close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tevbe Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Berâetun mina(A)llâhi verasûlihi ilâ-lleżîne ‘âhedtum mine-lmuşrikîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah ve Resulü, kendileriyle ahitleştiğiniz müşriklerden beridir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Bu ültimatom) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza, Allah’tan ve Resulü’nden kesin bir uyarı yerindedir!
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bu sûre Allah ve Rasûlünden: Kendileriyle antlaşma yaptığınız, Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıran kimselere kesin, son bir ihtar ve ültimatomdur!
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah ve Rasulünden, antlaşmalara sınır getirme ve iptal kararnamesidir bu. Kendileriyle antlaşmalar yaptığınız, ilâhlığında, otoritesinde, mülkünde, tasarruflarında, Allah'a ortak koşan müşriklere.
Hicretin 9. yılında 113. sûre olarak inen Tev-be sûresiyle şer’i hükümler tamamlanmıştır. Medine’ye hicretle tesis edilen bazılarının “Medine Anayasası”, ”Federatif Anayasa” gibi isimlerle andığı “Medine Geçici Statüsü” Tevbe suresinin ilk 10 âyeti ile tamamen ortadan kaldırılmıştır. Müslümanların Anayasası Kur’an-ı Kerim’dir. Kur’an ve Rasulul-lah’ın sünneti ortada iken bu yazılı geçici hukuki belge, İslam milletleri içinde kendilerini azınlık sayan grupların ayrı bir statü içinde yaşama arzularının İslâmî bir mesnedi olamaz. Kur’an mârufa ve örfe gereken değeri vermek suretiyle birlik içinde farklı uygu-lamaları esasa bağlamış, belli şartlarla azınlık haklarını da teminat altına almıştır.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah'tan ve Peygamber'inden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir uyarıdır.
Ali Bulaç
swap_vert close
(Bu,) Müşriklerden kendileriyle antlaşma imzaladıklarınıza Allah'tan ve Resûlü'nden kesin bir uyarıdır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bu, Allah'dan ve Rasûlünden, kendileriyle andlaşma yaptığınız (ve bu andlaşmayı bozmuş bulunan) müşriklere, kesin olarak münasebetlerin kesiliş bildirisidir:
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bu, Allah’tan ve elçisinden, kendileriyle antlaşma yaptığınız o müşriklere bir beraettir (ültimatomdur.) (Yani Allah ve elçisinin o müşriklerle hiçbir ilişkisi kalmamıştır. Onların hiçbir antlaşmalarına bağlı değiller.)
Bu sure, bir ültimatom niteliğinde olduğu için başına besmele yazılmamıştır.  
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah ve Peygamber'inden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar![164][165]
[164] Tevbe sûresinin başında neden besmele bulunmadığı ve sûre hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 105-106.[165] Berâe kelimesi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 107-112.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bu, hakka eş koşanlardan, ahitleşmiş olduğunuz kimselerin, Allah ile peygamberi katından, ilgisinin kesilmesidir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Bu ilân,) Allah ve Resulü tarafından, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını bildiren) bir ültimatomdur!
Cemil Said
swap_vert close
İttifâk ’akd itdiğiniz müşriklere Allâh ve rasûli tarafından berâet virildi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
1,2. Allah'tan ve Peygamberinden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır: Yeryüzünde dört ay daha dolaşabilirsiniz. Allah'ı aciz bırakamayacağınızı, Allah'ın inkarcıları rezil edeceğini bilin.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah ve Resûlünden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir uyarıdır:
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah ve Resulünden, antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere karşı fesih -bildirimidir!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah ve Resûlünden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ihtar!
