close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tegâbun Sûresi 14. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû inne min ezvâcikum ve evlâdikum ‘aduvven lekum fahżerûhum(c) ve-in ta’fû ve tasfehû ve taġfirû fe-inna(A)llâhe ġafûrun rahîm(un)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey inananlar, şüphe yok ki eşlerinizin ve evlatlarınızın bazısı, düşmandır size, artık sakının onlardan ve bağışlar ve yüzlerine vurmaz ve suçlarını örterseniz artık bilin ki Allah, suçları örter, rahimdir.
Hicrette ayalleri, evlâtları yüzünden gecikenler hakkında vahyedildiği rivâyet edilmiştir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan (dünyalık çıkarları ve rahatları için sizi ibadet ve istikametten alıkoymak, bâtıla ve günahlara kaydırmak suretiyle) size (dolaylı) düşmanlık edenler vardır. (Kötülüğe ve gaflete daldırmamaları için) Onlardan sakının. Fakat kendilerini affeder, hoş görür ve kabahatlerini örtüp (ıslahlarına çalışır) iseniz, şüphesiz bilmiş olun ki Allah da (sizlere karşı) Gafûr’dur, Rahim’dir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey mü'minler! Eş ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Bunlar sizi Allah yolundan alıkor ve O'na itaat etmenize köstek olabilirler. Dolayısıyle onlara uymaktan sakının, dikkatli davranın ama hatalarını hoş görür kusurlarını görmez ve bağışlarsanız bilin ki muhakkak Allah tüm suçları örten ve kullarına acıyandır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey iman edenler, eşlerinizden, çocuklarınızdan size düşman olanlar da var. Onlara karşı dikkatli, ihtiyatlı davranın, onlardan kendinizi koruyun. Onlara sorgusuz sualsiz af ile muamele yaparsanız, yaptıklarını azarlamadan, kınamadan görmezlikten gelirseniz, ayıplarını örter, koruma kalkanına alırsanız Allah da size davranışlarınızın aynıyla mukabele eder. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey iman edenler! Şüphesiz sizin eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olan vardır. Onlardan sakının. Yine de affeder, hoş görür ve bağışlarsanız şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
14.Tirmizi ve Hakim`in Abdullah bin Abbas (r.a.)`tan rivayet ettiklerine göre bu ayeti kerime Mekkelilerden Müslüman olan ancak eşleri ve çocukları Medine`ye hicret etmelerini istemeyen bazı kimseler hakkında inmiştir. Bunlar bir süre sonra hicret ederek Resulullah (a.s.)`ın huzuruna vardıklarında kendilerinden önce hicret etmiş olanların din konusunda bilgilerini hayli artırdıklarını ve bir çok şeyi öğrenmiş olduklarını gördüler. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Cerir`in Ata bin Yesar`dan rivayet ettiğine göre de bu ayeti kerime Avf bin Malik el-Eşca`i hakkında indirilmiştir. Onun eşleri ve çocukları vardı. (Resulullah (a.s.) ile birlikte) bir savaşa çıkmak istediğinde ağlıyor ve: "Bizi nasıl bırakıyorsun?" diyorlardı. O da onlara acıyıp savaştan geri kalıyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.İbnu Cerir bu ayeti kerime dışında Teğabun suresinin tamamının Mekke`de indirildiğini söylemiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey iman edenler, gerçek şu ki, eşlerinizden ve çocuklarınızdan bir kısmı sizin için (birer) düşmandırlar. O halde onlardan sakının. Yine de affeder, hoş görür (kusurlarını yüzlerine vurmaz) ve bağışlarsanız, artık elbette Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey iman edenler! Haberiniz olsun ki, zevcelerinizle evlâdlarınızdan bir kısmı, (sizi ibadetten alıkoymak, emirlerinize uymamak suretiyle) size bir nevi düşmandır. O halde onlardan sakının; (kötülüklerinden emin olmayınız). Bununla beraber afv eder, kusurlarına bakmaz, günahlarını örterseniz, şübhe yok ki Allah Gafûr'dur= çok bağışlayandır, Rahîm'dir= çok merhametlidir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey iman edenler! Hanımlarınızdan ve çocuklarınızdan size düşman olan vardır. Onlardan sakının. Eğer affedip vazgeçerseniz, bağışlarsınız, bilin ki Allah Gafur ve Rahimdir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlara karşı dikkatli olunuz! Eğer affeder, tedbirinizi alır ve bağışlarsanız, biliniz ki Allah da çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir.
