close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 86. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ferace’a mûsâ ilâ kavmihi ġadbâne esifâ(en)(c) kâle yâ kavmi elem ya’idkum rabbukum va’den hasenâ(en)(c) efetâle ‘aleykumu-l’ahdu em eradtum en yehille ‘aleykum ġadabun min rabbikum feaḣleftum mev’idî
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Musa, öfkeli bir halde hayıflanarak kavmine döndü de ey kavmim dedi, Rabbiniz size güzel bir farzda vaitte bulunmadı mı, çok mu uzun sürdü sizden ayrılışım, yoksa Rabbinizin gazabının vacip olmasını mı dilediniz size de bana verdiğiniz sözden caydınız?
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Bunun üzerine (Hz.) Musa oldukça kızgın ve üzgün olarak kavmine döndü ve dedi ki: "Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir va’adde bulunmadı mı? Üzerinize (va’ad edilen) ahdinizin zamanı mı uzadı? (Niye sabırsız davrandınız!) Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz (iman ve itaat) sözünüzden caydınız?"
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bunun üzerine Musa, öfke ve üzüntüyle, kavminin yanına döndü ve onlara: “Ey kavmim!” diye çıkıştı. “Rabbiniz size güzel bir söz vermemiş miydi? Peki bu sözün gerçekleşmesi, size çok mu uzak göründü? Yoksa Rabbinizden size, gazab erişmesini istedinizde mi, bana verdiğiniz sözde durmadınız?”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Mûsâ, hemen, öfkeli ve üzgün olarak kavmine döndü. “Ey kavmim, Rabbiniz size doğru, hak vaatte bulunmamış mıydı? Size bu süre uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize bir gazap inmesinin vacip hale gelmesini istediniz de mi, bana olan va'dinizden döndünüz?” dedi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Bunun üzerine Musa öfkeli ve tasalı olarak kavmine döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Aradan geçen zaman size uzun mu geldi yoksa Rabbiniz katından üzerinize bir gazap inmesini mi istediniz ki bana olan sözünüzden döndünüz?" dedi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Bunun üzerine Musa, kavmine oldukça kızgın, üzgün olarak döndü. Dedi ki: 'Ey kavmim, Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hemen Mûsa, öfkeli ve kederli olarak kavmine döndü. (Onlara şöyle) dedi: “- Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaad ile söz vermedi mi? Üzerinize zaman mı uzadı, yoksa Rabbinizden size gazab inmesini arzu ettiniz de mi, bana olan vaadinizden (Allah'a iman sözünüzden) caydınız.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Bunun üzerine Musa, kızgın ve üzüntülü olarak kavmine döndü: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel şeyler vaadetmedi mi? Araya uzun bir zaman mı girdi, yoksa Rabbinizden bir gazabın başınıza düşmesini mi istediniz. Ki bana verdiğiniz sözde durmadınız” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ, toplumuna kızgın ve üzgün olarak döndü. “Ey ulusum! Rabbiniz size güzel vaadde bulunmadı mı? Uzun bir zaman mı geçti, yoksa Rabbinizin öfkesine mi uğramak istediniz de, bana verdiğiniz sözden caydınız?” dedi.[318]
[318] İsrâiloğullarının dönekliği ve Sâmirî hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 318-520.  
Besim Atalay
swap_vert close
Musa döndü ulusuna, hem öfkeli, hem de üzüntülü olarak, dedi ki: «Tanrınız size iyi söz vermedi mi? Ahdin arası uzamış mıdır? Başınıza Allahtan belâ gelmesini mi istiyerek va'dini tutmadınız?»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Musa kavminin yanına öfkeli ve üzgün olarak döndü. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size (Tevhid inancından sapmadığınız müddetçe size her türli nimeti bahşedeceğine dair) güzel bir vaatte bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz ki bana verdiğiniz sözden caydınız?”
