close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 30. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Vemâ esâbekum min musîbetin febimâ kesebet eydîkum ve ya’fû ‘an keśîr(in)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Ve size gelip çatan her felaket, ellerinizle kazandığınız bir şeydir ancak ve çoğunu da bağışlar.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Size isabet eden (sıkıntı, sarsıntı ve) musibetler; kendi ellerinizle kazanıp (yaptığınız yanlış işler ve kötülükler) yüzündendir. Üstelik (Cenab-ı Hakk hatalarınızın ve ihmalkârlığınızın) birçoğunu da affetmektedir.
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Başınıza gelen her musibet, sizin ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. Bununla beraber Allah, kusurlarınızın pek çoğunu da affeder.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Başınıza gelen musibetler, felaketler kendi ellerinizle işlediğiniz ameller, yüklendiğiniz günahlar yüzündendir. Allah müstahak olduğunuz, başınıza gelecek felâketlerin çoğunu da bertaraf ediyor.
bk. Kur’an-ı Kerim, 4/79; 35/45.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet, sizin ellerinizin kazandıklarından dolayıdır. Çoğunu da affeder.
Ali Bulaç
swap_vert close
Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazandığı dolayısıyladır. (Allah,) Çoğunu da affeder.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizin kazandığı (günahlar) yüzündendir. Allah ise, günahların bir çoğunu bağışlıyor (da bunlardan dolayı musibet vermiyor).
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Başınıza gelen bir musibet, mutlaka ellerinizle yaptıklarınızdan dolayıdır. Ki Allah, yaptıklarınızın çoğunu da affediyor.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Başınıza gelecek her felaket, kendi yapıp ettiklerinizin bir ürünüdür. Bununla beraber Allah pek çoğunu bağışlıyor.
Besim Atalay
swap_vert close
Sizlere bir belâ gelecek olsa, kendi elinizle yaptığınız şeydendir, çoğunu da bağışlar
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Başınıza gelen her bir musibet kendi ellerinizin yaptığı işler yüzündendir. (O,) yine de çoğunu affeder.
“O, yine de çoğunu affeder” ifadesi, “aslında çok daha büyük felaketleri hak ediyorsunuz ama Allah’ın merhametinde sınır olmadığı için sizleri affederek daha büyük musibetlerin yaşanmasına fırsat vermez” anlamına gelmektedir. Aynı zamanda Allah “Halim” dir yani müsamahakârdır, mühlet verendir, şefkat edendir; insanlar cezayı hak etse de tevbe kapısını açık tutarak onu erteleyendir.  
Cemil Said
swap_vert close
Size ’ârız olan musîbetleri kendiniz celb idiyorsunuz. Lâkin çoğını ’afv idiyor.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet ellerinizle işlediklerinizden ötürüdür. O, yine de çoğunu affeder.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğunu affeder.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Başınıza gelen her musibet kendi yapıp ettikleriniz yüzündendir; kaldı ki Allah birçoğunu da bağışlar.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle işledikleriniz yüzündendir. (Bununla beraber) Allah çoğunu affeder.  
 Âyette hitap edilenler, günahkâr müminlerdir. Günahı olmayan müminlerin başına gelen musibetlerin sebebleri başkadır. Mesela onların sabretmeleri ecirlerini arttıracak sebeblerden biri olarak sayılabilir.  
Edip Yüksel
swap_vert close
Size dokunan bir kötülük, işlediklerinizin bir sonucudur. O, bir çoğunu da affeder.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle kazandıklarınız yüzündendir. Bununla beraber Allah yine de çoğunu affeder.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Başınıza ne musıybet geldi ise kendi ellerinizin kazancı iledir, halbuki bir çoğundan afvediyor
Emrah Demiryent
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle (cüz’î irâdenizle) yaptıklarınız (günahlar) dan dolayıdır. (Bununla beraber) Allah (lütfuyla) pek çoğunu bağışlıyor (da müstahak olduğunuz cezayı vermiyor).
Erhan Aktaş
swap_vert close
Size isabet eden her musibet, kendi yaptığınız şeyler yüzündendir. O, çoğuna da engel oluyor.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sizi çarpan her musîybet, kendi ellerinizin (ihtiyarınızın) işleyib kazandığı (günâhlar) yüzündendir. (Bununla beraber Allah) bir çoğunu da afveder (de musıybete uğratmaz.)
