close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tekvîr Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Elcevâri-lkunnes(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Doğup yürüyen ve burçlarına giren yıldızlara.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bir akış içinde yerini ve yörüngesini hiç şaşırmayan (muhteşem gök cisimlerine),
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
yörüngelerinde akıp giden tüm gezegenlere,
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yörüngelerinde dönen ve gizlenen yıldızlara, çekirdek etrafında yuvalarında akıp giden elektronlara, pusan boyutlara doğru akan kvantlara yemin ederim.
bk. Kur’an-ı Kerim’de ilmî gerçekler, Dr. Haluk Nurbaki, s. 49-50.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Dolaşıp yuvalarına giren gezegenlere,
Ali Bulaç
swap_vert close
Bir akış içinde yerini alanlara;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Dolaşıb dolaşıb yuvasına giren gezegenlere,
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Akıp gizlenen yıldızlara,
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
15,16. Kara deliklere, ak deliklere yemin olsun,
Besim Atalay
swap_vert close
Yürüyen yıldızlara
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenlere,
Cemil Said
swap_vert close
15,16,17,18. Sür’atle seyir ve ihtifâ iden yıldızlara ve hulûl iden giceye ve ortalığı aydınlatan şafaka kasem iderim ki
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
15,16. Gündüz sinip geceleri gözüken gezegenlere and olsun;
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
15,16. Andolsun, bir görünüp bir sinenlere, akıp gidip kaybolanlara,
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
15-16. Hayır hayır! Yörüngelerinde akıp giderek doğan ve batan yıldızlara andolsun!
Diyanet Vakfı
swap_vert close
15, 16. Hayır! Akıp giden, bir kaybolup bir etrafı aydınlatan yıldızlara andolsun,
Edip Yüksel
swap_vert close
Akıp deliklerine girenlere.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O akıp akıp yuvasına gidenlere,
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O akıp akıp yuvasına girenlere
Emrah Demiryent
swap_vert close
15-16-17-18. (Gece görünüp, gündüz) kaybolan ve yörüngelerinde akan yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağarmaya başlayan sabaha, kasem olsun ki,
Erhan Aktaş
swap_vert close
Yörüngesinde dönenlere,
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Akıb akıb yuvalarına giden (yıldız) lara,
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
15,16. Artık yemîn ederim, (yörüngesini tamamlayıp) geri dönen o yıldızlara; o akıp akıp (gün ışıdığında) gizlenenlere!(1)
İhsan Aktaş
swap_vert close
15,16. Hayır (onların sandıkları gibi değil, kıyamet ve yeniden diriliş gerçekleşecektir), akıp giden, çevresindekilerini süpürüp yutan hunnese (yakıtı tükenen yıldızların ve nebulanın oluşturduğu kara deliklere) kasem ederim, (*)
(*) Bu yeminle dikkatimiz/özellikle bilim insanlarının/yıldızların çöküp ölmesiyle oluşan karadeliklere (Black Holes), bu hususta bilimsel verileri elde etmemize ve yıldızların ölümleri gerçekleştirdiği gibi kıyamet zamanı da gelince dünyamıza enerji ve hayat veren güneşin de yakıtı tükenip hayatın son bulacağının bilgisine çekilmek istenmiştir. ( الله اعلم) 1400 küsür sene önce yaşamış olan Hz.Muhammed’in 1960’lı yıllara kadar kimsenin bilmediği bu bilimsel olayına kendiliğinden işaret etmesi mümkün değildir. Ayrıca Yaratıcı kendi yarattığı eserleriyle yemin edebilir, çünkü yaptığı yeminle onun yarattığı eser ondan üstün kılınmaz. Aşağıya alınan Lügat ve tefsir metinlerinde de anlatıldığı gibi (الخنس)’’hunnes’’, gizlenmek, büzülmek anlamındadır, (الجواري) ’’el cevari’’ ise uzayda akıp giden gök cisimleri demektir. (الكنس)’’künnes’’ ise, süpürüp götüren anlamındadır. Zaten Arapçada süpürgenin adı olan (مكنسة)’’mikneset’’ te, (كنس)’’künnes’’ kökünden gelmiştir. İşte burada ‘’hunnes ve künnes’’ kelimelerinin anlamı, yüksek kütle çekimsel etkiye sahip olan ve çekim alanına giren her şeyi yutan, süpürüp götüren kara deliklerle uyumludur. (الله اعلم) Peki Kara delik nedir? Kara delikler uzayda bulanan devasa kütlesi olan ışık yaymayan cisimlerdir. Kara delikler çok yüksek kütle çekimsel etkiye sahiptirler öyle ki olay