close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Talâk Sûresi 1. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yâ eyyuhâ-nnebiyyu iżâ tallektumu-nnisâe fetallikûhunne li’iddetihinne ve ahsû-l’idde(te)(s) vettekû(A)llâhe rabbekum lâ tuḣricûhunne min buyûtihinne velâ yaḣrucne illâ en ye/tîne bifâhişetin mubeyyine(tin)(c) vetilke hudûdu(A)llâh(i)(c) vemen yete’adde hudûda(A)llâhi fekad zaleme nefseh(u)(c) lâ tedrî le’alla(A)llâhe yuhdiśu ba’de żâlike emrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ey Peygamber, kadınları boşayacağınız zaman temiz oldukları vakit boşayın ve müddetlerini sayın ve çekinin Rabbiniz Allah'tan; çıkarmayın onları evlerinden ve onlar da çıkmasınlar, ancak apaçık bir çirkin harekette bulunurlarsa o başka ve işte bunlardır Allah'ın sınırları ve kim Allah'ın sınırlarını aşarsa gerçekten de kendisine zulmeder; bilmezsin, belki de Allah, bundan sonra bir iş çıkarıverir.
Müddet, üç hayız zamanıdır. Evlerden maksat kendi evleridir.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Ey Peygamber (AS)! Kadınları boşayacağınız zaman, onları iddetleri bitiminde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti (doğru hesaplayıp) sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun (ve kadınlarınıza haksızlıktan sakının. Bu halde iken) onları evlerinden çıkarıp (başıboş ve sahipsiz bırakmayın), onlar da çıkmasınlar; ancak açık ’çirkin bir hayâsızlık’ (zina) yapmaları durumu başkadır. İşte bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o kendi nefsine zulmetmiş (sayılır). Sen bilemezsin; (ama) olabilir ki Allah, bunun arkasından (farklı) bir iş (durum) çıkarır. (Boşamak istediğiniz hanımlarınızla aranızda bir muhabbet bağı yaratır.)
[Not: İddet bekleme süresi: a- Kocası ölen kadınlar için 4 ay 10 gün kadardır. Eğer hamile iseler, doğuruncaya kadardır. b- Boşanmış kadınların iddet bekleme süreci de 3 hayız görüp temizleninceye kadardır. Hayızdan kesilmiş kadınların iddeti ise 3 aydır.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ey peygamber! Kadınları boşamaya niyetlendiğinizde onlar için belirlenmiş müddeti gözeterek boşayın ve süreyi dikkatlice hesaplayın. Rabbiniz olan Allah'ın kitabıyla işlerinizi düzenleyin, onları evlerinizden kovmayın, kendileri de çıkmasınlar ve açıkça hayasız davranışlarda bulunmadıkça onlar o evden ayrılmak zorunda bırakılmasın. Bunlar boşanma hakkında Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah tarafından konulan sınırları aşarsa, yaratılış gayesi dışında yaşamış olacağından kendisine haksızlık etmiş olur. Sen bu boşanmadan sonra Allah'ın ortaya ne çıkaracağını bilemezsin. Belkide Allah onun kalbini eşine karşı sevgiyle doldurup pişmanlığa sevkedebilir.
Boşanma problemi ve boşanmadan sonra bekleme süreleriyle alakalı kuralları ve bu zaman içe-risinde yeme, içme ve mesken durumlarını çocuk varsa emzirme durumlarını anlatıp, geçmiş toplumlardan Allah ve Rasûlüne diretenlerin akıbetlerinden de bahsedilip gökleri yeri yaratanın Allah olduğu vurgulanarak sûre son bulur. Kısa Nisâ sûresi de denilir.  
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ey peygamber, hanımları boşarken, hanımlarla ilgili boşanma kararı verirken, cinsel ilişki yasağına riayet ederek, iddetlerini, yeniden evlenmeleri için beklemeleri gereken süreyi gözönüne alarak boşayın, boşanma kararı verin, kararı tescil ve ilan edin. İddeti de belgeleyerek, yazarak sayın, hesap edin. Allah'a, Rabbinize sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp, azaptan korunun. İddetleri içinde, onları evlerinden atmayın, onlar da çıkmasınlar. Ancak delille, şahitle ispatlanmış apaçık bir edepsizlik yapmaları, gayri meşrû ilişkilere girmeleri halinde çıkarabilirsiniz. Bunlar Allah'ın koyduğu kurallardır. Kim Allah'ın koyduğu kuralları çiğnerse, kendisine haksızlık etmiş, kendisine zulmetmiş olur. Ey eşini boşayan, belki de Allah'ın, bundan sonra yeni bir plan ortaya koyacağını bilmiyorsun.
bk. Kur’an-ı Kerim, 2/228-233; 4/19.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda iddetleri içinde (temizlik dönemlerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah'tan sakının. Onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de çıkmasınlar. Ancak apaçık bir hayasızlık yapmaları durumu müstesna. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa o kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarır. [1]
1.Eşler arasında bir sevgi bağı oluşturur da boşanmaktan vazgeçerler.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Ey Peygamber, kadınları boşadığınız zaman, iddetleri süresinde (temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar; ancak açık 'çirkin bir hayasızlık' göstermeleri durumu başka. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını çiğnerse, gerçekte o, kendi nefsine zulmetmiş olur. Sen bilmezsin; olabilir ki Allah, bunun arkasından bir iş (durum) oluşturur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ey Peygamber (ve onun ümmeti olanlar)! Kadınları boşamak istediğiniz zaman, onları, (adet hallerinden) temizlenmeleri vaktinde boşayın ve iddeti, (üç hayızdan temizlenme müddetini) sayın. (Kendilerine zarar vermek hususunda) Rabbiniz olan Allah'dan korkun. Onları (boşandıkları) evlerinden çıkarmayın; (iddetleri bitinceye kadar) kendileri de çıkmasınlar; meğer ki, açık bir edebsizlik etmiş olsunlar. Bu hükümler, Allah'ın hududlarıdır. Kim Allah'ın hududunu aşarsa, nefsine zulüm etmiş olur. Bilmezsin, belki Allah, onun (bu bir veya iki defa boşamanın) arkasından bir iş (sevgi) çıkarır. (Böylece tekrar birleşmek ve anlaşmak hasıl olur).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman, iddetlerine riayet ederek onları boşayın. Ve iddet süresini sayın. Rabbiniz olan Allah’ın yasalarını çiğnemekten sakının. (İddet süresi içinde) onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. Meğer apaçık bir fahişelik yapmış iseler. Bunlar, Allah’ın sınırlarıdır. Artık kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, gerçekten o, kendine zulmetmiştir. (İddet süresi beklenilir.) Bilemezsin, belki Allah bundan sonra yeni bir durum icat eder. (Eşler arasında bir sevgi yaratır, yeniden anlaşırlar.)
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Ey Peygamber! Hanımlarınızı boşayacağınız zaman iddetlerini gözeterek boşayınız ve bekleme sürelerini iyice hesap ediniz. Rabbiniz Allah'a saygı duyunuz. Apaçık bir hayâsızlık yapmış olmadıkça onları evlerinden çıkarmayınız. Kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa, aslında kendisine yazık etmiş olur. Bilemezsin ki, belki Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir. [652][653]
[652] Talâk sûresi hakkında genel bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 367.[653] Boşanma konusunda geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 371-386; III, 140-201.  
