close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Talâk Sûresi 2. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fe-iżâ belaġne ecelehunne fe-emsikûhunne bima’rûfin ev fârikûhunne bima’rûfin ve eşhidû żevey ‘adlin minkum ve akîmû-şşehâdete li(A)llâh(i)(s) żâlikum yû’azu bihi men kâne yu/minu bi(A)llâhi velyevmi-l-âḣir(i)(c) vemen yetteki(A)llâhe yec’al lehu meḣracâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Müddetlerini tamamlayınca da onları güzellikle alın, yahut da güzellikle ayrılın onlardan ve sizden iki tane adalet sahibi tanığı bulundurun da tanıklık etsinler ve tanıklığı da Allah için doğru yapın; işte Allah'a ve ahiret gününe inanana böylece öğüt verilmededir; ve kim, çekinirse Allah'tan, ona sıkıntıdan bir kurtuluş vesilesi yaratır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları ma’ruf (bilinen güzel bir tarz) üzere ya (yanınızda) tutun, ya da ma’ruf üzere (güzel bir şekilde) onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutarak (mahkeme kararı ve resmiyet kanalıyla boşanın). Şahitliği de Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla, Allah’a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilip (uyarılmaktadır). Kim Allah’tan korkup (haksızlık ve ahlâksızlıktan) sakınırsa (ve Rabbine güvenip sığınırsa, Allah) ona (her türlü darlık ve zorluktan kurtulacak) bir çıkış yolu açacaktır.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bekleme sürelerinin sonuna yaklaştıkları zaman onları uygun bir şekilde tutun, evliliğiniz devam etsin ya da güzellikle ayrılın ve kendi aranızdan dürüstlüğü bilinen iki kişi verdiğiniz karara şahit olarak bulunsun. Ey şahitler! Siz de Allah için dosdoğru şahitlik yapın. İşte Allah'a ve ahiret gününe inananlara böylece öğüt verilmektedir. Ve kim yolunu Allah ve kitabıyla bulmaya çalışırsa, her işinde ona bir çıkış imkanı sağlar.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İddetlerini tamamladıklarında, ya İslâmi kurallarla örtüşen örfe, hakkaniyete uygun, iyilikle, meşruiyet çizgileri içinde hanımlarınızı nikâhınızda tutun, ya da, İslâmi kurallarla örtüşen örfe, hakkaniyete uygun, iyilikle, meşruiyet çizgileri içinde karşılıklı konuşup anlaşarak onlardan ayrılın. İçinizden âdil olduğuna inandığınız iki erkek şâhit huzurunda bunları yapın. Allah için bildiklerinizi ortaya dökerek doğruluktan ayrılmadan kusursuz şâhitlik yapın. Bu işittiklerinizle, Allah'a, Allah'a imanın gerektirdiği esaslara ve âhiret gününe iman edene öğüt veriliyor, sorumlulukları hatırlatılarak uyarılıyor. Allah'a sığınıp, emirlerine yapışanlara, günahlardan arınıp, azaptan korunanlara Allah mutlaka bir çıkış yolu gösterir.
Ahmet Varol
swap_vert close
İddet sürelerini doldurduklarında [2] artık onları ya iyilikle tutun veya iyilikle kendilerinden ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için doğru olarak yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edene öğüt verilir. Kim Allah'tan sakınırsa (Allah) onun için bir çıkış yolu vareder.
2.Yani doldurmaya yaklaştıklarında. Çünkü süre tamamen dolduktan sonra talak, bain talak olmakta dolayısıyla erkeğin seçim hakkı kalmamakta ve bu durumda evliliğin devam edebilmesi için kadının rızası ve yeniden şer`i nikâh kıyılması gerekmektedir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları maruf (bilinen güzel bir tarz) üzere tutun, ya da maruf üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah'tan korkup-sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir;
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Sonra (üç adet görme) müddetlerinin sonuna yaklaştıkları zaman, onları güzellikle (ric'at yaparak nikâhınızda) tutun, yahud güzellikle (haklarını ödeyerek) onlardan ayrılın; ve içinizden adalet sahibi iki erkeği de şahid yapın. (Siz de ey şahidler), şahidliği Allah için doğru ifa edin. Bu, size söylenen var ya, onunla Allah'a ve ahiret gününe iman etmekte olan kimselere öğüt verilir. Kim de Allah'dan korkarsa, ona (darlıktan genişliğe) bir çıkış yolu ihsan eder.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onlar, sürelerini bitirecekleri zaman, ya güzelce onları tutun veya güzelce onları bırakın. Ve içinizden iki adil kişiyi şahit tutun. Siz de Allah için şahitliği yapın. İşte bu, Allah’a ve ahiret gününe inananlara bir öğüttür. Ve kim Allah’ın yasalarına riayet ederse, Allah ona bir çıkış kapısını yaratır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sürelerinin sonuna ulaştıklarında onları ya uygun biçimde tutunuz yahut onlardan uygun biçimde ayrılınız. İçinizden âdil iki kişiyi şahit tutunuz ve şahitliği Allah adına özenle yerine getiriniz. İşte, Allah'a ve âhiret gününe inananlara öğütlenen budur. Kim Allah'a saygı duyarsa, O, kendisine bir çıkış yolu yaratır.
