close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Tâhâ Sûresi 107. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lâ terâ fîhâ ‘ivecen velâ emtâ(n)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Orada ne bir iniş görebilirsin, ne bir tümsek.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
"(Artık) Orada (ve yeryüzünde) ne bir eğrilik çukur göreceksin, ne de bir tümsek (kalacaktır)."
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Öyle ki, orada ne kıvrım, ne de tümsek göreceksin.
Ahmet Tekin
swap_vert close
“Orada ne bir çukur, ne de bir tüm-sek göreceksiniz.”
Ahmet Varol
swap_vert close
Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin.
Ali Bulaç
swap_vert close
'Orada ne bir eğrilik göreceksin, ne bir tümsek.'
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Onlarda ne bir iniş, ne de bir yokuş göremiyeceksin.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Onların yerinde ne bir çukur ne de bir tepecik bulamazsın.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.”
Besim Atalay
swap_vert close
Ne iğrilik görürsün, ne de çıkıntı orda»
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Orada ne bir iniş ne de bir yokuş görebileceksin.
Cemil Said
swap_vert close
Yüksek, alçak yerler kalmayacak ve hiç bir i’vicâc bulamıyacaksın.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
105,106,107,108. Sana dağları sorarlar; de ki: "Rabbim onları ufalayıp savuracak, yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek; orada ne çukur, ne tümsek göreceksin. O gün, hiçbir tarafa sapmadan bir davetçiye uyarlar. Sesler Rahman'ın heybetinden kısılmıştır; ancak bir fısıltı işitirsin."
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
“Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin.”
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Orada artık ne bir kıvrım ne de bir tümsek görürsün.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Orada ne bir iniş, ne de bir yokuş görebileceksin.
Edip Yüksel
swap_vert close
"Orda ne ufak bir eğrilik ne de bir tümsek göreceksin."
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
"Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin."
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onda ne bir eğrilik ne bir yumruluk göremiyeceksin
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Artık) orada (yeryüzünde) ne bir çukur ne de bir tümsek göremeyeceksin.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göremezsin.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
«Onlarda ne bir iniş, ne de bir yokuş görmeyeceksin».
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
“Orada ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin!”
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Öyle ki) orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin!"
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Orada ne bir eğrilik, nede bir tepecik görebilirsin.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Öyleki onların üzerinde ne bir alçaklık ne de bir yükseklik göremiyeceksin.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Orada ne eğrilik, ne kabarıklık göremeyeceksin.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Orada hiçbir tümsek/eğrilik veya hiçbir çukur göremezsin.
Kadri Çelik
swap_vert close
“Onda ne bir çukur göreceksin, ne de bir tümsek.”
Mahmut Kısa
swap_vert close
“Öyle ki, ne bir çukur göreceksin orada, ne de bir tümsek.”
Mahmut Özdemir
swap_vert close
“Orada ne bir eğrilik görürsün, ne bir çukur-tümsek!”.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Ne bir engebe ne tümsek göremeyeceksin. "
Mehmet Çoban
swap_vert close
“Orada ne bir eğrilik ne de bir tümsek görmeyeceksiniz.”
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Orada hiçbir çukur ve tümsek göremeyeksin.”
Mehmet Türk
swap_vert close
“O (alanda) hiçbir engebe ve tümsek göremeyeceksin,” (de.)
Muhammed Esed
swap_vert close
[öyle ki] orada ne kıvrım ne de tümsek göreceksin”. ⁹⁰
90 Kur’an’ın kıyamet ve ahiret konusuyla ilgili öğretisine göre “dünyanın sonu”, evrenin fiziksel olarak yok oluşu -yokluğa indirgenmesi- anlamına değil, fakat, daha çok, onun, insanın şimdiden tasarlayamayacağı bir mahiyette, her şeyi içine alan toplu ve kökten bir değişime, dönüşüme uğraması anlamına gelmektedir. Son Gün’e ilişkin pek çok temsîlî tasvirden (örn. 14:48, ki bu ayette “yerin başka bir yere, göklerin başka göklere dönüşeceği Gün”den söz edilmektedir) bu anlaşılmaktadır.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Öyle ki orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin? 73/14, 79/10, 84/3, 101/5
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
orada ne bir çukur ne de bir tümsek göreceksin!”[²⁶³²]
[2632] Bu kozmik kıyametin mutlak bir “yok oluş” anlamına gelmediği, “O gün, yer başka bir yere, gökler ise (başka bir göğe) dönüştürülür” (14:48) âyetinden açıkça anlaşılmaktadır.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Sen yeryüzünde ne bir çukur, ne de bir tümsek göreceksin.
Osman Fırat
swap_vert close
Orada ne bir eğrilik, ne de bir tümsek görmeyeceksin.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Orada ne bir eğrilik ve ne de bir yumruluk göremezsin.
Suat Yıldırım
swap_vert close
“Orada artık ne iniş, ne yokuş göreceksin! ”
Süleyman Ateş
swap_vert close
Orada ne bir eğrilik, ne de bir tümsek görmeyeceksin.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
"Onlarda ne meyil ne de yükseklik görirsin."
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Orada ne bir alçaklık ne de yükseklik göreceksin.
Şaban Piriş
swap_vert close
Artık orada ne bir çukur ne de bir tümsek görebilirsin?
Ümit Şimşek
swap_vert close
Öyle ki, onda ne bir eğim görürsün, ne bir yükseklik.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
"Yerlerinde bir eğrilik de bir yumruluk da görmeyeceksin."
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
“görmeyesin anuñ içinde aşaķ yir ne daħı yüce yir.”
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Göremezsin anda egrilik, ne daḫı yüksek ve alçaḳ yir.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Və sən orada heç bir eniş-yoxuş (əyrilik, kələkötürlük) görməyəcəksən!”
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Wherein thou seest neither curve nor ruggedness.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
"Nothing crooked or curved wilt thou see in their place."
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَا تَرٰى
görme-yeceksin
ف۪يهَا
orada
عِوَجاً
bir eğrilik
وَلَٓا اَمْتاً
ve ne bir tümsek
"(Öyle ki sen) Orada ne bir eğrilik göreceksin ne de bir tümsek."
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
عِوَج
İsim
ع و ج
Eğrilik, sapma
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
اَمْت
İsim
ا م ت
Tümsek