close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Talâk Sûresi 6. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Eskinûhunne min hayśu sekentum min vucdikum velâ tudârrûhunne litudayyikû ‘aleyhin(ne)(c) ve-in kunne ulâti hamlin fe-enfikû ‘aleyhinne hattâ yeda’ne hamlehun(ne)(c) fe-in arda’ne lekum feâtûhunne ucûrahun(ne)(s) ve/temirû beynekum bima’rûf(in)(s) ve-in te’âsertum feseturdi’u lehu uḣrâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onları, gücünüz yeterse oturduğunuz yerin bir kısmında oturtun ve onları sıkıştırarak zararlandırmayın ve gebeyseler doğuruncaya dek doyurun onları ve çocuklarınızı emziriyorlarsa da artık ücretlerini verin ve karıkoca; güzelce danışıp görüşerek yapın bu işleri ve bir güçlük çıkarsa çocuğu başka bir kadın emzirir artık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin (evin) bir yanında (uygun ve ayrı bir odasında) oturtup barındırın, onlara ’darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla’ zarar vermeye (kalkmayın). Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka (geçim standardı) sağlayın. (Boşanan kadınlar) Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onların ücretlerini karşılayın. (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda ma’ruf (güzellikle ve İslam’a uygun bir tarz) üzere görüşüp-konuşup (anlaşın.) Eğer (maddi ve ailevi bir) güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası da emzirebilir (zorlamayın).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O halde boşadığınız fakat bekleme süreleri bitmemiş olan kadınların sizinle aynı yerde aynı imkanları kullanarak geçinmelerini sağlayın ve onları rahatsız edip hayatlarını çekilmez hale getirmeyin. Eğer hamile iseler, doğumlarını yapıncaya kadar onlar için her türlü harcamayı yapın. Boşanma kesinleştikten sonra çocuğunuzu emzirirlerse onlara emzirme ücretlerini ödeyin bu emzirme işinde her iki taraf ve çocuğun menfatine uygun olan şekli aranızda görüşün ve kararlaştırın, boşanıp ayrıldık diye küsüşüp birbirinize zorluk çıkarmayın. Eğer aranızda emzirme meselesinde bir zorluk çıkarsa yani baba cimrilik edip gerekeni vermez, ana da emzirmeye nazlanırsa o vakit onu babanın hesabına diğer bir kadın emzirsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İddetlerini bekleyen hanımlarınızı imkânlarınızın elverdiği ölçüde ikamet ettiğiniz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıştırıp, gitmelerini sağlamak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Sizin adınıza çocuğunuzu emziriyorlarsa, onlara ücretlerini ödeyin. Çocuk konusunda, birbirinize danışarak, Kur'ân ve sünnetin hükümlerine, meşrû, İslamî kurallarla örtüşen örfe, ilmî verilere, mü'minlerin tasvip ettiği, icrasında hayır gördüğü konulara, hakkaniyete uygun bir şekilde, karşılıklı anlayış göstererek birlikte karar verin. Eğer birbirinize güçlük çıkarırsanız, anlaşamazsanız, çocuğu babanın hesabına bir sütanne emzirecektir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/233.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O kadınları [3] gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeğe kalkmayın. Eğer hamile iseler yüklerini bırakıncaya kadar onlara nafaka verin. Sizin için (çocuklarınızı) emzirirlerse ücretlerini verin. Aranızda güzellikle danışın. Eğer güçlük içine düşerseniz o zaman (çocuğu) onun (babanın) hesabına bir başka kadın emzirir.
3.Yani boşadığınız ancak henüz iddetleri dolmamış kadınları.  