Edip Yüksel
swap_vert close
* Bu, ALLAH ve elçisinden, kendileriyle anlaşma yapmış bulunduğunuz putperestlere bir ültimatomdur:**
* Bu surenin başında Besmele bulunmayışı, peygamberden sonra müşriklerin bu sureye hadis ekleme gayretlerine bir işaret olup aynı zamanda Kuran'ın matematiksel yapısında önemli bir parametre oluşturur. ** Kuran'daki "Allah'a ve elçisine uyunuz" ifadesini suistimal ederek "Allah"tan Kuran'ı, "elçi"den de Hadis kitaplarını anlamak isteyenler bu ayetle mahkum edilir. Allah bu ültimatomu Muhammed'e danışarak ortaklaşa hazırlamadığına göre, Allah'tan sonra elçinin anılmasının tek nedeni Allah'tan gelen ültimatomu onun AYNEN iletmesidir. Ayrıca, 8:24 ayetinde Tanrı ve elçi için kullanılan fiilin tekil olması anlamlıdır. Elçiyi Yaratıcısının yanında İKİNCİ bir hüküm kaynağı yapmak isteyen müşriklere 6:114 ayetini de hatırlatırız.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah'dan ve Resulü'nden bir ültimatomdur bu, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere:
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir ültimatum; Allah ve Resûlünden, muahede ettiğiniz müşriklere:
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey mü’minler! Bu) Allah ve Resûlü tarafından, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (antlaşmalarına sadık kalmadıklarından dolayı ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırıldığını bildiren) büyük bir ihtardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Antlaşma yapılan müşrik kimselere Allah ve Resûlünden bir berâettir:¹
1 – Antlaşma yapılan müşrikleden uzak durulsun, onlara dokunulmasın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Müşriklerin içinden (kendileriyle) muaahede etdiklerinize Allahdan ve Resulünden bir ültümatomdur (bu)!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Bu,) Allah ve Resûlünden, kendileriyle andlaşma yaptığınız müşriklere (ahidlerini bozduklarından dolayı) bir ihtardır! (1)
(1)Bu sûre, tevbenin mâhiyetini ve kabûl edilme şartlarını îzâh ve beyân ettiği için; “Tevbe Sûresi” ismini almıştır. Bu sûrenin meşhur olan diğer bir ismi de “Berâe”dir. Resûlullah Efendimiz Aleyhissalâtü Vesselâm emrettiği için, Kur’ân’da başına Besmele yazılmayan tek sûre budur. Hz. Ali radıyallâhü anh: “Besmele emân ve rahmettir. Bu sûre ise harb hakkındadır (harbi emreder). Bunun için Besmele terk edildi!” demiştir. Hz. Osman radıyallâhü anh ise: “Kur’ân-ı Hakîm’den herhangi bir âyet nâzil olduğunda Resûl-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm: ‘Bu âyeti falan yere yazınız!’ diye emrederlerdi. Enfâl Sûresinin sonu ile bu sûrenin başında vahiy kâtibliğini ben yaptım. Bana burada ‘Besmele yaz!’ diye emretmedi” dedi. Ayrıca Enfâl Sûresi ile bu sûre arasında kuvvetli münâsebet vardır. Bu sebeble Enfâl ve Tevbe sûreleri hakkında sahâbelerden bir kısmı (radıyallâhü anhüm ecmaîn): “Bunlar bir sûredir”, bir kısmı da: “Ayrı birer sûredir” demişlerdir. Enfâl Sûresinin arkasından ara vermeden Kur’ân okumaya devâm edildiğinde, bu sûrenin başında ayrıca besmele çekilmez. (Râzî, c. 8/15, 223)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bu) kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere, (size saldırıp barış antlaşmasını bozduklarından dolayı) Allah ve elçisi tarafından ilişkiyi kesme duyurusudur.*
