close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tegâbun Sûresi 16. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fettekû(A)llâhe mâ-steta’tum vesme’û ve-etî’û ve enfikû ḣayran li-enfusikum(k) vemen yûka şuhha nefsihi feulâ-ike humu-lmuflihûn(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Artık çekinin Allah'tan gücünüz yettiği kadar ve dinleyin ve itaat edin ve mallarınızı harcayın hayır yolunda, sizin için hayırlıdır ve kimler, nefsinin hırsından, nekesliğinden korunursa artık onlardır kurtulanların, muratlarına erenlerin ta kendileri.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınıverin, (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın emirlerini) dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize bir hayır yatırımı (en büyük yarar kaynağı) olmak üzere infakta bulunun (helâl kazancınızı cihad ve hayır yolunda harcayın). Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde elinizden geldiği kadar gücünüz yettiğince yolunuzu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışın. O'nu dinleyin ve itaat edin ve kendi iyiliğiniz için Allah rızasını kazanma yolunda karşılıksız harcamada bulunun. Kim nefsinin aç gözlülüğünden, hırsından ve cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erip umduğuna nail olanlardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Gücünüzün yettiğince, Kuran esaslarını benimseyip, yeryüzüne hakim olan salih kullara dahil olarak Allah’ın emirlerine muhalefetten korunun. Allah'ın Kitabındaki hükümleri, Rasulünün tebliğini, teşriini, idarecilerinizi dinleyin, icabet edin, emirlerine itaat edin. Kendiniz için en hayırlı olanı, kendiniz ve birbiriniz için bir malı-parayı Allah yolunda, karşılık gözetmeden, gönüllü harcayın. Kimler nefsinin ihtirasından, cimriliğinden korunursa, onlar, işte onlar kurtuluşa, ebedî nimetlerle mutluluğa erenlerdir.
Ahmet Varol
swap_vert close
O halde, gücünüzün yettiği kadar Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup-sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır (en büyük yarar) olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onun için, gücünüz yettiği kadar Allah'dan korkun, (takva sahibi olun. Emirlerine uyun, yasaklarından kaçının). Öğüdlerini dinleyin, emirlerine itaat edin. (Hayır yollarına) harcayın; nefisleriniz için hayır yapın, Kim nefsinin cimriliğinden kurtarılırsa, işte bunlar (azabdan) kurtulanlardır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Artık gücünüz yettiği kadar Allah’ın yasalarına riayet edin, dinleyin, itaat edin, kendi yararınıza nafaka verin! Ve kim nefsinin ihtirasından kurtulmuş olursa, işte asıl kazançlılar onlardır!
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O halde gücünüz yettiğince Allah'a saygı duyunuz; dinleyiniz ve itaat ediniz. Kendi iyiliğiniz için infak ediniz. Nefsinin aşırı cimriliğinden korunanlar, işte onlar, kurtuluşa erenlerdir.
Besim Atalay
swap_vert close
Gücünüzün yettiğince Allahtan sakınasız, işitiniz, başeğin, yediriniz, bu sizinçin hayırlıdır, kim kendini cimrilikten korursa, işte bunlar kurtulur
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O halde, elinizden geldiği kadar Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun! (Anlatılanları) dinleyin ve (dinlediklerinize de) itaat edin! Kendi hayrınıza (Allah yolunda ve ihtiyaç sahipleri için) infakta bulunun! Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl kurtuluşa ve saadete erenler işte onlardır. 
Bkz. 2/261, 262, 3/92  
Cemil Said
swap_vert close
İstitâ’atınız kadar Allâh’dan korkunuz, emrini istimâ’ ve âna itâ’at idiniz, yine kendi nefsinizin hayrı içün sadaka viriniz. Nefsini hissetden kurtaran felâh bulur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah'a karşı gelmekten gücünüzün yettiği kadar sakının, buyruklarını dinleyin, itaat edin; kendinizin iyiliğine olarak mallarınızdan sarfedin; nefsinin tamahkarlığından korunan kimseler, işte onlar saadete erenlerdir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O halde gücünüz yettiğince Allah’a saygısızlıktan sakının; dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğinize olmak üzere başkaları için harcayın. Kim nefsinin bencilliğinden korunursa işte kurtuluşa erecekler onlardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O halde gücünüz yettiğince Allah'a isyandan kaçının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Edip Yüksel
swap_vert close
Gücünüz yettiği kadar ALLAH'ı sayın. Dinleyin, itaat edin ve kendi yararınız için yardımda bulununuz. Nefsinin bencillik ve cimriliğinden korunanlar başaranlardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O halde gücünüzün yettiği kadar Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğinize olarak harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onun için gücünüz yettiği kadar Allaha korunun, dinleyin, itaat edin, infak edin, kendileriniz için hayır yapın, her kim de nefsinin hırsından korunursa işte onlar felâh bulanlardır
Emrah Demiryent
swap_vert close
O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının. (Allah’ın emirlerini) dinleyin ve (O’na) itaat edin, (mallarınızı) kendi iyiliğiniz için (Allah yolunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Gücünüz yettiğince Allah karşı takva¹ sahibi olun. Dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infak edin.² Kim benliğinin cimriliğinden korunursa, işte onlar; onlar kurtuluşa erenlerdir.
1- Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak. 2- Karşılıksız yardımda bulunun  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
O halde gücünüzün yetdiği kadar Allahdan korkun, (öğütlerini) dinleyin. îtâat edin. (Mallarınızdan Allah yolunda), kendinizin hayrı olarak, harcayın. Kim nefsinin (koyu) cimriliğinden korunursa işte onlar muradlarına erenlerin ta kendileridir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
O hâlde gücünüz yettiği kadar Allah'dan sakının, (nasîhatlerini) dinleyin,(emirlerine) itâat edin ve kendiniz için bir hayır olarak (Allah yolunda) sarf edin! Artık kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar gerçekten kurtuluşa erenlerdir!
İhsan Aktaş
swap_vert close
O hâlde, gücünüz yettiği kadar Allah’a (onun emirlerine) karşı gelmekten sakının. Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için (yoksul, muhtaç ve işsiz insanlara) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir. *
(*) 14. âyetteki anlatım ve uyarıya göre en güçlü sevgi bağlarıyla birbirine bağlı olan insanlar bile –bunlar öncelikle eşler, ebeveyn ve çocuklar da olsa– her zaman amaç birliği içinde olmayabilirler ve mümin bir kişi bu yakınlarından dahi –kasdî olsun olmasın– âhiret mutluluğunu zedeleyecek zararlar görebilir, öneriler ve teşvikler alabilir. 15. âyetin tasvirine göre de kişinin sahip olduğu bütün maddî mânevî imkânlar ve bunlara duyulan bağlılık hissi, onun sınanması için var edilmiştir. Yine bu âyette belirtildiği üzere erişilmesi için çaba harcanmaya değer gerçek mutluluk Allah katında olandır ve 16. âyete göre buna erişebilmenin yolu da Allah’a kul olma bilincini sürekli korumak için olanca çabayı harcamak, dinin bildirimlerine kulak vermek ve onlara uymayı ilke edinmektir. Fakat insanın, çoğu zaman doğasındaki bayağı eğilimlerinin kendisini çekmeye çalıştığı yer ile konumuz olan âyetlerdeki bildirimlere göre olması gerektiği yer arasında bulunmanın gerginliğini yaşadığı da muhakkaktır. İşte bu âyetler bu noktada insanın yolunu şöyle aydınlatmaktadır: İmtihan alanından kaçmaya çalışmak çözüm değildir; yapılacak şey olabildiğince tehlikelere karşı bilinçli ve hazırlıklı olmak, bu geçici hayattan vazgeçmeden, hatta bu hayatı bir imkân ve üretim alanı olarak kabul edip ebedî hayat için çalışmak. Bunda başarılı olabilmenin temel şartı ise kısaca özverili davranma alışkanlığı kazanabilmektir. Özveriyi de iki grupta toplamak mümkündür. Birincisi-14. âyette belirtildiği üzere-başkalarına karşı beslediğimiz olumsuz duygulardan vazgeçebilmek, affedebilmek, hoşgörülü ve bağışlayıcı olabilmektir. İkincisi de sahip olduğumuz dünyevî nimet ve imkânlara duyduğumuz aşırı tutkuları dizginleyebilmektir. Bu, 16. âyetin son cümlesinde “nefsine tutsak olmaktan korunma” şeklinde özetlenmiş; ayrıca 16 ve 17. âyetlerde, –aslında aynı zamanda kendi iyiliğimize olmak üzere– “başkaları için harcama yapmak ve Allah’a güzel borç vermek” şeklinde açıklanmıştır (15. âyette geçen ve “imtihan” diye çevrilen fitne kavramının Kur’an’daki kullanımları hakkında bk. Bakara 2/191-192;… Kaynak : Kur’an Yolu Tefsiri Cilt: 5 Sayfa: 376-378)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Gücünüz yettiğince Allah’dan korunun. Dinleyin, itaat edin ve kendiniz için hayır olarak infak edin. Kim nefsinin taşkınlıklarından kendini korursa, işte böyleleri kurtuluşa erenlerdir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gücünüz yettiği kadar Allah’tan sakının, Onu dinleyin, Ona boyun eğin. Kendi iyiliğiniz için malınızı harcayın. Herkim kendini cimrilikten korursa işte bu gibiler onacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık gücünüz yettiği kadar, Allah/tan sakının, emirlerini dinleyin, Allah/a ve peygamberine itaat edin, sarfiyatta bulunun. Kendiniz için hayırlı şeyler yapın [⁵], her kim kendisini cimrilikten korursa [⁶] işte umduklarına erecek olanlar, onlardır.
