close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 75. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne âmenû min ba’du vehâcerû vecâhedû me’akum feulâ-ike minkum(c) veulû-l-erhâmi ba’duhum evlâ biba’din fî kitâbi(A)llâh(i)(k) inna(A)llâhe bikulli şey-in ‘alîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Sonradan inanıp göçen ve sizinle beraber savaşanlar da sizdendir. Allah'ın takdirinde sabit olduğu veçhiyle bir kısım akraba, bazı akrabanın mirasında daha ileri bir hakka sahiptir. Şüphe yok ki Allah, her şeyi bilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bundan sonra da, (gerçekten) iman edip (dinleri ve davaları uğrunda) hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar da sizdendirler. Akrabalar ise, Allah’ın Kitabına göre (mirasta) birbirlerine (yakınlık derecesi nispetinde) önceliklidirler. Doğrusu Allah her şeyi Bilendir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Sonradan iman edip te hicret eden ve Allah yolunda sizinle çaba sarfedenlere gelince, bunlar da sizdendirler; ama Allah'ın kitabına göre akrabalık bağıyla birbirine bağlı olan akrabalar, birbirlerine daha da yakındırlar, miraslarını paylaşacak kadar. Allah herşeyi hakkıyla bilendir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sonradan iman edip baskı, zulüm ve işkencenin hâkim olduğu memleketlerinden özgürce Allah'a kulluk ve ibadet etmek, güç ve gönül birliği yapmak için hicret ederek, sizinle beraber hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak, cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerinin vârisi olmaya daha lâyıktırlar. Her şey, Allah'ın ilmi, planı ve iradesi dâhilinde gerçekleşmektedir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 9/100; 33/6; 59/10.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Daha sonra iman eden, hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendirler. Allah'ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar. Allah her şeyi bilmektedir.
75.Bu ayeti kerimedeki: "Allah`ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar" sözü hakkında İbnu Cerir, Abdullah bin Zubeyr (r.a.)`in şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Önceleri bir adam bir başka adamla: "Sen bana mirasçı olacaksın ben de sana mirasçı olacağım (yani kim önce ölürse öteki onun malına mirasçı olacak)" diye anlaşma yapardı. Bu ayeti kerime de bununla ilgili olarak indirildi. Bazı rivayetlere göre de hicretten sonra Resulullah (a.s.) muhacirlerle ensârı kardeşleştirdi. Bunlar birbirlerine mirasçı da oluyorlardı. Sonra miras âyetleri gelince bu hüküm kalktı. Bu ayeti kerime ile anlatılan da budur. Tefsirlerde bildirildiğine göre bu surenin 72. ve 73. âyetlerinde sözü edilen velâyet olayı ile kastedilen de bu şekilde birbirleriyle kardeşleştirilenlerin birbirlerine mirasçı olmalarıdır. İbnu Sa`d`ın Hişâm bin Urve`den onun da babasından nakletmiş olduğu bir rivayette de bu husus bildirilmektedir. Bu rivayete göre: "Allah`ın kitabına göre, akrabalar (mirasta) birbirlerine daha yakındırlar" hükmü geldikten sonra muhacirlerle ensâr arasındaki miras uygulaması kaldırılmış, sadece akrabalar birbirlerine mirasçı olmaya başlamışlardır.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Bundan sonra iman edip hicret edenler ve sizinle birlikte cihad edenler, işte onlar sizdendir. Akrabalar (mirasta) Allah'ın Kitabına göre, birbirlerine (mirasta) önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kimseler ki, sonradan iman getirdiler ve hicret edip sizinle beraber mücahede yaptılar, bunlarda sizdendir. Akrabalık yönünden yakınlıkları olanlar, Allah'ın hükmüne göre mirasta birbirine daha yakındır. Muhakkak ki, Allah her şeyi bilendir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Daha sonra inanıp da hicret eden sizinle beraber cihad eden, işte onlar da sizdendirler. Fakat akraba olanlar, Allah’ın kitabında (hukuk ve mirasta) birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilendir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre, yakın akrabalar birbirlerine daha uygundur. Şüphesiz ki Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.[163]
[163] Enfâl sûresinden çıkarılacak genel ilkeler hakkında bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VIII, 99-102.  
