close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 134. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev ennâ ehleknâhum bi’ażâbin min kablihi lekâlû rabbenâ levlâ erselte ileynâ rasûlen fenettebi’a âyâtike min kabli en neżille venaḣzâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Daha önce, bir azapla helak etseydik onları derlerdi ki: Rabbimiz, bizi horhakir etmeden bir peygamber gönderseydin de delillerine uysaydık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer Biz onları Ondan (Resulüllah gelip uyarmadan) önce bir azap ile yıkıma uğratmış olsaydık, kesinlikle: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, böyle zelil ve rezil düşmeden önce Senin ayetlerine tâbi olsaydık" diye (yakınacaklardı).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer biz onlara, Kur'ân'ı indirmeden önce, onları bir azap ile yok etmiş olsaydık, kıyamet günü onlar: “Ey Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçalıp zillete uğramadan, ayetlerine uysaydık ne iyi olurdu!” diyeceklerdi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer biz, Kur'ân'ı tebliğ ile Muhammed'i görevlendirmeden önce onları bir azap ile helâk etmiş olsaydık: “Yâ Rabbi, bize kitabını özgürce tebliğ ile görevli bir elçi, rasul gönderseydin de, şu zillete ve rezilliğe düşmeden önce âyetlerine, Kur'ân'ına, ilkelerine, emir ve yasaklarına uysaydık” diyeceklerdi.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 6/155-157; 10/97, 110.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Eğer onları daha önce bir azapla helâk etseydik mutlaka: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, aşağılık ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık" derlerdi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer biz onları bundan önceki bir azab ile yıkıma uğratmış olsaydık, şüphesiz diyeceklerdi ki: 'Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de, küçülmeden ve aşağılanmadan önce senin ayetlerine tâbi olsaydık.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer biz, onları (Mekke kâfirlerini), bundan önce (Peygamber ve Kur'an gelmeden) azab ile helâk etmiş olsaydık, muhakkak şöyle diyeceklerdi: “- Ey Rabbimiz! Ne olurdu, bize bir Peygamber gönderseydin de, biz zelil ve rüsvay olmadan evvel ayetlerine uysaydık.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer bu Kur’andan önce onları helak etmiş olsaydık, diyeceklerdi ki: “Ey Rabbimiz! Bize bir elçi gönderseydin de ezilmeden, alçalmadan, senin ayetlerine tabi olsaydık.”
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer, onları Muhammed'den önce bir azaba uğratarak yok etseydik, “Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de alçak ve rezil olmazdan önce ilkelerine uysaydık olmaz mıydı?” diyeceklerdi.
Besim Atalay
swap_vert close
Ondan önce, bunları azapla biz yok etseydik, «Ey Tanrımız! Bizlere bir peygamber gönderseydin —bizi horlamandan, bizi aşağılatmandan daha önce— uyardık biz senin belgelerine» derlerdi
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer biz onları, elçi (gönderme)den önce bir azap ile helâk etseydik, (o zaman da:) “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir Resul gönderseydin de (böyle) alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık” diyeceklerdi.
Cemil Said
swap_vert close
Biz ânları senden evvel dûçâr-ı ’azâb ve helâk ide idik "Bize niçün bir rasûl göndermedin? Biz ânın âyâtına ittibâ’ ider ve rüsvâ ve zelîl olmaz idik" dirler idi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer onları ondan önce bir azaba uğratarak yok etseydik: "Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmazdan önce ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Eğer biz onları o Kur’an’dan önce bir azap ile helâk etseydik mutlaka, “Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık” derlerdi.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Eğer biz bundan önce onları bir azapla helâk etmiş olsaydık mutlaka şöyle diyeceklerdi: “Ey rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, şu zillet ve rezillik başımıza gelmeden önce ona uymuş olsaydık.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Eğer biz, bundan (Kur'an'dan) önce onları bir azapla helâk etseydik, muhakkak ki şöyle diyeceklerdi: Ya Rabbi! Ne olurdu, bize bir elçi gönderseydin de, şu aşağılığa ve rüsvaylığa düşmeden önce âyetlerine uysaydık!
