close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 88. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feaḣrace lehum ‘iclen ceseden lehu ḣuvârun fekâlû hâżâ ilâhukum ve-ilâhu mûsâ fenesiy(e)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O, onlara bir buzağı heykeli yapmıştı ki böğürmedeydi. O ve ona uyanlar işte bu dediler, sizin de mabudunuz, Musa'nın da mabudu, fakat Musa, unuttu bunu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece (Samiri) onlara (ağzından başlayıp arka tarafına kadar boru gibi uzanan boşluktan geçen havanın sesiyle, sanki) böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, "İşte, sizin ilahınız da, Musa’nın ilahı da budur; fakat (Musa bunu size söylemeyi) unuttu" diyerek (halkı saptırmıştı).
[Not: Buna benzer bir buzağı heykelini, Yahudi sermayedarlar şimdi New York Niagara yoluna yapıp koymuşlardı.]  
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Derken Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yapıp çıkardı. Samiri ve arkadaşları: “İşte sizin ilahınız da, Musa'nın ilahı da budur, ne var ki Musa geçmişteki bu gerçeği unuttu!” dediler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Sâmirî, onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Sâmirî ve adamları: “İşte sizin de, Mûsâ'nın da ilâhı budur” dediler. Sâmirî Mûsâ'nın ilâhî tebliğini ne çabuk unuttu.
Ahmet Varol
swap_vert close
Sonra onlara böğüren buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Sizin ilâhınız da Musa'nın ilâhı da işte budur. Fakat o unuttu."
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece onlara böğüren bir buzağı heykeli döküp çıkardı, 'İşte bu sizin ilahınız, Musa'nın ilahı da budur; fakat (Musa) unuttu' dediler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Nihayet (o erimiş mücevherattan) onlara, (Samirî = İsrail Oğullarından Samire adlı bir kabileye mensub olan münafık adam) cesedlenmiş bir dana çıkardı ki, böğürmesi var. Bunun üzerine Samirî ve ona uyanlar şöyle dediler: “- İşte sizin de, Mûsa'nın da ilâhı budur. Fakat (Mûsa bunu) unuttu, (bunu bulmak için Tûr'a gitti.)”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O mücevherattan, böğüren cesetli bir buzağıyı onlar için ortaya çıkardı. Onlar: “İşte sizin de Musa’nın da ilahı budur. Fakat Musa unutmuştur” dediler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Sâmirî onlara, böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Bunun üzerine, “İşte bu, sizin de Mûsâ'nın da tanrısıdır. Fakat o bunu unuttu” dediler.
Besim Atalay
swap_vert close
Büyücü ses veren bir buzağı heykeli yaptı onlarçin; dediler ki: «işte budur sizin de, Musanın da Tanrısı, Musa bunu unuttu !»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Samiri, o erimiş altınlardan böğüren bir buzağı heykeli yaparak İsrailoğullarının önlerine çıkardı. Onlar da birbirlerine: “İşte sizin ve Musa'nın ilahı budur, fakat Musa (Rabbinin burada olduğunu) unuttu” dediler. 
Bkz.2/51, 54, 92, 4/153, 7/148-155  
Cemil Said
swap_vert close
Ve bunları eritdikden sonra bir buzağı heykeli vücûda getürdi. Sâmirî ve ittibâ’ı bize "Bu sizin ve Mûsâ’nın Allâh’ıdır. Fakat sonra unutdı" cevâbını virdiler.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Bunun üzerine Samiri onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya koydu. O ve adamları: "Bu sizin de Musa'nın da tanrısıdır, ama o unuttu" dediler.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Bu sizin de ilâhınızdır, Mûsâ’nın da ilâhıdır. Öyle iken Mûsâ, (ilâhını burada) unuttu (da onu Tûr’da aramaya gitti)” dediler.[359]
Rivayete göre İsrailoğulları Mısır’dan çıkacakları gece, “Yarın bizim bayramımızdır” diyerek yerli halktan ödünç olarak süs eşyaları almışlardı. Mûsâ’nın Tûr’a gidişinden sonra, Sâmirî onları ikna ederek altınları ateşte eritmiş, kalıba dökerek bir buzağı heykeli yapmıştı.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Derken onlara böğürebilen bir buzağı heykeli yaptı. (Ona uyanlar) “İşte bu sizin de tanrınız, Mûsâ’nın da tanrısıdır, fakat o bunu unuttu” dediler.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bu adam, onlar için, böğürebilen bir buzağı heykeli icat etti. Bunun üzerine: İşte, dediler, bu, sizin de, Musa'nın da tanrısıdır. Fakat onu unuttu.  