Cemil Said
swap_vert close
Mûsâ gazabnâk ve me’yûs bir halde kavminin nezdine ’avdet iyledi ve didi ki: "Allâh size güzel bir va’adde bulunmadı mı yoksa va’din müddeti size uzun mı geldi yâhud üzerinize rabbinizin gazabını celb itmek mi istediniz ânın içün mi va’adlerinizde halef itdiniz?"
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa, milletine kızgın ve üzgün olarak döndü. "Ey milletim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Uzun bir zaman mı geçti, yoksa Rabbinizin gazabına mı uğramak istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?" dedi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?” dedi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ öfkeli halde ve hayıflanarak kavmine döndü. Şöyle dedi: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Peki size bu süre çok mu uzun geldi, yoksa rabbinizin gazabına uğramak istediniz de onun için mi bana verdiğiniz sözden döndünüz!”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine döndü. Ey kavmim! dedi, Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Şu halde size zaman mı çok uzun geldi, yoksa üstünüze Rabbinizin gazabının inmesini mi istediniz ki, bana olan vâdinizden döndünüz?
Edip Yüksel
swap_vert close
Musa, kızgın ve hayal kırıklığına uğramış olarak halkına döndü ve, "Halkım, Rabbiniz size güzel bir söz vermemiş miydi? Bekleyemediniz mi? Yoksa, Rabbinizin gazabına uğramak için mi benimle yaptığınız sözleşmeyi bozdunuz," dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hemen Musa öfkeli ve üzgün olarak kavmine döndü (onlara şöyle) dedi: "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaad ile söz vermedi mi? Size bu süre mi çok uzun geldi, yoksa Rabbinizden size bir gazab inmesini arzu ettiniz de mi, bana olan vaadinizden caydınız?"
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derhal Musâ kavmine gadabnâk esefnâk olarak döndü, ey kavmım dedi: rabbınız size güzel bir va'd va'detmedi mi? Zaman mı uzadı? Yoksa üzerinize rabbınızdan bir gadab inmesini arzu ettinizde mi bana olan va'dinize hulfettiniz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ, kızgın ve üzüntülü olarak kavmine döndü. “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel şeyler vadetmedi mi? (Allah’ın bu vaadinin gerçekleşme) süre (si) size uzun mu geldi (de siz bu gaflete/günaha düştünüz), yoksa Rabbinizin gazabına mı uğramak istediniz ki, (îmânda sebat edeceğinize dair) bana verdiğiniz sözde durmadınız!” dedi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ, halkına öfkeli ve üzüntülü bir şekilde geri döndü: “Ey halkım, Rabb'iniz size iyi bir söz vermedi mi? Şimdi bu süre size uzun mu geldi? Yoksa Rabb'inizin gazabının üzerinize inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden döndünüz?” dedi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derhal Musa öfkeli ve tasalı olarak kavmine döndü: «Ey kavmim, dedi, Rabbiniz size güzel bir va'd ile söz vermedi mi? Yoksa (ayrılışımın üzerinden) sizce çok zaman mı (geçib) uzadı? Yahud Rabbinizden size bir gazab vâcib olmasını mı istediniz de bana olan vadinizden caydınız»?
