close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 114. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Fete’âla(A)llâhu-lmeliku-lhakk(u)(k) velâ ta’cel bilkur-âni min kabli en yukdâ ileyke vahyuh(u)(s) vekul rabbi zidnî ‘ilmâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Çok yücedir her şeye sahip ve mutasarrıf olan gerçek Allah ve acele etme Kur'an'ı okumak için sana vahiy tamamlanmadan ve de ki: Rabbim, bilgimi çoğalt.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Hakk olan, Tek ve Mutlak hükümdar olan Allah ne kadar Yücedir. (Ey Nebim!) O’nun (Allah’ın) vahyi Sana gelip-tamamlanmadan evvel, (telaşlanıp) Kur’an’ı (ezberlemede) acele etme. (Sana düşen) "Rabbim ilmimi (ve anlayışımı) artır", diye (dua etmektir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Bütün kâinâta hükümran olan, varlığı değişmeyen ve sonsuz gerçek olan Allah'ın şanı yücelerden yücedir. Ey peygamber! Sana O'nun vahyi tamamlanmazdan önce, Kur'ân'ı okumada acele etme, fakat daima “Ey Rabbim! Benim ilmimi artır!” de.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Hükmü her yerde geçerli, varlığında şüphe olmayan gerçek hakan, sultan olan Allah yücedir. Vahyedilmeye devam eden Kur'ân hükümlerinin nihai şekli, bütünlüğü gerçekleştirilip sana bildirilmeden, gerekli açıklamalar yapılmadan, Kur'ân'a dayalı görüş bildirmekte, uygulama yapmakta acele etme. “Rabbim, benim ilmimi artır.” de.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 23/116; 75/16-19; 114/2.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur'an('ı okuma)da acele etme ve: "Rabbim! İlmimi artır! de.
114.Bu ayeti kerimenin: "Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur`an(`ı okuma)da acele etme ve: "Rabbim! İlmimi artır! de" mealindeki kısmı hakkında İbnu Ebi Hatim, Suddi`nin şöyle söylediğini rivayet etmiştir: "Cibril (a.s.) Resulullah (a.s.)`a vahiy getirdiğinde Resulullah (a.s.) bu vahyi ezberlemek için kendini sıkıntıya sokuyor ve kendi kendini hayli yoruyordu. Çünkü getirilen vahyi tam ezberlemeden Cibril (a.s.)`in gitmesinden korkuyordu. Bunun üzerine bu ayeti kerime indirildi.Daha önce Nisa suresinin 34. ayeti kerimesinin iniş sebebinden söz edilirken de bu ayeti kerime geçmiş ve orada bir başka rivayete yer verilmişti. Orada geçen rivayetin daha sahih olduğu bildirilmiştir.  
Ali Bulaç
swap_vert close
Hak olan, biricik hükümdar olan Allah yücedir. Onun vahyi sana gelip-tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: 'Rabbim, ilmimi arttır.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Hükmünü (emir ve yasaklarını) yerine getiren, Hak olan Allah (bütün noksanlıklardan beri ve) yücedir. (Ey Rasûlüm, Cebraîl tarafından) sana vahy tamamlanmazdan evvel, (unutma korkusu ile) KUR'AN'ı okumada acele etme: “- Rabbim! Benim ilmimi artır.” de.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Gerçekten her şeyin sahip ve hükümdarı olan Allah, (seni sahipsiz bırakacağından veya o zalimleri öylece salıvereceğinden) çok yücedir. Onun sana vahyedilmesi bitmeden, Kur’an için acele etme ve “Ey Rabbim, ilmimi arttır” de.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce tekrarlamakta acele etme ve “Rabbim, ilmimi arttır!” de!
Besim Atalay
swap_vert close
Hak olan, egemen olan Allah yücedir, sana olan vahiy bitmeden, Kur'anda ivetleme, de ki: «Tanrım! artırasın bilgimi!» de
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Resul!) Kur'an'ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme! “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de!
