close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 31. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ entum bimu’cizîne fî-l-ard(i)(s) vemâ lekum min dûni(A)llâhi min veliyyin velâ nasîr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve siz, yeryüzünde onu aciz bir hale getiremezsiniz ve size, Allah'tan başka ne bir dost vardır, ne bir yardımcı.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Siz yeryüzünde (Bizi-Rabbinizi) aciz bırakacak (deprem, sel, kuraklık gibi felaketlerimizi savuşturacak) değilsiniz. Ve sizin Allah’ın dışında bir velinizin ve yardım edicinizin olması da mümkün değildir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Ve yeryüzünde sizler O'nu, yapacağından aciz bırakamazsınız, size vereceği bela ve musibetlere de engel olamazsınız. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Yeryüzünde Allah'ı âciz bırakamazsınız, koyduğu kuralların dışına çıkarak yakanızı kurtaramazsınız. Allah'ın dışında, kulları durumundakilerden bir veliniz, bir koruyucunuz ve bir yardım edeniniz de yoktur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Yoksa siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Ali Bulaç
swap_vert close
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakacak değilsiniz. Ve sizin Allah'ın dışında ne bir veliniz vardır, ne bir yardımcınız.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Siz, yeryüzünde (Allah'ın azabından) yakanızı kurtarabilecek değilsiniz; ve sizin için Allah'dan başka (azabı kaldıracak) bir dost, bir yardımcı yoktur.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Ve yeryüzünde Allah’ı aciz bırakıp kurtulamazsınız. Çünkü Allah’tan başka size sahip çıkacak, yardım edecek hiç kimse yoktur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Siz O'nu yeryüzünde âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Besim Atalay
swap_vert close
Yeryüzünde O'nu âciz kılamazsınız, Allahtan başka, sizlere ne dost vardır, ne de yardımcı
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Siz dünyada Allah'ın elinden kurtulamazsınız. (Ahirette de) sizi Allah'(ın azabın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.
Cemil Said
swap_vert close
Arz üzerinde âna karşu siz ’âcizsiniz Allâh’dan başka velîniz ve yardımcınız yokdur.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yeryüzünde O'nu aciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz da yardımcınız da yoktur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Yeryüzünde O’nu âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah’tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Siz, dünyanın hiçbir yerinde O’nun gücünün önünde duramazsınız. Sizin için Allah’tan başka gerçek dost ve yardımcı yoktur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde (O'nu) âciz bırakamazsınız. Allah'tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Siz yeryüzünde kaçamazsınız. Sizin ALLAH 'tan başka bir sahibiniz ve yardımcınız yoktur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Hem siz Arzda âciz bırakacak değilsiniz ve size Allahdan başka kurtaracak ne bir hâmî ne de bir yardımcı yoktur
Emrah Demiryent
swap_vert close
(Ey insanlar! İşlemiş olduğunuz günahlardan dolayı, Rabbinizin sizi cezalandırmayı dilemesi hâlinde) yeryüzünde (O’nu) âciz bırakamazsınız. (Müstahak olduğunuz, Allah’ın azabından kaçamazsınız.) Sizin Allah’tan başka bir dostunuz (mabudunuz) ve yardımcınız yoktur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Siz, yeryüzünde aciz bırakabilecek olanlar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka bir veliniz¹ ve yardımcınız yoktur.
1- Koruyucu, yardımcı, gözeten, destekleyici, yandaş.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Siz yer (yüzün) de (Allahı) aaciz bırakabilecekler değilsiniz Sizin Allahdan başka ne bir haamîniz, ne bir yardımcınız yokdur.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Ve siz yeryüzünde (Allah'ı) âciz bırakacak kimseler değilsiniz! Sizin için Allah'dan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey insanlar!) Siz yeryüzünde (Allah neyi irade ve icra ederse ona) mâni olabilecek değilsiniz. Ve sizin Allah’ın yanı sıra ne (sizi koruyabilecek ve işlerinizi kendisine havale edebileceğiniz) bir veliniz (sahibiniz), ne de bir yardımcınız vardır.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Siz, yeryüzünde hiçbir şekilde Allah’ın yapacaklarına engel olamazsınız ve Allah’dan başka sizi, ne bir koruyan, nede bir yardım eden bulunur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah’ı yeryüzünde yıldırmak sizin elinizde değildir. Sizin Allah’tan başka ne bir koruyucunuz, ne de bir yadımcınız yoktur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Siz O/nu yeryüzünde âciz bırakacak değilsiniz. Tanrı/dan başka sizin ne yârınız, ne iş göreniniz, ne medetkârınız yoktur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Yeryüzünde O’nu âciz bırakamazsınız! Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne bir yardımcı vardır.
Kadri Çelik
swap_vert close
Siz yeryüzünde (O'nu) aciz bırakıcılar da değilsiniz ve sizin Allah'ın dışında ne bir veliniz vardır, ne de bir yardımcınız.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O hâlde, ey inkârcılar! Allah’a yönelmekten başka bir kurtuluş çareniz yoktur! Çünkü siz, bu evrende O’nun hükmünden kaçıp kurtulamazsınız veAllah’tan başka kendinize ne bir dost bulabilirsiniz, ne de bir yardımcı! Çevrenize ibret nazarıyla bir bakın ve Rabb’inizin muhteşem eserleri üzerinde düşünün:
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Yeryüzü’nde siz aciz bırakacak değilsiniz; sizin için Allah’tan başka ne bir veliyy vardır, ne bir yardım edici!
Mehmet Çakır
swap_vert close
Sizler, bu dünyada Allah ile baş edemezsiniz. Zaten Allah’tan başka yâriniz de yoktur yardımcınız da...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Unutmayın ki yeryüzünde Allah’ı âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah’tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yeryüzünde (O’nu) asla aciz bırakamazsınız. [*] Sizin için Allah’a rağmen dost da yardımcı da yoktur.
Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Yûnus 10:53; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; Nûr 24:57; ‘Ankebût 29:22; Fâtır 35:44; Zümer 39:51; Ahkâf 46:32.  
Mehmet Türk
swap_vert close
Siz yeryüzünde (Onu asla) âciz bırakamazsınız. (Zâten) sizin Allah’tan başka dostunuz da yardımcınız da yoktur.
Muhammed Esed
swap_vert close
ve siz O’nu yeryüzünde bertaraf edemezsiniz, [öteki dünyada da] sizi Allah(ın cezasın)dan koruyacak ve size yardım edecek kimse bulamazsınız.
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Yoksa siz, yeryüzünde Allah’ı atlatıp bir yere kaçıp kurtulamazsınız. Bilin ki o zaman sizin Allah’tan başka bir veliniz ve yardımcınız da olmaz. 30/25, 32/4
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Siz O’nu daha yeryüzünde atlatmaktan âcizsiniz; (âhirette) ise Allah dışında ne candan bir dost ne de işe yarar bir yardımcı bulacaksınız.
Orhan Kuntman
swap_vert close
Yeryüzünde O'nu asla aciz bırakmazsınız! (Ne kadar tedbir alsanız, başınıza gelecek musibeti önleyemezsiniz) Allah'tan başka bir dostunuz ve yardımcınız da yoktur:
(Gelen musibeti gidermek için de, Rabbinizden gayrı bir dost, bir yardımcı bulamazsınız, musibeti gidermeyi dilerse, araya bir vasıta koyar, Gene O'nun sayesinde o musibetten kurtulursunuz)  
Osman Fırat
swap_vert close
Yeryüzünde siz O’nu âciz bırakamazsınız. Sizin için Allah’tan başka hiçbir dost ve yardımcı yoktur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve siz yeryüzünde âciz bırakıcılar değilsiniz ve sizin için Allah'tan başka bir hâmi ve bir yardımcı da yoktur.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Siz, kaçmakla Allah'ın cezasından kendinizi kurtaramazsınız. Sizin Allah'tan başka ne haminiz, ne de yardımcınız yoktur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Siz, yer yüzünde O(nun cezası)na engel olamazsınız. Sizin Allah'tan başka ne bir veliniz, ne de bir yardımcınız vardır.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Siz arzda üstünüze hükm olunan mesâ'îbden kurtulur değilsiniz ve sizin içün Allâh'dan başka ne bir dost ve ne de bir yardımcı vardır.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yeryüzünde O’nu çaresiz bırakamazsınız. Allah ile aranıza koyabileceğiniz, size yön verecek ve yardım edecek biri de yoktur.
Şaban Piriş
swap_vert close
Yoksa siz, yeryüzünde bir yere kaçıp kurtulamazsınız. Sizin Allah'tan başka bir sahibiniz de yardımcınız da yoktur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Siz dünyada Allah'ın elinden kurtulamazsınız. Allah'tan başka da sizin ne bir dostunuz vardır, ne bir yardımcınız.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Siz yeryüzünde âciz bırakıcılar değilsiniz. Sizin, Allah'tan başka dostunuz da yoktur, yardımcınız da.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı degülsiz 'āciz eyleyiciler yırde. daħı yoķdur sizüñ Tañrı’dan ayruķ hįç dost ne daħı arķa virici.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı siz ‘āciz idemezsiz yir yüzinde. Daḫı size yoḳdur Tañrı ‘aẕābındanhīç ḳurtarıcı. Ne daḫı yardım idici.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Siz (Allahı) yer üzündə aciz buraxa bilməzsiniz (Onun əzabından qaçıb canınızı qurtara bilməzsiniz). Allahdan başqa sizin nə bir himayədarınız olar, nə də bir imdada yetəniniz!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Ye cannot escape in the earth, for beside Allah ye have no protecting friend nor any helper.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Nor can ye frustrate (aught), (fleeing) through the earth;(4571) nor have ye, besides Allah, any one to protect or to help.
4571 Every evil deed or word or thought must have its evil consequences: but if Allah forgives anything-and He forgives much-let no one imagine that he has defeated-or can defeat-Allah's Will or Plan. The only help or protection that is possible is from Allah. Cf. 29:22.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا اَنْتُمْ
ve siz değilsiniz
بِمُعْجِز۪ينَ
aciz bırakanlar
فِي الْاَرْضِۚ
yeryüzünde
وَمَا لَكُمْ
ve sizin için yoktur
مِنْ دُونِ
başka
اللّٰهِ
Allah'
tan
مِنْ وَلِيٍّ
hiçbir dost
وَلَا نَص۪يرٍ
ve ne bir yardımcı
Siz yeryüzünde (O'nu) âciz bırakacak değilsiniz! Sizin için Allah'tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَنْتُمْ
Zamir
اَنْتُمْ
Siz
مُعْجِز
Etken fiil-IV
ع ج ز
Âciz bırakan, âciz bırakıcı
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
اَرْض
İsim
ا ر ض
Yeryüzü, yer, arz, toprak, yurt
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
لَكُمْ
Zamir
لَكُمْ
Sizin için, size
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
دُون
İsim
د و ن
Başka, başkası, arka, hariç, önce, dışında
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
وَلِىّ
İsim
و ل ي
Veliyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Gerçek ve hakiki dost olan demektir), dost, veli
لَا
Edat
لَا
Hayır, yapmayın, asla, hiç
نَصِير
İsim
ن ص ر
Nasîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Kulundan yana olup hayırda kuluna her daim yardım eden demektir), yardımcı, ensâr