close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 7. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Ve keżâlike evhaynâ ileyke kur-ânen ‘arabiyyen litunżira umme-lkurâ vemen havlehâ ve tunżira yevme-lcem’i lâ raybe fîh(i)(c) ferîkun fî-lcenneti ve ferîkun fî-ssa’îr(i)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve işte sana, böylece Arapça Kur'an'ı vahyettik, şehirlerin aslı ve temeli olan Mekke'yi ve çevresindeki bütün şehirleri korkutman ve geleceğinde şüphe olmayan topluluk gününü haber vererek o günün dehşetiyle korkutman için; halkın bir bölüğü cennettedir ve bir bölüğü yakıp kavuran cehennemde.
"Şehirlerin aslı ve temeli" sözüyle Mekke kastedilmektedir. Çevresindeki bütün şehirlerden maksat da bütün dünyadır. Topluluk günü, kıyametten sonraki haşir günüdür.  
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Ey Resulüm!) İşte Biz Sana böyle Arapça bir Kur’an vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları (tüm insanlığı) uyarman ve kendisinde şüphe olmayan (mahşerde) toplanma gününü (haber verip onları) korkutman için de (Seni gönderdik. O gün onların) bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindelerdir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Şehirlerin anası olan Mekke'lileri ve etrafında bulunan insanları uyarman ve meydana geleceğinde hiç şüphe olmayan, o toplanma gününü hatırlatıp korkutasın diye, sana böyle Arapça bir Kur'ân vahyettik. O gün insanların bir kısmı cennette, bir kısmı da yakıp kavuran cehennemdedir.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Senin sorumluluk sınırlarını belirlediğimiz gibi, görevlerini de hatırlatarak biz sana bütün ilâhî kitaplardaki dinî-ilmî esasları içeren, açık, edebî, Arapça, okunan bir kitap, Kur'ân vahyettik. Manevî merkez Mekke'yi ve çevresindeki bütün dünyayı, bütün insanları uyarasın, gerçekleşeceği ve hesap sorulacağı konusunda şüphe olmayan toplanma günü, hesap günü ile ilgili insanları ikaz edesin diye vahyettik. Buna rağmen insanların bir kısmı cennette, bir kısmı körüklenen alev püsküren dehşetli Cehennem ateşindedir.
bk. Kur’an-ı Kerim, 11/103-105; 64/9.  
Ahmet Varol
swap_vert close
İşte biz sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki şehirlerin anası (Mekke halkı)nı ve etrafında olanları uyarasın. Hakkında hiçbir şüphe olmayan toplanış günü konusunda uyarıda bulunasın. (O gün) bir grup cennette bir grup da alevli ateştedir.
Ali Bulaç
swap_vert close
İşte biz sana, böyle Arapça bir Kur'an vahyettik; şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve çevresinde olanları uyarman için ve kendisinde şüphe olmayan toplanma gününü (haber verip onları) uyarman için de. (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü çılgınca yanan ateşin içerisindedirler.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Şehirlerin esası olan Mekke halkını ve bütün etrafındaki memleketler halkını sakındırasın ve hakkında şübhe olmıyan o kıyamet gününün dehşetini haber veresin diye, sana böyle Arabca bir Kur'an vahyettik. O kıyamet gününde toplananlardan bir kısmı (müminler) cennettedir, bir kısmı (kâfirler) de cehennemdedir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
İşte böylece sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki ana şehri ve etrafındakileri uyarasın, kendisinde hiçbir şüphe olmayan toplanma (kıyamet) gününü de hatırlatasın. (O gün) bir grup Cennette, bir grup da şiddetli ateş içindedirler.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
İşte böylece şehirlerin anası Mekke ve çevresindekileri uyarman ve gerçekleşmesinde şüphe bulunmayan toplanma günü hakkında korkutman için sana Arapça bir Kur'ân indirdik. O gün insanların bir kısmı cennette, bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.
Besim Atalay
swap_vert close
İşte böyle, Mekkelilerle, yüresinde olanları — hiç şüphe bulunmayan— toplanma gününden kocundurmakçin Arapça olarak Kur'-anı sana vahiy ettik; birtakım kimseler cennettedirler, birtakımı ateşte!
