close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 113. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vekeżâlike enzelnâhu kur-ânen ‘arabiyyen vesarrafnâ fîhi mine-lva’îdi le’allehum yettekûne ev yuhdiśu lehum żikrâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
İşte biz, belki çekinirler, yahut onlara bir öğüt olur, bir ibret verir diye Arapça olan Kur'an'ı indirdik ve onda, bazı tehditleri tekrartekrar söyledik, açıkladık.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Böylece Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Onda korkulması ve sakınılması gereken şeyleri türlü şekillerde izah ettik; umulur ki (Kur’an’la) takvaya erişeceklerdir, ya da onlar için (Kur’an) düşünme (tezekkür ve tefekkür yeteneğini geliştirip) ortaya çıkarıverecektir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
İşte böylece biz sana, bu Kur'ân'ı Arap diliyle ifade edilmiş şekilde indirdik ve O'nda her türden uyarıyı tekrar tekrar apaçık dile getirdik ki, insanlar yollarını bizim kitabımızla bulsunlar diye, yahut bu kitap ve içindeki tehditler, onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirmesi için.
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşte böyle uyarılar yapmak için biz Kur'ân'ı bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap olarak indirdik. Onda ikazları çok yönlü açıkladık. Umulur ki Allah'a sığınmalarına, emirlerine yapışmalarına, günahlardan arınıp azaptan korunmalarına, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarına ve özgürlüklerine sahip çıkarak şahsiyetli davranmalarına, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olmalarına yahut onlarda ibret ve uyanış doğurmasına vesile olur.
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri çeşitli şekillerde açıkladık. Umulur ki sakınırlar ya da bu onlara bir ibret verir.
Ali Bulaç
swap_vert close
Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda korkulacak şeyleri türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup-sakınırlar ya da onlar için düşünme (yeteneğini) oluşturur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
İşte böylece biz, onu Arabca bir KUR'AN olarak indirdik. Onda tehdidlerden nice türlüsünü tekrar tekrar beyan ettik ki, belki sakınır ve takva yolunu tutarlar; yahud o (Kur'an'daki nasihat ve tehditler), onlara bir ibret ve uyanış verir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte Biz, o mesajı Arapça bir Kur’an olarak indirdik. Onlara azap verileceğini tekrar tekrar çeşitli ifadelerle haber verdik ki, sakınsınlar ve onlara bir bilgi, bir mesaj versin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Biz, onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda uyarıları ayrıntılı olarak açıkladık ki, belki saygılı olurlar, yahut onlara bir hatırlatma yapar.[319]
[319] Kur’ân’ın işlevi ve dua hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XII, 355-358.  
Besim Atalay
swap_vert close
Onların sakınmaları, ya da öğüt almaları İçin, biz Arapça olarak Kur'anı İndirdik, içersinde nice nice korkutmalar, ya da öğüt söyledik
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
İşte böylece biz onu (insanlar anlasın diye) Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret ve uyanış olsun diye onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık.
Cemil Said
swap_vert close
Kur’ân’ı arabca inzâl iyledik. Va’d ve tehdîdlerimiz ânın içindedir. Belki nihâyetde Allâh’dan korkarlar, belki Kur’ân ânları düşündirir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
İşte Kuran'ı, Arapça okunmak üzere indirdik, onda tehditleri türlü türlü açıkladık ki belki sakınırlar yahut onlara ibret verir.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
İşte böylece biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut onlara bir uyarı versin diye onda tehditleri teker teker sıraladık.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte, sakınsınlar yahut hatırlamalarını sağlasın diye onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda uyarılarımıza tekrar tekrar yer verdik.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
(Resûlüm!) Biz onu böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları tekrar tekrar açıkladık. Umulur ki onlar (bu sayede günahtan) korunurlar; yahut da o (Kur'an) kendileri için bir ibret ortaya koyar.
Edip Yüksel
swap_vert close
Biz, böylece onu Arapça bir Kuran olarak indirdik. Erdemli davranırlar veya onlar için bir öğüt olur diye onda geleceğin haberlerini çeşitli biçimlerde açıkladık.
Bu ayetin bir başka anlamı için bak 43:3.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
İşte böylece biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Onda tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık ki belki sakınırlar, yahut onlara bir ibret ve uyanış verir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve işte onu böyle Arabî bir Kur'an olarak indirdik ve bunda vaîydden türlü şekilde tekrar yaptık, ki belki korunur takvâ yolunu tutarlar, yahud da o, onlara bir zikr ihdas eyler
Emrah Demiryent
swap_vert close
Biz onu, Arapça bir Kur’ân olarak vahyettik. Allah’a karşı gelmekten sakınsınlar ve kendilerine bir ibret teşkil etsin diye ondaki uyarı ve tehditlerimizi farklı üslûplarla (tekrar ederek) açıkladık.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir hadis¹ olur.