Besim Atalay
swap_vert close
Bundan sonra inanıp da, göçmenlik eyliyenler, sizinle birlikte savaşanlar dahi sizdendirler, birbirine hısım olanlar, Allahın buyruğunca birbirine velidirler; Allah bilir her şeyi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Sonradan iman ederek hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Fakat Allah'ın Kitabı'na göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi hakkıyla bilendir. 
Bkz. 9/100, 59/8-9  
Cemil Said
swap_vert close
Bilâhare îmân idenler ve fîsebîli(A)llah muhârebe idenler sizdendirler, lâkin kan râbıtası ile birleşmiş olanlar biri birilerine daha yakındırlar. Kitâbu(A)llah’da böyle yazılmışdır. Allâh her şeyi bilür.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Sonra inanıp hicret eden ve sizinle birlikte savaşanlar, işte onlar sizdendir. Birbirinin mirasçısı olan akraba, Allah'ın Kitap'ına göre birbirine daha yakındır. Doğrusu Allah her şeyi bilir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabaları birbirlerine (varis olmaya) daha lâyıktırlar. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Daha sonra iman edenler, hicret edip sizinle beraber cihad edenler, işte bunlar da sizdendir. Aralarında rahim bağı bulunanlar Allah’ın hükmüne göre birbirlerine daha yakındır. Allah her şeyi hakkıyla bilmektedir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Sonradan iman eden ve hicret edip de sizinle beraber cihad edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
 Dolayısıyla kimin kime vâris olacağını O daha iyi bilir. Bu âyet inince nesep yolu ile akraba olmayanlar birbirlerine varis olamadılar.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sonradan inananlar, göç edenler ve sizinle birlikte çaba gösterenler de sizdendir. ALLAH'ın Kitabına göre akrabalar birbirlerine önceliklidir. ALLAH herşeyi Bilendir
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Daha sonradan hicret edip sizinle beraber savaşa katılanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah'ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Şüphe yok ki, Allah her şeyi bilir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O kimseler ki sonradan iyman ettiler ve hicret edib sizinle beraber mücahede yaptılar bunlar da sizdendir, bir de erham sahibleri Allahın kitâbında birbirine daha yakındır, şüphe yok ki Allah her şeyi bilir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Sonradan îmân edip hicret edenler ve sizinle beraber cihat edenler (e gelince)... Onlar da sizdendir. (Fakat) Allah’ın Kitabı’na (Kur’ân’a) göre, yakın akrabalar birbirlerine (vâris olma hususunda, akraba olmayanlardan) daha uygundur. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sonradan iman edip de hicret edenler ve sizinle birlikte cihat edenler sizdendir. Allah'ın Kitap'ına göre rahim sahipleri¹ önceliklidir. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir.
1- Mü’min akrabalar.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Henüz îman edip de hicret ve sizinle beraber cihâd edenler (e gelince): Onlar da sizdendir. Hısımlar Allahın kitabınca birbirine daha yakındırlar. Allah her şey'i hakkıyle bilendir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Sonradan îmân edip hicret edenler ve sizinle berâber cihâd edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Akrabâlar ise, Allah'ın kitâbında (O'nun hükmüne göre) birbirlerine(mîras husûsunda) daha lâyıktırlar. Şübhesiz ki Allah, herşeyi hakkıyla bilendir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve sonradan iman etmiş ve hicret edip de sizinle beraber (Allah yolunda) çaba göstermiş olanlar da sizdendir. Fakat Allah’ın Kitabı’na göre yakın akrabalar birbirlerine (varis olmaya) daha uygundur. Şüphesiz ki Allah her şeyi (hakkıyla) bilendir.*
(*) ‘’Onlar da sizdendirler’’ ifadesinden kasıt, bağlı bulunulan ortak dinin inananlar arasında oluşturduğu güçlü dayanışmaya, İslam kardeşliğine onlar da katılmış olacaklar.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Bundan (hicret olayından) sonra iman eden, hicret eden ve sizinle beraber Allah yolunda mücadele edenler de sizdendir. Allah’ın kitabında yakın akrabalar, diğerlerinden (insanlardan) daha önceliklidir. Şüphesiz Allah her şeyi en iyi bilendir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki sonradan inandılar, göçtüler, sizinle birlikte din uğrunda vuruştular, işte onlar da sizdendirler. Bir de aralarında kan bağı olanlar Allah’ın Kitap’ına göre biribirlerine daha yakındırlar. Çünkü Allah her nesneyi bilicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki bundan sonra [¹⁰] iman getirip hicret ederler, sizinle beraber cihatta bulunurlar. İşte onlar sizdendir [¹¹]. Allah/ın Kitabında [¹²] hısımlar birbirlerinin velileridir [¹³]. Allah her şeyi hakkiyle bilir.