Edip Yüksel
swap_vert close
Onları, ondan önce bir ceza ile helak etseydik, "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de böyle alçak ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık!," derlerdi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer biz, onları bundan (peygamber veya Kur'ân'dan) önce bir azab ile yok etseydik, muhakkak "Ey Rabbimiz! bize bir peygamber gönderseydin de, alçak ve rezil olmadan önce âyetlerine uysaydık, olmaz mıydı?" diyeceklerdi.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Eğer biz onları bundan evvel âzâb ile ihlâk etmiş olsa idik derlerdi ki o rabbımız! Ne olurdu bize bir Resul gönderseydin de biz zelil ve rüsvay olmadan evvel âyetlerine ittiba etseydik
Emrah Demiryent
swap_vert close
Eğer biz onları bundan (Peygamber veya Kur’ân’ı göndermeden) önce, bir azap ile helâk etseydik, şüphesiz onlar, “Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de böyle zelil ve perişan olmadan önce, senin âyetlerine uysaydık” derlerdi.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer Biz, ondan önce bir azap ile onları yok etseydik, “Ey Rabb'imiz! Bize bir resûl gönderseydin de hor ve rezil olmadan önce Sen'in ayetlerine uysaydık ya!” diyeceklerdi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer biz onları daha evvel azâb ile helâk etmiş olsaydık muhakkak diyeceklerdi ki: «Hey Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de şu zillete ve rüsvaylığa uğramamızdan evvel âyetlerine tâbi olsaydık ya»!
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer gerçekten biz, onları bundan (kendilerini haberdâr etmeden) önce bir azâb ile helâk etseydik, elbette: “Rabbimiz! Bize bir peygamber gönderseydin de, aşağılığa ve rezilliğe düşmeden önce senin âyetlerine tâbi' olsaydık!” derlerdi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer biz onları (Kur’an indirmeden) önce, bir azap ile yok etmiş olsaydık, (kıyamet günü) onlar: “Ey Rabbimiz! Bize bir elçi gönderseydin de, alçalıp zillete uğramadan, ayetlerine (mesajlarına) uysaydık ne iyi olurdu!” diyeceklerdi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Biz onları uyarmadan önce, azap edip helak etseydik “Rabbimiz! Azap etmeden önce, bize bir elçi gönderseydin de, biz kendimizi aşağılatmayıp rezil etmeden, senin ayetlerine tabi olurduk” derlerdi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Biz onları daha önceden azap ile yok etmiş olsaydık şöyle diyeceklerdi: "Ey çalabımız! Ne olurdu Sen bize bir elçi gönderseydin de biz de böyle alçalıp sürünmeden önce Senin ayetlerine uymuş olsaydık."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Biz onları Kur/an/ın nüzulünden evvel azapla helâk etseydik onlar kıyamette «— Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber göndereydin de zelil, rüsvay olmadan evvel senin âyetlerine ittiba edeydik» derlerdi.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer Biz onları (elçiden önce) bir azapla helak etmiş olsaydık, onlar elbette “Rabbimiz! Keşke bize bir elçi gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine tabi olsaydık” derlerdi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer biz onları bundan önceki bir azap ile yıkıma uğratmış olsaydık şüphesiz (o zaman da), “Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de küçülmeden ve aşağılanmadan önce senin ayetlerine tabi olsaydık” diyeceklerdi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Şâyet Biz bu Kur’an’ı göndermeden önce onları işledikleri günahlardan dolayı azapla helâk etseydik, o zaman haklı olarak, “Ey Rabb’imiz! Bize yol gösterecek bir kitap ve bir elçi gönderseydin de, bu aşağılık duruma düşüp rezil olmadan önce ayetlerine uyup azaptan kurtulsaydık olmaz mıydı?” diyeceklerdi. Bunun için Rabb’in, halkı ilâhî uyarılardan habersiz olan hiçbir ülkeyi, onlara doğru yolu gösteren uyarıcılar göndermeden öyle haksız yere helâk edecek değildir. (6. En’âm: 131)
