close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 82. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve-innî leġaffârun limen tâbe veâmene ve’amile sâlihan śümme-htedâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve şüphe yok ki ben bütün suçlarını örterim tövbe edip inananın ve iyi işlerde bulunup sonra da doğru yolu bulanın.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Gerçekten Ben, (küfür ve kötülükten) tevbe edip dönen, (samimiyetle) iman eden, salih amel(ler) işleyip de sonra (hidayete) doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım (diye bildirdik).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bununla birlikte yine unutmayın ki, pişman olup doğru yola dönen, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve bundan sonra da, doğru yolda yürüyen kimse için gerçek bağışlayıcı benim.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ben tevbe ederek, isyandan vazgeçip bana itaate yönelenleri, iman edip, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenleri, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşma-sını sağlayanları, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanları, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenleri, artık doğru yolda sebat eden kimseleri daima koruma kalkanına alırım, bağışlarım.
Ahmet Varol
swap_vert close
Şüphesiz ben tevbe eden, iman eden, salih amel işleyen sonra hidayete eren için çok bağışlayıcıyım.
Ali Bulaç
swap_vert close
Gerçekten Ben, tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra doğru yola erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için Gaffar'ım (çok bağışlayıcıyım).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve kesinlikle Ben, dönüş yaparak iman edip salih ameller yaptıktan sonra, doğru yolda gitmeye devam eden kişi için çok bağışlayanım.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Doğrusu ben, tövbe edeni, inanıp yararlı işler yapanı, sonra da doğru yola gideni bağışlarım.”
Besim Atalay
swap_vert close
Tövbe yapıp inananı, yararlı iş göreni, hem de sonra doğru yolu tutanı bağışlarım ben
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Şüphe yok ki ben, tevbe edip inanan ve faydalı işler yapan, sonra da doğru yol üzere (hayatına) devam eden kimse için son derece affediciyim.
Cemil Said
swap_vert close
Ben tevbe idenler içün merhametliyim a’mâl-i sâlihada bulun ve tarîk-i hidâyeti ta’kîb it.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Doğrusu Ben, tevbe edeni, inanıp yararlı iş işleyerek doğru yola gireni bağışlarım.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Şu da bilinmeli ki, ben tövbe edip yürekten inanan ve iyi işler yapan, sonra da doğru yolda sebat eden kimselere karşı çok bağışlayıcıyım.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şu da muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra (böylece) doğru yolda giden kimseyi bağışlarım.  
 Hz. Musa, kavmini Mısır’dan çıkarıp Sina’ya geçirdikten sonra, Cenab-ı Hak’tan vahiy almak üzere alelacele Tûr’a giderken, kavminin başında, kendi yerine Hz. Harun’u bırakmıştı. Allah Teâlâ Hz. Musa’ya bunu soruyor.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Tevbe eden, inanan, erdemli yaşayan ve sürekli doğruyu arayanlar için Bağışlayıcıyım.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Bununla beraber, şüphe yok ki ben, tevbe eden, iman edip salih amel işleyen, sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bununla beraber şübhe yok ki ben, tevbe eden ve iyman edip salih amel yapan, sonra da doğru giden kimse için gaffarım
