close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 8. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Velev şâa(A)llâhu lece’alehum ummeten vâhideten velâkin yudḣilu men yeşâu fî rahmetih(i)(c) ve-zzâlimûne mâ lehum min veliyyin velâ nasîr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve Allah isteseydi elbette onları bir ümmet olarak halkederdi ve fakat dilediğini rahmetine ithal eder ve zalimlere gelince: Onlara ne bir dost vardır, ne bir yardımcı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, onları (insanların hepsini) herhalde (aynı düşüncede) tek bir ümmet kılardı (ama imtihan gereği serbest bıraktı). Lâkin O, dilediğini (ve hak edeni) Kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne bir yardımcı (bulunabilir).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, bütün insanları hidayete ermiş tek bir din ve millet üzere, yani İslâm dinine mensup kılardı. Bununla birlikte O, rahmetine girmeyi dileyeni rahmetine kavuşturur. Halbuki yaratılış gayesi dışında ömür tüketenler, Allah'ın azabına karşı ne kendilerini koruyacak bir kimse, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olsaydı, bütün insanları aynı inanç ve düşünceyi paylaşan bir tek millet yapardı. Fakat Allah, irade hürriyeti ve seçme özgürlüğü tanıdığı, insanları imtihana tâbi tuttuğu için, sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi olan akıllı ve sorumlu varlıkları rahmetine gark ediyor. Zâlimlerin, haksızların ne bir velisi, dostu, koruyucusu, ne de bir yardım edeni vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah dileseydi onları bir tek ümmet yapardı. Ancak dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince onların ne bir dostları ne de bir yardımcıları vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, onları elbette tek bir ümmet kılardı. Ancak O, dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince; onlar için ne bir veli vardır, ne bir yardımcı (bulursun).
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, bütün insanları tek bir ümmet (aynı dine bağlı kimseler) yapardı; fakat dilediğini rahmetine koyar. Zalimlere ise, bir dost da yok, bir yardımcı da yok...
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, hepsini bir tek toplum (ümmet) yapardı. Fakat Allah, istediğini rahmetine mazhar eder. Zalimler ise, onlar için hiçbir dost ve yardımcı olamaz.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, onları bir tek inanç etrafında toplardı. Fakat O, dileyenleri rahmetinin içine alır. Zâlimler için hiçbir koruyucu ve yardımcı yoktur.[517]
[517] Ümmet ve rahmet kelimeleri hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVII, 184-187.  
Besim Atalay
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, hepsini, bir tek ümmet yapardı, Allah dilediğin alır rahmetine; zalimlerçin ne dost vardır, ne de yardımcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi onları (aynı inanç ve hayat tarzı üzerinde) tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dileyeni rahmetine kavuşturur. Zalimlerin ise ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.
“Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı” söylemi, “onların rahmetine kavuşmasını” dilemedi demek değildir. Allah, insanı iradeli bir varlık olarak yaratmıştır. Ona seçme ve seçtiğini hayata tatbik etme özgürlüğünü vermiştir. Bu bakımdan irade; insanı iki şeyden birine yani ya hidayete ya da dalalete götürmektedir. Allah, istese elbette ki, bu gücü Kendi küllî iradesiyle hidayete yönlendirirdi ama o zaman insan iradesiz bir varlık olurdu ve yaptıklarından sorumlu tutulmazdı.  
Cemil Said
swap_vert close
Eğer Allâh istese idi yalnız bir millet yaratır idi fakat istediğine rahmet idecek ve zâlimlerin hiç velîsi hiç bir müdâfi’i bulunmayacakdır.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Eğer dilemiş olsaydı hepsini bir tek ümmet yapardı. Ama, O, rahmetine dilediğini kavuşturur. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı olmaz.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah dileseydi, onları (aynı dine mensup) bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin ise bir dost ve yardımcısı yoktur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah dileseydi onları elbette (aynı inançta) tek bir ümmet yapardı, fakat O kimi dilerse onu rahmetine kavuşturur; zalimlerin ise ne bir velisi (arka çıkanı) ne de bir yardımcısı olacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah dileseydi onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine kavuşturur; zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.  