Besim Atalay
swap_vert close
Ey inanmış olanlar! Kadınlarınızdan, çocuklarınızdan size düşmanlar vardır, onlardan çekininiz, bağışlayıp suçlarından geçerseniz, bağışlarsınız; Allah dahi bağışlar, Allah yarlıgar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlara karşı dikkatli olun! Bununla beraber (onların hoş olmayan davranışlarına karşı) müsamaha eder, kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız bu da sizin için bir fazilettir. Biliniz ki Allah affedicidir (onları affettiğiniz için O da sizi affeder) ve merhameti bol olandır.
Dünya bir sınav yeri olduğu için insan değişik zamanlarda farklı şeylerle imtihan edilmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi bu imtihan, kişinin malıyla ve çevresiyle olduğu gibi aynı çatı altında yaşayan eşiyle ve çocuklarıyla da olabilmektedir. Hz. Nuh’un ve Hz. Lût’un eşlerinin iman etmeyişleri ve kocaları “peygamber” olmasına rağmen onlara karşı çıkmaları ve hatta kocalarının düşmanlarıyla iş birliği yapmaları onlar için zor bir imtihandı (Tahrim S. 66/10). Yine oğlunun, babasının itibarını sarsacak şekilde Hz. Nuh’a karşı çıkması ve imansızlıkta direnmesi oldukça güç bir imtihandı.   
Cemil Said
swap_vert close
Ey mü’minler! Zevceleriniz ve evlâdınız meyânında düşmanlarınız vardır, hazr idiniz. Sizi ba’zan hayırdan alıkoydukları vakit hoş göriniz, ânları ’afv ider iseniz Allâh gafûr ve rahîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur, onlardan sakının; ama, siz affeder, suçlarını örter ve bağışlarsanız bilin ki Allah da bağışlar ve acır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan da size düşman olanlar vardır, onlardan sakının. Ama affeder, hoşgörülü ve bağışlayıcı davranırsanız, şüphesiz Allah da çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, kusurlarını örterseniz, bilin ki, Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey inananlar, eşleriniz ve çocuklarınız size düşman olabilirler. Öyleyse onlardan sakının. Ama affeder, hoşgörülü davranır ve bağışlarsanız, elbette ALLAH da Bağışlayandır, Rahimdir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, kusurlarını başlarına kakmaz, hoş görür ve bağışlarsanız, bilin ki Allah çok bağışlayan çok merhamet edendir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o bütün iyman edenler! Haberiniz olsun ki çiftleriniz ve evlâdlarınızdan size düşman vardır, onun için onların mahzurlarından sakının, bununla beraber afveder, kusurlarına bakmaz, örterseniz şübhe yok ki Allah gafurdur rahîmdir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey îmân edenler! Şüphesiz ki, zevcelerinizden ve çocuklarınızdan (sizi cihat ve hicret gibi hayır işlerinden geri bıraktırmak sûretiyle) size (bir nevi) düşman olanlar da vardır. Onlardan sakının (onlara olan şefkat ve sevginizden dolayı cihat ve hicret gibi hayır işlerinden geri kalmayın)! Şayet (sizi hayırdan alıkoymaları hususunda) onları affeder, kusurlarına bakmaz ve onları bağışlarsanız, şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey iman edenler: Doğrusu, eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olabilir. Onlara karşı dikkatli olun. Eğer affeder, kusurlarını görmezden gelirseniz ve bağışlarsanız, bilin ki kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey îman edenler, eşlerinizin, evlâdlarınızın içinde hakıykaten size düşman (olanlar) da vardır. O halde onlardan sakının. (Bununla beraber) afveder, kusurlarını başlarına kakmaz, örterseniz şübhesiz Allah çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey îmân edenler! Şübhesiz ki eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olan vardır. O hâlde onlardan sakının! Eğer affeder, kusurlarına bakmaz ve bağışlarsanız, artık şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir.(1)