“Vahiy sona ermeden onu okumakta acele etme!” uyarısı, Mesajı anlamak konusunda ciddi bir disipline dikkat çekmektedir. Kur’an’ı oluşturan ayetler ve sureler bir arada birbiriyle tutarlı, uyumlu ve bağlantılı tam bir ahenk içindedir. Bunun içindir ki, İlahi direktifleri tam olarak anlamak isteyen kimse, ayetleri ya da sureleri ait oldukları umumi anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan maksadını aşan sonuçlar çıkarmaya çalışmamalı, siyak-sibak bütünlüğüne dikkat etmeli, diğer ayetlerle bağlantılarını kurmalı, mesajı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bile bu bütün içinde değerlendirmelidir. Daha kapsayıcı bir ifadeyle söylemek gerekirse, Kur’an’ın tamamını bilinçaltına yerleştirerek hadiselere onun oluşturduğu zaviyeden bakmalıdır. Onun için “Kur’an okuyacağın zaman, ilâhî rahmetten kovulmuş her türlü şeytanın vesvese ve ayartmalarından Allah’a sığın!” (Nahl 16/98) buyruluyor. “Allah’a sığın” ifadesini, “Allah’ın öğretilerine sığın, onlardan destek al” şeklinde anlamalıyız. Eğer ayeti okurken kötü anlamda kalbimize bir vesvese düşerse hemen diğer ayetlerin desteğine baş vurmalıyız. Burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız!  
Cemil Said
swap_vert close
Zât ve sıfatında sâbit bir hükümdar olan Allâh’ın şânını i’lâ it. Vahiy tamam olmadıkca Kur’ân’ı okumak içün acele itme ve "Yâ rabbî benim ’ilmimi tezyîd it" di.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah Yüce'dir. Kuran sana vahyedilirken, vahy bitmezden önce, unutmamak için, tekrarda acele edip durma, "Rabbim! ilmimi artır" de.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme. “Rabbim! İlmimi arttır” de.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Gerçekliğinde şüphe bulunmayan, her şeye hükümran olan Allah yüceler yücesidir. Sana vahyi tamamlanmadan Kur’an’ı okumada aceleci davranma ve “Rabbim! İlmimi arttır” de.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana O'nun vahyi tamamlanmazdan önce Kur'an'ı (okumakta) acele etme ve «Rabbim, benim ilmimi artır» de.  
 Vahye muhatap olmanın heyecanı içinde, daha vahiy bitmeden, aldığı kısımları okumaya, telâffuz etmeye çalışan Peygamberimiz ikaz edilmekte, acele etmesine gerek bulunmadığı ifade buyurulmaktadır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Gerçek Yönetici olan ALLAH çok yücedir. Sana vahyi tamamlanmadan önce Kuran'ı (anlamak için) acele etme ve, "Rabbim, bilgimi arttır," de.
