close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 105. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekuli-’melû feseyera(A)llâhu ‘amelekum verasûluhu velmu/minûn(e)(s) veseturaddûne ilâ ‘âlimi-lġaybi ve-şşehâdeti feyunebbi-ukum bimâ kuntum ta’melûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve de ki: Yapın yapacağınızı, muhakkak yaptıklarınızı Allah da görür, Peygamberi de, inananlar da ve gizliyi de, açığı da bilenin tapısına gideceksiniz ve mutlaka yaptıklarınızı haber verecek size.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Hakk’tan kopanlara ve dünyaya tapanlara) Onlara de ki: "(Dilediğinizi ve elinizden geleni) Yapın (bakalım… Nefsinizin ve şeytani güçlerin emrinde debelenin!) Yakında Allah, Resulü ve (Hakk davada sebat eden sadık) mü’minler; sizin (her türlü kötü) amelinizi (hıyanet ve hakaretlerinizin sizi hangi akıbet ve rezaletlere sürükleyeceğini, henüz dünyada iken) görecekler (ve herkese gösterecekler)dir. Daha sonra da (zaten) gaybı da hazır olanı da bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O da size yapmış olduklarınızı (tümüyle) haber verecek (ve hesaba çekecek)tir."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
De ki ey peygamber: “Ey münafıklar! Yapın, yapmak istediğinizi. Çünkü tüm hareket ve çabalarınızı Allah da, Rasûlü de, mü'minler de görüp gerekeni yapacaklardır. Sonra da gizli açık herşeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O da size yapageldiğiniz şeyleri bir bir haber verecektir.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Hayırlı ameller işleyin, amellerinizde samimi olun. Allah, Rasulü ve mü'minler amellerinizi görecektir. Duyu ve bilgi alanı ötesini, gayb âlemini ve görülen âlemi bilenin huzuruna varacaksınız. İşlemekte olduğunuz amelleri birer birer ortaya koyarak sizi hesaba çekecektir” de.
Ahmet Varol
swap_vert close
De ki: "Yapacağınızı yapın. Allah da, Peygamberi de, mü'minler de yaptıklarınızı görecek ve gizli olanı da açık olanı da bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı bildirecek."
Ali Bulaç
swap_vert close
De ki: 'Yapıp-edin. Allah sizin yapıp-ettiklerinizi (amellerinizi) görecektir. O'nun elçisi ve mü'minler de. Yakında gaybı ve müşahede edilebileni Bilen'e döndürüleceksiniz ve O, size yaptıklarınızı haber verecektir.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
De ki: “- Ey tevbekârlar, çalışın (İstediğinizi yapın)! Çünkü yaptıklarınızı Allah da, Rasûlü de, müminler de görecektir. Hepiniz mutlaka gaybı ve hazırı bilenin (Allah'ın) huzuruna çevrileceksiniz ve o zaman, ne yapmış olduğunuzu, O, size haber verecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
De ki: “Çalışın! Allah çalışmanızı görecektir. Allah’ın elçisi de, Müminler de görecektir. Sonra görünen ile görünmeyen her şeyi bilen Allah’ın huzuruna vardırılacaksınız. O size, yapmakta olduklarınızın (mahiyetini) haber verecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
De ki: “Yapacağınızı yapınız! Amelinizi Allah da, Peygamberi de, müminler de görecektir. Sonra, görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de, O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”
Besim Atalay
swap_vert close
Diyesin ki : «Çalışınız, hem Allah, hem peygamber, hem dahi İnananlar görecek işinizi, belirliyi, belirsizi bilenin katına götürüleceksiniz, O da size bildirir yaptığınız bir işi»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Onlara de ki: “İstediğiniz gibi davranınız, yaptığınız işleri Allah da Resulü de mü'minler de görecektir. Sonra görünür, görünmez her şeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız ve O size neler yaptığınızı haber verecektir.”
