Ve (güneşin ilk ışıklarıyla birlikte) soluyarak açıldığı (fotosentez olayı gerçekleştiği ve bitkiler tarafından fazla oksijen atmosfere salındığı) zaman sabaha (kasem ederim ki),*
(*) Nefes alıp verme süreci, yani solunum, en basit şekliyle bir canlının oksijen alıp karbondioksit vermesi şeklinde tanımlanabilir. Peki, nefes almayla sabahın ne bağlantısı vardır acaba? Neden bu iki kavram ayette bir araya getirilmiştir? Sabahleyin geceden farklı birşey mi olmaktadır? Bitkilerdeki fotosentezin bilinmediği dönemlerde bu soruları sorsaydınız, sorularınız cevapsız kalırdı. Bitkiler topraktan aldıkları suyu, havadan aldıkları karbondioksit ile birleştirerek, şeker ve nişasta benzeri karbonhidratlara ve oksijene dönüştürür. Fotosentez denen bu süreçte oluşan yüksek enerjili besinler dokularda depolanırken, oksijen dışarı atılır. Kısacası fotosentez, solunum ile tam ters yönde oluşan bir metabolizma olayıdır. Solunumda karbonhidratlar oksijen ile birleşerek, su ve karbondioksite parçalanır. Demek ki solunum tepkimelerinin son ürünleri, fotosentezin ilk maddeleridir. Ama bu olay yalnız ve yalnız gündüzleri gerçekleşmektedir. Fotosentez ışık enerjisine bağlıdır ve karanlıkta gerçekleşemez. Yani ayetin ifade ettiği “sabah” vaktinde ışıklar ortaya çıkınca, “nefes almanın” şartı olan oksijen, bitkiler tarafından dışarı verilmeye başlar. (İst. Kuran Araştırmaları Grubu Mealleri) Yani geceleri, ışık olmadığı için, bitkiler fotosentez yapamazlar. Onlar da başka canlılar gibi enerji elde etmek için oksijen ve glikoz kullanırlar. Bu sırada, enerjiyle birlikte karbondioksit ve su da ortaya çıkar. Aslında, bitkiler de solunumları sırasında sürekli oksijen kullanırlar. Ancak, gündüzleri fotosentez yoluyla elde ettikleri oksijen, gereksinim duyduklarından çok olduğu için fazla oksijen atmosfere salınır. Bkz: Bitkiler Gece Fotosentez Yapar mı? - Neden? Nasıl? - - Neden ...) İşte bu olaya Kur’an 1400 sene önce işaret etmiştir. Hâlbuki o zaman Hz. Muhammed’in bunu bilmesi mümkün değildi, demek ki, Kur’an 1400 sene önce yaşamış olan bir beşer sözü olamaz.