Besim Atalay
swap_vert close
Aybaşı günü bittiğinde, onları ya iyilikle tutunuz, ya iyilikle ayrılın, içinizden doğru iki tanık çağırıp, Allah için tanık tutun; ahret günü ile Allaha inanan bir kimseye, verilen öğüt işte budur, Allah, sakınana çıkar bir yol yaratır
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İddet müddetlerini doldurduklarında (ayrı ayrı iki defa boşadığınız eşlerinizi) ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın ve (her iki durum için de) içinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın! İşte bütün bunlar Allah'a ve ahiret gününe inanan kimselere verilen öğütlerdir. Kim Allah'ın koyduğu hükümler konusunda duyarlı ve bilinçli davranırsa, (Allah) ona (selamete) ulaşacak bir çıkış yolu açar.
Bkz. 2/230  
Cemil Said
swap_vert close
’İddet muktezî oldukdan sonra yâ nikâhı tecdîd veyâ hüsn-ü sûretle müfârakat idersiniz. ’Âdil şâhidler çağırınız. Allâh’ın huzûrunda şehâdet itsünler, işte Allâh’a ve kıyâmet gününe îmân idenlere bunlar tavsiye olunuyor. Allâh kendinden korkanı mihnetden kurtaracak
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
2,3. Kadınların iddet süreleri biteceğinde, onları ya uygun bir şekilde alıkoyun, ya da onlardan ayrılın; içinizden de iki adil şahit getirin; şahidliği Allah için yapın; işte bu, Allah'a ve ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Allah, kendisine karşı gelmekten sakınan kimseye kurtuluş yolu sağlar, ona beklemediği yerden rızık verir. Allah'a güvenen kimseye O yeter. Allah, buyruğunu yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü var etmiştir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Sürelerinin sonuna ulaştıklarında onları ya uygun biçimde tutun yahut onlardan uygun biçimde ayrılın; içinizden adaletli iki kişiyi şahit tutun ve şahitliği Allah için özenle yerine getirin. İşte Allah’a ve âhiret gününe inananlara öğütlenen budur. Kim Allah’a saygısızlıktan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
2, 3. İddet müddetlerini doldurduklarında onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah'a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah'tan korkarsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. Ve ona beklemediği yerden rızık verir. Kim Allah'a güvenirse O, ona yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah her şey için bir ölçü koymuştur.  
 Âyet, bekleme süresinin sonuna yaklaşmış kadınla ilgili olarak kocasının yapacağı işleri sıralıyor. Bunlar, ya tekrar almak veya cezalandırıp zarara sokmadan boşamaktır. Her iki durumda da iki şahit bulundurmak gerekir. Yukarıdaki âyetlerde geçen talâkla ilgili emirler şöyle özetlenebilir: Boşamayı sünnete uygun şekilde yapmak, iddeti saymak, kadını evinden çıkarmamak, boşama sırasında şahit tutmak, şehadeti hak ölçüleri içinde yapmak.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Sürelerini doldurdukları zaman, onları güzelce tutun, yahut güzelce ayırın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de bu işleme tanık tutun. Tanıklığı ALLAH için yapınız. İşte bu, ALLAH'a ve ahiret gününe inananlar için bir öğüttür. Kim ALLAH'ı sayıp dinlerse ona bir çıkış yolu yaratır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sürelerinin sonuna vardıklarında onları güzelce tutun, yahut güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi şahit tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte Allah'a ve son güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah'tan korkarsa Allah ona bir çıkış yolu yaratır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Sonra müddetlerini doldurmağa yaklaştıklarında onları güzellikle tutun yâhud güzellikle ayrılın ve sizlerden adalet sahibi iki erkeği işhad eyleyin, şehadeti de Allah için doğru eda edin, bu size söylenenleri duydunuz a, bununla Allaha ve Âhıret gününe iyman eder kimselere öğüt verilir, her kim de Allahdan korkarsa Allah ona bir mahrec müyesser kılar
Emrah Demiryent
swap_vert close
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları ya güzelce (nikâhınız altında) tutun yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve âhiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bekleme süreleri tamamlandığında onları ma'rufa¹ uygun olarak tutun veya ma'rufa uygun olarak onlardan ayrılın. Ve sizden adalet sahibi iki kişi tanık olsun. Tanıklığı, Allah için yerine getirin. İşte Allah'a ve Ahiret Günü'ne inananlara verilen öğüt budur. Kim Allah için takva sahibi olursa, Allah, ona bir çıkış yolu nasip eder.