 Ayrı dinlerdeki bütün insanlar İslâm dinine girebilirlerdi. Ama hidayet ve dalâlet ilâhî iradeye bağlıdır. Bununla birlikte inkârla kendilerine zulmedenler azaptan hiçbir şekilde kurtulamayacaklardır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH dileseydi onları bir tek toplum kılardı. Ancak O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlerin bir sahibi ve yardımcısı yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi bütün insanları bir tek ümmet yapardı. Fakat O yalnız dilediğini rahmetinin içine almaktadır. Zalimler için ne bir dost vardır, ne de bir yardımcı.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dilese idi Allah elbet hepsini bir ümmet de yapardı ve lâkin dilediğini rahmetine koyuyor da zalimlere gelince ne bir veliy var onlara ne de bir nasîr
Emrah Demiryent
swap_vert close
Şâyet Allah dileseydi, onları (insanları, zorla îmâna getirir ve bu şekilde, hidâyete ermiş) tek bir ümmet yapardı. (Lâkin Allah, imtihân gereği insanların hak-bâtıl tercihlerinde, cüz’î irâdelerine müdahalede bulunmaz) Allah, hidâyete ulaşmak üzere gayret sarf eden kimseyi (lütfuyla) rahmetine eriştirir. Zâlimlere (kâfirlere) gelince... (Cüz’î irâdeleri ile tercihlerini, hakkı inkârdan yana kullandıkları için, hesap gününde) onlar için ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi¹ kesinlikle onları bir tek ümmet² yapardı. Ne var ki O dilediği³ kimseyi rahmetinin içine koyar. Zalimlere gelince, onların velisi ve yardımcısı yoktur.
1- Kimseye seçme hakkı tanımayarak, irade sahibi yapmayarak. İnsanları, seçimlerinde özgür bırakmayarak. 2- Topluluk, toplum. Sözcüğün birincil anlamı “yol” demektir. Bu yol, amaçlanmış, hedef olarak belirlenmiş yoldur. Amaç ve inanç birliği, ortak değer yargıları ve aynı uygarlığa sahip olan insan topluluğu demek olan ümmet kavramının; aynı zamanda ana, din, yol, cemaat, familya, nesil, boy, zaman gibi anlamları da bulunmaktadır. 3- Uygun gördüğünü. Dileyeni, hak edeni; hak etmek için gayret göstereni.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi onları elbet birtek ümmet de yapardı. Fakat O, kimi dilerse onu rahmetine sokar. Zaalimler (e gelince:) Onların ne bir haamisi, ne de (başkaca) bir yardımcısı yokdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hâlbuki Allah dilese idi, onları elbette (hepsi îmân etmiş) tek bir ümmet yapardı; fakat(O), dilediğini (hikmetine binâen kendi lütfundan) rahmetine koyar. Zâlimlere gelince, onlar için ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve eğer Allah dilemiş olsaydı, onların (insanların iradelerine müdahale etmek suretiyle) hepsini (aynı inanç ve hayat tarzı üzerinde zorla) tek bir ümmet kılabilirdi. Fakat (bununla birlikte) O, dileyeni (iman ve hidayeti tercih edip kötülüklerden sakınanı) rahmetine dâhil eder. Zalimlere gelince, (hesap günü) onlar için ne işlerini üzerine alacak bir veli (sahip ve koruyucu) vardır, ne de bir yardımcı. (*)
(*) Yani yüce Allah hiçbir kimseyi bir şeye zorlamaz. Yoksa insanlardan özgür iradeyi alır ve hepsini bir ümmet ve mümin yapardı. Bunu yapmadığına göre demek ki herkes kendi özgür iradesiyle ya iman ve hidayeti veya inkârı seçip tercih eder. (ولو شآء الله) مشيئة قدرة لأجبرهم جميعا على الإيمان، ولكنه شاء مشيئة حكمة أن يكلفهم  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah dileseydi onların hepsini tek bir inanç üzerinde bir araya getirirdi. Ancak Allah, rahmetine girmek isteyeni rahmetinin içine alır. Zalimlere gelince, onlar için, ne bir koruyucu nede bir yardımcı vardır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi onları kesenkes bir tek topluluk yapardı. Ancak, Allah kimi dilerse onu esirgeyiciliği içine alır. Kıyıcılara gelince, onların ne bir koruyucusu, ne de bir yardımcısı yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah dileseydi onları bir tek ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini fazl-ı keremiyle daire-i rahmetine sokar, öz nefislerine zulmedenlerin ne yâr ve iş görenleri ne medetkârları yoktur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Şayet Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı.⁵ Fakat O, dilediğini rahmetine gark eder/dâhil eder. Zalimler içinse ne bir dost ne bir yardımcı vardır.