İlk okuyuşta anlayamadığımız bir ayeti, ikinci veya üçüncü okuyuşumuzda anlayabiliriz. Bazı ayetleri anlamak için Kuran'ın perspektifini kazanmak gerekir. Bazan de herhangi bir ayeti yıllar sonra ani bir ilham yoluyla anlayabiliriz. Kuranı, güçlü ve net yayın yapan bir radyo istasyonuna benzetirsek, biz de radyoya benzeriz. Gelenekler ve çevrenin etkisiyle kazandığımız yanlış bilgi ve tavırların oluşturduğu parazit yayınlar Tanrısal yayını olduğu gibi işitmemize engel olabilir. Ayrıca dalga ayarımız, transistorun durumu, pilin gücü ve antenin yönü gibi bizim kişisel tavır, ilgi ve bilgi durumumuza bağlı olan nedenler zayıf işitmemize veya hiç almamamıza neden olabilir. Hadisçi-Sünnetçi radyolar, Kuran kanalından parazitli ve kesintili yayın almaya mahkumdur (2:20).  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Hükmü her yerde geçerli gerçek hükümdar olan Allah yücedir. (Ey Muhammed!) Kur'ân sana vahyedilirken, vahiy bitmeden önce (unutma korkusu ile) Kur'ân'ı okumada acele etme; "Rabbim! benim ilmimi artır" de.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Demek ki Allah o hak şehinşah yüksek, çok yüksek, maamafih sana vahyi tamam edilmeden evvel Kur'anı acele etme ve de ki «rabbım artır beni ılimce»
Emrah Demiryent
swap_vert close
Mutlak hükümran olan Allah (‘ın şanı), çok yücedir. Sana gelen vahiy tamamlanmadan önce (unutma korkusu ile) Kur’ân’ı okumada acele etme ve “Rabbim ilmimi arttır” de.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yüceler yücesidir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce acele etme. “Rabb'im bana bilgiyi arttır.” de.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
(Öyle ya, o Hak kelâmıdır. Padişahlar) padişah (ı) olan, Hak olan Allah (ın şaanı) çok yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmazdan evvel Kur'an (ı okumada) acele etme, «Rabbim, benim ilmimi artır» de.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte gerçek hükümdâr olan Allah, çok yücedir. (Ey Habîbim!) Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'ân'(ı okuma)da acele etme! Ve “Rabbim! İlmimi artır!” de!
İhsan Aktaş
swap_vert close
Egemenliğin gerçek sahibi olan Allah her şeyden (tüm beşeri niteliklerden) yücedir. Öyleyse, (herhangi bir konuda) onun vahyi sana bütünüyle ulaştırılmadan önce Kur’an’la (hüküm vermekte hemen) acele etme. Ve (daima)"Ey Rabbim, ilmimi (idrâk ve anlayışımı) artır!"de.*
(*)… İşte burada da Hz. Peygambere “Kur’an’ın sana vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme!” buyrularak hüküm verme konusunda gelecek olan vahyi beklemesi emrediliyor. Bugün böyle bir problem olmadığına ve Kur’an’ın tamamı/vahyin bütünü elimizde olduğuna göre parçacıl bir yaklaşımla hüküm vermekte aceleci davranmamalıyız ve mutlaka Kur’an’ın bütünü üzerinden değerlendirme yapmalıyız! (C. Külünkoğlu Meal. Açıklaması) Bu âyetin 105. âyet ışığında açılımı şudur: “sana sorulan soruların cevabı ulaştırılmadan önce tez canlı davranarak görüş bildirme” (Ebu Müslim’den nkl: Râzî). (M. İslamoğlu Meal Açıklaması) Bu ayet -klasik müfessirlerden çoğunun belirttiği gibi- büyük bir ihtimalle, her ne kadar ilk ağızda Muhammed (s)’e hitab ediyor olsa da, aslında, bütün çağlarda Kur’an okuyan herkesi ilgilendirmektedir. Yukarıdaki ayetin ifade ettiği mesaj şöyle özetlenebilir: Kur’an Allah’ın Kelâmı, Allah’ın Sözü ve mesajı olduğuna göre, onu oluşturan parçaların hepsi -ibareler, cümleler, ayet ve sureler- bir arada birbiriyle tutarlı ve bağlantılı tam bir bütün meydana getirmektedirler. Bunun içindir ki, Kur’an mesajını tam olarak anlamak isteyen kimse, “aceleci yaklaşımlardan”, yani ayetleri ait oldukları