ufkuna giren ışık demeti bile bu kütle çekim etkisinden kaçamaz. Karadelikler uzayın en obur cisimleri arasındadır, her şeyi yutarlar; Kara delikler, uzayda yol alan hiçbir madde veya radyasyonun kaçamayacağı kadar büyük kütleçekim alanlarıdır. Aslında kara delikler, ölü yıldızlardır. Çünkü büyük kütleli bir yıldızın yakıtı bittiğinde, kendi üzerine çöker ve bir kara delik oluşturur. (Kara Delik Nedir? - Evrim Ağacı) Kara delik, astrofizikte, çekim alanı her türlü maddesel oluşumun ve ışınımın kendisinden kaçmasına izin vermeyecek derecede güçlü olan, kütlesi büyük bir kozmik cisimdir. Kara delik, uzayda belirli nicelikteki maddenin bir noktaya toplanması ile meydana gelen bir nesnedir de denilebilir. )Vikipedi( Ayrıca hem bazı çağdaş araştırmacılar hem de aşağıdaki makalede Dr. Zağlul EN-NECAR ve İmam en-Nablusi gibi araştımacıların da bu ayetleri ‘’Kara delikler’’şeklinde yorumlamak hunnes ve künnes kelime anlamlarıyla daha uygun olduğunu anlatmaktadırlar. Aşağıdaki metne bakılabilir. (تعريف و معنى الخنس في قاموس المعجم الوسيط ) " الخُنُوس : الانقباضُ والاستخفاء -- الجواري الكُنَّس : الكواكب السّيّارة ، أو هي النُّجوم كلّها (تعريف و معنى جوار في معجم المعاني الجامع 16 - (الْجَوَارِ) أي التي تجري في الفضاء سابحة (الْكُنَّسِ) أي تكنس ،( كتاب المتشابه من القرآن ) هل ذكرت الثقوب السوداء في قول الله تعالى ( فلا أقسم بالخنس الجوار) .قال بعض الباحثين المعاصرين أن المراد بالآية وصف النجوم التي تسير في هذا الكون الفسيح ، لكن قالوا : إن وصفها بأنها خنس ، وجوار كنس ، ينطبق ، أكثر ما ينطبق ، على نوع خاص من هذه النجوم ، تسمى " الثقوب السوداء) قالوا :أي بعض الباحثين المعاصرين سميت بالثقوب لقدرتها الفائقة على ابتلاع كل ما تمر به ، أو يدخل في نطاق جاذبيتها ، من مختلف صور المادة والطاقة ، من مثل الغبار الكوني ، والغازات ، والأجرام السماوية المختلفة .‏ ووصفت بالسواد لأنها معتمة تماما ، لعدم قدرة الضوء علي الإفلات من مجال جاذبيتها ، على الرغم من سرعته الفائقة المقدرة بحوالي الثلاثمائة ألف كيلو متر في الثانية ‏(299792,458‏ كم‏/‏ ث‏)‏ وقد اعتبرت الثقوب السود مرحلة الشيخوخة في حياة النجوم ، وهي المرحلة التي قد تسبق انفجارها وعودة مادتها إلى دخان السدم ، دون أن يستطيع العلماء حتى هذه اللحظة معرفة كيفية حدوث ذلك‏ " انتهى من مقال للدكتور زغلول النجار ((من الاعجاز العلمي المعاصر لتداعيات الكون كما ورد في القرآن الكريم - صحيفة الرأي (الله اعلم ) أما الخنس فلا بد من وقفة متأنية عند كلمة الخنس ، الخنس واحد من أغرب الأجسام في الفضاء ، هذه النجوم نرى نحن بالمراصد ثقوباً سوداء ، والثقب الأسود شيء دقيق جداً ، مجموعة من النجوم يرتد ضوءها إلى ذاتها من شدة قوة الجذب فيها ، حتى الضوء لا يصدر عنها ، ينجذب إلى داخلها ليس فراغاً لكنه ممتلئ بكتل ، أما هذه الكتل فقوة جذبها تجعل الضوء الذي ينبغي أن يصدر عنها منجذباً إليها ، هذه الثقوب السوداء قيل : لو أن الأرض دخلت في هذه الثقوب لكان حجمها كالبيضة بالوزن نفسه ، (موسوعة النا بلسي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gökyüzünde gezip duran gezegenlere,
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
gündüzleri sinen yıldızlara,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
15, 18. Geri giden, seyreden, gizlenen [⁹], yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağaran tan yerine andım olsun ki,
[9] Güneşin ziyası altında gizlenen, geceleri görünen seyyar yıldızlara.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Geceleri yörüngesinde) akıp giden gezegenlere,
Kadri Çelik
swap_vert close
O akıp akıp gizlenenlere.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve kendi yörüngelerinde akıp giderek, ceylanların yuvalarına girdikleri gibi ufkun altına girip kaybolan sonra görünüp yine kaybolan yıldızlara, gezegenlere!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yol Bulup Akıp Gidenler’e;
Mehmet Çakır
swap_vert close
kayıp gezegenlere,
Mehmet Çoban
swap_vert close
Andolsun gözler önünde akıp giden gerçeklere,
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Yörüngelerinde) akıp gizlenen (gezegen)lere, [*]
Surenin ilk altı ayetiyle uyumlu bir yorum yapacak olursak kastedilenin, bu evren sisteminin, uzay ve içerisindeki bütün gezegenlerin yavaş yavaş aldığı şekil olduğunu söyleyebiliriz. Bu sistem, hareket hâlindedir. Bilindiği gibi, yıldızlar ve gezegenlerin yapısında ışık kaynağı olma veya ışıkla buluşmalarına göre zaman zaman karanlığa gömülme, hareketlilik ve gizlenmeye benzer bir durum söz konusudur.  