Ali Bulaç
swap_vert close
(Boşadığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir yanında oturtun, onlara 'darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla' zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin. Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. (Durum ve ilişkilerinizi) Kendi aranızda maruf (güzellikle ve İslam'a uygun bir tarz) üzere görüşüp-konuşun. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu) onun (babası) için bir başkası emzirebilir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Boşamış olduğunuz) o kadınları, (iddetleri zarfında) gücünüzün yettiği kadar oturduğunuz yerin bir kısmında oturtun. Bir de üzerlerine tazyik yapmak için onlara zarar vermeye kalkışmayın; ve eğer gebe iseler, çocuklarını doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Sonra (boşadığınız kadınlarla ilginiz kesilince) sizin hesabınıza (çocuklarınızı) emzirirlerse, o vakit de ücretlerini verin ve aranızda iyilikle (ücret işini) müşavere edin; anlaşın. Eğer (anne çocuğa süt vermemekle) güçlüğe uğrarsanız, bu takdirde baba hesabına (çocuğu) başka bir kadın emzirecektir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O boşadığınız kadınları, gücünüz nispetinde oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıştırmak için onlara zarar vermeyin. Eğer hamile iseler, yüklerini doğuruncaya kadar onların nafakalarını verin. Eğer sizin için (çocuklarınıza) süt verirlerse, onların ücretlerini onlara verin. Ve aranızda güzelce anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, başka bir kadın onun için, (çocuğu) emzirecektir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
O kadınları imkanınıza göre kendi oturduğunuz yerde oturtunuz ve onları baskı altına almak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayınız. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını karşılayınız. Sizin hesabınıza çocuğunuzu emzirirlerse onlara karşılığını ödeyiniz ve aranızda güzelce konuşup anlaşınız. Anlaşmakta zorlanırsanız bu durumda çocuğu, o erkeğin hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizler bu kadınları, gücünüzün yettiğince evinizde oturtunuz, sıkıştırıp zarar vermiyesiniz, eğer gebe iseler, doğurana değin yediresiniz, çocuğu emzirmek istiyorlarsa, karşılığın veriniz, aranızda güzellikle konuşun, eğer güçlük çekerseniz, başka biri emzirir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Boşadığınız ve sürelerini bekleyen) kadınları gücünüz nispetinde, (bekleme süreleri sona erinceye kadar) oturduğunuz evlerin bir bölümünde (ihtiyaçlarını karşılayarak) oturtun. Çıkıp gitmeleri için onlara baskı yapmayın! Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın! Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın! Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz, çocuğu bir başka kadın emzirebilir.
Cemil Said
swap_vert close
Tatlîk itdiğiniz kadınları (’iddetin hitâmına kadar) kendi iskân itdiğiniz mahalde vesâit-i mevcûdeniz ile oturtınız. Ânları dar yerde oturtarak zahmet virmeyiniz. Hâmile olanlara iyi bakınız. Vaz-’ı haml idinceye kadar nafakalarını te’mîn idiniz. Çocuklarınızı irzâ’ idiyorlar ise ücret viriniz. Bu ücreti beyninizde karârlaşdırınız ve semîhâne hareket idiniz. Eğer irzâ’a mâni’ var ise diğer bir kadın (süd nine) çocuğı irzâ’ iylesün.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Boşadığınız, fakat iddeti dolmamış kadınları gücünüz nispetinde, kendi oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğurmalarına kadar nafakalarını verin. Çocuğu sizin için emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin; aranızda uygun bir şekilde anlaşın; eğer güçlükle karşılaşırsanız çocuğu başka bir kadın emzirebilir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onları (iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O kadınları, durumunuza uygun olarak kendi oturduğunuz yerde oturtun ve onların imkânlarını daraltmak yoluyla kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer gebe iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını karşılayın. Sizin hesabınıza (çocuğunuzu) emzirirlerse onlara karşılığını ödeyin ve aranızda güzelce konuşup anlaşın. Anlaşmakta zorlanırsanız bu durumda o erkeğin hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Onları gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştırıp (gitmelerini sağlamak için) kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hâmile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için çocuğu emzirirlerse onlara ücretlerini verin, aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız çocuğu, başka bir kadın emzirecektir.
