close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 78. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Feetbe’ahum fir’avnu bicunûdihi feġaşiyehum mine-lyemmi mâ ġaşiyehum
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Derken Firavun, askeriyle artlarına düştü, deniz de onları tamamıyla kuşatıp kapladı, boğulup gittiler.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Firavun ise, ordularıyla (Hz. Musa’nın ve İsrailoğullarının) peşlerine düşmüş; (fakat takdirimizle açılıp kapanan) sulardan onları kaplayıveren (kısmı kendilerini) kuşatıp (boğuvermişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Musa, İsrailoğullarıyla beraber yola koyulunca, Firavun, ordularıyla onların peşine düştü, deniz de onları, tamamıyla kuşatıp kapladı, boğulup gittiler.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Firavun askerî erkânı ve ordularıyla hemen onları takip etti. Deniz o günahkâr orduları ve başındaki ilâhî kuralları tanımayan diktatörleri boğup, yutuverdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 26/60-66.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Firavun askerleriyle onların peşlerine düştü. Nihayet denizde onları kaplayan kaplayıverdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Firavun, ordularıyla peşlerine düştü; sulardan onları kaplayıveren kaplayıverdi.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hemen Firavun ordularıyla onları takip etti, kendilerini (Firavun'la İsrail oğullarını) denizden sarıveren (dehşetli ve korkunç boğulma) sarıverdi.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Firavun da askerleriyle beraber onları takip etmeye koyuldu. Harika bir şekilde deniz onları örtüverdi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Firavun, onların arkasına ordusuyla düşüp denize dalınca, deniz onları çepeçevre kuşatıp boğuverdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Firavun, ordusuyla artlarına düşmüştü, deniz birden üstlerine kapandı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de deniz onları görülmedik bir şekilde kucaklayıp yuttu. 
Bkz. 2/50, 40/84-85, 43/55-56  
Cemil Said
swap_vert close
78, 79. Fir’avn ’asâkiri ile ânları ta’kîb itdi. Ve denizin sularında hepsi gâib oldılar çünki Fir’avn kavmini dalâlete sevk itdi, hidâyete sevk itmedi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Firavun, ordusuyla onları takip etti, deniz de onları içine alıverdi, hem de ne alış!
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Derken Firavun askerleriyle onların peşine düştü, ama deniz onları amansızca sarıverdi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun, askerleri ile birlikte onların peşine düştü. Deniz onları gömüp boğuverdi.
Edip Yüksel
swap_vert close
Firavun, ordusuyla birlikte ardlarına düştü. Ne var ki, deniz üstlerine kapanıp onları içine aldı.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Firavun ordularıyla hemen onları takip etti, denizden kendilerini sarıveren (korkunç boğulma) sarıverdi
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Derken Firavn ordulariyle onları ta'kıb etti, kendilerini de deryadan saran sarıverdi
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Derken, İsrâiloğullarının, Mûsâ ile birlikte Mısır’dan çıktığını haber alan) Firavun, askerleriyle onların peşine düştü (ve Kızıldeniz’de onlara yetişti. Mûsâ asasıyla denize vurdu, iznimizle deniz ikiye yarıldı ve İsrâiloğulları denizde açılan yola girdiler. Firavun da ordusuyla birlikte denizde açılan yola girerek takibi sürdürdü. İsrâiloğulları karşıya sağ sâlim geçtikten sonra, daha henüz denizin içerisinde açılan yolda ilerlemekte olan Firavun ve adamlarının üzerine dev dalgalar kapandı ve böylece) deniz, onları (tamamen) kuşatıp kapladı (da suda boğularak helâk oldular)
Erhan Aktaş
swap_vert close
Firavun hemen ordusu ile onların ardına düştü. Derken sudan üzerlerine kapanan kapandı.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Derken (Fir'avn), ordulariyle birlikde arkalarına düşdü, deniz de kendilerini nasıl kapladıysa öylece kaplayıverdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Derken Fir'avun ordusuyla onların peşine düştü (ve onlar da açılan yoldan denize girdiler). Bunun üzerine denizden onları kaplayan şey, kaplayıverdi (de hepsi boğulup helâk oldular).