1 – Söz, anlatı, bildirim.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Biz onu böylece Arabca bir Kur'an olarak indirdik, onda tehdîdlerden (nicesini) tekrar tekrar açıkladık. Olur ki (meaasîden) korunurlar, yahud o, kendilerinde yeni bir haatıra ve ibret canlandırır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte böylece onu, Arabca bir Kur'ân olarak indirdik ve onda (yaptığımız)tehdidleri türlü şekillerde açıkladık. Tâ ki onlar (günahlardan) sakınsınlar, ya da (o Kur'ân), onlar için (ders alacakları) bir ibret meydana getirsin.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve işte böylece biz onu (kitabı) sana Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve onda her türden uyarıyı dile getirdik ki, insanlar (kötülüklerden) korunsunlar yahut bu (kitap) onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirsin.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
İşte böylece Kur’an’ı sana Arapça olarak indirdik. Bu Kur’an’ın içerisinde, insana vaat edilen karşılıkların hepsini kullandık (anlattık) ki, korunurlar veya onlarda öğüt alma kabiliyeti meydana gelir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Böylece Biz o Kur’an’ı arap diliyle, okunmak için bildirdik. Orada gözdağının her türlüsünü de verdik ki insanlar sakınsınlar, kendilerine bir öğüt olsun, diye.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Kur/an/ı böylece sakınabilmeleri veya kendileri için bir ibret teşkil edebilmeleri için arabî olarak indirdik, tehditlerimizi tekrar ettik.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) İşte böylece Biz onu Arapça bir Kur’an olarak indirdik. İnsanlar belki sorumluluk bilinci taşırlar veya onlar için bir hatırlatma/bir bilgi meydana getirir diye tehditleri [va’îd] teker teker sıraladık.
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece biz onu, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda ikazları türlü şekillerde açıkladık; umulur ki korkup sakınırlar veya onlar için bir hatırlama (uyanış) icat eder.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey insanoğlu! İşte böylece Biz bu kitabı, Arapça yani,hiç bilmediğiniz bir dilde değil, okunup anlaşılabilen ve hayatın her cephesini kuşatan; insanın bulunduğu her yerde sürekli okunup gündeme getirilmesi gereken bir Kur’an olarak gönderdik ve içerisinde, her türden uyarıyı tekrar tekrar ele alıp açıkladık ki, önce Kur’an’ın ilk muhatabı olan Araplar, daha sonra da tüm insanlar iyiliklere, güzelliklere yönelip kötülüklerden sakınsınlar; yâhut bu ibret verici ayetler, onların en azından gaflet uykusundan uyanmalarını ve öğüt alıp düşünmelerini sağlasın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
İşte böyle, onu anlaşılır bir kur’ân / okuyuş olarak indirdik; onun içinde va’îdlerden / tehditlerden bir kısmını evire çevire açıkladık. Umulur ki sakınıp korunurlar veya onlara bir hatırlatma yapar.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! biz bu Kuran’ı, anlaşılır bir Arapça ile indirdik. İçine de sık sık uyarılar sepeledik ki, Okuyan kendisini sağlama alsın. Ya da en azından dikkat etsin.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Onlara okudukları Arapça bir kitap gönderdik. Kitapta yol gösteren bilgiler verdik. Akıl edip düşünmeleri için deliller sunduk. Her şeyi tekrar tekrar açıkladık. Gereken uyarıları defalarca yaptık. Umulur ki hata yapmaktan, yasalarımıza karşı çıkarak suç işlemekten kurtulurlar. Kendilerine güzel bir yol çizerler. Yasalarımıza uyarak tertemiz insan olurlar. Başlarına gelenlerden, yaşadıklarından, ayetlerimizden kendilerine gerekli dersleri çıkarırlar. Böylece şaşırmaktan, şaşırtılmaktan kurtulurlar.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Biz o (Kur’an’ı), insanlar [takvâ]lı (duyarlı) olsunlar veya onlar için (gerçeği) hatırlama oluştursun diye Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve uyarıları onda tekrar tekrar açıkladık.
Mehmet Türk
swap_vert close
İşte böylece Biz o (Kur’an’ı), Arapça bir Kur’an olarak indirdik ve sakınırlar yahut onlara bir ibret ve uyanış verir diye onda ikazları, tekrar tekrar açıkladık.