umumî anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan aceleci sonuçlar çıkarmaktan sakınmalı, Kur’an’ı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bu bütün içinde değerlendirmelidir. (M. Esed Meal Açıklaması) İşte bu âyetin Hz. Peygamberle ilgili yönü vahyin inişine atıfta bulunurken, iman edenlerle ilgili yönü de Kur’ân’ın bir bütün halinde dikkate alınmasını ve iyice kavranmasını emretmektedir. Çünkü Kur’ân’ın âyetleri birbirini tamamlar ve açıklar. Bu âyetlerden bir veya ikisini alıp Kur’an’ın geri kalan kısmından soyutlayarak onlardan anlam çıkarmak, insanı ciddî yanlışlara sürükleyebilir. Not: İbn Abbas’a dayandırılan rivayete göre; ‘’Hz. Peygamber ilk dönemlerde kendisine gelen Kur’an vahyini ezberleme konusunda oldukça aceleci davranıyor, bir kelime veya harfi kaçırma korkusuyla Cebrâil vahyi henüz tamamlamadan tekrar etmeye çalışıyordu. Bu sebeple Resûlullah’a Kur’an okurken acele etmemesini emrediyor!’’ şeklinde bir rivayet vardır! Oysa İbn Abbas’a dayandırılan böyle rivayetin olması şu gerekçelerden dolayı mümkün değildir. 1. İbni Abbas, Hz. Peygamberin vahiy aldığında dilini kımıldatarak acele ettiği olaya sanki şahit olup bizzat gözleriyle görmüş gibi aktarmaktadır. Yani bunu Hz. Peygamberden veya başka birinden aktarmıyor. 2. Konumuzla ilgili Ta-ha sûresi, Kıyamet sûresi ve A’la sûresi Mekki olup bu sûreler indiği zaman İbn Abbas dünyaya bile gelmemişti. 3. Bu nedenle onun böyle bir olaya şahit olması mümkün değildir. 4. Hz. Peygamber vefat ettiğinde de İbn Abbas henüz bir çocuk idi. 5. Basit bir konuda bile bir çocuğun şahitiği kabul edilmediği hâlde, İslam ümmeti için çok önemli olan, Hz. Peygamberin vahiy hususundaki böyle bir davranışı çocuk yaşta olan birinden öğrenmek doğru mu? 6. Çok önemli bir olay dedim, çünkü İbn Abbas’a dayandırılan bu rivayet yüzünden Ta-hâ sûresi-114, Kıyamet suresi-16-19 ve Â’la suresi- 6-7. ayetlerin tefsirleri de hep yanlış yapılmaktadır. 7. İbn Abbas’a dayandırılan rivayetten farklı başka rivayetler de vardır, peki hangisi doğru? 8. Resulullahın böyle bir davranışı olsaydı, yüce Allah birkaç ayetle değil, sadece bir ayetle onun bu davranışını hemen düzeltebilirdi. İşte bu sebeplerden dolayı, İbn Abbas’a dayandırılan yukarıdaki rivayetin sahih olmadığını, bilakis ona uydurulduğunu göstermektedir. ومعنى {من قبل أن يقضى إليك وحيه} أي من قبل أن يتم وحي ما قضي وحيه إليك، أي ما نُفذ إنزاله فإنه هو المناسب. فالمنهي عنه هو سؤال التعجيل - وعن مجاهد وقتادة أن معناه: لا تعجل بقراءة ما أُنزل إليك لأصحابك ولا تُمْلِه عليهم حتى تتبين لك معانيه. وعلى هذا التأويل يكون قضاء الوحي تمام معانيه. وعلى كلا التفسيرين يجري اعتبار موقع قوله {وقل رب زدني علماً}. (التحرير والتنوير) فيحتمل المراد من قبل أن يقضى إليك تمامه، ويحتمل أن يكون المراد من قبل أن يقضى إليك بيانه، لأن هذين الأمرين لا يمكن تحصيلهما إلا بالوحي، ومعلوم أنه عليه السلام لا ينهى عن قراءته لكي يحفظه ويؤديه فالمراد إذن أن لا يبعث نفسه ولا يبعث غيره عليه حتى يتبين بالوحي تمامه أو بيانه (مفاتيح الغيب)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Yüceler yücesi Allah, her şeyin tek sahibi, doğru ve gerçek olan, bizatihi kendisidir. Kur’an’ın sana vahy edilmesi tamamlanmadan önce, onu okumak için acele etme. Yalnızca “Rabbim ilmimi artır” de.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Hakan olan, doğru olan Allah yücedir. Kur’an’ın senin gönlüne bildirilmesi işi sona ermedikçe onu okumaya seğirteyim deme. "Çalabım! Benim bilimimi artır" de.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Hükümdar olan, hak olan [¹] Allah her şaibede münezzeh, âlidir. Sana Kur/an/ın vahyi bitirilmeksizin onu kıraatte acele etme. «Yâ Rab! İlmimi artır» de.
