close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 10. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İż raâ nâran fekâle li-ehlihi-mkuśû innî ânestu nâran le’allî âtîkum minhâ bikabesin ev ecidu ‘alâ-nnâri hudâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Hani bir ateş görmüştü de ailesine durun demişti, ben bir ateş görüyorum, ya gider, bir kor getiririm oradan size, yahut birine rastlarım da yol öğrenirim ateş başında.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hani (Musa Tûr Dağı’nın eteklerinde) bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: "Siz burada durun, gerçekten bir ateş gördüm; umulur ki size ondan (yemek pişirici ve ihtiyaç giderici) bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici (bize yardım edici birilerini) bulurum" (diye sevinmişti).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Hani O, uzakta bir ateş görmüştü ve ailesine: “Siz burada bekleyin, ben bir ateş gördüm” demişti. “Belki size, oradan bir parça kor getiririm, yahut orada, ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.”
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüş ailesine: “Burda bekleyin. Gözüme, dostluk parıltısı saçan, yüreğimi ısıtan bir ateş ilişti. Belki size alevli bir eğsi-köz getiririm. Yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.
Ahmet Varol
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Umarım oradan size bir kor getirir yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum" demişti.
Ali Bulaç
swap_vert close
Hani bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: 'Durun, bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici bulurum.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Mûsa Medyen'den annesini ziyaret için Mısır'a giderken yolda ailesi ile fırtınaya tutulmuş, karanlık bir gecede yolu şaşırmış ve davarları dağılmıştı. İşte böyle ateşe ihtiyaç duyulan bir vakitte) hani o, bir ateş görmüştü de ailesine: “- Yerinizde durun. Benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahud ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Hani, bir ateş gördü. Ailesine: “Bekleyin! Ben bir ateş ile tanıştım. Belki ben ondan size bir parça getiririm. Veya o ateş yanında bir hidayet bulurum” dedi.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Hani o, bir ateş görmüştü de, ailesine/toplumuna, “Durun! Ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getiririm ya da ateşin yanında bir rehber bulurum” demişti.
Besim Atalay
swap_vert close
O hani, bir ateş gördüğünde, ailesine demişti ki: «Bekleyin, ben bir ateş gördüm, size ondan bir parçacık getireyim, ya orada bir kılavuz bulurum»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
9-10. (Ey Resul!) Musa'nın haberi (kıssası) sana ulaştı mı? Hani o (Sina'da) bir ateş görmüştü de ailesine: “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm. Ya oradan size bir kor getiririm ya da ateşin yakınlarında bize yol gösterecek birini bulurum” demişti.
Cemil Said
swap_vert close
Bir ateş gördiği vakit ’âilesine "Burada kalınız ben bir ateş gördüm. Belki size ândan bir parça getiririm ve yâhud ateş sâyesinde yolumı bulurum" didi.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, bir ateş görmüştü de, ailesine: "Durun, ben bir ateş gördüm, ya ondan size bir kor getirir, ya da ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Hani bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size bir kor ateş getiririm, yahut ateşin başında, yol gösterecek birini bulurum” demişti.[355]
Mısır’da Firavun’un gözetimi altında yetişen Hz. Mûsâ, orada istemeyerek bir kişiyi öldürünce, Medyen’e kaçmak zorunda kalmış, orada Hz. Şu’ayb ile karşılaşmış ve kendisine sekiz yıl -arzu ettiği takdirde on yıl- çobanlık yapmak karşılığında kızlarından biriyle evlenmişti. Müddeti tamamlayan Hz. Mûsâ, bir kış gecesi, doğup büyüdüğü Mısır’a doğru giderken yolunu kaybetmişti. Burada sadece bir kısmı gündeme getirilen ve Hz.Mûsâ’nın Mısır’da Medyen’de ve tekrar Mısır’da yaşadığı olaylar zinciri, Kasas sûresinde (3-42. âyetler) genişçe anlatılmaktadır.  
