close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 22. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
Terâ-zzâlimîne muşfikîne mimmâ kesebû ve huve vâki’un bihim(k) velleżîne âmenû ve ’amilû-ssâlihâti fî ravdâti-lcennât(i)(s) lehum mâ yeşâûne ‘inde rabbihim(c) żâlike huve-lfadlu-lkebîr(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Görürsün ki zulmedenler, kazandıkları şeylerden dolayı korkup durular ve korktukları da başlarına gelecek ve inananlar ve iyi işlerde bulunanlarsa cennet bahçelerindedir, onlarındır Rableri katında ne dilerlerse; bu, pek büyük bir lütuftur, ihsandır.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
(O gün) Zalimleri kazandıkları dolayısıyla, korkuyla titrerlerken görürsün; o (yaptıkları kötülükler) de üstlerine çöküp (zillet ve zahmetle onları kuşatmıştır). İman edip salih amellerde bulunanlar ise cennet bahçelerinde (konaklamışlardır). Rableri katında her diledikleri onlarındır. İşte büyük fazilet (nimet ve üstünlük) budur. (Ama insanlar cüz’i ve geçici dünyaya dalmışlardır.)
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Yaratılış gayesi dışında hayat sürenleri, o gün kazanıp elde ettikleri şeyden dolayı, korku ve kuşku içinde görürsün. Oysa korktukları başlarına mutlaka gelecektir. İman edip doğru dürüst işler yapanlar ise, cennet bahçelerindedirler, onlar Rableri katında diledikleri herşeye sahip olacaklardır. İşte büyük nimet ve ikram budur ki,
Ahmet Tekin
swap_vert close
İşledikleri ameller, yüklendikleri günahlardan dolayı cezaları uygulanırken, baskı, zulüm ve işkence ile temel hak ve hürriyetleri, Allah yolunu, Allah yolundaki faaliyetleri engelleyen, hakka riayet etmeyen zâlimlerin korkuyla karışık çekindiklerini görürsün. İman ederek, hâlis niyet ve amaçlarla, İslâm esaslarını, İslâmî düzeni hayata geçirenler, iş barışı içinde bilinçli, planlı, mükemmel, meşrû, faydalı, verimli çalışarak nimetin-ürünün bollaşmasını sağlayanlar, yerinde, haklı çıkışlar yaparak, düzelmeye, iyiliğe, iyileştirmeye ön ayak olanlar, cârî-kalıcı hayırlar-sâlih ameller işleyenler, Cennetlerin bahçelerindedir. Onlar için Rableri katında Allah'ın sünnetine, düzeninin yasalarına uygun iradesinin tecellisi içinde, dünyadaki amellerine, kazandıkları derecelerine göre, tercihlerini isabetli kullananlara diledikleri her şey var. İşte büyük lütuf budur.
Ahmet Varol
swap_vert close
Zalimlerin kazandıklarından dolayı korktuklarını görürsün, o (kazandıklarının cezası) ise başlarına çöküverir. İman edip salih ameller işleyenlerse cennet bahçelerindedirler. Rablerinin katında onlara istedikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur.
Ali Bulaç
swap_vert close
(O gün) Zalimleri kazandıkları dolayısıyla korkuyla titrerlerken görürsün; o (yaptıkları) da üstlerine çöküvermiştir. İman edip salih amellerde bulunanlar ise, cennet bahçelerindedirler. Rableri katında her diledikleri onlarındır. İşte büyük fazl (nimet ve üstünlük) budur.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
(Kıyamet gününde) o zalimleri, kazandıkları kötülüklerden dolayı titrerlerken göreceksin!... Yaptıklarının cezası başlarına inecektir. İman edib salih ameller işliyenler ise, cennetlerin en hoş bahçelerindedirler. Onlara, Rablerinin katında ne isterlerse var. İşte (müminlere olan) bu cennet, en büyük ikramdır.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Zalimlerin, kazandıklarının azabından titrediklerini görürsün. Hâlbuki o azap, (her halükarda) onların başına gelecektir. İnanıp yararlı işler yapanlar ise, Cennet bahçelerinde olacaklar. Rableri katında, onlar için her istedikleri olacaktır. İşte en büyük fazl ve ihsan budur.
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Yaptıkları şeyler başlarına gelirken, zâlimlerin korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip iyi işler yapanlar da, cennet bahçelerinde olacaklardır. Rabblerinin yanında onlara diledikleri her şey vardır. İşte, büyük lütuf budur.
Besim Atalay
swap_vert close
Zalimleri görürsün ki yaptıkları işlerden çekiniyorlar; O, onların tepesine inecek, inanarak, yararlı iş görenler, cennet bahçelerinde, Tanrıları katında istedikleri vardır, bu, büyük bir erdemdir
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
(Büyük hesap gününde) zalimlerin (dünyada) yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnandıktan sonra doğru ve yararlı işler yapanları ise cennetin çiçek dolu bahçelerinde bulacaksın. Onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklar. İşte bu da (mü'minlere) pek büyük bir lütuftur.
Cemil Said
swap_vert close
Bir gün zâlimlerin ’amellerinden dolayı titrediklerini göreceksin ’azâb ânlara irişecekdir. Lâkin îmân idüb a’mâl-i sâlihada bulunanlar cennetin şukûfezârlarında ikāmet idecekler ve rableri tarafından her arzularına nâil idileceklerdir. Bu bir lütf-u ’azîmdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Yaptıkları şeyler başlarına gelirken, zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün. İnanıp yararlı işler işleyenler cennet bahçelerindedirler. Rablerinin katında, onlara diledikleri verilir. İşte büyük lütuf budur.
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler tepelerine inerken bu yüzden korku ile titrediklerini göreceksin. İnanıp yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Zalimlerin yaptıklarından ötürü korkuya kapıldıklarını göreceksin; ama bu mutlaka başlarına gelecek. İman edip dünya ve âhiret için yararlı işler yapanlar ise cennet bahçelerinde olacaklar. Onlar için rableri katında istedikleri her şey vardır. İşte büyük lutuf budur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Yaptıkları şeyler başlarına gelirken zalimlerin, korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip iyi işler yapanlar da cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlara diledikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur.
Edip Yüksel
swap_vert close
Yaptıkları işler başlarına gelirken zalimleri kaygı içinde görürsün. İnanıp erdemli davrananlar cennetlerin bahçelerindedir. Rableri katında diledikleri her şeyi alırlar. İşte bu, büyük lütuftur.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Sen kıyamet günü kazandıkları şeyin cezası başlarına gelirken zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün. İman edip salih amel işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlar için istedikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Göreceksin o zalimleri kazandıklarından titrerlerken, o ise tepelerine inmekte, iyman edip güzel güzel işler yapanlar ise Cennetlerin hoş hoş ravzalarında, onlara rablarının ındinde ne dilerlerse var, işte bu o büyük fadıl
Emrah Demiryent
swap_vert close
Zâlimlerin (kâfirlerin, dünya hayatında iken) yaptıkları şeyler (in cezası) başlarına gelirken (sen onların) korkudan titrediklerini görürsün. Îmân edip sâlih amel işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rablerinin nezdinde, onlar için istedikleri her şey vardır. İşte en büyük lütuf budur.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Kazandıkları şeylerle karşı karşıya geldiklerinde, zalimlerin endişeye kapıldıklarını görürsün. İman edip salihatı¹ yapanlar da Cennetlerin bahçelerindedirler. Onlar için Rabb'lerinin yanında istedikleri her şey vardır. İşte bu büyük ikramdır.
1- Bozuk olan şeyi düzeltmek, düzelticilik yapmak, yapıcı olmak, düzeltmeye yönlendirmek, teşvik etmek.  
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Sen o zaalimlerin (dünyâda) işleyib kazandıkları (kötülükler) yüzünden (kıyamet gününde nasıl) korkulara dûçâr olacaklarını — ki bu (kötülüklerin cezası o gün mutlakaa) onların başına gelecekdir — göreceksin. İman edib de iyi iyi amel (ve hareket) lerde bulunanlar ise cennetlerin (haas) bağçelerindedir. Rableri huzurunda ne dilerlerse (hepsi) onlarındır. İşte bu, büyük fazl (-u kerem) in ta kendisidir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Kazandıkları (günahları)ndan dolayı (kıyâmet gününde) o zâlimleri çok korkan kimseler olarak görürsün; hâlbuki o (yaptıklarının vebâli), başlarına gelecek olan (bir netîce)dir. Îmân edip sâlih ameller işleyenler ise, Cennetlerin bahçelerindedirler. Onlar için Rableri katında, ne isterlerse vardır. İşte o (va'd olundukları pek) büyük lütuf, budur!
İhsan Aktaş
swap_vert close
(O gün) zalimleri (dünyada) yaptıkları şeyden (zulüm ve fenalıklardan) dolayı korku içinde görürsün. Oysa korktukları başlarına gelecektir. İnanıp iyi (ve yararlı) işler yapmış olanlar (erdemli kimseler) ise cennet bahçelerindedirler. Onların dilediği her şey Rabları yanındadır. İşte budur o büyük lütuf.
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Zulmedenleri kazandıklarından dolayı bir korku içerisinde görürsün. Ancak o korktukları başlarına gelecektir. İman edip, salih ameller işleyenler cennet havuzlarının içinde olacaklar ve Rablerinin yanında canlarının istediği her şeyi bulacaklar. İşte en büyük üstünlük o dur.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Sen o kıyıcıların ettiklerinden dolayı nasıl korktuklarını görürsün. Korktukları başlarına gelecektir. İnanıp da iyilik işliyenler ise Cennet bahçelerinde bulunacaklardır. Onlar çalaplarının katında bütün dilediklerini bulacaklardır. İşte Allah’ın en büyük vergisi budur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Sen o gün zalimleri yaptıkları fenalıklardan pek ziyade telâş içinde görürsün, halbuki o korktukları, başlarına gelecektir. İman getirip iyi amel işleyenler uçmak bahçelerinde bulunacaklar, Rableri yanında dilediklerine nâil olacaklar. İşte büyük inayet budur.
İsmail Yakıt
swap_vert close
(Ey Peygamber!) Sen, karşılığı başlarına gelirken yaptıklarından dolayı zalimlerin (korkudan) yüreklerinin titrediğini görürsün. İnanıp, iyi ve yararlı işler yapanlar [sâlihât] ise, cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rablerinin katında diledikleri her şey vardır. İşte büyük lütuf budur.
Kadri Çelik
swap_vert close
Yaptıkları şeyler başlarına gelirken, zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün. İman edip salih amellerde bulunanlar ise, cennet bahçelerindedirler. Rableri katında her diledikleri onlarındır. İşte büyük lütuf budur.
Mahmut Kısa
swap_vert close
O Gün zâlimlerin, o korkunç azapla yüz yüze geldikleri anda, geçmişte yaptıkları çirkin işlerden dolayı tir tir titrediklerini göreceksin. İman edip güzel davranış gösterenler ise, yemyeşil cennet bahçelerinde olacaklar. Onlara Rableri katında, diledikleri her şey verilecektir. İşte insanoğlunun kazanabileceği en büyük lütuf, en büyük başarı budur!
Mahmut Özdemir
swap_vert close
O onlara vaki’ (olacak) iken, Zâlimler’i, kazandıkları şeylerden korkarak titremiş (ürpermiş) görürsün. İman etmiş ve Salih Ameller’i işlemiş (İyi İşler’i yapmış) olanlar da Cennet’in yeşil bahçelerindedir. Ne isterlerse, onlar için rabb’leri katında vardır. Bu, gerçekten Büyük Lütuf’tur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Resulüm! Bu gibi saygısızları hep ürkek görürsün. Çünkü bu gibiler, kazdıkları kuyuya kendileri düşeceklerdir... İnanıp yararlı faaliyetlerde bulunanlar ise güzel mi güzel bahçeler içinde Tanrı katında istedikleri her şeye sahip olacaklar. İşte değer verme dediğin böyle olur!
Mehmet Çoban
swap_vert close
Hesap günü gelince cezalandırılacakların korkularından nasıl titrediklerini bir görsen! Onlar korkularından ne yapacaklarını şaşırırken; inanıp yararlı işler yapanlar cennet bahçelerindedir. Diledikleri her şey cennette vardır.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Yaptıkları şeyler başlarına gelirken zalimlerin korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip iyi işler yapanlar da cennetlerin bahçelerinde (olacaklar)dır. Rablerinin katında onlara diledikleri her şey vardır. [*] Asıl büyük lütuf işte budur.
Benzer mesajlar: Nahl 16:31; Yâsîn 36:57; Zümer 39:34; Fussilet 41:32; Zuhruf 43:71; Duhân 44:55; Muhammed 47:15; Kâf 50:35.  
Mehmet Türk
swap_vert close
(O gün) sen, zâlimlerin (dünyada) yaptıklarının cezâsı tepelerine inerken, korkudan tir tir titrediklerini göreceksin. O gün (Allah’ın istediği gibi) îman edip, (inandığı) iyi işleri yaşayanlar ise cennet bahçelerindedirler. Onlara Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte en büyük üstünlük, budur.¹
1 Yani onlar, hem Cennet bahçelerinde olacaklar hem de Rablerinin huzurunda bulunacaklar. Bir de orada onlar ne dilerlerse onu, önlerinde hazır bulacaklar.  