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ kızgın ve üzgün olarak kavmine geri döndü dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size (Tevrât'ı vermek için) güzel bir va'd ile va'dde bulunmamış mıydı? Yoksa (sizden ayrıldığım) müddet size uzun mu geldi? Yâhut Rabbinizden üzerinize bir gazabın vâcib olmasını mı istediniz ki (îmanda sebât edeceğinize dâir) bana verdiğiniz sözden döndünüz?”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Bunun üzerine) Musa kavminin yanına öfkeli ve üzgün olarak döndü. Onlara dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Size (verilen) söz (ya da süre) pek uzun mu geldi? Yoksa (kötülük yapmak suretiyle) Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın (azabın) inmesini mi istediniz ki bana verdiğiniz sözden caydınız?”*
(*) Ayette geçen (غَضَبٌ)’’ ğadabun min rabbiküm’’ Rabbinizden bir azap demektir. Aşağıdaki tefsir metnine bakılabilir. أردتم أن يحل عليكم غضب من ربكم يحل أي يجب وينزل . والغضب العقوبة والنقمة . والمعنى أ م أردتم أن تفعلوا فعلا يكون سببا لحلول غضب الله بكم ؛ لأن أحدا لا يطلب غضب الله ، بل قد يرتكب ما يكون سببا للغضب (. (تفسير القرطبي)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa öfkeli, kızgın ve üzüntülü bir şekilde kavmine döndü ve dedi ki “Rabbiniz size en güzel vaatlerde bulunmadı mı? Yapılan ahitleşme üzerinden çok uzun bir zaman mı geçti? Yoksa Rabbinizden bir öfkenin üzerinize gelmesini istiyorsunuz da, bu sebeple benimle yaptığınız antlaşmaya muhalefet ettiniz?”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Musa ulusunun yanına öfkeli, üzüntülü olarak döndü. Dedi: "Ey ulusum! Çalabınız size güzel bir söz vermedi mi? Yoksa ayrılığım size verdiğim sözden çok mu uzadı? Yoksa çalabınızın öfkesine çarpılmak istediniz de bana verdiğiniz sözden onun için mi caydınız?"
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Artık Musa kavimine dargın ve yaptıklarına kederli olarak döndü. Ey kavmim! Rabbiniz size Tevrat/ı vermek hususunda güzel, kat/î ve doğru bir vaatta bulunmadı mı? Müfarekatım, vaat eylediğim müddetten size uzun mu göründü? Yoksa Rabbiniz tarafından kendinize hışım gelmesini istediniz de bana olan vaadinizden mi caydınız? dedi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine Musa öfkeli ve üzgün bir şekilde kavmine döndü ve dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Bu anlaşmanın süresi size uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizin bir gazabına mı uğramak istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?”²¹
21 Krş. A’râf, 7/150  
Kadri Çelik
swap_vert close
Bunun üzerine Musa, kavmine oldukça kızgın, üzgün olarak döndü. Dedi ki: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Size (verilen) süre pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden üzerinize kaçınılmaz bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ, son derece öfkeli ve üzgün bir hâlde halkına döndü ve “Ey halkım!” dedi, “Rabb’iniz, tevhid inancından sapmadığınız sürece, size her türlü nîmetlerini bahşedeceğine dâir güzel bir vaatte bulunmamış mıydı? Bu sözün gerçekleşme ihtimali size çok mu uzak geldi, yoksa Rabb’inizin gazâbına mı uğramak istediniz ki, bana verdiğiniz sözden böyle dönüverdiniz?”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Musa üzgün ve kızgın olarak kavmine döndü: “Ey kavmim! Size rabbiniz güzel bir vaatte bulunmadı mı? Ahd size çok uzun mu geldi? Yoksa rabbinizden bir gazabın başınıza gelmesini mi istediniz de benim vaadime aykırı davrandınız?” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa üzgün ve öfkeli olarak hemen halkın başına döndü. Musa: " Sevgili milletim! Allah sizlere güzel güzel vaatlerde bulunmadı mı ? Size bu vaatler yapılalı daha ne kadar oldu ki. Yoksa siz Allah'tan belâ mı istiyorsunuz? Bu yüzden mi sözümü tutmadınız ?
Mehmet Çoban
swap_vert close
Bunun üzerine Musa kızgın üzgün olarak kavmine döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir söz vermemiş miydi? Yoksa sizden ayrılış sürem mi uzun geldi? Yoksa Rabbinizden bir gazabın üzerinize inmesini mi istediniz? Onun için mi verdiğiniz sözlerden döndünüz?”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Bunun üzerine) Musa, öfkeli ve üzüntülü olarak kavmine dönmüş [*] ve onlara şöyle demişti: “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmamış mıydı? Size zaman mı çok uzun geldi; yoksa Rabbinizin gazabının size gelmesini mi istediniz ve bana verdiğiniz sözden döndünüz?”