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Ey Muhammed!) Şehirlerin anası (durumunda olan) Mekke'de ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve hakkında asla şüphe olmayan toplanma gününün dehşeti hakkında bilgi vermen için sana Arapça bir Kur'an vahyettik. O gün onların bir kısmı cennette, bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.
Bkz. 11/105, 20/108, 78/38  
Cemil Said
swap_vert close
Sana Kur’ân’ı ’arabca vahy iyledik ki şehirlerin vâlidesini (Mekke’yi) ve civâr ahâlîyi haberdâr idesin ve geleceğine şek ve şübhe olmayan kıyâmet gününi ânlara ihtâr idesin o gün insânların bir kısmı cehenneme gidecekdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Böylece şehirlerin anası olan Mekke'de ve çevresinde bulunanları uyarman, şüphe götürmeyen toplanma günü ile uyarman için sana Arapça okunan bir Kitap vahyettik. İnsanların bir takımı cennete, bir takımı da çılgın alevli cehenneme girer.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları uyarasın. Bir grup cennette, bir grup ise cehennemdedir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
İşte sana, Ümmülkurâ (Mekke) ve çevresindekileri uyarman ve hakkında asla şüphe bulunmayan toplanma gününün dehşetini haber vermen için böyle Arapça bir Kur’an indirdik. Onların bir kısmı cennette, bir kısmı da cehennemde olacaktır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Şehirlerin anası (olan Mekke'de) ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle onları korkutman için, sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemdedir.  
 Kur’an Mekke halkına ve yeryüzündeki bütün insanlara indirilmiştir. Mekke, içinde Kâbe ve Makam-ı İbrahim bulunduğu için, şanı büyük bir şehirdir. Âyette kıyametin korkunç durumu ve insanların cennetlikler ve cehennemlikler olarak ikiye ayrılacakları açıklanmıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Başkent ve çevresini uyarman için ve gerçekleşecek olan Toplanma Gününe karşı uyarman için biz kusursuz bir dile sahip olan bir Kuran'ı böylece sana vahyediyoruz. Onlardan bir kısmı cennete, bir kısmı da cehenneme girecektir.
Bak 43:3.  
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Böylece biz sana Arapça bir Kur'ân indirdik ki, şehirlerin anası (olan Mekke) halkını ve etrafındakileri uyarasın ve hakkında hiç şüphe olmayan kıyamet gününün dehşetinden onları korkutasın. Bir grup cennettedir, bir grup da cehennemdedir.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Ve işte böyle sana Arabî bir Kur'an vahiyetmekteyiz ki Ümmülkurayı ve çevresindekileri sakındırasın ve o toplama gününün dehşetini haber veresin onda şübhe yok, bir fırka Cennette, bir fırka saîrde
Emrah Demiryent
swap_vert close
İşte böylece, şehirlerin anası (dünyanın merkezi konumunda olan Mekke şehrinin halkı) nı ve çevresindekileri (yeryüzündeki bütün insanları) uyarman ve gerçekleşmesinde hiçbir şüphe bulunmayan (mahşerdeki) toplanma günüyle onları korkutman için sana Arapça bir Kur’ân vahyettik. O gün insanların bir kısmı cennette, bir kısmı da alevli ateşte olacaktır.