Besim Atalay
swap_vert close
Ey peygamber! Kadınları boşarsanız, aybaşı günleri içersinde boşayın; aybaşı günün sayınız, Tanrınız bulunan Allahtan sakınınız, belli bir utançla açığa çıkmadıkça onları ne evden çıkarınız, ne de evden çıkalar; Allahın sınırı bu, kim Allahın sınırların geçerse, kendisine zulmeder, bilemezsin, olur ki bundan sonra Allah başka bir durum verir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Ey Nebi! (Son çare olarak) kadınları boşamak zorunda kaldığınız zaman, onları boşamadan sonraki iddet (bekleme süre)lerini (âdet halinden temizlenmelerini) dikkate alarak boşayın ve bu süreyi iyi hesaplayın (üç defa adet görmelerine kadar bekleyin). Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten sakının! Boşanmış eşleri (zina gibi) açık bir edepsizlik yapmadıkça, iddet süresince (o ana kadar kocalarıyla birlikte paylaştıkları) evlerinden çıkarmayın, kendileri de (izinsiz) çıkıp gitmesinler. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kendisine yazık etmiş olur! Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir durum ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).
Bkz. 2/226, 232Evlenmek zor olduğu kadar evliliği sürdürmek de zordur. Şiddetli anlaşmazlıklar yüzünden hayatları çekilmez hale gelen iki insanı yaşamlarına birlikte sürdürmeye zorlamak doğru değildir. Allah kullarının mutluluğu için kapılar açar ve onların sürekli azap görmesini istemez. Kötü bir evlilik hayatın tamamının azaba dönüşmesi demektir. Allah bu anlamda hayatı kolaylaştırmak için bazı sühulet yolları göstermiş ve bu yollarla her iki tarafı koruma altına alarak hakkın ve adaletin yerine gelmesini sağlamıştır. Câhiliye döneminde kadının pek bir hakkı olmadığı için boşanma tamamen kadına zarar verecek cinsiyetçi şekilde uygulanırdı. Onun için evlenmeler kadar boşanmalar da çok sık görülürdü. Böyle bir dönemde nâzil olan Talâk sûresiyle ve Bakara suresi 2/226-232 ayetleriyle kadın hakları koruma altına alınmış, boşanmaya karar vermiş olan eşlerin adil olması gerektiği bildirilmiş ve Allah’ın belirlediği sınırların aşılmamasına dikkat edilmesi istenmiştir.“Bilemezsin, olur ki Allah yeni bir durum ortaya çıkarır” ifadesi, eşleri uzlaştıracak ve yeniden bir araya gelmelerini sağlayacak sebeplerin oluşabileceği anlamına gelmektedir. Onun için Allah boşanmayı üç temizlenme/adet müddetine yani üç aya bağlamıştır. Eğer üç ay içerisinde hiçbir yumuşama olmaz ve eşleri uzlaşmaya yaklaştıracak bir işaret görülmezse bu evlilik bitmiş demektir.  
Cemil Said
swap_vert close
Ey Peygamber! Zevcelerinizi ancak ’iddetleri vaktinde tatlîk idiniz. Günleri iyice ta’dâd idiniz. Bu müddet hitâm bulmaksızın ne hânelerinizden koğabilürsiniz ne de çıkarabilürsiniz. Meğer ki âşikâr bir fâhişe olsun. Allâh’ın çizdiği hudûd budur, bunı kim tecâvüz ider ise nefsine zulm itmiş olur. Allâh’ın (barışmanız içün) bir vak’a ihdâs idüb itmeyeceğini bilemezsiniz.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları, iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın; Rabbiniz olan Allah'tan sakının; onları, apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Allah'ın sınırlarını kim aşarsa, şüphesiz, kendine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki, Allah bunun ardından bir hal meydana getirir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ey peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (temizlik hâlinde) boşayın ve iddeti sayın.[551] Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
İddet, boşanan kadının eşiyle irtibatının tamamen kesilmesi için dinen beklenmesi gereken süredir.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Ey peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman iddetlerini gözeterek boşayın ve bekleme sürelerini iyice hesap edin. Rabbiniz Allah’a saygısızlıktan sakının. Apaçık bir hayâsızlık yapmış olmadıkça onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa kendisine yazık etmiş olur. Bilemezsin ki; belki Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.  
 Âyette, Hz. Peygamber’e hitap edilmişse de hüküm umumîdir, bütün ümmete yöneliktir. Âyete göre, boşanması istenen kadınlar, iddetleri dikkate alınarak, âdetten temizlendikten sonra boşanır. Boşanmış kadının da iddetine riayet edilir, yani üç hayız veya temizlenme müddeti tamamlanmadan, -ric’î talakta- koca, karısına dönebilir. Bu süre dolduktan sonra boşama kesinleşir. Boşanan kadınlara zarar vermemek, âyette belirtilen mahzur ortaya çıkmadıkça, iddetlerinin bitimine kadar evde kalmalarını sağlamak icap eder. Âyette, bu süre içinde yeni bir durum ortaya çıkabileceği hatırlatılmaktadır ki bu, nefretin sevgiye dönüşmesi, pişmanlığın belirmesi ve eşler arasında uzlaşma meydana gelmesidir. Aslında bir hadiste belirtildiğine göre boşama, helâl olmakla beraber Allah’ın hoşlanmadığı bir helâldîr.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Ey peygamber, kadınları boşadığınız zaman boşama sürelerini gözetin ve bu süreyi iyice hesaplayın. Rabbiniz olan ALLAH'ı dinleyin. Onları evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar (kötü davranarak onları buna zorlamayın). Ancak kanıtlanmış bir zina işlemeleri bunun dışındadır. ALLAH'ın yasası budur. Kim ALLAH'ın yasasını çiğnerse kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin, belki ALLAH bundan sonra (olumlu) bir iş ortaya çıkarır.
Boşanan kadın tekrar evlenebilmek için üç aybaşı hali beklemelidir (2:228).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ey o Peygamber! Kadınları boşadığınız vakıt ıddetlerine doğru boşayın ve ıddeti sayın ve Rabbınız Allahdan korkun, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar meğer ki açık bir terbiyesizlik etmiş olalar, bunlar Allahın ta'yin ettiği hududdur ve her kim Allahın hududuna tecavüz ederse nefsine zulmetmiş olur, bilmezsin belki Allah onun arkasından bir iş çıkarır
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ey Peygamber (ve ümmeti)! Kadınları boşamak istediğinizde, onları iddetlerini dikkate alarak (âdet halinden temizlendiklerinde) boşayın ve iddeti sayın. Rabbiniz olan Allah’tan korkun. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları dışında onları (iddetleri bitinceye kadar) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın (hükümlerinin) sınırlarıdır. Kim Allah’ın (hükümlerinin) sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendi nefsine zulmetmiş olur. Bilemezsin, bakarsın ki Allah, bundan sonra yeni bir durum meydana getirir.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman, iddet¹ sürelerini gözeterek boşayın ve iddetlerini sayın. Rabb'iniz Allah'a karşı takva sahibi olun. Açıkça fahşa² yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kesinlikle kendisine haksızlık etmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah bundan sonra yeni bir hadis³ ortaya çıkarıverir.