(*) İnsanî ilişkilerin sağlıklı bir biçimde sürdürülmesinde ve toplumsal düzenin tesisi ve korunmasında antlaşma ve sözleşmeler çok önemli bir yere sahiptir. Sözleşmelerin güvenilir olması ve işlevini ifa edebilmesi de ahde vefâ ilkesinin korunmasına bağlıdır. Kur’an gerek insanın kendisini yaratan Allah’a verdiği söz, gerekse başka insanlarla yaptığı sözleşmeler anlamında ahid kavramı üzerinde önemle durmuş ve değişik vesilelerle ahde vefâ ilkesine vurgu yapmıştır (Bakara 2/40; Mâide 5/1, 7). Daha peygamberlik öncesi dönemde yakın çevresi tarafından güvenilir, sözünde durur bir kişi olmasıyla tanınan Hz. Muhammed de peygamberliği süresince karşılaştığı bütün zorluklara rağmen bu ilkeden ödün vermemiş ve bu konuda çevresindeki müminlere iyi bir örnek olmuştur. İşte yaklaşık yirmi iki yıllık bir süre içinde İslâmiyet’in amansız düşmanları olan Mekke putperestleriyle ilişkilerinde bile sözünde durma ve ahde vefâ konusunda titiz davranan ve ashâbı tarafından bu husustaki duyarlılığı çok iyi bilinen Resûlullah’ın daha önce yapılmış bir antlaşmayı yok sayıp birdenbire sahip olduğu gücü ön plana çıkarması beklenemezdi. Fakat içten içe yıkıcı faaliyetlerde bulunarak müslümanları birbirine düşürmeye çalışan ve bunu temin için münafıklarla iş birliği yapan müşriklerin mevcut antlaşma hükümlerini fiilen bozmaları karşısında, içi boşaltılmış bir antlaşmayı istismar etmelerine de müsaade edilemezdi. Müşriklerin antlaşma hükümlerini sinsice ihlâl etmeleri/müminlere saldırmaları/ ve hıyanet içinde bulunmaları karşısında Resûlullah’ın da bu antlaşmaları bozabileceği Enfâl sûresinde bildirilmiş (8/58) ve bu konuda müslümanların fikrî bir hazırlık içinde olmaları sağlanmıştı… Tefsir (Kur’an Yolu) Bu ayet bütün müşriklere değil, yaptıkları antlaşmayı bozan müşrik grubuna yöneliktir. Buna rağmen haram aylarında bunlarla da yine savaşılmaz, ama haram ayları çıkınca antlaşmayı bozan bu saldırgan müşriklerle savaşılır. Çünkü bunlar antlaşmayı bozmuş ve her fırsatta saldırmaya çalışıyorlardı. فلنبدأ من الآية الأولى لنرى ماذا تقول: "براءة من الله ورسوله إلى الذين عاهدتم من المشركين".الأمر يتعلق بناس عاهدوا ونقضوا العهد، فأمرنا الله ألا نقاتلهم في الأشهر الحرم، فإذا انسلخت الأشهر الحرم نقاتلهم، لأنهم نقضوا العهود، وليس معناها أن كل الآيات الخاصة بالرحمة والتسامح الواردة في القرآن تم إلغاؤها بآية السيف.هذا مفهوم خاطئ ابتدعه الفقهاء مثل القول بالجزية على اليهودي والمسيحي.لاجزية على المسيحي واليهودي في القرآن، لكنهم يستخدمون آية في القرآن للقول بذلك (الباحث أحمد ماهرلا توجد نسخة أصلية للبخاري)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bu, daha önce aranızda antlaşma yaptığınız ortak koşanlara Allah ve Elçisin den (antlaşmalardan) ayrılma bildirgesidir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bu Allah’a eş koşanlar arasından kendileriyle antlaşma yaptıklarınıza karşı Allah’ın, elçisinin bir açıklamasıdır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Bu, müşriklerden muahede ettiğiniz kimselere karşı Allah ve peygamberinin ilişiklerini kesmeleridir.
[1] Medine'de nazil olmuştur. Yüz yirmi dokuz âyettir. Bu sure-i celile'nin diğer surelerden farkı, başında Besmele-i Şerife'nin bulunmamasıdır. Tevbe sûresi harb hakkındadır. Besmele-i Şerife rahmet ve bağışlamak olduğu için bu sebepten dolayı terk edilmiştir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah ve elçisinden, sözleşme yaptığınız müşriklere bir ihtardır/uyarıdır! [bera’e].