5 Krş. Hûd, 11/118; Kehf, 18/29  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, onları tek bir ümmet kılmış olurdu. Ancak O, dilediğini kendi rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için ne bir veli vardır, ne de bir yardımcı.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Gerçi Allah dileseydi, onları da zorla imana getirir ve tüm insanlığı, ister istemez Allah’a kulluk eden tek tip bir toplum yapabilirdi fakat öyle yapmadı. Allah, insana özgür bir irâde vermiş ve onu, dilediği inanç ve hayat tarzını seçme konusunda serbest bırakmıştır. Bu yüzden O, samîmî bir kalple Kendisine yönelerek lütuf ve merhametine nâil olmak isteyen kimseyi sonsuz lütuf ve rahmetine kavuşturur. Bile bile kötülüğü tercih ederek zulüm ve haksızlık yapanlara gelince, onlar Hesap Gününde, kendilerini Allah’ın gazâbından koruyabilecek ne bir dost bulabilirler, ne de bir yardımcı!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah dileseydi, elbette onları bir tek ümmet yapardı; ama dileyeceği kimseleri rahmetine girdiriyor. Zâlimler’e gelince; onlar için hiçbir veliyy yoktur, yardım edici de yoktur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Eğer Allah isteseydi insanlığı tek bir millet yapabilirdi. Ama yapmadı. Çünkü istediğini sevgi halkasına alacak, zalimleri ise, kolsuz kanatsız bırakacaktı.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah dileseydi bütün insanları aynı inanç etrafında toplar, tek bir toplum yapardı. Dünyada yaşayan insana sorumluluğunu yüklenmek şartıyla dilediği gibi inanma, dilediği gibi yaşama imkânı verdik. Rabbinden yardım isteyenlere yardım ettik. İnkâr edip şımaran, yasalarımıza aykırı yaşayan zalimlerin katımızda ne bir dostu, ne bir yardımcısı olmayacak.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. [*] Fakat O, dileyeni (layık gördüğünü) rahmetine koyar. Zalimlerin ise hiçbir dostu ve yardımcısı yoktur.
Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107, 149; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Ra‘d 13:31; Nahl 16:9, 93; Secde 32:13.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi, kesinlikle onları tek bir ümmet kılardı. Ama O, ancak dilediğini rahmetine sokar. Zâlimlere gelince; onlar için Allah’tan başka dost da yardımcı da yoktur.
Muhammed Esed
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı: ⁶ bununla birlikte O, [kavuşturulmayı] dileyeni rahmetine kavuşturur; ⁷ halbuki [Hesap Günü] zalimler ne kendilerini koruyacak bir kimse, ne de bir yardımcı bulamayacaklardır.
6 Zımnen, “ama dilememiştir”: bkz. 5:48’in ikinci paragrafı ve ilgili notlar 66-67 ve 16:93, not 116 ve 10:19, not 29.7 Yahut: “dilediğini rahmetine kabul eder” -tıpkı çok sık tekrarlanan Allâhu yehdî men yeşâu ve yudillu men yeşâu ifadesindeki çifte anlam gibi: ki bu ifade hem “Allah dilediğini doğru yola ulaştırır ve dilediğini şaşırtır”, hem de “Allah dileyeni doğru yola ulaştırır, dileyeni şaşırtır” şeklinde çevrilebilir. Bkz. özellikle, 14:4’ün ikinci bölümü ile ilgili 4. notta aktarılan Zemahşerî’nin titiz yorumu.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Eğer Allah isteseydi onları tevhit inancını benimsemiş tek bir ümmet yapardı. Ancak o tercihi insana bırakmış, dileyeni rahmetine dâhil eder. Ama yanlışta ısrar eden zalimlerin ise ne bir velisi vardır ne de bir yardımcısı. 10/99, 16/37
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Ama eğer Allah isteseydi onları tek bir ümmet yapardı:[⁴³⁰⁶] Ne var ki O, tercih edeni/tercih ettiğini rahmetine gark eder;[⁴³⁰⁷] zalimler ise ne candan bir dost ne de bir yardımcı bulabilecekler.