Cemil Said
swap_vert close
Ânlara di ki: Ey tevbe idenler istediğinizi yapınuız. Allâh ve rasûli ve mü’minler a’mâlinizi görir bir gün zâhir ve gâib, her şeyi bilen Allâh’ın huzûruna çıkacaksınız o vakit ne yapdığınızı o size söyliyecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
De ki: "İstediğinizi işleyin; Allah, Peygamberi ve müminler işlediklerinizi görecektir. Hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O size, işlediklerinizi bildirecektir."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
De ki: “Çalışın, yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
De ki: “Durmadan bir şeyler yapın; yaptıklarınızı Allah da, peygamberi de müminler de görecektir. Sonunda, gizliyi de açığı da bilenin huzuruna çıkarılacaksınız ve O size yapmış olduklarınızı haber verecektir.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
De ki: (Yapacağınızı) yapın! Amelinizi Allah da Resûlü de müminler de görecektir. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size yapmakta olduklarınızı haber verecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Çalışın; ALLAH, elçisi ve inananlar yaptığınızı görecektir. Gizliyi ve açığı Bilene döndürüleceksiniz ve O da yapmış olduklarınızı size bildirecektir," de.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve de ki; "Çalışın! Yaptıklarınızı hem Allah görecek, hem Resulü, hem de müminler görecektir. Sonra da gizliyi ve açığı bilen Allah'ın huzuruna iletileceksiniz. İşte o zaman, neler yaptığınızı size O bildirecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve de ki: çalışın çünkü amelinizi hem Allah görecek hem Resulü hem mü'minler ve hepiniz mutlaka o, gayb-ü şehadeti bilen hakkın huzuruna götürülüceksiniz o vakit o size haber verecek: Neler yapıyordunuz
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Resûlüm!) De ki: “(İster iyi amel, isterseniz kötü amel) yapın. Allah (ezelî ilmi ile zaten ne yapacağınızı biliyor), Peygamber’i ve mü’minler (de âhirette, Allah’ın bildirmesi ile) yaptıklarınızı görecekler. Sonra sizler gaybı da görülen âlemi de hakkıyla bilen Allah’ (ın manevi huzurun) a döndürüleceksiniz. Artık (O da) size, yapmakta olduklarınızı hakkıyla haber verecektir.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
De ki: “Ne yaparsanız yapın. Yaptıklarınızı Allah, O'nun resûlü ve Mü'minler görecekler. Sonra, görüneni de görünmeyeni de Bilen'e döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
De ki: «(Dilediğinizi) yapın. Çünkü hareketinizi Allah da, Resulü de, mü'minler de görecekdir. (Bir gün de olub) gizli ve aşikârı bilene döndürüleceksiniz de. O, size ne yapar idiğinizi haber verecekdir».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve de ki: “(Dilediğinizi) yapın! Artık yaptığınızı Allah görecek, Resûlü ve mü'minler de! Sonra yakında, gizli olanı ve görüneni hakkıyla bilen (Allah')a döndürüleceksiniz; artık (O da) size, yapmakta olduklarınızı haber verecektir.”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve de ki: Çalışın (dilediğinizi yapın); yaptıklarınızı Allah da görecek, O’nun Resulü de mü’minler de. Neticede, gaybı da şehadeti de (duyu ötesini de duyuların algı sahasına gireni de) bilenin (Allah’ın) huzuruna iade edileceksiniz. O da (size karşılığını tam vermek üzere) bütün yaptıklarınızı tek tek size bildirecektir. *
(*) Bu ifade, yukarıda 103. ayette geçen “onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et... ve onlar için dua et” yönergesiyle bağlantılı görünüyor. İmanın bütünleyici bir parçası olarak yapıp-etmeler (amel) konusundaki ısrar Kur’an’ın ahlak öğretileri çerçevesinde son derece büyük, son derece aslî bir önem taşımaktadır…  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Deki “(istediğiniz) şeyleri yapın. Sonra yaptığınız her şeyi Allah görecek, elçisi ve inananlar da görecek. Daha sonra da gizli ve açık olan her şeyi bilen Allah’a döndürüleceksiniz. Yaptığınız her şey size haber verilecek.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
De ki: "Elinizden geleni yapın. Ancak, işlediklerinizi Allah da, peygamber de, inananlar da görecektir. Görünmiyeni, görüneni bilene döndürüleceksiniz. İşte O size bütün işlediklerinizi bildirecektir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
De ki Ey nâs! dilediğinizi işleyin. Allah, peygamberi, ve mü/minler amelinizi göreceklerdir. Gizli ve aşikâr herşeyi bilen Zat/a görüleceksiniz.. O da size işlediklerinizi haber verecektir,
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey peygamber!) De ki: “Yapın bakalım! Yaptığınız işleri Allah da elçisi de ve mü’minler de görecektir. Sonunda aşikârı [şehâde] da gizliyi [ğayb] de bilene döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduklarınızı haber verir.”