1- İyi, doğru, yararlı, güzel olan. Toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen. Vahye uygun olan. 2- Sağlam yapın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sonra (o kadınlar) müddetlerini doldur (mıya yaklaş) dıkları zaman onları ya güzellikle tutun, yahud güzellikle kendilerinden ayrılın ve içinizden adalet saahibi iki kişiyi de şâhid yapın. (Ey şâhidler siz de) şâhidliği Allah için edâ edin. İşte bu (yok mu?) Allaha ve âhiret gününe îman etmekde olanlara onunla öğüt verilir. Kim Allahdan korkarsa (Allah) ona bir (kurtuluş) çıkış yeri ihsan eder.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet (o boşanan kadınlar) iddet (bekleme müddet)lerinin sonuna geldikleri zaman, ya onları iyilikle tutun veya onlardan iyilikle ayrılın; içinizden adâletli iki kişiyi de şâhid tutun; şâhidliği Allah için dosdoğru yapın! Allah'a ve âhiret gününe îmân etmekte olan kimselere bununla nasîhat olunur; kim Allah'dan sakınırsa, (Allah) ona (her darlıktan) bir çıkış yolu kılar.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Boşanan kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun veya onlardan meşru ölçülere göre ayrılın. (Boşanmanın geçerli olabilmesi için de) içinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. İşte bu, Allah’a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah’a (onun emirlerine) karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. *
(*) Boşamanın da şahitler huzurunda olması şarttır. Çünkü, Talak-2. ayette "İçinizden adalet sahibi/güvenilir iki kişiyi şahit tutun; şahitliği Allah için yerine getirin."denilmektedir. İlgili âyetler dikkatle düşünülürse talakın her safhasının şahitlerle tespitinin şart olduğu ortaya çıkar. Bunlardan ilki, boşamanın gerçekleştiği andır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Kadınlar iddet müddetini tamamladıklarında, ya onları uygun bir şekilde evinizde tutarsınız veyahut da uygun bir şekilde onları bırakırsınız. Kadınlarınızdan ayrılırken, adalet sahibi iki kişi de şahitlik etsin. Allah için şahitlikleri yerine getirin, Allah’a ve ahiret gününe inananlara verilen öğütler bunlar. Kim Allah’dan (şahitliği yerine getirerek) kendini korursa, Allah o’na başka bir çıkış yolu meydana getirir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Aybaşları bittikten sonra da onları ya güzellikle tutun, ya da onlardan güzellikle ayrılın. İçinizden iki doğru kişiyi de tanık tutun. Tanıklığı da Allah için yapın. Bununla Allah’a son güne inananlara öğüt veriliyor. Herkim Allah’tan sakınırsa Allah da onu sıkıntıdan kurtarır,
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Boşanan kadınların iddetleri sonunda onları güzelce tutun [⁵] veya onlardan yine güzelce [⁶] ayrılın. Sonradan ihtilâfa düşmemek için içinizden iki şahid-i âdil tutun. Siz şahitler de şehadeti Allah için yapın. Bununla Allah/a ve âhiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Her kim Allah/tan sakınırsa Allah kendisini sıkıntıdan çıkaracak bir şey verir
[5] Tekrar nikâhla almak ve güzel geçinmek, geçindirmek suretleriyle.[6] Haklarını vererek, kendilerine zarar vermeyerek.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
İddet sürelerini doldurduklarında onları ya güzellikle [ma’rûf] tutunuz yahut güzellikle ayrılınız³. (Her iki durumda) içinizden adil iki kişiyi de şahit tutunuz⁴. Şahitliği Allah için dosdoğru yapınız. İşte böylece Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olursa, Allah ona bir çözüm yolu verir.