Yahûdîlerden bir grup, bu âyet-i kerîmeyi delil getirerek, Hz. Muhammed [sallallahu aleyhi vesellem] Efendimizin yalnızca Araplara gönderilmiş bir peygamber olduğunu öne sürmeye kalkışmışlardır. Yani onun peygamberliğini itiraf etmekle beraber, bütün insanlığa değil de sadece Araplara mahsus bir peygamber olduğu iddiâsında bulunmuşlardır. Hey hat! Hey hat! Sapıklığın zirvesine çıkmış olan lânetli yahûdîler, bu âyet-i kerîmeyi gördüler de acaba şu âyet-i kerîmeleri görmediler mi? Yoksa görmek mi istemediler? “De ki: Ey insanlar! Şüphesiz ben, Allah’ın, hepinize gönderdiği bir peygamberiyim” (A’râf 7/158). “Biz seni, ancak âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiyâ 21/107). “Biz seni ancak bütün insanlara bir müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik. Fakat insanların çoğu (bu hakikati) bilmezler” (Sebe’ 34/28). “(Habibim!) De ki: Cinlerden bir topluluğun (benim okuduğum Kur’ân’ı) dinleyip de (kavimlerine döndükleri zaman) şöyle söyledikleri bana vahyolundu: Şüphesiz biz, doğru yola ileten harikulâde güzel bir Kur’ân dinledik de ona îmân ettik. Bundan böyle hiç kimseyi (hiçbir şeyi) asla Rabbimize ortak koşmayacağız.” (Cin 72/1-2).  
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kentlerin anası¹ ve civarındakileri, hakkında kuşku olmayan toplanma günü ile uyarman için sana Arapça bir Kur'an vahyettik. Onların bir kısmı Cennet'tedir, bir kısmı da alevli ateştedir.
1- Mekke.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Şehirlerin anası (halkı) na ve etrafında bulunanlara gelecek tehlikeleri haber vermen için ve hakkında hiçbir şübhe bulunmayan o toplanma gününün dehşetiyle korkutman için sana böyle Arabca bir Kur'an vahyetdik. (Onlardan) bir takımı cennetde, bir takımı cehennemdedir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
İşte sana böyle Arabca bir Kur'ân vahyettik ki, şehirlerin anasını (Mekke'yi) ve onun etrâfındaki (bütün yeryüzü belde)leri(ni) korkutasın ve (geleceği) hakkında hiç şübhe olmayan o toplanma günü (kıyâmet) ile (onları) korkutasın! (O gün) bir kısım (insanlar) Cennette, bir kısım (insanlar) da alevli ateştedir.
İhsan Aktaş
swap_vert close
(Resulüm!) İşte böyle! Biz sana Arapça (fasih ve kusursuz bir dile sahip) bir Kur’an vahyettik ki, (yeryüzünün) tüm yerleşim alanlarının (manevi) ana merkezi konumunda bulunan ummul-kurayı ve onun etrafında (doğudan batıya, güneyden kuzeye kadar dünyanın her yerinde) bulunan bütün insanları uyarasın ve kendisinde şüphe olmayan toplanma günü konusunda da (haber verip) uyarıda bulunasın. (O gün onların) bir bölümü (iyi olanlar) cennette, bir bölümü (azgın, zalim, kötü ve suçlu olanlar) ise çılgınca yanan ateşte olurlar. (*)
(*) Ayetteki ‘’ümmülkurâ “anakent, bütün yerleşim yerlerinin merkezi” anlamına gelir. Ayrıca aşağıdaki lügat ve tefsir metinlerinde de geçtiği gibi (من حولها) men havleha’dan maksat, tüm insanlar ve bütün yeryüzü kast ediliyor. Yani Ümmül Kura = Yerleşim merkezlerinin hepsi. Örneğin: Ümmün nucum = samanyolu (yıldızların hepsi). Ümmül Kur’an = Kur’an’ın tamamı. Ummuş şer, ümmül hebâis = dünyadaki tüm kötülükler. أُمُّ النُّجومِ : الْمَجَرَّةُ (المعجم: الغني ) حدثني محمد بن سعد قال، حدثني أبي عن أبيه, عن ابن عباس قوله: " ولتنذر أم القرى ومن حولها "، و " أم القرى "، مكة =" ومن حولها "، الأرض كلها ( تفسير الطبري): أن المراد بقوله : ومن حولها شامل لجميع الأرض ، كما رواه ابن جرير وغيره ، عن ابن عباس . أم القرى - وهي مكة ومن حولها شرقا وغربا - أضواء البيان» سورة الشورى أوعليه يصح أن يكون المقصود بمن حولها: مجموع البشريّة.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Böylece sana, Mekke halkını ve Mekke civarında yaşayanları, geleceğinde hiçbir şüphenin olmadığı ve insanlardan bir gurubun cennete ve yine onlardan bir gurubunda, yakıcı ateşin içinde olacağı toplanma (hesap) günü ile uyarman için, Arapça bir Kur’an olarak vahyettik.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Biz senin gönlüne böyle arapça bir Kur’an bildirdik ki iller ili Mekke’yi, onun dolayındakileri şüphe götürmiyen o toplanma günüyle uyarasın diye. Onlardan bir kısmı Cennet’te, bir kısmı da kızgın ateşte olacaklardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Ana kasaba olan Mekke/yi ve etrafındakileri Arapları [⁴] azaptan, bahusus kopmasında şüphe götürecek hiçbir şey bulunmayıp mahlûkatın toplanacağı günden [⁵] korkutmaklığın için sana Arabi Kur/an/ı böyle [⁶] vahiy ettik. Onlara bildir ki birtakımı uçmağa, birtakımı Tamu/ya ayrılacak [⁷].