Muhammed Esed
swap_vert close
İŞTE BÖYLECE ⁹⁶ bu [vahyî mesajı] Biz sana Arap diliyle (ifade edilmiş) bir hitabe olarak indirdik; ⁹⁷ ve onda her türden uyarıyı apaçık dile getirdik ki, insanlar Bize karşı sorumluluk bilinci taşısınlar; yahut bu (kitap) onlarda yepyeni bir bilinç uyanıklığı meydana getirsin. ⁹⁸
96 Bu pasajla bağlantılı olan yukarıda 99. ayette olduğu gibi, burada da kezâlike (“böylece”) zarfı Kur’an’ın ifade tarzına ve amacına işaret eden bir atıf durumundadır.97 Lafzen, “Arapça bir hitabe (kur’ân) olarak”. Bkz. özellikle, 12:2, 13:37, 14:4, 19:97 ve ilgili notlar.98 Lafzen, “Bilinçli ve duyarlı olsunlar ve bu (kitap) onlarda bir hatırlama/bir uyanma meydana getirsin”. Burada “hatırlama” Allah’tan yana bir hatırlama anlamınadır. Ehdese fiili “[bir şeyi] var etti”, yani “yeniden yahut ilk defa meydana getirdi” demektir; zikr ismi ise “hatırlama/hatıra”, yahut “bir şeyin akılda tutulması” veya “akla getirilmesi” (Râgıb), yani “bilinç düzeyine çıkması/çıkarılması” demektir.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İşte biz bu vahyi böylece Arapça bir Kuran olarak indirdik. Belki korunurlar veya onlara yeni bir öğüt olur diye vereceğimiz cezaları tekrar tekrar ortaya koyduk. 13/37, 14/4, 19/97, 26/192...196, 39/27-28, 41/3
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
VE böylece Biz bu (vahyi) Arapça bir hitâb[²⁶³⁷] olarak indirdik; ve ondaki tüm uyarıları bütün boyutlarıyla ortaya serdik: Belki sorumluluk duyarlar veya (bu mesaj) onların (fıtratlarında zaten) var olanı hatırlatarak yeniden ortaya çıkarır diye.[²⁶³⁸]
[2637] Kur’âneni “hitap olarak” şeklindeki çevirimizin gerekçesi için bkz: 10:15, not 26. ‘Arabiyyen sıfatı, hem lafzen hem delâleten Kur’an vahyinin açık ve anlaşılır niteliğini ifade eder (Bkz: 43:3 not 3 ve 16:103 not 116) [2638] Ahdese, “Bir şeyi sonradan ortaya çıkardı, yeniden meydana getirdi” anlamına gelir. Zikr, unutulan bir şeyi hatırlamakla ilgilidir. Bu iki kelimenin anlamları bir arada düşünüldüğünde, âyette ifade edilen hakikat şudur: İlâhî format olan fıtrat, altyapıdır. Bu altyapının üzeri çeşitli nedenlerle örtülerek insandaki İlâhî inşanın temelleri kaybolabilir. Vahiy, işte insan tarafından unutulan bu temellerin varlığını ortaya çıkaran hatırlatıcıdır. Vahyin hatırlattığı en çarpıcı gerçek, insanın kişisel bütünlüğü, iç barışı ve ebedî saadeti için altyapıya uygun bir üstyapı inşasının kaçınılmazlığıdır. 115. âyetin dile getirdiği hakikat de budur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed) biz onu (Kur'an'ı) böylece Arapça bir Kur'an olarak indirdik, sakınıp ibret alsınlar diye de tehditlerden nicesini tekrar tekrar açıkladık.
Osman Fırat
swap_vert close
Biz sana onu böyle Arapça bir Kur’ân olarak indirdik ve onda va’d edilenleri (tehditleri) açıkladık ki belki korunurlar. Veya (Kur’ân, ) onlara bir hatırlama olsun.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve böylece O'nu bir Arabî Kur'an olarak indirdik ve O'nda tehditlerden mükerrer şeyler açıkladık. Belki korunurlar, yahut onlar için bir öğüt vücuda getirmiş olur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
İşte böylece bu kitabı Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ve onda uyarı ve tehditlerimizi farklı üsluplarla anlattık. Ta ki insanlar Allah'a karşı gelmekten korunsunlar ve ta ki o, kendilerine bir ibret ve uyanış versin.
İbret verecek şey, Kur’ân veya yapılan tehditler olabilir.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz sana onu böyle Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onda tehditleri türlü biçimlere çevirip açıkladık ki korunsunlar. Yahut (Kur'an,) onlara bir hatırlama yaptırsın.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Nâsın Allâh'dan korkub ittikâ itmeleri veyâhud mütte'iz olmaları içün sana arabca olarak Kur'ân'ı indirdik ve onda va'îdlerimizi zikr itdik.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Böylece onu, Arapça kur'ân[*] olarak indirdik. Belki çekinirler ya da bilgi edinirler diye tehditleri onun içine, değişik şekillerde yerleştirdik.