[4306] Varlığın çift kutupluluğu yasasını ele alan 11. âyetle birlikte okunursa, zımnen şu anlama gelir: iman-inkâr, mü’min-kâfir kutupları bu yasa gereği hep var olacaktır. [4307] Men yeşâ ibaresini çevirimizin gerekçesi için bkz: 10:25, not 44; 14:4, not 5 ve 24:21, not 24. Zımnen: O isteseydi insanları bir tek inanç ve düşünce etrafında birleştirirdi, fakat bunu istemedi ve onları sınayıp tercihlerine göre ödül ve ceza vermek için irade verdi. Dolayısıyla iman ve küfür, iradenin doğal ve mecburî bir sonucudur.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şayet Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. (*) Fakat Allah, kimi dilerse onu hidayete erdirir, zalimlerin ise hiçbir dostu yoktur! (**)
(*) İnsanları bambaşka fıtratta yaratır, hepsinin hareketlerini birleştirir, varacakları son durağı ya cennet, ya da cehennem olmak üzere bir yerde toplardı, fakat insanların o zaman, ya melekten ya da hayvandan pek farkı kalmazdı. İşledikleri amellerden sorumlu olmazlardı. Evet. Allah Teâla insanı öyle yaratmamış, diğer yaratıklardan farklı olarak cüz'i de olsa bir "hür irade emaneti" ihsan buyurmuş, dolayısıyle onları sorumlu tutmuştur. Bu bakımdan dünya bir imtihan alanıdır, dileyen Rabbinin gösterdiği hidayete tabi olur imtihanı kazanır, dileyen de şeytanın vesveselerine uyar sapıklardan olur. Fakat insanın, Rabbinin kendisine ihsan buyurduğu hür iradeyi büyüterek "Öyleyse kendi kaderimi kendim yaparım diye böbürlenmesi de doğru değildir. Çünkü onu böyle gururlandıran da, şeytanın vesvesesidir. Evet!.. Hür irade emaneti Rabbinin bir bağışıdır. (**) Nitekim A'raf suresinin 43. ayetinde: "Hidayet ederek bizi cennet nimetlerine kavuşturan Allah'a hamdolsun!.. Eğer Allah bizi doğru yola iletmeseydi, biz kendiliğimizden doğru yolu bulamazdık. And olsun ki Rabbimizin peygamberleri gerçeği getirmişlerdir" buyurulmuştur.  
Osman Fırat
swap_vert close
Allah dileseydi, tüm toplulukları bir tek topluluk yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Ve zalimlerin ise bir dostu ve yardımcısı da yoktur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve eğer Allah dilemiş olsa idi elbette onları bir ümmet kılmış olurdu. Velâkin dilediği kimseyi rahmetine girdirir. Zalimlere gelince onlar için ne bir velî ve ne de bir yardımcı vardır.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi bütün insanları, aynı dine bağlı, tek ümmet yapardı. Ama O, insanların hak etmelerine göre dilediği kimseyi rahmetine dahil eder, Zalimlerin ise ne hâmileri, ne de yardımcıları vardır.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah dileseydi, onları bir tek millet yapardı. Fakat O, dilediğini rahmetine sokar. Zalimlere gelince: Onların ne velisi ne de yardımcısı vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer Allâh istemiş olsa idi bütün insânları bir tek ümmet kılardı. Ve lâkin dilediğini rahmetine idhâl ider. Ve zâlimlere dost ve yardımcı yokdur.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Tercihi Allah yapsaydı[*] onları kesinlikle bir tek toplum (ümmet) haline getirirdi. Ancak Allah, doğru tercihte bulunanı ikramı ile kuşatır. Yanlış yapanların ne bir dostu ne de yardımcısı olur.