1- Evliliği sonra eren kadının yeniden evlenebilmesi için beklemesi gereken süre. Bu süre üç adet ve üç temizlik süresidir. Bu da üç ay demektir. 2- Her türlü aşırılık. Edepsizlik, hayâsızlık. 3- Durum.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Ey peygamber, kadınları boşayacağınız vakit iddetlerine doğru boşayın. O iddeti de sayın. Rabbiniz olan Allahdan korkun. Onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de çıkmasınlar. Meğer ki apaçık bir kötülük (meydana) getirmiş olsunlar. Bunlar Allahın hudududur. Kim Allahın hudûdunu (çiğneyip) aşarsa muhakkak ki kendisine yazık etmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah bunun arkasından bir iş peyda ediverir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşadığınızda, artık onları iddetleri içinde (âdetten temiz oldukları sırada) talâk edin (boşayın) ve iddeti sayın! Rabbiniz olan Allah'dan sakının! Onları evlerinden (zorla) çıkarmayın; (kendileri de) çıkmasınlar (çekip gitmesinler); ancak apaçık bir hayâsızlık getirmeleri (yapmaları) müstesnâdır.Bunlar Allah'ın hudûdudur. O hâlde kim Allah'ın hudûdunu aşarsa, artık şübhesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, umulur ki Allah, bundan sonra bir iş (pişmanlık) ortaya çıkarır!(1)
(1)Âyette her ne kadar Hz. Peygamber (asm)’a hitâb edilmişse de hüküm umûmîdir. Bütün ümmete şâmildir. (Nesefî, c. 4, 387)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ey Peygamber! (Son çare olarak) kadınları boşamak istediğiniz zaman, onları, (adet hâllerinden) temizlenmeleri vaktinde boşayın ve iddeti sayın (üç defa adet görmelerine kadar bekleyin). Ve Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Açıkça bir hayasızlık (zina) ya da edepsizlik yapmaları dışında onları (bekleme süresince) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, kendisine yazık etmiş olur! (Ey insan!) Sen bilmezsin, (ama) ondan sonra Allah, yeniden bazı şeylerin meydana gelmesini sağlayabilir (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Ey Haberci (Nebi)! Kadınlarınızı boşadığınız zaman, kadınların iddet günlerini bekledikten sonra boşayın. Adetli günlerini hesap ederek, (hamile olup olmadıkları belli oluncaya kadar) iddet günlerini sayın. Rabbiniz Allah’dan korunun, bekleme günleri dolana (üç ay) kadar kadınlarınızı açık bir fuhşiyat getirmedikçe evlerinden çıkarmayın, kadınlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlar olup, kim Allah’ın koyduğu sınırları aşarsa, kendi nefsine haksızlık yapmış olur. Sen nereden bilebilirsin ki? Belki Allah, bundan sonra başka bir çözüm yolu meydana getirecektir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Ey peygamber! Kadınları boşıyacağınız vakit, aybaşlarından önce boşayın. Aybaşlarını da sayın. Çalabınız olan Allah’tan sakının. Onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. Açıktan açığa çirkin işi işlerlerse o başka. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Herkim bu sınırları aşacak olursa doğrusu kendine yazık etmiş olur. Ancak, Allah bundan sonra ne gösterecek bilemezsin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ey Peygamber! Ümmetine de ki kadınları boşayacağınız zaman iddetleri vaktinde [²] boşayın, iddeti de sayın, iddeti uzatmak, kendilerine zarar vermek hususunda Rabbiniz olan Allah/tan sakının, iddetleri bitmeden evvel onları evden çıkarmayın. Onlar dahi çıkmasınlar. Meğer ki aşikâr surette bir hayasızlık [³] etsinler, o vakit evden çıkarılır. İşte bu ahkâm Allah/ın hudududur. Her kim Allah/ın hududunu tecavüz ederse kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olabilir ki Allah bundan sonra başka bir şey ihdas eder [⁴].
[1] Medine'de nâzil olmuş 12 âyettir.[2] Veya iddetlerinin bidayetinde, iddetlerine müteveccihken; kısası temizlendikten sonra, yakınlıktan evvel.[3] Meselâ hane halkına eza, fuhuş ve sefahatte bulunsunlar.[4] Zevcin kalbine muhabbet vermek gibi bir şey ihdas eder de zevç zevcesine rücu eder.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğinizde onları iddetlerini¹ gözeterek/âdetten temizlenince boşayınız ve iddeti sayınız. Rabbiniz Allah’a karşı sorumluluk bilincinde olunuz. Apaçık bir hayâsızlık/saygısızlık [fâhişetin]² yapmaları dışında onları evlerinden çıkarmayınız, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Sen bilemezsin belki de Allah, bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
1 İddet, boşanan bir kadının eşiyle irtibatının tamamen kesilmesi için dinen beklenmesi gereken bir süredir. Üç iddet süresi bekler, üç kere ay hâlinden/âdetten temizlenmedir. 2 “Fâhişe” kelimesi Arapçada “haddi aşan” anlamında olan f-h-ş kökünden gelir. Fâhiş, ism-i fâildir, haddi aşan demektir. Harf-i tarifli olursa, hayasızlık, iffetsizlik yapan anlamındadır. Harf-i tarifsiz olursa, saygısızlık eden anlamındadır. Nitekim bu ayette bu anlamdadır.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek (temizlendiklerinde) boşayın ve (üç) iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayâsızlık yapmaları bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırını aşarsa, şüphesiz kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin, belki Allah onun arkasından (gönlünüzde sevgi gibi) bir iş çıkarır (da boşanma fikrinden geri dönersiniz).
(Medine’de nazil olmuştur ve 12 ayettir. “Talâk”, boşama anlamına gelir. Sure boşama konusunu ihtiva ettiği için bu ismi almıştır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey Peygamber! Mümin erkeklere de ki: Hanımlarınızı boşamayakarar verdiğiniz zaman, onları sürelerinde, yani cinsel ilişkide bulunmadığınız bir temizlik döneminde boşayın ve ey hanımlar, kocalar ve aile büyükleri; boşamanın hukuken gerçekleşmesi için kadının beklemesi gereken süreyi —ki üç ay hâlidir— dikkatlice hesaplayın. Bütün bunları yaparken, Rabb’iniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Kadınlar bu süreyi beklerlerken, onları evlerinizden çıkarmayın, onlar da kocaları izin verse bile evlerini terk edip dışarı çıkmasınlar; çünkü bu süre bitinceye kadar kadın hâlâ o evin hanımıdır ve yeniden barışma fırsatının ortadan kalkmaması için karı-koca aynı evde oturmalıdır; ancak onlar açıkça ispatlanmış bir zina suçu işlerlerse veya kocalarını ve ailelerini rahatsız edecek bir edepsizlik yaparlarsa, o zaman onları evde tutmanın bir anlamı yoktur. Çünkü bir durumda kadının kocasına yakın durması bağları güçlendirmez, aksine iyice kopartır. Ayrıca, eşlerden biri zina etiği takdirde evlilik kendiliğinden sona ermiş olur.Dikkat edin, bunlar bizzat Allah tarafından çizilmiş sınırlardır; her kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, yalnızca kendisine zulmetmiş olur! O hâlde, kadının bekleme süresi dolmadan evliliği sona erdirmeyin. Bilemezsin, belki de Allah, bu boşanma girişiminden sonra eşler arasında yeniden sevgi ve yakınlık bağları oluşturarak hiç beklenmeyen bir durum ortaya çıkarır.