[*] Kümeler halinde, küme küme  
Şaban Piriş
swap_vert close
-Biz onu işte böyle Arapça Kur'an olarak indirdik. Belki sakınırlar veya onlara ibret olur diye tehditleri o kitapta açıkladık.
Ümit Şimşek
swap_vert close
İşte böylece onu sana Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ve onda tehditlerimizi çeşitli şekillerde açıkladık—tâ ki Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar, yahut bu onlar için bir zikir(11) vesilesi olsun.
(11) İbret, tefekkür, öğüt. 99’uncu âyetin açıklamasında da geçtiği gibi, Kur’ân’ın indiriliş amacı burada da vurgulanmaktadır.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Biz onu işte böyle, Arapça bir Kur'an olarak indirdik ve onun içinde tehditleri türlü ifadelerle sıraladık ki sakınabilsinler, yahut da Kur'an onlara yeni bir hatırlatıcı/hatırlatma sunsun.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ancılayın indürdük anı ķur’ān iken 'arabça daħı döndürdük anuñ içinde ķorķıtmaķdan ola kim anlar ķorķalar yā yiñileye anlaruñ içün ķur’ān.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi indürdük Ḳur’ānı ‘Arab dilince. Tekrār söyledük anda ‘aẕābāyetlerini, ola kim Tañrıdan ḳorḳalar, yā ögüt ḥāṣıl ola özlerine işitdüklerivaḳt.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Rəsulum!) Biz onu (sənə göndərilən ilahi Kitabı) ərəbcə Qur’an olaraq nazil etdik. Biz orada (kafirlərə əzab veriləcəyinə dair) təhdidləri (cürbəcür misallarla) təkrar-təkrar izah etdik ki, bəlkə, onlar pis əməllərindən çəkinsinlər, yaxud (onu öyüd-nəsihətlərindən) ibrət alsınlar! (Qur’an onlara öyüd-nəsihət versin!)
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thus We have revealed it as a Lecture in Arabic, and have displayed therein certain threats, that peradventure they may keep from evil or that it may cause them to take heed.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus have We sent this down - an arabic Qur´an - and explained therein in detail some of the warnings, in order that they may fear Allah, or that it may cause their remembrance (of Him).(2638)
2638 The Qur'an is in clear Arabic, so that even an unlearned people like the Arabs might understand and profit by its warnings, and the rest of the world may learn through them, as they did in the first few centuries of Islam and may do again when we Muslims show ourselves worthy to explain and exemplify its meaning. The evil are warned that they may repent: the good are confirmed in their Faith and strengthened by their remembrance of Him.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذٰلِكَ
ve işte böylece
اَنْزَلْنَاهُ
onu  indirdik
قُرْاٰناً
bir Kur'ân olarak
عَرَبِياًّ
Arapça
وَصَرَّفْنَا
ve açıkladık
ف۪يهِ
onda
مِنَ الْوَع۪يدِ
tehditlerden
لَعَلَّهُمْ
umulur ki onlar
يَتَّقُونَ
takvâlı olurlar
اَوْ
ya-hut
يُحْدِثُ
oluşturur
لَهُمْ
onlar için
ذِكْراً
bir zikir
(Resulüm!) İşte böylece Biz onu, Arapça bir Kur'ân olarak indirdik. Umulur ki (kullarımız) takvâ sahibi olurlar (kulluk sorumluluklarını bilip yerine getirmeye çalışırlar) yahut onlar için (bu anlatılanlar) bir zikir (ibret ve hatırlatma olur da kendilerine gelir, akıllarını başlarına alırlar) diye onun içinde tehditlerden nice türlüsünü tekrar tekrar açıkladık.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَنْزَلَ
Fiil-IV
ن ز ل
İndirdi
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
عَرَبِيّ
İsim
ع ر ب
Arapça, Arap olan
صَرَّفَ
Fiil-II
ص ر ف
türlü türlü açıkladı, farklı şekillerde açıkladı, iyice açıkladı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَعِيد
İsim
و ع د
Vaad, tehdit
لَعَلّ
Zamir
لَعَلّ
Belki, umulur ki
اِتَّقٰى
Fiil-VIII
و ق ي
Takvâ sahibi oldu, sakındı, korundu, korktu
اَو
Bağlaç
اَو
Veya, ya da, hatta, yahut
اَحْدَثَ
Fiil-IV
ح د ث
Oluşturdu, meydana getirdi
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
ذِكْر
İsim fiil
ذ ك ر
Zikir, anma, söz, hatıra, hatırlama, zikr (Kur'ân)