1 Sûrenin başında besmele olmayışını, konu bütünlüğünden dolayı bir önceki “Enfâl Sûresi”nin devamı gibi görülmesindendir diyen sahabiler vardır. Bazı kaynaklar da şunları söyler: Araplar bir toplulukla antlaşmayı bozduklarında onlara başında besmele olmayan bir mektup yazarlardı. Nitekim bu sûrede Allah sözünde durmayan müşriklerle yapılan antlaşmayı bozmayı emrettiği için, başına besmele konmamıştır. Hz. Peygamber, Hz. Ali’yi Mekke’ye göndererek okumasını emretmiştir. Hz. Ali de “Besmele güvence verir. Hâlbuki Bera’e Sûresi kılıcı emretmektedir” diyerek Mekkelilere besmelesiz okumuştur.  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Bu,) Allah'tan ve elçisinden, müşriklerden kendileriyle anlaşma yaptığınız kimselere bir beraat (ilişkileri kesme) ilanıdır.
(Medine’de nazil olmuştur ve 129 ayettir. 104. ayet tevbe ile ilgili olduğu için sureye bu isim verilmiştir. Surenin bundan başka birçok ismi olup en meşhuru Berâe’dir. Tevbe suresi indiğinde, Hz. Peygamber bu ayetleri Mekke’de bulunanlara ilan etmesi için Ebu Bekir’i görevlendirdi. Ama sonra Cebrail (a.s) Peygamber’e gelerek, Allah-u Teâla’nın “Bu emri ya kendin veya kendin gibi birisi tebliğ etmelidir!” emrini bildirince Peygamber hemen Müminlerin Emiri Ali’yi Ebu Bekir’in arkasından gönderip ayetleri ondan almasını ve müşriklere bizzat kendisinin okumasını buyurdu. İmam Ali yolda Ebu Bekir’e yetişip, ayetleri onun elinden aldı. Hz. Ali bayramın birinci günü Akabe Cemresi yanında ayağa kalkarak kendisinin Peygamber tarafından gönderilmiş bir elçi olduğunu bildirdi ve bir konuşma yaptıktan sonra da oradakilere bu surenin bazı ayetlerini okudu. Böylece bu olayda da Hz. Ali’nin, “Peygamber’in kendisi”nden olan biri sayıldığı bildirilmiş oldu.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bu ilân,Allah tarafından ve dolayısıyla, O’nun emirlerini size ulaştıranElçisi tarafından, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz fakat antlaşmaya ihânet eden müşriklere, dört ay sonra ateşkes hükümlerinin yürürlükten kaldırılacağını bildiren bir uyarı, bir ültimatomdur:
Medîne döneminin sonlarında, hicretin dokuzuncu yılında indirilmiştir. Sûrenin büyük bölümü, Tebük seferiyle ilgili konuları ele alır. Adını da, bu sefere katılmayanların tövbekârlığını dile getiren bölümlerden almıştır. Savaş yada safların ayrılmasına son çağrı, son uyarı anlamına gelen “Berâe: Ültimatom” kelimesi de sûrenin isimlerindendir. 129 ayettir. Kur’an’da, yalnızca bu sûrenin başında besmele yer almaz. Sûre, daha ilk kelimesiyle, antlaşmaları çiğneyen müşriklerin suratına çarpan bir ültimatom, bir savaş ilânı olduğundan, besmelenin tam zıddı bir anlam ile, antlaşmaya ihânet eden zâlimlere hoşgörü ve merhamet gösterilmeyeceği ilan edilerek buyuruluyor ki:  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Müşrikler’den ahid aldığınız kimselere Allah’tan ve O’nun rasûlünden bir uyarıdır:
Mehmet Çakır
swap_vert close
Bu ferman, siyasî sözleşme yaptığınız çoktanrıcı müşriklere Allah ve resulünden bir uyarı bildirgesidir:
