close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 33. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
İn yeşe/ yuskini-rrîha feyazlelne ravâkide ‘alâ zahrih(i)(c) inne fî żâlike leâyâtin likulli sabbârin şekûr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Dilerse rüzgarı durdurur da denizin üstünde, öylece kalakalırlar; şüphe yok ki bunda, iyideniyiye sabreden ve çok şükreden herkese elbette deliller var.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(Allah) Eğer dileyecek olsa, rüzgârı durdurup keser ki, böylece (yelkenli gemiler ve içindekiler) onun (suyun) üstünde öylece kalıverirler; şüphesiz bunlar (ibadet, hizmet ve musibet üzerinde) çokça sabreden, (nimet, fazilet ve muvaffakiyetlere) çokça şükreden kimse(ler) için gerçekten ayetler (ibretler) içermektedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Dilerse rüzgarı durdurur da, yelkenli olanlar denizin üstünde durakalırlar. Şüphesiz bunda her türlü sıkıntılara göğüs geren ve Allah'a gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Eğer Allah'ın sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygunsa, rüzgârı durdurur da, yelkenliler denizin üzerinde hareket edemez hale gelirler. Bunda, çok sabrederek mücadeleye devam eden ve çok şükreden kimseler için, açıkça Allah'ın kudretini gösteren deliller vardır.
Ahmet Varol
swap_vert close
Dilese rüzgarı sakinleştirir ve böylece onlar onun (denizin) üzerinde durakalırlar. Şüphesiz bunda çokça sabreden ve çokça şükreden herkes için ibretler vardır.
Ali Bulaç
swap_vert close
Eğer dileyecek olsa, rüzgarı durdurur, böylece onun üstünde kalakalırlar. Şüphesiz, bunda çokça sabreden, çokça şükreden kimse için gerçekten ayetler vardır.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Eğer Allah dilerse, o rüzgârı durduruverir de, (gemiler) deniz üzerinde kalakalırlar. Şübhesiz bunda, (Allah'ın nimetlerine) çok şükreden, ziyade sabırlı olan herkes için bir çok ibretler var.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah dilese, rüzgârı sakinleştirir, o gemiler denizin üzerinde durup kalırlar. İşte bunda, sabreden ve şükreden herkes için önemli ayetler vardır.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Dilerse rüzgârı durdurur; o zaman denizin üstünde hareketsiz kalıverirler. Bunda, şüphesiz çok çok sabreden, gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır.
Besim Atalay
swap_vert close
Dilerse yeli dindirir, sırtüstü durakalırlar; işte bunda her katlanan kimseye, her şükredene ibretler var
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Eğer (Allah) dilerse, (onları hareket ettiren) rüzgârı durdurur da (o gemiler denizin) üstünde durup kalırlar. Şüphesiz bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
O zaman gemileri yürüten yelkendi ve bu da rüzgârın gücüyle hareket ederdi ama şimdi enerji üreten kömür, gaz, dizel, benzin gibi çok daha farklı enerji türleri vardır. “Dilerse rüzgârı durduran Allah” bu enerji kaynaklarını da yok eder, işlevsiz bırakır. Ama O, bütün bunları insanlığın faydasına sunmuştur ve onlardan istifade etmek için ona özel kabiliyet ve yüksek irade vermiştir.  
Cemil Said
swap_vert close
İster ise rüzgârı teskîn ile su üstünde gemileri ’âtıl bırakır, sabır ve şükür idici insânlar içün bu bir ders-i ’ibretdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
O, dilerse rüzgarı durdurur, yelkenle giden gemiler o zaman denizin yüzünde durakalır. Bunlarda, sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için deliller vardır.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
O, dilerse rüzgârı durdurur da onlar denizin üstünde durakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
O dilese rüzgârı dindirir de gemiler denizin üzerinde hareketsiz kalıverirler. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Dilerse O, rüzgârı durdurur da onun (denizin) üstünde kalakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Edip Yüksel
swap_vert close
Dilerse rüzgarı durdurur ve onlar suyun üzerinde hareketsiz kalırdı. Bunda, her sabreden ve şükreden kişi için ibretler vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Eğer O dilerse rüzgarı durdurur da yelkenle giden gemiler denizin üzerinde duruverirler. Şüphesiz ki bunda sabırlı olan ve çok şükreden kimseler için nice ibretler vardır.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Dilerse o rüzgârı durduruverir de sırtı üzerinde dura kalırlar, şübhesiz ki bunda nice âyetler var: çok sabırlı çok şükredici her kimse için
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Allah) dilerse, rüzgârı durdurur da (yelkenli gemiler ve içindekiler) denizin üstünde öylece kalırlardı. Şüphesiz bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için ibretler vardır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Dilerse rüzgârı durdurur da denizin yüzünde kalakalırlar. Kuşkusuz bunda çok sabreden ve çok şükredenler için âyetler¹ vardır.
1- Kanıtlar, işaretler, göstergeler.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Eğer O, dilerse rüzgârı durdurur da (gemiler denizin) sırtı üstünde (akmayıb) kalırlar. Şübhesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için kat'î âyetler vardır.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Eğer (Allah) dilerse, (onlara hareket veren) rüzgârı durdurur da, (o gemiler denizin) sathı üstünde hareketsiz şeyler olarak kalıverirler. Şübhesiz ki bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için nice ibretler vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Eğer (Allah) dilerse, (onları hareket ettiren) rihi (rüzgâr, buhar, güç ve enerjiyi) durdurur da, onlar denizin üstünde durup kalırlar. Şüphesiz bunda, çok sabreden (sıkıntılara göğüs geren), çok şükreden herkes için mesajlar vardır.’’ *
[*] er rih: Kelimenin yaygın anlamı rüzgâr olmasına rağmen üfleme, patlama, gaz sıkışması, güç ve enerji anlamlarına da gelir. Bu kelimenin sözlük anlamlarının tamamını kullanırsak ister yelkenli ister içten yanmalı veya bizim şimdilik bilemediğimiz başka bir sistemi olsun gemilerin veya diğer bineklerin tahrik güçlerinin esasıdır. Yani ayette ki ( الريح) ‘’er rih’’kelimesi, rüzgâr, hava oksijeni, buhar, güç ve enerjiyi de ifade eder. Bu nedenle bu ayet hem yelkenle hem de buhar ve motur gücüyle veya başka bir sistemle hareket eden bu günkü gemilere de işaret etmektedir. İşte ( الريح) kelimesinin bu anlamlarda olduğuna dair bir diğer örnek de Enfal-46. ayettir. (وَأَطِيعُواْ اللّهَ وَرَسُولَهُ وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ) Allah’a ve (tebliğ ettiği mesajlar hususunda) elçisine itaat edin ve aranızda çekişmeyin; yoksa korkuya kapılıp yılgınlık gösterirsiniz rihiniz/ gücünüz, enerjiniz gider ve tam manasıyla sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir.’’ İşte burada da‘’Rih‘’güç ve eneji demektir. Ayrıca motorun çalışması için yakıtta havanın karışması gerekir, yoksa motordaki yakıt yanmaz ve enerji üretilmez. Bu durumda ne motorlu gemiler ne de diğer motorlu araçlar hareket eder. İşte bu ayette her şey için gerekli olan hava oksijenine de vurgu yapılmıştır. Allah bu havayı durdurursa gemiler ve motorlu araçlar çalışamaz. Çünkü hava oksijeni olmayan yerde yanma gerçekleşmez, yanma gerçekleşmezse enerji üretilmez, enerji olmayınca motor çalışmaz, motor çalışmayınca araç ta hareket edemez. إن القرآن الكريم كتاب الله تعالى .. ومن إعجازاته .. أنه جاء متواكبا مع لغة و مفهوم و أحداث كل عصر .. الأمر الذي يجعله دائم الحضور و التجدد ........ و لذلك فهو يُخاطِب الناس على قدر عقولهم .. فلكل مقام مقال و لكل عصر أمثلة تعطى من واقع الحياة التي يلمسونها و يعاصرونه فحينما ورد في القرآن الكريم " والخيل والبغال والحمير لتركبوها وزينة ويخلق ما لا تعلمون " النحل 8 ... كانت الخيل و البغال و الحمير هي وسائل المواصلات الموجودة في عصر النبوة .... ولكن انظر إلى الإشارة و الومضة القرآنية في كلمات " ويخلق ما لا تعلمون " ....... ليدل ذلك على أن تلك الوسائل لن تكون هي فقط الوسائل حتى قيام الساعة إنما سيظهر في كل عصر الجديد و الجديد ... فوسائل النقل التي ظهرت في عصرنا هذا .... من سيارات و طائرات و سفن بمحركات الديزل و صواريخ .. و كل ما سيظهر من وسائل مواصلات ... وغير ذلك ... مما لا نعلمه الآن و حتى قيام الساعة ... أشار إليه القرآن الكريم في قوله تعالى " ويخلق ما لا تعلمون ".فإنه من العجيب أن كلمة "ريح " أتت في القرآن الكريم بمعنى القوة و الطاقة عموما والدليل قوله تعالى ..." وَلاَ تَنَازَعُواْ فَتَفْشَلُواْ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ ..." الأنفال: 46 .... فعلى ضوء ذلك يكون ما ورد في الآية المذكورة ... " إِنْ يَشَأْ يُسْكِنِ الرِّيحَ " .. أي يُسكن القوة و الطاقة التي تحرك تلك السفن ... سواء أكانت هواء أو ديزل أو وقود نووي أو ...... أو أي قوة أو طاقة غيرها ستكتشف مستقبلا ليوم القيامة .... وبذلك يكون اختيار القرآن الكريم لكلمة " ريح " .. وان كان معناها الظاهري هو الهواء الذي يهب ليدفع السفن في اتجاهها .. إلا انه يدل أيضا على معنى اشمل واعم .... ألا وهو القوة والغلبة والمتانة المحركة لكل كيان يطلب من ورائه أن يتحرك على وجه متحد بحيث لو تخلف فيه جانب ضعف أثره واختل النظام وبطل نفعه (الرد على تدليس تحدى الله سبحانه وتعالى أن يوقف السفن بأن يجعل,,  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Eğer dilerse rüzgârı sakinleştirip dindirir. Sonra denizin ortasında hareketsiz kalıverirler. Bunda tüm sabredip şükredenler için alınacak ibretler var.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Eğer dilerse yeli ağırlaştırır da gemiler denizin üstünde durakalırlar. İşte bunda bütün katlananlar, şükredenler için kesin belgeler vardır.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
O, dilese rüzgârı durdurur da gemiler derya yüzünde durakalır. İşte bunda ziyadesiyle sabır ve şükür edenler hakkında ibretler vardır.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Eğer O dilerse rüzgârı durdurur ve o zaman gemiler denizin üstünde hareketsiz kalırlar. Muhakkak ki bunda çok sabreden/göğüs geren ve çok şükreden için ibretler [âyât] vardır.²⁰
20 Krş. Lokmân, 31/31. Kur’an’ın burada yelkenli gemilerden örnek vermesi, indiği dönemdeki örnekleri kullanmasıdır. Bu örnek, Kur’an’ı yorumlayanların kendi dönemlerindeki örneklere başvurmalarının bir sakıncası olmadığının da önünü açıyor.  
Kadri Çelik
swap_vert close
Eğer dileyecek olsa rüzgârı durdurur, böylece onlar da (gemiler de) onun (denizin) üstünde kalakalırlar. Hiç şüphesiz çokça sabreden, çokça şükreden kimse için bunda elbette (nice) ayetler vardır.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Allah dilese, rüzgarı durdurur ve yelkenli gemiler, içindeki yolcularla birlikte denizin ortasında öylece kalıverirlerdi. Yâhut diğer vasıtaları öylece çalışmaz hâle getirirdi de, hayatınızı felce uğratabilirdi. Hiç kuşkusuz bunda, musîbetler karşısında isyan etmeyip sabreden ve nîmetler karşısında şımarmayıp şükreden kimseler için nice ibret dersleri vardır.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Dilerse, Rüzgâr’ı dindirir; (denizin) sırtında durakalırlar. Bunda, çok şükreden sabırlı herkes için elbette âyetler vardır.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah isterse, her an rüzgarı kesip onları denizin ortasına hareketsiz bırakabilir. Bu olayda, sabırlı ve şükretmesini bilenler için bir takım işaretler vardır.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah dilerse rüzgârı durdurur. Rüzgârla gemisini yüzdürenler hiçbir yere kıpırdayamaz. Elbette bunda düşünenler, inananlar, azimli, kararlı olanlar ve yasalarımıza uyanlar için ibretler vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
(Allah) dilerse rüzgârı durdurur da (gemiler denizin) üzerinde (öylece) kalakalırlar. Şüphesiz ki bunda, çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.
Mehmet Türk
swap_vert close
Eğer O dilerse rüzgârı durdurur¹ onlar da onun üzerinde kalakalırlar. Şüphesiz bunda, çok sabreden ve çok şükreden herkes için ibretler vardır.
1 Yani o gemileri hareket ettiren rüzgârı ve enerjiyi durduruverir, o enerjiye verdiği gücü alıverir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
dilerse rüzgarı dindirir, o zaman denizin üstünde hareketsiz kalıverirler; bunda, şüphesiz, sıkıntılara göğüs geren ve [Allah’a] gönülden şükreden herkes için mesajlar vardır;
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah dilerse rüzgârı durdurur da işte o zaman gemiler su üstünde kalakalırlar. İşte bunda da direnip sabreden ve nimetlerin hakkını çokça verip şükreden herkes için alınacak nice ibretler vardır. 17/67
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
isterse rüzgârı kesiverir de, o zaman denizin üzerinde hareketsiz kalakalırlar:[⁴³⁴⁴] şüphesiz bunda da her daim sabreden ve şükrü eda etmek için çaba harcayan herkes için ibretler vardır.
[4344] Zımnen: Allah’ın desteğini arkasına alan kişi, hayat denizindeki kulluk gemisini kolayca yüzdürüp sahil-i selamete çıkar.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Dilediği an O, rüzgârı keser de onlar, denizin üzerinde duruverirler. Bunda sabırlı olan ve şükreden kimseler için ibretler vardır.
Osman Fırat
swap_vert close
O, dilerse rüzgârı durdurur da onlar denizin üstünde kalakalırlar. Elbette bunda çok sabreden, çok şükreden herkes kanıtlar vardır.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Eğer dileyecek olsa rüzgarı durdurur. Artık onun sırtı üzerine durakalırlar. Şüphe yok ki, bunda elbette âyetler vardır, her ziyâde sabreden, ziyâde şükreden kimse için.
Suat Yıldırım
swap_vert close
32, 33, 34, 35. Denizlerde dağlar gibi akıp giden gemiler de O'nun kudretinin ve hikmetinin delillerindendir. Eğer O dilerse rüzgârı durdurur, gemiler de denizin üstünde durakalır. Elbette bunda sabrı ve şükrü bol olanlar için alacak ibretler vardır. Yahut işledikleri günahlar sebebiyle o gemileri batırır, günahların birçoğunu da affeder. Böyle yapmasının bir sebebi de, âyetlerimiz hakkında tartışanların kaçacak bir yerleri olmadığını onlara bildirmektir.
Kureyşliler ticaret amacıyla Hind okyanusuna, Afrika’nın sahil ülkelerine gemilerle yolculuk yapıyor, Kızıl Deniz’den geçiyorlardı.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Dilerse rüzgarı durdurur, (gemiler denizin) sırtında durakalır. Kuşkusuz bunda sabreden, şükreden herkes için ibretler vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Eğer isterse rüzgârı teskîn idüb gemileri deryâ yüzünde yürümekden devirirdi. Bunda sabır idici ve şükür iyleyicilere âyet ve 'ibret vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Tercihi farklı olsaydı güçlerini[*] durdurup, gemileri de denizin üstünde hareketsiz bırakırdı. Bunda, sabreden ve görevlerini yerine getiren herkes için âyetler vardır.
[*] er riha: Kelimenin yaygın anlamı rüzgar olmasına rağmen üfleme, patlama, gaz sıkışması anlamlarına da gelir. Bu kelimenin sözlük anlamlarının tamamını kullanırsak ister yelkenli, ister içten yanmalı veya bizim şimdilik bilemediğimiz başka bir sistemi olsun gemilerin veya diğer bineklerin tahrik güçlerinin esasıdır.  
Şaban Piriş
swap_vert close
Dilerse rüzgarı durdurur da su üstünde kalakalırlar. İşte bunda da çok sabreden ve şükreden herkes için ayetler vardır.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O dilerse rüzgârı durdurur da denizin üstünde hareketsiz kalıverirler. Çok sabreden ve çok şükreden herbir kul için bunda âyetler vardır.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Dilerse rüzgârı durdurur da o akıp giden gemiler denizin sırtında donmuş gibi kalırlar. Gereğince sabreden, gereğince şükreden herkes için bütün bunlarda elbette ki ibretler vardır.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
eger dilerse dölendüre yili pes olalar durıcılar arķası üzere. bayıķ şunuñ içinde nişānlardur her śabr eyleyiciye şükr eyleyici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Eger Tañrı Ta‘ālā dilese‐y‐di sākin iderdi yili. Pes durup ḳalurlardı deñiz yü‐zinde. Taḥḳīḳ anda āyetler vardur her ṣabr idici ve şükr idici ḳullara.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Əgər (Allah) istəsə, küləyi saxlayar, onlar da (suyun) üzündə durub qalarlar (nə irəli, nə də geri gedə bilərlər). Həqiqətən, bunda (əziyyətlərə) çox səbr edən, (ne’mətlərə) çox şükür edən hər bir kəs üçün ibrətlər vardır!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
If He will He calmeth the wind so that they keep still upon its surface Lo! herein verily are signs for every steadfast grateful (heart).
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
If it be His Will He can still the Wind: then would they become motionless on the back of the (ocean). Verily in this are Signs for everyone who patiently(4573) perseveres and is grateful.
4573 If we study such Signs in the right spirit, we learn the highest lessons for our spiritual life: on the one hand, patient perseverance with reliance on Allah, and on the other a feeling or attitude of grateful thanks to Allah, that He enables us to achieve so much in spite of our shortcomings, and forgives in us so much that deserves punishment and disaster.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اِنْ
eğer
يَشَاْ
dilerse
يُسْكِنِ
durdurur
الرّ۪يحَ
rüzgârı
فَيَظْلَلْنَ
sonra olurlar
رَوَاكِدَ
sabit kalanlar
عَلٰى ظَهْرِه۪ۜ
onun sırtında
اِنَّ
şüp- hesiz
ف۪ي ذٰلِكَ
bunda vardır
لَاٰيَاتٍ
elbette âyetler
لِكُلِّ
herkes için
صَبَّارٍ
çok sab- reden
شَكُورٍۙ
çok şük- reden
Eğer O dilerse (onlara hareket veren) rüzgârı durdurur da (o gemiler denizin) üstünde hareketsiz kalakalırlar. Elbette bunda sabreden (ve) şükreden herkes için âyetler (ibret ve deliller) vardır.
اِن
Edat
اِن
Eğer,  -se, -sa
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
اَسْكَن
Fiil-IV
س ك ن
Yerleştirdi, durdurdu, oturttu
رِيح
İsim
ر و ح
Rüzgâr, kasırga
ظَلَّ
Fiil-I
ظ ل ل
Oldu, devam etti
رَوَاكِد
İsim
ر ك د
Sabit kalanlar
عَلَى
Zamir
عَلَى
Üzerinde, hakkında, karşı, dolayı, -a, -e
ظَهْر
İsim
ظ ه ر
Sırt, arka
اِنّ
Edat
اِنّ
Şüphesiz, kesinlikle, muhakkak, elbette, gerçekten, zira, çünkü, doğrusu, daima. Cümledeki bilgiyi pekiştirmek için kullanılır.
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
ءَايَة
İsim
ا ي ي
Âyet, mucize, alamet, işaret, nişane, ibret, delil
كُلّ
İsim
ك ل ل
Hep, hepsi, bütün
صَبَّار
Sıfat
ص ب ر
Çok sabreden
شَكُور
İsim
ش ك ر
Şekûr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Şükrün karşılığını veren demektir)