close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Talâk Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Liyunfik żû se’at(in)(s) min se’atihi vemen kudira ‘aleyhi rizkuhu felyunfik mimmâ âtâhu(A)llâh(u)(c) lâ yukellifu(A)llâhu nefsen illâ mâ âtâhâ(c) seyec’alu(A)llâhu ba’de ‘usrin yusrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Vaktihali yerinde ve eli geniş olan, vaktinehaline göre nafaka versin ve rızkı dar olana gelince, Allah, kendisine ne verirse onun bir kısmını nafaka olarak versin; Allah, hiç kimseye, kendi verdiği miktardan daha fazla bir şey teklif etmez; Allah, güçlükten sonra bir kolaylık verecektir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Geniş imkânları olan, nafakayı geniş imkânlarına göre verip karşılasın. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla verip (boşadığı hanımlarını mahrum bırakmasın). Allah, hiçbir nefse=kişiye ona verdiği (nimetler)den başkasıyla (fazlasıyla) yükümlülük koymamıştır. Allah, bir güçlüğün ardından (mutlaka) bir kolaylığı (nasip) kılıp (kulunu darlıktan kurtaracaktır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün bu durumlarda geniş imkanlara sahip olan kişi imkanına göre nafaka versin. Rızık imkanları dar olan kimse ise Allah'ın kendisine verdiğine uygun biçimde nafaka vermiş olsun. Allah hiçbir kimseye kendi verdiğinden daha fazlasından yükümlü tutmaz. Allah güçlükten sonra mutlaka kolaylık verecektir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eli geniş, imkânları bol olan, bol nafaka versin. Geçim darlığı çeken de, Allah'ın kendisine ihsan ettiği nimetlerin, imkânların bir kısmını nafaka olarak versin. Allah hiç kimseyi, verdiği nimetlerin ve imkânın üstünde yükümlü tutmaz, mükellef kılmaz. Allah her güçlüğün ardından bir kolaylık planlayıp hazırlar.
Ahmet Varol
swap_vert close
Genişlik içinde olan nafakayı imkânlarına göre versin, rızkı kendisine daraltılmış olan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah hiç bir canı ona verdiğinden başkasıyla yükümlü tutmaz. Allah zorluktan sonra kolaylık nasib edecektir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Geniş-imkanları olan, nafakayı geniş imkanlarına göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da, artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç bir nefse ona verdiğinden başkasıyla yükümlülük koymaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylığı kılıp-verecektir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Genişliği (zenginliği) olan, (boşanmış kadınlara ve süt annelere) genişliğinden nafaka versin; rızkı dar olan da, Allah'ın ona verdiğinden harcasın. Allah bir kimseyi, ancak ona verdiği şeyle mükellef tutar. Allah bir güçlüğün arkasından bir kolaylık ihsan eder.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İmkânı bol olan, imkânından harcama yapsın. Rızkı dar olan kişi ise, Allah’ın ona verdiği ölçüde harcama yapsın. Allah hiç kimseye verdiğinden başkasını yüklemez. Allah, her zorluktan sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Varlıklı olan, sahip olduğu imkanlara göre harcasın; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
Zengin olan, ona göre yedirir, eli darda bulunan da, Allah ne verirse onu yedire, ancak Allah verdiğince yükletir, Allah darlıktan sonra bir genişlik yaratacaktır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Geniş imkânları olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kısıtlı tutulan da artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç kimseyi, ona verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, her güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Bkz. 2/185, 94/5-6Bu âyet sadece boşanmada değil bütün alanlarda infak konusunda düsturdur. Yani infak ile mükellef bulunan kimse imkânına ve ihtiyacına göre infak etmelidir. “… Sana hangi şeyden ne kadar infak edeceklerini soruyorlar. De ki: “İhtiyacınızdan geri kalanı (verin)…” (Bakara 2/219) İhtiyaçta kesin bir ölçü yoktur, ancak mü’min savurganca bir hayat yaşamayacağına göre ihtiyacını da kendisi belirlemelidir. İnfak edecek kişi ticaret yapıyorsa istihdamı ve büyümeyi de dikkate alarak bir bütçe oluşturmalı ona göre infak etmelidir. İnfakta esas olan rakam değil orandır. Elimizdekinin yüzde kaçını verebiliyoruz? Bu konuda kemiyete değil keyfiyete bakmalıyız. Ne kadar verdiğimize değil ne kadarını ve hangi oranda verdiğimize dikkat etmeliyiz. Yüz kilo altının on kilosunu verenden, on kilo altının ikisini veren daha değerlidir. Bu arada infakla zekâtı birbirine karıştırmamak gerekir. İnfak, farz olan zekâtı da diğer sadakaları da ihtiva eden ve gönüllü olarak yapılan aynî ve nakdî bütün yardımları kapsayan bir ibadettir.  