Medîne döneminin ortalarında indirilmiştir. Boşanmayla ilgili düzenlemeleri içerdiğinden bu adı almıştır. 12 ayettir.  
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ey Nebiyy! Kadınlar’ı boşayacağınız zaman onları bekleme süresi içinde BOŞAYIN; Bekleme Süresi’ni / İddet’i tek tek sayın! Rabbiniz Allah’tan sakınıp korunun! Açık bir ahlaksızlık yapmadıkça, onların evlerinden onları çıkarmayın! Onlar da çıkmasın! Bunlar Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını çiğnerse, kesinlikle kendi nefsine zulmetmiştir. Bilmezsin ki Allah, belki bundan sonra bir iş başlatır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sevgili resulüm! kadınları boşarken temizlik dönemlerinde boşayın. Üç temizlik dönemini sayın ve kendinizi, sizi yöneten Allah'a karşı sağlama alın. Bu süre zarfında kadınları evlerinde tutun. Kadınlar bu süre zarfında çok açık bir kabalık yapmadıkları sürece evi terketmesinler. Bunlar, Allah'ın getirdiği sınırlamalardır. Allah'ın belirlediği bu sınırları ihlal eden, kendisine saygısızlık eder. hiç bilemezsin, bakarsın Allah, bu bekleme süresini boşananlar lehine çevirebilir…
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ey Nebi! Kadınları boşamak istediğinizde hamile kalıp kalmadıklarını belirleyecek süreyi dikkate alarak boşayın! Bir kadının hamileliğinin anlaşılacağı süreyi sayarak takip edin! Hamile olup olmadığı belli olmayanların hamilelik sürelerine dikkat etmezseniz; doğacak çocuklar üzerinde tartışma yaşarsınız. Tartışmalar sonucu boşuna birbirinize düşman olursunuz. Onun için Rabbiniz olan Allah’a karşı gelmekten sakının! Allah’ın dediklerine uyun! Keyfinize göre iş yapmayın! Apaçık bir şekilde ortaya çıkmış utanılacak işler yapmaları dışında, hamileliklerinin ortaya çıkma süresince evlerinizden çıkarmayın! Kendileri de çıkmasın! Bunlar Allah’ın koyduğu yasalardır. Kim Allah’ın yasalarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmeder. Bilemezsin! Olur ki Allah daha sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman onları (bekleme) sürelerini gözeterek boşayın ve o süreyi sayın! [*] Rabbiniz Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun! Apaçık bir çirkinlik (fuhuş) yapmaları durumu hariç, onları (bulundukları) evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar! Şu (hüküm)ler, Allah’ın (koyduğu) sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa işte onlar, elbette kendine haksızlık etmiş olur. Bilemezsin, belki de Allah bundan sonra bir durum ortaya çıkarır. [*]
Bu ayet boşanmada beklenmesi gereken bir süre olduğunun, bunun bir anda gerçekleşmeyeceğinin delilidir.,Benzer mesaj: Bakara 2:228-229.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşamak¹ istediğiniz zaman, iddetlerini² gözeterek boşayın ve iddet süresini iyi hesaplayın.³ Rabbiniz olan Allah’a karşı hata etmekten sakının. Onları, apaçık bir edepsizlik yapmaları dışında (iddet süresince) evlerinden çıkartmayın, onlar da (evlerinden) çıkmasınlar.⁴ İşte bütün bunlar, Allah’ın koyduğu kurallardır. Allah’ın kurallarını çiğneyenler, ancak kendi kendilerine zulmetmiş olurlar. Ne bileceksin? Belki Allah, bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarıverir.⁵
1 Talâk: Lügatte; bağı koparmak, salıvermek demektir. Terim olarak ise: Evlilik bağı olan nikâhı ortadan kaldırmak demektir. Talâk hoş olmasa da zaruret halinde başvurulması gereken bir çare olarak câizdir. Talak, kocanın karısına hitaben “Sen boşsun” demesi veya buna benzer bir söz söylemesidir. İslâm dini; (istisnai haller hariç) boşamada erkeğin iradesinin esas olduğunu beyan etmiştir. Talâk hakkı kadına veya üçüncü bir şahsa da devredilebilir. (Mebsut, Bedâi’) Ancak, nikâh esnasında olabileceği gibi nikâh akdinden sonra da erkek, karısına boşama yetkisi verebilir. Buna "Tefviz-i Talâk" denilmiştir. Mutlak olarak verildiği takdirde erkek için vazgeçme hakkı yoktur. Akıl-baliğ olduğu zaman her kocanın talakı geçerli ve sahih olur. Ancak sabinin, mecnunun ve uyuyan kimsenin boşaması sahih değildir. Talâk’ın Çeşitleri: a- Sünnî Talâk: Kur’an ve sünnete uygun olan boşama biçimidir. (Bu talâkın şartları; eşin hayızlı bulunmaması, hayızdan sonra temasın olmaması ve boşanmanın bir talakla yapılmasıdır.) b- Bid’î Talâk: Kadını hayızlı iken veya birden fazla boşamaktır ki; dinen haramdır. (Buna rağmen boşama geçerlidir.) c- Ric’î Talâk: Yeni bir nikâh akdi yapılmadan erkeğin eşiyle iddet süresi içerisinde normal aile hayatına dönmesine imkân veren boşamadır. d- Bain Talâk: İddet süresi bittikten sonra eğer üçüncü talak değilse yeni bir nikâh akdedilmeden erkeğin normal evlilik hayatına dönüşüne imkan vermeyen boşamadır. e- Muhâlaa: Evliliği sürdürmek istemeyen kadının kocasına bir bedel ödeyerek evlilik bağından kurtulmasıdır. Bk. (Bakara: 229) f- Hâkim Kararıyla Boşanma: Kadının mahkemeye başvurarak evliliğe son verdirmesidir. g- Lian: Birbirlerine zina isnadında bulunan eşlerin hakim kararıyla boşanmasıdır. Geniş bilgi için Bk. (Nur: 4-9)2 İddet: İslâm hukukunda evliliğin ölüm, boşanma veya fesih sebeplerinden birisiyle sona ermesi halinde, yeniden evlenebilmek için kadının beklemek zorunda olduğu süredir. İslâm’da kadının iddet süreleri, boşanma sebebine göre şöyledir: 1- Kocası ölen kadının iddeti dört ay on gündür. (Bakara: 234) 2- Hamile kadının iddeti doğuma kadardır. (Talâk: 4) 3- Boşanan kadınların iddeti, üç hayız (kurû) süresidir. (Bakara: 228) 4- Hayız görmeyen küçüklerle, hayızdan kesilen yaşlıların iddeti üç aydır. (Talâk: 4) 5- Cariyelerin talâkı iki talâk, iddeti iki hayızdır. (Ebu Davud, Tirmîzî) 6- Nikâhlanıp da henüz zifafa girmeden boşananlar için iddet yoktur. (Ahzab: 49)3 Yani iddet önemsenmeyecek bir şey değildir ve mutlaka iyi hesaplanmalıdır.4 Ric’i talakta, nikâh, iddet müddetinin sonuna kadar devam