[1] Emir ve nehyi nafiz, vaadi umulmaya, vaadi korkulmaya lâyık zat ve sıfatında sabit; milki ve ilâhiyetj kendisinden olan.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Melik ve Hak olan Allah, yüceler yücesidir! (Ey Peygamber!) Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur’an’ı okumakta acele etme. “Rabbim ilmimi artır!” de.
Kadri Çelik
swap_vert close
Hak hükümdar olan Allah yücedir. Vahyi sana gelip tamamlanmadan evvel, Kur'an'ı (okumada) acele etme ve de ki: “Rabbim, ilmimi arttır!”
Mahmut Kısa
swap_vert close
Demek oluyor ki; Allah, insanoğlunun tasavvur ettiği her şeyin üstünde ve ötesindedir, eşi benzeri yoktur, yüceler yücesidir; mutlak egemenlik sahibi, gerçek hükümdardır; doğrunun, gerçeğin, hakkın ve hakîkatin ta kendisidir! Bu arada, ey Muhammed; Cebrail sana vahiy indirirken, Kur’an’ın vahyi tamamlanmadan önce, onu unuturum endişesiyle acele davranıp ayetleri ezberlemeye çalışma; Korkma, bütün ayetleri senin kalbine nakşedip, hepsini ezberlemeni sağlayacağız. Ve sen, ey Kur’an okuyucusu; bu kitabı doğru anlamak istiyorsan, peşin ve aceleci yaklaşımlardan sakın; ayetleri, ait olduğu genel anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan aceleci hükümler çıkarma. Kur’an’ı bir bütün olarak ele al ve bir kaç anlama gelebilecek ayetleri, o bütün içinde değerlendirmeye çalış.Ve ne kadar bilgili olursan ol, hiçbir konuda kendini yeterli görme; dâimâ, “Ey Rabbim, anlayış, idrâk veilmimi artır!” de ve bunun gereği olan okuma, öğrenme, araştırma ve düşünme faaliyetlerini bir an bile kesintiye uğratma.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Gerçek Melik Allah çok yücedir. Sana onun vahyi tamamlanmadan / gerçekleşmeden önce Kur’ân’la ilgili acele etme! Rabbim! İlmimi artır!” de!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Evrenin gerçek hakimi yüce Allah’tır Resulüm! Sana indirilen vahyin daha sonu gelmeden hemen okumaya davranma. " Ya Rab ilmimi arttır " diye dua et...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Yeryüzünün gökyüzünün gerçek hükümdarı Allah’tır. Yalnız Allah’ın yasalarıyla çizilen yol geçerlidir. Her kim Allah’ın yasalarına karşı çıkar, kendi yasalarıyla veya yoluna uyarak, kendine önder seçtiği liderlerinin sınırlı akıllarıyla yaptığı yazboz yasalarıyla kendine yol çizerse; onlar suç işlemişlerdir. Onlara gereken ceza hesap günü verilir. Allah’ın şanı yücedir. Hiçbir yasa koyucunun hükmü Allah’ın yasasının önüne geçemez. Onun için sana ayetlerimiz okunurken acele etme! Sonuna kadar dinle! “Rabbim ilmimi artır!” diyerek Rabbine yönel! Rabbin seni yalnız, ilimsiz bırakmaz.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. [*] Sana onun vahyi tamamlanmadan önce Kur’an’la ilgili acele etme [*] ve “Rabbim! İlmimi artır!” de.