Kadri Çelik
swap_vert close
De ki: “İstediğinizi yapın; Allah, peygamberi ve müminler yaptıklarınızı mutlaka görecektir. Sonra hepiniz, görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de O size, yaptıklarınızı bildirecektir.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! İşledikleri günahtan tövbe edip Rablerine yönelen müminlere de ki: “Bundan böyle, hatânızı telâfî edip samîmiyetinizi ispatlamak için çok çalışın! Allah, ortaya koyacağınız davranışlara bakacak ve buna göre sizi değerlendirecektir, Elçisi ve diğer müminler de… Unutmayın ki, bu dünyanın ötesi de var: Eninde sonunda hepiniz, evrendeki gizli açık her şeyi bilen yüce Rabb’inizin huzuruna çıkarılacaksınız ve işte o zaman O, tüm yaptıklarınızı size bir bir bildirecek ve hak ettiğiniz ceza veya mükâfâtı, tam olarak verecektir. İyi birer Müslüman oldukları hâlde, kendilerinden hiç beklenmeyecek bir gaflet göstererek seferden geri kalan üç kişinin durumuna gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
De ki: -“İşleyin bakalım! İşlediklerinizi Allah da görecektir, O’nun rasûlü de, Müminler de! Şehadet’in ve Gayb’ın bilenine götürüleceksiniz / döndürüleceksiniz. Size işliyor olduğunuz şeyleri bildirir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! onlara şunu söyle: " Artık kendinizi ispatlamak zorundasınız, çünkü yaptıklarınızı yalnız Allah değil, resulü ve diğer müminler de görecek. Sonra toptan her şeyin içini dışını gören Tanrı huzuruna çıkarılacaksınız. O da size yaptıklarınızı bir bir gösterecek. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
De ki: "Çalışın, yapın! Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, Müminler de görecektir. Sonra bilineni bilinmeyeni bilen, görüneni görünmeyeni gören Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. Hesap günü Allah size yaptığınız her şeyi haber verecektir."
Mehmet Okuyan
swap_vert close
De ki: “(Yapacağınızı) yapın! İş(ler)inizi Allah da görecektir, Elçisi de müminler de. (Sonra) görünmeyeni de görüneni de bilen (Allah)’a döndürüleceksiniz [*] de O size yapmış olduklarınızı bildirecektir.” [*]
Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü’minûn 23:92; Secde 32:6; Sebe’ 34:3; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Teğâbun 64:18; Cinn 72:26.,Benzer mesaj: Tevbe 9:94.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Onlara: “(Yapacağınızı) yapın! Yaptıklarınızı Allah da Rasûlü de mü’minler de görecektir. Sonra hepiniz, o görülmeyeni de görüleni de bilen (Allah)’a döndürüleceksiniz. O da yaptıklarınızı size, tek tek haber verecektir.” de.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve [ey Peygamber, onlara] de ki: “Yapın (yapmak istediğinizi)! ¹³⁹ Allah yapıp-ettiklerinizi görüyor; O’nun Elçisi de (görüyor), inananlar da: (nasıl olsa) sonunda, insanın hem görüş ve kavrayış alanı dışında kalan âlemi, hem de duyuları ve tasavvurlarıyla tanıklık edebileceği âlemi bütün gerçeğiyle bilen Allah’ın huzuruna çıkarılacaksınız. ¹⁴⁰ Ve o zaman O, sizin yapageldiğiniz şeyleri (bütün gerçeğiyle) görüp anlamanızı sağlayacak”.