Cemil Said
swap_vert close
Erkekler kudretlerine göre virsünler ancak geçinecek kadar malı olan Allâh’dan aldığı nisbetde virsün. Allâh herkese kudretine nazaran tahmîl teklîf ider, muzâyakayı refâha tahvîl iyler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Varlıklı olan kimse, nafakayı varlığına göre versin; rızkı ancak kendisine yetecek kadar verilmiş olan kimse, Allah'ın kendisine verdiğinden versin; Allah kimseye, verdiği rızkı aşan bir yük yüklemez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eli geniş olan, elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı dar olan da, Allah’ın ona verdiğinden (o ölçüde) harcasın. Allah, bir kimseyi ancak kendine verdiği ile yükümlü kılar. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Varlıklı olan varlığından harcasın, rızkı daralmış bulunan da Allah’ın kendisine verdiği kadarından harcasın. Allah kimseyi kendi verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık sağlayacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı daralmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından nafaka ödesin. Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla yükümlü kılmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Varlıklı kimse varlığı oranında nafaka yardımında bulunsun. Dar gelirli ise, ALLAH'ın kendisine verdiğinden versin. ALLAH bir kimseye vermiş olduğundan fazla bir sorumluluk yüklemez. ALLAH zorluktan sonra kolaylık getirecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eli geniş olan genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah bir kişiye ne vermişse ancak onu teklif eder. Allah bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Genişliği olan genişliğinden infak etsin, rızkı dar olan da Allahın ona verdiğinden infak eylesin, Allah bir nefse verdiğinden başka teklif etmez, Allah bir usrun arkasından bir yüsür yapar
Emrah Demiryent
swap_vert close
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânlarına göre versin; rızkı kısıtlı olan (geçim darlığı çeken kişi boşamış olduğu kadına vereceği nafakayı ve çocuğa yapacağı harcamayı) Allah’ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah herkesi ancak ona verdiği kadarıyla yükümlü tutar. (Unutmayın ki) Allah her güçlükten sonra mutlaka bir kolaylık verecektir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Varlık sahibi olanlar, varlıklarına göre karşılıksız yardım etsinler. Durumu müsait olmayan da Allah ne verdiyse ondan versin. Allah, bir kimseyi, kendisine verdiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık verecektir.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Haali, vakti) geniş olan, nafakayı genişliğine göre versin. Rızkı kendisine daraltılmış bulunan (fakîr) de nafakayı Allahın ona verdiğinden versin. Allah hiçbir nefse, ona verdiğinden başkasını yüklemez. Allah, güçlüğün arkasından kolaylık ihsan eder.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eli geniş olan kimse, genişliğine göre nafaka versin! Rızkı kendisine daraltılmış olan kimse de Allah'ın ona verdiği (kadarı)ndan versin! Allah, kimseyi ona verdiğinden fazlasıyla mükellef tutmaz. Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık verecektir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
İmkânı geniş olan, (sürelerinin bitimini bekleyen boşanmış hamile eşleri için de, çocuğunu emzirtme karşılığında da) imkânına göre bol nafaka versin. Ve rızkı kendisi için dar takdir edilmiş olan da, Allah’ ın kendisine verdiği miktardan harcamada bulunsun. Allah, herkesi ancak ona verdiği imkân nispetinde yükümlü tutar. Allah, her zorluktan sonra bir kolaylık var edecektir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Durumu iyi olan (zengin olan) gücü nispetinde kadına ve bebeğine harcama yapsın. Rızkı dar ve az verilmiş kimsede, Allah’ın kendisine verdiği kadarıyla harcama yapsın. Allah hiçbir kimseye güç yetiremeyeceği şeyleri emretmiyor. Allah bu zorluklardan sonra bir kolaylık sağlayacaktır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Varlıklı olan kimse bu geçimliği varlığına göre versin. Darlıkta olan da Allah’ın kendine verdiğine göre versin. Allah kişinin boynuna ancak verebileceği kadarını borç kılar. Allah güçlüğün ardından kolaylık verir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Varlıklı olan varlığına göre nafaka versin. Eli dar olan kimse de Allah/ın verdiği kadar nafaka versin, Allah hiçbir kimseye ancak verdiği kadar teklif eder. Allah güçlükten sonra kolaylık [²] verecek.