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah ve Resulünden antlaşma yapmış olduğunuz Putperest müşriklere bir kesin bir uyarıdır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bu), Allah ve Elçisi’nden kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere bir ayrılış (uyarısı)dır! [*]
Sure ültimatom, son uyarı ve saldıranlara karşı savaş ayetleriyle başladığı için başında [Besmele] yoktur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Bu âyetler) Allah’tan ve Peygamberinden, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere resmî bir tebliğdir.¹
Bu sûrenin başında “besmele” olmamasının sebebi, Enfâl sûresinin devamı olduğundan dolayıdır, diyenler varsa da bu rivâyetler çok kuvvetli değildir ve bu sûre başlı başına ayrı bir sûredir. Bu sûrenin başında “besmele”nin nâzil olduğunu, yazdırıldığını ve okunmasının câiz olduğunu söylemek mümkün değildir. Ancak bu “besmele çekilmemesi”, sadece sûrenin başlangıcı için geçerlidir. Bölümlerinde “besmele çekilmesi” câizdir. (Elmalılı) Abdullah b. Abbas, Ali b. Ebi Talib’e: “Niçin Tevbe Sûresi’nin başında “Besmele” yazılmadı diye sordum: ‘Çünkü Besmele bir emandır. Bu sûre ise kılıç ve savaş emri ile nazil ol¬muştur. Onda eman diye bir şey yoktur.’ buyurdu.” demiştir. Süfyan b. Uyeyne de: “Bu sûrenin baş tarafına Besmele’nin yazılmayış sebebi, besmelenin rahmet oluşundan dolayıdır. Rahmet ise bir eman¬dır. Bu sûre münafıklar hakkında ve kılıç ile inmiştir. Münafıklar için emana gerek yoktur.” demiştir. (Kurtubi) Bu konuda Razi: “Peygamber (a.s) bu sûrenin başında besmele’yi yazdırmadığı için, ashâbı da tabiin de bu sûrenin başına besmele yazmamışlardır.” der.1 Berae: Ültimatom, ferman ve resmî tebliğ, demektir. Bu sûrenin ilk bölümü H. 9. senenin Zilkade ayında nâzil olmuştur. Mekke Hicretin 8. senesinde fethedildi. Attab b. Üseyd Mekke valisi idi. 9. sene Hz. Peygamber (s.a.v) Tebük Seferinden döndükten sonra Hz. Ebû Bekir’i hac emiri olarak tayin etti. Hac kafilesinin hareketinden sonra bu sûre nâzil oldu. Hz. Peygamber (s.a.v), Hz. Ebû Bekir başkanlığında Kâbe’ye giden hacılara bu âyetleri duyurmak üzere Hz. Hz. Ali’yi kendi devesi olan “abda” ya bindirerek gönderdi. Hz. Ali yaklaşınca, Hz. Ebû Bekir Peygamberimizin devesinin sesini işitti ve bu Rasulullah’ın devesinin sesi deyip durdu. Hz. Ali yanlarına gelince ona: “Emîr mi misin yoksa memur musun?” diye sordu. Hz. Ali: “memurum” dedi ve yürüdüler. Hz. Ebû Bekir, Arafat’ta hutbeyi okudu ve insanlara haccın kurallarını söyledi. Hz. Ali de bayramın birinci günü Cemre-i Akabe yanında ayağa kalktı ve: “Ey İnsanlar! Ben size Rasulullah’ın elçisiyim” dedi. İnsanlar: “Ne ile emrolundun?” dediler. Hz. Ali, otuz veya kırk âyet okudu ve: “Şu dört şey ile emrolundum. Bu seneden sonra bu Beyt’e müşrikler yaklaşmayacak, kimse Beyt’i çıplak tavaf etmeyecek, mü’minden başkası Cennete girmeyecek, her ahid sahibine ahdi tamamlanacak” dedi. Ve bu âyetler hacca gelen tüm insanlara duyuruldu. Bu sûrede ferman buyrulan “anlaşmaların bozulması hususu” (Enfâl 58) de zikredilen yasaya göre yapıldı. Bu resmi tebliğ: “Ülkenin artık bir “İslâm Devleti” olduğunun, müşriklerin devlet olarak tanınmadığının” resmen ilanı ve bunun nasıl yapılacağının yasasıdır. Bundan sonra müşrikler ya Müslüman olmak ya savaşmak ya da ülkeyi terk etmek zorunda kalmışlardı.