Benzer mesaj: A‘râf 7:150.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsa, öfkeli ve üzüntülü olarak toplumuna döndü. (Onlara): “Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? (Yoksa) size (verilen) süre pek uzun mu geldi? Yoksa Rabbinizden size bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?” dedi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bunun üzerine Musa öfke ve üzüntüyle dolu olarak kavminin yanına döndü [Ve onlara:] “Ey kavmim!” diye çıkıştı, “Rabbiniz size güzel bir söz vermemiş miydi? Peki, bu söz[ün gerçekleşmesi] size çok mu uzak göründü? ⁷¹ Yoksa, Rabbinizin gazabına uğramanıza mı karar verildi ⁷² ki bana verdiğiniz sözden böyle döndünüz?”
71 Yahut: Zemahşerî’ye göre, “Peki, [benim yokluğum] size çok mu uzun göründü?” (Belirtmek gerekir ki, ‘ahd terimi, “andlaşma” ya da “vaad” anlamına geldiği gibi, “süre” ya da “zaman” anlamına da gelmektedir).72 Lafzen, “Yahut Rabbinizden bir gazabın size yönelmesini mi istediniz?” -Yani, “yaptıklarınızın sonuçlarını boş vermeye, gözardı etmeye mi karar verdiniz?”  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Bunun üzerine Musa son derece kızgın ve üzgün bir şekilde kavmine döndü: Ey kavmim Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmamış mıydı? Yoksa bu vaadin süresi çok uzun geldi de ondan ümit mi kestiniz veya Rabbinizin gazabına uğramak mı istiyordunuz da bana verdiğiniz ahit/sözden döndünüz? Dedi. 2/51...54, 7/142...156, 20/83...85
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Musa hüzünle karışık bir kızgınlıkla toplumuna döndü; “Ey kavmim!” dedi, “Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Yoksa (bu sözün) vâdesi size çok uzun (ve bedeli çok ağır) mı geldi?[²⁶¹⁰] Veya, Rabbinizin gazabını üzerinize çekmeye can mı atıyorsunuz? İşte, sonuçta bana verdiğiniz sözden dönmüş oldunuz!”
[2610] Parantez içi açıklama, ‘aleyküm ibâresinin taşıdığı yan anlamın çeviriye yansımasıdır. Zımnen: Ey kavmim! Mânevî rantçılığa soyunup bedelsiz ödül mü istiyorsunuz?  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Bunun üzerine, Musa derhal öfkeli ve üzgün olarak kavmine döndü ve "Ey kavmim, Rabbiniz size güzel va'adlerde bulunmadı mı? (Verdiği va'adleri yerine getirmedi mi, sizi en büyük düşmanınızdan kurtarmadı mı? Rabbinizin ihsan buyurduğu bu en büyük nimeti nasıl unutursunuz, yoksa) Uzun bir zaman mı geçti aradan veya Rabbinizin gazabına uğramak istediniz de mi, bana verdiğiniz sözden caydınız!" diyerek onları azarladı.
Osman Fırat
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsâ, öfke dolu ve üzgün bir hâlde halkına döndü. "Ey kavmim! Rabbiniz, size güzel bir vaadde bulunmadı mı? (Ayrılışımdan sonra) çok zaman mı geçti, yoksa üzerinize Rabbinizden bir gazap inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze uymadınız (ve buzağıya taptınız)?" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık Mûsa, kavminin yanına gazaplı bir halde mahzun olarak avdet etti. Dedi ki: «Ey kavmim! Size Rabbiniz güzel bir vaad ile vaadetmiş değil mi idi? Yoksa üzerinize zaman mı uzadı? Yoksa Rabbinizden üzerinize bir gazap hulûlunu mu arzu ettiniz ki, bana olan vaadinize muhalefette bulundunuz?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Mûsâ derhal son derece kızgın ve üzgün olarak halkına döndü: “Ey milletim! dedi, Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmadı mı? Verilen sözün üzerinden çok uzun süre mi geçti, yoksa Rabbinizin gazabının tepenize inmesini mi istiyorsunuz ki bana olan vâdinizden caydınız? ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Bunun üzerine Musa, çok kızgın ve üzüntülü bir halde kavmine döndü: "Ey Kavmim, dedi, Rabbiniz size güzel bir va'idde bulunmamış mıydı? Süre mi size uzun geldi (zamanla verdiğiniz sözü unuttunuz mu)? Yoksa Rabbinizden bir gazabın üstünüze inmesini mi istediniz ki, bana verdiğiniz sözden caydınız (beni izlemediniz)?"