Edip Yüksel
swap_vert close
O kadınları, gücünüz oranında, oturduğunuz yerde oturtun. Ayrılmaya zorlamak için onları rahatsız etmeyin. Gebe iseler, yüklerini bırakıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın. Sizin için emzirirlerse ücretlerini ödeyin. Aranızda güzel bir ilişki kurun. Güçlükle karşılaşırsanız, onu başka bir kadın emzirecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O kadınları, gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onları sıkıştırmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Şayet gebe iseler, yüklerini bırakıncaya kadar onları besleyin. Sonra sizin için emzirirlerse ücretlerini verin ve aranızda güzellikle konuşup danışın. Güçlük çekerseniz çocuğu, başka bir kadın emzirecektir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O kadınları gücünüzün yettiğinden sâkin olduğunuz yerin bir kısmında iskân ediniz, ve üzerlerine tazyık yapmak için onları ızrara kalkışmayınız ve eğer yüklü iseler hamillerini vaz'ı edinciye kadar nefakalarını verin, sonra sizin hisabınıza emzirirlerse o vakit de ecirlerini verin ve aranızda iyilikle emr edin ve eğer zorlaşıyorsanız o halde baba hisabına diğer bir emzikli emzirecektir
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Boşamış olduğunuz) o kadınları, (iddetleri süresince) imkânlarınız nispetinde oturduğunuz meskenlerin bir bölümünde oturtun. (Evinizi terk etmeleri için) onları sıkıntıya sokup, kendilerine zarar vermeyin! Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer (boşadığınız kadınlarla, emzirme ücreti hususunda) anlaşamazsanız, çocuğu başka bir kadın (sütanne) emzirebilir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Oturduğunuz yerin bir bölümünde gücünüz yettiğince onları oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için, zarar verecek bir şey yapmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar onlara karşılıksız yardımda bulunun. Sonra emzirirlerse ücretlerini verin. Aranızda konuşarak ma'ruf bir şekilde anlaşın. Eğer bir zorlukla karşılaşırsanız o zaman emzirme işini başkasına yaptırın.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Boşanan) o kadınları, gücünüzün yetdiği kadar, ikaamet etdiğiniz yerin bir kısmında oturtun. (Evleri) başlarına dar etmek (onları çıkmıya mecbur kılmak) için kendilerine zarar yapmayın. Eğer onlar yüklü iseler yüklerini koyuncuya kadar nafakalarını verin. Eğer (kendilerinden olan evlâdlarınızı) sizin fâidenize emzirirlerse onlara ücretlerini verin. Aranızda (bu hususda) güzelce müşavere edin. Eğer güçlüğe uğrarsanız o halde (çocuğu) onun (hesabına) bir başka (kadın) emzirecekdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
(Boşadığınız) o kadınları gücünüz nisbetinde kendi oturduğunuz ye rin bir bölümünde oturtun; on ları sıkış tırmak (ve bir an önce çıkmalarını sağ lamak) için kendilerine zarar verme(ye kalkışma)yın!Eğer hâmile iseler, artık yüklerini bıra kıncaya kadar onlara nafaka verin! Sonra sizin için(çocuğunuzu) emzirirlerse, onlara ücretlerini de verin! (Bu hu sus ta) aranızda güzel bir şekilde an laşın! Eğer (anlaşmakta) zorluk çekerse niz, o zaman (çocuğu) onun (babanın) hesâbına baş ka sı emzirecektir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Onları (boşamış olduğunuz kadınları iddetleri süresince) gücünüz nispetinde, barındığınız yerin bir bölümünde (ihtiyaçlarını karşılayarak) barındırın. Onları sıkıntıya sokmak için sakın kendilerine zarar vermeye kalkışmayın! Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya (çocuklarını doğurana) kadar nafakalarını verin! Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın! Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz, çocuğu bir başka kadın emzirebilir.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Boşadığınız hamile kadınları, sahibi olduğunuz evlerden birisine yerleştirin (sokağa atmayın). Onları (kaçıp gitmeleri için) sıkıştırıp eziyet ederek zarar vermeyin. Eğer boşadığınız kadınlar hamile iseler, doğumlarını yapıncaya kadar rızıklarını ve ihtiyaçlarını karşılayın. Eğer doğumdan sonra sizin için bebeği emzirirse, ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşma yapın. Eğer anlaşmanızda güçlük çıkarsa, bebeği başka biri emzirebilir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O kadınları süreleri bitinceye kadar, gücünüz yettiği kadar, oturduğunuz yerin bir kısmında oturtun. Onları bezdirmek için onlara zarar vermiye kalkışmayın. Gebe iseler, doğuruncaya kadar onlara geçimliklerini verin. Sizden olan çocukları emzirecek olurlarsa emeklerini ödeyin. Bunun için biribirinizle güzelce anlaşın. Eğer bir güçlüğe uğrıyacak olursanız çocuğu bir başka kadın emzirir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Boşadığınız kadınları iddetleri bitinceye kadar gücünüzün yettiği kadar sakin olduğunuz yerde iskân edin. Çıkıp gitmeleri için sıkıştırmak suretiyle onlara zarar vermek fikrinde olmayın. Gebeyseler doğuruncaya kadar onlara nafaka verin. Eğer boşanan kadınlar çocuklarınızı emzirirlerse onların emzirme ücretini veriniz. Emzirme ve ücret hususunda güzelce birbirinize danışın. Bu hususta aranızda güçlük çıkarsa çocuğu diğer bir kadın emzirir l.
[1] Yâni evvelki kocası emzirme ücretini eski karısına vermeye ve eski karısı da çocuğu emzirmeye razı olmazlarsa eski karısı çocuğu emzirmeye icbar edilemez. Bu halde evvelki kocası bir süt ana tutmaya mecbur olur.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onları (bekleme sürelerinde) gücünüz/imkânınız nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde/odasında oturtunuz.⁷ Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayınız. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını veriniz. Eğer çocuğu sizin hesabınıza emzirirlerse, ücretlerini (ayrıca) veriniz ve aranızda güzellikle anlaşınız. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu (babası adına) bir başkası emzirebilir.⁸
7 Kişinin evi müsait olmaz veya boşayacağı kadın o evde oturmak istemezse veya daha başka sebeplerle daha güvenli bir mekânda kalması sağlanabilir. Ayette geçen “gücünüz/imkânınız nispetinde” sözünden bunu anlıyoruz. 8 Krş. Bakara, 2/233  
Kadri Çelik
swap_vert close
(Boşandığınız) Kadınları, gücünüz oranında oturmakta olduğunuz yerin bir kısmında oturtun, onları darlık ve sıkıntıya düşürmek amacıyla kendilerine zarar vermeyin. Eğer onlar hamile iseler, yüklerini bırakıncaya (doğumlarını yapıncaya) kadar onlara nafaka verin. Şayet sizler için (çocuğu) emzirirlerse, onlara ücretlerini ödeyin. Kendi aranızda güzel bir tarz üzere görüşüp konuşun. Eğer güçlük içine girerseniz, bu durumda (çocuğu), onun (babası) için bir başkası emzirebilir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Boşamış olduğunuz kadınları, bekleme süreleri sona erinceye kadar gücünüz oranında ihtiyaçlarını karşılayarak kendi evlerinizde barındırın. Evinizi terk etmeleri için baskı yapmak amacıyla onları rahatsız etmeyin! Eğer hamileyseler, doğum yapıncaya kadar onların geçimlerini sağlayın. Boşanma gerçekleştikten sonrasizin için çocuğunuzu emzirirlerse, emzirme ücretlerini onlaraödeyin. Bu gibi konuları aranızda en güzel bir şekilde karşılıklı birbirinizle danışıp konuşarak çözüm ve karara bağlayın. Eğer aranızda anlaşmaya varamazsanız, çocuğu bir başka kadın da emzirebilir. Fakat çocuğu emzirecek bir kadın bulunamazsa, annesi onu emzirmek zorundadır. Nafakada temel ölçü şudur:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Boşadığınız kadınları gücünüz ölçüsünde kendi oturduğunuz yerden bir yere oturtun! Onları dara sokmak / daraltmak için onlara zarar vermeye kalkışmayın! Eğer hamile iseler, doğuruncaya kadar nafakalarını verin! Sizin için emzirdilerse, onlara ücretlerini verin! Aranızda örfe uygun bir şekilde iş görün (işleri yürütün)! Bir güçlükle karşılaştıysanız, onu bir başkası emzirecektir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Mümkün ise kadınları kendi oturduğunuz yerde tutun. Kendilerini baskı altında tutmak için bir takım dayatmalarda bulunmayın. Hamile iseler, doğumlarını yapana kadar nafakalarını verin. Bebeğinizi emzirirlerse ücretlerini verin Ücret konusunu aranızda güzellikle halledin. Zorluk çıkarırsanız, bebeği başkası emzirecek demektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Boşadığınız kadınları gücünüz nispetinde oturduğunuz evin misafir bölümünde oturtun. Çünkü boşamaya karar verdiğiniz kadınlarınız artık sizin için misafirdir. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın! İnsan misafirlerine hakaret etmez. Onları el üstünde tutar. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar maddi ihtiyaçlarını giderin! Sizin için doğan çocuğu emzirirlerse emzirme ücretlerini ödeyin! Ücret konusunda örfe uyun! Sakın çocuğun annesi sensin onu emzirmeye mecbursun demeyin! Çocukların her türlü bakımı babaya aittir. Ücrette anlaşamazsanız emzirmek üzere başka bir kadınla anlaşın! Emzirmesi için annesine baskı yapmayın!
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin (evinizin) bir bölümünde onları (da) oturtun! Onları (gitmeleri için) sıkıştırıp kendilerine zarar vermeyin! (Boşandığınız kadınlar) hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin! Sizin için (çocuğunuzu) emzirirlerse onlara ücretlerini verin; aranızda uygun bir şekilde istişare edin! (Emzirtme konusunda) zorluk çekerseniz, onu başka bir (kadın) emzirecektir.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Boşadığınız) o kadınları, gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onları rahatsız ederek zarar vermeğe kalkışmayın. Şâyet gebe iseler çocuklarını doğuruncaya kadar, onların geçimini sağlayın.¹ Eğer çocuğu sizin namınıza emzirirlerse onlara ücretlerini verin ve (bu durumu) aranızda güzellikle konuşup anlaşın.² Yok, eğer anlaşamazsanız (o zaman) çocuğu (babası) başka bir kadına emzirtsin.³
1 Onlara çocuklarını doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Boşanan bir kadının hamile olduğu anlaşılırsa, onun iddeti üç ay hali değil “çocuğunu doğuruncaya kadardır.” Boşama tarihinden itibaren hamilelik müddetinin en azı altı ay, en çoğu Hanefilere göre iki, Şafiîlere göre dört sene olabilir. Buna göre, hamile olmayıp da iddet bekleyen kadınlara da iddet müddetince nafaka verileceği, delalet yoluyla anlaşılır. Kocası ölen kadına kocasının varislerinden olduğu için ölen kimsenin varislerinin iddet süresince nafaka vermeleri gerekmez. İçerisinde yaşadıkları sistemlerle bütünleşen bazı Müslüman kadınların bundan istifade ederek boşandıkları kocalarından ölünceye kadar nafaka almaları, onları sömürmektir ve haramdır. 2 Bu ifâdelerden anlaşıldığına göre; çocuk doğunca ona baktırma görevi, babalara aittir. Yok, eğer ana kendi namına emzirmek isterse, o zaman babanın anaya emzirme ücreti vermesi gerekmez. Ancak giyim ve diğer masraflarını verir. Bu konuda da aralarında güzelce anlaşmaları gerekir. Boşanıp ayrıldık diye eşlerin küsüşüp birbirlerine zorluk çıkarmaları da yasaklanmıştır.3 Yani, ücret tespitinde, kadının sağlık sebepleri veya yeniden evlenmek istemesi gibi bir sebeple…  
Muhammed Esed
swap_vert close
[O halde, iddetlerinin içinde bulunan] kadınların, sizinle aynı yerde, aynı imkanları kullanarak geçinmelerini sağlayın; ¹² ve onları rahatsız edip hayatlarını çekilmez hale getirmeyin. Eğer hamile kalırlarsa, doğumlarını yapıncaya kadar onlar için her türlü harcamayı yapın; [boşanma kesinleştikten sonra] çocuğunuzu emzirirlerse onlara [hak ettikleri] karşılığı verin; ve kendi aranızda [çocuğun geleceğini] uygun bir şekilde konuşun. Eğer ikiniz de [annenin çocuğu emzirmesi ihtimalini] zor görürseniz ¹³ onu [babasının] adına ¹⁴ başka bir kadın emzirsin.
12 Lafzen, “oturduğunuz yerde onları oturtun” -yani, “onları kendi hayat standardınızla aynı düzeyde yaşatarak”.13 Kadının sağlık nedenlerinden dolayı ya da yeniden evlenmek istemesinden ötürü.14 Yani, babanın hesabına: bkz. 2:233 ve ilgili notlar 219 ve 220.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Boşadığınız hanımlarınızı imkânlarınız ölçüsünde oturduğunuz evlerin bir bölümünde oturtun, evden çıkıp gitsinler diye onları sıkıştırmayın, eğer hamile iseler doğumlarına kadar onların geçimini temin edin. Şayet çocuğunuzu emzirirlerse onların emzirme ücretini verin, emzirme ve ücret konusunda günün şartlarına göre aranızda anlaşın. Bu konuda anlaşamadığınız takdirde baba başka bir sütanne bulacaktır. 2/226...240, 65/1
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(İddet bekleyen kadınlarınızı), imkânlarınız nisbetinde barındığınız şartlara[⁵¹⁶¹] uygun olarak barındırın; onlar üzerinde baskı kurup hayatlarını çekilmez hale getirmeyin; eğer hamileyseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını üstlenin; eğer (çocuğunuzu) sizin hesabınıza emzirirlerse, onlara hak ettikleri karşılığı verin ve (çocuğun geleceğini) kendi aranızda ortak değerler çerçevesinde istişare edin;[⁵¹⁶²] eğer (emzirme konusunda) karşılıklı zorlanırsanız, bu takdirde (baba) hesabına bir başkası emzirecektir.[⁵¹⁶³]
[5161] Lafzen: “yerde”. Min haysu’nun bu bağlamdaki vurgusuna dayanarak. [5162] Lafzen: “birbirinize ma’rufu emredin!” Maruf: Aklen mümkin, şer’an meşru, kalben tatminkâr, örfen münasip olandır. [5163] Ayrıntılarla örülü bu âyet muhatabın dikkatini bir hususa çeker: Boşanmış eşler ve özellikle baba, müşterek meyveleri olan bebeğe karşı sorumludur. Annenin hamilelikle yaptığı fedakârlığa, baba doğum sonrasının külfetini üstlenerek katılmalıdır. Bebeğin hayatını idame ettirmek için, “ortak akıl” (ma’ruf) etrafında herkes üstüne düşeni yapmalıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Boşanmak için süresini bekleyen) Kadınları, -gücünüzün ölçüsüne göre- evinizin bir kısmında oturtun, -bir an evvel gitmelerini sağlamak için- onları sıkıştırıp zarar vermeyin. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. (Doğumdan sonra) sizin çocuklarınızı emzirirlerse, onlara ücretlerini verin ve aranızda konuşarak ücret bedeli hususunda uygun bir şekilde anlaşın, eğer anlaşamazsanız, bebeği başka bir kadın emzirir.
Osman Fırat
swap_vert close
Onları gücünüz nispetinde, oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun. Onları sıkıntıya sokmak için kendilerine zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Sizin için (çocuğu) emzirirlerse (emzirme) ücretlerini de verin ve aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer anlaşamazsanız, çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O (boşanan) kadınları gücünüzün yettiği kadar ikamet ettiğiniz yerin bir kısmında oturtun ve üzerlerine tazyikte bulunmanız için kendilerine zarar vermeyin ve eğer yüklü bulunmakta iseler yüklerini koyuncaya değin onlara nafakalarını verin. Eğer sizin için (çocuklarınızı) emzirirlerse onlara ücretlerini verin, ve aranızda makuf bir veçhile müşaverede bulunun ve eğer müşkilata uğrar iseniz onun için başkası emzirecektir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Boşadığınız eşlerinizi, imkânlarınız nisbetinde oturduğunuz meskenlerin bir bölümünde iddetlerini tamamlayıncaya kadar oturtun! Onlar üzerinde çıkıp gitmelerini sağlamak için bir baskı kurmak niyetiyle onlara zarar vermeye kalkışmayın. Eğer onlar hamile iseler, çocuklarını doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Sonra boşadığınız eşlerle ilginiz kesilince sizin hesabınıza çocuklarınızı emzirirlerse, ücretlerini verin. Aranızda ücret işini meşrû çerçevede, örfe uygun olarak güzellikle görüşüp sonuçlandırın! Eğer annesinin çocuğu emzirmemesi sebebiyle sıkıntıya düşerseniz, bu takdirde baba, ücret vererek bir başka emziren kadın bulacaktır. [2, 233]
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Boşadığınız) O kadınları, gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun ve onları sıkıştır(ıp evden çıkmağa zorla)mak için kendilerine zarar vermeğe kalkışmayın. Şayet gebe iseler, yüklerini bırakıncaya kadar onların geçimini sağlayın. Sonra sizin için (çocuğunuzu) emzirirlerse onlara ücretlerini verin ve aranızda güzellikle konuşup anlaşın. Eğer (anlaşmakta) güçlük çekerseniz (o zaman) çocuğu, başka bir kadın emzirecektir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Onları (tatlîk itdiğiniz kadınları) 'iddetinin hitâmına kadar, kudretinizin yetdiği bir mekânda iskân idin. Onları tazyîk içün ızrâr itmeyin. Eğer hâmil iseler vaz-'ı haml idinceye kadar nafakalarını virin. Eğer evlâdınızı sizin içün emzirirlerse ücretini, aranızda ma'rûf ve müstahsen sûretde karârlaşdırub tesviye iyleyin. Eğer süd emzirmek husûsunda müşkilât olur ise çocuğı diğer biri emzirsün. (Süd anneye virilsün).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Boşadığınız kadınları (iddetleri esnasında) gücünüze göre oturduğunuz yerin bir kısmında oturtun. Onlara baskı yapmak için zarar vermeye kalkmayın. Hamile iseler, doğum yapıncaya kadar ihtiyaçlarını karşılayın. Çocuğu sizin için emzirirlerse ücretlerini verin. İşleri aranızda güzelce yürütün. Karşılıklı olarak zorlanırsanız çocuğu bir başkası emzirir.
