Mallarınız ve çocuklarınız, sizin için ancak birer imtihan konusudur.¹ Allah’a gelince, en büyük mükâfat ve cezâ, Onun katındadır.
1 Fitne: Altın ve gümüş gibi herhangi bir madeni iyisini kötüsünden ayırt etmek için ateşe sokmak demektir. Bu kelime mecâzen, sıkıntıya sokmak, sınamak, imtihan etmek, azdırmak, çok beğenmek gibi anlamlarda da kullanılır. Çoğulu fitendir. Fitne, ilk önce imtihan, deneme ve sınama anlamında kullanılmış, daha sonra kapsamı genişlemiştir. Kur’an-ı Kerîm’de altmış kadar ayette bu kelime ve türevleri çeşitli anlamlarda kullanılır. Hz. Âişe (r.anhâ)’dan rivâyet edildiğine göre Resulullah (s.a.v) namazın sonunda: “Allah’ım, kabir azabından, Mesih, Deccal’in fitnesinden, hayatın ve ölümün fitnesinden sana sığınırım…” diye dua ederdi. (Buhâri, Müslim). Hayatın fitnesi, dünyaya aldanmak, ölümün fitnesi ise; ölen kimseye görevli meleklerce sorulan, “Rabbin kimdir?” sorusuna, şeytanın, bu kimsenin karşısına geçip; “Şüphesiz rabbin benim diyerek onu yanıltmaya çalışmasıdır.” (Tirmizî). Savaş ve adam öldürmek kötüdür, ama fitne, bundan daha da kötüdür. Bk. (Enfal: 39, Bakara: 191, Zariyat: 13)