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Musa İsrailoğullarıyla beraber yola koyulunca) Firavun, ordularıyla beraber onların peşine düştü, (Musa ve İsrailoğulları için açılan yoldan suya girdiler). Derken onları (Firavun ve ordusunu) sudan (o su kütlesinden) kaplayan şey (suyun dev dalgaları), kaplayıverdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Firavun ordusu ile birlikte onları takip etti. Sonra denizden onları sarıp yok edecek bir şey (dalgalar) onları sarıp kuşattı.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Derken Firavun çerisiyle birlikte onların ardına düştü. Denizde onları kapladıkça kapladı.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Firavun da askeriyle onların ardınca geldi, deniz onları kimsenin bilemeyeceği bir surette kapladı.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Bunun üzerine Firavun ve askerleri onları takip etti. Denizden gelen dalga onları kapladı, içine aldı, hem de ne alış!¹⁷
17 Krş. Şuarâ, 26/60-66. Dalgaların gelmesi ve Firavun ve ordusunun sulara gömülmeleri adeta med-cezir olayını veya tsunamiyi hatırlatıyor, diyenler olsa da bu mucizevi olay; Hz. Musa’nın geçişi anında deniz tabanının birden yükselip suların her iki tarafta kalmasını sonra Firavun ve adamları geçerken de bu yükseltinin çökmesini gözler önüne getiriyor. (Krş. Şuarâ,26/63). Allahu a’lem.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Firavun ise, ordularıyla peşlerine düştü; artık kendilerini denizden saran (dev dalgalar) sarıverdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Derken, onların Mısır’dan çıktığını haber alan Firavun, ordularıyla onların peşine düştü ve Kızıldeniz’e varırlarken onlara yetişti. Mûsâ asâsıyla denize vurdu, deniz ikiye yarıldı ve İsrail Oğulları açılan yoldan yürümeye başladılar. Bunu gören Firavun, ordusuyla birlikte peşlerinden atıldı. İsrail Oğulları tam karşı kıyıya ulaşmışlardı ki, dev dalgalar Firavunun üzerine kapandı ve deniz, onları tamamen kuşatıp hepsini bir anda yutuverdi.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Askerleriyle Firavun onları izüstü izledi. Büyük Deniz (Okyanus) Suları’ndan bir kısmı onları kapladı; onları ne kapladı ama!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Fıravun, birlikleri ile onları takip ediyordu. Derken su duvarı öyle bir yıkıldı ki üslerine.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Firavun askerleriyle onların ardına düştü. Biz de ceza olarak onları suda boğduk.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Firavun, askerleriyle birlikte onların peşine düşmüştü. Denizde onları kuşatan şey (felaket) onları kuşatmıştı.
Mehmet Türk
swap_vert close
Firavun (da) ordularıyla onların peşine düştü. (Sonunda) deniz, onları bir anda yutuverdi.¹
1 Son bölüm, “denizden onları içine alan şey onları boğdu” diye de tercüme edilebilir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
(Musa İsrailoğulları’yla beraber yola koyulunca) Firavun, ordularıyla onların peşine düştü, ama sonunda onları içine alıp boğması mukadder olan deniz onları yutuverdi. ⁶²
62 Lafzen, “denizden onları içine alıp boğan [şey] onları boğuverdi” -onları kuşatan felaketin kaçınılmazlığını vurgulayan bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Firavun askerleriyle onların peşine düştü fakat denizin dalgaları onları sarıp yutuverdi. 2/50, 7/138, 10/88...90, 26/60...66
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Derken Firavun da askerleriyle birlikte onların peşine düştü; ama birden onları boğacak olan su (görevini yapıp) onları içine alıverdi;[²⁶⁰³]
[2603] Deyimsel bir ifade olan bu kalıp, olması kararlaştırılan bir şeyin sonunda olup bittiğini ifade eder. Bu adeta kaçınılmaz bir görevin yerine getirilmesi imasıdır ki, burada suya ‘kendisine verilen emri yerine getiren özne’ rolü yüklenmesi hayli dikkat çekicidir. Zımnen: İradeli müslümanın başı sıkıştığında, iradesiz müslüman olan deniz yardımına koşacaktır (Bu su için bkz: 2:50, not 91).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Musa’nın kavmi ile kaçtığını haber alan Firavun) Derhal ordularıyla birlikte arkalarına düştü. (Kuru yoldan geçip onları yakalamak istediğinde ise) dalgalar hepsini kaplayıp boğuverdi.