Şaban Piriş
swap_vert close
Boşadığınız kadınları, gücünüz ölçüsünde oturduğunuz yerde oturtun. Onları sıkıntıya düşürmek için zarar vermeye kalkışmayın. Eğer hamile iseler doğuruncaya kadar nafakalarını verin. Eğer sizin için emzirirlerse, onlara ücretlerini verin. Aranızda uygun bir şekilde anlaşın. Eğer bir güçlükle karşılaşırsanız, çocuğu bir başkası emzirir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Boşadığınız hanımları, gücünüz ölçüsünde, evinizin bir bölümünde oturtun. Sıkıştırıp da çıkmaya zorlamak için onlara zarar vermeyin. Hamile iseler, doğum yapıncaya kadar nafakalarını verin. Eğer sizin için çocuğu emzirirlerse ücretlerini verin. Aranızda güzellikle anlaşın. Bu size zor gelecek olursa, çocuğu başka biri emzirsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O kadınları, imkânlarınız ölçüsünde, barındığınız yerin bir kısmında barındırın. Onları baskı altında tutmak için onlara zarar verme yönüne gitmeyin. Eğer hamile iseler yüklerini bırakıncaya kadar onlara nafaka verin. Eğer sizin için çocuk emziriyorlarsa, ücretlerini de verin. Aranızda örfe uygun biçimde konuşup tartışın. Eğer anlaşmakta zorluk çekerseniz o zaman, doğmuş olan çocuğu baba hesabına başka bir kadın emzirecektir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[297a] oturduñ 'avratları ol yirde kim oturursız gücünüz yitdüginden. daħı ziyān degürmeñ anlara tā ŧar eyleyesiz anlaruñ üzere. daħı eger olalar yükler isleri nafaķa eyleñ anlaruñ üzere tā ķoyalar yüklerini. pes eger emzüreler sizüñ içün virüñ anlara kirilerini. daħı buyrışuñ arañuzda eylügi. daħı eger ķatılıķ eyleyesiz biribiriñüz ile pes tįz emzüre anuñ-içün ayruķ 'avrat.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Sākin eyledüñüz ‘avratlaruñuzı, siz sākin olġan evlerde gücüñüz yitdügiḳadar ve anlara ziyān degürmeñ ṭarlıḳ eylemeg‐içün anlara ve eger yüklü olsa‐lar, nafaḳa eyleñüz anlara, anlar doġurınca. Pes eger sizüñ oġlanla‐ruñuzı emzürseler, anlara kirilerin virüñüz. Daḫı ortañuzda yaḫşılıġı buyu‐ruñuz ve eger muvāfaḳat olmasa, özge ‘avrat emzürsin.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Onları (boşadığınız, lakin gözləmə müddətləri sona yetməmiş qadınları) imkanınız çatdığı qədər öz yaşadığınız yerdə sakin edin. (Bu qadınları) sıxışdırmaq (evdən çıxıb getməyə məcbur etmək) məqsədilə onlara zərər (əziyyət) verməyə cəhd göstərməyin. Əgər onlar hamilədirlərsə, bari-həmləni yerə qoyana qədər xərclərini verin. (Həmin qadınlar gözləmə müddətləri qurtarandan sonra) sizin üçün uşaq əmizdirirlərsə, onların (süd) haqqını verin (çünki onlar artıq sizin uşaqlarınıza süd verməyə borclu deyillər). Öz aranızda yaxşılıqla (şəriətə müvafiq şəkildə) sazişə gəlin. Əgər (bu məsələdə) çətinliyə düşsəniz (bir-birinizlə razılığa gələ bilməsəniz), onu (uşağı) başqa bir qadın əmizdirə bilər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lodge them where ye dwell, according to your wealth, and harass them not so as to straiten life for them. And if they are with child, then spend for them till they bring forth their burden. Then, if they give suck for you, give them their due payment and consult together in kindness; but if ye make difficulties for one another, then let some other woman give suck for him (the father of the child).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Let the women live (in ´iddat) in the same style as ye live, according to your means: Annoy them not, so as to restrict them.(5516) And if they carry (life in their wombs), then(5517) spend (your substance) on them until they deliver their burden: and if they suckle your (offspring), give them their recompense: and take mutual counsel together, according to what is just and reasonable. And if ye find yourselves(5518) in difficulties, let another woman suckle (the child) on the (father´s) behalf.(5519)
