâlinizden haberdârdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, içinizden cihat edenleri; Allah'tan, peygamberinden ve inananlardan başka sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakacak mı zannediyorsunuz? Allah işlediklerinizden haberdardır.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yoksa; Allah içinizden, Allah’tan, Resûlünden ve mü’minlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeksizin cihad edenleri ayırt etmeden bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Yoksa Allah sizden cihad edenleri ve Allah’tan, peygamberinden ve müminlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yapıp ettiklerinizden haberdardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yoksa, Allah, sizden, cihad edip Allah, peygamber ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH, içinizden kendisi uğrunda cihad edenleri, ALLAH'tan, elçisinden ve inananlardan başkasını yakın dost edinmeyenleri bilip ayırmadan bırakılacağınızı mı sandınız? ALLAH yaptıklarınızı Haber Alır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Yoksa siz hep kendi halinize terk olunacağınızı mı sandınız? Allah'ın, içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, Resulü'nden, müminlerden başka kimseye sığınmayan ve başkaca sığınacak bir yer aramayanları görmediğini mi (zannediyorsunuz)? Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Yoksa siz zannetiniz mi ki halinize bırakılıvereceksiniz de Allah içinizden mücahede edenleri ve Allahdan, Resulünden ve mü'minlerden mâada sokulacak bir locaya tutunmıyanları hiç de bilib görmiyecek? Halbuki Allâh bütün amellerinize habîrdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler!) Yoksa siz, (ezelî ve ebedî ilmiyle her şeyi hakkıyla bilen) Allah’ın, içinizden cihat edenleri; Allah’tan, Peygamberinden ve mü’minlerden başkasını dost edinmeyenleri (sizin tarafınızdan da bilinmesi için, bazı imtihânlarla) ortaya çıkarmadan, öylece kendi hâlinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yoksa siz, Allah'ın içinizden cihat¹ edip, Allah'tan, Resul'ünden ve Mü'minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
1 – Kararlı ve tutarlı bir şekilde çaba göstermek, gayret etmek; Allah yolunda mücadele etmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Yoksa siz (kendi haalinize) bırakılıvereceğinizi, içinizden cihâd edenleri, Allahdan, Resulünden ve mü'minlerden başkasını sır dostu edinmeyenleri Allahın bilmediği (Onun uğrundaki fedâkârlıklarınızın mükâfatsız kalacağını) mı sandınız? Allah, ne yaparsanız (hepsinden) haberdârdır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Yoksa (siz), içinizden cihâd edenleri ve Allah'dan, Resûlünden ve mü'minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri Allah ortaya çıkarmadan, kendi hâlinize bırakılacağınızı mı sandınız?(1) Hâlbuki Allah, ne yaparsanız hakkıyla haberdardır.
(1)“Din bir imtihandır. Teklîf-i İlâhî (Allah’ın dinle mükellef kılması) bir tecrübedir (imtihandır). Tâ, ervâh-ı âliye (yüksek ruhlar) ile ervâh-ı sâfile (alçak ruhlar), müsâbaka (imtihan yarışı) meydanında birbirinden ayrılsın. Nasıl ki bir ma‘dene ateş veriliyor, tâ elmasla kömür, altınla toprak birbirinden ayrılsın. Öyle de bu dâr-ı imtihanda (imtihan dünyasında) olan teklîfât-ı İlâhiye (dînin emirleri) bir ibtilâdır(imtihandır) ve bir müsâbakaya sevktir ki, isti‘dâd-ı beşer (insanın kābiliyeti) ma‘deninde olan cevâhir-i âliye (yüksek cevherler) ile mevâdd-ı süfliye (âdî maddeler), birbirinden tefrîk edilsin (ayrılsın).” (Zülfikār, 25. Söz, 90)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Yoksa siz (sınanmadan kendi hâlinize) bırakılıvereceğinizi ve içinizden cihâd etmiş (Allah yolunda kararlı ve tutarlı bir şekilde çaba göstermiş) olanları, Allah’tan, Resulünden ve mü’minlerden başkasını veli (sahip, rehber, vekil ve yönetici) edinmemiş olanları Allah’ın bilmediği mı sandınız? Oysa ne yaparsanız Allah (hepsini) bilmektedir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah sizden kendi yolunda kimlerin (samimi olarak) savaştığını ve Allah’ın, elçisinin ve inananlardan başkasının yardımlarını talep etmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı zannediyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yoksa siz kendi başınıza bırakılacaksınız, sizin içinizde din uğrunda dövüşenleri, Allah ile Onun elçisinden, inananlardan başkalarını kendilerine koruyucu edinenleri Allah bilmiyor mu sanıyorsunuz? Oysa ki Allah işlediklerinizin hepsinden bilgilidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah içinizden cihat edip Allah/tan, peygamberinden, mü/minlerinden başka sırdaş edinmeyenleri ayırt [²] etmeksizin öyle bırakıldınız mı sandınız [³]. Allah işlediklerinizden haberdardır.