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Hem size isâbet eden herhangi bir musîbet, işte kendi ellerinizin işlediği (o günahlar)yüzündendir; bununla berâber (Allah) birçoğunu affeder.
İhsan Aktaş
swap_vert close
Ve (ey insanlar!) Size her ne bir sıkıntı (işlediğiniz suçun ezası hukuki yönden) dokunursa (hukuk tarafından cezalandırılırsanız) elleriniz ile yaptıklarınızın sonucudur! (Buna rağmen) Yine (Allâh samimiyetle yapılan tövbe ile) birçoğunu (birçok suçun cezasını) da affediyor. *
(*) Yani bu ayete, insanın işlediği suçlar nedeniyle kendisi için hukukta ön görüldüğü cezalara vurgu yapılmıştır. Burada musibet/sıkıntı, suçluya verilen dünyevi/hukuki cezalardır, bütün sıkıntılar değil. Çünkü nice insan masum iken, yine başına felaketler, depremler, kazalar, hastalıklar vs. gelebilir. Bu nedenle buradaki musibet, cezai müeyyidelerdir. Ki bunların müsebbibi de insandır. Bununla ilgili başka görüşler de vardır, ama bizce de en doğrusu budur. Zira bu görüş Kur’an’ın genel mesajına daha uygundur. Konuyla ilgili aşağıdaki tefsirlerin, özellikle Hasan el- Basri’nin görüşene bakılabilir. Çünkü suç işlemedikleri hâlde nice masum insanalar, çocuklar vs. yine de musibet ve felaketlere maruz kalırlar, ama suçları yok. Demek ki, Hasan el- Basri’nin de dediği gibi ayetin muhatabı mükellef insanlar olup meşru hukuk ilkelerini çiğnedikleri zaman dünyada cezai müeyyidelere çarpılırlar. Yani hukuken cezayı hak ederler. Ama samimiytle/ içtenlikle tövbe edenler, bağışlanabilirler. (الله اعلم)’’ Ama en doğrusunu yüce Allah bilir’’ Aşağıdaki tefsir metinlerine bkz: وقال آخرون : بل عنى بذلك : وما عوقبتم في الدنيا من عقوبة بحد حددتموه على ذنب استوجبتموه عليه فبما كسبت أيديكم يقول : فيما عملتم من معصية الله ( ويعفو عن كثير ) فلا يوجب عليكم فيها حد - حدثنا ابن عبد الأعلى قال : ثنا ابن ثور ، عن معمر ، عن الحسن ( وما أصابكم من مصيبة ) . . . الآية ، قال : هذا في الحدود (تفسير الطبريي ) {وَيَعْفُواْ عَن كَثِيرٍ} أي عن كثير من المعاصي ألا يكون عليها حدود؛ وهو مقتضى قول الحسن (الجامع لاحكام القرآن) وروى بعضهم عن الحسن ان معنى الآية (في الحدود) أي ما أصابكم من حد من حدود الله فبما كسبت أيديكم ويعفو عن كثير فيستره على العبد حتى لا يحد عليه (هميان الزاد إلى دار المعاد)  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Size bir kötülük isabet ettiğinde, bu kendi elinizle kazandığınızın karşılığıdır. Yaptığınız kötülüklerin pek çoğunu da affetmiştir.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Başınıza gelen her kötülük kendi ettikleriniz yüzündendir. Yine de Allah ettiklerinizin birçoğunu bağışlar.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sizin başınıza her ne musibet gelirse o, elinizle kazandığınız fiilin neticesidir. O, birçok günahtan vaz geçer de size musibet vermez.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi elinizle kazandıklarınız yüzündendir. Yine de çoğunu affeder.
Kadri Çelik
swap_vert close
Size isabet eden her musibet, (ancak) ellerinizin kazanmakta olduğu dolayısıyladır. (Allah,) Çoğunu da affeder.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Ey zâlimler! Başınıza gelen her felâket, kendi ellerinizle yaptığınızzulüm ve haksızlıklar yüzündendir. Bununla birlikte Allah, işlediğiniz günahların birçoğunu affeder.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Başınıza musibetten ne geldiyse, ellerinizin kazandığı şeyler sebebiyledir. Birçoğundan da vazgeçiyor (muaf tutuyor / affediyor / siliyor).
