close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Talâk Sûresi 3. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve yerzukhu min hayśu lâ yahtesib(u)(c) vemen yetevekkel ‘ala(A)llâhi fehuve hasbuh(u)(c) inna(A)llâhe bâliġu emrih(i)(c) kad ce’ala(A)llâhu likulli şey-in kadrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve onu, hesaplamadığı yerden rızıklandırır ve kim Allah'a dayanırsa o, yeter ona; şüphe yok ki Allah, yapacağı işi yerine getirir, gerçekten de Allah, her şeye bir ölçü, bir miktar tayin etmiştir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ve onu hesaba katmadığı (hiç ummadığı) bir yönden rızıklandıracaktır. Kim de Allah’a tevekkül ederse O, kendisine yeterlidir (onu asla sahipsiz bırakmayacaktır). Elbette Allah, Kendi emrini (ve takdirini) yerine getirip amacına ulaştırandır. Allah, her şey için bir ölçü koyup (geçerli) kılmıştır. (O her konuyla ilgili bir miktar ve mikyas=tartma ve kıyaslama ayarı yaratmıştır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve ummadığı, hesaplayamadığı bir yönde onu rızıklandırır. Kim Allah'a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter. Gerçek şu ki Allah istediği her işi sonucuna ulaştırır ve Allah herşey için bir ölçü belirleyip ortaya koymuştur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ona, ummadığı ve hesap edemediği yerlerden rızık ve servet verir. Allah'a dayanıp güvenene, işlerini Allah'a havale edene Allah kâfidir. Allah planını, hükmünü kesinlikle icra ederek hedefine ulaştırır. Allah her şey için bir plan, bir vade, bir ölçü belirlemiştir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/240; 33/49.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden rızıklandırır. Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip-gerçekleştirendir. Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bir de ona, ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Muhakkak ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir kader, (ölçü ve muayyen bir zaman) tayin etmiştir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve ummadığı bir yerden, Allah onun rızkını verir. Artık kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter. Allah, emrini mutlaka yerine getirendir. Şüphesiz Allah, her şeye bir sınır, bir kader tayin etmiştir.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, onu hiç beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanıp güvenirse, O, kendine yeter. Şüphesiz Allah, dilediği şeyi sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Besim Atalay
swap_vert close
Sayıdan dış, ona azık da verir, Allaha güvenene, Allah yetişir; evet Allah kendi emrini yürütecektir; Allah, her nesneye bir ölçü kıldı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ve ona beklemediği ve tahmin etmediği yerden rızık verir. Kim Allah'a dayanıp güvenirse O, ona yeter. Hiç kuşku yok ki Allah her emrini gerçekleştirir. Çünkü Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir.
Cemil Said
swap_vert close
ve hatırına getürmediği ihsânlar ile rızkını virecekdir. Allâh kendine tevekkül idenlerin imdâdına yetişür. Allâh’ın takdîrâtı dâimâ netîcelenir. Allâh her şeye bir müddet ta’yîn iylemişdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
2,3. Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ve ona hiç beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah’a dayanıp güvenirse Allah ona yeter. Şüphesiz Allah dilediği şeyi sonuca ulaştırır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
2, 3. İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.  
 Âyet, bekleme süresinin sonuna yaklaşmış kadınla ilgili olarak kocasının yapacağı işleri sıralıyor. Bunlar, ya tekrar almak veya cezalandırıp zarara sokmadan boşamaktır. Her iki durumda da iki şahit bulundurmak gerekir. Yukarıdaki âyetlerde geçen talâkla ilgili emirler şöyle özetlenebilir: Boşamayı sünnete uygun şekilde yapmak, iddeti saymak, kadını evinden çıkarmamak, boşama sırasında şahit tutmak, şehadeti hak ölçüleri içinde yapmak.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ve beklemediği yerden ona rızık verir. Kim ALLAH'a güvenirse O, ona yeter. ALLAH buyruğunu yerine getirendir. ALLAH herşey için bir ölçü koymuştur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve onu hatır-u hayaline gelmez cihetten merzuk eder ve her kim Allaha tevekkül kılarsa o ona yetişir, her halde Allah emrini yerine getirir, Allah her şey için bir mıkdar ta'yin etmiştir
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ve ummadığı bir yerden, Allah onu rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, Allah ona yeter. Allah, hükmünü mutlaka yerine getirendir. Şüphesiz Allah, her şey için (ezelî ve ebedî ilmindeki hikmete göre) belli bir ölçü/belli bir kader tayin etmiştir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve Allah, ona ummadığı yerden rızık verir. Kim Allah'a tevekkül¹ ederse, O, ona yeter. Kuşkusuz Allah, buyruğunu yerine getirir. Allah, her şey için bir ölçü belirlemiştir.
1- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Onu haatır-u hayâline gelmeyecek bir cihetden de rızıklandırır. Kim Allaha güvenib dayanırsa O, kendisine yetişir. Şübhesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü ta'yîn etmişdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve onu hesab etmediği yerden rızıklandırır! Kim Allah'a tevekkül ederse, artık O ona yeter! Şübhesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Doğrusu Allah, herşey için bir ölçü koymuştur.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve hesaplayamadığı (ummadığı), bir cihetten onu rızıklandırır. Kim (rızkı elde etmek için kendi üzerine düşeni yaptıktan sonra) Allah’a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter. Şüphesiz ki Allah, buyruğunu (istediğini) yerine getirendir. Gerçekten Allah, her şey için bir ölçü belirleyip ortaya koymuştur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
O’nu hiç hesap etmediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter. Elbetteki Allah emrini tamamlayacaktır. Çünkü Allah her şeyi bir ölçüye göre yapmıştır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
onu hiç ummadığı bir yerden azıklandırır. Herkim Allah’a dayanırsa Allah da ona yeter. Çünkü Allah buyruğunu yerine getirendir. Allah’ın bütün işleri ölçü iledir.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ve ona hatırına gelmeyen bir yerden rızk ihsan eder. Her kim Allah/a güvenirse Allah ona elverir. Çünkü Allah emrini yerine getirir ve her bir şey için mukadder bir vakit tâyin buyurmuştur.[⁷]
[7] Yâni mukadder olan rahat ve kederin vakti değişmez, evvel gelmez, sonra da kalmaz.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Onu hesap etmediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter. Muhakkak ki Allah emrini yerine getirendir. Andolsun Allah her şeye bir ölçü [kadrân] koymuştur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Ve onu hesaba katmadığı bir yönden de rızıklandırır. Kim de Allah'a tevekkül ederse, O, ona yeter. Elbette Allah, kendi emrini yerine getirip gerçekleştirendir. Allah, her şey için bir ölçü kılmıştır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve bununla da kalmayacak, ona hiç ummadığı yerden nîmetler bahşedecektir.Evet, her kim Allah’a güvenir ve O’nun koruması altına girerse bilsin ki, Allah ona yeter! Hiç kuşkusuz Allah, emrini mutlaka yerine getirir ve hiçbir güç buna mani olamaz! Nitekim Allah, her şey için bir ölçü belirlemiş ve kâinâtı hak, hukuk ve adâlet esaslarına göre, belli bir hikmet ve amaç doğrultusunda ve şaşmaz kanunlara bağlı mükemmel bir sistem hâlinde düzenlemiştir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onu, hesap etmeyeceği yerden rızıklandırır. Kim de Allah’a tevekkül ederse, onun hesabı O’na aittir. Allah, kendi emrini yerine getirmektedir. Kesinlikle Allah her bir şey için bir kadr / miktar / ölçü koydu.
Mehmet Çakır
swap_vert close
hiç ummadığı yerden geçimini sağlayacaktır. İşini, sağlamasını yaparak, Allah’a havale edenlere Allah yeter. Her şeye belli bir ölçü ve ömür biçen Allah, kendi fermanını mutlaka işletecektir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah insanı beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a güvenirse Allah ona yeter. Şüphesiz Allah emrini yerine getirendir. Allah her şeye bir ölçü koymuştur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Onu hesap edemeyeceği bir yerden rızıklandırır. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah emrini yerine getirendir. Elbette Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Mehmet Türk
swap_vert close
Ve ona beklemediği yerden bir nasip verir.¹ Kim de Allah’a güvenirse O, ona yeter. Allah, hükmünü kesinlikle istediği gibi yürütür. Çünkü Allah, her şey için bir ölçü koymuştur.
1 Boşananlar takva ile hareket ettiği takdirde gam yemesin. Allah, onlara ummadığı bir yerden nasibini verir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
ve ona bütün beklentilerin ötesinde ⁹ bir rızık verir: Allah’a güvenen herkese O [tek başına] yeter. Gerçek şu ki, Allah, irade ettiği işi sonucuna ulaştırır: [ve] Allah her şey için bir [vade ve] ölçü belirlemiştir.