eder. Dolayısıyla kadın, iddet müddetinin sonuna kadar, kocasına haram değildir ve onun evinde ikamet eder. Apaçık bir edepsizlik yapmadıkça kocası onu evinden çıkartamaz. Ancak aralarında şehvetle kucaklaşma olmaz ve yataklar ayrılır. Erkek tabii olarak talak haklarından birisini kaybeder. İddet müddeti içerisinde; karı veya kocadan birisi ölürse, birbirlerine varis olurlar. Eğer koca; iddet müddetinin sonuna kadar karısına dönmezse, iddet bittiği andan itibaren birbirlerine yabancı (mahrem) olurlar. Bu durumda (eğer üç talak hakkını kullanmamışsa) yeniden nikâh akdi ve mihir tespiti ile evlenebilirler. Ancak iddet müddetinin sonunda kadın; hür ve tekliflere muhatap hale gelmiştir. Bir başkasıyla da evlenebilir. İddet müddetinin sonunda mihrinin tamamını talep etmek kadının hakkıdır.5 Belki Allah, yeni bir olay çıkarır da kalbini çevirir, verdiğin talâka pişman olur, dönmek isteyiverirsin. Zira “kimse yarın ne kazanacağını bilemez.” Onun için her hangi bir sebeple talâk verecek olan kimse kızgınlıkla her şeyi kesip atıvermemeli, ilerisini hesaba katmalı da Allah’ın bu emirler ve yasaklarla tayin buyurduğu haddini aşmamalı, evvelâ iddetini gözeterek temiz bir halde talâk vermeli ve iddetini saymalıdır. Şayet ayrılmak lâzımsa bununla hem maksat hâsıl olur, hem de bir tecrübeye imkân bırakılarak ruhî tecellileri dinlemeye, düşünüp mütenebbih olmaya ve pişmanlık yüz gösterirse geri dönmeye meydan bulunur. Çünkü üçe ulaşmadıkça bîr talâk, ric’î olacağından hükmü iddet nihayetine kadar muhayyer kalıp dilerse ric’at edebilmek, olmazsa ayrılmaktır. Bu hikmetlere mebni haddi aşmaksızın iddetlerine karşı böyle bir talâkla boşayın ve iddeti zapt edip sayın ve Allah’tan korkup takva ile hareket edin. Onları Apaçık bir edepsizlik yapmadıkları müddetçe evlerinden çıkarmayın, onlar da çıkmasınlar. (Elmalılı)  
Muhammed Esed
swap_vert close
EY PEYGAMBER! Kadınları boşa[maya niyetlen]diğinizde, ¹ onlar için belirlenmiş iddeti gözetecek şekilde boşayın ² ve süreyi [dikkatlice] hesaplayın ve Allah’a, Rabbinize karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun. Onları evlerinizden kovmayın ³ ve açıkça hayasız davranışlarda bulunmadıkça ⁴ onlar ayrılma[k zorunda bırakılma]sın. ⁵ Bunlar, Allah’ın koyduğu sınırlardır; ve kim Allah tarafından konulan sınırları aşarsa, aslında kendisine karşı haksızlık etmiş olur: [çünkü, ey insan,] sen onu bilmezsin, [ama], o [ilk ihlal]den sonra Allah, yeniden bazı şeylerin meydana gelmesini sağlayabilir. ⁶
1 Çoğul hitap kalıbının kullanılması, bütün bir topluma seslenildiğini göstermektedir.2 Bkz. 2:228 ve ilgili notlar, özellikle not 215. Büyük hukukçuların çoğunluğu, boşamanın kesin ve geri-dönülmez olması için gerekli olan üç duyurunun (karş. 2:229’un ilk paragrafı), kocaya kararını yeniden gözden geçirebileceği bir zamanın tanınması ve böylece sonradan pişman olacağı acele bir karar almasına engel olunması amacıyla tek tek yapılması, yani üç aylık bekleme-dönemine yayılacak şekilde yapılması gerektiği görüşündedirler. Bu hüküm, Hz. Peygamber’in meşhur bir Hadisine de uygun düşmektedir: “Allah katında izin verilen fiillerin en çirkini (ebğadu’l-halâl) boşamadır” (Abdullah b. Ömer’den naklen Ebû Dâvûd). Başka bir deyişle, boşama, zorunlu bir meşruiyet hali olup ancak başka hiçbir şeyin evliliği çekilmez olmaktan kurtaramayacağı hallerde başvurulabilir.3 Yani, iddet süresince. Aşağıda 6. notta gösterildiği gibi, bu süre zarfında koca, karısının geçimini evli olduğu zamanki hayat standartlarını koruyacak şekilde sağlamakla yükümlüdür.4 Mesela, kocalarının onların hayatlarını idameyi teminden vazgeçmeleri suretiyle. (Bu özel talimat, boşanan bir kadının evini kendi iradesi ile terk etmesinin yasak olduğunu göstermez.)5 Yasal olarak kadının ancak böyle bir durumda koca evinden çıkarılabileceğini îmaen. Fâhişe (“hayasızca davranışlar”) terimi konusunda bkz. sure 4, not 14.6 İbni ‘Abbâs’a (Râzî’den naklen) ve öteki birçok otoriteye göre (bkz. İbni Kesîr) bu ifade, boşanma kesinleşmeden önce, bir uzlaşmanın ve bu nedenle evlilik ilişkisinin devamının mümkün olduğuna işarettir (bkz. 2. sure 228. ayetin ikinci bölümü ve 229. ayetin ilk paragrafı).  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Ey Nebi! Hanımları boşamak istediğinizde onların adet görme hallerini dikkate alarak boşayın ve iddet sürelerini iyi hesap edin ve Rabbiniz Allah’a karşı gelmekten sakının. İddet bekleyen eşlerinizi açıkça bir fuhuş yapmadıkları sürece evlerinizden çıkarmayın, onlar da evlerini terk etmesinler. İşte bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah’ın koyduğu sınırları çiğnerse artık o kendine zulmetmiş olur. Hem nereden bileceksin belki Allah bundan sonra yeni bir takım gelişmeler meydana getirebilir. 2/226...240, 4/35, 33/49
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
SEN ey Nebî![⁵¹⁴⁸] Kadınlarınızı boşamak (istediğinizde), Allah’a karşı sorumlu olduğunuzu bilin de, onları bekleme sürelerini gözeterek boşayın ve iddeti sayın.[⁵¹⁴⁹] Onları (içinde yaşadıkları) evlerinden çıkarmayın ve onlar da çıkmasınlar;[⁵¹⁵⁰] tabi ki, ayan açık bir ahlâksızlık[⁵¹⁵¹] yapmaları hali müstesna.[⁵¹⁵²] Bunlar Allah’ın çizdiği sınırlardır: Ve kim Allah’ın çizdiği sınırları aşarsa, artık o kendine zulmetmiş olur; (ve) sen bilemezsin (ey insan), belki de Allah bu (bekleyişin) ardından, birtakım yeni (ve hayırlı) gelişmelere kapı açabilir.[⁵¹⁵³]