(1)İbn-i Abbâs (ra)’a bu âyet hakkında suâl edildiğinde, şöyle demiştir: “Bunlar Mekke ahâlîsinden bazı kimselerdi ki, Müslüman olup Resûl-i Ekrem (asm)’ın yanına gelmek istemişlerdi. Fakat zevceleri ve evlâdları kendilerini terk etmelerini arzu etmeyip hicretlerine mâni‘ olmuşlardı. Bu kimseler bilâhire hicret edip Resûlullah(asm)’ın yanına vardıklarında, daha evvel hicret edenlerin kendilerine nazaran dînî ma‘lûmatlarının çok inkişâf ettiğini görmüşler, hicretlerine mâni‘ olan zevce ve evlâdlarını cezâlandırmak istemişlerdi. Bunun üzerine bu âyet nâzil olmuştur.” (İbn-i Kesîr, c. 3, 510) “Eğer hasmını (düşmanını) mağlûb etmek istersen, fenâlığına karşı iyilikle mukābele et! Çünki eğer fenâlıkla mukābele edersen, husûmet (düşmanlık) tezâyüd eder (artar). Zâhiren mağlûb bile olsa, kalben kin bağlar, adâveti (düşmanlığı) idâme eder (devâm ettirir). Eğer iyilikle mukābele etsen, nedâmet eder (pişmân olur), sana dost olur. (...) Mü’minin şe’ni (hâli), kerîm (cömert) olmaktır. Senin ikrâmınla sana musahhar olur (emrine girer). Zâhiren leîm (kınanacak bir hâlde) bile olsa, îman cihetinde kerîmdir. Evet, fenâ bir adama: ‘İyisin, iyisin!’ desen, iyileşmesi ve iyi adama: ‘Fenâsın, fenâsın!’ desen, fenâlaşması çok vukū‘ bulur. Öyle ise: وَ اِذَا مَرُّوا بِاللَّغْوِمَرُّوا كَرِيمًا [Boş şeyler (söz ve hareketler) ile karşılaştıkları zaman, (yüz çevirerek) vakarla geçip giderler!] وَاِنْ تَعْفُوا وَ تَصْفَحُوا وَتَغْفِرُوا فَاِنَّ اللهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ [Eğer affeder, kusurlarına bakmaz ve bağışlarsanız, artık şübhesiz ki Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm (çok merhamet eden)dir] gibi desâtir-i kudsiye-i Kur’âniyeye (Kur’ân’ın kudsî düsturlarına) kulak ver, saâdet ve selâmet ondadır.” (Mektûbât, 22. Mektûb, 93)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey iman etmiş olan (erkek ve kadın)lar! Şüphesiz ki sizin eşlerinizden ve çocuklarınızdan bir kısmı (sizi ibadet ve istikametten alıkoymak ve size karşı gelmek suretiyle) size (dolaylı) düşmanlık edenler olabilir. (Bu konuda) Onlara dikkatli olun. Ama (buna rağmen) affeder, (onların hoş olmayan davranışlarına karşı) hoşgörülü davranır ve bağışlarsanız; şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.*
(*) Dünya bir sınav yeri olduğu için insan değişik zamanlarda farklı şeylerle imtihan edilmektedir. Bir sonraki ayette de görüleceği gibi bu imtihan, kişinin malıyla ve çevresiyle olduğu gibi aynı çatı altında yaşayan eşiyle ve çocuklarıyla da olabilmektedir. Hz. Nuh’un ve Hz. Lût’un eşlerinin iman etmeyişleri ve kocaları “peygamber” olmasına rağmen onlara karşı çıkmaları ve hatta kocalarının düşmanlarıyla iş birliği yapmaları onlar için zor bir imtihandı (Tahrim S. 66/10). Yine oğlunun, babasının itibarını sarsacak şekilde Hz. Nuh’a karşı çıkması ve imansızlıkta direnmesi oldukça güç bir imtihandı. (C. Külünkoğlu Meal Açıklaması) İşte yüce Allah aile içi fertler bağlamında karşılıklı olarak eşler arasında ve bazı çocukların ebeveynleri için düşmanlık yapabileceği tehlikesine dikkat çekmekte ve dikkatli olunmasını emretmektedir. İfadede yer alan [min] edatı “bir kısmı, bazısı” anlamını vermektedir ve bütün eşlerin ve çocukların değil, bir kısmının böyle olabileceği belirtilmektedir. Ayette özel olarak muhatapların “erkekler” olduğu ve [ezvâc] denen eşlerin de onların “hanımları” olduğu yaklaşımı hiçbir şekilde doğru olamaz. Çünkü bu kelime kadın ve erkek bütün eşleri içermektedir. (M. Okuyan Meal Açıklaması) Zaten (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا)’’Ey inanmış olanlar!’’