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüş ve ailesine şöyle demişti: “Siz bekleyin, (şu uzakta) bir ateş bulunduğunu farkettim; belki ondan size bir kor parçası getiririm veya ateşin başında bir kılavuz bulurum.”
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine: Bekleyin! Eminim ki bir ateş gördüm. Belki ondan size bir meş'ale getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum, demişti.  
 Hz. Musa, ailesi ile birlikte Medyen’den, annesinin bulunduğu Mısır’a gidiyordu. Yolda, soğuk bir gecede bir çocukları doğduğundan, ateşe ihtiyaçları vardı. Aslında onun gördüğü bu ateş, kendisini vahye hazırlamak için bir işaret idi.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Bir ateş görmüştü ve ailesine, "Burada durun, ben bir ateş gördüm. Olur ki size ondan bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum," demişti.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüştü de, ailesine: "Yerinizde durun, benim gözüme bir ateş ilişti, belki size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösterici bulurum" demişti.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Bir vakıt o beni ateş gördü de ehline durun, dedi: benim gözüme bir ateş ilişti belki size ondan bir yalın getiririm, yâhud üzerinde bir kılağuz bulurum
Emrah Demiryent
swap_vert close
Hani (Mûsâ, ailesi ile birlikte, Medyen’den, annesini ziyaret için Mısır’a giderken, bir gece vakti yolda fırtınaya tutulmuşlar, gidecekleri yolu da şaşırmışlardı. O esnada) o bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada durun (ve beni bekleyin), ben bir ateş gördüm (oraya gidiyorum). Umarım ondan size (faydalanabileceğimiz) bir parça kor (ateş) getiririm yahut o ateşin yanında, bize (gideceğimiz) yol (u) gösterecek (tarif edecek) birini bulurum” demişti.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüş ve yanındakilere: “Ben bir ateş gördüm. Bekleyin! Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum.” demişti.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Hani o, bir ateş görmüşdü de aailesine: «Siz (burada) durun. Hakıykat ben (muunis) bir ateş gördüm. Belki ondan size bir kor getirir, yahud ateşin yanında doğru bir yol (gösterici) bulurum» demişdi.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hani bir ateş görmüştü de âilesine: “(Siz burada) durun; doğrusu ben bir ateş gördüm; belki ondan size bir kor getiririm; ya da ateşin yanında yol gösteren bir kimse bulurum” demişti.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Hani bir zaman o (ailesiyle birlikte gece çölde yol alırken uzaktan) bir ateş görmüştü de ailesine: ’Siz durun. Ben bir ateş gördüm. Gidip bir bakayım, bakarsınız (ısınmak için) bir parça kor alıp getirir veya orada yolu bilen birini bulabilirim.” dedi.*
(*) 10. âyette, Hz. Mûsâ’nın Medyen’de sekiz (veya on) yıl kayın pederinin yanında çalıştıktan sonra ailesiyle birlikte Mısır’a gitmek üzere yola çıktığı günlerden söz edildiği anlaşılmaktadır. Tefsirlerde bu olayın soğuk bir kış gecesinde ve Mûsâ’nın yolunu kaybettiği bir sırada meydana geldiği, ateş zannettiği ışığın gerçekte ilâhî nur olduğu belirtilir (Taberî, XVI, 142). Burada önemli olan, onun bir ışık görmesinin sağlanması ve bunun ilâhî huzura çağırılmasına vesile kılınmasıdır. Hz. Mûsâ bu mazhariyete eriştikten sonra, (11-24. âyetlerde belirtildiği üzere) kendisine vahiy gelmiş, mûcizelerle donatıldığı kendisine gösterilip Firavun’a gitmesi istenmiştir. Tevrat’ta Mûsâ’nın ateş görmesi olayı şöyle anlatılır: “Ve rabbin meleği bir çalı ortasında ateş alevinde ona göründü ve gördü ve çalı tükenmiyordu ve Mûsâ dedi: Şimdi döneyim, ve bu büyük manzarayı göreyim, çalı niçin yanıp tükenmiyor...” (Çıkış, 3/2-3). Tefsir (Kur’an Yolu)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Uzakta bir ateş görünce ailesine “Burada bekleyin. Bir ateş gördüm, belki (ısınmak için) o ateşten bir parça getirebilir veya ateşin çevresinde bize yol gösterecek birisini bulabilirim” dedi.