[4] Veya diğer memleket ahalisini.[5] Bütün halk kıyamet günü toplanacağından o güne «Yevm'il Cem' toplanma günü» denmiştir.[6] Her peygambere kendi diliyle vahiy ettiğimiz gibi.[7] Yani muvahhit ve muti, olanlar uçmağa, (Cennete) müşrik ve asî olanlar Tamuya (Cehenneme) girecekler.  
İsmail Yakıt
swap_vert close
Böylece Biz sana, şehirlerin anası/başkent olan Mekke [ummu’l-kurâ] ve çevresinde⁴ olanları uyarman ve geleceği kesin olan [lâ reybe fihi] o toplanma gününden [yevme’l-cem’] de haberdar etmen için Arapça bir Kur’an vahyettik. Bir kısmı [ferîk] cennette, bir kısmı da çılgın alevli ateştedir.
4 “Mekke ve çevresinde olanlar”dan kasıt, Mekke ve Mekke’nin dışındaki bütün yeryüzüdür (Razî).  
Kadri Çelik
swap_vert close
Böylece şehirlerin anasını (Mekke halkını) ve çevresinde olanları uyarman ve kendisinden şüphe olmayan toplanma günü ile uyarıp korkutman için sana Arapça bir Kur'an vahyettik. (O gün onların) Bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgınca yanan ateşin içindedir.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey şanlı Elçi! Daha önceki Peygamberlere nasıl kendi halkının konuştuğu dilde kitap gönderdiysek, işte sana da Arapça okunan bir hitabe olan bu Kur’an’ı gönderdik ki, asıl adı Mekke olan ve dünya kentlerinin merkezi konumunda bulunan Anakent halkını ve aşama aşama çevresindeki diğer bütün şehirleri, toplumları, ülkeleri ve tüm dünyayı uyarasın ve böylece, gerçekleşeceğinde asla şüphe olmayan okıyamet günü, o Toplanma Gününe karşı onları ikaz etmiş olasın.Çünkü O Gün gelip çatınca, insanların bir kısmı cennete girecek, bir kısmı da çılgın bir ateşe!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Hakkında kuşku olmayan Cem’ / Toplanma günü ile uyarman ve Şehirler’in anasını (Mekke’yi) ve çevresindeki kimseleri uyarman için sana anlaşılır bir kur’ân / okuyuş olarak böyle vahyettik. Bir takımı Cennet’tedir; bir takımı da Saîr / Çılgın Alevli Ateş içindedir.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Gördüğün gibi biz bu Kitabı sana anlaşılır bir Arapça ile ifade ettik.. Bundan böyle sen, anakent Mekke ve çevresindekileri uyaracaksın Onlara, o kaçınılmaz günün dehşetini anlatacaksın. Yani, kimilerinin cennette, kimilerinin ateşte olacağı o güne karşı uyaracaksın.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik! Şehirlerin anası olan Mekke’de ve çevresinde bulunanları uyarasın! Hakkında hiçbir şüphe olmayan hesap günüyle onları uyarasın! O gün suçlular cehenneme, inanıp yasalarımıza uyanlar cennete gönderilir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Şehirlerin anasını [*] (Mekkelileri) ve onun çevresindekileri uyarman [*] ve asla şüphe olmayan toplanma günüyle (ilgili) onları uyarman için sana böyle Arapça bir Kur’an vahyettik. (İnsanların) bir bölümü cennette, bir bölümü de çılgın alevli cehennemde (olacak)tır.