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ kavmine gadablı ve müteessif olarak 'avdet itdi. Ve didi: "Ey Kavmim! Size rabbiniz eyi bir va'ad itmedi mi? Yoksa bu 'ahid ve mî'âd size uzadı mı (çok vakit mi geçdi) Yoksa rabbinizden size gadab gelmesini mi murâd itdiniz? Bana olan va'dinize halef iylediniz"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Musa hemen halkına döndü. Öfkeli ve üzüntülüydü. Dedi ki “Ey halkım! Rabbiniz size güzel bir söz vermedi mi? O sözün üzerinden çok mu zaman geçti? Yoksa Rabbinizin gazabını (öfkesini) hak etmek mi istediniz de bana verdiğiniz sözden de caydınız?”
Şaban Piriş
swap_vert close
-Musa kavmine kızgın ve üzgün olarak döndü.-Ey Kavmim, dedi, Rabbimiz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Aradan çok uzun bir zaman mı geçti yoksa; Rabbinizin gazabına uğramayı istediniz de bana verdiğiniz sözden döndünüz?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Musa kızgın ve üzgün şekilde kavmine döndü. “Ey kavmim,” dedi. “Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Bu ahdin üzerinden çok mu zaman geçti, yahut Rabbinizin gazabına müstehak olmak mı istediniz de bana verdiğiniz sözden caydınız?”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Bunun üzerine Mûsa, öfkeli ve ümidi kırık bir halde kavmine döndü. Dedi: "Ey toplumum! Rabbiniz size güzel bir vaatte bulunmadı mı? Süre mi size uzun geldi yoksa Rabbinizden üzerinize bir gazabın inmesini mi istediniz de bana verdiğiniz söze ters davrandınız?"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes döndi mūsā ķavmındın yaña ķaķımış ķayġulu eyitti mūsā “iy ķavmum! ay va'de eylemedi mi size çalabuñuz eyü va'de ya'nį ŧoġru? uzandı mı üzerüñüze zamān yā diledüñüz kimine üzerüñüze ķaķımaķlıķ çalabuñuzdan pes ħilāf eyledüñüz va'de mi?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ḳayıtdı Mūsā ḳavmine ḫışm idüp ḳayġu‐y‐la. Mūsā ḳavmine: İyḳavmüm, didi. Size va‘de eylemedi mi Tañrı Ta‘ālā yaḫşı va‘de eylemek?Uzandı mı zamān sizüñ üstüñüze, yā diledüñüz mi düşe üstüñüzeḳorḳmaḳ Tañrı Ta‘ālādan? Benüm va‘deme ḫilāf [mı] eyledi‐siz?
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Musa qəzəbli, kədərli halda camaatının yanına qayıdıb dedi: “Ey ümmətim! Məgər Rəbbiniz (Tövratı nazil etmək, keçmiş günahlarınızı bağışlamaq, göydən qüdrət halvası və bildirçin endirmək haqqında) sizə gözəl bir və’d verməmişdimi? Yoxsa (mənim sizdən ayrılmağımdan) uzun bir müddət keçdi? (Nə tez hər şeyi unudub nankor oldunuz?) Yaxud Rəbbinizdən sizə bir qəzəb gəlməsini istəyib mənə verdiyiniz və’də xilaf çıxdınız?”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then Moses went back unto his folk, angry and sad He said: O my people! Hath not your Lord promised you a fair promise? Did the time appointed then appear too long for you, or did ye wish that wrath from your Lord should come upon you, that ye broke tryst with me?