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün bir ateş görmüştü de kendi adamlarına şöyle demişti: "Siz buarada kalın. Bakın, ben bir ateş gördüm. Belki onun korundan biraz getiririm size, olabilir ki ateşin yanında yol gösterecek birini de bulurum."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hani o, uzaktan bir ateş görmüştü. Ailesine «— Siz burada durun. Ben bir ateş gördüm, size ondan bir parça kor getireceğimi veya ateşin yanında bir rehber bulacağımı ümit ediyorum» demişti.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüştü de ailesine, “Siz burada bekleyin! Doğrusu ben bir ateş gördüm. Belki oradan size bir kor getiririm yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum” demişti.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hani bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: “Durun, şüphesiz ben bir ateş gördüm; umulur ki size ondan bir kor parçası getirici olurum ya da ateşin yanında bir kılavuzluk bulurum.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Hani Mûsâ, ailesiyle birlikte Medyen’den Mısır’a dönerken, geceleyin yolunu kaybetmiş ve uzaklarda bir ateş görmüştü. Ailesine, “Siz burada bekleyin!” dedi, “Ağaçların arasında bir ateş ilişti gözüme, belki ısınmak için size oradan bir kor parçası getiririm, yâhut ateşin yanında, bize yol gösterecek biriyle karşılaşırım.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hani, bir ateş gördü; ailesine: “Durun! Ben, bir ateş fark ettim / duyumsadım. Umarım ben size ondan bir ateş parçası getiririm yahut Ateş (almak) üzere bir yol gösterici bulurum” dedi.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Musa, geceleyin Mısıra doğru yol alırken bir ateş görmüştü. Ailesine: " Durun hele! dedi. Eğer gördüğüm ateş ise, size ondan bir ensi getirebilirim. Ya da bu ışık sayesinde yolumu bulabilirim."
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüştü. Ailesine "Siz durun! Bir ateş gördüm. Belki ondan size kor getiririm. Yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum!" demişti.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Hani o, bir ateş görmüş ve ailesine, “(Siz burada) bekleyin! Bir ateş gördüm. Umarım ki ondan size bir kor (bir tutam ateş parçası) getiririm veya ateşin yanında bir rehber bulurum.” demişti.
Mehmet Türk
swap_vert close
(Mûsa) ateşi görünce ailesine: “Siz (burada) durun! Ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor parçası getiririm veya ateşin yanında bir yol gösterici bulurum.” demişti.¹
1 Aynı konu için Bk. (Neml: 7, Kasas: 29)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Hani, o [uzakta] bir ateş görmüş ⁷ ve ailesine: “Siz burada bekleyin; ben bir ateş gördüm” demişti, “belki size oradan bir tutam kor getiririm; yahut orada ateşin yanında bir yol gösterici bulurum”.
7 Sonraki ifadelerden (ayrıca 27:7 ve 28:29’da konuyla ilgili ifadelerden) anlaşılıyor ki, Hz. Musa çölde yahut bozkırda yolunu kaybetmiştir; bu ifade, o’nun manevî bir yol göstericiye ihtiyaç duyduğunu sembolik bir üslupla dile getiren bir îma da olabilir. Kıssanın bu safhası o’nun Mısır’dan çıkışını izleyen yolculuk günleriyle alakalıdır (bkz. 28:14 vd.). “Ateş” temsîliyle (bu, Tevrat’ta “yanan çalı” olarak geçmektedir) ilgili olarak bkz. 27:7-8 hk. 7. not.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Hani O, bir ateş görmüştü de ailesine: – Siz burada bekleyin ben bir ateş gördüm belki oradan size bir kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum, demişti. 27/7...14, 28/29...36
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Hani o ateş türü cazip bir şey[²⁵⁵³] görmüştü de, ailesine hemen “Durun, bekleyin!” demişti; “Benim gözüme ateş türü bir şey ilişti; belki size ondan bir tutam kor getiririm veya ateşin etrafında bir yol gösterici bulurum”.
