(O’nun kudret ve azametinden) neredeyse (kütle çekim kanunuyla denge ve düzeni sağlanan) semalar (söz konusu kanunun son bulmasıyla) üstlerinden (onların denge ve düzeni) bozulacaktır. Melekler de sürekli olarak Rablerini övgüyle yüceltmekte ve yeryüzünde bulunan kimseler (bütün insanlar) için bağışlanma (sebebi olan iman ve hidayeti) dilerler (Allah’ın izni ile yeryüzünde bulunan müminlere istiğfar/şefaat ederler). İyi bilin ki şüphesiz Allah bağışlayandır, merhamet edendir. (*)
(*) Not: Bu ayetten de anlaşılıyor ki, Necm suresi 26. ayette geçen meleklerin istiğfarı/ şefaati, ahirette değil, yeryüzünde bulunanlara bağışlanma sebebi olan iman ve hidayeti dilemek anlamındadır. Yani istiğfarları/şefaatleri dünyadadır. Ayrıca, (her zaman bilinçli, akıl sahibi bir varlığa işaret eden (من) men ilgi zamirinin gösterdiği gibi) bütün insanlığı ifade eder. Buradan çıkarılan anlam şudur: bütün insanlar -ister inansın ister inanmasınlar- hata yapmaya ve günah işlemeye yatkın olduklarından, yüce Allah, “işledikleri zulümlere rağmen yine insanlara karşı hep bağışlayıcıdır” İşte meleklerin yeryüzündeki müminlere istiğfarları ve inanmayanlar için bağışlanmalarına sebep olan hidayeti dilemeleri de onlara şefaatleridir. Meleklerin bu istiğfarları/şefaatleri ise dünyadadır, ahirette değil. Aşağıdaki tefsir metinlerine bakılabilir.
(وقيل: الاستغفار منهم بمعنى: السعي فيما يستدعي المغفرة لهم، وتأخير عقوبتهم طمعاً في إيمان الكافر، وتوبة الفاسق، فتكون الآية عامة كما هو ظاهر اللفظ غير خاصة بالمؤمنين، وإن كانوا داخلين فيها دخولاً أوّلياً {أَلاَ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ } أي: كثير المغفرة والرحمة لأهل طاعته، وأوليائه، أو لجميع عباده، فإن تأخير عقوبة الكفار، والعصاة نوع من أنواع مغفرته، ورحمته (تفسير فتح القدير) { ٱلَّذِينَ يَحْمِلُونَ ٱلْعَرْشَ وَمَنْ حَوْلَهُ يُسَبّحُونَ بِحَمْدِ رَبّهِمْ وَيُؤْمِنُونَ بِهِ وَيَسْتَغْفِرُونَ لِلَّذِينَ ءامَنُواْ } [غافر: 7] وقال تعالى: { وَيَسْتَغْفِرُونَ لِمَن فِى ٱلأَرْضِ } [الشورى: 5] والاستغفار شفاعة (مفاتيح الغيب ، التفسير الكبير).