şeklindeki hitap hem inanmış erkeklere hem de inanmış kadınlaradır. Bu nedenle bu şekilde meal vermek daha uygun olur.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey İman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşmanlık yapanlar olursa, onları uyarın. Eğer onları affederseniz, anlaşırsanız ve bağışlarsanız, Allah da bağışlayan ve merhametli olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey inananlar! İşte eşlerinizden, çocuklarınızdan size düşman kesilenler vardır. Onun için onlardan çekinin. Eğer onları bağişlar, görmemezlikten gelir, yarlıgarsanız, işte Allah da yarlıgayıcıdır, esirgeyicidir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Mü/minler! Karılarınızdan ve çoluk çocuklarınızdan size düşman olanı vardır [¹], onlardan çekinin, eğer onlardan vazgeçer, onları bağışlar ve yadigarsanız [²] öyle muamele görürsünüz; çünkü Allah yarlıgayan, bağışlayandır.
[1] Sizi Allah'a itaatten alıkor veya din ve dünyadan dolayı düşmanınız olur.[2] Yâni kabahatlerini örterseniz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey inananlar! Muhakkak ki eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Onlardan sakınınız. Şayet onları affederseniz, kusurlarını görmezden gelirseniz ve onları bağışlarsanız⁵ muhakkak ki Allah Gafûr’dur, Rahîm’dir.
5 Krş. Enfâl, 8/28; Lokmân, 31/15  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey iman edenler! Şüphesiz sizin eşlerinizden ve çocuklarınızdan bir kısmı sizler için (birer) düşmandırlar. O halde onlardan sakının. Yine de affeder, hoş görür ve bağışlarsanız, artık elbette Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey inananlar! Eşleriniz ve çocuklarınız arasında, bilerek veya bilmeyerek size düşman olanlar bulunabilir; öyleyse, onlara karşı dikkatli davranın! Eşinize ve çocuklarınıza duyduğunuz sevgi, sizi inancınıza göre yaşamaktan alıkoymasın. Sevdikleriniz arasından, inancınızdan taviz vermenizi isteyenler her zaman çıkabilir. Onlara karşı asla merhametsizce kaba ve sert davranmayın! Eğer onların ufak tefek kusurlarını görmezlikten gelir, ölçüsüzce davranışları karşısında onlara sabır ve merhametle yaklaşır ve hatalarını bağışlarsanız, —ki ıslah olacaklarsa, ancak bu şekilde olurlar— Allah da sizi bağışlayacaktır. Hiç kuşkusuz Allah bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey iman edenler! Sizin için kendi eşlerinizden ve çocuklarınızdan düşmanlık olabilir. Onlara dikkatli ve tedbirli olun! Eğer affederseniz, aldırış etmezseniz ve bağışlarsanız, şüphesiz Allah, rahîm gafûrdur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili müminler! Eşleriniz ve çocuklarınız arasında size düşman olanlar olabilir. Onlara dikkat edin. Affeder, hoş görür veya bağışlarsanız, bilin ki Allah, hoşgörü ve sevgi deryasıdır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Onlardan sakının! Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar da vardır. [*] Onlardan sakının! Affeder, hoşgörür ve (suçlarını) bağışlarsanız, [*] (bilin ki) Allah da çok bağışlayandır, çok merhametlidir. [*]