Ayette geçen [ümmü’l-kurâ] tamlaması “şehirlerin anası” manasına gelmekte, Mekke için kullanılmaktadır; ayette kastedilen ise elbette “Mekke şehri” değil, orada yaşayan “Mekkeliler”dir.,Benzer mesajlar: Nisâ 4:79; En‘âm 6:19; A‘râf 7:158; Enbiyâ 21:107; Sebe’ 34:28; Yâsîn 36:6; Cum‘a 62:2-3.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Böylece Biz, sana şehirlerin anası (olan Mekke)¹ ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve (insanların) bir bölümünün cennette, bir bölümünün de çılgın alevli cehennemde olacağı ve hakkında asla şüphe olmayan toplanma günüyle, onları korkutman için Arapça bir Kur’an vahyettik.
1 Ümm’ül-Kura: Bütün şehirlerin anası, merkezi demek olup, Mekke’nin diğer bir ismidir. Bu sebeple Mekke cihanın merkezidir ve tüm insanlığın kıblesidir. Yeryüzündeki ilk yerleşim yeri ve ilk mescidin yapıldığı yer de Mekke’dir ve tüm insanlık Hz. Âdem’den çoğalarak dünyaya Mekke’den yayılmıştır. Bk. (Âlu İmrân: 96) Yani Kâbe, dolayısıyla Mekke, Hz. Âdem’den itibaren baştan beri herkesin kıblesi idi. Hz. Davut (a.s.)’dan itibaren, kısa süreliğine Kudüs’teki Beyt’ül-Makdis (Mescid-i Aksa) kıble oldu. Hz. Peygamber zamanında eski haline döndü ve Kâbe-i Muazzama tekrar kıble oldu. Bugün de Mekke için “Asımet’ül Mukaddese” (Kutsal Başkent) denilmektedir. Fakat Müslümanlar, “Ortalıkta fitne kalmayıp, Allah’ın dini (yeryüzüne) egemen oluncaya kadar” savaşmakla emrolunduklarına (Bakara: 193) göre; Mekke’ye Âsımet’ül-Âlem (Cihanın Başkenti) denilse daha uygun olur. Ayrıca uyarının Mekke’nin kendisine değil, orada yaşayan halka olacağı, mecâzen anlaşılmaktadır. Bk. (En’am: 92)  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Sana sadece Bizim mesajımız emanet edilmiştir:] işte Biz sana Arap dilinde ⁴ bir hitabe gönderdik ki, bütün kentlerin atasını ve çevresinde oturanları ⁵ uyarabilesin; yani, [varlığı] her türlü şüphenin üstünde olan Toplanma Günü’ne karşı [onları] uyarasın: [O Gün] bazısı cennete girecek, bazısı da yakıcı ateşe.
4 Karş. 14:4 -“Biz her elçiyi, mutlaka kendi halkının diliyle [vahyedilmiş bir mesajla] gönderdik.” Bkz. ayrıca 13:37’nin ilk cümlesiyle ilgili not 72.5 Yani, bütün insanlığı (Taberî, Beğavî, Râzî). Mekke’nin “kentlerin atası” olarak adlandırılması konusunda bkz. 6:92’deki benzer ifade ile ilgili not 75.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Biz, Mekke ve civarındaki şehir halklarını hem uyarman hem de hakkında hiç şüphe olmayan o toplanma günü ile ikaz etmen için sana işte böyle Arapça bir Kuran vahyettik. O gün insanların bir kısmı cennettedir, bir kısmı da çılgın alevler içinde! 6/19-92, 50/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
İşte Biz sana, hem Şehirlerin Anası’nı ve onun çevresindekileri[⁴³⁰⁵] uyarman hem de kendisinde asla kuşku bulunmayan Toplanma Günü’ne karşı (insanlığı) ikaz etmen için Arapça bir Kur’an vahyettik: (Sonuçta) bir kısmı cennete girecek, bir kısmı da ateşe.
