close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tekvîr Sûresi 18. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-ssubhi iżâ teneffes(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve ışıdığı çağda, sabaha.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve nefes almaya (aydınlanmaya) başladığı zaman, sabah vaktine yemin olsun ki;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
aydınlığı etrafa yayılmaya başladığı zaman, sabaha yemin olsun ki,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Nefes almaya, ağarmaya başlayan sabaha yemin ederim.
Ahmet Varol
swap_vert close
Nefes almaya başladığı [4] zaman sabaha,
4.Işığını etrafa yaymaya, ortalığı aydınlatmağa başladığı.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve nefes almaya başladığı zaman, sabaha;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ağardığı zaman o sabaha ki,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Açıldığı zaman sabaha yemin ederim ki;
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
17,18. Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,
Besim Atalay
swap_vert close
Aydınlanan tan vaktine ant ederim ki
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Teneffüs eden (seher yeli esmeye başlayan) sabaha ki,
Cemil Said
swap_vert close
15,16,17,18. Sür’atle seyir ve ihtifâ iden yıldızlara ve hulûl iden giceye ve ortalığı aydınlatan şafaka kasem iderim ki
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ağarmaya başlayan sabaha and olsun ki,
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Andolsun, aydınlandığı zaman sabaha ki,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ağarmakta olan sabaha andolsun ki,
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ağarmaya başladığında sabaha andolsun ki,
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve nefes almağa başlayan sabaha,
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nefeslendiği (ağardığı) an sabaha ki,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve nefeslendiği dem o sabahaki
Emrah Demiryent
swap_vert close
15-16-17-18. (Gece görünüp, gündüz) kaybolan ve yörüngelerinde akan yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağarmaya başlayan sabaha, kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Soluk almaya başladığı zaman sabaha ant olsun ki,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Nefeslendiği dem sabaha ki,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nefes aldığı (ağarmaya yüz tuttuğu) vakit, sabaha!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (güneşin ilk ışıklarıyla birlikte) soluyarak açıldığı (fotosentez olayı gerçekleştiği ve bitkiler tarafından fazla oksijen atmosfere salındığı) zaman sabaha (kasem ederim ki),*
(*) Nefes alıp verme süreci, yani solunum, en basit şekliyle bir canlının oksijen alıp karbondioksit vermesi şeklinde tanımlanabilir. Peki, nefes almayla sabahın ne bağlantısı vardır acaba? Neden bu iki kavram ayette bir araya getirilmiştir? Sabahleyin geceden farklı birşey mi olmaktadır? Bitkilerdeki fotosentezin bilinmediği dönemlerde bu soruları sorsaydınız, sorularınız cevapsız kalırdı. Bitkiler topraktan aldıkları suyu, havadan aldıkları karbondioksit ile birleştirerek, şeker ve nişasta benzeri karbonhidratlara ve oksijene dönüştürür. Fotosentez denen bu süreçte oluşan yüksek enerjili besinler dokularda depolanırken, oksijen dışarı atılır. Kısacası fotosentez, solunum ile tam ters yönde oluşan bir metabolizma olayıdır. Solunumda karbonhidratlar oksijen ile birleşerek, su ve karbondioksite parçalanır. Demek ki solunum tepkimelerinin son ürünleri, fotosentezin ilk maddeleridir. Ama bu olay yalnız ve yalnız gündüzleri gerçekleşmektedir. Fotosentez ışık enerjisine bağlıdır ve karanlıkta gerçekleşemez. Yani ayetin ifade ettiği “sabah” vaktinde ışıklar ortaya çıkınca, “nefes almanın” şartı olan oksijen, bitkiler tarafından dışarı verilmeye başlar. (İst. Kuran Araştırmaları Grubu Mealleri) Yani geceleri, ışık olmadığı için, bitkiler fotosentez yapamazlar. Onlar da başka canlılar gibi enerji elde etmek için oksijen ve glikoz kullanırlar. Bu sırada, enerjiyle birlikte karbondioksit ve su da ortaya çıkar. Aslında, bitkiler de solunumları sırasında sürekli oksijen kullanırlar. Ancak, gündüzleri fotosentez yoluyla elde ettikleri oksijen, gereksinim duyduklarından çok olduğu için fazla oksijen atmosfere salınır. Bkz: Bitkiler Gece Fotosentez Yapar mı? - Neden? Nasıl? - - Neden ...) İşte bu olaya Kur’an 1400 sene önce işaret etmiştir. Hâlbuki o zaman Hz. Muhammed’in bunu bilmesi mümkün değildi, demek ki, Kur’an 1400 sene önce yaşamış olan bir beşer sözü olamaz.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ortaya çıktığında sabaha yemin ederim ki,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