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH’TAN Ve O’nun Elçisi’nden, kendileriyle andlaşma yapmış bulunduğunuz, Allah’tan başkasına ilahlık yakıştıran kimselere bir berâet, bir yükümsüzlük bildirisidir bu. ¹
1 Zımnen, “ki bu andlaşmayı onlar (o inkarcılar) bile bile ihlal etmiş bulunuyorlar” (Taberî, Beğavî, Zemahşerî, Râzî); keza bkz. müminlere karşı andlaşmalarına sadık kalan kafirlerden söz eden 4. ayet. Yukarıdaki bölüm önceki surenin (Enfâl) 56-58. ayetleriyle bağlantılıdır. Berâeh ismi (ki, “[bir şeyden] sıyrıldı, serbest kaldı” yahut “[bir şeyde] dahli olmaktan/[bir şeye] katılmaktan vazgeçti” anlamına gelen berie fiilinden türemiştir) ilgili kişi ya da kişilere karşı gözetilen, ahlakî ya da andlaşmalarla belirlenmiş bağ ya da yükümlülüklerden muaf olunduğunun, yahut onlardan sıyrılmış bulunduğunun bildirilmesi, duyurulması anlamını ifade eder (bkz. Lane I, 178).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bu, Allah ve Allah’ın mesajlarını tebliğ eden elçisinden kendileriyle ahit/antlaşma yaptığınız müşriklere bir ihtardır/ültimatomdur, kesin uyarıdır: 2/100- 177, 8/56- 57, 9/2- 3- 12- 13, 48/25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
BU, Allah ve O’nun elçisi tarafından, müşrikler[¹³⁹⁸] içerisinden[¹³⁹⁹] anlaşma yaptıklarınıza yönelik bir ilişik kesme ilanıdır:
[1398] Müşrikîn, baskın özellik anlamında tarihsel olana atıf olarak kullanıldığı bu âyette bir türe ait isim olarak çeviride aynen yer alırken, 3. âyette soyut ve türe ilişkin bir vasıf olarak açılmıştır. [1399] Min edatının ‘bütünden bir parça’ vurgusu taşıdığı 4. âyetten açıkça anlaşılmaktadır. Aynı âyet, ilişik kesme ilanının muhataplarının tüm müşrikler değil sadece anlaşmayı bozanlar olduğunu da açıklamaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey iman edenler) Bu (ültimatom) Allah ve Resulünden, andlaşma yaptığınız (fakat sözlerinde durmayan) müşriklere (aranızdaki andlaşmanın fesh edilmiş olduğunu bildiren) kesin bir ihtardır.
“Burada niçin Besmele yazılmadığı” Kendisine sorulduğu zaman, Hz. Ali r.a. “Besmele bir 'eman'dır. Bu sure ise kılıçla ve ahdi bozanlara karşı nazil oldu.” demiştir.  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah ve Resûlü’nden, kendileriyle antlaşma yapmış olduğunuz müşriklere kesin bir ihtardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Bu, bir ayrılık ihtarıdır! Allah Teâlâ ile Resûlü tarafından kendileriyle muâhede yapmış olduğunuz müşriklere.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah ve Resulünden, kendileriyle anlaşma yaptığınız müşriklere son ihtar!