[2] Halis mü'min ile gayri halisi zahire çıkarmak için cihad eyle diye teklif olunur. Yoksa haddi zatında ayırt olunmuştur.[3] Cihad teklif olunmaksızın öyle bırakıldınız mı sandınız?  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yoksa siz, Allah içinizden cihat edenleri, Allah’tan, elçisinden ve inananlardan başkalarını kendilerine sırdaş edinmeyenleri bilmeden/ortaya çıkarmadan, kendi başınıza bırakılacağınızı mı sanıyorsunuz? Çünkü Allah yapmakta olduğunuz şeylerden haberdar olandır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, içinizden cihat edenleri ve de Allah'tan, peygamberinden ve iman edenlerden başka sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan kendi halinize bırakılacağınızı mı zannediyorsunuz? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Yoksa siz, hep öyle nîmetler içinde yaşayarak cenneti kazanabileceğinizi mi umuyordunuz? Allah, sizin içinizden, canını dişine takarak uğrunda mücadele eden ve kendilerine Allah’tan, Elçisinden ve inananlardan başkasını dost ve yardımcıedinmeyen fedâkâr müminleri ikiyüzlülerden ayırıp ortaya çıkarmadan, kendi hâlinize bırakılacağınızı mı sandınız? Hiç kuşkusuzAllah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yoksa Allah sizden cihad etmiş olanları da bilmeden, Allah’tan, O’nun rasûlünden ve Müminler’den başkasını sırdaş edinmemiş olanları da bilmeden bırakılacağınızı mı hesap ettiniz? Ne işliyorsanız Allah haberlidir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Durun hele! Şimdi siz, Allah’ın aranızdaki özverili kulları belirlemeden sizi bırakacağını mı sanıyorsunuz? Allah'tan, resulden ve müminlerden başka bir yüz tanımayan kulları es geçeceğini mi sandınız? Allah, yaptıklarınızı tüm ayrıntısıyla biliyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yoksa Allah’ın sizi denemeden bırakacağını mı sandınız? Allah sizi Resule ve Müminlere rağmen düşmanlarınızı sırdaş edinip edinmediğinizle imtihan eder. Ortaya çıkan olaylarla herkesin kalbindekini ortaya çıkar. Bütün kirli çamaşırlar ortaya dökülür. Unutmayın ki Allah yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yoksa Allah, sizden [cihad] edip (fedakârlık yapıp) Allah’tan, Elçisinden ve müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri bil(dir)meden (ortaya çıkarmadan) [*] terk edileceğinizi (bırakılacağınızı) mı sandınız? Allah yaptıklarınızdan haberdardır.
Bu ayetteki “Allah bilsin!” ifadesi, “Allah’ın bildirmesi ve/veya ortaya çıkarması” demektir. Benzer mesajlar: Bakara 2:143; Âl-i İmrân 3:140, 142, 166, 167; Kehf 18:12; ‘Ankebût 29:3, 11; Sebe’ 34:21; Muhammed 47:31; Hadîd 57:25.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Yoksa siz Allah’ın içinizden cihad edenleri ve Allah’tan, Peygamberinden ve Müslümanlardan başka kimseyi kendisine dost edinmeyenleri, bilip (ortaya) çıkarmadan, kendi halinize bırakılıvereceğinizi mi sandınız? Oysa Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.¹
1 Yoksa siz kendi halinize bırakılacağınızı, cihad ile emrolunmayacağınızı, imtihanlara tâbi tutulmayacağınızı, bulunduğunuz hal üzere keyfinize terk olunacağınızı mı zannettiniz? Yani Allah içinizden cihad edenleri ve Allah’tan, Rasulünden ve mü’minlerden başkasını dost tutmayanları hiç bilmeyecek, böyle ihlaslı mücahidlere sevap ve derece vermemiş olacak öyle mi? Heyhat! Hâlbuki Allah hepinizin bütün amellerinizden haberdardır. Binaenaleyh çalışan ile çalışmayanı, mücahid ile mücahid olmayanı, Allah’tan, Rasulünden ve mü’minlerden başkalarını dost edinenleri ve bunların zıddını yapan münafıkları ve her birinin yaptıklarını Allah’ın bilmemesi ve ona göre ecir ve cezalarını ayırt etmeyip bırakıvermesi ne mümkün? Bu sebeple de bu müşriklerle münasebette bulunmaya lâyık hiç bir yönleri, hiç bir meziyetleri, ahlâkî, dinî hiçbir haysiyetleri yoktur. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Ey İnananlar!] Allah, aranızdan, Allah’tan, O’nun Elçisi’nden ve O’na inananlardan başka kimseden yardım gözlemeden ²³ [O’nun yolunda] her türlü çabayı gösterenleri ortaya çıkarmadan, ²⁴ kendi halinize bırakılacağınızı mı ²⁵ sanıyorsunuz? Oysa, Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