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Biz, onları bundan önce bir azapla helâk etseydik, elbette derlerdi: -“Rabbimiz! Bize bir rasûl gönderseydin de rezil ve zelil olmadan önce senin âyetlerine uysaydık”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer biz onları elçimiz gelmeden cezalandırsa idik, bu sefer de: " Ya Rab derlerdi, bize bir Tanrı elçisi göndersen de, böyle perli perişan olmadan senin sözlerine uysak olmaz mıydı " derlerdi.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Eğer ayetlerimizi göndermeden önce onları yok etseydik şöyle diyeceklerdi: “Ya Rabbi! Ne olurdu! Bize bir elçi gönderseydin! Aşağılık halimizden, bulunduğumuz rezillikten, düştüğümüz aşağılanmış halden kurtulmak için ayetlerine uysaydık!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz (Vahiy göndermeden) önce onları bir azapla helak etseydik, “Rabbimiz! Bize bir elçi göndermen gerekmez miydi ki aşağılık duruma düşmeden ve perişan (rezil) olmadan önce ayetlerine uysaydık.” derlerdi. [*]
Benzer mesaj: Kasas 28:47.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Biz, onları bu (Kur’an)’dan önce herhangi bir azapla helâk etseydik, (bu sefer de) kesinlikle: “Ey Rabbimiz! Ne olurdu, bize bir elçi gönderseydin de şu rezilliğe ve rüsvalığa düşmeden önce Senin âyetlerine uysaydık!” diyeceklerdi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Çünkü, eğer bu [ilahî mesajı vahyetmeden] önce onları (cezalandırıcı) bir azapla helak etseydik, [Hesap Günü’nde]: “Ey Rabbimiz, keşke bize bir elçi gönderseydin de [ahirette böyle] alçalıp gözden düşeceğimize Senin mesajlarına uysaydık!” demekte gerçekten de [haklı olurlardı]. ¹²¹
121 Karş. 6:131, 15:4 yahut 26:208-209; bu ayetlerde, Allah’ın, manevî/ahlakî anlamda doğruyla eğrinin ne olduğunu bilmeden işlediği herhangi bir hata için insanı asla cezalandırmadığı, yani insana doğru yolu gösteren ilahî mesajı ulaştırmadan onu sorumlu tutmadığı belirtilmektedir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer biz onları, kitap göndermeden önce helak etmiş olsaydık kesinlikle şunu derlerdi: -Rabbimiz! Biz böyle rezil rüsva olmadan önce bize bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uysaydık olmaz mıydı diyeceklerdi. 6/130-131, 9/115, 17/15, 28/59, 39/71, 67/6...11
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ve eğer Biz, onları (elçi göndermeden)[²⁶⁶⁹] önce bir helâke uğratarak cezalandırmış olsaydık, bu kez de “Ey Rabbimiz! Eğer Sen, şu zillet verici ve onur kırıcı duruma[²⁶⁷⁰] düşmeden önce bize bir elçi göndermiş olsaydın âyetlerine hemen uyardık!” diyecekleri kesindi![²⁶⁷¹]
[2669] Bir sonraki cümle, buradaki “o” zamirinin “Elçi”ye gittiğini açıkça göstermektedir. [2670] Nahzânın türetildiği hızy kökü, insan onurunun bir dış müdâhaleyle ya da bir iç muhasebeyle kırılışını ifade eder. Muhtemelen ilk kullanıldığı yer burasıdır. Bağlamına göre “onursuzluk, mahcubiyet, utanç” anlamlarına gelir. Allah Rasûlü’nün şu kullanımı sözcüğün anlam alanını göstermektedir: “Allah’ım, bizi onursuz ve pişmanlar arasında diriltme!” (Râğıb). Dilciler, kelimenin bazen ‘tevazu’ çağrışımı yapan olumlu bir anlamda kullanıldığını söylese de, Kur’an’da hiç olumlu mânada gelmez. Kelime türevleriyle birlikte en çok Ra‘d sûresinde kullanılır. [2671] “..diyecekleri kesindi” ifadesi, pekiştirme lâm’ının çeviriye yansımasıdır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Eğer onları daha evvel azaba uğratarak helak etmiş olsaydık, bu kez "Ey Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de; hor ve rüsvay olmadan önce ayetlerine uysaydık!" diye yalvaracaklardı. ("Onlara her türlü ayet gelse yine de, o çetin azabı görünceye dek inanmazlar.-Yunus/97-)
Osman Fırat
swap_vert close
Şâyet onları, ondan (uyarmadan) önce bir azâb ile helâk etseydik onlar : "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de böyle alçak ve rezil olmadan önce senin âyetlerine uysaydık!" derlerdi.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer Biz onları ondan evvel bir azab ile ihlâk etmiş olsa idik, elbette diyeceklerdi ki: «Ey Rabbimiz! Bize bir peygamber göndermeli değil mi idin ki, bir zillete ve rüsvaylığa düşmeden evvel senin âyetlerine tâbi olsa idik?»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Şayet Biz peygamber gelmeden kendilerini azab ile helâk edecek olsaydık onlar: “Ey Ulu Rabbimiz, ne olurdu bize bir elçi gönderseydin de, biz böyle rezil ve hakir olmadan önce senin âyetlerine uysaydık! ” derlerdi. [10, 97; 6, 155-157; 10, 110]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Şayet onları, ondan önce bir azab ile helak etseydik: "Rabbimiz, bize bir elçi gönderseydin de böyle alçak ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık!" derlerdi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer biz onları daha evvel helâk itmiş olsa idik: "Yâ Rabbî! Bize rasûl gönderse idin ona tâbi' olurduk, zelîl ve hakîr olmazdan evvel âyetlerine îmân iylerdik." dirlerdi.