[4305] Özelde Mekke ve onun mânevî merkezi olan yer küreyi (Râzî). Zımnen: uygarlıkların merkezini.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Şehirlerin anası (olan Mekke’de) ve onun çevresinde bulunanlara (kıyamete dek bütün insanlara) gelecek tehlikeleri haber veresin, onları; hakkında hiçbir şüphe bulunmayan o toplanma günüyle uyarasın diye, sana böyle Arapça Kur'an vahyettik. (Ki o gün) onlardan kimi cennette, kimi de cehennemdedir!
Osman Fırat
swap_vert close
Böylece biz sana Arapça bir Kur’an vahyettik ki, Anakent Mekke ve çevresinde bulunanları uyarasın. Hakkında asla şüphe bulunmayan mahşer/ toplanma günüyle onları uyarasın. Bu topluluklaradan bir kısmı cennette, bir kısmı ise ateştedir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve işte sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki, Ümmü'lKurâ'yı ve onun çevresinde bulunanları korkutasın ve kendinde şüphe olmayan o toplanma gününden korkutasın. Bir fırka cennettedir ve bir fırka da cehennemdedir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Böylece sana Arapça bir Kur'ân vahyettik ki sen Anakent olan Mekke ile bütün etrafını uyarıp irşad edesin ve gerçekleşeceğinde hiç şüphe olmayan mahşer günündeki büyük buluşmayı haber veresin. O ne müthiş manzara: Bir kısım cennette… bir kısım alevli cehennemde! [64, 9; 11, 103-105]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Biz sana böyle Arapça bir Kur'an vahyettik ki Anakent(Mekke'y)i ve çevresinde bulunanları ikaz edip; (vukuunda) asla kuşku bulunmayan toplanma gününe karşı uyarasın. (O gün), bir bölük cennette, bir bölük ateştedir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Ve her rasûle kendi lisânıyla vahy iylediğimiz gibi sana da, ehl-i Mekke'yi ve havâlîsinde olanları, vukû'unda şek ve şübhe olmayan kıyâmet günüyle inzâr idesin içün 'arabî Kur'ân'ı vahy iyledik. O günde insânlardan bir fırka cennetde ve bir fırka da (kâfirler) cehennemdedirler.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
İşte böyle. Bunu sana, Arapça kur’anlar (ayet kümeleri) halinde vahyettik ki Anakent’te (Mekke’de) ve çevresinde olanları uyarasın. Geleceğinden şüphe olmayan toplanma günü konusunda da uyarasın. Bir kesim Cennette, bir kesim de alevli ateşin içinde olacaktır.
Şaban Piriş
swap_vert close
Mekke ve çevresindekileri uyarman için, hakkında hiç bir kuşkunun bulunmadığı toplanma günü ile uyarasın diye; işte sana, böyle Arapça bir Kur'an vahyettik. O gün insanların bir takımı cennettedir, bir takımı da çılgın alevler içinde!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Beldelerin anası ile onun çevresindekileri(3) uyarman ve geleceğinde kuşku olmayan toplanma gününden sakındırman için, sana böylece Arapça bir Kur'ân vahyetmiş bulunuyoruz. O gün insanların bir kısmı Cennette, bir kısmı da çılgın alevlerin içindedir.
