close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 11. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Felemmâ etâhâ nûdiye yâ mûsâ
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ateşe doğru gidince ona seslenildi: Ey Musa.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Nitekim ona (ateşin yanına) gidince, kendisine "Ey Musa!" diye nida edildi;
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Fakat ateşe yaklaşınca, bir ses O'na: “Ey Musa!” diye seslendi.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Ateşin yanına vardığı zaman: “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Ahmet Varol
swap_vert close
Onun yanına gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi.
Ali Bulaç
swap_vert close
Nitekim ona gidince, kendisine seslenildi: 'Ey Musa.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Ateşe vardığı zaman, şöyle çağrıldı: “Ey Musa!
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Musa ateşe yaklaşınca: “Ey Musa!” diye ona seslenildi:
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Mûsâ ateşin yanına gelince, “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Besim Atalay
swap_vert close
11,12. Oraya vardığında, «Ben senin Tanrınım, çıkar ayakkaplarını, Kutsal Tuvâ deresinde bulunuyorsun!» diye hemen bir ses geldi Musa'ya
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
11-12. Musa ateşin yanına varınca, ona (şöyle) seslenildi: “Ey Musa! Benim, ben! Senin Rabbin. Hemen ayakkabılarını çıkar. Çünkü sen mukaddes vadi Tuvâ'dasın.” 
Bkz. 14/38, 25/6, 27/7-13“Mukaddes Tuva’dasın” ifadesi Hz. Musa’nın bulunduğu yerin hatırasından dolayı söylenmiş bir ifadedir. Zira hem Hz. İbrahim hem de Hz. Musa aynı bölgede vahiy almışlardır.“Hani Rabbi ona kutsal Tuva vadisinde şöyle seslenmişti” (Nâziât 79/16) vadidir.  
Cemil Said
swap_vert close
11,12. Yaklaşdığı vakit "Yâ Mûsâ! Ben senin rabbinim. Ayakkabılarını çıkar, mübârek (Tuvâ) vadisinde bulunuyorsın." didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Musa ateşin yanına gelince: "Ey Musa!" diye seslenildi:
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: “Ey Mûsâ!”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Onun yanına geldiğinde kendisine “ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): Ey Musa! diye seslenildi:
Edip Yüksel
swap_vert close
Oraya varınca, "Ey Musa!," diye seslenildi.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Ateşe vardığı zaman şöyle çağrıldı: "Ey Musa!
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Vaktâki ona vardı kendine şöyle nidâ olundu
Emrah Demiryent
swap_vert close
Ateşin yanına varınca, ona (keyfiyetsiz kelâmımız ile) “Ey Mûsâ!” diye nida ettik.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Oraya varınca, “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
İşte (Musa) ona gidince kendisine (şöyle) nida olundu: «Ey Musa».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Nihâyet ona gelince kendisine: “Ey Mûsâ!” diye seslenildi.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Oraya vardığında kendisine (tarafımızdan): ‘’Ey Musa!’’ diye seslenildi.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Musa ateşin yanına gelince “Ya Musa!” diye seslenildi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Musa ateşin yanına varınca ona şöyle ünledi:
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Musa ateşe varınca ona şöyle nida olundu: «— Musa!
İsmail Yakıt
swap_vert close
Oraya gelince, “Ey Musa!” diye kendisine seslenildi.
Kadri Çelik
swap_vert close
Nitekim ona gidince, “Ey Musa!” diye kendisine seslenildi.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ve ateşe yaklaşınca, “Ey Mûsâ!” diye bir ses duyuldu:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Oraya geldiğinde: -“Ey Musa!” diye seslenildi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ateşe yaklaşınca: " Musa! " dedi tatlı bir ses.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Ateşin yanına gelince O’na “Ey Musa!”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Oraya ulaştığında (tarafımızdan) kendisine şöyle seslenilmişti:
Mehmet Türk
swap_vert close
(Mûsa) ateşin yanına varınca (ona): “Ey Mûsa!” diye seslenildi.
Muhammed Esed
swap_vert close
Fakat ateşe yaklaşınca bir ses ona “Ey Musa!” diye seslendi, ⁸
8 Lafzen, “seslenildi”.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Nihayet ateşin yanına geldiğinde kendisine: Ey Musa! Diye seslenildi. 27/7...13, 28/29...36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Fakat ateşe yaklaşınca ona (gaipten) “Ey Musa!” diye seslenildi;[²⁵⁵⁴]
[2554] “Gaipten” açıklaması nûdiye fiilinin meçhul yapısına dayanır. Meçhul fiil kullanımı, muhatabın dikkatini failden çok fiilin kendisine çevirmeyi amaçlar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Ateşin yanına varınca, kendisine: "Ey Musa!..
Osman Fırat
swap_vert close
Ateşin yanına varınca, ona şöyle seslenildi: "Ey Mûsâ!"
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Vaktâ ki, ateşin yanına geldi. «Ya Mûsa!» Diye nidâ olundu.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Ateşin yanına varınca birden: “Mûsâ! ” diye nida edildi.
Hz. Mûsâ Medyen’den Mısır’a ailesi ile dönüyordu. Tûr dağının da içinde bulunduğu Tuvâ vadisine geldiğinde, karanlık ve soğuk bir kış gecesinde bir oğlu dünyaya geldi. Yolu kaybetmiş, davarları dağılmıştı. En muhtaç olduğu şey ateş idi. Allah lütfundan ötürü ateşte tecelli etti ki o da buraya yönelsin (Krş. Tevrat, Çıkış, 3).  
Süleyman Ateş
swap_vert close
(Musa), o(ateşin yanı)na gelince kendisine "Ey Musa!" diye seslenildi.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ ateşin yakınına geldikde: "Yâ Mûsâ" diye nidâ olundı.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Ateşin yanına varınca “Musa!” diye bir ses yükseldi.
Şaban Piriş
swap_vert close
Ateşin yanına geldiği zaman:-Ey Musa! diye seslenildi.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Ateşin yanına geldiğinde, “Ey Musa!” diye seslenildi.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Onun yanına geldiğinde kendisine "Mûsa!" diye seslenildi.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes ol vaķt kim geldi mūsā oda ķıġrıldı “iy mūsā !”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Pes ol vaḳt kim geldi oda, nidā olundı Mūsāya ki yā Mūsā.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musa) odun yanına yetişdikdə belə bir nida gəldi: “Ya Musa!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And when he reached it, he was called by name: O Moses!
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
But when he came to the fire, a voice was heard: "O Moses!
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَلَمَّٓا
ve ne zaman ki
اَتٰيهَا
ona geldi
نُودِيَ
nidâ edildi
يَا
ey
مُوسٰى
Mûsâ
Nihayet oraya vardığında kendisine (tarafımızdan), "ey Mûsâ!" diye nidâ edildi.
لَمَّا
Zaman zarfı
لَمَّا
Ne zaman ki, zaman, vakit
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
نَادٰى
Fiil-III
ن د و
Nidâ etti, çağırdı, seslendi, dua etti, feryat etti
يَا
Nida edatı
يَا
Ey!
مُوسٰى
Özel isim
مُوسٰى
Hz. Musa (a.s.)