3 Tefsir ve fıkıh kaynaklarına göre; İlk iki iddet süresi içinde dönüş mümkündür. Bu süre içinde aile kurtarılabilir. Boşama ve geri dönüş iki şahitle tescil ettirilir. Eğer kişi eşini ilk temizlik süresinde boşamış ve üzerinden bir temizlik süresi daha geçmiş, ikinci talak verilmemiş veya ikinci talak verilmiş ama üçüncü talak verilmemiş ve süresi de geçmişse tekrar evlenmek isterlerse, her ikisi de iki yabancı gibidir ve yeniden bir akit ve mehir gerekir. Yargı yoluyla olan boşanmaları da buraya dâhil edebiliriz. Krş. Bakara, 2/231 4 Krş. Nisâ, 4/135  
Kadri Çelik
swap_vert close
Sonra (üç iddet bekleme) sürelerine ulaştıkları zaman, artık onları bilinen güzel bir tarz üzere tutun ya da bilinen güzel bir tarz üzere onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit yapın. Şahitliği Allah için dosdoğru yerine getirin. İşte bununla, Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere öğüt verilir. Kim Allah'tan korkup sakınırsa, (Allah) ona bir çıkış yolu gösterir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Boşadığınız kadınlar bekleme sürelerinin sonuna yaklaştıklarında, ya boşanmaktan vazgeçerek onları meşrû ölçüler içerisinde, güzelcenikâhınız altında tutun, yahut güzelce serbest bırakın. Bekleme süresi bitinceye kadar, boşamaktan vazgeçip evliliği sürdürme hakkına sahipsiniz. Fakat bekleme süresi dolduktan sonra pişman olup eşinizi geri almak isterseniz, ancak onun rızasıyla ve yeniden nikah kıyıp evlilik bedeli ödeyerek onunla tekrar evlenebilirsiniz. Bu hüküm, birinci veya ikinci boşamalar için geçerlidir. Eğer eşinizi üçüncü kez boşamışsanız, kadın bir başkasıyla —formalite icabı değil, gerçek bir nikahla— evlenip boşanmadıkça onunla bir daha evlenemezsiniz (2. Bakara: 229-232). Bütün bunları yaparken, aranızdan adâlet sahibi iki kişiyi de şâhit tutun ve bütün bu işlemleri kayıt edin. Allah için şâhitliği dosdoğru yerine getirin ve hiç kimsenin haksızlığa uğramasına meydan vermeyin! İşte, içinizden Allah’a ve âhiret gününe inananlara boşanma konusunda öğütlenen budur. Unutmayın: Kim Allah’ın emir ve yasaklarına karşı dikkatli ve saygılı davranır iyi bir Müslüman olmak için uğraşırsa, Allah onaher dara düştüğünde bir çıkış yolu gösterecektir!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Bekleme süresinin sonuna eriştikleri zaman ya onları örfe uygun olarak tutun veya onlardan örfe uygun olarak ayrılın! İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahid tutun! Şahidliği Allah için doğru yapın! İşte böylesi, Allah’a ve Âhir Gün’e inanmakta olan kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah’tan sakınıp korunursa, ona bir çıkış gösterir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Kadınların bekleme süreleri dolunca, ya kendilerine güzel davranarak geçinmeye devam edersiniz ya da güzellikle bırakırsınız. İçinizden iki adlî şahit ile durumu belgeleyin. Tanıklığı da Allah için / hakça yapın. Allah'a ve ahiret gününe inananlar bu öğütleri dikkate almalıdır. Allah, kendisini sağlama alana, elbet bir çıkış yolu gösterecek ve
Mehmet Çoban
swap_vert close
Boşanan kadınların hamileliklerini belirleyecek olan süre bitince onları güzelce tutun yahut güzelce ayrılın! İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun! Şahitliği Allah için dosdoğru yapın! İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe inanan kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah O’na bir çıkış yolu açar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bekleme) sürelerini doldurduklarında onları ya uygun bir şekilde (nikâhınızda) tutun veya onlardan uygun bir şekilde ayrılın! İçinizden adil iki kişiyi de şahit tutun! Şahitliği Allah için yapın! [*] İşte bu, Allah’a ve ahiret gününe inananlara verilen öğüttür. Kim Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olursa (Allah) ona çıkış yolu yaratır. [*]
Bu cümle boşanmanın şahitler huzurunda gerçekleştirilmesi gerektiğini göstermektedir.,Bu dört ayette (Talâk 65:2-5), Yüce Allah’a güvenmenin insana kazandıracağı huzura dikkat çekilmektedir. Talâk 7. ayette de belirtildiği gibi her zorluğun sonunda elbette bir kolaylık yaratılacaktır. İnşirâh 94:5-6’da da verilen bilgi bu istikamettedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Sonra iddet sürelerini doldurduklarında, artık onları, ya meşru ölçüler içerisinde (nikâhınız altında) tutun, ya da yine meşru ölçüler içerisinde onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şâhitliği Allah adına dosdoğru yapmaları şartıyla şâhit tutun.¹ İşte bütün bunlarla, Allah’a ve âhiret gününe inananlara öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı hata etmekten sakınırsa, Allah ona mutlaka bir çıkış yolu ihsan eder.