ağarmıya başlıyan tan yerine ki,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
15, 18. Geri giden, seyreden, gizlenen [⁹], yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağaran tan yerine andım olsun ki,
[9] Güneşin ziyası altında gizlenen, geceleri görünen seyyar yıldızlara.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Soluk almaya/ağarmaya [teneffes] başlayan sabaha,
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve nefes almaya başladığı zaman sabaha.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve güneşin ilk ışıklarıyla birlikte soluk almaya başlayan ve böylece, müminlere aydınlık bir geleceği müjdeleyen sabaha ki;
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Kısalıp uzadığı / nefeslendiği zaman Sabah’a,
Mehmet Çakır
swap_vert close
söken şafaklara yemin ederim ki
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun ki gece yöneldiği zaman sabaha! Ömürden bir gün daha geçecektir. Gündüze geceye andolsun ki,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Nefes almaya (aydınlanmaya) başlayan sabaha ki [*]
Benzer mesajlar: Müddessir 74:32-34.  
Mehmet Türk
swap_vert close
15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,
Muhammed Esed
swap_vert close
ve soluk almaya başlayan sabahı:
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve ağarıp nefes alan sabaha andolsun ki. 7/54, 22/61
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve henüz soluk almaya başlayan sabaha[⁵⁶⁰¹] (yemin ederim)!
[5601] Bu “sabah” sûrenin başından buraya kadarki kozmik geriye sarılış ve dürülüş sürecinin bitiminden sonra yeniden yaratılışın ilk sabahını ifade etse gerektir. Bu aynı zamanda cahiliyye gecesinin zifiri karanlığında imanın neredeyse yok olup, vahyin aydınlığı ile tekrar ortaya çıktığını çağrıştıran tevriyeli bir ifadedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
17,18. Gecenin gitmeye yöneldiği, tan yerinin ağarmağa başladığı ana, sabaha yemin ederim ki,
Osman Fırat
swap_vert close
Ve soluk almağa başladığı zaman sabah,
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve açılmaya başladığı zaman gündüze.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Nefes almaya başladığı dem sabaha kasem ederim ki:
Süleyman Ateş
swap_vert close
Soluk almağa başlayan sabaha,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ağarmağa ibtidâr iden sabâh ile yemîn iderim ki
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Nefeslenince sabaha bak.
Şaban Piriş
swap_vert close
Aydınlanmaya başladığında sabaha andolsun ki.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve teneffüs ettiğinde sabaha.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve soluyarak açıldığı zaman sabaha,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı śubḥ ḥaķķı-çun ķaçan nefes üre.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
ve ṣabāḥ ḥaḳḳı‐çun ḳaçan nefes virüp nūr doġsa.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və sökülməkdə olan dan yerinə ki,
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And the breath of morning
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And the Dawn as it breathes away the darkness;- (5987)
5987 The slow "breathing out" of the darkness by the Dawn, shown us, by beautiful imagery, that these mysterious operations, of which people in their ignorance are frightened if they have to do with darkness, are really beneficent operations of Allah. They have nothing to do with evil spirits, or witches, or magic. For three questions were actually raised about the Prophet's Ministry by the ignorant (1) Did his wonderful works come from himself and not from Allah? (2) Was he possessed of an evil spirit? In other words, was he mad? For that was the theory of madness, then current. (3) Was he a soothsayer, or necromancer, or magician? For he had virtues, powers, and eloquence, so extraordinary that they could not understand him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَالصُّبْحِ
ve sabaha
اِذَا
za-man
تَنَفَّسَۙ
nefes aldı
Nefes al(arak ağar)dığı zaman sabaha (gönlündeki iman nûrunu teneffüs edip o nûru insanlara saçana yemin olsun) ki,
صُبْح
İsim
ص ب ح
Sabah
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
تَنَفَّسَ
Fiil-V
ن ف س
Nefes aldı