[2] Güçlükten, fakirlikten sonra kolaylık ve zenginlik verir.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İmkânı olan elinin genişliğine göre nafaka versin. Rızkı (az) takdir edilen de, Allah’ın kendisine verdiği ölçüde versin. Allah bir kimseyi ancak kendisine verdiği ile sorumlu/yükümlü tutar. Allah bir güçlüğün ardından bir kolaylık verir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Genişlik imkânları olan, nafakayı geniş imkânlarına göre yapsın. Rızkı kendisine kısıtlı tutulan da artık Allah'ın kendisine verdiği kadarıyla versin. Allah, hiç bir nefse, ona verdiğinden başkasını teklif etmez. Allah, güçlükten sonra kolaylık verir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Zengin olan zenginliği oranında, imkânları sınırlı olan da Allah’ın kendisine verdiği ölçüde nafaka vermelidir. Çünkü Allah hiç kimseye, kendisine vermiş olduğu güç ve imkânların üstünde bir sorumluluk yüklemez. Eğer müminler güçleri ölçüsünce yükümlülüklerini yerine getirirlerse, Allah her zorluktan sonra bir kolaylık sağlayacaktır. Sorumluluktan kaçınarak Allah’a isyan edenlere gelince:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Genişlik sahibi genişliğinden infâk etsin / harcasın! Rızkı kendisine yetecek kadar az olan kimse Allah’ın ona verdiğinden versin! Allah bir nefsi, ona verdiği şeylerin dışında yükümlü tutmaz. Allah bir zorluğun ardından kolaylık kılacaktır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Durumu müsait olan özveride bulunsun. Darda olan da yapabileceğini yapsın. Allah, bir insanı kendisine sunduğu imkân oranında sorumlu tutar. Allah, her zora bir kolaylık getirecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eli geniş olan elinin genişliğine göre boşadığı eşine nafaka ödesin. Rızkı dar olan Allah’ın ona verdiğinden örfe en uygun olan ölçüde nafaka ödesin. Allah bir kimseyi ancak mali gücüne göre yükümlü kılar. Allah mutlaka bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
İmkânı geniş olan, imkânına göre nafaka versin; rızkı daraltılmış olan da Allah’ın kendisine verdiğinden nafaka ödesin! Allah kimseyi ona verdiği (imkân)dan başkasıyla sorumlu tutmaz. [*] Allah her zorluktan sonra kolaylık yaratacaktır. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:233, 286; Nisâ 4:84; Mâide 5:48; En‘âm 6:152, 165; A‘râf 7:42; Mü’minûn 23:62.,Bu ifade bir müslümanın hayatındaki en büyük güven kaynaklarından birisidir. Benzer mesajlar: Talâk 65:2-5; İnşirâh 94:5-6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
İmkânı geniş olan, nafakayı imkânına göre bol versin, rızık imkânı dar olan da (nafakayı) Allah’ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah herkesi ancak ona verdiği kadarıyla yükümlü tutar. (Unutmayın ki) Allah her güçlükten sonra mutlaka bir kolaylık verecektir.¹
1 Yani maddi durumu iyi olan kimse daha fazla infak etsin. Bu âyet bütün nafaka çeşitlerinde düsturdur. Yani emrolunan infaklardan hangisi olursa olsun infak ile mükellef bulunan kimsenin hal ü vakti müsait olup da malca genişliği varsa o kimse genişliğine göre nafaka versin. Bütün genişliğini versin değil, genişliğinden yani ne israf ne de zorlayarak itidal dairesinde yaraşanını versin. Rızkı dar kısmet edilmiş olan kimseler de Allah’ın ona verdiğinden infak etsin, orta halli olan orta halli, az olan da az versin. Çünkü Allah, kimseye gücünün üzerinde yük yüklemez. Her hususta böyle olduğu gibi infak teklifleri de böyledir. Zengin zenginliğine göre fakir de fakirliğine göre mükellef olur. Allah mutlaka her güçlükten sonra bir kolaylık ihsan edecektir. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Bütün bu durumlarda,] geniş imkanlara sahip olan kişi, genişliği ile uyumlu olarak ¹⁵ harcasın; rızık imkanları dar olan kimse ise Allah’ın kendisine verdiğine uygun şekilde harcasın: Allah hiç kimseye kendi verdiğinden daha fazlasını yüklemez; [ve mümkündür ki] Allah sıkıntıdan sonra rahatlık verecektir.