23 Lafzen, “Allah’tan, O’nun Elçisi’nden ve inananlardan başka kimseyi yakın dost/yardımcı (velîceten) tutmaksızın”.24 Lafzen, “Allah daha sizden kimlerin cihad ettiğini/çaba gösterdiğini ortaya çıkarmamışken”. Burada “Allah’ın ortaya çıkarması” ifadesiyle aktarılan ama orijinal metinde “Allah’ın bilmesi” olarak geçen ifade hakkında bir açıklama için bkz. 3:142 ve ilgili not.25 Lafzen, “[sizi kendi halinize] bırakacağını mı ...” yani, darlık ve sıkıntılarla denemeden bırakacağını mı sanıyorsunuz?  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa siz Allah’ın, içinizden tüm çabasını sarf eden, Allah’tan, Elçisinden ve müminlerden başkasını dost ve sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakacağını mı zannettiniz? Elbette Allah tüm yaptıklarınızdan haberdardır. 2/214, 3/118-142, 9/20, 29/2- 6, 49/15
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Yoksa siz, Allah’ın içinizden kendi yolunda tüm çabasını seferber edenleri; Allah’tan, O’nun Elçisi’nden ve inananlardan başkasını can yoldaşı edinmeyecek kimseleri seçip ayırmadan,[¹⁴¹⁷] karma karışık bir hâlde[¹⁴¹⁸] bırakılacağınızı mı sandınız? Oysa Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
[1417] Lafzen: “bilmeden”. Zımnen: Hayat Allah’ın okulu, siz de onun öğrencilerisiniz. [1418] Velîcetene Ebu Ubeyde şu anlamı verir: kullu şey’in edhaltehu fi şey’in leyse minhu (senin, bir şeyin içerisine onun cinsinden olmayanı karıştırdığın her şeydir). Çevirimiz buna dayanır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yoksa siz Allah’ın, içinizden, (hak yolunda canü gönülden) cihad edenleri ve Allah'tan Peygamber ile müminlerden başkasını kendilerine sırdaş edinmeyenleri- ortaya çıkarmadan (sizleri imtihan etmeden serbest) bırakılacağınızı mı sandınız? Oysa Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. (Kimin niyetinin halis olduğunu elbette bilir)
Osman Fırat
swap_vert close
Yoksa siz, Allâh içinizden cihâd eden ve Allah’tan, Elçisinden ve mü’minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı sandınız? Allâh yaptıklarınızı haber almaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Yoksa sandınız mı ki bırakılacaksınız ve Allah Teâlâ sizden mücâhedede bulunanları ve Allah Teâlâ'dan ve Resûlünden ve mü'minlerden başkasını öz dost ittihaz etmeyenleri bilmeyecek? Halbuki, Allah Teâlâ bütün yaptıklarınızdan haberdardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Yoksa siz, Allah sizden mücahede edenlerle Allah'tan, Resulünden ve müminlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri iyice ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı zannettiniz? Halbuki Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. [29, 2 - 3; 3, 142 - 179]
Âyetteki “ve lemmâ ya’lem” tabirinden maksat: “Allah sizden mücahede edenler ve müminler dışında sırdaş edinmeme imtihanını kazanacak halis müminleri ortaya çıkarmadan sizi kendi halinize bırakmaz.” demektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yoksa siz, Allah içinizden cihadeden ve Allah'tan, Elçisinden ve mü'minlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri bilmeden, bırakılacağınızı mı sandınız? Allah yaptıklarınızı haber almaktadır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
(Ey Mü'minler) Öyle terk olunacağınızı hesâb mı idersiniz? (Cihâd ve gazâ ile emr olunmayız mı zan iylersiniz) Ve Alah sizden cihâd idenleri ve Allâh ve Rasûli ve mü'minlerden başkasını dost ittihâz itmeyenleri bildirmez mi tahmîn iylersiniz? Allâh Te'âlâ işlediğiniz şeylerden haberdârdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz ne zannediyorsunuz? Allah içinizden mücadele (cihad)[*] edenleri bilmeden, Allah’tan, Elçisi’nden ve inanıp güvenenlerden başkasını yakın dost(veli) edinmeyenleri bilmeden, sizi rahat mı bırakacak sanıyorsunuz? Allah, yaptıklarınızın içyüzünü bilir.