139 Bu ifade, yukarıda 103. ayette geçen “onların mallarından Allah için sundukları şeyleri kabul et... ve onlar için dua et” yönergesiyle bağlantılı görünüyor. İmanın bütünleyici bir parçası olarak yapıp-etmeler (‘amel) konusundaki ısrar Kur’an’ın ahlak öğretileri çerçevesinde son derece büyük, son derece aslî bir önem taşımaktadır: karş. “inanmak” ve “iyi ve doğru işler yapmak” kavramlarının Kur’an’da çok kere yanyana zikredilmesi; “inandıkları halde, iyi ve doğru eylemler ortaya koymayanlar”ın kınanması (bkz. 6:158 ve ilgili 160. not).140 Bkz. 6. sure, 65. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
De ki: – Bundan böyle ne yaparsanız yapın Allah yaptıklarınızı görüp değerlendirecek. Elçisi ve müminler de, sonra gizli ve aşikâr her şeyi bilenin huzuruna çıkarılacaksınız O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecek. 18/49, 21/94, 24/64, 45/29, 58/6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Tekrar[¹⁵³¹] de ki: “(Durmayın, elinizden geleni) yapın![¹⁵³²] Nasıl olsa yaptıklarınızı Allah görecek, Rasulü ve mü’minler de... En sonunda görülemeyeni ve görüneni ayrıntılarıyla Bilen’in huzuruna çıkartılacaksınız: nihayet O size yapıp-ettiklerinizi bir bir haber verecektir.”
[1531] Buradaki ve bağlacına verilebilecek tek doğru karşılıktır. Çünkü bu âyet, ilk iki kelimesi dışında 94. âyetin bir bölümünün aynen tekrarıdır. [1532] İman ağacının verimliliği ürettiği eylemle isbat edilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) De ki; (Ey tevbe etmekte direnen münafıklar) Dilediğiniz şekilde hareket edin, (isterseniz gizli gizli iki yüzlü hareket etmekte devam edin) Allah yaptığınız o kötü davranışların hepsini gördüğü gibi, kuşkusuz (vahiy yoluyla) Resulüne de gösterecek ve (zamanla) müminler de onlardan haberdar olacaktır! (Böylece İslam toplumu içinde itibarınızı yitirmiş olacaksınız) Ve sonunda gaybı ve âşikârı bilen zâta (Rabbinize) döndürüleceksiniz ve O size, neler yapmış olduğunuzu haber verecektir.
Osman Fırat
swap_vert close
De ki: "yapacağınızı yapın. Yaptıklarınızı Allah da, Resûlü de, mü’minler de göreceklerdir. Sonra gaybı da, görülen âlemi de bilen Allah’ın huzuruna döndürüleceksiniz. O da size bütün yapmakta olduğunuz şeyleri haber verecektir. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve de ki: «(Dilediğinizi) Yapınız. Elbette ki, Allah Teâlâ ve O'nun Peygamberi ve mü'minler sizin yaptıklarınızı göreceklerdir. Ve siz gaybı da, meşhut olanı da bilen zâta elbette döndürüleceksinizdir. Artık o da neler yapar olduğunuzu size haber verecektir.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ve de ki: “Çalışın: Yaptıklarınızı Allah da, Resulü de, müminler de görecekler. Sonra gizli ve açık her şeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız. O da yaptığınız her şeyi bir bir sizin önünüze çıkaracak, karşılığını verecektir.
Süleyman Ateş
swap_vert close
De ki: "Yapın (yapacağınızı); yaptığınız işleri Allah da görecek Elçisi de, mü'minler de. Sonra görülmeyeni ve görüleni bilen(Allah)a döndürüleceksiniz. O size yaptıklarınızı bir bir haber verecek.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onlara di ki: "Her ne ister iseniz işleyiniz. Allâh ve Rasûl'i ve mü'minler ne işlediğinizi görirler. Sonra bütün gizli ve âşikâr şeyleri bilene (Cenâb-ı Hakk'a) red olunursunuz ve size işlediğiniz şeylerden haber virir."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
De ki “Çalışın; çalışmanızı hem Allah, hem Elçisi[*] hem de inanıp güvenenler görecektir. Sonra görünmeyeni ve görüneni bilenin huzuruna çıkarılacaksınız. O zaman size bütün çalışmanızı bildirecektir.”