Benzer mesaj: Mü’minûn 23:116.,Hz. Muhammed’e yönelik bu buyruk, Kıyâmet 75:16-19’daki mesajla hiçbir şekilde ilişkili değildir.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah, yüceler yücesidir. (Ey Muhammed) Kur’an sana vahyedilirken onun indirilişi bitmeden önce (unutma korkusu ile) tekrarda acele edip durma¹ ve: “Ey Rabbim! İlmimi artır.” de.
1 Peygamberimiz vahyi alırken âyetleri, vahyin inişi sona ermeden tekrar ediyor ve onları unutmaktan korkuyordu. Bu ise onu, çok yoruyordu. Allah, onun kalbini rahatlatmak için bu âyeti indirmiştir. Bk. (Kıyame:16-19, A’la: 6)  
Muhammed Esed
swap_vert close
Öyleyse, [bil ki] Allah, var olan her şeyin ötesindeki yüceler yücesidir; mutlak ve nihaî egemenlik sahibi, mutlak ve nihaî Gerçek’tir; ⁹⁹ dolayısıyla, Kur’an’ın vahyi sana bütünüyle ulaştırılmadan önce onun hakkında (görüş bildirmekte) tezlik gösterme; ¹⁰⁰ fakat [daima] “Ey Rabbim, benim ilmimi artır!” de. ¹⁰¹
99 Hakk ismi Allah’ın bir sıfatı olarak kullanıldığında, yarattığı geçici ve değişken âlemin ötesinde, mutlak ve katıksız anlamda, ezelî ve ebedî olan ve değişmeksizin var olan nihaî “gerçek” anlamını ifade eder: beri yandan Allah’ın Melik sıfatı, O’nun var olan her şeyin üstündeki mutlak egemenliğini ifade etmektedir ve bunun için de çeviride “mutlak ve nihaî egemenlik Sahibi” ifadesiyle aktarılmıştır.100 Lafzen, “Kur’an’da acele etme/tezlik gösterme” (bkz. bir sonraki not).101 Bu ayet -klasik müfessirlerden çoğunun belirttiği gibi- büyük bir ihtimalle, her ne kadar ilk ağızda Muhammed (s)’e hitab ediyor olsa da, aslında, bütün çağlarda Kur’an okuyan herkesi ilgilendirmektedir. Yukarıdaki ayetin ifade ettiği mesaj şöyle özetlenebilir: Kur’an Allah’ın Kelâmı, Allah’ın Sözü olduğuna göre, onu oluşturan parçaların hepsi -ibareler, cümleler, ayet ve sureler- bir arada birbiriyle tutarlı ve bağlantılı tam bir bütün meydana getirmektedirler (karş. 25:32’nin son cümlesi ve ilgili 27. not). Bunun içindir ki, Kur’an mesajını tam olarak anlamak isteyen kimse, “aceleci yaklaşımlardan”, yani ayetleri ait oldukları umumî anlam örgüsünden soyutlayarak onlardan aceleci sonuçlar çıkarmaktan sakınmalı, Kur’an’ı bir bütün olarak ele almalı, münferit meseleleri bu bütün içinde değerlendirmelidir. (Keza bkz. 75:16-19 ve ilgili notlar.)  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Her şeye gerçek hükümran olan Allah, yücelerden yücedir. Kuran sana vahyolunurken vahiy tamamlanmadan önce herhangi bir konuda hüküm vermek için acele etme! Ve “Rabbim ilmimi artır!” de. 2/120, 7/52, 34/6, 35/28
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Sonuçta, aşkın olan Allah, mutlak otoritenin sahibi olarak mutlak hakikatin de kaynağıdır: şu halde O’nun vahyi tamamıyla sana ulaştırılmadan önce, Kur’an hakkında tez canlı davranarak (sonuç çıkarma);[²⁶³⁹] fakat, “Rabbim, ilmimi artır!” de.[²⁶⁴⁰]
[2639] Bu âyetin 105. âyet ışığında açılımı şudur: “sana sorulan soruların cevabı ulaştırılmadan önce tez canlı davranarak görüş bildirme” (Ebu Müslim’den nkl: Râzî). [2640] İbn Abbas namaz kıldırırken bu sûreyi okur, bu âyetin ardından vahiyle diyaloga girerek şu duayı edermiş: “Ey Rabbim, benim de ilmimi artır!” (İbn Kesir).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Artık şüphe yok ki, bütün alemlerin hükümdarı olan Allah, yücelerin Yücesidir! (Ey Muhammed) Sana vahiy tamamlanmadan evvel Kur'an'ı okumakta acele etme de, "Ey Rabbim ilmimi artır!" de.