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şüphesiz ki ben, (küfür ve isyandan) tövbe eden, îmân edip sâlih amel işleyen sonra da hak yolda sebat gösteren kimse için çok bağışlayıcıyım.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ben, tevbe eden, iman edip salihatı yapan¹, doğru yolda olan kimseyi kesinlikle bağışlarım.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Bununla beraber) şübhesiz ki ben tevbe ve îman edenleri, iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanları, sonra da doğru yolda (ölünceye kadar) sebat edenleri elbette çok yarlığayıcıyım.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Şübhesiz ki ben, tevbe eden ve îmân edip sâlih amel işleyen, sonra da hidâyette(sebât edip, sabırlı) olan kimseye karşı elbette çok mağfiret ediciyim.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve şüphesiz ben, tövbe edip inanmış, iyi (güzel ve yararlı) işler yapmış, sonra (böylece) doğru yola girmiş olan kimse için elbette affediciyim.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Şunu iyi bilin ki ben, tövbe eden ve doğru işler yapanları, sonrada o doğru yolu takip etmeye devam edenleri, kesinlikle bağışlarım.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Gerçekten Ben tövbe edenleri, inanaları, iyilik işliyenleri, sonra da doğru yolu tutanları yarlıgayıcıyım.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Şüphe yok ki ben tövbe ve iman edip iyi amel işleyenler, sonra doğru yolu tutanlar hakkında mağfiretkârım.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki Ben, tevbe edip inanan ve iyi ve yararlı iş [sâlih] yapan, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için Gaffâr’ım.”¹⁹
19 El-Gaffâr: Çok bağışlayan, ayıpları örten.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Gerçekten ben tevbe eden, inanan, salih amellerde bulunup da sonra hidayete erişen kimseyi şüphesiz bağışlayıcıyım.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Bununla beraber, hiç kuşku yok ki Ben, günahlarından pişmanlık duyup tövbe eden, ayetlerime inanıp güzel ve yararlı davranışlar ortaya koyan ve sonra da, doğru yolda böylece yürümeye devam eden kimselere karşı elbette çok bağışlayıcıyım. Hani Mûsâ, Rabb’iyle buluşmanın özlemiyle, bir an önce huzurumuza gelmek üzere kavmini bırakıp Sînâ dağına çıkmıştı. Oysa yüzyıllarca tutsaklık hayatı yaşadıktan sonra özgürlüğe daha yeni adım atmış olan bu insanların, beklenen olgunluk seviyesine ulaşıncaya dek başıboş bırakılmamaları gerekiyordu. Bu yüzden ona:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Ben, tevbe etmiş, iman etmiş ve salih amel işlemiş (iyi iş yapmış), sonrasında doğru yolda gitmiş kimseler için elbette çok bağışlayıcıyım.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ama ben, tövbe edeni, sonra yaralı işler yapıp kendine çeki düzen vereni bağışlarım.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ancak yaptığı hatalar için tövbe eden, inanıp ayetlerime uyan, yasalarıma göre yaşayan, yararlı işler yapanları bağışlarım.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şüphesiz ki ben (Allah’a) yönelen, iman edip iyi iş(ler) yapan, sonra da doğru yolda olan kimseyi çok bağışlayıcıyım. [*]
Benzer mesajlar: Bakara 2:49-51; A‘râf 7:141-145; İbrâhîm 14:6.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçekten Ben, (günâhlarına) tevbe eden, inanan ve (inandığı) iyi işleri yaşayan sonra da hak yol üzere devam eden kimseyi kesinlikle bağışlarım.
Muhammed Esed
swap_vert close
Bununla birlikte, yine unutmayın ki, pişman olup doğru yola dönen, imana erişip dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan ve bundan sonra da doğru yolda yürüyen kimse için gerçek bağışlayıcı Benim.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Fakat şunu da iyi bilin ki ben, tövbe edip dönen böylece iman edip iyi ve güzel işler yapan ve doğru yolda sebat edenleri kesinlikle bağışlarım. 4/17-18, 8/38, 7/153, 25/63...77
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama şu da var ki Ben, af dileyip samimiyetle dönüş yapan, iman eden ve erdemli davranan,[²⁶⁰⁷] nihayet doğru yolda olan herkesi tekrar tekrar bağışlayan biriyim!”
[2607] “Sâlih amel” vahyin ilk yıllarında sorumluluk bilincinin doğal sonucu olan “sorumlu davranış” vurgusu taşıyordu. Zira henüz imana uygun davranışlarla ilgili âyetler inmemişti. Bunlar indikten sonra bu ifade “Allah’ın razı olduğu imana uygun davranışlar” vurgusu kazandı. İmanın iktidara kavuştuğu Medine’de kök mânasına dönerek “imanla uyumlu ıslah edici eylemler” vurgusu kazandı.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Biliniz ki) Kuşkusuz ben (yaptıklarından pişman olarak) tevbe edeni, inanarak sâlih ameller işleyenleri elbette çok bağışlayanım!