[*] Buradaki elçi, her insanın yaptığını yazan melektir. Allah Teala görevlendirdiği meleklerle ilgili olarak şöyle buyurmuştur: "Yaptığı her şeyi güzel yapmak Allah'a mahsustur. Gökleri ve yeri yaratan, ikişer, üçer, dörder kanatlı melekleri, elçi olarak görevlendiren, kendi tercihine göre yaratışta artırma yapan odur. Doğrusu Allah, her şeye kadir olandır." (Fatır 35/1)  
Şaban Piriş
swap_vert close
De ki: -İstediğinizi yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Resulü ve müminler de yaptığınızı görecektir. Görülmeyeni ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
De ki: Çalışın. Yaptıklarınızı Allah da, Resulü ile mü'minler de görecekler. Sonra da görünen ve görünmeyen herşeyi bilen Allah'ın huzuruna çıkarılacaksınız; yapmakta olduklarınızı O size haber verecek.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
De ki: "İş yapıp değer üretin; yapıp ürettiğinizi Allah da resulü de müminler de görecektir. Ve siz, görülmeyen âlemi de görülen âlemi de bilenin huzuruna döndürüleceksiniz, O size, yapıp ettiklerinizi bir bir haber verecektir."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eyit “işleñ göre Tañrı işunüzi daħı yalavacı daħı mü’minler daħı döndürinilesiz ġayb bilicidin yaña daħı ḥāżır olmaġa pes ħaber vire size anı kim olduñuz işlersiz.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eyit: ‘Amel eyleñüz, Tañrı Ta‘ālā görecekdür sizüñ ‘amelüñüzi peyġambe‐ri daḫı, mü’minler daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
De: “(Ey insanlar, ey tövbəkarlar! İstədiyinizi) edin. Allah, Onun Peyğəmbəri və mö’minlər əməllərinizi görəcəklər. Siz qeybi və aşkarı bilən Allahın hüzuruna qaytarılacaqsınız, O da sizə nə etdiklərinizi xəbər verəcəkdir!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And say (unto them): Act! Allah will behold your actions, and (so will) His messenger and the believers, and ye will be brought back to the Knower of the invisible and the visible, and He will tell you what ye used to do.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And say: "Work (righteousness)(1353): Soon will Allah observe your work, and His Messenger, and the Believers: Soon will ye be brought back to the knower of what is hidden and what is open: then will He show you the truth of all that ye did."
1353 The repentant should be encouraged, after their repentance, to amend their conduct. The kindly interest of their brethren in them will strengthen them in virtue and blot out their past. When they go back into Eternity, they will understand the healing grace which saved them, just as the evil ones will then have their eyes opened to the real truth of their spiritual degradation (9:94). The similar words, in verse 94 and here, clench the contrast.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَقُلِ
ve de ki
اعْمَلُوا
yapın
فَسَيَرَى
artık görecektir
اللّٰهُ
Allah
عَمَلَكُمْ
amelinizi
وَرَسُولُهُ
ve resulü
وَالْمُؤْمِنُونَۜ
ve mü'minler
وَسَتُرَدُّونَ
ve sonra döndürüleceksiniz
اِلٰى عَالِمِ
bilene
الْغَيْبِ
gaybı
وَالشَّهَادَةِ
ve şehadeti
فَيُنَبِّئُكُمْ
ve size haber verecektir
بِمَا
o şey- leri ki
كُنْتُمْ
oldunuz
تَعْمَلُونَۚ
yapıyorsunuz
De ki: "(Dilediğinizi) Yapın! (Bundan sonraki) Amelinizi hem Allah hem resulü hem de mü'minler görecektir. Sonra gaybı da şehadeti de (görünmeyeni de görüneni de en ince ayrıntısına kadar) bilen (Allah)a döndürüleceksiniz. Ve O, yaptıklarınızı size (tek tek) haber verecektir."
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
عَمَل
İsim
ع م ل
Amel, iş
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
رَدَّ
Fiil-I
ر د د
Reddetti, döndürdü, geri çevirdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
عَالِمُ
Etken fiil
ع ل م
Bilen, âlim
غَيْب
İsim
غ ي ب
Gayb, gizli, görünmeyen
شَهَادَة
İsim
ش ه د
Şehadet, şahidlik, aşikâr
نَبَّاَ
Fiil-II
ن ب ا
Haber verdi
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı