close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tekvîr Sûresi 29. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ teşâûne illâ en yeşâa(A)llâhu rabbu-l’âlemîn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve isteyemezsiniz, alemlerin Rabbi Allah istemedikçe.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Unutmayınız ve haddinizi aşmayınız ki) Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz! (Öyle her arzu ettiğinize erişemezsiniz. Zira her şey Allah’ın elinde ve takdirinde bulunmaktadır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ama Allah bütün alemlerin Rabbi o yolu size göstermeyi istemedikçe siz onu isteyemezsiniz.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ancak, âlemlerin, bütün varlıkların Rabbi Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecelli etmesi halinde, siz de iradenizi ve tercihinizi kullanarak isabetli davranabilir, Hakka yönelik bir yol tutabilirsiniz.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 74/56; 76/30.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe de siz (bir şey) dileyemezsiniz.
Ali Bulaç
swap_vert close
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Fakat âlemlerin Rabbi olan Allah, (sizin dürüst olmanızı) dilemeyince, siz dileyemezsiniz. (Daima Allah'ın kudret ve iradesi altındasınız.)
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve bütün âlemlerin sahibi olan Allah dilmedikçe, siz dileyemezsiniz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Siz zaten ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah'ın dilediğini dilersiniz.[727]
[727] Tekvîr sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 393-394.  
Besim Atalay
swap_vert close
Sizler dilersiz nice? Âlemlerin Rabbi Allah dilemeyince
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Zaten siz ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah'ın iradesinin tecellisine uygun olması halinde, iradenizi ve tercihinizi kullanabilirsiniz. 
Bkz. 74/56, 76/30 ve dipnotu.  
Cemil Said
swap_vert close
Lâkin siz ancak rabbu’l ’âlemîn olan Allâh ister ise bu arzuda bulunabilürsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Alemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Fakat âlemlerin rabbi Allah dilemedikçe siz (hiçbir şey) dileyemezsiniz!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ne dilerseniz, ancak evrenlerin Rabbi olan ALLAH'ın dilediğine göredir.
Bak 57:22-23.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince, siz dileyemezsiniz.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Fakat o âlemlerin rabbı Allah dilemeyince siz dilemezsiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, (irâdesi/yaratması olmadıkça) siz (değil bir şey yapmak, onu) dileyemezsiniz (bile).
Kul, kendi fiilinin yaratıcısı değildir. Fiili yaratan Allah Teâlâ, cüzî irâdesi ile kesbeden insandır. Allah Teâlâ’nın irâdesi ve yaratması olmadan hiçbir şey gerçekleşmez. O her şeyin yaratıcısıdır. Kullarına düşünme, tercih ve karar kabiliyetini veren de Allah Teâlâ’dır, bunu her an yaratarak devam ettiren de Allah Teâlâ’dır. Âyet-i kerîmede, kulun dilemesinin, Allah Teâlâ’ya nispet edilmesinin anlamı budur.  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Âlemlerin Rabb'i Allah dilemedikçe¹ siz dilemezsiniz.
1- Allah sizi doğru yolu tercih etmek zorunda bırakmadıkça, kendiliğinizden doğru yola girmezsiniz. Hidayet ve dalalet konusu, insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi hak etmedikçe ne zorla hidayete erdirir ne de dalalete düşürür. İman ve inkâr konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir. Allah, insana dilediğini seçme hakkı tanımamış olsaydı, hiç kimse dilediğini seçemezdi. Allah, doğru yola iletilmek isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmak isteyeni de sapkınlıkta bırakır. Bu bağlamda Allah'ın dilemesi, kulunun dilemesine bağlıdır. Diğer bir deyimle Allah, kulunun seçimine müdahale edecek olsa, kul dilediğini yapamaz. Ne var ki kul, Allah tarafından dilediğini seçme sınavı ile baş başa bırakılmıştır. Eğer seçimi Allah yapıyor olsa bir sınavdan söz edilemez.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bununla beraber o doğruluğu) âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Fakat, âlemlerin Rabbi olan Allah (size dileme kabiliyetini vermeyi) dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oysa (ey müşrikler! Şu an gerçek o ki; öğüt alıp doğruluğu) istemiyorsunuz, ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah (özgür iradenizi ellerinizden almak suretiyle buna zorlamak) isterse o başka” (*)
(*) Mezkür cümle anlaşılmaya çalışılırken, öncelikle;(وما تشاؤن ) ifadesinin “fiil-i muzarî nefy-i hâl” olduğuna dikkat edilmelidir. Sarf/Sentax ile henüz karşılaşan kişilerin dahi bildiği üzere, (ما ينصر) kalıbı “yardım etmiyor” demektir. “Yardım etmez” şeklinde genel zamanlı bir anlam kast edebilmek için (لاينصر) denmesi gerekir. Çünkü (لا) harfi geniş zaman içindir, Yani (ما) harfinin yerinde (لا) harfinin olması gerekirdi. Bu nedenle (وما تشاؤن) cümlesi, “şu an istemiyorsunuz!” demektir, istemezsiniz değil. İkinci bir husus da şudur; Meallerde ‘’istemezsiniz veya isteyemezsiniz’’ şeklindeki ifadeler de çok yanlıştır, çünkü böyle olması için bu cümle) (لا تشاؤن - ولن تشاؤنşeklinde olması gerekirdi, zira (لاتشاؤن)’’ istemezsiniz, (ولن تشاؤن) ise, ‘’isteyemezsiniz’’ anlamındadır. Hâlbuki ayette böyle ifadeler yoktur. Üçüncü olarak; ayetin devamındaki) (إلا أن يشاء اللهُ cümlesi geliyor. Bunun anlamı: ‘’Ancak âlemlerin Rabbi olan Allah (zorlamak) isterse o başka!’’ şeklindedir. Ama zorlamayı istemez. Buna göre; âyette, Mekke Müşriklerine önce; “Bu herkese açık bir öğüttür. Özellikle sizden dürüst olmak/ doğru yolda gitmek/ isteyenler için” buyrulmakta, yani müşriklerin elbette imanı dileyebileceği beyan edilmektedir; “Ama şu an dilemiyorsunuz…” buyrularak, mevcut duruma dikkat çekildikten sonra “Ancak, âlemlerin Rabbi olan Allah (zorlamak) isterse o başka” buyrularak akıl ve iradelerinin ipotek altına alınmadığı, şu an inkârı tercih etmekteyseler de ileride bir başka tercihte bulunabilecekleri belirtilmektedir. Âyette söylenen şudur: Şu an realite o ki; Kur’an’dan öğüt almak niyetinde değilsiniz, ama ileride bu olur. Özetle hatalı mealler yüzünden sanki onların/o müşrik insanların ellerinde hiçbir irade yoktur, zira bu hatalı meallere göre Allah onlar için hidayeti dilemedikçe onlar da dileyemezler. Ki, bundan şöyle bir sonuç çıkar: Sanki hidayete gelmeyenlerin müsebbibi haşa yüce Allah’tır, çünkü hatalı meallere göre onların hidayeti dilemeleri Allah’ın dilemesine bağlıdır. Yani Allah dilerse onlar iman edip hidayeti bulacaklar, Allah dilemezse inkârcı olarak kalacaklar. Başka bir ifadeyle: Bugün dünya nüfusunun %85’i mümin/ Müslüman değilse, demek ki haşa yüce Allah onların mümin/Müslüman olmalarını dilememiştir. Hâlbuki bu külliyen yanlıştır. Çünkü Yüce Allah insana özgür bir irade vermiştir, onun iradesi hiçbir şeye kayıtlı ve bağlı değildir. İsterse hidayet ve imanı tercih eder, isterse inkâr ve delaleti! O, kendi özgür iradesiyle hangisini tercih ederse onunla karşılaşır. Yani hadayet olmak ta inkârcı olmak ta kişinin iradesiyle gerçekleşmektedir. Bu nedenle dileyip dilememek, insanın elindedir. Nitekim Mekke fethinden sonra neredeyse müşriklerin tümü Müslüman oldular. Demek ki, irade insanın elindedir. İşte yüce Allah insanın iyi ve doğru olanı seçebilmesi için ona hem akıl ve irade vermiş hem de vahiyle yol göstermiştir. İşte ayette Mekke müşriklerine’’Siz öğüt almak istemiyorsunuz’’ deniliyor. Yani söz konusu ayet, ‘’Siz öğüt almak istemezsiniz veya isteyemezsiniz, ancak alemlerin Rabbi olan Allah isterse o zaman isteyebilirsiniz’’şeklinde değildir. İşte bu şekildeki mealler çok hatalıdır. هل إن آية المشيئة هذه تعلّق مشيئة الإنسان بمشيئة الله : أنه مسيّر في مشيئته وليس مخيّرا؟ وهذا خلاف الواقع الملموس ، ولا تلائمه الآية المسبّقة : (لِمَنْ شاءَ مِنْكُمْ أَنْ يَسْتَقِيمَ) إذ توحي باختيار الإنسان في مشيئة الاستقامة وسواها..( الفرقان في تفسير القرآن بالقرآن والسنّة - ج ٣٠) والخلاصة - إن على مشيئة المكلف تتوقف الهداية، وقد فرض عليه أن يوجه فكره نحو الحق ويطلبه، ويجدّ في كسب الخير ما استطاع إلى ذلك سبيلا -- ما دلالة استعمال أداة النفي (ما) و(لا)؟(د.فاضل السامرائى) (ما) التي تدخل على المضارع هي لنفي الحال، (لا) يقولون للاستقبال وقسم من النُحاة يقولون قد تكون للحال وللاستقبال (دلالة استعمال أداة النفي (ما) و(لا) --- (ما) الداخلة على الفعل الماضي تنفي زمن الماضي فقط والنفي بها غير مؤكد واذا دخلت على الفعل المضارع تنفي زمن الحاضر فقط اما (لا ) فأنها تنفي الزمنين الحاضر والمستقبل : (الفرق بين ( لا ) النافية و ( ما ) النافية من حيث المعنى) .  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
(Şunu unutmayın) Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz, hiç bir şey dileyemezsiniz.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bütün varlıkların çalabı olan Allah dilemedikçe siz de dileyemezsiniz.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Siz doğru davranmayı dilemezsiniz, meğer ki âlemlerin Rabbi olan Tanrı sizin hak tarafa olan meylinize mebni doğru davranmayı dilemiş olsun.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Zaten, âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe sizler bir şey dileyemezsiniz.¹¹
11 Krş. İnsan, 76/30  
Kadri Çelik
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ancak bu özgürlük, mutlak ve sınırsız bir özgürlük değildir. Çünkü tüm varlıklar üzerinde mutlak hâkim olan Allah’tır ve her şey O’nun kudret ve denetimi altındadır. Dolayısıyla, O’nun izin ve irâdesi olmadan hiçbir şey gerçekleşmez. Eğer sizler düşünme, tercihte bulunma, bir şeyler dileme ve yapma gücüne sahipseniz, bu, size Allah’ın bahşettiği imkân ve yetenekler sayesindedir. Unutmayın, âlemlerin Rabb’i Allah’ın izni ve irâdesi olmaksızın, siz değil bir şey yapmak, onu dileyemezsiniz bile.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Âlemler’in rabbi Allah’ın dilemesinden başka dilemiyorsunuz.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizin değil, Allah'ın dediği olacaktır!!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak kim ders çıkarıp öğüt almak istemezse zorla gerçekleri kabul ettirecek değiliz. Bizim açıklamadığımız gerçekleri kimse açıklayamaz. Siz de gerçekleri bilemezsiniz. Kendi karanlıklarınızda kalırsınız. Ancak dilersek size aydınlığın, gerçeklerin, doğruların ne olduğunu açıklarız. Sizler kendi başınıza gerçekleri, doğruları, aydınlığı asla tam olarak bilemezsiniz. Düşünün size gerçekleri açıklamak istemeseydik size gerçekleri kim açıklayabilirdi? Onun için Rabbinize kulak verin! Rabbiniz dilerse açıklar dilerse açıklamaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Böylece), âlemlerin Rabbi olan Allah’ın dilediğinden başkasını dilememiş olursunuz. [*]
Benzer mesajlar: Müddessir 74:56; İnsân 76:30.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz.¹
1 Peygamber (s.a.v): “Kim kıyamet gününe, gözüyle görüyor gibi bakmak isterse, tekvir, infitar ve şems sûrelerini okusun.” buyurmuşlardır. (Muvatta, Tirmizî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Ama Allah, bütün âlemlerin Rabbi, [o yolu size göstermeyi] istemedikçe siz onu isteyemezsiniz. ¹¹
11 Yani, “Siz onu isteyebilirsiniz, çünkü ancak Allah insana bağışladığı olumlu içgüdüler yoluyla ve peygamberlerine indirdiği vahiyler aracılığıyla size doğru yolu göstermek istemiştir: bu da, doğru yolu seçmenin Allah’ın evrensel rehberliğinden yararlanmak isteyen herkese açık olduğuna işarettir. (Karş. 76:29-30’daki benzer pasaj.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zaten âlemlerin Rabbi olan Allah bu mesaj ile öğüt almanızı dilemiş siz de dileyin ve uygulayın. 10/57, 25/30, 38/67, 76/30
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Zaten âlemlerin Rabbi Allah (size irade vermeyi) tercih etmese, siz hiçbir şey tercih edemezdiniz.[⁵⁶⁰⁹]
[5609] Yani: Allah sizin iyi ve doğru olanı seçmenizi dilemiş, bunu dilemeniz için hem akıl ve irade vermiş hem de vahiyle yol göstermiştir. (Krş: 74:54-56; 76:3, 29-30).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Çünkü, âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
(Bazıları bu "siz dileyemezsiniz" şeklindeki manayı bir zorlama düsturu gibi saymışlar ve mutlak olarak kulun dilemesinin olmadığını, yalnız Allah’ın dilemesinin bulunduğunu göstermek istemişlerdir. Bu ise doğru değildir, nitekim "Sizden doğru yolda olmayı isteyen için "beyânında da kulun dilemesi açıkça görülmektedir. Burada olsa olsa bir şeyi yapmaya zorlama değil -orta dereceli zorlama- denilen, dilemeye zorlama düşünülebilir. Bu ise doğrudur.. Onun için kulların kendi tercihlerini yaptıkları fiillerde ne sırf cebir, ne de sırf serbest bırakma vardır, dolayısıyla insanlar doğru yolda olmayı dileyerek hakkı ve doğruyu aramalı ve böylece öğütten yararlanmalıdır, fakat doğru yolda bulunmaya muvaffak olanlar da, bu başarıyı -kendilerinden değil- Rablerinden bilmeli, emir ve yasaklarına harfiyyen riayet ederek, rızasına eren has kullarından olmaya gayret etmelidirler. Çünkü irade ve güç yeterliliği gibi başarı vasıtalarını kula veren de Allah Teâlâ’dır)  
Osman Fırat
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve âlemlerin Rabbi olan Allah dilemeyince siz dileyemezsiniz.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ama bu iş sizin istemenizle değil, ancak Rabbülâlemin olan Allah'ın dilemesiyle tamam olur. [74, 56; 76, 30]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Siz ancak rabbu'l 'âlemîn olan Allâh'ın dilediğini istersiniz. (O dilemedikce siz isteseniz bile fâidesi yokdur.)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sizin yaptığınız tercih ancak varlıkların Sahibi[*] olan Allah’ın yaratması ile gerçekleşir.
[*] Alemlerin Rabbi  
Şaban Piriş
swap_vert close
Alemlerin Rabbi Allah dilemedikçe, siz de dileyemezsiniz.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Yoksa, Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe siz birşey isteyemezsiniz.(11)
(11) 76:30’un açıklamasına bakınız.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Âlemlerin Rabbi olan Allah dilemedikçe, siz dileyemezsiniz!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı dilemeyesiz illā kim dileye Tañrı 'ālemler çalabı’sı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı siz dilemezsiz Tañrı Ta‘ālā dilemeyince ki ‘ālemlerüñ ḫālıḳı ve rāzıḳıdur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Onu da bilin ki) aləmlərin Rəbbi olan Allah istəməsə, siz (bunu) istəyə bilməzsiniz! (Yalnız Allah istəsə, istəyə bilərsiniz. Siz insanlar həmişə Allahın qüdrəti, hökmü və iradəsi altındasınız. O sizi bir şeyi istəməyincə siz onu özünüzə istəyə bilməzsiniz. Ona görə də hər işdə Allaha təvəkkül edin!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And ye will not, unless (it be) that Allah willeth, the Lord of Creation.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But ye shall not will except as Allah wills,- the Cherisher of the Worlds.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَا تَشَٓاؤُ۫نَ
ve siz dileyemezsiniz
اِلَّٓا
an-cak
اَنْ يَشَٓاءَ
dilemesi
اللّٰهُ
Allah'ın
رَبُّ
Rabbi
الْعَالَم۪ينَ
âlemlerin
(Şunu da unutmayın!) Âlemlerin Rabbi Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz (ve Allah sizin için sadece hayrı diler).
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
عَالَم۪ين
İsim
ع ل م
Âlemler