 Âyetin son cümlesi, müfessirler tarafından iki şekilde yorumlanmıştır; ilki şöyledir: «Fakat Musa, bu buzağının tanrı olduğunu unuttu»; Allah’ı başka yerlerde aramaya kalkıştı. Bu anlayışa göre, bu sözü söyleyenler, Sâmirî ve taraftarlarıdır. İkinci yoruma göre âyetin manası şöyledir: «İşte Sâmirî, Allah’ı unuttu»; O’ndan ve Musa vasıtasıyla tebliğ edilen hak dinden yüz çevirdi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Onlar için, böğüren bir buzağı heykeli çıkardı. "İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur, fakat o (Musa) unuttu," dediler.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Nihayet Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Bunun üzerine Sâmirî ve adamları: "İşte sizin de, Musa'nın da ilâhı budur, ama o unuttu" dediler.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
87,88. Biz dediler, senin va'dine kendiliğimizden hulfetmedik ve lâkin o kavmin ziynetinden bir takım ağırlıklar yüklenmiş idik, onları ateşe attık, kezalik sâmirî de bıraktı derken onlara bir dana, böğürmesi var bir cesed çıkardı, bunun üzerine dediler ki işte bu sizin ilâhınız ve Musânın ilâhı fakat unuttu
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Nihâyet Sâmirî, ateşe attıkları o mücevheratı eritip) onlara böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Bunun üzerine Sâmirî ve adamları,) ‘İşte sizin de, Mûsâ’nın da ilâhı budur, fakat onu unuttu’, dediler.”
Erhan Aktaş
swap_vert close
Böylece onlara böğürmesi olan bir boğa¹ cesedi² çıkardı. Ve onlara: “Bu sizin de ilahınız Mûsâ'nın da. Ancak Mûsâ onu unuttu.”³ dediler.
1- Buzağı/Boğa Mısır halkı için tanrısal güç, kudret ve ihtişam ifade eden bir semboldü/ilahtı. 2- Boğa figürü, heykeli. 3- İlahımızı bıraktı da dağların yamacında ilah aramaya çıktı.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hulâsa: «O, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli (döküb) çıkarmışdı. (Gerek o, gerek avenesi): «İşte sizin de, Musânın da Tanrısı budur! Fakat (Musa) unutdu» demişlerdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken (Sâmirî) onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli (ortaya) çıkardı; Bunun üzerine (Sâmirî ve adamları): “İşte sizin de ilâhınız, Mûsânın da ilâhı budur; fakat (o bunu) unuttu” dediler.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Böylece (Sâmirî) onlar için (onda delikler açıp içini yontmuş olduğundan içinden geçen rüzgâr vasıtasıyla) böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Sâmirî ve adamları) “Aslında ilâhınız budur, Musa’nın ilâhı da budur, fakat O (Musa bunu size söylemeyi) unuttu (ve başka ilâh aramaya çıktı).” dediler.*
(*) Firavunlar eski Mısır inancında tapılan Apis öküzünün temsilcileri idi. Firavun’u bir Apis öküzü önünde diz çökmüş olarak resmeden hiyeroglifler günümüze kadar ulaşmıştır. Muhtemelen gözleri önünde ölen (Bkz. Bakara:50) Firavun’un veliahdının, yeni ilahın tekrar gelmesi arzusu böğüren bir buzağı heykeli yapmayla sonuçlanmıştır. Sâmirî bu mistik arka planı kullanarak onları aldatmış ve gelecek olan bakarayı kendi firavunluğuna gerekçe olarak sunacaktır. Yani güçlü bir efendi ve sahip arayanlara istedikleri verilmiş olacaktı. Bu bağlamda yönetilenlerin, insanlıklarını kaybederek aşağılık kompleksi ile yöneticilerini üstün görmeleri yöneticiyi daima firavunlaştırmaktadır. (Kurandan Hayata) Ayrıca Samirî’nin “Musa unuttu” demesi yaptığı buzağı heykelinin önceden bilinen bir şey olduğunu gösterir. Samirî’nin demek istediği şuydu: “Mısır’daki Firavun sarayının, tanrısal güç, bilgi, iktidar ve servet sembolü olarak kullandığı boğa figürü ile temsil edilen