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
So Moses returned to his people in a state of indignation and sorrow. He said: "O my people! did not your Lord make a handsome(2606) promise to you? Did then the promise seem to you long (in coming)? Or did ye desire that Wrath should descend from your Lord on you, and so ye broke your promise to me?"
2606 There are two promises referred to in this verse, the promise of Allah and the promise of the people of Israel . They form one Covenant, which was entered into through their leader Moses. See 20:80, and 2:63, n. 78. Allah's promise was to protect them and lead them to the Promised Land, and their promise was to obey Allah's Law and His commandments.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَرَجَعَ
bunun üzeri-ne döndü
مُوسٰٓى
Mûsâ
اِلٰى قَوْمِه۪
kavmine
غَضْبَانَ
kızgın
اَسِفاًۚ
üzgün olarak
قَالَ
dedi
يَا
ey
قَوْمِ
kav- mim
اَلَمْ يَعِدْكُمْ
size vaad et-memiş miydi
رَبُّكُمْ
Rabbiniz
وَعْداً
bir vaad ile
حَسَناًۜ
güzel
اَفَطَالَ
yoksa uzun mu geldi
عَلَيْكُمُ
size
الْعَهْدُ
süre
اَمْ
ve-ya
اَرَدْتُمْ
istediniz
mi
اَنْ يَحِلَّ
inmesini
عَلَيْكُمْ
üzerinize
غَضَبٌ
bir gazabın
مِنْ رَبِّكُمْ
Rabbinizden
فَاَخْلَفْتُمْ
ve döndünüz
مَوْعِد۪ي
bana olan vaadinizden
Bunun üzerine Mûsâ, kızgın ve üzgün bir hâlde (Tûr-u Sînâ'dan) kavmine döndü (ve onlara) dedi ki: "Ey kavmim! Rabbiniz size güzel bir vaadde bulunmamış mıydı? Yoksa (sizden ayrıldığım) süre size uzun mu geldi veya üstünüze Rabbinizden bir gazabın hak olmasını mı istediniz ki (buzağıya taparak) bana olan vaadinizden döndünüz?"
رَجَعَ
Fiil-I
ر ج ع
Döndü
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
غَضْبَان
İsim
غ ض ب
Kızgın
اَسِف
İsim
ا س ف
Üzgün olarak, üzüntülü
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
قَوْم
İsim
ق و م
Kavim, topluluk, toplum
لَم
Olumsuzluk eki
لَم
-Me, -ma (olumsuzluk eki)
وَعَدَ
Fiil-I
و ع د
Telkin etti, vaad etti, tehdit etti, söz verdi, uyardı
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
وَعْد
İsim
و ع د
Vaad, söz
حَسَن
İsim
ح س ن
Güzel
طَالَ
Fiil-I
ط و ل
Uzun geldi, uzadı
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
عَهْد
İsim
ع ه د
Ahid, söz
اَم
Bağlaç
اَم
Yoksa, yahut, ya da. Kendinden önce gelen kelimeyle bağlanan bir bağlaçtır, böylece ne kendinden önce gelen ne de sonra gelen kelime birbirinden bağımsız düşünülemez.
اَرَادَ
Fiil-IV
ر و د
Murâd etti, istedi, diledi
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
حَلَّ
Fiil-I
ح ل ل
İndi, kondu, çözdü, helâl oldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
غَضَب
İsim
غ ض ب
Gazap, öfke
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
اَخْلَفَ
Fiil-IV
خ ل ف
Döndü, caydı, muhalefet etti, halife oldu
مَوْعِد
İsim
و ع د
Vaad edilen yer veya zaman