Osman Fırat
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur’an ile acele etme. Ve "Rabbim! İlmimi arttır" de.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Artık şüphe yok ki, melîk-i hak olan Allah Teâlâ pek müteâlîdir. Ve sana vahyedilmesi tamam olmadan evvel Kur'an'ı okumakta acele etme ve de ki: «Yarabbi! Benim için ilmi artır.»
Suat Yıldırım
swap_vert close
Demek ki gerçek Hükümdar olan Allah çok Yücedir. Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan unutma endişesi ile Kur'ân'ı okumada acele etme ve: “Ya Rabbî! Benim ilmimi artır. ” de! [23, 116; 75, 16-19; 114, 2] {KM, Çıkış 15, 18; İşaya 24, 23}
Vahyin başlangıcında Peygamber Efendimiz, vahyedilen âyetleri unutmamak için gayri ihtiyarî içinden dilini kıpırdatarak tekrarlıyordu. Bu, müteakip âyetleri de bellemesine engel olabilirdi. Allah Teâlâ Kıyame, 16-18 âyetleriyle unutturmama garantisi verince, Hz. Peygamber rahatladı. Allah, Resul-i Ekremine ilmini artırmasından başka bir şey artırmayı istemesini emretmemiştir. İbn Mes’ud (r.a) bu âyeti okuduğunda: “Ya Rabbî, benim ilmimi, imanımı ve yakinimi (kesin inancımı) artır.” diye dua ederdi.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah, yücedir. Sana vahyedilmesi henüz tamamlanmadan Kur'an'ı acele okumağa kalkma; "Rabbim, ilmimi artır!" de.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ hakk-ı melikdir. (Yâ Muhammed) Sana vahiy hitâm bulmazdan Kur'ân'da (teblîğde) acele itme. Ve "Yâ Rabbî 'ilmimi artır" söyle.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Gerçek hükümdar olan Allah pek yücedir. Kur'ânın[*] vahyi tamamlanmadan hüküm vermekte acele etme. “Rabbim ilmimi (bilgimi) artır” de.
[*] ilgili anlam kümesinin  
Şaban Piriş
swap_vert close
Gerçek hükümran olan Allah, yücedir, Vahyi sana tamamlamadan önce Kur'an'a / okumaya acele etme ve “Rabbim bilgimi artır!” de.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Egemenliğin gerçek sahibi olan Allah herşeyden yücedir. Sana vahyedilmesi tamamlanmadan Kur'ân'da acele etme. Ve “Rabbim, ilmimi arttır” de.(12)
(12) Bu âyetin Peygamberimizle ilgili yönü vahyin inişine atıfta bulunurken, ümmetiyle ilgili yönü de Kur’ân’ın bir bütün halinde dikkate alınmasını ve iyice kavranmasını emretmektedir. Çünkü Kur’ân’ın âyetleri birbirini tamamlar ve açıklar. Bu âyetlerden bir veya ikisini alıp Kur’ân’ın geri kalan kısmından soyutlayarak onlardan anlam çıkarmak, insanı ciddî yanlışlara sürükleyebilir. Âyetin sonundaki dua da Kur’ân’ın bu konudaki uyarısını desteklemektedir.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O Melik/o hak hükümdar olan Allah, yüceler yücesidir. Sana vahyi tamamlanmadan önce, Kur'an hakkında aceleci olma. Şöyle de: "Rabbim, ilmimi artır!"