tanrıyı unuttu da gitti görünmez bir Tanrı’yı Sina dağının yamaçlarında arıyor. Hâlbuki önceden bizim tanrımız buydu. Bundan vazgeçemeyiz. Bakın Musa’ya uyduk çöllerde sürünüyoruz. Demek ki Mısır’ın büyük tanrısını kızdırdık. Şimdi tekrar ona dönüyoruz…”) Ayrıca heykelden çıkan ses için Razî’ şöyle diyor: Buzağı heykelinden çıkan sesin sebebi ona hayat girmesi değil, heykele konulmuş olan bazı deliklere hava girmesi sonucunda buzağı heykeli ses çıkarmıştır. Yani heykel cansızdı. وقوله: { فَأخْرَجَ لَهُمْ عِجْلاٍ جَسَداً لَهُ خُوَارٌ } يقول: فأخرج لهم السامريّ مـما قذفوه ومـما ألقاه عجلاً جسدا له خوار، ويعنـي بـالـخوار: الصوت، وهو صوت البقر (جامع البيان في تفسير القرآن) أن خواره وصوته كان بالريح ؛ لأنه عمل فيه خروقا ، فإذا دخلت الريح فيه خار ولم يكن فيه حياة ، قاله مجاهد (فتح القدير) الثاني: أن هذا قول السامري وصف به موسى عليه السلام والمعنى أن هذا إلهكم وإله موسى فنسي موسى أن هذا هو الإله فذهب يطلبه في موضع آخر وهو قول الأكثرين (مفاتيح الغيب - الرازي) وقيل: خواره كان بالريح؛ لأنه كان عمل فيه خروقاً. فإذا دخلت الريح في جوفه خار ولم يكن فيه حياة {فتح القدير) قال السامري ومن تبعه: هذا معبودُكم ومعبود موسى (تيسير التفسير)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Sonra (Samiri) erimiş ziynetlerden böğüren bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Kavminden bazıları “İşte bu, sizin ve Musa’nın ilahı idi, sonra Musa (onu size söylemeyi) unuttu” dediler.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derken Samairi ateşten öyle bir buzağı kalıbı çıkardı ki böğürüp duruyordu. İşte bu sizin de tanrınızdır. Musa’nın da tanrısıdır. Ancak Musa şimdi onu unuttu" dediler.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Samiri onlar için bit buzağı heykeli yaptı ki onun böğürmesi vardı, Samiri/ler «— İşte mâbudunuz, Musa/nın da mâbudu budur, Musa onu unutup aramaya gitmişti» dediler [¹].
[1] Veya Samiri bunun Allah olmayacağını unuttu.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece (Sâmirî) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykelini (kalıbından) çıkardı. Sonra da (Sâmirî ve ona aldananlar), “Bu sizin de Musa’nın da tanrısıdır, fakat o unuttu” dediler.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece onlara böğürmesi olan bir buzağı heykeli (ortaya) çıkardı. Ardından, “İşte, sizin de ilahınız, Musa'nın da ilahı budur; fakat (Musa) unuttu” dediler.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken Sâmirî, onlara, ancak bu zinet eşyalarıyla edinip sahiplenebilecekleri, rüzgar esip içinden geçtikçe böğürür gibi bir ses çıkaran bir buzağı heykeli yaptı. Bu hayret verici heykeli gören pek çokları, “İşte, sizin ilâhınız da, Mûsâ’nın ilâhı da budur fakat Mûsâ Rabb’inin burada olduğunu unutmuş olmalı ki, O’nu dağ başında aramaya gitti.” dediler.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Onlar için Böğürmesi olan bir heykel buzağı çıkardı: “Bu sizin ilahınız ve Musa’nın ilahıdır; artık unuttu!” dediler.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Samirî onlara böğürebilen kocaman bir buzağı heykeli yapmıştı. Samirîler: " Bu dediler, hem sizin tanrınız, hem de Musa'nın unutup gittiği tanrısı. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
Samiri onlara rüzgâr estikçe böğüren bir buzağı heykeli yaptı. Sonra dedi ki; "Bu sizin de ilahınız. Musa’nın da ilahıdır. Musa bu gerçeği unutarak Tur dağına İlahını aramaya gitti!"
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Samiri), onlar için (önlerine), boğuk bir sese sahip ceset şeklinde bir buzağı heykeli çıkarmıştı. [*] (Birbirlerine) “İşte bu, sizin de Musa’nın da ilahıdır. Fakat Musa (bunu) unuttu!” demişlerdi.