[*] "Şâe = شاء" fiili, bir şeyi var etti, demektir (Müfredat). Allah bazı şeyleri kulunun tercihine göre yarattığından öznesi kul olursa "tercih edip yaptı", Allah olursa "tercih edip yarattı" anlamına gelir.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah dileseydi onları tek bir ümmet yapardı. Fakat, dilediğini rahmetine katar. Ama zalimlerin ne bir velisi vardır ne de bir yardımcısı...
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah dileseydi, onların hepsini tek bir ümmet yapardı. Fakat Allah dilediğini rahmetine eriştirir. Zalimlerin ise ne bir dostu vardır, ne de bir yardımcısı.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Eğer Allah dileseydi onları bir tek ümmet elbette yapıverirdi. Fakat O, dilediği kişiyi/dileyeni rahmetine sokar. Zalimlere gelince, onlar için ne bir dost vardır ne de bir yardımcı.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı eger dilese-di Tañrı eyleye-di anları bir ümmet ya'nį müsülmān velįkin givürür anı kim diler raḥmetine ya'nį islām’a. [258a] daħı žālimler yoķdur anlaruñ hįç dost ne daħı arķa virici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger Tañrı Ta‘ālā dilese‐y‐di barça ḫalḳı bir ümmet ḳılurdı. Lākin givürürkimi dilese raḥmeti içine. Ẓālimlere daḫı yoḳdur hīç kimse ‘aẕābdan ḳurta‐rıcı, yardım idici. Dirildür ölüleri.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər Allah diləsəydi, onların hamısını (eyni dində olan) vahid bir ümmət edərdi. Amma Allah istədiyini (haqq dinə gətirməklə) Öz mərhəmətinə qovuşdurar. Zalımların isə nə bir dostu olar, nə də bir imdada yetəni!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Had Allah willed, He could have made them one community, but Allah bringeth whom He will into His mercy. And the wrong doers have no friend nor helper.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If Allah had so willed,(4536) He could have made them a single people; but He admits whom He will to His Mercy; and the Wrong-doers will have no protector nor helper.
4536 Cf. 5:48 , and n. 761. It is one of the Signs of Allah that He has made us different, that we may be tried in the exercise of our will, and that we may reach, through righteousness and Faith, our highest development, and enjoy His gifts of Mercy and Grace. But we must not become contentious, and fall into evil: we must understand our own limitations. Otherwise we shall lose His grace and protection.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَلَوْ
ve eğer
شَٓاءَ
dile- seydi
اللّٰهُ
Allah
لَجَعَلَهُمْ
elbet onları kılmıştı
اُمَّةً
bir ümmet
وَاحِدَةً
tek
وَلٰكِنْ
fakat
يُدْخِلُ
sokar
مَنْ
o kim- seyi ki
يَشَٓاءُ
diler
ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ
rahmetinin içine
وَالظَّالِمُونَ
ve zalimler ki
مَا لَهُمْ
onlar için yoktur
مِنْ وَلِيٍّ
hiçbir dost
وَلَا نَص۪يرٍ
ve ne bir yardımcı
Eğer Allah dileseydi onları (iman eden) tek bir ümmet yapardı; fakat O, dilediğini (Allah'ın rahmetiyle hem kendine hem de başkalarına merhamet edenleri) rahmetinin içine alır. (O gün) Zalimlerin ne bir dostu ne de bir yardımcısı vardır.
لَو
Masdar harfi
لَو
Olsa, şayet, keşke
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
جَعَلَ
Fiil-I
ج ع ل
Kıldı, yaptı, verdi, var etti, yarattı, uğrattı
اُمَّة
İsim
ا م م
Ümmet, topluluk
وَاحِدَة
İsim
و ح د
Bir, tek
لٰكِن
Harf-i istidrak
لٰكِن
Fakat, oysa, ama
اَدْخَلَ
Fiil-IV
د خ ل
Soktu, dâhil etti, koydu, girdirdi, kattı
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَحْمَة
İsim
ر ح م
Rahmet, merhamet
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصِير
İsim
ن ص ر
Nasîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulundan yana olup hayırda kuluna her daim yardım eden demektir), yardımcı, ensâr