5516 Cf. n. 5507 above. A selfish man, because he has divorced his wife, may, in the probationary period before the divorce becomes absolute, treat her with contumely, and while giving her residence and maintenance, may so restrict it as to make her life miserable. This is forbidden. She must be provided on the same scale as he is, according to his status in life. There is still hope of reconciliation, and if not, yet the parting must be honourable. 5517 If there is a pregnancy, a sacred third life comes on the scene, for which there is added responsibility (perhaps added hope for reconciliation) for both parents. In any case no separation is possible until after the child is born. Even after birth, if no reconciliation between parents is possible, yet for the nursing of the child and for its welfare the care of the mother remains the duty of the father, and mere must be mutual counsel between him and the mother in all truth and sincerity. 5518 If ye find yourselves in difficulties: e.g., if the mother's milk fails, or if her health fails, or if any circumstance arises which bars the natural course of the mother nursing her own child. There may be psychological difficulties also. 5519 That is, the father must stand all expenses, without cutting down the reasonable allowance to which the mother is en tided.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَسْكِنُوهُنَّ
onları oturtun
مِنْ حَيْثُ
o yerde ki
سَكَنْتُمْ
oturdunuz
مِنْ وُجْدِكُمْ
gücünüz nisbetinde
وَلَا تُضَٓارُّوهُنَّ
ve onlara zarar vermeyin
لِتُضَيِّقُوا
sıkıştırmanız için
عَلَيْهِنَّۜ
onları
وَاِنْ
ve eğer
كُنَّ
iseler
اُو۬لَاتِ
sahipleri
حَمْلٍ
hamilelik
فَاَنْفِقُوا
artık nafaka verin
عَلَيْهِنَّ
onlara
حَتّٰى
ta ki
يَضَعْنَ
bırakma- larına dek
حَمْلَهُنَّۚ
yüklerini
فَاِنْ
sonra eğer
اَرْضَعْنَ
emzirdilerse
لَكُمْ
sizin için
فَاٰتُوهُنَّ
artık onlara verin
اُجُورَهُنَّۚ
ücretlerini
وَاْتَمِرُوا
ve anlaşın
بَيْنَكُمْ
aranızda
بِمَعْرُوفٍۚ
iyilikle
وَاِنْ
ve eğer
تَعَاسَرْتُمْ
zorluk çektinizse
فَسَتُرْضِعُ
o zaman emzirecektir
لَهُٓ
onu
اُخْرٰىۜ
bir başkası
(Boşandığınız) O kadınları gücünüz nisbetinde oturduğunuz yerin bir bölümünde oturtun, onları sıkıştır(ıp bir an önce gitmelerini sağla)mak için onlara zarar verme(ye kalkışma)yın! Eğer hamile iseler yüklerini bırakıncaya (yani doğum yapıncaya) kadar onlara nafakalarını verin! Sonra sizin için (çocuğunuzu) emzirirlerse onlara ücretlerini de verin, aranızda iyilikle anlaşın! Eğer (anlaşmakta) zorluk çekerseniz, o zaman (çocuğu) başka bir kadın emzirecektir.
اَسْكَن
Fiil-IV
س ك ن
Yerleştirdi, durdurdu, oturttu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
سَكَنَ
Fiil-I
س ك ن
Yerleşti, mesken tuttu, sukûn buldu, dinlendi, oturdu, istirahat etti, huzur buldu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وُجْد
İsim
و ج د
Güç bulma
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
ضَارَّ
Fiil-III
ض ر ر
Zarara uğrattı, zarar verdi
ضَيَّقَ
Fiil-II
ض ي ق
Sıkıntıya soktu, sıkıştırdı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
اُولِى
İsim
ا و ل
Sahip
حَمْل
İsim
ح م ل
Bir yük, taşınma, hamilelik
اَنْفَقَ
Fiil-IV
ن ف ق
İnfak etti, harcadı, nafaka verdi
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
حَتّٰى
Edat
حَتّٰى
Nihayet, -e kadar, hatta, ta ki, sonuçta
وَضَعَ
Fiil-I
و ض ع
İndirdi, koydu, düşürdü
حَمْل
İsim
ح م ل
Bir yük, taşınma, hamilelik
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
اَرْضَعَ
Fiil-IV
ر ض ع
Emzirdi
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
اٰتَى
Fiil-IV
ا ت ي
Verdi
اَجْر
İsim
ا ج ر
Ecir, mükâfat, ücret, (yaptıklarına) karşılık
اِئْتَمَرَ
Fiil-VIII
ا م ر
Müzakere etti, anlaştı
بَيْن
İsim
ب ي ن
Arasında
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
تَعَاسَرَ
Fiil-VI
ع س ر
Zorluk çekti
اَرْضَعَ
Fiil-IV
ر ض ع
Emzirdi
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
اٰخَر
İsim
ا خ ر
Diğeri, öteki, arkası, başkası, sonraki