close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 12. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İnnî enâ rabbuke faḣla’ na’leyk(e)(s) inneke bilvâdi-lmukaddesi tuvâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Şüphe yok ki benim senin Rabbin, çıkar ayakkabılarını, kutlu vadidesin, Tuva'dasın sen.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"Gerçekten Ben, (evet) Ben senin Rabbinim! Nalınlarını (pabuçlarını) çıkar (ve nefsi-dünyevi bağımlılıklarını bırak da öyle gel); çünkü sen, kutsal olan Tuva vadisindesin!" (şeklinde seslenildi.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
“Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Öyleyse artık pabuçlarını çıkar, çünkü sen, kutsal vadi Tuvâ'dasın.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Ben, senin Rabbin, benim. Hemen sandaletlerini çıkar. Sen kutsal Tuvâ vâdisindesin.”
bk. Kur’ân-ı Kerim, 79/16.  
Ahmet Varol
swap_vert close
"Ben, şüphesiz senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar. Sen kutsal vadi olan Tuva'dasın.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Haberin olsun ben, senin Rabbinim. Hemen ayakkablarını çıkar; çünkü sen, mukaddes vadi olan Tuva'dasın.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
“Şüphesiz Ben, senin Rabbin ve sahibinim. Artık ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen, mukaddes bir vadi olan Tuva’dasın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Şüphesiz, ben senin Rabbinim; ayağındaki pabuçları çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!”
Besim Atalay
swap_vert close
11,12. Oraya vardığında, «Ben senin Tanrınım, çıkar ayakkaplarını, Kutsal Tuvâ deresinde bulunuyorsun!» diye hemen bir ses geldi Musa'ya
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
11-12. Musa ateşin yanına varınca, ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim, ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ'dasın.” 
Bkz. 14/38, 25/6, 27/7-13“Mukaddes Tuva’dasın” ifadesi Hz. Musa’nın bulunduğu yerin hatırasından dolayı söylenmiş bir ifadedir. Zira hem Hz. İbrahim hem de Hz. Musa aynı bölgede vahiy almışlardır.“Hani Rabbi ona kutsal Tuva vadisinde şöyle seslenmişti” (Nâziât 79/16) vadidir.  
Cemil Said
swap_vert close
11,12. Yaklaşdığı vakit "Yâ Mûsâ! Ben senin rabbinim. Ayakkabılarını çıkar, mübârek (Tuvâ) vadisinde bulunuyorsın." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
"Ben şüphesiz senin Rabbinim; ayağındakileri çıkar; çünkü sen, kutsal bir vadi olan Tuva'dasın."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Şüphe yok ki, ben senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
“İyi bil ki ben, evet yalnız ben senin rabbinim; artık pabuçlarını çıkar, çünkü şu anda kutsal vadide, Tuvâ’dasın.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Muhakkak ki ben, evet ben senin Rabbinim! Hemen pabuçlarını çıkar! Çünkü sen kutsal vâdi Tuvâ'dasın!
Edip Yüksel
swap_vert close
"Ben, evet Ben senin Rabbinim. Sandallarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadide, Tuva'dasın."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Ben şüphesiz senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuvâ'dasın."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ya Musâ haberin olsun benim, ben rabbım, hemen papuşlarını çıkar çünkü sen mukaddes vadide tuvadasın
Emrah Demiryent
swap_vert close
“Şüphesiz ben, senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar, çünkü sen mukaddes bir vadi olan Tuvâ’dasın.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Ben senin Rabbinim. Şimdi “ayakkabılarını çıkar”¹. Sen temizlenmiş vadide, Tuva'dasın.²
1- “Ayakkabılarını/nalınlarını çıkar” bir deyimdir. Ve bu deyim, sana ayak bağı olan, seni yolundan alı koyan, sana yük olan şeylerden kurtul anlamına gelmektedir. Zira Musa'nın nebilik süreci başlamaktadır. Eşinden boşanmışlar için “nalınlarından kurtuldu” deyimi de ayak bağlarından, yükten kurtuldu anlamına gelmektedir. 2- Tertemiz bir yoldasın.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şübhesiz ben im ben senin Rabbin. Haydi pabuçlarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vâdîde, «Tuvaa» dasın.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Muhakkak ki ben, senin Rabbinim; haydi pabuçlarını çıkar! Çünki sen, mukaddes vâdi Tuvâdasın!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
Şüphesiz ki ben senin Rabbinim; ayakkabılarını çıkar (seni yolundan alıkoyan duygu ve düşüncelerden, dünyanın malından mülkünden gönlününü arındır); doğrusu sen, kutsal bir vadi olan Tuva’dasın.*
(*) Ayakkabılarını çıkar” mecaz bir ifade olabilir. Ve bu ifade, sana ayak bağı olan, seni yolundan alı koyan duygu ve düşüncelerden, dünyanın malından mülkünden gönlünü arındır ve sana yük olan bu şeylerden kurtul anlamına gelmektedir. Çünkü Hz. Musa’nın nebilik süreci başlamaktadır. Eşinden boşanmışlar için “nalınlarından kurtuldu” deyimi de ayak bağlarından, yükten kurtuldu anlamına gelmektedir. (الله اعلم) ‘’ Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Bununla ilgili aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir. وقيل معناه فرغ قلبك من الأهل والمال.( انوار التنزيل واسرار التأويل) فيه خمس مسائل... وقول خامس: إن ذلك عبارة عن تفريغ قلبه من أمر الأهل والولد. وقد يعبر عن الأهل بالنعل. وكذلك هو في التعبير: من رأى أنه لابس نعلين فإنه يتزوّج.( الجامع لاحكام القرآن) وأما أهل الإشارة فقد ذكروا فيها وجوهاً: أحدها: أن النعل في النوم يفسر بالزوجة والولد فقوله: {فَٱخْلَعْ نَعْلَيْكَ } إشارة إلى أن لا يلفت خاطره إلى الزوجة والولد وأن لا يبقى مشغول القلب بأمرهما. وثانيها: المراد بخلع النعلين ترك الالتفات إلى الدنيا والآخرة كأنه أمره بأن يصير مستغرق القلب بالكلية في معرفة الله تعالى ولا يلتفت بخاطره إلى ما سوى الله تعالى والمراد من الوادي المقدس قدس جلال الله تعالى وطهارة عزته(مفاتيح الغيب )،  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
“Ben senin Rabbin’im. Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi, Tuva’dasın.”
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
"İşte Ben senin çalabınım. Durma, ayaklarını çıkar. Çünkü şimdi sen kutsal Tuva deresindesin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ben senin Rabbinim, ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes olan Tuva vadisinde bulunuyorsun.
İsmail Yakıt
swap_vert close
“Muhakkak ki Ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar, çünkü sen kutsal bir vadi olan Tuva’dasın.”⁵
5 Zamahşerî iki kere kutsanmış vadi görüşündedir. Birincisi Allah’ın konuştuğu vadidir, ikincisi aynı vadide Hz. Musa’ya peygamberlik verilmiştir.  
Kadri Çelik
swap_vert close
“Gerçekten ben, (evet sadece) ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın.”
(Genelde müfessirler Tuva’nın, Sina vadisi olduğu görüşündedirler, fakat bazılarına göre “o an için mukaddes hale getirilen bir vadi” anlamındadır.)  
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Ben, evet Ben senin Rabb’inim! Öyleyse çıkar ayakkabılarını, çünkü şu an Sînâ dağının eteklerindeki Tuvâ’da, o kutsal vadide, yüce bir makâmın huzurunda bulunuyorsun!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Ben, senin rabbinim ben! Nalınlarını / ayakkabılarını çıkar! Sen, Mukaddes Vâdi Tuvâ’dasın”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
" Ben, Rabb'in. Pabuçlarını çıkar. Çünkü kutsal vadi Tuva'dasın. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Rabbin benim! Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen kutsal vadi Tuva’dasın.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
“Ey Musa! Şüphesiz ki ben -evet ben- senin Rabbin’im! Hemen ayakkabılarını çıkar! Şüphesiz ki sen (iki kez) kutsanmış tuvâ Vadi(si’n)desin! [*]
Nâzi‘ât 79:16’da da geçen bu ayetteki [tuvâ] kelimesi, “temizlenmiş, bereketli” anlamına geldiği gibi, Hz. Musa’nın bulunduğu o vadinin ismi de olabilir. Ayrıca bu kelimenin “iki kere mukaddes ve bereketli kılınmış olma” anlamına geldiği ve Yüce Allah’ın Hz. Musa’ya iki kere seslendiği de ifade edilmektedir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ve devamla): “Gerçekten Ben, senin Rabbinim. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen, kutsal Tuvâ¹ vadisindesin.”
1 Tuvâ: Bazılarına göre bir vadi adıdır, bazılarına göre de kelime anlamıyla o an için mukaddes hale getirilen “gizlenmiş” bir vadidir. Bk. (Naziat: 16)  
Muhammed Esed
swap_vert close
“Benim, Ben! Senin Rabbin! Öyleyse artık pabuçlarını çıkar! Ve bil ki, sen iki kez kutlu kılınmış vadidesin. ⁹
9 Ne var ki, bazı müfessirler tuvan (ya da tuvâ) sözcüğünün “kutlu kılınan vadi”nin ismi olduğunu söylemişlerdir. Oysa Zemahşerî, “iki kere yapılan” anlamındaki tuvan yahut tivan tabirinden yola çıkarak, sözcüğü “iki kere” anlamına yormuştur; yani, “iki kere kutsanmış” yahut “iki kere kutlu kılınmış” -anlaşıldığı kadarıyla, ilki Allah’ın sesinin işitilmesinden, ikincisi de Hz. Musa’ya peygamberlik görevi verilmesinden ötürü.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
– Benim ben, senin Rabbin. Çıkar ayakkabılarını! Çünkü şu an sen kutsal vadide, Tuva’dasın! 27/7...13, 28/29...36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
“Benim, Ben! Senin Rabbin! Şimdi ayakkabılarını çıkar![²⁵⁵⁵] Çünkü sen iki kez kutsal kılınmış vadidesin![²⁵⁵⁶]
[2555] Yani: “Yalınayak başı kabak” mazmununun ifade ettiği bir iddiasızlık içinde gel! Bu âyeti batıni yoruma tabi tutanlar, “Dünya ve ahireti arkana at!” şeklinde anlamışlardır. [2556] Veya tuveni vadinin ismi sayarak: “Mukaddes Tuva Vadisindesin”. “İki kez”in mânası, hem Hz. İbrahim hem Hz. Musa aynı bölgede vahiy aldığı içindir.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şüphe yok ki senin Rabbin Benim Ben!.. Derhal pabuçlarını çıkar.. (Beşeri kisvelerden sıyrıl) Çünkü sen mukaddes bir vâdi olan Tuva’dasın!
Osman Fırat
swap_vert close
(Sana seslenen) Ben muhakkak ki senin rabbinim.. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ’dasın. "
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
«Şüphe yok Ben'im. Ben senin Rabbinim. İmdi papuçlarını çıkar. Muhakkak ki, sen mübarek bir vadide, Tûvâ'dasın.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Haberin olsun: Senin Rabbin Benim! ” denildi. “Çıkar pabuçlarını hemen! Çünkü kutsal vâdidesin sen! (Evet evet) Tûvâ'dasın sen! ” [79, 16] {KM, Çıkış 3, 5}
Krş. Tevrat, Çıkış, 3 ve 4. bölümler. Bu konu Tevrat ve onun açıklaması durumunda olan Talmud’dan okununca, Kur’ân’ın ihtiva ettiği farklılıklar görülür ve Kur’ân’ın kopya ettiğini iddia eden oryantalistlerin utanması gerekir..  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Ben, (evet) ben senin Rabbinim! Pabuçlarını çıkar. Çünkü sen, kutsal vadide, Tuva'dasın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Ben senin rabbinim. Ayakkabılarını çıkar. Zîrâ sen mukaddes olan Tûr vâdîsindesin"
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
“Ben, evet ben! Senin Rabbinim[*]. Ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen, kutsal Tuva vadisindesin.
[*] Sahibinim  
Şaban Piriş
swap_vert close
Ben, senin Rabbinim! Ayakkabılarını çıkar. Sen mukaddes Tûvâ vadisindesin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
“Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü kutsal vâdi Tuvâ'dasın.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Benim ben, senin Rabbin! Hadi, pabuçlarını çıkar; sen kutsal vadide, Tuva'dasın."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“bayıķ ben benven çalabuñ. pes çıķar bıraķ iki na'lınuñ bayıķ sen deredesin aru olınmış dere ol yir adı.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Taḥḳīḳ ben seni yaradan‐men, didi. Pes çıḳar na‘līnüñi ayaġuñdan. Taḥḳīḳsen vādī‐[yi] muḳaddesdesin ki adı Ṭuvādur, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Mən, həqiqətən, sənin Rəbbinəm. Nə’leynini çıxart, çünki sən müqəddəs vadidə - Tuvadasan!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Lo! I, even I, am thy Lord. So take off thy shoes, for Lo! thou art in the holy valley of Tuwa.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Verily I am thy Lord! therefore (in My presence)(2543) put off thy shoes: thou art in the sacred valley Tuwa.(2544)
2543 The shoes are to be put off as a mark of respect. Moses was now to put away his mere worldly interests, and anything of mere worldly utility, he having been chosen by Allah, the Most High. (R). 2544 This was the valley just below Mount Sinai , where subsequently he was to receive the Law. In the parallel mystic meaning, we are selected by trials in this humble life, whose valley is just as sacred and receives Allah's glory just as much as the heights of the Mount Turif we but have the insights to perceive it.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنّ۪ٓي
muhak-kak Ben
اَنَا۬
Be- nim
رَبُّكَ
senin Rabbin
فَاخْلَعْ
hemen çıkar
نَعْلَيْكَۚ
ayakkabılarını
اِنَّكَ
şüphe-siz sen
بِالْوَادِ
vadidesin
الْمُقَدَّسِ
mukaddes
طُوًىۜ
Tuvâ'da
"Muhakkak ki Ben, (evet) Ben, senin Rabbinim! Hemen ayakkabılarını çıkar; çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ'dasın."
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
اَنَا
Zamir
اَنَا
Ben
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
خَلَعَ
Fiil-I
خ ل ع
Çıkardı
نَعْلٌ
İsim
ن ع ل
Ayakkabı
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
وَادِي
İsim
و د ي
Vadi
مُقَدَّس
Edilgen fiil-II
ق د س
Mukaddes
طُوًى
İsim
ط و ي
Tuvâ (bir mevki adı)