15 Lafzen, “genişliğinden”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İmkânı geniş olanlar imkânı nispetinde harcama yapsın, maddi imkânı dar olanlar da Allah’ın kendine verdiği kadar harcama yapsın, zira Allah hiç kimseyi verdiği imkândan fazlasıyla sorumlu tutmaz. Ayrıca Allah her darlık ve sıkıntının ardından mutlaka bir genişlik ve kolaylık ihsan eder. 2/226...240, 94/5-6
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(Neticede) imkânı olanlar, imkânları nisbetinde harcama yapsın; maddî imkânı dar olanlar da Allah’ın kendisine verdiği kadar harcama yapsın: Allah hiç kimseye verdiği imkândan fazlasını yüklemez; (belki de) Allah, bir zorluktan sonra bir kolaylık ihsan edecektir.[⁵¹⁶⁴]
[5164] İnşirah 5-6’da me‘a ile gelen ‘usr ve yusr burada ba‘de ile gelir. İkisi arasında bunun dışında da farklar vardır: 1) İnşirah’ta isim cümlesi burada ise fiil cümlesidir. Üstelik zati-cevheri değil, fiili-arazi müdâhaleye delâlet eden yec‘alu ile, muzari olarak ve başında da gelecek edatıyla (sin) yer alır. 2) İnşirah’ta inne…ve inne ile ikişer kez ve tekitli, burada birer kez ve tekitsiz gelir. 3) İnşirah’ta ‘usr belirli yusr belirsiz, burada ikisi de belirsizdir. Sonuç: İnşirah’taki Allah’ın zâtından eşyanın cevherine yönelik her zaman, mekân ve durumda geçerli, sabit ve değişmez bir müjde, buradaki ise Allah’ın fiilinden eşyanın arazına yönelik olaylarla sınırlı lokal bir müjdedir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Varlıklı olan nafakayı ona göre fazla versin, geliri fazla olmayan ise, Allah’ın kendisine verdiği rızık nisbetinde versin. Allah kimseyi ona verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlüğün ardından bir kolaylık ihsan eder. (Bu Allah'ın va’didir, Onun va'di ise haktır, elbette gerçekleştirir)
Osman Fırat
swap_vert close
Eli geniş olan, genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allâh’ın kendisine verdiğinden versin. Allâh, bir kişiye ne vermişse ancak onu yükler, (kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez). Allâh, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Genişlik sahibi olan, genişliğinden infakta bulunsun ve üzerine rızkı dar bulunmuş olan da kendisine Allah'ın verdiğinden infakta bulunsun. Allah, hiç bir nefse, ona verdiğinden başkasını teklif etmez. Allah elbette güçlük arkasından kolaylık nâsib eder.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İmkânı geniş olan, imkânına göre nafakayı bol versin. Nasibi sınırlı olan ise Allah'ın kendisine verdiği imkân ölçüsünde nafaka versin. Allah, herkesi sadece ona verdiği imkân nisbetinde yükümlü tutar. Allah, sıkıntının ardından kolaylık ihsan eder.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Eli geniş olan, genişliğine göre nafaka versin. Rızkı kısılmış bulunan da Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, bir kişiye ne vermişse ancak onu yükler, (kimseye gücünün üstünde bir şey yüklemez). Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zengîn olan serveti derecesinde ve rızkı dar olan da ona Allâh'ın virdiğinden infâk iylesün. Allâh Te'âlâ bir kimseyi ancak ona virdiği kadarıyla mükellef kılar. Allâh Te'âlâ güçlükden sonra kolaylık kılacakdır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Varlıklı olan, harcamayı varlığına göre yapsın. Darlıkta olan da Allah ne vermişse ondan yapsın. Allah kimseye gücünün üstünde yük yüklemez. Allah, zorluğun ardından bir kolaylık yaratacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Zengin olan, gücüne göre nafaka versin. Rızkı kendisine yetecek kadar olan da, Allah'ın kendisine verdiğinden versin. Allah, hiç kimseye, verdiğinden fazlasıyla yükümlü tutmaz. Allah, güçlüğün ardından bir kolaylık verir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Varlıklı kimse, imkânına göre nafaka versin; rızkı dar olan da Allah'ın kendisine verdiği kadarından versin. Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez. Allah her zorluktan sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Geniş imkâna sahip olan bu geniş imkânından harcasın. Rızkı kendisine ölçü ile verilmiş olan da Allah'ın kendisine verdiğinden infak etsin. Allah hiçbir benliği, kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
