close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 108. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Yevme-iżin yettebi’ûne-ddâ’iye lâ ‘ivece leh(u)(s) veḣaşe’ati-l-asvâtu lirrahmâni felâ tesme’u illâ hemsâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
O gün hiçbir kimse kalmaz ki Allah'a davet edene uymasın ve rahmanın heybetinden sesler kesilir, ancak ayak sesleri, tıpırtılar halinde duyulabilir.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
O gün, kendisinden sapma ve kaçma imkânı olamayan davetçiye (insanlar mecburen) uyacaklar (büyük mahkemeye toplanacaklar)dır. Rahman (olan Allah)a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin. (Çünkü herkes bu dehşetten korkup sinmiştir.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
O gün tüm insanlar, hiçbir tarafa sapmadan çağırıcı İsrafil'in davetine uyarlar. Bütün sesler, sınırsız rahmet sahibi Rahman'ın huzurunda kısılmıştır. Öyle ki, yalnızca cansız bir fısıltı ve uğultu işitirsin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
O gün, hiçbir tarafa sapmadan, o çağrıyı yapana, İsrâfil'e uyarlar. Rahmet sahibi, Rahman olan Allah için, hakkaniyete riayet duyguları gereği sesler kısılmıştır. Artık fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.
bk. Kur’ân-ı Kerim, 19/38; 54/8.  
Ahmet Varol
swap_vert close
O gün hiçbir tarafa sapmadan çağırıcıya uyarlar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır. Artık bir hışırtıdan başka bir şey duymazsın.
Ali Bulaç
swap_vert close
O gün, kendisinden sapma imkanı olamayan çağırıcıya uyacaklar. Rahmana karşı sesler kısılmıştır; artık bir hırıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
O kıyâmet gününde, Sûra üfliyen İsrafil'in çağrısına, sağa sola sapmadan, uyub koşacaklar, Öyle ki, RAHMAN'ın azametinden sesler kısılmıştır. Artık bir hışıltıdan başka hiç bir şey işitemezsin.”
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
O gün mahşere çağırana uyarlar. Ona karşı yan çizmezler. Bütün sesler, Rahman olan Allah için kısılmış durumdadır. O gün yere basmalarının sesinden başka bir şey işitmezsin.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“O gün insanlar, davetçiye uyacaklar. Ona karşı yan çizme yoktur. Artık, Rahmân'ın hürmetine sesler kısılmıştır. Bu yüzden fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.”
Besim Atalay
swap_vert close
O gün, onlar gecikmeden çağırana uyarlar, dönüş yoktur; Allaha karşı, sesler de kısılmıştır, ancak ağız kıpırtısı duyarsın
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
O gün (herkes), kendisinden kaçış imkânı olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda (hüküm vermesi için) kısılacaktır. Öyle ki (soluk alışveriş seslerinin birbirine karıştığı) boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın!
Bkz. 11/105, 19/38, 42/7, 54/8, 78/38  
Cemil Said
swap_vert close
O gün insânları cem’ olmağa da’vet iden meleği (İsrâfîl ’aleyhisselâmı) ta’kîb idecekler, Rahmân’ın huzûrunda sesler kısılacak ve ancak ayakların hafif sesleri işidilecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrâfil’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O gün herkes çağırıcıya uyar; ondan kaçıp kurtulma imkânı yoktur. Rahmânın heybetinden sesler kısılmıştır; artık çok hafif sesler dışında bir şey işitemezsin.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
O gün insanlar, dâvetçiye (İsrafil'e) uyacaklar. Ona karşı yan çizmek yoktur. Artık, çok esirgeyici Allah hürmetine sesler kısılmıştır. Bu yüzden, fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.