[10] Hudeybiye sulhundan sonra ve feth-i Mekke'den evvel. Bu hicret, hicret-i saniyedir. Feth-i Mekke ile hicret kesilmiştir.[11] Aranızda yine nusrat ve müvalât ve tevarüs vardır. Şu kadar ki muhacirin-i evvelinin mertebesi daha büyüktür.[12] Levh-i Mahfuz'da veya hükm-ü İlâhide veya Kur'an'da.[13] Yani aralarında irs cari olur. Artık feth-i Mekke'den sonra tevarüs ancak karabetten dolayı cereyan ediyor, hicretten dolayı cereyan etmiyor.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Daha sonra da inanıp hicret eden ve sizinle birlikte cihat edenlere gelince, işte onlar da sizdendirler. Akraba olanlar Allah’ın kitabına göre, birbirlerine daha yakındırlar. Muhakkak ki Allah her şeyi en iyi bilendir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Sizden sonra iman edenler, hicret edenler ve sizinle birlikte savaşanlar (var ya), işte onlar sizdendir. Allah'ın kitabına göre (miras hususunda) akrabalardan bazısı bazısına daha önceliklidir. Doğrusu Allah her şeyi bilendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bundan böyle; Allah’ın ayetlerine yürekten inanan, sonra İslâm’ın egemen olduğu diyarahicret eden ve sizinle birlikte Allah’ın dini uğrunda cihâda katılanlar ve katılacak olanlar var ya, işte onlar da sizin sahip olduğunuz bütün hak ve yetkilere sahip müminlerdendir. Zira İslâm inancı, bütün müminleri birbirine kardeş yapar. Ancak sırf bu kardeşlik bağı, bazılarınızın zannettiği gibi onları birbirlerine mirasçı kılmaz. Zira Allah’ın kitabına (4. Nisa: 11) göre anne, baba, eş, çocuk ve benzeri yakın akrabalar, birbirlerine mirasçı olmaya diğer müminlerden daha uygundur. Öte yandan, kâfirler bile kendi aralarında birlik ve beraberlik oluşturabiliyorlarsa, Allah’ın belirlediği yasalar uyarınca, iman bağıyla birbirlerine kenetlenerek aralarında yakınlık kuranlar, birbirlerine her konuda yardım etmeye, birbirlerinin haklarını korumaya ve sıkıntılarını paylaşmaya, inançsız insanlardan çok daha lâyıktırlar.Hiç kuşkusuz Allah, her şeyi en mükemmel şekilde bilmektedir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Sonradan iman etmiş, hicret etmiş ve sizinle birlikte cihad etmiş kimseler, işte onlar sizdendir. Erham / Akrabalık sahipleri Allah’ın kitabında birbirine en yakındır. Allah, her şeyi bilendir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Daha sonra Müslüman olup göç edenler ve sizin saflarınızda mücadeleye devam edenler de sizin kardeşleriniz olmakla beraber, bundan böyle mirasta öncelik, kan bağı olanlarındır. Bu bir Tanrı fermanıdır. Allah, her şeyi tüm ayrıntısıyla bilir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Daha sonra iman edip hicret eden, sizinle birlikte cihad edenlere gelince, onlar sizdendir. Onlar sizin kardeşinizdir. Bilin ki Allah’ın kitabına göre kan akrabaları birbirine varis olmaya daha layıktır. Müminler kardeşiniz olsa bile mirasta kan akrabalıkları esastır. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, her şeyi bilendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Sonradan iman edecek olan ve hicret edip sizinle birlikte [cihad] edecekler (fedakârlık yapacaklar) da sizdendir. Allah’ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar birbirlerine daha uygundur. [*] Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.
Benzer mesaj: Ahzâb 33:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Daha sonra, îman edip (Medîne’ye) göçenler ve sizinle birlikte cihad edenler de sizin gibidir.¹ Bir de Allah’ın kitabına göre, akrabalar birbirlerine (varis olmaya)² daha lâyıktırlar.³ Şüphesiz Allah, (ne yapacağını) çok iyi bilir.⁴
1 Buradaki (مِنْكُمْ) ifâdesi, (مِثْلُكُمْ) anlamınadır. (Kurtubî) Yukarıdaki tercüme de buna göre yapılmıştır.2 Ey Mü’minler! Bundan sonra akrabalar, yani miras hükümlerine göre zev’il-erham’dan, (yani bir kadın dolayısıyla akraba) bile olsa yabancılardan evlâdır. Mümin akraba varken akrabalığı bulunmayan yabancılar şimdi sizde olduğu gibi sadece din kardeşliği ve sözleşme ile varis olamaz. Yani Muhacir ile Ensar arasında din kardeşliği üzerine cereyan eden tevarüs bundan sonra geçerli olmayacak, müminler arasında miras, akrabaya ait olacaktır. 3 Medîne’ye hicretten sonra Hz. Peygamber Muhâcirlerle Ensar arasında kardeşlik esasını ortaya koymuş, bu da onların birbirlerine mirasçı oldukları şeklinde bir anlamaya sebep olmuştu. Bu âyet, mirasın sadece kan bağı ile belirlendiğini bildirmektedir. 4 Asabe: Kelime olarak, sarmak, kuvvet, yardım ve himaye anlamına gelen asabe; baba tarafından olan yakın akrabalar demektir. Bir miras hukuku terimi olarak ise; “yalnız başına olduğunda bütün mirası, hisse sahiplerinden mirasçı bulununca onlardan artanı alan ve ölene araya kadın girmeksizin bağlanan erkek akrabalarla bu hükümde olan diğer kimselerdir.” (Oğlu, oğlun ilânihaye oğlu gibi.) Bunların belirli miras hisseleri ayet ve hadislerde belirlenmemiştir. Kan hısımlığı sebebiyle asabe olanlar: 1) Ölenin araya kadın girmeyen erkek fürûu. (Oğlu, oğlunun... oğlu gibi), 2) Ölenin araya kadın girmeyen erkek usûlü. (Babası, babasının... babası gibi), 3) Ölenin babasının araya kadın girmeyen erkek fürûu. (Ölenin erkek kardeşleri ile bunların ilânihaye oğulları gibi) 4) Ölenin dedesinin erkek fürûu. (Ölenin amcaları ile bunların ilânihaye erkek çocukları gibi). Birden çok asabe birlikte bulunursa en yakın ve en kuvvetli olan tercih edilir. Diğerleri mirastan düşer. Ayrıca ölünün asabeleri olan erkek kardeşleri ile birlikte bulunan kadınlar (Ölenin oğlu ile birlikte bulunan kızları gibi) asabe olurlar ve kalanı erkekler iki, kızlar birer hisse olarak bölüşürler. Konunun teferruatı için fıkıh kitaplarına müracaat edilmelidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve bundan sonra inanıp ⁸⁴ da zulmün egemen olduğu diyardan göç edecek ve [Allah yolunda] sizinle birlikte çaba sarf edecek olanlara gelince, bunlar [da] sizdendirler; ⁸⁵ [işte böyle] sıkıca birbirine bağlanıp yakınlık kazananlar, Allah’ın koyduğu düstura göre birbirleri üzerinde temelden hak sahibidirler. ⁸⁶ Gerçek şu ki, Allah’tır her şeyin aslını bilen.
84 Ellezîne âmenû (lafzen, “inanmış olanlar”) ifadesi yapı olarak geçmiş zaman kipinde olmakla birlikte, min ba‘d (“bundan sonra veya bundan böyle”) sözcüğünün varlığı, ayetin vahyolunduğu zamana kıyasla gelecek zamanı göstermektedir: dolayısıyla, ellezîne âmenû ile başlayan cümlenin tamamının geleceğe matuf olduğu anlaşılmaktadır (Menâr X, 134 vd., keza bkz. Râzî’nin bu ayet üzerindeki yorumu).85 Yani, bağlı bulunulan ortak dinin inananlar arasında oluşturduğu güçlü dayanışmaya, İslam kardeşliğine onlar da katılmış olacaklar.86 Klasik müfessirler bu son cümlecikte temas edilen yakınlığın inanç birliğine dayanan manevî kardeşlikten ayrı olarak fiilî akrabalık, kan yakınlığı olduğu görüşündedirler. Bu müfessirlere bakılırsa, yukarıdaki ayet, ilk zamanlar Medine’de ensar ile muhacirîn arasında yaygın bir biçimde uygulanan özel “kardeşlik” örfünü ilga etmektedir; bu örfe göre ensârdan (“yardımcılar” anlamında Medineli mühtedîler) kimileri, istisnasız hepsi de Medine’ye fakr u zaruret içinde göç etmiş bulunan muhâcirlerden kimilerini ferdî olarak kendilerine “kardeş” ediniyor ve bu sembolik “kardeşlik” bağı her muhâcire “kardeşi”nin malından mülkünden belli bir pay, hatta sonrakinin ölümü halinde mirasından bir hisseye hak kazandırıyordu. Yukarıdaki ayetin, bundan böyle miras hakkının ancak yakın akraba arasında söz konusu olabileceği esasını getirerek böyle bir “kardeşlik” uygulamasını kaldırdığı ileri sürülmektedir. Oysa, bizce ayetin bu yönde yorumlanması ikna edici olmaktan oldukça uzaktır. Her ne kadar ulu’l-erhâm tabiri, lugat olarak “ana rahmi” anlamına gelen rahm (rihm ve rahim olarak da telaffuz edilebilir) isminden türemiş olsa da unutulmamalıdır ki, bu sözcük genel anlamda (yani, yalnızca kan bağına işaret etmemek üzre) “yakınlık”, “sıkı fıkılık” yahut “yakın ilişki” anlamlarına mecaz olarak da kullanılmaktadır. Bu yönde, klasik Arap dilinde ulu’l-erhâm her türlü yakınlığı, ilişkiyi ifade eder; hukukta ise [ferâiz olarak adlandırılan miras taksiminden] hisse almayan yakınlıkları (Lane III, 1056 öteki otoriteler arasında Tâcu’l-‘Arûs’u da zikrederek). Öte yandan, yukarıdaki ayette “yakın bağlar”a ilişkin ifade, Müminlerin birbirlerinin dostları ve hâmîleri (evliyâ’) oldukları ve bundan böyle inanan herkesin de İslam cemaatinin tabii üyesi sayılacağı öğretisinde yoğunlaşan bir bölümün sonunda yer almaktadır; bu durumda, ulu’l-erhâm’dan (yakınlık sahibi olanlar) kasıt kelimenin lugat anlamıyla sınırlı olsaydı ve bununla miras hukukuna ilişkin bir îmada bulunulmuş olsaydı, o zaman, gerçek müminler arasındaki din ve inanç bağını ve böyle bir bağın gerektirdiği manevî/ahlakî yükümlülükleri dile getiren, bölümün geri kalan kısmından anlam akışı olarak oldukça uzaklaşılmış olunurdu. Bu itibarla, bizce yukarıdaki ayet miras hukukuyla ilgili herhangi bir ilke getirmiyor; fakat yukarıda işaret edildiği gibi, önceki ayetlerde verilen öğretiyi hulasa ediyor; şöyle ki: bütün çağlarda tüm gerçek müminler kelimenin en derin anlamıyla tek bir cemaat oluştururlar; ve bu anlamda manevî düzeyde birbirleriyle sımsıkı bağlar, yakınlıklar içine girmiş bulunan kimseler, Allah’ın “bütün müminler kardeştirler” düsturu gereğince (49:10) en ileri düzeyde birbirleri üzerinde hem hak sahibidirler, hem de birbirlerinden sorumludurlar.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Daha sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, işte bunlar da sizdendir. Bunun yanında bir de akrabalık bağı bulunanlar Allah’ın kitabında/yasasında birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir. 2/218, 9/16- 20- 41, 25/52, 61/11, 66/9
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve daha sonra inanıp zulüm diyarından göç edecek ve sizinle birlikte Allah yolunda üstün gayret gösterecek kimselere gelince: İşte onlar da sizdendirler; bir de Allah’ın yasası uyarınca, akrabalık bağına sahip olanlar (bu şartlara da uyarsa) birbirlerine daha bir yakın hâle gelirler. Hiç kuşku yok ki Allah, her şeyi en ince detayına varana dek bilir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sonradan iman ve hicret ederek sizinle beraber cihada katılanlar da sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalar birbirlerine (vâris olmağa) daha yakındır, şüphe yok ki Allah herşeyi hakkıyle bilendir!
Osman Fırat
swap_vert close
Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Allah’ın kitabınca, kan akrabalarının bazıları bazılarından önceliklidir. Şüphesiz Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, sonradan imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve sizinle beraber cihada atıldılar, artık onlar da sizlerdendir. Ve maahaza rahîm sahipleri Allah Teâlâ'nın kitabınca bazıları bazılarına daha yakındır. Şüphe yok ki Allah Teâlâ herşeyi tamamıyla bilicidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Bunlardan sonra iman edip hicret edenler, sizinle beraber cihad edenler var ya, işte onlar da sizdendir. Allah'ın hükmüne göre, akrabalık yönünden yakınlıkları olanlar, birbirlerine vâris olmaya daha lâyıktırlar. Muhakkak ki Allah her şeyi hakkıyla bilir. [9, 100; 33, 6; 59, 10]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki sonradan inandılar, hicret ettiler, sizinle beraber savaştılar, işte onlar da sizdendir. Rahim sahipleri (kan akrabası), Allah'ın Kitabına göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah herşeyi bilir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Sonradan îmân ve hicret iderek sizinle berâber cihâda gidenler sizdendirler. Zevi'l erhâm (akrabâ) Kitâbullah'da birbirlerine daha yakındırlar. Allâh Te'âlâ her şeyi bilicidir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bundan sonra inanıp güvenen, hicret eden ve sizinle beraber mücadele (cihad) edenler de sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakın akrabalardan birinin diğerine önceliği vardır. Allah, her şeyi bilir.
[*] Bütün müminler birbirinin dostudur ancak akrabalar daha yakındır. Onların mirasta önceliği vardır. Bkz. Nisa 4/12  
Şaban Piriş
swap_vert close
Sonra iman eden, hicret eden ve sizin yanınızda cihat edenler, onlar da sizdendir. Akraba, Allah'ın kitabında birbirlerine daha yakındır. Allah, şüphesiz her şeyi bilendir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bundan sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte cihad edenler de sizdendir. Aralarında akrabalık bağı bulunanlar ise, Allah'ın hükmüne göre, birbirlerine daha da yakındırlar. Allah herşeyi hakkıyla bilir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sonradan inanarak hicret edip de sizinle birlikte cihada katılanlar da sizdendir. Kan akrabaları ise, Allah'ın Kitabı'na göre birbirlerine daha yakın dostturlar. Allah her şeyi bilir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim įmān getürdiler andan śoñra yirlerinden ayrıldılar daħı dürişdiler sizüñ ile şunlar sizdedür. daħı ħıśımlıķlar işleri bir niceleri yigrekdür bir niceye ya'nį mįrāŝ Tañrı kitābı içinde bayıķ Tañrı her neseneyi bilicidür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler ki īmān getürdiler, andan ṣoñra hicret eylediler, daḫıġazālıḳ eylediler sizüñ bile. Pes anlar sizdendür. Daḫı ḳarāyibler biri birineevlādur Tañrı Ta‘ālā ḥükminde. Taḥḳīḳ Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bilicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sonradan (Hüdeybiyyə sazişindən sonra, Məkkənin fəthindən əvvəl) iman gətirib hicrət edənlər və sizinlə bərabər döyüşənlər (cihad edənlər) də sizdəndirlər. Qohumlar Allahın Kitabında (lövhi-məhfuzda və ya Qur’anda irs, varislik baxımından) bir-birinə daha uyğundurlar (yaxındırlar). Həqiqətən, Allah hər şeyi biləndir! (Məkkənin fəthinə qədər mühacirlər və ənsar qohumluq əlaqələrindən asılı olmayaraq bir-birinin varisi hesab edilirdilər. Məkkənin fəthindən sonra bu hökm ləğv olunub varislik hüququ yalnız qohumlara aid edildi). .9.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And those who afterwards believed and left their homes and strove along with you, they are of you; and those who are akin are nearer one to another in the ordinance of Allah. Lo! Allah is Knower of all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And those who accept Faith subsequently,(1244) and adopt exile, and fight for the Faith in your company,- they are of you. But kindred by blood have prior rights against each other in the Book of Allah.(1245) Verily Allah is well-acquainted with all things.
1244 Those who come into the fold last are none the less brethren in the fullest acceptation of the term. But any special provisions made in the special circumstances of the first martyrs for the Cause will not of course apply to them as the special circumstances which made them necessary have ceased to exist. See next note. 1245 The Book of Allah, i.e., the Universal Plan, the Eternal Decree, the Preserved Tablet (85:22). Blood-relationship and its rights and duties do not depend on special circumstances of a temporary nature. Any temporary rights of mutual inheritance established between the early Emigrants and Helpers (n. 1239) would not apply to later recruits, who would come under entirely different circumstances.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
مِنْ بَعْدُ
sonradan
وَهَاجَرُوا
ve hicret ettiler
وَجَاهَدُوا
ve cihad ettiler
مَعَكُمْ
sizinle beraber
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
مِنْكُمْۜ
sizdendir
وَاُو۬لُوا
ve sahip- leri
الْاَرْحَامِ
rahim
بَعْضُهُمْ
bazıları
اَوْلٰى
daha uygundur
بِبَعْضٍ
bazısına
ف۪ي كِتَابِ
Kitâb'ında
اللّٰهِۜ
Allah'ın
اِنَّ
muhak- kak
اللّٰهَ
Allah
بِكُلِّ شَيْءٍ
her şeyi
عَل۪يمٌ
bilendir
Sonradan iman edip hicret edenler ve sizinle beraber cihad edenlere gelince, işte onlar da sizdendir. Bir de akraba olanlar, Allah'ın Kitâb'ına göre birbirlerine (vâris olmaya) daha uygundurlar. Muhakkak ki Allah, her şeyi (en ince ayrıntısına kadar) bilendir.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
هَاجَرَ
Fiil-III
ه ج ر
Hicret etti
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
مَع
Edat
مَع
Beraberlik ifade eden edat, ile
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
اَرْحَام
İsim
ر ح م
Rahim, akrabalık
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
اَوْلٰى
İsim
و ل ي
En yakın, daha yakın, daha müstehak, daha layık, evlâ
بَعْض
İsim
ب ع ض
Bazı, bir kısmı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
كِتَاب
İsim
ك ت ب
Kur'ân, kitap, yazılmış olan, mektup
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
عَلِيم
İsim
ع ل م
Alîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İlmiyle her şeyi ve herkesi bilen demektir), çok bilgili, en iyi bilen, bilgin, âlim