Mehmet Çakır
swap_vert close
Başınıza gelen felaketler, yaptığınız hatalar yüzündendir. Yine de Allah birçoğunu affedebiliyor.
Mehmet Çoban
swap_vert close
Başınıza gelen bütün belalar yaptıklarınız yüzündendir. Allah yine de yaptığınız kötülüklerin çoğunu affeder.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet, kendi ellerinizle kazandıklarınız (yaptıklarınız) yüzündendir. [*] (Allah) çoğunu da affeder.
Bu ayet Bakara 2:155, Nisâ 4:62, 79, Kasas 28:47, Rûm 30:41 ve Şûrâ 42:48. ayetlerle okunmalıdır.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(Ey îman edenler!) Sizin başınıza ge-len her musîbet kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de birçoğunu bağışlıyor.¹
1 Bu âyetteki hitâbın, kâfirler hakkında olduğu görüşleri varsa da âyetin son bölümündeki, “O, yine de birçoğunu bağışlıyor” ifâdesi, hitâbın îman edenler hakkında olmasının daha uygun olduğuna bir işaret olabilir. Yukarıdaki tercüme, bu kanaate dayanılarak yapılmıştır. Zîrâ Müslümanların hataları karşılığında dünyada başlarına gelen musîbetler, günâhlarına kefaret olup, bunlardan dolayı âhirette tekrar cezâ görmeyeceklerdir.  
Muhammed Esed
swap_vert close
[Hesap Günü] başınıza gelecek her felaket kendi ellerinizle yapıp-ettiklerinizin bir ürünü olacaktır; ³⁴ bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır;
34 Çok sık tekrarlanan bu ifade, insanın bu dünyada yaptıklarını ve bilinçli tavırlarını anlatan Kur’ânî bir mecaz olup, bu eylem ve tavırların kişinin ruhî karakterinin bir “ürünü” olduğu ve bu sebeple öteki dünyadaki hayatın niteliği üzerinde tartışılmaz bir etki yaptığı gerçeğini ortaya koymaktadır. Bu ikinci hayat yeryüzündeki hayatın organik bir devamı olduğundan, insanın daha sonraki manevî gelişme ve olgunlaşması, yahut tersine, bunalımı ve sıkıntısı -sembolik olarak Allah’ın “mükafat”ı ve “azab”ı, yahut “cennet” ve “cehennem” olarak tanımlanmıştır- kişinin daha önceden “kazandığı”na bağlıdır ve onun bir sonucudur.  
Mustafa Çavdar
swap_vert close
İyi bilin ki başınıza gelen her musibet, yaptıklarınız yüzündendir. Bununla birlikte Allah birçoğunu da affetmektedir. 4/79, 17/67, 28/47
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
Başınıza gelen her musibet, kendi ellerinizle yaptıklarınızın sonucudur; üstelik O birçoğunu da affetmektedir.[⁴³⁴²]
[4342] Krş: “Eğer Allah insanları yapıp ettikleri yüzünden (hemen) enseleyecek olsaydı, yer üzerinde (insanı andıran) bir tek canlı bırakmazdı” (35:45).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Başınıza gelen her hangi bir musibet, işlediğiniz günahlardan ileri gelir. (*) Bununla beraber O, bunların çoğunu affeder. (Başınıza musibet gelmez)
(*) Bu hitap günahkâr müminleredir. Yoksa günahı olmayan müminlerin başına da bir belâ ve musibet gelebilir, bu ise bir ceza değil, sınamadır, Nitekim Bakara suresinin 155. ayetinde "Andolsun ki sizi, biraz korku, biraz açlık ve biraz da mallardan, canlardan ve mahsûllerden yana eksiltme ile imtihan edeceğiz" buyurulmuştur.  
Osman Fırat
swap_vert close
Başınıza her ne musibet gelirse, kendi yaptıklarınız yüzündendir. O, yine de çoğundan geçer.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Ve size musibetten her ne şey isabet ederse kendi ellerinizin kazandığı şey sebebiyledir ve bir çoğundan ise affeder.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Başınıza gelen her musîbet, işlediğiniz günahlar (ihmal ve kusurlarınız) sebebiyledir, hatta Allah günahlarınızın çoğunu da affeder. [35, 45; 4, 79]
Bu hitap günahkârlaradır. Fakat gösterecekleri sabır sayesinde yüksek derecelere ulaştırılmak gibi sebeplerle, günahkâr olmayanların başlarına gelen musîbetler de yok değildir.Müminlere gelen sıkıntılar, onlar için keffarettir. Allah’ın dinine hizmet için çalışan kimsenin çektiği sıkıntılar ise, onun sadece günahlarına keffaret olmakla kalmayıp aynı zamanda Allah katındaki derecesinin de yükselmesine vesiledir. Dolayısıyla öyle bir zatın, günahlarının cezasını ödediğini düşünmek çok yanlıştır.  