Mehmet Türk
swap_vert close
15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,
Muhammed Esed
swap_vert close
yörüngelerinde akan ve kaybolan gezegenleri,
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yörüngelerinde dolaşan gezegenlere. 16/16, 56/75
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
yuvalarına giren[⁵⁵⁹⁸] yıldız ve gezegenlere,[⁵⁵⁹⁹]
[5598] Veya “görünmeyen”. Işığı sönüp artık kara delik haline gelmiş yıldızlara atıf olabilir. [5599] el-Cevar, cariye gibi dönüp duran. Bununla yıldızlar ve gezegenler kastedilmiştir. Onlar adeta insana hizmet için dolanan garson kızlar gibidir. Bu âyet, yıldız ve gezegenlerin yuvalarına girişini, yani başlangıç noktasına iade edilişini, zamanın ve mekânın geri sarılış sürecinin sonunu ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
15,16. Gözden kaybolup yuvalarına giren yıldızlara;
Osman Fırat
swap_vert close
O akıp kaybolan ( gezegenler),
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Akıp saklanıveren (seyyare)lere.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Dolaşıp dolaşıp yuvalarına, yörüngelerine giren gezegenlere. . .
Süleyman Ateş
swap_vert close
Akıp gidenlere, dönüp saklananlara,
Süleyman Tevfik
swap_vert close
15,16. Gündüz görünmeyüb gice meydâna çıkan ve yürüyen yıldızlarla
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Akıp giderek (yüzerek) kaybolanlara[*] dikkat edin,
[*] Bunlar akıp giderek (yüzerek) ufuk çizgisinde kaybolan ve geri dönen büyük gemiler (Bkz. Şura 42/32 ve Rahman 55/24) ve akıp giderek kaybolan ve geri dönen gök cisimleri ile gece-gündüzdür. (Bkz. Fatır 35/13, Yasin 36/40). Allah'ın dikkat etmemizi istediği bu hareketleri gözlemlediğimiz takdirde, halihazırda keşfedilmiş bulunan bilgileri doğrulayabilir ve henüz keşfedilmemiş bulunan yeni bilgilere ulaşabiliriz.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bir akış içinde yerini alanlara.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve akıp süpürenlere,(8)
(8) Yine gezegenler veya yıldızlar olarak anlaşıldığı takdirde, çekim kuvvetiyle etraflarında bir süpürme işlemi gerçekleştirdikleri düşünülebilir. Nitekim Jüpiter’in büyük kütlesiyle Güneş Sistemi içinde böyle bir işlev gördüğü ve irili ufaklı pek çok asteroidin çok geniş bir alandan “süpürülerek” asteroid kuşağı adıyla bilinen bölgede toplanmasında rol aldığı düşünülmektedir. Diğer bir yoruma göre de âyetin anlamı “Akarak yuvalarına girenlere” olur ki, bunda da gündüz Güneşin ışığı altında gizlenip gece meydana çıkan yıldızların kastedildiği ifade edilmiştir. Fakat her iki âyetteki tanımların bunlardan çok daha ötede, çok farklı ve kapsamlı anlamları da içerdiğinde şüphe yoktur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Akıp akıp giderek yuvasına girenlere,
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
15-16. pes and içerin girü dönicilere yüriyiciler gizleniciler.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
seyr idüp gezelenürler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Günəşlə, ayla) seyr edib (onlar batdığı zaman) gizlənən səyyarələrə (Zühələ, Müştəriyə, Mərrixə, Zöhrəyə və Ütaridə);
M. Pickthall (English)
swap_vert close
The stars which rise and set,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Go straight, or hide;
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَلْجَوَارِ
akanlara
الْكُنَّسِۙ
gizlenenlere
(Hakkı söyleyerek insanların gönlünde) Akıp gidip (sonra susarak) gizlenenlere,
جَوَار
Etken fiil
ج ر ي
Akıp gidenler, akanlar
كُنَّس
Sıfat
ك ن س
Gizlenen