[2553] Belirsizlik çeviriye “tür” olarak yansımıştır (Bkz: İtkân II, 291). “Cazip” karşılığı, ânestunun nazartu ve raeytuden farklı olarak ünsiyet kurulan, yakmasından korkulmayan “ışık türü” bir ateş olmasındandır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Musa bir vakit, ailesi ile beraber yola çıkmıştı. Soğuk bir geceydi, ısınmak için ateş yakmak istedi, fakat çakmak taşı çakmadı. O sırada Tur dağı tarafından) O, bir ateş gördü, ailesine "Durun ben bir ateş gördüm, size o ateşten bir kor getireyim, belki de onun yanında bir yol gösteren de bulurum" dedi.
Osman Fırat
swap_vert close
Hani (o) bir ateş gördüğü zaman ailesine : "Durun!.. Ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O vakit ki, o bir ateş görmüş de ailesine demişti ki: «Durunuz, ben şüphesiz bir ateş gördüm, belki ondan size bir aydınlık getiririm, yahut ateşin yanında bir rehber bulurum.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Hani o çölde, gece yol alırken, bir ateş gördü uzaktan. “Durun! ” dedi, ailesine: “Bir ateş ilişti gözüme. Oraya doğru gideyim, Belki oradan bir kor alıp size getiririm. Belki orada yolu bilen birini bulurum. ” {KM, Çıkış 3. bölüm}
Süleyman Ateş
swap_vert close
Hani (o) bir ateş görmüştü de ailesine: "Siz durun ben bir ateş gördüm, belki ondan size bir kor getiririm, yahut ateşin yanında bir yol gösteren bulurum" demişti.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Mûsâ bir ateş gördükde ehline: "Siz burada durınız, Ben bir ateş gördüm ihtimâl ki ondan size bir parça köz getiririm yâhud bir haber alub yolumu bulurum" didi. [²]
[2] Mûsâ 'aleyhisselâm Mısır'da bir kıbtîyi katl itdikden sonra firâr idüb "Medyen"e gelmişdi. İleride tafsîlâtı gelecek vecihle orada Şu'ayb 'aleyhisselâmın kerîmesiyle teehhül iylemiş ve yigirmi sene kalmışdı. Ondan sonra vâlidesini görmek ve sıla-i rahim itmek içün Şu'ayb 'aleyhisselâmdan izin alub 'âilesiyle berâber Mısır'a müteveccihen yola çıkdı. Tûr civârına geldiklerinde gice idi, uzakdan bir ateş gördi.  
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Bir gün bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: “Durun hele; bir ateş gördüm. Belki onun korundan biraz getiririm; belki de ateşin yanında yol gösterecek birini bulurum.”
Şaban Piriş
swap_vert close
Hani bir ateş görmüştü de ailesine: - Siz durun, ben bir ateş gördüm. Belki size ondan bir kor getiririm; veya ateşin yanında bir yol gösteren bulurum demişti.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Hani o bir ateş görmüş ve ailesine “Siz durun,” demişti. “Gözüme bir ateş ilişti. Bakarsınız, ondan bir kor alıp getirir, yahut orada yol gösterecek birisini bulurum.”