Süleyman Ateş
swap_vert close
Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizin yaptığı (işler) yüzündendir. (Allah, hatalarınızın) Birçoğunu da affeder.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Size isâbet iden her musîbet ceza-yı 'amelinizdir. Allâh günâh ve kabahatlerinizin çoğunı 'afv ider. ('Afv itmese belâ ve musîbetden hiç kurtulmazdınız).
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Başınıza ne gelse kendi elinizle yaptığınızdan dolayı gelir[*]. Allah bir çoğunu da bağışlar.
[*] "İnsanların, kendi elleriyle yaptıkları şeyler yüzünden karada ve denizde bozulmalar olur. Bu, ettiklerinin bir kısmını bulsunlar diyedir; bakarsın vazgeçerler." Rum 30/41  
Şaban Piriş
swap_vert close
Başınıza gelen her musibet, ellerinizle yaptıklarınızı sebebiyledir. Çoğunu da affeder.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Başınıza ne musibet gelirse, kendi elinizle işledikleriniz yüzündendir. Üstelik günahlarınızın birçoğunu da Allah affeder.(15)
(15) Hz. Ali’nin bildirdiğine göre, Peygamberimiz bu âyeti şu şekilde açıklamıştır: “Kim dünyada bir günah işleyip de bunun cezasına uğrarsa, Allah onu âhirette ikinci defa cezalandırmayacak bir adalet sahibidir. Kim bir günah işler de Allah onu örter ve bağışlarsa, Allah bağışlamış olduğu şeyi âhirette cezalandırmayacak bir kerem sahibidir.” (Müstedrek, 2:483, no. 3664.)  
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Size gelip çatan her musibet ellerinizin kazandığı yüzündendir. Allah birçoklarını da affediyor.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
daħı ol kim degdi size muśibet işledüginden ötürüdür ellerüñüz daħı 'afv eyler çoķdan.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Daḫı her ne degse size ziyānlulardan, pes sizüñ günāhlaruñuz sebebi‐ledür‘afv ider çoġını.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Sizə üz verən hər bir müsibət öz əllərinizlə qazandığınız günahların (etdiyiniz əməllərin) ucbatındandır! (Bütün bunlara baxmayaraq) Allah (günahlarınızın) çoxunu əfv edər.
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Whatever of misfortune striketh you, it is what your right hands have earned. And He forgiveth much
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Whatever misfortune happens to you, is because on the things your hands(4570) have wrought, and for many (of them) He grants forgiveness.
4570 All evil, all sorrow, all pain and affliction, are things not normal, things twisted from the pure and holy nature as created by Allah's hands. As far as man is concerned, his misfortunes are but the consequences of the things he has done, He must bear personal responsibility for them and not throw the blame on others.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
وَمَٓا
ve o şey ki
اَصَابَكُمْ
size isabet etti
مِنْ مُص۪يبَةٍ
bir musibetten
فَبِمَا
işte o şey- dendir ki
كَسَبَتْ
kazandı
اَيْد۪يكُمْ
elleriniz
وَيَعْفُوا
bununla bera- ber affeder
عَنْ كَث۪يرٍۜ
birçoğundan
Başınıza gelen herhangi bir musibet kendi ellerinizle (yapıp) kazandığınız yüzündendir. Bununla beraber (Allah, onların) birçoğunu affeder.
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
اَصَابَ
Fiil-IV
ص و ب
İsabet etti, başlarına geldi, erişti, dokundu
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
مُصِيبَة
Etken fiil-IV
ص و ب
Musibet, isabet etti
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
يَد
İsim
ي د ي
El
عَفَا
Fiil-I
ع ف و
Affetti, bağışladı, çoğaldı
عَن
Ayrılma hâl eki
عَن
-den, -dan, hakkında
كَثِير
İsim
ك ث ر
Çok, pek çok, çokça