Edip Yüksel
swap_vert close
O gün, en ufak bir sapma göstermeden çağırıcıya uyarlar. Sesler Rahman'ın huzurunda kısılmıştır; fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
O gün, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'a üfleyenin çağrısına) uyarlar. Öyleki, Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka hiçbir şey işitemezsin.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
O gün da'vetçiye ı'vicasız tebe'ıyyet edecekler öyle ki Rahmanın heybetinden sesler kısılmıştır, artık bir hışıltıdan başka bir şey işitmezsin
Emrah Demiryent
swap_vert close
O gün (diriliş günü) insanlar, hiçbir tarafa sapmadan davetçiye (İsrâfîl’in davetine) uyarlar. Bütün sesler, azamet sahibi olan Rahmân’ (olan Allah) ın (manevi) huzurunda kısılmıştır. Öyle ki, fısıltıdan başka bir şey işitmezsin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
O gün, hiçbir tarafa sapmadan, davetçiye uyarlar. Rahmân'a karşı sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«O gün o da'vetciye — kendisine muhaalefet etmeksizin — uyub izinden gideceklerdir. Çok esirgeyici (Allahın heybetinden) sesler kısılmışdır. Artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“O gün (herkes) o çağırıcıya (İsrâfîl'e) uyarlar; ona karşı yan çizmek yoktur. Öyle ki, Rahmân('ın heybetin)den dolayı sesler kısılmıştır; artık seslerin en hafîfinden(yalvaran dudakların kıpırdaması, korkulu ayakların hışırtısından) başka bir şey işitmezsin!”(1)
(1)“Şu kâinâtın eczâları (bütün parçaları), dakīk (ince), ulvî (yüce) bir nizâm ile birbirine bağlanmış. Hafî (gizli), nâzik, latîf bir râbıta (ince bir bağ) ile tutunmuş ve o derece bir intizam içindedir ki; eğer ecrâm-ı ulviyeden tek bir cirm (gök cisimlerinden bir tânesi), **** [Ol!] emrine veya ‘Mihverinden çık’ hitâbına mazhar olunca, şu dünya sekerâta (can çekişmeye) başlar. Yıldızlar çarpışacak, ecramlar dalgalanacak, nihâyetsiz fezâ-yı âlemde (gök boşluğunda) milyonlar gülleleri, küreler gibi büyük topların müdhiş sadâları (gürültüleri) gibi vâveylâya (feryâda) başlar. Birbirine çarpışarak, kıvılcımlar saçarak, dağlar uçarak, denizler yanarak yeryüzü düzlenecek. İşte şu mevt (ölüm) ve sekerât ile Kadîr-i Ezelî(sonsuz kudret sâhibi olan Allah) kâinâtı çalkalar; kâinâtı tasfiye edip (temizleyip), Cehennem ve Cehennemin maddeleri bir tarafa, Cennet ve Cennetin mevâdd-ı münâsibeleri (münâsib maddeleri) başka tarafa çekilir, âlem-i âhiret tezâhür eder (ortaya çıkar).” (Sözler, 29. Söz, 207)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
O gün (herkes), kendisinden kaçıp kurtulmak mümkün olmayan bir davetçinin peşinden gider ve tüm sesler o sınırsız rahmet sahibinin huzurunda saygıyla kısılır. Öyle ki yalnızca cansız, baygın bir uğultu işitirsin.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Onlar o gün, kendilerinde hiçbir sakatlığın olmadığı davetçilerin çağrılarına tabi olurlar. O gün sesler Rahman için son derece saygılı olup, fısıltıdan başka bir ses duyamazsın.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
O gün herkes, hiçbir yana sapmadan, hiç karşı gelmeden Ona uyacaktır. Acıyıcı’nın korkusundan sesler kısılacak, yalnız bir hışırtı işitilecektir."
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O gün herkes Allah tarafından çağırana tâbi olup hiçbir tarafa meyil edemeyecekler, mehabetinden esirgeyen Tanrı/ya karşı sesler duracak. Sen onların ancak yavaş ayak seslerini işitebileceksin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
O gün onlar kendisinde bir eğrilik/tutarsızlık bulunmayan bir davetçiye tabi olurlar. Sesler Rahmân’ın azametinden kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.