Osman Fırat
swap_vert close
Fir’avn, askerleriyle onların ardına düştü, denizden onları örten örttü (deniz onları örtüp boğdu).
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Derken Fir'avun ordusuyla onların arkasına düştü. Artık kendilerini (Fir'avun ile ordusunu) denizden saran sarıverdi.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Firavun da askerleriyle onun peşine düştü. Deniz onları öyle bir sardı ki birden yutuverdi. [26, 60-66]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Fir'avn, askerleriyle onların ardına düştü, denizden onları örten örttü (deniz onları örtüp boğdu).
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Fir'avn 'askeri ile onları ta'kîb itdi. Deniz üzerlerine örtüldi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Derken Firavun, ordularıyla birlikte onların peşine düştü. Sonra deniz onları iyice içine gömdü.
Şaban Piriş
swap_vert close
Firavun askerleriyle onları takip etti. Denizden onları kaplayacak olan su kaplayıverdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Firavun, askerleriyle onların peşine düştü; sonra da deryadan onları kaplayacak olan şey kaplayıverdi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Derken, Firavun, ordusuyla birlikte onların arkasına düştü. Ama denizden onları sarıp kuşatan, sarıp kuşattı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes irdi anlaruñ ardınca fir'avn çerisi-y-ile pes örtti anları deñizden ol kim örtti anları.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ardlarına düşdi Fir‘avn çerisi‐y‐le, ġarḳ itdi anları deñiz ġarḳ eylemek.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Fir’on öz ordusu ilə onları tə’qib etdi, daniz də (şahə qalxan dalğaları ilə) onları (onun əsgərlərini) çulğayıb qərq etdi, özü də necə!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then Pharaoh followed with his hosts and there covered them that which did cover them of the sea.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Then Pharaoh pursued them with his forces, but the waters completely overwhelmed them and covered them up.
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَاَتْبَعَهُمْ
derken onların peşine düştü
فِرْعَوْنُ
Firavun
بِجُنُودِه۪
ordusuyla
فَغَشِيَهُمْ
hemen onları kuşattı
مِنَ الْيَمِّ
denizden
مَا
o şey ki
غَشِيَهُمْۜ
onları kuşattı
Derken Firavun, ordusuyla birlikte onların peşine düştü (ve onlar da açılan yoldan denize girdiler. Biz İsrâîloğulları'nı o denizde boğulmaktan kurtardık, Firavun ve ordusunu da) denizden kuşatan kuşattı (hepsi boğulup helâk oldu).
اَتْبَعَ
Fiil-IV
ت ب ع
Peşine taktı, peşine düştü, tabi tuttu, uğrattı, takip etti, tabi kıldı
فِرْعَوْن
Özel isim
فِرْعَوْن
Firavun
جُنْد
İsim
ج ن د
Ordu, taraftar
غَشِيَ
Fiil-I
غ ش و
Kapladı, kuşattı, örttü, sardı, bürüdü
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
يَمّ
İsim
ي م م
Deniz
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
غَشِيَ
Fiil-I
غ ش و
Kapladı, kuşattı, örttü, sardı, bürüdü