Göklerde ve yerde bulunan bütün varlıklar, dâimâ Allah’ın sınırsız kudret ve azametini övgüyle anarak yüceltmektedir. Şu muhteşem kâinat nizamı içerisinde yer alan her şey, kendisini yaratan Allahu Teâlâ’nın her türlü kusur ve noksanlıktan uzak olduğunu haykırmakta, O’nun sonsuz ilim, kudret, merhamet, hikmet, iyilik, güzellik ve adâletini gözler önüne sermektedir. Eğer çevrenizdeki varlıklara ibret nazarıyla bakacak olursanız, her zerresinin Allah’ı zikrettiğini duyacak, göreceksiniz. Öyle ki, göklerde ve yerde hükümranlık tamamen ve yalnızca O’na aittir, her türlü yücelik ve övgüye lâyık olan sadece O’dur ve O, her şeye gücü yeten sonsuz kudret sahibidir.İşte sınırsız kudret ve hikmetinin bir tecellîsi olarak:
Medîne’de, hicretten hemen sonra gönderilen bu sûre, adını dokuzuncu ayetinde geçen “Yevmü’t-Teğâbün” yani, gerçek kâr ve zararın ortaya çıktığı “Aldanma Günü” kelimesinden almıştır. 18 ayettir.