Yüce Allah aileiçi fertler bağlamında karşılıklı olarak eşler arasında ve bazı çocukların ana-babaları için düşmanlık yapabileceği tehlikesine dikkat çekmekte ve dikkatli olunmasını emretmektedir. İfadede yer alan [min] edatı “bir kısmı, bazısı” anlamını vermektedir ve bütün eşlerin ve çocukların değil, bir kısmının böyle olabileceği belirtilmektedir. Ayette özel olarak muhatapların “erkekler” olduğu ve [ezvâc] denen eşlerin de onların “hanımları” olduğu yaklaşımı hiçbir şekilde doğru olamaz. Çünkü bu kelime kadın ve erkek bütün eşleri içermektedir [Afv], “azarlasa da cezalandırmaktan vazgeçmek”, [safh] “azarlamaktan da cezadan da vazgeçmek”, [mağfiret] ise “günahı tamamen silip affettiğini bile hissettirmemek”tir (İslamoğlu, [Hayat Kitabı Kur’an], s. 1136’da 6. not). Mahşerde Yüce Allah tarafından bağışlanmak isteyenler önce kendileri bu dünyada bağışlama emrini yerine getirmelidir.,Benzer mesajlar: Bakara 2:109; Nûr 24:22.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey îman edenler! Sizin düşmanlarınızın bir kısmı da eşleriniz ve çocuklarınızdır.¹ Şu halde onlara karşı da dikkatli olun. Yine de onları affeder, hoş görür ve bağışlarsanız, (şunu iyi bilin ki) elbette Allah, çok bağışlayıp pek esirgeyendir.
1 Yukarıdaki tercüme (عَدُوًّا) kelimesinin, (إِنَّ)’ nin ismi olması sebebiyle yapılmıştır. Burada kastedilen anlam; “Ey îman edenler! Sizin o kadar çok düşmanınız vardır ki, bunlardan bir kısmı da sizin eşleriniz ve çocuklarınızdır.” şeklindedir. Genel de tüm tercümelerde bu durum, gözden kaçmış olabilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
SİZ EY imana ermiş olanlar! Bakın, eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazısı ¹¹ size düşmandır: öyleyse onlara karşı dikkatli olun! ¹² Ama [hatalarını] hoş görür, tahammül eder ve affederseniz, bilin ki Allah çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır.
11 Yani, “bazan, eşleriniz...” vd. Kur’an öğretisinde ahlakî sorumluluklar kadına olduğu kadar erkeğe de yüklenmiş olduğundan, ezvâcukum terimi “hanımlarınız” şeklinde çevrilmemeli, tersine -klasik Arapça kullanımına göre- evliliğin hem erkek hem de kadın tarafını eşit şekilde kapsadığı dikkate alınarak ona göre çevrilmelidir.12 Ailesini sevmesi, bazan erkek veya kadın mümini, inancının ve bilincinin gereklerine aykırı davranmaya itebilir: ve bazan da sevilen taraflardan biri veya diğeri -karı, koca veya çocuk- kişiyi, bazı gerçek veya sunî “ailevî çıkarlar”ı korumak amacıyla ahlakî taahhütlerini terk etmeye ve böylece ötekinin ruhsal “düşman”ı olmaya bilinçli olarak teşvîk edebilir. Bir sonraki cümlenin işaret ettiği, işte bu son durumdur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size karşı düşmanlık edenler olabilir. Onun için onların tavır ve tutumlarına karşı dikkatli olun. Eğer onların yanlış tutumlarını affeder, hoş görür ve bağışlayıcı olursanız iyi bilin ki Allah da eşsiz bir bağışlayıcı ve sonsuz rahmet kaynağıdır. 9/23-24, 58/22
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SİZ ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar var. Onlara karşı dikkatli olun. Bununla birlikte affedici, hoşgörülü ve bağışlayıcı olursanız,[⁵¹⁴⁰] bilin ki Allah da tarifsiz bir bağışlayıcı, eşsiz bir merhamet kaynağıdır.[⁵¹⁴¹]
[5140] el-‘Afv, azarlasa da cezadan vazgeçmek; es-safh, azardan da cezadan da vazgeçmek; el-ğafr (mağfiret) günahı tamamen silip affettiğini bile hissettirmemektir. [5141] Zımnen: İmanınıza değil de “sizin şahsınıza” (lekum) düşmanlık ediyorlarsa, dikkatli olmakla birlikte affedici olun.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey iman edenler, eşlerinizden ve evlatlarınızdan size düşmanlık edenler (din ve dünya işlerinde sizinle tartışanlar) da vardır, onlardan sakının. (Tedbirli bulunun, fazla zorlamayın) Eğer affeder, kusurlarını başlarına kakmaz bağışlarsanız, biliniz ki Allah çok bağışlayandır ve çok merhametli olandır!
