NE zaman Kur’an’dan bir bölüm indirilse, hemen onlardan birileri: “Bu hanginizin imanını artırdı?” derler.[¹⁵⁵⁶] Hani iman edenler var ya: bu onların imanlarını tabii ki artırmıştır; ve elbet onlar bunun sevincini ve müjdesini paylaşırlar.[¹⁵⁵⁷]
[1556] Kur’an, kurucu neslin imanının hem sebebi, hem takviyesiydi. Vahyi Allah’ın insana olan umudunun bir ifadesi olarak gördükleri için, vahyin artması umutlarını ve güvenlerini artırıyordu.
[1557] Yestebşirûn, hem “müjde” hem “sevinç” ifade eder. Vahyin devam etmesi onlar için bir müjde ve sevinç kaynağı oluyordu. Ümmü Eymen’i, ancak bu âyeti anladığımızda anlayabiliriz: “Nebi’nin vefatından sonra Ebubekir Ömer’e ‘Haydi Rasulullah’ın sağlığında ziyaret ettiği gibi, biz de Ümmü Eymen’i ziyarete gidelim’ der. Onun yanına vardıklarında Ümmü Eymen ağlamaya başlar. (Onun Nebi’nin vefatına ağladığını sanarak) ‘Niçin ağlıyorsun? Bilmiyor musun ki Allah’ın katında olan Allah Rasûlü için daha hayırlıdır’ derler. ‘Ben bunu bilmediğim için ağlıyor değilim; asıl ben semadan vahyin inişi kesildi de, ona ağlıyorum’ der. Bunun üzerine Ebubekir ile Ömer de ağlamaya başlarlar” (Müslim).