Benzer mesaj: A‘râf 7:148. Bu iki ayette sözü edilen [‘ıcl], yani takılardan eritilip üretilen “madeni buzağı heykeli”nin bir hayvan cesedi suretinde olduğu anlaşılmaktadır. Zira kelimenin sıfatı konumundaki [cesed] kelimesi “ceset, beden” anlamına gelmektedir. Bu arada cesedin [huvâr] özelliğinde olduğu da ifade edilerek ses çıkardığı anlatılmaktadır. Maden eriyiklerinden yapılan bu buzağı sureti, muhtemelen baş ile kuyruk kısmı rüzgâr geçirecek ve ses çıkaracak şekilde yapılmıştı.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece (Samiri ve adamları) onlara, böğürme sesi verebilen¹ bir buzağı heykeli yaparak: “İşte sizin de Mûsa’nın da ilâhı budur. Ama (Mûsa, onu) unuttu.” dediler.
1 Bu buzağı heykelinin arka tarafındaki delikler, rüzgâra doğru döndürülünce bazı sesler çıkarıyor, İsrâil oğulları da aslında böğürmediği halde bunu böğürüyor zannediyorlardı. Bk. (A’raf: 148)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat sonra, [onların Musa’ya anlattıklarına göre, ⁷⁴ Sâmirî] onlara [erimiş altından], böğüren bir buzağı heykeli ⁷⁵ yapıp çıkardı; ve bunun üzerine onlar da [birbirlerine:] “İşte sizin tanrınız da, Musa’nın tanrısı da budur; ne var ki, o [geçmişini] unuttu!” ⁷⁶ dediler.
74 Parantez içindeki bu ilave, önceki ayette doğrudan ifade edilen anlatımın burada ve devamında dolaylı bir ifade tarzıyla yer değiştirmesi sebebiyle zorunlu olmuştur.75 Bkz. 7. sure, 113 not.76 Hz. Musa’nın Firavun’un sarayında -tam bir Mısırlı olarak- yetiştiği hususuna ilişkin bir îma.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Evet Samiri onlara böğürme sesi çıkaran bir buzağı heykeli çıkarttı ve: – İşte, sizin de ilahınız, Musa’nın da ilahı budur. Ne var ki o, bunu unuttu, dediler. 7/148...156, 20/85...93
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken o onların önüne, böğürme sesi çıkaran bir inek yavrusu heykeli çıkarttı. Daha sonra da (birbirlerine) “İşte sizin de ilâhınız Musa’nın da ilâhı buydu; fakat o unuttu!” dediler.[²⁶¹³]
[2613] Kendilerine soykırım uygulayan düşmanları gözlerinde öyle büyümüştü ki, kendilerini onların taptığı putun anasına değil ancak danasına tapmaya lâyık gördüler. Sonuç: düşmanına âşık olan, kendine düşmanlık eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Evet) Sâmiri kendilerine, böğüren bir buzağı heykeli çıkarmıştı ve (Sâmiri ile onun baştan çıkardığı kimseler) onlara: "İşte bu, sizin de Musa'nın da ilahıdır. O, bunu unuttu (kaybetti de Tur'da aramaya gitti) demişlerdi. (Böylece onları kandırıp, doğru yoldan saptırmışlardı.)
Osman Fırat
swap_vert close
Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Dediler ki, "Bu sizin ilahınız, Mûsâ’nın da ilahıdır, fakat o (Musa) unuttu".
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken onlara bir buzağı böğürmesi olan bir ceset çıkardı. Dediler ki: «Bu sizin ilâhınızdır ve Mûsa'nın ilâhıdır, fakat unutmuş.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Derken o, ahali için böğürme marifeti olan bir buzağı heykeli döküp çıkardı. Samirî ve arkadaşları: “İşte bu, sizin de, Mûsâ'nın da tanrısıdır, ama Mûsâ bunu unuttu! ” dediler.
Son cümlede, Hz. Mûsâ’nın unuttuğunu iddia ettikleri söz ile, şu iki şey kasdedilmiş olabilir: Samirî ve taraftarları: “Bu buzağı tanrıdır, fakat Mûsâ bunu unutup gitti.” yahut “Mûsâ, onun tanrı olduğunu unuttu” demek istemişlerdi. Burada bu halkın maddeciliğine de ayrıca işaret edilmiş olabilir: Som altın buzağı heykeli karşısında akılları başlarından gitti. “Bu dururken insan başka şeyin ardına düşer mi?” demek istediler, vallahu a’lem.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Onlara, böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. Dediler ki, "Bu sizin de tanrınız, Musa'nın da tanrısıdır, fakat o unuttu".