Osman Fırat
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olabilecekler vardır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoş görüp vazgeçer ve bağışlarsanız şüphe yok ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey imân etmiş olanlar! Şüphe yok ki, zevcelerinizden ve evlâdınızdan sizin için düşman (olanlar) vardır, imdi onlardan sakınınız. Mamaafih, eğer affederseniz, kusurlarına bakmazsanız ve setrederseniz artık şüphe yok ki Allah çok yarlığayıcıdır, çok esirgeyicidir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve evlatlarınızdan size düşman olanlar da çıkabilir. Böyle olanlara karşı dikkatli olun! Bununla beraber müsamaha eder, kusurlarına bakmaz, onları affederseniz bu da sizin için bir fazilettir. Çünkü Allah da gafûrdur, rahîmdir (affı ve ihsanı boldur. Siz kusurları bağışlarsanız O da size öyle muamele eder). [63, 9; 8, 28]
Erkek veya kadın bir müminin, ailesini, eş veya çocuklarını sevmesi, bazen dininin gereklerine aykırı davranmaya götürebilir. Ölçü, Allah Teâlânın ölçüsü ile ölçmektir. Allah’ın merhamet ve şefkatinden daha ileri bir şefkat genellikle tersine bir sonuç doğurur. Şu halde müminlere gereken, bizleri yaratan Rabb Teâlânın helâl ve haram ölçülerini gözetmektir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey inananlar, eşlerinizden ve çocuklarınızdan bazıları size düşmandır. Onlardan sakının. Ama affeder, hoşgörür, bağışlarsanız muhakkak ki Allah da bağışlayandır, esirgeyendir (O da sizi bağışlar).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Mü'minler! Zevcelerinizden ve evlâdlarınızdan size düşman olanlar vardır. (Sizi işgâl idüb hidmet-i dînde ihmâle sebeb olurlar) Onlardan hazr idiniz. Eğer onları 'afv ve hatâlarından sarf-ı nazar ider ve kabahatlerini bağışlar iseniz Allâh gafûr rahîmdir. [¹]
[1] Hicreti müte'âkib Mekke'deki müslümânlardan ba'zıları da hicrete hazırlandıkları zamân evlâd ve 'ıyâlleri ağlayarak ve yalvararak onları hicretden men' iylediler. Sonra ber-takrîb Medîne'ye gelerek ashâbi kemâlât-ı beşeriyeye nâil olmuş gördüklerinden ilk def'a hicrete mâni' oldukları içün evlâd ve 'ıyâllerine 'itâb iylediler. Bu âyet-i kerîme nâzil oldı.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey inanıp güvenenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşmanlık edenler olur; onlara karşı dikkatli olun. Ancakkusurlarını görmez, yeni bir sayfa açar ve durumu düzeltirseniz[*] bilin ki Allah da durumunuzu düzeltir ve ikramda bulunur.