Hicretin 9. yılında Hz. Peygamber (a.s.) Müslümanları Hz. Ebû Bekr (r.a)’ın emirliği altında hacca göndermişti. O esnada bu âyet indirilince Hz. Peygamber bu buyruğu hacda toplanan insanlara tebliğ etmek için Hz. Ali (r.a)’ı, görevlendirdi. Bayramın birinci günü Akabe cemresi yanında hacılara hitab edip sûrenin başından 30 kadar âyeti tebliğ ederek özellikle şu dört şeyi vurguladı: 1. Bu yıldan sonra Kâbe’ye hiç bir müşrik giremeyecek. 2. Hiç kimse çıplak olarak Kâbe’yi ziyaret etmeyecek. 3. Müminlerden başkası cennete giremeyecek. 4. Müşrik kabîleler tarafından bozulmamış sözleşmeler, anlaşma süresinin sonuna kadar yürürlükte kalacak.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah ve Elçisinden, andlaşma yaptığınız müşriklere ihtardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kendileriyle mu'âhedeniz olan müşriklere karşı Allâh ve Rasûl'ünden berâetdir. (Müşriklerle olan 'ahdinize vefâdan Allâh ve Rasûli sizi tebriye idiyor) [²]
Ba'zıları "Bu sure-i şerîfe Enfâl Sûresi'dir fakat Rasûl-ü Ekrem Efendimiz öyle oldığını ashâba haber virmemiş oldığından mezkûr sûreden tefrîk idilmiş ve besmele konulmamışdır" didiler. Ve ba'zıları da "Ayrı suredir fakat kıtâl emrini muhtevî oldığı cihetle rahmân ve rahîm sıfatlarıyla mütenâsib olmadığından ibtidâsına besmele vaz' idilmemişdir" kavlinde bulundılar. [2] Rasûl-ü Ekrek Efendimiz Tebuk gazâsına çıkdıkları zamân müşriklerden Benû Hamza ve Benû Nedâre'den gayrı olanlar Rasûlullah ile aralarında olan 'ahdi bozdılar. Bunun üzerine bu âyet-i kerîme nâzil olarak müşriklerle olan 'ahidden teberrî emr olundı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Antlaşma yaptığınız müşriklere, Allah ve Elçisi tarafından ilişkiyi kesme duyurusudur:
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah'tan ve peygamberinden kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere uyarıdır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Müşriklerden antlaşma yaptığınız kimselere Allah ve Resulünden ihtar:
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma yapmış bulunduğunuz müşriklere bir ültimatomdur bu;
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
bįzārlıķdur Tañrı’dan daħı yalavacından anlara kim 'ahd ķavl eyliler müşriķlerden.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Bu bīzārlıḳdur Tañrı Ta‘ālādan, daḫı resūlinden. Ol kişiler ki ‘ahd eyle‐düñüz müşrik kāfirlerden, Allāh bīzārdur alardan.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahdan və Onun Peyğəmbərindən saziş bağladığımız müşriklərə (onlarla olan əhdlərinin pozulması, əlaqələrin kəsilməsi barədə) bir xəbərdarlıq!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Freedom from obligation (is proclaimed) from Allah and His messenger toward those of the idolaters with whom ye made a treaty:
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
A (declaration) of immunity(1246) from Allah and His Messenger, to those of the Pagans with whom ye have contracted mutual alliances:-
1246 Bam 'ah: usually translated "immunity". I do not think that word correctly represents the Arabic word in this context. The general sense is explained in the introduction to this Surah. In verse 3 below I use the periphrasis "dissolve treaty obligations," which goes some way to explain the meaning. The Pagans and enemies of Islam frequently made treaties of mutual alliances with the Muslims. The Muslims scrupulously observed their part, but the Pagans violated their part again and again when it suited them. After some years' experience it became imperative to denounce such treaties altogether. This was done in due form, with four months' notice, and a chance was given to those who faithfully observed their pledges, to continue their alliance. (R.).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
بَرَٓاءَةٌ
bir berattır
مِنَ اللّٰهِ
Allah'tan
وَرَسُولِه۪ٓ
ve resulünden
اِلَى الَّذ۪ينَ
o kimselere ki
عَاهَدْتُمْ
antlaşma yaptınız
مِنَ الْمُشْرِك۪ينَۜ
müşriklerden
(Bu) Allah ve resulünden, kendileriyle antlaşma yaptığınız müşriklere (ahidlerini bozduklarından dolayı antlaşmadan) bir beraat (bir ilişki kesme)dir!
بَرَٓاءَة
İsim
ب ر ا
Bir berat
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
عَاهَدَ
Fiil-III
ع ه د
Antlaşma yaptı, söz verdi, ahd etti
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُشْرِك
Etken fiil-IV
ش ر ك
Müşrik, müşrik erkek, Allah'a şirk koşan