9 Lafzen, “beklemediği yerden”. Buradaki men ilgi zamirinin (“her kim” veya “herkes ki”) -gramatik olarak ilgili olduğu fiillerin veya zamirlerin eril (müzekker) halde kullanılması gerektiği halde- Kur’an’ın birçok pasajında görüleceği gibi, her iki cinsteki kişileri kapsadığı dikkate alınmalıdır. Bu nedenle, arkasından gelen cümleyi de kapsayan bu pasaj, hem erkekler, hem de kadınlarla ilgili bulunmaktadır. Aynı şey aşağıdaki 5 ve 11. ayetler için de geçerlidir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ve ona hiç ummadığı yerlerden rızıklar lütfeder. Zira kim Allah’a dayanır ve güvenirse Allah ona yeter. Hiç kuşku yok ki Allah her emrini gerçekleştirir. Çünkü Allah her şey için bir ölçü belirlemiştir. 11/6, 89/15...25
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ve hiç beklemediği yerden onu rızıklandırır; ve her kim Allah’a güvenirse, artık O ona yeter: Şüphesiz Allah emrini gayesine erdirendir;[⁵¹⁵⁵] doğrusu Allah her bir şey için bir ölçü/kader koymuştur.
[5155] Veya bâliğun emruhu okuyuşuna dayanarak: “Allah’ın emri hedefini bulur.”  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ve ona beklemediği yerden rızık verir, kim Allah'a güvenip dayanırsa, Allah ona yeter! (Onu başarıya ulaştırır) Şüphe yok ki Allah emrini (va’dini) yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü (bir vakit) takdir etmiştir. (O vakit geldiğinde emri mutlaka gerçekleşir)
Osman Fırat
swap_vert close
Ve onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Muhakkak ki Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve onu hiç hatırına gelmeyen bir cihetten merzûk buyurur ve her kim Allah'a tevekkül ederse artık O, ona kâfîdir. Şüphe yok ki Allah emrini yerine getirendir, muhakkak ki (Allah) her şey için bir miktar tayin buyurmuştur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
2, 3. Bekleme sürelerinin (üç âdet süresinin) sonuna yaklaştıkları zaman, onları ya güzelce evinizde alıkoyun, evliliği devam ettirin, yahut güzellikle ayrılın ve bu boşanmaya sizden iki âdil kimseyi şahit tutun ve şahitliği de Allah için dürüst yapın. İşte sizden Allah'a ve âhirete iman edenlere verilen talimat, yapılan tavsiye budur. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah'a dayanıp güvenene Allah kâfidir. Allah buyruğunu elbette yerine getirir. Gerçekten Allah her şey için bir ölçü, her iş için bir vâde belirlemiştir. [2, 240; 33, 49]
İbn Abbas (r.a)’ya göre bu âyette hem boşarken, hem de bir talaktan sonra evliliği devam ettirmek üzere rücû ederken şahit tutmak emredilmektedir. Bir şahıs: “Eşimi boşarken de, ona dönerken de şahit tutmadım” deyince onu işiten sahabî İmran b. Husayn (r.a.): “Sen hanımını boşarken de, ona dönerken de sünnete aykırı davrandın!” demiştir. Dört mezhep imamları boşama ve rücû etmenin geçerliliği için şahit tutmanın şart olmadığında ittifak etmişlerdir. Ancak sünnete uyup şahit tutmanın ihtilafları önleyen hikmetli bir tavsiye olduğunu kabul ederler. Bu muhtevadan anlaşıldığı üzere: Allah’a hesap vereceğinden korkarak O’na karşı gelmekten sakınma, burada; sünnete uygun boşamak, iddet süresini düzgün hesaplamak, hanımını evden atmamak, ona zulmetmek için rücû etmeyi geciktirmemek, ayrılmaya karar verdiklerinde güzellikle ayrılmak, talak, rücû ve ayrılma sırasında iki adil şahit tutmak hükümlerini içermektedir. Allah böyle yapanlara kolaylık verir. Böyle yapmayanlara ise zorluklar yaratacağı anlaşılır. Öte yandan erkeğin boşadığı eşini iddet süresince evinde tutması, onun nafakasını vermesi, ayrılırken kalan mehrini vermesi, ayrıca gücü yetiyorsa ona başka bir şeyler (müt’a) vermesi elbette ona külfet getirecektir. Üstelik buna, hoşlanmadığı biri için katlanacaktır. Allah rızası için bu yükümlülüklerini yerine getirene Allah Teâlâ ihsanlarda bulunacağını vâd ediyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanırsa O, ona yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah herşey için bir ölçü koymuştur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve onı ümîd itmediği yerden rızıklandırır. Ve Allâh'a tevekkül idene Allâh kâfîdir. Allâh emrini infâz ve icrâ iyler. Cenâb-ı Hak her şey içün bir mikdâr ta'yîn buyurmuşdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Beklemediği yerden ona rızık verir. Kim Allah’a güvenirse O, ona yeter. İşini tam yapan Allah’tır. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ve Ona hiç beklemediği bir yerden rızık verir. Kim Allah'a teslim olursa o kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şey için bir ölçü koymuştur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ve onu ummadığı yerden rızıklandırır. Allah'a tevekkül edene O yeter. Allah buyruğunu mutlaka gerçekleştirir. Herşey için Allah bir ölçü belirlemiştir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve onu hiç beklemediği yönden rızıklandırır. Kim Allah'a dayanıp güvenirse O, ona yeter! Hiç kuşkusuz, Allah, emrini yerine getirecektir. Allah her şey için bir ölçü/bir kader belirlemiştir.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı rūzį vire aña ol yirden kim śanmaz. daħı her kim tevekkül eyleye Tañrı’ya ol ŧapdur aña. bayıķ Tañrı iricidür işine. bayıķ ķıldı Tañrı her neseye endāze.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ve aña rızḳ virür sizmedügi yirlerden ve kim ki Tañrıya ṣıġınsa, olözine kifāyetdür her işlerde. Tañrı Ta‘ālā işine irişicidür. Tañrı Ta‘ālā hernesneye miḳdār eylemişdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və ona gözləmədiyi yerdən ruzi verər. Kim Allaha təvəkkül etsə, (Allah) ona kifayət edər. Allah Öz əmrini yerinə yetirəndir. Allah hər şey üçün bir ölçü (hədd, müddət) tə’yin etmişdir.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And will provide for him from (a quarter) whence he hath no expectation. And whosoever putteth his trust in Allah, He will suffice him. Lo! Allah bringeth His command to pass. Allah hath set a measure for all things.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And He provides for him from (sources) he never could imagine. And if any one puts his trust in Allah, sufficient is (Allah) for him. For Allah will surely accomplish his purpose:(5512) verily, for all things has Allah appointed a due proportion.
5512 Our anger and our impatience have to be curbed. Our friends and our mates or associates may seem to us ever so weak and unreasonable, and the circumstances may be ever so disheartening; yet we must trust in Allah. How can we measure our own weakness or perhaps blindness? He knows all. His universal Purpose is always good. His Will must be accomplished, and we should wish for its accomplishment. His ordering of the universe observes a due, just, and perfect proportion.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَيَرْزُقْهُ
ve onu rızık- landırır
مِنْ حَيْثُ
o yerden ki
لَا يَحْتَسِبُۜ
hesap etmiyor
وَمَنْ
ve kim
يَتَوَكَّلْ
tevekkül ederse
عَلَى اللّٰهِ
Allah'a
فَهُوَ
artık O
حَسْبُهُۜ
ona yeter
اِنَّ
şüp- hesiz
اللّٰهَ
Allah
بَالِغُ
yerine getirendir
اَمْرِه۪ۜ
emrini
قَدْ
ger- çekten
جَعَلَ
kılmıştır
اللّٰهُ
Allah
لِكُلِّ شَيْءٍ
her şey için
قَدْراً
bir kader
Ve onu (hiç) hesap etmediği (bir) yerden rızıklandırır. Kim Allah'a tevekkül eder (güvenip dayanır)sa, O, ona yeter. Şüphesiz ki Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir kader (belirli bir ölçü ve vakit) takdir etmiştir.
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
حَيْث
İsim
ح ي ث
O yer, o yerde, o yeri ki
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اِحْتَسَبَ
Fiil-VIII
ح س ب
Hesaba kattı, hesap etti
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَوَكَّلَ
Fiil-V
و ك ل
Tevekkül etti
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
حَسْب
İsim
ح س ب
Yeter, kâfi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
بَالِغ
Etken fiil
ب ل غ
Ulaşan, erişen, varan
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
شَىْء
İsim
ش ي ا
Şey, eşya
قَدْر
İsim
ق د ر
Kadr (kıymet, değer, miktar, takdir), kader, Kadir (gecesi)