1 Buradaki şâhitlik, ehl-i sünnet âlimlerinin çoğunluğuna göre; eşlerin birbirlerine dönme durumları için vacip, ayrılma durumları için menduptur. Talakta iki adil şahidin bulundurulması müstehabtır. Ancak şahid; boşamanın şartı değil, boşanmanın sonuçlarıyla (miras gibi) ilgilidir. Şahidsiz olarak yapılan boşama da geçerlidir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Böylece, iddetlerinin sonuna yaklaşmak üzere olduklarında, ya onları uygun bir şekilde tutun, yahut uygun bir şekilde bırakın. Ve kendi toplumunuz içinden ⁷ dürüst[lüğü bilinen] iki kişi [verdiğiniz karara] şahit olarak bulunsun; kendiniz de Allah huzurunda doğru şahitlik yapın: ⁸ İşte bunlar Allah’a ve Ahiret Günü’ne inananlara verilen öğütlerdir. Ve Allah, Kendisine karşı sorumluluk bilinci taşıyan herkese, [mutsuzluktan] bir çıkış yolu [daima] sağlar,
7 Lafzen, “kendi aranızdan”: yani, şartlara yeterince vakıf olan kişilerden.8 Yani, sözkonusu kararın keyfî bir ruh hali içinde verilmediğine.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hanımların bekleme sürelerinin sonuna geldiklerinde ya onları güzellikle alıkoyun ya da onlardan güzellikle ayrılın ve bu kararınıza da içinizden iki adil kişiyi şahit tutun. Şahitler siz de Allah için şahitliği hakkıyla yapın! İşte bütün bunlar Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenen siz müminlere bir öğüttür. Artık kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa Allah ona bir çıkış yolu gösterir. 2/226...240, 4/35, 33/49, 65/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İmdi, sürelerinin sonuna yaklaştıklarında ya onları meşru bir biçimde tutun, ya da meşru bir biçimde ayırın; ve siz(in toplumunuz)dan adaletli iki kişiyi de şahit olarak bulundurun;[⁵¹⁵⁴] ve (hepiniz) şahitliği Allah için dürüstçe yapın! Bakın, bütün bunlar, Allah’a ve Âhiret Günü’ne iman edenlere verilen bir öğüttür. Ve her kim Allah’a karşı sorumlu olduğunu bilirse, O onun için bir kapı aralar
[5154] Zımnen: Tarafların haklarının zayi olmaması için hukuki bir bağlayıcılığa kavuşturun. Şahidi olmayan talak mağdur doğuracağı için ilâhî emre aykırıdır. Bazıları Bakara 282’deki ticaret şahitliğiyle kıyaslayarak vacip olmadığı sonucuna varmışlardır. Oysa nikâh akdiyle alım-satım akdi arasında insan ile mal arasındaki fark kadar fark vardır. “Şahit bulundurun” emrinin “boşama” ile mi, yoksa hemen önündeki cümlede yer alan “ayırın” ya da “tutun” ile mi alâkalı olduğu tartışılmıştır. “Tutmak” ya da “ayırmak” boşanma işleminin doğal bir uzantısı olduğu için buradaki şahitlik her halükârda boşanmayla ilgilidir. Doğaldır ki, şahitler huzurunda akdedilen nikâha yine şahitler huzurunda son verilmesi istenmektedir. Aksi halde birtakım mahzurlar ve mağduriyetler doğabilir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Onların iddetleri (süreleri) sonuna yaklaştığı zaman da, ya (barışıp) güzellikle nikâhınız altında tutun, ya da güzellikle onlardan ayrılın. İçinizden iki adil kişi de şahit olsun, şahitliği Allah için yapsın, işte bunlar Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimselere verilen öğüttür. Kim Allah’tan korkarsa (bu hükümleri yerine getirirse) Allah ona bir çıkış yolu ihsan eder. (Selâmete erdirir)
Osman Fırat
swap_vert close
(Boşanacak) kadınlar iddetlerinin sonuna varınca, onları güzelce tutun, yahut onlardan güzelce ayrılın. İçinizden iki âdil kimseyi şahit tutun. Şahitliği Allah için dosdoğru yapın. İşte bununla Allah’a ve ahiret gününe iman eden kimselere öğüt verilmektedir. Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Sonra (o kadınları) iddetlerini doldurmaya yaklaştıkları vakit artık onları güzellikle tutun veya güzellikle onlardan ayrılın ve sizden iki adâlet sahibini de şahit tutun ve şehâdeti Allah için doğruca ifâ edin, işte size bu (bildirilen, bir şeydir ki) bununla Allah'a, ahiret gününe imân eden kimseye öğüt verilir ve her kim Allah'tan korkarsa onun için bir çıkış yeri nâsip eder.