Süleyman Tevfik
swap_vert close
O ateşden, Sâmirî bir buzağı sûreti çıkardı. O sûretde bir nev'i böğürmek vardı. O ve etbâ'ı: "Bu sizin ilâhınız ve Mûsâ'nın ilâhıdır. Mûsâ giderken burada unutdı" didiler diye serd-i ma'zeret itdiler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Sonra Samiri (ateşten[1]) onlara böğürebilen bir buzağı heykeli çıkarmıştı. Bunun üzerine şöyle demişlerdi: “Bu sizin ilahınızdır (tanrınızdır). Musa’nın da ilahıdır ama o, onu unuttu.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Böylece o, kendilerine böğüren bir buzağı heykeli çıkardı ve:-Bu, sizin ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır. Fakat o unuttu, dediler.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Böylece Sâmirî onlara böğüren bir buzağı heykeli yaptı. “İşte sizin ve Musa'nın tanrısı budur,” dediler. “Fakat Musa onu burada unuttu.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Sâmirî onlar için, böğürmesi olan bir buzağı heykeli çıkardı. Dediler ki: "Bu, hem sizin hem de Mûsa'nın tanrısıdır. Ama Mûsa unuttu."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes çıķardı anlaruñ içün bir buzaġu tenlü anuñ mölemegi var. pes eyittiler “budur Tañrı’ñuz daħı mūsā Tañrı’sı pes unıttı mūsā ”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes anlara bir buzaġu çıḳardı ki āvāzı çıḳardı. Eyitdiler: Bu sizüñTañrıñuzdur, Mūsānuñ daḫı Tañrısı budur, didiler.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Oda atılmış qızıl-gümüş əridikdən sonra Samiri çuxurun içində) onlara böyürən bir buzov heykəli (düzəldib) çıxartdı. (Samiri və onun yoldan çıxartdığı bir neçə kişi) dedilər: “(Ey İsrail oğulları!) Bu sizin tanrınızdır. Musanın da tanrısı budur, lakin unutmuşdur”. (Musa heykəli itirmiş, onu axtarıb tapmaqdan ötrü Tur dağına getmişdir).
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then he produced for them a calf, of saffron hue, which gave forth a lowing sound. And they cried: This is your God and the God of Moses, but he hath forgotten.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Then he brought out (of the fire) before the (people) the image of a calf:(2609) It seemed to low:(2610) so they said: This is your god, and the god of Moses, but (Moses) has forgotten!"(2611)
2609 See n. 1113 to 7:148, where the same words are used and explained. 2610 Seen. 1114 to 7:148. 2611 Moses has forgotten: i.e., 'forgotten both us and his god. He has been gone for so many days. He is searching for a god on the Mount when his god is really here!' This is spoken by the Samiri and his partisans, but the people as a whole accepted it, and it therefore becomes their speech.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَخْرَجَ
derken çıkardı
لَهُمْ
onlar için
عِجْلاً
bir buzağı
جَسَداً
heykel olarak
لَهُ
onun vardır
خُوَارٌ
bir bö-ğürmesi
فَقَالُوا
daha sonra dediler
هٰذَٓا
budur
اِلٰهُكُمْ
ilâhınız
وَاِلٰهُ
ve ilâhı
مُوسٰى
Mûsâ'nın
فَنَسِيَۜ
fakat unuttu
Böylece (Sâmiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli (yapıp ortaya) çıkardı. Daha sonra da (Sâmiri ve adamları), "işte sizin de ilâhınız, Mûsâ'nın da ilâhı budur; fakat (Mûsâ onu) unuttu" dediler.
اَخْرَجَ
Fiil-IV
خ ر ج
Çıkardı
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
عِجْل
İsim
ع ج ل
Buzağı
جَسَد
İsim
ج س د
Ceset, beden, heykel
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
خُوَار
İsim fiil
خ و ر
Böğürme
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
هٰذَا
İşaret zamiri
هٰذَا
Bu, budur
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
اِلٰه
İsim
ا ل ه
İlâh, Mabud edinilen
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
نَسِىَ
Fiil-I
ن س ي
Unuttu