Kadri Çelik
swap_vert close
O gün, kendisinden sapma imkânı olamayan çağırıcıya (Allah'a) uyacaklar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır; artık bir hışıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O gün bütün insanlar, kendisinden kaçış imkânı olmayan çağırıcıya uyup Büyük Mahkemede hesap vermek üzere Rahmân’ın huzurunda toplanacaklar. İşte o anda, Rahmân’ın hüküm vermesi için sesler kısılacak ve her tarafı korkunç bir sessizlik saracak, öyle ki, titreme, hıçkırık ve soluk alış veriş seslerinin birbirine karıştığı boğuk bir uğultudan başka bir şey duymayacaksın.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“O gün itiraz olmayan Davetçi’ye uyarlar. Sesler (kısılmak suretiyle) Rahmân’a boyun eğmiştir; bir hışıltıdan başka işitmezsin”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
O gün herkes, dosdoğru çağıran sese koşar. Bütün sesler, Sevgi'ye dikkat kesilir. Sadece belli belirsiz ayak sesleri duyarsın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Kıyamet günü insanlar davetçiye uyacaklar. Davetçi onları hesap vermeye çağırır. Davetçiye karşı yan çizmek yoktur. Kaçıp kurtulamazlar. Bilinçsiz bir şekilde hesaba doğru giderler. O gün gerçeğin karşısında bütün sesler kısılır. Dünyadaki gibi yalanla, riyayla, araya adam sokmayla kurtulamayacaklarını anlarlar. “Ne olacak halimiz?” sözü aralarında dolaşan fısıltıdan başka bir ses değildir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
O gün insanlar yan çizemeyecekleri davetçiye uyacaklardır. [*] Rahmân’ın (huzurunda) sesler kısılmış olacaktır. Fısıltıdan başka hiçbir şey duymayacaksın.
Burada sözü edilen davetçi, mahşerdeki yargılama için insanları çağıran görevli “melek” olmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
O gün (insanlar) hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye¹ uyarlar. Rahman (olan Allah)’a karşı sesler kısılır ve (o esnada) fısıltıdan başka bir şey de işitemezsin.
1 Bu davetçi İsrâfîl’dir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
O Gün herkes, kendisinden kaçıp kurtulmak kabil olmayan bir davetçinin peşinden gider; ⁹¹ ve tüm sesler o sınırsız rahmet Sahibi’nin huzurunda saygıyla kısılır; öyle ki yalnızca cansız-baygın bir uğultu işitirsin.
91 Lafzen, “kendisinden sapma olmayan (lâ ‘ivece lehû) bir davetçiye uyarlar” -Nihaî Yargı’ya çağırılışı îma eden bir ifade.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
O gün insanlar toplanmak üzere çağrıldıklarında hiçbir yöne sapmadan çağırana uyacaklar ve Rahman’ın heybetinden sesler kısılacak, öyle ki fısıltıdan başka bir ses işitemeyeceksin. 14/42-43, 50/41-42, 54/6...8, 70/43-44
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
O gün onların (tümü), kendisine karşı yanlış yapamayacakları bir davetçiye tâbi olmak durumundadırlar: artık bütün sesler O rahmet kaynağının azametinden dolayı iyice kısılmıştır; öyle ki, boğuk bir uğultu dışında hiçbir ses işitemeyeceksin.
Orhan Kuntman
swap_vert close
O gün onlar, hiçbir tarafa sapmadan o davetçiye (Sûr'u üfüren İsrafil'in çağrısına) uyacaklardır ki, Rahman'ın heybetinden bütün sesler kısılmıştır. Ve sen (Ey Muhammed) artık bir hışırtıdan başka bir şey işitmezsin!
Osman Fırat
swap_vert close
O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (görevli Melek’e) uyarlar. Sesler, Rahmân’ın azametinden dolayı kısılmıştır. Ve fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
O gün çağırana tabî olurlar. Onun için bir eğrilik yoktur ve sesler Rahmân için bir korku ile kısılmıştır. Artık en hafif bir sesten başkasını işitemezsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
O gün insanlar, Hakkın dâvetçisine hiç bir tarafa sapmadan uyarlar. Rahman'ın azametinden dolayı sesler kısılmıştır. Artık bir fısıltıdan başka bir ses işitemezsin. [19, 38; 54, 8]
Süleyman Ateş
swap_vert close
O gün hiç pürüzü olmayan çağrıcıya uyarlar; (ondan sapma imkanı yoktur). Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"O günde nâs da'vet idenin da'vetine tâbi' olurlar ve hiç bir tarafa meyl itmezler. Allâh'ın huzûrunda sesler huşû'a varırlar. Yalnız hafif bir fısıldı işidilür."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
O gün sesler Rahman için kısılacak, bir tarafa sapmadan dosdoğru o davetçinin peşinden gideceklerdir[*]. Fısıltıdan başka bir şey duyamayacaksın.”