(Firavun’un helak olmasından sonra Musa kavmini yürütmeye başladı, onlar; putlarına gönülden tapan bir topluluğa rastladılar. Kavmi "Ey Musa, onların ilahları gibi bize de bir ilah yap! deyince Musa "Siz gerçekten çok cahil bir topluluksunuz. Gıpta ettiğiniz o kimselerin üzerinde bulunduğu din yok olmaya mahkumdur ve taş ile topraktan yapıp taptıkları putlar batıl nesnelerdir" dedi. (A'raf/138,139)  
Osman Fırat
swap_vert close
Ve kesinlikle ben, tövbe edip iman eden ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için affediciyim. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve şüphe yok ki, Ben tevbe eden ve imân eyleyen ve sâlih amelde bulunan, sonra da doğru yolda sebat gösteren kimse için çok yarlığayıcıyım.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şu da muhakkak ki inkârdan dönüş yapan, iman eden, güzel ve makbul işler yapan, böylece doğru yola giren kimseyi de affederim.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ve Ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra da yola gelen kimseye karşı çok bağışlayıcıyımdır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Tevbe idüb îmân iyleyen ve 'amel-i sâlih işleyen ve sonra da tarîk-i müstakîme giden kimseye ben mübâlağa ile mağfiret idiciyim" didi. [¹]
[1] Bu üç âyet-i kerîme Benî İsrâîl'e ni'am-ı mâziyenin tezkârı zımnında cümle-i mu'teriza olarak vârid olmuşdur.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ben, dönüş yapan (tevbe eden), inanıp güvenen ve iyi iş yapan aynı zamanda doğru yola girmiş olanı elbette bağışlarım.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ben, elbette, tevbe edeni ve iman edip, doğruları yapanı sonra da doğru yolda yürüyeni bağışlarım.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Bununla beraber, tevbe ederek iman eden, güzel işler yapan ve doğru yola yönelen kimse için de Ben çok bağışlayıcıyımdır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Ve ben, tövbe eden, inanan, hayra ve barışa yönelik iş yapıp sonra da düzgün bir biçimde yol alan kimseye karşı, gerçekten çok affediciyim, Gaffâr'ım.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı bayıķ ben yarlıġayıcıvan anı kim tevbe eyledi daħı įmān getürdi daħı işledi eyü işler andan ŧoġru yol duttı.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı ben ‘afv idici‐men, tevbe idenlere, īmān getürenlere daḫı, hidāyet üstineolanlara daḫı.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Şübhəsiz ki, Mən həm də tövbə edib iman gətirəni yaxşı işlər görüb, sonra da doğru yolu tutanı çox bağışlayanam!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And lo! verily I am Forgiving toward him who repenteth and believeth and doeth good, and afterward walketh aright.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"But, without doubt, I am (also) He that forgives again and again, to those who repent, believe, and do right, who,- in fine, are ready to receive true guidance."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَاِنّ۪ي
ve muhak-kak Ben
لَغَفَّارٌ
Ğaffâr'ım
لِمَنْ
o kim-seye ki
تَابَ
tövbe etti
وَاٰمَنَ
ve iman etti
وَعَمِلَ
ve işledi
صَالِحاً
sâlih bir amel
ثُمَّ
son-ra
اهْتَدٰى
hidâyette oldu
"Bununla beraber muhakkak ki Ben, tövbe edip iman eden ve sâlih amel işleyen sonra da hidâyette olan kimseler için Ğaffâr'ım (tekrar tekrar işlenen günahları mağfiret edenim)."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
غَفَّار
İsim
غ ف ر
Ğaffâr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Tekrar tekrar işlenen günahları mağfiret eden demektir)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
تَابَ
Fiil-I
ت و ب
Yöneldi, tövbe etti, tövbeleri kabul etti
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِح
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih kimse, sâlih olan
ثُمّ
Zarf
ثُمّ
Sonra
اِهْتَدٰى
Fiil-VIII
ه د ي
Hidâyete erdi, doğru yolu buldu, maksadına ulaştı, muvaffak oldu