[5] Veya Allah için sarfiyatta bulunun ki sizin için hayır olsun.[6] Nefisinin hırsından azâde kalıp malından harcederse.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Gücünüz yettiği ölçüde Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Dinleyiniz ve itaat ediniz. Kendi iyiliğiniz için harcayınız [enfikû]. Kim kendini tamahkârlık ve cimrilikten arındırırsa işte onlar kurtuluşa/mutluluğa erenlerin tâ kendileridir.⁶
6 Krş. Haşr, 59/9  
Kadri Çelik
swap_vert close
Öyleyse güç yetirebildiğiniz kadar Allah'tan korkup sakının, dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize hayır olmak üzere infakta bulunun. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerdir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, bu muhteşem ödülü kazanmak için gücünüz yettiğince Allah’a saygıyla bağlanarak kötülüklerden, günahlardan korunun, O’nun çağrısına kulak verin, emirlerine gönülden itaat edin ve size bahşettiği nîmetlerden bir kısmını, kendi iyiliğiniz için O’nun yolundaharcayın! Unutmayın, her kim kıskançlık, cimrilik, kibir gibi bencilce tutkulardan kendisini korursa, işte dünyada ve âhirette kurtuluşa erenler onlardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gücünüzün yettiğince Allah’tan sakınıp korunun! Dinleyin, itaat edin, nefisleriniz için bir hayır (mal) olmak üzere infâk edin / harcayın! Kim nefsinin hırsından / tutkusundan korunuyorsa, işte onlar Felaha (Kurtuluşa) Erenler’dir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kendinizi olabildiğince Allah’a karşı sağlama alın, söz dinleyin ve itaat edin. Kendi geleceğiniz için, özveride bulunun. İçindeki hepbana çemberini kırabilen, kurtuldu demektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
O halde gücünüz yettiği kadar Allah’a karşı gelmekten sakının! Allah’ı dinleyin, Allah’a itaat edin, kendi iyiliğiniz için varlıklarınızdan ihtiyaç sahiplerine harcayın! Kim nefsinin cimriliğinden korunursa kurtuluşa ulaşır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gücünüz yettiğince Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Dinleyin, itaat edin, kendi iyiliğiniz için [infak] edin (verin)! Kim [nefs]inin cimriliğinden korunursa, işte onlar kurtulanların ta kendileridir. [*]
Benzer mesaj: Haşr 59:9.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Öyleyse gücünüzün yettiği kadar¹ Allah’a karşı hata etmekten sakının, Onu dinleyin, itaat edin ve kendi iyiliğiniz için mallarınızı (Allah yolunda) harcayın. Her kim de nefsinin cimriliğinden korunursa, işte asıl kurtuluşa erenler, onlardır.