[*] Cihad mücadele demektir. Savaş mücadelelerden bir mücadeledir. Kelime anlamı olarak cihad savaşma anlamının ötesinde ömrü boyunca seçim yapmak veya fedakarlık yapmak zorunda kalınan her konuda Allah'ın emir ve yasaklarını tercih etmektir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, içinizden cihad edenleri; Allah'tan, peygamberinden ve müminlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan sizi bırakacak mı zannettiniz? Allah işlediklerinizden haberdardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İçinizden cihad eden ve Allah ile Resulünden ve mü'minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri Allah ayırt etmeden kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Sizin bütün yaptıklarınızdan Allah haberdardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah; içinizden cihat edenleri, Allah'tan, resulünden ve müminlerden başkasını kendisine sırdaş edinmeyenleri belirlemedikçe bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yapmakta olduklarınızdan haberdardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
śanduñuz mı kim ķonılasız daħı bilmedi Tañrı anları kim dürişdiler sizden daħı ŧutmadılar Tañrı’dan ayruķ daħı yalavacından ayruķ daħı mü’minlerden ħaśeki? daħı Tañrı ħaberlüdür aña kim işlersiz.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Siz ṣanur mısız ki terk olasız bilmeyince Tañrı Ta‘ālā, sizden ġazālıḳ eyle‐yenleri, daḫı idinmeyenleri Tañrıdan özge, resūlu’llāhdan özge, daḫımü’minlerden özge ṣıġınacaḳ, arḳa dutınacaḳ. Daḫı Tañrı Ta‘ālā bilicidürsiz işlegen işleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Yoxsa elə güman edirsiniz ki, Allah içərinizdə cihad edənləri, Allahdan, Onun Peyğəmbərindən və mö’minlərdən başqasını özlərinə dost tutanları ayırd etməmiş siz sərbəst buraxılacaqsınız? Allah nə etdiklərinizdən xəbərdardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Or deemed ye that ye would be left (in peace) when Allah yet knoweth not those of you who strive, choosing for familiar none save Allah and His messenger and the believers? Allah is Informed of what ye do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Or think ye that ye shall be abandoned, as though Allah did not know(1265) those among you who strive with might and main, and take none for friends and protectors except Allah, His Messenger, and the (community of) Believers? But Allah is wellacquainted with (all) that ye do.
1265 Some translators have taken a different verbal construction of this passage, but the ultimate effect in meaning is the same: we must all be tested and tried, but Allah knows our inmost hearts, and He will support those who strive in His way, out of sincere love for Him, His Prophet, and the body of the true men of faith.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَمْ
yok- sa
حَسِبْتُمْ
sandınız mı
اَنْ تُتْرَكُوا
bırakılacağınızı
وَلَمَّا يَعْلَمِ
bilmemişken
اللّٰهُ
Allah
الَّذ۪ينَ
o kimse- leri ki
جَاهَدُوا
cihad ettiler
مِنْكُمْ
sizden
وَلَمْ يَتَّخِذُوا
ve edinmediler
مِنْ دُونِ
başkasını
اللّٰهِ
Allah'
tan
وَلَا رَسُولِه۪
ve ne resulünden
وَلَا الْمُؤْمِن۪ينَ
ve ne mü'minlerden
وَل۪يجَةًۜ
sırdaş
وَاللّٰهُ
ve Allah
خَب۪يرٌ
tamamen haberdardır
بِمَا
o şey- leri ki
تَعْمَلُونَ۟
yapıyorsunuz
(Ey mü'minler!) Yoksa siz, Allah içinizden cihad edenleri ve Allah'tan, resulünden, bir de mü'minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri, Allah bil(ip ortaya çıkar)madan (kendi hâlinize) bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptıklarınızdan tamamen haberdardır.
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
حَسِبَ
Fiil-I
ح س ب
Sandı, zannetti
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
تَرَكَ
Fiil-I
ت ر ك
Bıraktı, terk etti
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
عَلِمَ
Fiil-I
ع ل م
Bildi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
اِتَّخَذَ
Fiil-VIII
ا خ ذ
Edindi, aldı, vesile saydı, tuttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
وَل۪يجَة
İsim
و ل ج
Sırdaş
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
خَبِير
İsim
خ ب ر
Habîr (Allah'ın esması, ismidir. Her şeyden, herkesten haberdar olan demektir), haberdar
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı