close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Enfâl Sûresi 74. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velleżîne âmenû vehâcerû vecâhedû fî sebîli(A)llâhi velleżîne âvev venasarû ulâ-ike humu-lmu/minûne hakkâ(an)(c) lehum maġfiratun verizkun kerîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İnananlar ve yurtlarından göçenler, Allah yolunda savaşanlar ve bir de bunları yeryurt sahibi edenler ve yardımda bulunanlarsa onlardır gerçekten inanmış olanlar. Onların hakkıdır yarlıganmak ve sayısız, tükenmez rızık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Onlar ki iman ettiler, hicret ettiler, Allah yolunda cihad ettiler ve onlar ki (hicret edenleri) barındırdılar ve yardım ettiler; işte onlar (Muhacirin ve Ensar) gerçek (hakkıyla) mü’minlerdir ve onlar için (günahlardan) bağışlanma ve (cennette) bol ve üstün rızık vardır. (Büyük nimet ve faziletlere erişeceklerdir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İman edip hicret eden ve Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı sarfeden kimselerle, onlara kol kanat gerip yardım eden kimseler: İşte bunlardır gerçekten inanan kimseler, onlar için bağışlanma ve bereketli rızıklar vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İman edip, hicret edenler, Allah yolunda, İslâm uğrunda hayatlarını ortaya koyarak, konuşarak, yazarak, hesapsız servet harcayarak cihâd edenler, muhacirleri bağırlarına basanlar ve yardım edenler, onlar işte onlar hâlis mü'mindirler. Koruma kalkanına alınırlar. Onlara bağışlanma ve bol rızık vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret eden mü'minleri) barındırıp onlara yardım edenler işte bunlar gerçek mü'minlerdirler. Onlara mağfiret ve bolca rızık vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
İman edenler, hicret edenler ve Allah yolunda cihad edenler ile (hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, işte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İman edip hicret edenler ve Allah yolunda cihad yapanlarla (Muhacirlerle), bir de onları barındırıp yardım edenler (Ensar) var ya, işte onlar, gerçek müminlerdir. Bunlara, bir mağfiret ve kerîm bir rızık vardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İman eden, hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ile onları barındıran, onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten müminlerdir. Onlara bağışlanmak ve güzel bir rızık vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için af ve bol rızık vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
İnanmış bulunup da, göçmenlik eyliyenler, hak yolunda uğraşanlar, yer gösterip, yardım dahi yapanlar, işte bunlar gerçek inanlılardır, hemi bağışlanma, hemi de iyi azık bunların
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İman edip (Medine'ye) göçenler ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ile bu göçmenlere barınak sağlayanlar ve yardım edenler var ya; işte bunlar gerçek mü'minlerdir ve onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Cemil Said
swap_vert close
Fîsebîli(A)llah mücâhede itmek üzere meskenlerini terk idenler ve rasûle melce’ viren ve yardım idenler hakîki mü’minlerdir, mağfiret ve rızk-ı kerîm ânların hakkıdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İnanıp hicret eden, Allah yolunda savaşanlar ve muhacirleri barındırıp onlara yardım edenler, işte onlar gerçekten inanmış olanlardır. Onlara mağfiret ve cömertçe verilmiş rızıklar vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İman edip de hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onları bağırlarına basanlar ve yardım edenler var ya işte gerçek müminler onlardır; bağışlanma onlar için, büyük lütuf onlar içindir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İman edip de Allah yolunda hicret ve cihad edenler, (muhacirleri) barındıran ve yardım edenler var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için mağfiret ve bol rızık vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
İnananlar, ALLAH yolunda göç edip çaba gösterenler ve onları barındırıp yardım edenler, işte bunlar gerçek inananlardır. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada katıldılar, bir kısımları da onları barındırıp yer, yurt sahibi yaptılar ve yardıma koştular, işte bunlar hakkıyla mümin olanlardır. Bunlara bir mağfiret ve cömertçe bir rızık vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O kimseler ki iyman edib hicret ettiler ve Allah yolunda cihada gittiler, ve o kimseler ki iyvâ ettiler, yardıma koştular, işte bunlar hakkâ mü'minlerdir, bunlara bir mağfiret var ve kerîm bir rızîk var
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Kalben İslâm dinine) îmân edip, (hak inancı uğrunda Mekke’den Medine’ye) hicret eden ve Allah yolunda cihat edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya, işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler; barındıran ve yardım edenler işte onlar gerçek Mü'minlerdir. Onlar için bağışlanma ve kerim¹ bir rızık vardır.
1- Bol ikramlı, cömertçe.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İman edib de Allah yolunda hicret ve cihâd edenler, barındıranlar, yardım edenler: İşte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Mağfiret ve uçsuz bucaksız rızık da onlarındır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Îmân edip hicret edenler ve Allah yolunda cihâd eden (Muhâcir)ler ve (onları)barındırıp yardım edenler (Ensâr) var ya, işte gerçek mü'minler, ancak onlardır! Kendileri için (Rablerinden) bir mağfiret ve dâimî bir rızık vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İman etmiş ve (müşriklerin baskı ve zulmüne dayanamayarak Medine’ye) hicret (iltica) edip Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı sarfetemiş kimselerle onlara kol kanat gerip yardım edenler var ya; işte onlardır gerçekten iman eden kimseler, onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İman edenler, hicret edip yurtlarını terk edenler ve Allah yolunda mücadele edenlerle, (muhacirlere) sığınma hakkı verip onlara yardım edenler var ya, işte gerçekten iman etmiş olanlar onlardır. Onlar için (ahirette Rablerinden) bağışlanma ve tertemiz rızıklar var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kimseler ki inandılar, göçtüler, din uğrunda vuruştular, o kimseler ki yersizleri barındırdılar, yardım ettiler, işte onlar gerektiği gibi inananlardır. Onlar için yarlıganma görklü bir karşılık vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Onlar ki iman getirip Allah yolunda hicret ve cihat ederler. Onlar ki yer verip yardım ederler. İşte tastamam mü/min olanlar onlardır. Onlar için yarlıganmak da vardır, iyi rızık da vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
İnananlar, hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler ve onlara kucak açıp yardım edenler var ya, işte onlar gerçek anlamda inanmış olanlardır/mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve çok bol [kerîm] bir rızık vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
İman edenler, hicret edenler, Allah yolunda savaşanlar ve hicret edenleri barındıranlar ve onlara yardım edenler (var ya), işte onlar gerçekten iman etmiş olanlardır. Onlar için bir bağışlanma ve yüce bir rızık vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah’a ve Elçisine yürekten inanan, sonra zulmün egemen olduğu ülkelerini terk ederek İslâm diyarına hicret eden, ardından da üstün bir gayret göstererek mallarıyla, canlarıyla Allah yolunda cihâd edenler ve onlara kucak açarak yardımcı olan Medîneli fedâkâr Müslümanlar var ya; işte gerçek anlamda inananlar onlardır. Onlar için, Rab’leri tarafından bağışlanma ve cömertçe bahşedilen nîmetler vardır!Ve bu ilâhî müjde, yalnızca ilk Müslümanları değil, kıyâmete kadar gelecek bütün müminleri kucaklıyor:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İman etmiş, hicret etmiş, Allah yolunda cihad etmiş / çalışmış, bağrına basıp barındırmış ve yardım etmiş kimseler, işte onlar gerçek olarak Müminler’dir. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
İnandıktan sonra göç edenler, Allah yolunda mücadele edenler ve göçmenlere kucak açıp yardım edenler, dört dörtlük Müslüman’dır. Onlar, hoşgörü yanı sıra sımsıcak bir ilgi ve ikrama mazhar olacaklardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler, inançları uğruna ülkelerinden göç edip gelenleri barındırıp onlara yardım edenler var ya; işte onlar gerçek Müminlerdir. Onlar için bağışlanma ve bol rızık vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İman edip Allah yolunda hicret ve [cihad] edenler (fedakârlık yapanlar), ([muhacir]leri) barındırıp yardım edenler ([ensar]) var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Îman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler ve onları barındırıp yardım edenler var ya işte gerçek mü’minler onlardır. Onlara Rablerinin katında, büyük bir af ve tükenmez bir rızık vardır.
Muhammed Esed
swap_vert close
Ve o imana erişen, zulmün hüküm sürdüğü diyardan göç eden ve Allah yolunda elinden gelen her türlü çabayı gösteren kimselerle [onlara] kol kanat gerip yardım eden kimseler; işte bunlardır, gerçekten inanan kimseler! Günahlarından bağışlanma ve çok kutlu bir rızık beklemektedir onları. ⁸³
83 Bkz. bu surenin 4. ayetine ilişkin not 5.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İman edip, imanı uğrunda hicret eden, Allah yolunda üstün gayret gösterenlerle, onlara kucak açıp barındıran ve yardım edenler var ya işte onlar gerçek müminlerdir. Bunlara engin bir bağış ve güzel bir rızık vardır. 3/195, 4/97- 100, 8/2- 3, 9/40, 22/58- 59
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani o imanda sebat eden, zulüm diyarından göç eden, Allah yolunda var gücüyle çaba gösteren ve onlara kucak açıp yardım edenler var ya: onlar gerçek birer mü’mindirler: Onları, engin bir bağış ve görkemli bir rızık beklemektedir.
Orhan Kuntman
swap_vert close
İman edip, hicret eden, Allah yolunda cihad edenler (Muhacirîn) ve onlara yardım edenler (Ensâr) işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve şerefli bir rızık vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
İman edip hicret eden ve Allah yolunda cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler var ya; işte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için bir bağışlanma ve bol bir rızık vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve o kimseler ki, imân ettiler ve muhâcerette bulundular ve Allah yolunda cihada atıldılar. Ve o kimseler ki, (muhacirleri) barındırdılar ve yardım ettiler. İşte bihakkın mü'min olanlar onlardır. Onlar için bir mağfiret vardır ve bir kerîm rızık vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenlerle onlara kucak açıp yardım eden Ensar var ya, İşte gerçek müminler bunlardır. Bunlara bir mağfiret, pek değerli bir nasip vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlar ki, inandılar, hicret ettiler, Allah yolunda savaştılar ve onlar ki, (göçmenleri) barındırdılar ve (onlara) yardım ettiler, işte gerçek mü'minler onlardır. Onlar için bağış ve bol rızık vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Îmân, hicret ve Allâh yolunda cihâd iyleyenler (muhâcirîn) ile onları yurdlarında iskân idüb ve nusret idenler (ensâr-ı kirâm) hakkıyla mü'minlerdir. Onlar içün mağfiret ve rızk-ı kerîm vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İnanıp güvenerek hicret eden ve Allah yolunda mücadele (cihad) edenler ile bunları barındırıp yardım edenler (ensar) var ya; işte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için bağışlama ve bol rızık vardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
İman edip, hicret eden, Allah yolunda cihat eden, barındıran ve yardım edenler, işte onlar gerçek müminlerdir. Onlara bağış ve bol rızıklar vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İman edip hicret edenler, Allah yolunda cihad edenler ve onları barındırıp onlara yardım edenler—işte onlar hakkıyla mü'min olanlardır. Onlar için bir bağışlanma ve pek bol bir rızık vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O inanıp hicret edenler, Allah yolunda cihat edenler, o barındırıp yardımcı olanlar var ya, gerçek müminler işte onlardır! Bir bağışlanma var onlar için, bol bir rızık var.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı anlar kim įmān getürdiler [93b] daħı yirlerinden ayrıldılar daħı dürişdiler Tañrı yolında daħı anlar kim yir virdiler daħı arķa virdiler şunlar anlardur mü’minler girtü iken anlaruñdur yarlıġamaķ daħı rūzį görklü.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ol kişiler īmān getürdiler, daḫı hicret eylediler nebī‐y‐ile, daḫı ġazālıḳeylediler Allāh yolında. Daḫı ol kişiler ki yirlendürdiler nebīyi ve nuṣret it‐diler aña. Anlardur girçek mü’minler. Anlara maġfiret vardur, kerīm rızḳ var‐dur minnetsüz.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
İman gətirib (Məkkədən Mədinəyə) köçənlər, Allah yolunda cihad edənlər (mühacirlər) və (Peyğəmbərlə mühacirlərə) sığınacaq verib kömək edənlər (ənsar) – məhz onlar həqiqi mö’minlərdir. Onları (axirətdə) bağışlanma və tükənməz (gözəl, minnətsiz) ruzi gözləyir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Those who believed and left their homes and strove for the cause of Allah, and those who took them in and helped them these are the believers in truth. For them is pardon, and a bountiful provision.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Those who believe, and adopt exile, and fight for the Faith, in the cause of Allah as well as those who give (them) asylum and aid,- these are (all) in very truth the Believers: for them is the forgiveness of sins and a provision most generous.(1243)
1243 Believers who make all sacrifices in the cause of Allah have given the best possible proof of their Faith by their actions. They have loved Allah much, and much will be forgiven them. What they sacrificed was, perhaps, judged by universal standards, of small value, but its value will be estimated by the precious love behind it, and its reward will be of no ordinary kind. It will not be a reward in the ordinary sense at all, for a reward is given once and for all. It will be a provision which lasts forever, and is on the most generous scale.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَهَاجَرُوا
ve hicret ettiler
وَجَاهَدُوا
ve cihad ettiler
ف۪ي سَب۪يلِ
yolunda
اللّٰهِ
Allah
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اٰوَوْا
barındır- dılar
وَنَصَرُٓوا
ve yardım ettiler
اُو۬لٰٓئِكَ
işte onlar
هُمُ
onlar- dır
الْمُؤْمِنُونَ
mü'minler
حَقاًّۜ
hakiki
لَهُمْ
onlar için vardır
مَغْفِرَةٌ
bir mağfiret
وَرِزْقٌ
ve bir rızık
كَر۪يمٌ
kerim
İman edip de hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenler ve (muhacirleri) barındırıp (onlara) yardım edenler (ensâr) var ya, işte onlar hakiki mü'minlerdir. Onlar için (Rabbleri katında büyük) bir mağfiret ve kerim (olan şerefli ve bitmez, tükenmez) bir rızık vardır.
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
هَاجَرَ
Fiil-III
ه ج ر
Hicret etti
جَاهَدَ
Fiil-III
ج ه د
Cihad etti, mücadele etti, zorladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَبِيل
İsim
س ب ل
Yol
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
اٰوٰى
Fiil-IV
ا و ي
Barındırdı, yerleştirdi
نَصَرَ
Fiil-I
ن ص ر
Yardım etti
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُؤْمِن
Etken fiil-IV
ا م ن
İman eden, mü'min, inanan
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مَغْفِرَة
İsim
غ ف ر
Mağfiret etmek
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
كَرِيم
İsim
ك ر م
Kerîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. İkram eden demektir), kerim, verimli, bereketli, değerli, üstün, ikrama nail, vakarlı