[5148] Burada hitap tekil olduğu halde arkadan gelen cümleler çoğuldur. Dolayısıyla Allah Rasûlü üzerinden tüm mü’minlere hitap edilmektedir. Âyette zımnî bir “de ki” vardır. [5149] Aksi halde ya hamileyi eş adayı ilan ederek neslin karışmasına, ya da boşanmış kadını gereksiz yere engelleyerek mağduriyetine neden olursunuz. Talak üç türdür: 1) Kur’an’ın önerdiği en güzel boşama (ahsen talak): Bu tek talakla boşamadır. Süre tamamlandıktan sonra bu evlilik geri dönüşü mümkün olarak biter. Ancak geri dönüş için boşanan eşin rızası şarttır. Kadının iradesi eline verilmiştir. 2) Hasen talak: Kur’an’da tarifi yapılan türde üç aya yayılmış üç ayrı boşamadır. Eğer süreç bitmeden dönülmüşse, dönüldüğü yere kadar infaz edilen talak hakkı kullanılmış olur, geriye kalan hak baki kalır. Eğer süreç tamamlanırsa, geri dönüşü samimi ve istismardan uzak bir yeniden evlilik gerçekleştirmeden mümkün değildir. 3) Haram talak: Üç çeşittir a) Hayızlı iken boşamaktır ki, Allah Rasûlü eşini böyle boşayan Abdullah b. Ömer’e eşine dönmesini söylemiştir. b) Temizlik müddetinde fakat birlikte olduktan sonra boşamadır: bu da kadına zulüm olduğu ve neslin karışmasına neden olacağı için yasaktır. c) Üç talakı bir talakta vermektir: Bu da haramdır. Bir şey hem haram olup hem geçerli olamaz. Allah Rasûlü buna izin vermemiş, eşini böyle boşayan Abdu Yezid isimli bir sahabiye eşine dönmesini emretmiştir (Ebu Dâvud, Talak 10; başka bir örnek için bkz: İbn Hanbel I, 265). Bu âyet “en güzel boşama” olan, tek talakı iddetin takip ettiği boşamayı ifade eder. Bu durumda Bakara 229 normal boşamayı değil vazgeçilebilir boşamanın sınırını ifade eder. [5150] Veya: “çıkmazlar”. Kelime hem nehy-i gaib, hem nefy-i istikbal olarak okunabilir. [5151] Belirli olarak gelen tüm el-fâhişelerin zina veya iffetsizliğe, belirsiz olarak gelenlerinse ma‘siyyete delâlet ettiği görüşüne dayanarak (İbn Atıyye). [5152] İstisna cümlesi, “Ama bu tür bir davranışta bulunmuşsa çıkarabilirsiniz” mânasına da, “Eğer boşayınca fuhşa sürükleneceklerse boşamaktan vazgeçin” mânasına da gelebilir. [5153] Boşanmanın zamana yayılmasının ve iddetin teşri kılınmasının hikmetine dair bir ifade. Ailenin dağılmaması için tüm seçenekleri kullanmak ve umudu sonuna kadar diri tutmak. Her an hayata müdahil olan Allah’ın yardımıyla, zaman unsurunu bir fırsata dönüştürmek. Zira boşama, Rasulullah’ın ifadesiyle “Allah’ın kullanılmasından hiç hoşnut olmadığı bir izindir” (Ebu Dâvud).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ey Peygamber, kadıları boşayacağınız zaman onları iddetleri içinde (adet günlerini göz önüne alarak, ondan önce temiz bir halde ve kendileriyle temas etmeksizin) boşayın, iddeti de sayın. (Üç defa adet ve temizlenme süresini hesap edin ki ilerde doğacak çocuğun sizden olmadığı kesinleşsin) Rabbiniz olan Allah'tan korkun. (Emirlerini yerine getirin, iddet süresini ne eksik sayın ne de uzatın) Apaçık bir hayâsızlık hariç- kızarak veya bir bahane ile- onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. (İddet süresi doluncaya kadar evlerinde oturmaya hakları vardır) Bunlar Allah’ın (hükmünün) hudûdlarıdır. Kim Allah’ın hudûdunu aşarsa kuşkusuz kendine yazık etmiş olur. Bilmezsiniz olur ki Allah, bunun ardından - hayırlı-bir durum peydâ ediverir. (Eşlerin arasındaki dargınlığı muhabbete çevirir de, barışırlar)
Osman Fırat
swap_vert close
Ey Nebi! Kadınları boşayacağınız zaman onları iddetleri içinde (âdetten temiz oldukları sırada) boşayın ve iddeti sayın (üç defa âdet görüp temizlenmelerini hesabedin). Rabbiniz Allah’tan korkun (bekleme süresi içinde) onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de çıkmasınlar. Ancak apaçık bir edepsizlik yapmaları istisna... Bunlar Allâh’ın sınırlarıdır. Kim Allâh’ın sınırlarını geçerse, kendisine yazık etmiş olur. Bilmezsin belki Allâh, bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir durum ortaya çıkarır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız vakit hemen iddetlerinden sayılacak bir zamanda boşayın ve iddeti sayın ve Rabbiniz olan Allah'tan korkun ve onları evlerinden çıkarmayın ve kendileri de çıkmasınlar. Meğer ki, apaçık bir kötülük, (meydana) getirmiş olsunlar ve işte bunlar, Allah'ın tayin ettiği huduttur. Ve her kim Allah'ın hududuna tecavüz ederse, mutlaka kendi nefsine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olabilir ki Allah, ondan sonra bir iş vücuda getirir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ey Peygamber! Eşlerinizi boşayacağınız vakit onların iddetlerini dikkate alarak boşayın ve iddeti dikkatle sayın. Rabbiniz olan Allah'a karşı gelmekten, özellikle eşlerinizin hukukuna zarar vermekten sakının. Onlar zina gibi açık bir hayasızlık irtikâb etmedikçe siz onları evlerinizden çıkarmayın. Kendileri de çıkıp gitmesinler. İşte Allah'ın hudutları! Kim Allah'ın hudutlarını çiğnerse hakikaten kendine zulmetmiş olur. Nereden bileceksin, bakarsın Allah bundan sonra yeni bir durum meydana getirir. [2, 228-233; 4, 19]
Yüce Allah öbür peygamberlere (a.s.) hep özel isimleriyle “Ya İbrâhim!” “Ya Mûsâ!” diyerek hitap ederken Hz. Peygambere her seferinde, nübüvvet yani peygamberlik ulvî makamını anarak hitap buyurmuştur. Böylece Allah onun yüce mevkiine dikkat çekmektedir. İlk hitap Hz. Peygamber (a.s.)’a ise de âyetin devamının cemi sîgasıyla ümmete olduğu aşikârdır. Şartlar gerektirdiğinde boşama sorumluluğunu üstüne alacak koca, mübahlar içinde en çok istenmeyen bu işlemi yapacaksa âyet ona meşrû olan şekli bildiriyor. Şöyle ki: Evvela bunu yeterli bir düşünce sürecinden sonra kararlaştırmalı ve muayyen bir zamanı beklemelidir. O da karısının ay halini tamamladığı zaman, temizlik halinin başlangıcını kollamaktır. Temizlenme başlayıp hiç temas kurmadıkları bir dönemde bir talakla boşar. Böylece bir süreden beri hanımıyla yatmayan koca, bir de boşayınca kısa bir müddet sonra karısını özleyebilir. İddet bitmeden kocasının, rücu hakkı vardır. Evlilik böylece devam ettirilebilir. Eğer böyle olmazsa, boşanan kadının bir başka kocaya varabilmesi için üç âdet görmesi gerekir. Bu, yaklaşık üç ay kadar bir süredir. Bu süre dolmadan koca karısını, evden çıkaramaz, kadın kendisi de çıkamaz. Âyetin sonu, bu boşanmadan sonra, Allah Teâlânın yeni bir durum ortaya çıkarabileceğini bildiriyor: O da pişmanlığın belirmesi, akl-ı selimin hakim olması, yuva yıkmanın acı sonuçlarının hatırlanarak nefret yerine sevginin gelmesi neticesinde evliliğin daha sağlamlaşmış bir şekilde yeniden kurulmasıdır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ey peygamber, kadınları boşa(mak iste)diğiniz zaman onları iddetleri içinde (adetten temiz oldukları sırada) boşayın ve iddeti sayın (üç defa adet görüp temizlenmelerini hesabedin). Rabbiniz Allah'tan korkun (bekleme süresi içinde) onları evlerinden çıkarmayın. Kendileri de çıkmasınlar. Ancak apaçık bir edepsizlik yapmaları durumu, bu hükmün dışındadır (o zaman evden çıkarabilirsiniz). Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını geçerse, kendisine yazık etmiş olur. Bilmezsin belki Allah, bundan sonra (iddet süresi içinde) yeni bir iş ortaya çıkarır (gönülleri uzlaştırıp birleşme ortamı yaratır).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ey Nebî! Zevcelerinizi tatlîk iylediğinizde 'iddetleri vaktinde (hayızdan tahâretle temâsdan evvel) tatlîk idin ve iddet müddeti sayın. Ve onları ('iddetin devâmı müddetince) evlerinden çıkarmayın ve onlar da çıkmasunlar. Ancak âşikâr ve müsbet bir büyük kabahat iderlerse (o zamân evden çıkarılmak câiz olur.) İşte bu Allâh'ın hudûdudur. Allâh'ın hudûdını tecâvüz iden kendi nefsine zulüm ider. Bimezsin ki bu tatlîkden sonra Cenâb-ı Hak bir emir ihdâs ider. (Belki müddet-i 'iddet zarfında barışırlar)
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ey Nebî! Karılarınızı boşadığınızda iddetleri[*] içinde boşayın ve iddetlerini sayın. Rabbiniz Allah’tan çekinin de açık bir fuhuş yapmamışlarsa onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kötülüğü kendine yapar. Bilemezsin, belki Allah bunun ardından yeni bir durum ortaya çıkarır.
[*] İddet : 3 ay bekleme süresidir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman, onları bekleme süresi içinde boşayın ve bekleme sürelerini sayın. Rabbiniz olan Allah'tan korkun. Açık bir ahlaksızlık yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. İşte bu, Allah'ın kanunudur. Kim Allah'ın kanunlarını çiğnerse kendisine zulmetmiş olur. Bilmezsin ki Allah, belki bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ey Peygamber! Hanımlarınızı boşayacağınız zaman, iddetlerini gözeterek boşayın; iddetlerini de sayın. Rabbiniz olan Allah'tan korkun. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın çizdiği sınırlardır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, kendisine yazık etmiş olur. Bilemezsin, belki de Allah bundan sonra yeni bir durum ortaya çıkarır.(1)
(1) Belki taraflara anlayış verir veya daha başka bir sebeple yuva yıkılmaktan kurtulur.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ey Peygamber! Kadınları boşadığınız zaman iddetlerine doğru boşayın ve iddeti iyi sayın! Rabbiniz olan Allah'tan sakının! Onları evlerinden çıkarmayın; onlar da çıkmasınlar. Apaçık ve belgeli bir yüzsüzlük yapmaları durumu müstesna. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Allah'ın sınırlarını çiğneyen kendi benliğine zulmetmiş olur. Bilemezsin, belki Allah bundan sonra yeni bir iş/oluş ortaya çıkarır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
[296b] iy peyġamber! ķaçan ŧalaķ viresiz 'avratlara pes ŧalaķ virüñ anlara anlaruñ 'iddetine ķarşu daħı śayuñ 'iddeti. daħı ķorķuñ Tañrı’dan çalabuñuzdan. çıķarmañ anları evlerinden daħı çıķmasunlar illā kim getüreler zişt iş bellü eyleyici. daħı şol Tañrı ḥadlarıdur daħı her kim geçe Tañrı ḥadlarından bayıķ žulm eyledi gendüzine. bilmezsin ola kim Tañrı yiñi eyleye şundan śoñra bir iş.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yā nebiyye’llāh, ḳaçan ‘avratları boşasañuz, pes boşañuz ‘iddetleri‐ne degin. Daḫı ‘iddeti ṣayuñ. Daḫı ḳorḳuñuz sizi yaradan Tañrıdan. Çıḳar‐mañuz anları evlerinden. Daḫı çıḳmasunlar, illā işlemeyince anlar bir bellüyamanlıḳ. Ol Tañrı Ta‘ālānuñ ḥudūdıdur. Kim ki geçse Tañrı Ta‘ālāḥudūdından, pes nefsine ẓulm ider. Bilmezsin, illā kim Tañrı Ta‘ālā ḥādiẟide andan ṣoñra bir iş.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Övrətləri boşadığınız zaman onları gözləmə müddətlərində (heyzdən pak olduqdan sonra) boşayın. Gözləmə müddətini (iddəti) sayın. Rəbbiniz olan Allahdan qorxun. Onları – açıq-aşkar bir pis iş (zina) etməyənə qədər – (gözləmə müddəti qurtarmamış) yaşadıqları evlərdən çıxartmayın və onlar özləri də çıxmasınlar. Bu, Allahın hədləridir (hökmləridir). Allah müəyyən etdiyi hədləri aşan kimsə özünə zülm etmiş olar. Nə bilirsən, ola bilsin ki, Allah bundan sonra bir iş icad etsin (ərin ürəyinə yenidən zövcəsinin məhəbbətini salsın və onlar barışsınlar).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
O Prophet! When ye (men) put away women, put them away for their (legal) period and reckon the period, and keep your duty to Allah, your Lord. Expel them not from their houses nor let them go forth unless they commit open immorality. Such are the limits (imposed by) Allah; and whoso transgresseth Allah's limits, he verily wrongeth his soul. Thou knowest not: it may be that Allah will afterward bring some new thing to pass.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
O Prophet!(5503) When ye do divorce women,(5504) divorce them at their prescribed periods,(5505) and count (accurately), their prescribed periods: And fear Allah your Lord:(5506) and turn them not out of their houses, nor shall they (themselves) leave,(5507) except in case they are guilty of some open lewdness, those are limits set by Allah. and any who transgresses the limits of Allah, does verily wrong his (own) soul: thou knowest not if perchance Allah will bring about thereafter some new situation.(5508)