Suat Yıldırım
swap_vert close
2, 3. Bekleme sürelerinin (üç âdet süresinin) sonuna yaklaştıkları zaman, onları ya güzelce evinizde alıkoyun, evliliği devam ettirin, yahut güzellikle ayrılın ve bu boşanmaya sizden iki âdil kimseyi şahit tutun ve şahitliği de Allah için dürüst yapın. İşte sizden Allah'a ve âhirete iman edenlere verilen talimat, yapılan tavsiye budur. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona sıkıntıdan çıkış kapıları açar. Onu hiç ummadığı yerlerden rızıklandırır. Allah'a dayanıp güvenene Allah kâfidir. Allah buyruğunu elbette yerine getirir. Gerçekten Allah her şey için bir ölçü, her iş için bir vâde belirlemiştir. [2, 240; 33, 49]
İbn Abbas (r.a)’ya göre bu âyette hem boşarken, hem de bir talaktan sonra evliliği devam ettirmek üzere rücû ederken şahit tutmak emredilmektedir. Bir şahıs: “Eşimi boşarken de, ona dönerken de şahit tutmadım” deyince onu işiten sahabî İmran b. Husayn (r.a.): “Sen hanımını boşarken de, ona dönerken de sünnete aykırı davrandın!” demiştir. Dört mezhep imamları boşama ve rücû etmenin geçerliliği için şahit tutmanın şart olmadığında ittifak etmişlerdir. Ancak sünnete uyup şahit tutmanın ihtilafları önleyen hikmetli bir tavsiye olduğunu kabul ederler. Bu muhtevadan anlaşıldığı üzere: Allah’a hesap vereceğinden korkarak O’na karşı gelmekten sakınma, burada; sünnete uygun boşamak, iddet süresini düzgün hesaplamak, hanımını evden atmamak, ona zulmetmek için rücû etmeyi geciktirmemek, ayrılmaya karar verdiklerinde güzellikle ayrılmak, talak, rücû ve ayrılma sırasında iki adil şahit tutmak hükümlerini içermektedir. Allah böyle yapanlara kolaylık verir. Böyle yapmayanlara ise zorluklar yaratacağı anlaşılır. Öte yandan erkeğin boşadığı eşini iddet süresince evinde tutması, onun nafakasını vermesi, ayrılırken kalan mehrini vermesi, ayrıca gücü yetiyorsa ona başka bir şeyler (müt’a) vermesi elbette ona külfet getirecektir. Üstelik buna, hoşlanmadığı biri için katlanacaktır. Allah rızası için bu yükümlülüklerini yerine getirene Allah Teâlâ ihsanlarda bulunacağını vâd ediyor.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Sürelerinin sonuna vardıklarında ya onları güzelce (yanınızda) tutun, yahut, güzellikle onlardan ayrılın. (Eşinizi yanınızda tutmak veya ondan ayrılmak için) içinizden adaletli iki kişiyi de şahid tutun. Şahidliği Allah için yapın. İşte içinizden Allah'a ve Son Güne inanan kimseye öğütlenen budur. Kim Allah(ın yasakların)dan sakınırsa (Allah) ona bir çıkış (yolu) yaratır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
'İddet hitâm bulunca onları ma'rûf ve müstahsin sûretle taht-ı nikâhınızda tutun veyâhud ma'rûf ve müstahsin vecihle onlardan müfârakat idin. Buna 'adâlet sâhibi iki şâhid işhâd iyleyin ve Allâh içün şehâdeti yerine getirin. Bununla Allâh ve âhiret gününe îmân iden mütte'ız olur. (Vaz' ve nasîhat alır) Ve Allâh'a ittikâ iden kimseye Cenâb-ı Hak müşkilâtdan çıkacak kapular açar.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sürelerinin sonuna geldiklerinde kadınları ya maruf[1] ile tutun ya da maruf ile ayırın. İçinizden güvenilir iki kişiyi[2] şahit tutun; şahitliği Allah için tam yapın. İşte bu size, sizden Allah’a ve Ahiret gününe inanan kimseye verilen öğüttür. Kim Allah’tan çekinerek kendini korursa Allah bir çıkış yolu açar.