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Hani, bir ateş görmüştü de ailesine şöyle demişti: "Bekleyin! Gözüme bir ateş ilişti. Olabilir ki, ondan size bir kor parçası getiririm, yahut onun üzerinde bir kılavuz bulurum."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol vaķt kim gördi odı pes eyitti ķavmına ya'nį 'avratına “eglenün bayıķ ben gördüm od. ümiddür kim getüreven size andan bir pāre od yā bulavan od ķatında ŧoġru yol.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol vaḳt ki bir od gördi, pes ehline eyitdi: Oturuñuz bunda, ben birod gördüm, ola ki size andan bir pāre od getürem, yā od yanından doġruyol ṭapam, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Musa Şüeybi Mədyəndə qoyub anasına və qardaşına baş çəkmək üçün zövcəsi ilə birlikdə Misirə gedərkən Tur dağının qərbində yerləşən Tuva vadisində gecə vaxtı bir uşağı dünyaya gəlmişdi. Onlar zil qaranlıq gecədə işıqsız qalıb yolu itirmişdilər). O zaman (Musa qarşıda) bir od görüb ailəsinə belə demişdi: “Siz (yerinizdə) durun. Mənim gözümə bir od sataşdı. Bəlkə, ondan sizə bir göz gətirdim, yaxud odun yanında bir bələdçi tapdım!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
When he saw a fire and said unto his folk: Wait! I see a fire afar off. Peradventure I may bring you a brand therefrom or may find guidance at the fire.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Behold, he saw a fire:(2541) So he said to his family, "Tarry ye; I perceive a fire; perhaps I can bring you some burning brand therefrom, or find some guidance at the fire."(2542)
2541 A fire. It appeared like an ordinary fire, which always betokens the presence of men in a desert or a lonely place. Moses made for it alone, to fetch the wherewithal for making a fire for his family, and perhaps to find some direction as to the way, from the people he should meet there. But it was not an ordinary fire. It was a Burning Bush; a Sign of the Glory of Allah. 2542 The spiritual history of Moses begins here. It was his spiritual birth. His physical life, infancy, and upbringing are referred to later on, to illustrate another point. Moses, when he grew up, left the palace of Pharaoh and went to the Midianite people, in the Sinai peninsula . He married among them, and was now travelling with his family and his flocks, when he was called to his mission by Allah. He went to look for a fire for comfort and guidance. He found a higher and holier comfort and guidance. The whole passage is full of portent meaning, which is reflected in the short rhymed verses in the original. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِذْ
bir va-kit
رَاٰ
gör- müştü
نَاراً
bir ateş
فَقَالَ
ve de- mişti
لِاَهْلِهِ
ailesine
امْكُـثُٓوا
bekleyin
اِنّ۪ٓي
doğ- rusu
اٰنَسْتُ
ben gördüm
نَاراً
bir ateş
لَعَلّ۪ٓي
belki ben
اٰت۪يكُمْ
size getiririm
مِنْهَا
ondan
بِقَبَسٍ
bir kor
اَوْ
ve- ya
اَجِدُ
bulu- rum
عَلَى النَّارِ
ateşin başında
هُدًى
bir yol gösterici
Hani o, bir ateş görmüştü de ailesine, "siz (burada durup) bekleyin; çünkü ben bir ateş gördüm. Belki ondan size bir kor getiririm veya ateşin başında bir yol gösterici bulurum" demişti.
اِذ
Zaman zarfı
اِذ
Bir vakit, o vakti ki, bir zaman, o zaman
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
اَهْل
İsim
ا ه ل
Ehl, halk, aile, sahip
مَكَثَ
Fiil-I
م ك ث
Kaldı, bekledi
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
ءَانَسَ
Fiil-IV
ا ن س
Gördü, hissetti, farketti
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اَتَى
Fiil-I
ا ت ي
Geldi, getirdi
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبَس
İsim
ق ب س
Kor, ateş
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
وَجَدَ
Fiil-I
و ج د
Buldu
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
نَار
İsim
ن و ر
Ateş
هُدَى
İsim
ه د ي
Hidâyet, yol gösterici, hidâyete erme, hidâyet rehberi, hidâyetçi