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
pes yüce oldı Tañrı pādişāh Tañrılıġa lāyıķ. daħı ivme ķur’ān oķımaġa andan ilerü kim tamām olına şendin yaña oķımaķlıķ daħı eyit “iy çalabum! arturı vir baña bilmeġi.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Yücedür, münezzehdür, Tañrı Ta‘ālā mālikü’l‐mülūkdür. TizletmeḲur’ān oḳumaġı, saña Cebrā’il gelmezden burun vaḥy‐ile. Daḫı eyit: Yā Rabb,artur benüm ‘ilmümi, didi.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Həqiqi hökmdar olan Allah (hər şeydən) ucadır! (Müşriklərin Ona aid etdikləri sifətlərdən uzaqdır!) Həm də (ey Peyğəmbərim! Cəbrail tərəfindən) sənə tamam-kamal vəhy olunmadan əvvəl Qur’anı oxumağa tələsmə və: “Ey Rəbbim! Mənim elmimi artır!” – de.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Then exalted be Allah, the True King! And hasten not (O Muhammad) with the Qur’an ere its revelation hath been perfected unto thee, and say: My Lord! Increase me in knowledge.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
High above all is Allah, the King, the Truth! Be not in haste with the Qur´an before its revelation to thee(2639) is completed, but say, "O my Lord! advance me in knowledge."
2639 Allah is above every human event or desire. His purpose is universal. But He is the Truth, the absolute Truth: and His kingdom is the true kingdom, that can carry out His will. That Truth unfolds itself gradually, as it did in the gradual revelation of the Qur'an to the Prophet. But even after it was completed in a volume, its true meaning and purpose only gradually unfold themselves to any given individual or nation. No one should be impatient about it On the contrary, we should always pray for increase in our own knowledge, which can never at any given moment be complete (Cf. 75:16).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
فَتَعَالَى
çok yücedir
اللّٰهُ
Allah
الْمَلِكُ
Melik
الْحَقُّۚ
gerçek
وَلَا تَعْجَلْ
ve acele etme
بِالْقُرْاٰنِ
Kur'ân'da
مِنْ قَبْلِ
önce
اَنْ يُقْضٰٓى
tamamlanmadan
اِلَيْكَ
sana
وَحْيُهُۘ
vahyedil- mesi
وَقُلْ
ve de
رَبِّ
Rabb-im
زِدْن۪ي
bende arttır
عِلْماً
ilmi
Gerçek Melik (hükümdar) olan Allah çok yücedir. (Resulüm!) Sana vahyedilmesi tamamlanmadan önce Kur'ân(ı ezberleme)de acele etme! Ve, "Rabbim! İlmimi arttır!" de.
عَلَا
Fiil-I
ع ل و
Çok yüce oldu, yükseldi, üstün geldi, büyüklük tasladı
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مَلِك
İsim
م ل ك
Melik (Allah'ın ismi, esmasıdır. Mülkündeki herkesi ve her şeyi idare eden demektir), hükümdar, efendi, kral
حَقّ
İsim
ح ق ق
Hakk (Allah'ın esması, ismidir. Hakk olan, gerçek olan demektir), hak, hakkını verdi, hakiki, gerçek, hakikat
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عَجِلَ
Fiil-I
ع ج ل
Acele etti
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
قَبْل
İsim
ق ب ل
Önce, öteden beri
اَن
Edat
اَن
Ki, diye, iken, ötürü, -mek, -mak
قَضَى
Fiil-I
ق ض ي
Hükmetti, bitirdi, hüküm verdi, takdir etti, tamamladı, yerine getirdi, karar verdi
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
وَحْىٌ
İsim
و ح ي
Vahiy
قَالَ
Fiil-I
ق و ل
Dedi, buyurdu, söyledi
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
زَادَ
Fiil-I
ز ي د
Arttı, ziyade kıldı, ziyadeleşti
عِلْم
İsim
ع ل م
İlim, bilgi