5503 Note that in the first instance the Prophet is himself addressed individually, as the Teacher and representative of the Community. Then the actual directions: "when ye . . .": are addressed to the Community collectively. 5504 "Of all things permitted by law, Divorce is the most hateful in the sight of Allah": see Introduction to this Surah. The general directions and limitations of Divorce may be studied in 2:228-232, 236-237, 241, and notes; also 4:35. 5505 'Iddah, as a technical term in divorce law, is explained in n. 254 to 2:228. Its general meaning is "a prescribed period": in that general sense it is used in 2:185 for a prescribed period of fasting. 5506 The prescribed period (see last note) is in the interests of the wife, of the husband, of an unborn child (if there is any), and of sex laws in nature, and therefore the elementary dictates of refined human society. In English Law the six months interval between the decree nisi and the decree absolute in divorce attains the same purpose in a round-about way. The Commentators suggest that the divorce should not be pronounced during the courses. Read with 2:222, this implies that any incipient differences between husband and wife should not be forced to an issue at a time when sex is least attractive and almost repulsive. Everything should be done to strengthen the social and spiritual aspects of marriage and keep down stray impulses of animal instinct. The parties are to think seriously in a mood of piety, keeping the fear of Allah in their minds. 5507 As Islam treats the married woman as a full juristic personality in every sense of the term, a married woman has a right, in the married state, to a house or apartment of her own. And a house or apartment implies the reasonable expenses for its upkeep and for her own and her children's maintenance. And this is obligatory not only in the married state, but during the ‘ iddah, which is necessarily a most trying period for the woman. During this period she must not only not be turned out, but it is not decent for her to leave of her own accord, lest the chances of reconciliation should be diminished: see the next note. 5508 A reconciliation is possible, and is indeed recommended at every stage. The first serious differences between the parties are to be submitted to a family council on which both sides are represented (4:35); divorce is not to be pronounced when mutual physical attraction is at an ebb (n. 5506); when it is pronounced, there should be a period of probationary waiting; dower has to be paid and due provision has to be made for many things on equitable terms; every facility has to be given for reconciliation till the last moment, and impediments are provided against hasty impulse leading to rupture. Thou knowest not if perchance Allah will bring about thereafter some new situation.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَٓا اَيُّهَا
ey
النَّبِيُّ
nebî
اِذَا
o za- man ki
طَلَّقْتُمُ
boşadınız
النِّسَٓاءَ
kadınları
فَطَلِّقُوهُنَّ
artık onları boşayın
لِعِدَّتِهِنَّ
iddetleri içinde
وَاَحْصُوا
ve sayın
الْعِدَّةَۚ
iddeti
وَاتَّقُوا
ve takvâlı olun
اللّٰهَ
Allah'a karşı
رَبَّكُمْۚ
Rabbiniz
لَا تُخْرِجُوهُنَّ
onları çıkarmayın
مِنْ بُيُوتِهِنَّ
evlerinden
وَلَا يَخْرُجْنَ
ve çıkmasınlar
اِلَّٓا
ancak
اَنْ يَاْت۪ينَ
gelmeleri
بِفَاحِشَةٍ
bir hayâsızlık ile
مُبَيِّنَةٍۜ
apaçık
وَتِلْكَ
ve bunlar
حُدُودُ
sınırlarıdır
اللّٰهِۜ
Allah'ın
وَمَنْ
ve kim
يَتَعَدَّ
aşarsa
حُدُودَ
sınırlarını
اللّٰهِ
Allah'ın
فَقَدْ
muhak- kak ki
ظَلَمَ
zulmet- miştir
نَفْسَهُۜ
kendine
لَا تَدْر۪ي
bilemezsin
لَعَلَّ
belki
اللّٰهَ
Allah
يُحْدِثُ
meydana getirir
بَعْدَ
sonra
ذٰلِكَ
bundan
اَمْراً
bir iş
Ey nebî! Kadınları boşa(mak iste)diğinizde, onları iddet (süre)lerini gözeterek (âdetten temiz oldukları sırada) boşayın ve iddeti sayın! Rabbiniz olan Allah'a karşı takvâ sahibi olun (kulluk sorumluluğunuzu bilip yerine getirmeye çalışın)! Apaçık bir hayâsızlık yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın, (kendileri de) çıkmasınlar! Bunlar Allah'ın koyduğu sınırlardır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa muhakkak ki kendi (nefsi)ne zulmetmiş olur. Bilemezsin, belki Allah bundan sonra (farklı) bir durum ortaya çıkarıverir (ve onlar barışırlar).
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
اَيُّهَا
Edat
اَيُّهَا
Ey! (Bir hitap biçimidir)
نَبِىّ
İsim
ن ب ا
Nebî
اِذَا
İsim
اِذَا
O zaman ki, ne zaman ki, o takdirde
طَلَّقَ
Fiil-II
ط ل ق
Boşadı
نِسَٓاء
İsim
ن س و
Kadınlar
طَلَّقَ
Fiil-II
ط ل ق
Boşadı
عِدَّة
İsim
ع د د
Sayı, iddet, bekleme müddeti
اَحْصٰى
Fiil-IV
ح ص ي
Saydı, döktü, kuşattı, hesap etti, sayıp yazdı
عِدَّة
İsim
ع د د
Sayı, iddet, bekleme müddeti
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
بَيْت
İsim
ب ي ت
Beyt, ev
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
خَرَجَ
Fiil-I
خ ر ج
Çıktı
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
فَاحِشَة
İsim
ف ح ش
Aşırılık, fuhuş, hayâsızlık, fuhşiyat
مُبَيِّنَة
Etken fiil-II
ب ي ن
Apaçık
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
حُدُود
İsim
ح د د
Sınırlar
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَعَدَّى
Fiil-V
ع د و
Aştı
حُدُود
İsim
ح د د
Sınırlar
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
قَد
Edat
قَد
Katiyen, muhakkak, doğrusu, hakikaten, kesin olarak, andolsun
ظَلَمَ
Fiil-I
ظ ل م
Zulmetti, haksızlık etti
نَفْس
İsim
ن ف س
Kendi, kendisi, nefis, can
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
دَرَى
Fiil-I
د ر ي
Bildi
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
اَحْدَثَ
Fiil-IV
ح د ث
Oluşturdu, meydana getirdi
بَعْد
İsim
ب ع د
Sonra, ard, öte
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَمْر
İsim
ا م ر
Emir, iş, tedbir, izni ile