1 Âlu İmrân: 102. ayetteki, (يَا أَيُّهَا الَّذِينَ اٰمَنُوا اتَّقُوا اللّٰهَ حَقَّ تُقَاتِهِ) emrine göre bu emir çok daha hafiftir. Yani, “Allahtan lâyıkıyla sakınamazsanız bile gücünüz yettiği kadar bari sakının” buyrulmaktadır. Zâten yukarıdaki âyet, Âlu İmrân: 102’den sonra nâzil olmuş ve ondaki hükmü biraz hafifletmiştir. (Suyûtî)  
Muhammed Esed
swap_vert close
O halde, elinizden geldiği kadar Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun, [O’nu] dinleyin ve itaat edin. Ve kendi iyiliğiniz için karşılıksız harcamada bulunun: böylece açgözlülüklerinden kurtulmuş olanlar, işte onlardır mutluluğa ulaşacak olanlar! ¹⁴
14 Karş. 59:9’un son cümlesi ve bununla ilgili not 14.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O halde Allah’a karşı gelmekten sakınmak için tüm çabanızı harcayın. O’nun mesajı Kuran’ı can kulağıyla dinleyip gereğini yerine getirin ve kendi yararınıza malınızdan O’nun yolunda harcayın. Bilin ki, kim benliğini tamahkârlık ve cimrilik duygusundan arındırırsa işte onlar umduklarına kavuşacak olanlardır. 22/78, 6/36, 20/76
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Şu halde, ne kadar gücünüz yetiyorsa Allah’a karşı o kadar sorumlu davranın: hem (O’nu) dinleyin, hem (O’na) itaat edin! Ve kendi hayrınıza olmak üzere infak edin![⁵¹⁴³] Kim kişiliğinin (zaafı olan) açgözlülükten (infak ile) korunursa, ebedî kurtuluşa nail olanlar işte onlardır.[⁵¹⁴⁴]
[5143] Zımnen: Allah için vermek, gerçekte vermek değil almaktır (İnfak için bkz: 36:47, not 35). [5144] Şuhhun nefse izafe edilmesi, açgözlülüğün insanın beşerî zaaflarından olduğuna delâlet eder. Buhl kendi elindekini başkasından esirgemek, şuhh başkasının elindekine göz dikmektir (Bkz: 113:5, not 8). Şuhhun panzehiri infaktır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
O halde gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun! (Hüküm, emir ve yasaklarını) can kulağıyla dinleyin, itaat edin ve kendinizin hayrına olarak (Allah rızası için) harcamalarda bulunun. Kim böyle nefsinin cimriliğinden sakınırsa, işte onlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Osman Fırat
swap_vert close
Öyle ise gücünüz yettiği kadar Allah’tan korkun, (O’nun öğütlerini) dinleyin, (O’na) itâ’at edin ve kendi iyiliğinize olarak (mallarınızı Allâh uğrunda) harcayın. Kim nefsinin (mala, kadına karşı) şehvetinden korunursa işte onlar, başarıya erenlerdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun ve dinleyin ve itaat edin ve nefisleriniz için bir hayr olmak üzere infakta bulunun ve her kim nefsini cimrilikten vikaye ederse işte onlardır muradlarına ermiş olanlar, onlardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Onun için gücünüz yettiğince Allah'a karşı gelmekten, haramlara girmekten sakının, hakkı dinleyip, itaat edin ve kendi iyiliğinize olarak hayır yolunda mal harcayın. Kim nefsinin hırsından ve cimriliğinden kendini kurtarabilirse asıl felaha erenler işte onlardır. [59, 9]
Bu konuda Kur’ân’da üç âyet vardır:1.Bir âyette: “Allah’a karşı gelmekten nasıl sakınmak gerekirse öyle sakının [3,102] buyurulur. 2.Bir başka âyette de “Allah hiç kimseye takatini aşan yük yüklemez.” buyurulur [2,286]. Birinci âyetin mümin için ulaşmayı ideal edineceği bir ölçü verdiği anlaşılır. İkinci âyette, ilke olarak, herkesin gücü nisbetinde sorumlu olacağı bildirilir. 3.Üçüncü âyette yani bu âyette ise, her mümine uygulamada, elinden geldiği nisbette Allah’ın emirlerine uyup günahlarından sakınması emredilmektedir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Öyle ise gücünüz yettiği kadar Allah'tan korkun, (O'nun öğütlerini) dinleyin, (O'na) ita'at edin ve kendi iyiliğinize olarak (mallarınızı Allah uğrunda) harcayın. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa işte onlar, başarıya erenlerdir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Kudretiniz oldığı kadar Allâh'dan sakınınız. Emri işidüb itâ'at idiniz ve nefsiniz içün maldan infâk iyleyiniz. Nefsinin buhlüni mağlûb iden kimse felâha irmişdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Siz, var gücünüzle Allah’tan çekinerek korunun. O’nu dinleyin ve O’na boyun eğin. Kendi iyiliğiniz için hayra harcama yapın. İçlerindeki doyumsuzluktan korunanlar umduklarına kavuşacak olanlardır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Gücünüzün yettiğince Allah'tan korkun, dinleyin ve itaat edin. Kendi iyiliğiniz için infakta bulunun. Kim nefsinin cimriliğinden korunursa, işte onlar, kurtuluşa erenler onlardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Elinizden geldiği kadar Allah'ın emir ve yasaklarına karşı gelmekten sakının. Kulak verin; itaat edin; kendi hayrınız için bağışta bulunun. Kim nefsinin tutkularından korunursa, işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O halde, gücünüz ölçüsünde Allah'tan sakının, dinleyin, itaat edin. Ve benlikleriniz için bir hayır olarak infakta bulunun. Nefsinin cimrilik ve doymazlığından korunanlar, kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķorķuñ Tañrı’dan gücüñüz yittügince daħı işidüñ ya'nį ögüdi daħı boyun virüñ. daħı nafaķa eyleñ ħayr gendüzüñüz içün. daħı her kim saķlandı gendüzi baħıllıġından şunlar anlardur ķurtılıcılar.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes Tañrıdan ḳorḳuñuz gücüñüz yitişdükçe. Daḫı işidüp muṭī‘ oluñuz veṣadaḳa virüñüz sizüñ‐çün yaḫşı‐ raḳdur. Kim ṣaḳınsa nefsi baḫīllıġından,anlardur ulu sa‘ādete yitişenler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allahdan (Allahın əzabından) bacardığınız qədər qorxun. (Sizə verilə öyüd-nəsihətə) qulaq asın; (Allaha və Peyğəmbərinə) itaət edin və (mal-dövlətinizdən Allah yolunda) xərcləyin. Bu sizin özünüz üçün xeyirli olar. (Allah tərəfindən) nəfsinin xəsisliyindən (tamahından) qorunub saxlanılan kimsələr – məhz onlar nicat tapıb səadətə qovuşanlardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
So keep your duty to Allah as best ye can, and listen, and obey, and spend; that is better for your souls. And whoso is saved from his own greed, such are the successful.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So fear Allah(5497) as much as ye can; listen and obey and spend in charity for the benefit of your own souls.(5498) And those saved from the covetousness of their own souls,- they are the ones that achieve prosperity.(5499)
5497 Fear Allah combined with as much as you can obviously means: "lead lives of self-restraint and righteousness": the usual meaning of Taqwa: see n. 26 to 2:2. 5498 Charity is meant to help and do good to other people who need it. But it has the highest subjective value for the person who gives it. Like mercy "it blesseth him that gives and him that takes". It purifies the giver's soul: the affection that he pours out is for his own spiritual benefit and progress. Cf. Coleridge: "He prayeth best who loveth all things both great and small, for the Great God Who loveth us, Who made and loveth all". 5499 Cf. 59:9. Our worst enemy is within ourselves-the grasping selfishness which would deprive others of their just rights or seize things which do not properly belong to it. If we can get over this covetous selfishness, we achieve real Prosperity in justice and truth.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
مَا
o şey ile ki
اسْتَطَعْتُمْ
gücünüz yetti
وَاسْمَعُوا
ve dinleyin
وَاَط۪يعُوا
ve itaat edin
وَاَنْفِقُوا
ve infak edin
خَيْراً
bir hayır olarak
لِاَنْفُسِكُمْۜ
kendiniz için
وَمَنْ
ve kim
يُوقَ
koru- nursa
شُحَّ
kıskanç- lığından
نَفْسِه۪
nefsinin
فَاُو۬لٰٓئِكَ
artık işte onlar
هُمُ
onlar- dır
الْمُفْلِحُونَ
felaha erenler
O hâlde gücünüz yettiğince Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın), (O'nun âyetlerini ve resulünü) dinleyin, (emirlerine) itaat edin ve kendiniz için bir hayır olarak (Allah yolunda mallarınızı ve canlarınızı) infak edin! Kim nefsinin kıskanç(lık ve cimri)liğinden korunursa işte onlar felaha (kurtuluş ve saadete) erenlerdir.
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اِسْتَطَاعَ
Fiil-X
ط و ع
Gücü yetti, güç yetirdi
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
اَطَاعَ
Fiil-IV
ط و ع
İtaat etti, tabi oldu, uydu, boyun eğdi
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
خَيْر
İsim
خ ي ر
Hayr (Allah'ın esması, ismidir. Hayr olan demektir), hayırlı
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
وَقٰى
Fiil-I
و ق ي
Korudu
شُحّ
İsim
ش ح ح
Kıskançlık, cimrilik, düşkünlük göstermek
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اُولٰٓئِك
İşaret zamiri
اُولٰٓئِك
İşte onlar, işte, böylece
هُمْ
Zamir
هُمْ
Onlar (erkekler için kullanılır)
مُفْلِحُون
Etken fiil-IV
ف ل ح
Felaha erenler