(Ve şöyle dedik:) "Size rızık olarak verdiğimiz temiz (helal, sağlığa zararlı olmayan) şeylerden yiyin ve (birbirinizin hakkını alarak) azgınlık (zulüm) yapmayın, yoksa gazabım (azabımla ilgili hükmüm) üzerinize kaçınılmaz olarak iner. Benim azabım kimin üzerine hak olursa, muhakkak o, düşüp yıkıma uğramıştır. *
(*) Ayetlerde Allah hakkında geçen (غضَبِ) ifadesi, ‘’onun hak edene azabı veya azapla ilgili hükmdür, yoksa öfkelenmek ve kızmak değildir, zira yüce Allah bu tür beşeri sıfatlardan münezzehtir… Bkz: (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري) من الواضح أنّ الرضا والغضب من الصفات النفسانية للإنسان, والله سبحانه وتعالى ليس بجسم فلا صفات نفسانية له, ولذا يكون وصف الله سبحانه وتعالى بالغضب وصفاً ( فيحل عليكم غضبي ) يقول : فينزل عليكم عقوبتي
مجازياً، ومرادهم من هذا: أنّ الغضب من الله سبحانه وتعالى هو العذاب, ومن الرضا الرحمة والثواب.والحاصل: إطلاق مثل هذه العناوين على الله سبحانه وتعالى إطلاق مجازي, والمراد من هذه الإطلاقات هو: أنّ الله يثيب كلّ محسن إذا عمل لله سبحانه وتعالى, ويعذّب كلّ من عصاه وخالف أوامره ونواهيه (معنى رضا وغضب الله - مركز الأبحاث العقائدية