nafaķa eylesün güñlik issi giñliginden daħı ol kim ŧar olındı anuñ üzere rūzįsi nafaķa eylesün andan kim virdi aña Tañrı. geñsüz eylemez Tañrı hįç nefse illā anı kim virdi aña. tįz ķıla Tañrı duşħarlıķdan śoñra geñezlik.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Nafaḳa eylesün māl issi mālından ve kimüñ ki rızḳı ṭar‐ısa nafaḳa eylesün,Allāh özine virdüginden ḳadarınca. Külfet eylemez Allāh her nefse, illāözine virdügince. Tañrı Ta‘ālā ḳılaçaḳdur ṣarplıḳdan ṣoñra geñezlik.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Varlı-karlı olan öz varına görə (süd haqqı) versin. İmkanı az olan isə Allahın ona verdiyindən versin. Allah heç kəsi Özünün ona verdiyindən artıq xərcləməyə məcbur etməz. Allah hər bir çətinlikdən sonra asanlıq (yoxsulluqdan sonra dövlət) əta edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Let him who hath abundance spend of his abundance, and he whose provision is measured, let him spend of that which Allah hath given him. Allah asketh naught of any soul save that which He hath given it. Allah will vouchsafe, after hardship, ease.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Let the man of means spend according to his means: and the man whose resources are restricted, let him spend according to what Allah has given him. Allah puts no burden on any person beyond what He has given him. After a difficulty, Allah will soon grant relief.(5520)
5520 We must trust in Allah, and do whatever is possible for us in the interests of the young life for which we are responsible. We must not be frightened by difficulties. Allah will give us relief and provide a solution if we act with honest integrity. Cf. 94:5-6.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لِيُنْفِقْ
nafaka versin
ذُو
sahibi
سَعَةٍ
genişlik
مِنْ سَعَتِه۪ۜ
genişliğinden
وَمَنْ
ve kim
قُدِرَ
daratıl- mışsa
عَلَيْهِ
kendisine
رِزْقُهُ
rızkı
فَلْيُنْفِقْ
artık nafaka versin
مِمَّٓا
o şey- den ki
اٰتٰيهُ
ona verdi
اللّٰهُۜ
Allah
لَا يُكَلِّفُ
sorumlu tutmaz
اللّٰهُ
Allah
نَفْساً
hiç kimseyi
اِلَّا
an-cak
مَٓا
o şey- le ki
اٰتٰيهَاۜ
ona
verdi
سَيَجْعَلُ
kılacaktır
اللّٰهُ
Allah
بَعْدَ
sonra
عُسْرٍ
bir zor- luktan
يُسْراً۟
bir kolaylık
İmkânı geniş olan kimse, (çocuğu için) nafakayı genişliğine göre versin, rızkı daraltılmış olan kimse de Allah'ın kendisine verdiğinden (bu nafakayı) versin! Allah hiç kimseyi ona takdir ettiğinden fazlasıyla sorumlu tutmaz. Allah, bir zorluktan sonra (mutlaka) bir kolaylık verecektir.
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
سَعَة
İsim
و س ع
(Maddi veya manevi nimette) Genişlik
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
سَعَة
İsim
و س ع
(Maddi veya manevi nimette) Genişlik
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
قَدَرَ
Fiil-I
ق د ر
Güç yetirdi, takdir etti, daralttı, sıkıntıya soktu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
رِزْق
İsim
ر ز ق
Rızık, yiyecek
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
كَلَّفَ
Fiil-II
ك ل ف
Sorumlu tuttu, mükellef oldu, yüklendi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
عُسْر
İsim
ع س ر
Zorluk, güçlük
يُسْر
İsim
ي س ر
Kolaylık, kolay