[1] Maruf, bilinen şey demektir. Bu bilgi, ya gelenek ve göreneklerden ya da Kitap ve Sünnetten elde edilir. Gelenekten elde edilmişse Kitap ve Sünnete aykırı olmaması gerekir. Böyle bir bilgi fıtratı yansıttığı için evrensel nitelikte olur. [2] Şahitler kadın veya erkek olabilirler.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Bekleme süresinin sonuna geldiklerinde ya onları iyilikle tutun veya iyilikle ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği de Allah için doğru yapın. İşte bununla Allah'a ve ahiret gününe iman eden kimseler için öğüt veriliyor. Kim Allah'tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu gösterir.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İddetlerini doldurduklarında, onları ya güzellikle tutun, ya da güzellikle ayrılın. Aranızdan adalet sahibi iki kişiyi de şahit tutun. Şahitliği Allah için yapın. Allah'a ve âhiret gününe inanan kimseye verilen öğüt böyledir. Kim Allah'a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sürelerini doldurma noktasına geldiklerinde o kadınları ya örfün gerektirdiği biçimde tutun yahut da yine örfün gerektirdiği şartlarla onlardan ayrılın. İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de tanık tutun. Tanıklığı Allah için tam bir biçimde yapın. Allah'a ve âhiret gününe inanan kişiye işte bu şekilde öğüt verilmektedir. Kim Allah'tan sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu nasip eder.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ķaçan ireler zamānlarına dutuñ anları eylüg-ile yā ayrıluñ anlardan eylüg- ile. daħı ŧanuķ dutuñ iki 'adālet issini sizden daħı ŧururuñ ŧañuklıġı Tañrı içün. şol ögütlenür anuñ-ile ol kim oldı inanur Tañrı’ya daħı śoñraġı güne. daħı her kim ķorķar-ise Tañrı’dan ķıla ḥaķķı-içün çıķacaķ yir ya'nį ķayġulardan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳaçan ‘iddetleri tamām olsa, anları eylüg‐ile dutuñuz, yā yaḫşılıḳ bileayrılışuñuz. Daḫı ṭanuḳ idüñüz iki yaḫşı kişi sizden. Daḫı durġuruñṭanuḳluġı Allāh içün. Anuñla ögütlenür, kim ki īmān getürse Tañrıya veḳıyāmet günine ve kim ki Tañrıdan ḳorḳsa, aña çıḳaçaḳ yirler ḳılur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Bunların (bu qadınların) gözləmə müddəti başa çatdıqda (barışmaq istəsəniz) onları yaxşılıqla (mehrlərini verib) yola salın. (Sonradan aranızda ixtilaf olmasın deyə) içərinizdən iki ədalətli şahid tutun. (Siz də ey şahidlər!) Allah üçün (doğru) şahidlik edin! Bununla Allaha və axirət gününə iman gətirənlərə öyüd-nəsihət verilir. Kim Allahdan qorxsa, Allah ona (hər çətinlikdən) bir çıxış yolu əta edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then, when they have reached their term, take them back in kindness or part from them in kindness, and call to witness two just men among you, and keep your testimony upright for Allah. Whoso believeth in Allah and the Last Day is exhorted to act thus. And whosoever keepeth his duty to Allah, Allah will appoint a way out for him,
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus when they fulfil their term appointed, either take them back on equitable terms(5509) or part with them on equitable terms; and take for witness two persons from among you, endued with justice, and establish the evidence(5510) (As) before Allah. Such is the admonition given to him who believes in Allah and the Last Day. And for those who fear Allah, He (ever) prepares(5511) a way out,