[*] mağfiret  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır. Onlardan sakının. Eğer, affeder, kusurlarını bakmaz ve bağışlarsanız; Allah da bağışlar ve merhamet eder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan size düşman olanlar vardır; onlardan sakının. Fakat affeder, hoş görür ve kusurlarını örterseniz, hiç şüphe yok ki Allah da çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey iman edenler! Şu bir gerçek ki, eşlerinizin ve evlatlarınızın içinden size bir düşman vardır; onlara karşı dikkatli olun! Eğer affeder, ellerini tutar, hatalarını görmezden gelirseniz, kuşkusuz, Allah da affedici, merhamet edici olur.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
iy anlar kim įmān getürdiler! bayıķ 'avratlaruñuzdandur daħı oġul ķızlaruñuzdandur düşmān sizüñ pes śaķınuñ anlardan. daħı eger 'afv eyleyesiz daħı śuçdan geçesiz daħı yarlıġayasız bayıķ Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
İy mü’minler, sizüñ ‘avratlaruñuzdan ve oġul ḳızlaruñuzdan düşmanlarvardur size. Pes anlardan ṣaḳınuñ ve eger ‘afv idüp ṣuçların baġışla‐sañuz, pes Tañrı Ta‘ālā ‘afv idici ve raḥmet idicidür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Ey iman gətirənlər! Şübhəsiz ki, zövcələrinizdən və övladınızdan sizə düşmən olanlar vardır. (Onlar din və ya dünya işlərində sizin əleyhinizə çıxar, sizi ibadətdən, yaxşı əməllərdən yayındırarlar. Hətta siz bir dəfə Məkkədən Mədinəyə hicrət etmək istədiyiniz zaman onlar müxtəlif bəhanələrlə sizi bu fikrinizdən daşındırmışdılar). Onlardan özünüzü gözləyin! Amma (tövbə edəcəkləri təqdirdə) onları əfv etsəniz, (təqsirlərindən) keçsəniz və bağışlasanız (daha yaxşı olar). Çünki Allah (günahları çox) bağışlayandır, rəhm edəndir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O ye who believe! Lo! among your wives and your children there are enemies for you, therefor beware of them. And if ye efface and overlook and forgive, then lo! Allah is Forgiving, Merciful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O ye who believe! Truly, among your wives and your children are (some that are) enemies to(5494) yourselves: so beware of them! But if ye forgive and overlook,(5495) and cover up (their faults), verily Allah is Oft-Forgiving, Most Merciful.
5494 In some cases the demand of families, i.e., wife and children may conflict with a man's moral and spiritual convictions and duties. In such cases he must guard against the abandonment of his convictions, duties, and ideals to their requests or desires. But he must not treat them harshly. He must make reasonable provision for them, and if they persist in opposing his clear duties and convictions, he must forgive them and not expose them to shame or ridicule, while at the same time holding on to his clear duty. Such cases occurred when godly men undertook exile from their native city of Makkah to follow the Faith in Madinah. In some cases their families murmured, but all came right in the end. 5495 For the different words for "forgiveness" see n. 110 to 2:109.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
الَّذ۪ينَ
o kim- seler ki
اٰمَنُٓوا
iman ettiler
اِنَّ
şüp- hesiz
مِنْ اَزْوَاجِكُمْ
eşlerinizden vardır
وَاَوْلَادِكُمْ
ve çocuklarınızdan
عَدُواًّ
bir düşman
لَكُمْ
size
فَاحْذَرُوهُمْۚ
o hâlde onlar- dan sakının
وَاِنْ
fakat eğer
تَعْفُوا
affeder- seniz
وَتَصْفَحُوا
ve muamele ederseniz
وَتَغْفِرُوا
ve mağfiret ederseniz
فَاِنَّ
artık şüphesiz
اللّٰهَ
Allah
غَفُورٌ
Ğafûr'dur
رَح۪يمٌ
Rahîm'dir
Ey iman (ettiğini iddia) edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan (bilerek veya bilmeyerek) size düşmanlık edenler vardır. Onlara karşı dikkatli olun! Fakat onları affeder, (onlara en güzel şekilde) muamele eder ve onları mağfiret ederseniz (bilin ki Allah da sizi mağfiret eder). Çünkü Allah Ğafûr'dur, Rahîm'dir (her türlü günahı mağfiret eden, isimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli edendir).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
زَوْج
İsim
ز و ج
Eş, koca, zevce, çift
وَلَد
İsim
و ل د
Çocuk , evlat
عَدُوّ
İsim
ع د و
Düşman
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
حَذِرَ
Fiil-I
ح ذ ر
Sakındı, çekindi, hazırlandı, korundu
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
عَفَا
Fiil-I
ع ف و
Affetti, bağışladı, çoğaldı
صَفَحَ
Fiil-I
ص ف ح
Muamele etti
غَفَرَ
Fiil-I
غ ف ر
Mağfiret etti, bağışladı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
غَفُور
İsim
غ ف ر
Ğafûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her türlü günahı mağfiret eden demektir)
رَحِيم
İsim
ر ح م
Rahîm (Allah'ın esması, ismidir. İsimlerinde ve fiillerinde her zaman rahmeti tecelli eden demektir), merhametli