(3) Mekke ile onu çevreleyen yeryüzü ahalisi.  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
İşte böyle! Biz sana Arapça bir Kur'an vahyettik ki, ülke ve medeniyetlerin anasını ve çevresindekileri uyarasın. Ve toplanma günü konusunda da uyarıda bulunasın. Hiç kuşku yok o günde. Bir bölük cennettedir, bir bölük ateşte.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ancılayın vaḥy eyledük saña ķur’ān 'arabca tā ķorķıdasın mekke’yi daħı anı kim yörendürisindedür daħı ķorķıdasın dimek güninden gümān yoķdur anuñ içinde. bir bölük uçmaķda daħı bir bölük ŧamuda.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ gibi biz vaḥy eyledük saña ‘Arab dilince Ḳur’ānı, sen ḳorḳutmaġ‐ıçun Mekke ḫalḳını, çevresinde olanları daḫı. Daḫı ḳorḳutmaġ‐ıçun dirnek gü‐ninde, şek yoḳdur anda. Bir bölük cennete gire ve bir bölük cehenneme.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər!) Şəhərlərin anası (olan Məkkə) əhlini və onun ətrafındakıları (bütün başqa insanları) haqqında heç bir şübhə olmayan (bütün məxluqatın bir yerə cəm olacağı) toplanış (qiyamət) günü ilə qorxutmağın üçün beləcə sənə ərəbcə Qur’an vəhy etdik. (Axirətdə insanların) bir qismi (mö’minlər) Cənnətdə, bir qismi (kafirlər) isə Cəhənnəmdə olacaqdır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
And thus we have inspired in thee a Lecture in Arabic, that thou mayest warn the mother town and those around it, and mayest warn of a day of assembling whereof there is no doubt. A host will be in the Garden, and a host of them in the Flame.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thus have We sent by inspiration to thee an Arabic Qur´an:(4533) that thou mayest warn the Mother of Cities(4534) and all around her,- and warn (them) of the Day of Assembly, of which there is no doubt: (when) some will be(4535) in the Garden, and some in the Blazing Fire.
4533 The point of the Qur'an being in Arabic is that it is plain and intelligible to the people through whom and among whom it was promulgated; see next clause. 4534 The City of Makkah . See n. 913 to 6:92. This is undoubtedly a Makkan verse. Even apart from the Qiblah, Makkah is the centre of Islam, and "all around her" is the whole world. 4535 The contrast is again emphasised, as explained in the Summary.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَكَذٰلِكَ
ve işte böyle
اَوْحَيْنَٓا
vahyettik
اِلَيْكَ
sana
قُرْاٰناً
bir Kur'ân
عَرَبِياًّ
Arapça
لِتُنْذِرَ
uyarman için
اُمَّ
ana- sını
الْقُرٰى
şehirlerin
وَمَنْ
ve o kim- seleri ki
حَوْلَهَا
onun çevre- sindedir
وَتُنْذِرَ
ve uyarman için
يَوْمَ
günü ile
الْجَمْعِ
o toplanma
لَا رَيْبَ
şüphe yoktur
ف۪يهِۜ
onda
فَر۪يقٌ
bir kısım
فِي الْجَنَّةِ
cennette
وَفَر۪يقٌ
ve bir kısım
فِي السَّع۪يرِ
alevli ateştedir
Biz, şehirlerin anası (olan Mekke halkı)nı ve onun çevresinde bulunanları uyarman ve asla şüphe olmayan toplanma günü (olan kıyamet) ile onları ikaz etmen için sana böyle Arapça bir Kur'ân vahyettik. (O gün) Bir kısım (insanlar) cennette, bir kısım (insanlar) da alevli ateştedir.
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
اَوْحٰى
Fiil-IV
و ح ي
Vahyetti, işaret etti
اِلٰى
Edat
اِلٰى
-e kadar, -a kadar, -e, -a
قُرْءَان
İsim
ق ر ا
Kur'ân, okuma, okunuş
عَرَبِيّ
İsim
ع ر ب
Arapça, Arap olan
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
اُمّ
İsim
ا م م
Anne, esas, merkez
قَرْيَة
İsim
ق ر ي
Her türlü yerleşim yeri (memleket, kasaba, şehir, ülke, köy, belde)
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
حَوْل
İsim
ح و ل
Yıl (sene), etrafında, çevresinde
اَنْذَرَ
Fiil-IV
ن ذ ر
Uyardı
يَوْم
İsim
ي و م
Gün, gündüz
جَمْع
İsim
ج م ع
Topluluk
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
رَيْب
İsim
ر ي ب
Şüphe, felâket
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
فَرِيق
İsim
ف ر ق
Zümre, kısım, grup, taraf, topluluk
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَعِير
İsim
س ع ر
Alevli ateş