5509 Cf. 2:231. Everything should be done fairly and squarely, and all interests should be safeguarded. 5510 Publicity and the establishment of proper evidence ensure that no one will act unjustly or selfishly. All should remember that these are matters of serious import, affecting our most intimate lives, and therefore our position in the spiritual kingdom. 5511 In these very delicate and difficult matters, the wisdom of jurists provides a less satisfactory solution than a sincere desire to be just and true, which is described as the "fear of Allah". Where such a desire exists, Allah often provides a solution in the most unexpected ways or from the most unexpected quarters; e.g., the worst enemies may be reconciled, or the cry or the smile of an infant baby may heal seemingly irreparable injuries or unite hearts seemingly alienated forever. And Faith is followed at once by a psychological feeling of rest for the troubled spirit.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاِذَا
o za- man ki
بَلَغْنَ
ulaştılar
اَجَلَهُنَّ
müddetlerine
فَاَمْسِكُوهُنَّ
artık onları tutun
بِمَعْرُوفٍ
iyilikle
اَوْ
yahut
فَارِقُوهُنَّ
onlardan ayrılın
بِمَعْرُوفٍ
iyilikle
وَاَشْهِدُوا
ve şahid tutun
ذَوَيْ
iki sa- hibini
عَدْلٍ
adalet
مِنْكُمْ
sizden
وَاَق۪يمُوا
ve dosdoğ- ru yapın
الشَّهَادَةَ
şahidliği
لِلّٰهِۜ
Allah için
ذٰلِكُمْ
işte bu
يُوعَظُ
nasihat olunur
بِه۪
onun- la
مَنْ
o kim- seye ki
كَانَ
oldu
يُؤْمِنُ
iman ediyor
بِاللّٰهِ
Allah'a
وَالْيَوْمِ
ve gününe
الْاٰخِرِۜ
âhiret
وَمَنْ
ve kim
يَتَّقِ
takvâlı olursa
اللّٰهَ
Allah'a karşı
يَجْعَلْ
kılar
لَهُ
ona
مَخْرَجاًۙ
bir çıkış
O kadınlar bekleme müddetlerinin sonuna geldiklerinde ya onları iyilikle tutun yahut onlardan iyilikle ayrılın! İçinizden adalet sahibi iki kişiyi de (buna) şahid tutun ve (hepiniz) şahidliği Allah için yapın! İşte bununla Allah'a ve âhiret gününe iman eden kimselere nasihat edilmektedir. Kim Allah'a karşı takvâ sahibi olur (kulluk sorumluluğunu bilip yerine getirmeye çalışır)sa (Allah da) ona (her darlıktan) bir çıkış (yolu) ihsan eder.
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
بَلَغَ
Fiil-I
ب ل غ
Vardı, sonuna geldi, erişti, ulaştı, buluğa erdi
اَجَل
İsim
ا ج ل
Ecel, bekleme müddeti, belirli bir süre, bir vakit, vade, müddet (bir şey için belirlenmiş, tayin edilmiş bir vakit)
اَمْسَكَ
Fiil-IV
م س ك
Tuttu, alıkoydu
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
فَارِقٌ
Fiil-III
ف ر ق
Ayıran
مَعْرُوف
Edilgen fiil
ع ر ف
Örfe uygun, iyilikle, münasip, güzel, meşru
اَشْهَدَ
Fiil-IV
ش ه د
Şahid tuttu
ذُو
İsim
ذُو
Sahibi
عَدْل
İsim
ع د ل
Fidye, adalet
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
اَقَامَ
Fiil-IV
ق و م
İkâme etti, korudu, ayağa kaldırdı, doğrulttu, dosdoğru yaptı
شَهَادَة
İsim
ش ه د
Şehadet, şahidlik, aşikâr
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
وَعَظَ
Fiil-I
و ع ظ
Nasihat etti, vaaz verdi
بِه
Zamir
بِه
Onunla, kendisiyle
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
كَانَ
Fiil-I
ك و ن
İdi, oldu
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
اٰخِر
İsim
ا خ ر
Âhiret, son, ard (ardından gelenler vb.)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مَخْرَج
İsim
خ ر ج
Çıkış