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Elçi gelmeden onları bir azap ile etkisizleştirseydik, derlerdi ki “Rabbimiz! Böyle aşağılık hale düşüp sürünmeden önce keşke bir elçi gönderseydin de senin ayetlerine uymuş olsaydık.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Ondan önce onları azaba çarptırıp yok etseydik:-Rabbimiz, bize bir peygamber gönderseydin de zelil ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık, olmaz mıydı? diyeceklerdi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Eğer Peygamberin gelişinden önce Biz onları bir azapla helâk edecek olsaydık, diyeceklerdi ki: “Rabbimiz, ne olurdu bize bir peygamber gönderseydin de, böyle horlanıp rezil olmadan önce Senin âyetlerine uysaydık!”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer biz onları, ondan önce bir azapla helâk etseydik mutlaka şöyle diyeceklerdi: "Rabbimiz, ne olurdu bize bir resul gönderseydin de zelil ve rezil olmadan önce senin ayetlerine uysaydık!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger biz helāk eylesedük anları 'aźāb-ıla peyġamber’den ilerü eyidelerdi ķıyāmetde “iy çalabumuz! nişe viribimedüñ bizdin yaña yalavaç pes uyayıduķ āyetlerüñe andan ilerü kim ħor olavuz daħı rüsvāy olavuz?”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger biz helāk eylesek anları biz ‘aẕāb ile andan burun ki Muḥam‐med resūlu’llāh geldi, eydürlerdi: Niçün bize peyġamber göndermedüñ, ḥattā ki uya‐y‐ıduḳ senüñ āyetlerüñe ẕelīl olmazdan burun.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Biz onları (Məkkə müşriklərini) bundan (Peyğəmbər və Qur’an gəlməzdən) əvvəl əzabla məhv etsəydik, (qiyamət günü) mütləq belə deyəcəkdilər: “Ey Rəbbimiz! Nə üçün zəlil və rüsvay olmazdan əvvəl bizə bir peyğəmbər göndərmədin ki, Sənin ayələrinə (hökmlərinə) tabe olaydıq?!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And if We had destroyed them with some punishment before it, they would assuredly have said: Our Lord! If only Thou hadst sent unto us a messenger, so that we might have followed Thy revelations before we were (thus) humbled and disgraced!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
And if We had inflicted on them a penalty before this,(2659) they would have said: "Our Lord! If only Thou hadst sent us a messenger, we should certainly have followed Thy Signs before we were humbled and put to shame."
2659 If the Signs mentioned in the last note did not convince them, it would mean that they were not true to their own faith. They were not straight with themselves. Injustice they should have been punished for their falsehood. But they were given further respite. Or they would again have argued in a circle, and said: "If only Allah had sent us a living messenger we should have believed!" The living messenger they flout because they want a Sign. The Sign they wish to ignore, because they want a living messenger!  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
اَنَّٓا
şüphe-siz Biz
اَهْلَكْنَاهُمْ
onları helâk etseydik
بِعَذَابٍ
bir azap ile
مِنْ قَبْلِه۪
bundan önce
لَقَالُوا
elbette derlerdi
رَبَّنَا
Rabb-imiz
لَوْلَٓا
keşke
اَرْسَلْتَ
gönderseydin
اِلَيْنَا
bize
رَسُولاً
bir resul
فَنَتَّبِعَ
ve tabi olsaydık
اٰيَاتِكَ
âyetlerine
مِنْ قَبْلِ
öncesinden
اَنْ نَذِلَّ
aşağılan-mamız
وَنَخْزٰى
ve rezil olmamız
Şüphesiz eğer Biz, bundan önce onları bir azapla helâk etseydik elbette, "Rabbimiz! Keşke bize bir resul gönderseydin de aşağılanmadan ve rezil olmadan önce Senin âyetlerine tabi olsaydık" derlerdi.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
اَنّ
Edat
اَنّ
Muhakkak, şüphesiz, diğini. Mastar cümlesi oluşturmak için kullanılır. (Genellikle cümle ortasında kullanılır, kendisinden önce bir fiil olması gerekir.)
اَهْلَكَ
Fiil-IV
ه ل ك
Yok etti, mahvetti, helâk etti
عَذَاب
İsim
ع ذ ب
Azap, ceza
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
لَوْلَا
Tahdid edatı + Şart edatı
لَوْلَا
olmamış olsa, olmasa, keşke, eğer olmasaydı
اَرْسَلَ
Fiil-IV
ر س ل
Gönderdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
رَسُول
İsim
ر س ل
Resul, elçi
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
ذَلَّ
Fiil-I
ذ ل ل
Aşağılandı
خَزِىَ
Fiil-I
خ ز ي
Rezil oldu