close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 4. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ard(i)(s) vehuve-l’aliyyu-l’azîm(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Onundur ne varsa göklerde ve ne varsa yeryüzünde ve odur pek yüce, pek ulu.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Göklerde ve yerkürede olanlar (hepsi ve her şey) O’na aittir. O pek Yücedir, Azamet (ululuk) sahibidir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur, O yücedir, uludur.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Göklerdeki varlıklar ve imkânlar yerdeki varlıklar ve imkânlar tamamen O'na aittir, O'nun tasarrufundadır. Yüce ve büyük olan O'dur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, büyüktür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar O'nundur. O, yücedir, büyüktür.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O, her şeyden yücedir, her şeyden büyüktür.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki her şey O’nundur. O, çok yüce ve çok büyüktür.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
“Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O, yücedir; uludur.”
Besim Atalay
swap_vert close
Göklerde, yerde bulunan O'nun, O yücedir, O ulu
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O, pek yücedir, çok büyüktür.
Cemil Said
swap_vert close
Semâvâtda ve arzda ne var ise ânındır ’âlî ve ’azîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Göklerde olanlar da, yerde olanlar da O'nundur. O, çok yücedir ve büyüktür.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur. O, yücedir, büyüktür.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hep O’nundur. O çok yücedir, çok uludur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O yücedir, uludur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Göklerde, yerde ne varsa O'nundur. O Yücedir, Büyüktür.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O'nundur. O çok yücedir, çok büyüktür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Onundur bütün Göklerdeki ve Yerdeki ve o, öyle ulu, öyle azîm
Emrah Demiryent
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi, O’nun (yaratmış olduğu mahlûku) dur. O çok yücedir, şanı çok büyüktür.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şey O'nundur. O, Çok Yüce'dir, Çok Ulu'dur.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. O (nun şânı) çok yüce, (bürhanı)çok büyükdür.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Göklerde ne var, yerde ne varsa O'nundur. Ve O, Aliyy (çok yüce)dir, Azîm (çok büyük)tür.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Göklerde (uzayda) ve yerkürede olan her şey (bütün evren) tamamen ona aittir (onun tasarrufundadır). O, pek yücedir, uludur.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar O’na aittir ve O çok yüce ve çok büyüktür.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Yerlerde, göklerde ne varsa hep Onundur. O, yücedir, uludur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O/nundur, O, yücedir, uludur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Göklerde olanlar ve yeryüzünde olanlar da O’na aittir. O, Aliy’dir, Azîm’dir.
Kadri Çelik
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanlar O'nundur. O, yücedir, büyüktür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Allah ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi O’nundur; gerçek anlamda yücelik ve büyüklük, yalnızca O’na aittir.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yer’dekiler ve Gökler’dekiler O’nundur. Azîm Aliyy de O’dur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şeyin tek sahibi Allah'tır. Allah, yücedir, muhteşemdir.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Göklerde yerde ne varsa hepsi O’nundur. O yücedir, büyüktür.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi yalnızca O’na aittir. O yücedir, büyüktür.
Mehmet Türk
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların tamamı O (Allah’a) aittir. O çok yücedir ve pek büyüktür.
Muhammed Esed
swap_vert close
Göklerde ve yerde olan her şey O’nundur; O, yücedir, uludur.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Zira göklerde ne varsa yerde ne varsa hepsi O’nundur. O, yücedir ve büyüktür. 10/66, 14/2
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa, hepsi O’nundur; O aşkın yüceliğiyle görünmeyen varlıkların da, azamet ve heybetiyle görünen varlıkların da ötesindedir.[⁴³⁰¹]
[4301] ‘Aliyy, Allah’ın fizikötesi varlıklardan aşkınlığını, ‘Azîm Allah’ın fizikî varlıklardan aşkınlığını ifade eder.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur, Yücelerin Yücesidir O!
Osman Fırat
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa O’nundur. O, yücedir, azimdir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Göklerde ne varsa ve yerde ne varsa, O'nun içindir. Ve O, çok yücedir, çok büyüktür.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O, yüceler yücesidir, pek büyüktür.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Göklerde ve yerde bulunan herşey O'nundur. O, yücedir, uludur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Göklerde ve yerde olanların cümlesi O'nundur ve O pek yüksek ve pek büyükdür.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Göklerde ne var, yerde ne varsa hepsi O’nundur. O, yücedir, büyüktür.
Şaban Piriş
swap_vert close
Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. O, yücedir. büyüktür!
Ümit Şimşek
swap_vert close
Göklerde ne var, yerde ne varsa Onundur. O pek yüce, pek büyüktür.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Göklerdeki ve yerdeki her şey O'nundur. Öylesine yüce, öylesine büyüktür O!
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
anuñdur ol kim göklerdedür daħı ol kim yirdedür daħı ol yücedür ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Anuñ bendesidür gökler ve yirler ehli daḫı. Daḫı ol yücedür, uludur.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Göylərdə və yerdə nə varsa (hamısı) Onundur! O, (hər şeydən) ucadır, (hər şeydən) uludur!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Unto Him belongeth all that is in the heavens and all that is in the earth, and He is the Sublime, the Tremendous.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
To Him belongs all that is in the heavens and on earth: and He is Most High, Most Great.(4529)
4529 We cannot conceive the distance which separates the Most High from the highest of His creatures. Allah Most Great from the greatest of the beings that we can imagine. The highest heavens are mentioned in the next verse, as well as the noblest creatures that we can imagine, the angels.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
لَهُ
O'nun- dur
مَا
o şey- ler ki
فِي السَّمٰوَاتِ
göklerdedir
وَمَا
ve o şey- ler ki
فِي الْاَرْضِۜ
yerdedir
وَهُوَ
ve O
الْعَلِيُّ
Âliyy'dir
الْعَظ۪يمُ
Azîm'dir
Göklerde ve yerde ne varsa hepsi O'nundur. O, Âliyy'dir, Azîm'dir (anlaşılamayacak kadar yüceliğe, azamete ve büyüklüğe sahip olandır).
لَهُ
Zamir
لَهُ
Onun, ona
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
سَمَٓاء
İsim
س م و
Gök, sema
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
عَلِيّ
İsim
ع ل و
Âliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar yüceliğe sahip olan demektir), çok yüce
عَظِيم
İsim
ع ظ م
Azîm (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), çok büyük, azametli, kocaman, muazzam