[*] Günahkarları, suya koşarcasına cehenneme sevk edeceğiz. (Orada) Rahman'dan söz almış olanlar# dışında kimse şefaatten yararlanma hakkına sahip olamayacaktır. (Taha 20/86-87)  
Şaban Piriş
swap_vert close
O gün hiç sapmadan çağırana uyarlar, sesler Rahman'ın korkusundan kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün insanlar hiçbir tarafa sapmadan, kendilerini çağıran davetçiye uyarlar. Rahmân'ın heybetinden sesler kısılmıştır; fısıltıdan başka birşey işitmezsin.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
O gün, eğip bükmesi olmayan davetçiye uyarlar. Rahman'ın huzurunda sesler kısılır, artık bir hışıltıdan başka şey işitmezsiniz.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
ol gün uyalar oķıyıcıya ya'nį isrāfil anlamaķlıķ yoķdur anuñ-içün ħor oldı ünler ya'nį ün isleri Tañrı içün pes işitmeyesin illā gizlü ün.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Ol günde uyarlar Tañrı Ta‘ālā da‘vetine maḥşerde, yalan yoḳdur anda.Daḫı epsem ola āvāzlar Tañrı Ta‘ālā heybetinden. Pes işitmezsin illā gizlü ün.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
O gün insanlar (qəbirlərindən qalxıb) heç bir başqa tərəfə meyl etmədən carçının (hamını məhşərə çağıran İsrafilin) ardınca gedəcəklər. Rəhmanın (əzəməti, heybəti) qarşısında səslər kəsiləcək, yalnız pıçıltı eşidəcəksən!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
On that day they follow the summoner who deceiveth not, and voices are hushed for the Beneficent, and thou hearest but a faint murmur.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
On that Day will they follow the Caller(2632) (straight): no crookedness (can they show) him: all sounds(2633) shall humble themselves in the Presence of (Allah) Most Gracious: nothing shalt thou hear but the tramp of their feet (as they march).
2632 The. Caller, the angel whose voice will call and direct all souls. (R). 2633 A beautiful personification of hushed Sound. First there is the loud blast of the Trumpet. Then mere is the stillness and hush of awe and reverence: only the tramp of the ranks marching along will be heard. (R).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
يَوْمَئِذٍ
o gün
يَتَّبِعُونَ
uyarlar
الدَّاعِيَ
davetçiye
لَا عِوَجَ
yan çizmek yoktur
لَهُۚ
ona
وَخَشَعَتِ
ve kısılmıştır
الْاَصْوَاتُ
sesler
لِلرَّحْمٰنِ
Rahmân'dan
dolayı
فَلَا تَسْمَعُ
bu yüzden işitemezsin
اِلَّا
ancak
هَمْساً
bir fısıltı
O gün (tüm insanlar, kabirlerinden kalkmak için Sûr'a üfleyen Allah'ın) davetçi(s)i (İsrafil'in çağrısına) uyarlar. Ona yan çizmek (ve itaatsizlik) yoktur. Artık (o gün), Rahmân(ın azametin)den dolayı (tüm) sesler kısılır. Bu yüzden fısıltıdan başka bir ses işitemezsin.
يَوْمَئِذ
Zaman zarfı
يَوْمَئِذ
O gün
اِتَّبَعَ
Fiil-VIII
ت ب ع
Tabi oldu, uydu, peşine düştü, takip etti
دَاعِى
Etken fiil
د ع و
Davetçi
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
عِوَج
İsim
ع و ج
Eğrilik, sapma
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
خَشَعَ
Fiil-I
خ ش ع
Kısıldı, saygı içinde
صَوْت
İsim
ص و ت
Ses
رَحْمٰن
İsim
ر ح م
Rahmân (Allah'ın esması, ismidir. Rahmeti herkesi ve her şeyi kuşatan demektir)
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
سَمِعَ
Fiil-I
س م ع
İşitti, dinledi, duydu
اِلَّا
Edat
اِلَّا
Ancak, sadece, başka, hariç, dışında, yalnız
هَمْس
İsim
ه م س
Fısıltı