Muhammed Esed
swap_vert close
Zalimlerin [öteki dünyada] kazandıkları şey[i düşünmek]ten korktuklarını göreceksin: zaten korktukları başlarına mutlaka gelecektir. İmana erip doğru ve yararlı işler yapanları ise [cennetin] çiçek dolu bahçelerinde [bulacaksın]; onlar Rablerinin katında diledikleri her şeye sahip olacaklardır: [ve] bu, büyük bir lütuftur, ki
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Sen yanlışta ısrar eden zalimleri işledikleri günahlardan dolayı korkudan tir tir titrediklerini görürsün, nihayet korktukları başlarına gelmiştir. Ama iman edip, iyi ve güzel işler yapanlar ise cennet bahçelerindedirler. İstedikleri her şey Rabbleri katından onlara verilecektir. İşte büyük ikram budur. 32/12, 42/45
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
(O gün) kazandıkları yüzünden zalimlerin korkudan titrediklerini görürsün; ama korktukları başlarına gelmiştir bir kere. Ne ki iman eden ve Allah’ın razı olduğu eylem üretenler, cennetlerin (kişiyi) mest eden köşelerinde olacaklar;[⁴³³¹] onlar Rablerinin katında istediklerine nail olacaklar: Bu, işte budur büyük lütuf!
[4331] Ravda: Akar suların ve mis kokulu-çiçekli bitkilerin insanı mest eden göz alıcı armonisi.  
Orhan Kuntman
swap_vert close
(Ey Muhammed şimdilik sabret) Sen, o zalimlerin dünyadayken kazandıkları günahların cezası başlarına gelirken, korkudan nasıl titrediklerini elbette göreceksin. İman edip, sâlih ameller işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rablerinin katında diledikleri her şey onlarındır. İşte bu, en büyük lütfun ta kendisidir.
Osman Fırat
swap_vert close
Sen, zalimlerin yaptıkları şeyler başlarına gelecek diye korku ile titrediklerini görürsün. İman edip yararlı işler yapanlar da cennet bahçelerdedirler. Onlar için Rableri katında diledikleri her şey vardır. İşte bu büyük lütuftur.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Zalimleri göreceksin ki, kazanmış oldukları şeylerden dolayı korkuculardır. Ve o (korktukları şey) onlara vaki olacaktır ve imân edenler ve sâlih sâlih amellerde bulunanlar ise cennetlerin bahçelerindedir. Onlar için Rablerinin indinde diledikleri şeyler vardır. İşte budur o en büyük inâyet.
Suat Yıldırım
swap_vert close
(Büyük duruşma günü) zalimlerin, kendi yaptıkları işlerden bucak bucak uzak durup, korkudan titrediklerini görürsün. Halbuki çare yok, onların cezası tepelerinin üstünde durmaktadır. İman edip makbul işler işleyenler ise, cennet bahçelerindedirler. Rab'leri yanında, cennette, istedikleri ne varsa kendilerine verilecektir. İşte bu da pek büyük bir lütuftur.
Süleyman Ateş
swap_vert close
Yaptıkları işler başlarına inerken zalimlerin, korkudan titrediklerini görürsün. Fakat inanıp iyi işler yapanlar cennet bahçelerindedirler. Rablerinin yanında onlara diledikleri her şey vardır. İşte büyük lutuf budur.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Zâlimleri, dünyâda irtikâb iyledikleri me'âsînin cezâsından havf ider görirsin. (Ne kadar korkarlar ise korksunlar) o cezâ onlara gelecekdir. Îmân idüb a'mâl-i sâliha işleyenler cennet bağçelerinde olurlar. Onlar içün, rableri 'indinde istedikleri her şey vardır. Bu, büyük bir fazl ve keremdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Yanlış yolda olanların yaptıklarından dolayı korktuklarını görürsün. Korktukları başlarına gelecektir. İnanıp güvenen ve iyi işler yapmış olanlar ise cennette su başlarında olacaklardır. Beğendikleri her şey Sahiplerinin katında onlar içindir. Bu, büyük bir ikramdır.
Şaban Piriş
swap_vert close
O başlarına geldiği zaman, kazandıkları yüzünden zalimlerin tir tir titrediklerini görürsün. İman edip, doğruları yapanlar ise cennet bahçelerindedirler. Onlar için Rab'leri katında ne isterlerse vardır. İşte büyük ikram budur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
O gün zalimleri, kendi kazandıkları şeyden korkar halde görürsün. Oysa korktukları başlarına gelecektir. İman edip güzel işler yapanlar ise Cennet bahçelerindedirler. Rableri katında onlar için istedikleri herşey vardır. Bu ise pek büyük bir lütuftur.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Kazandıkları, tepelerine inerken o zalimlerin korkudan titrediklerini göreceksin. İman edip hayra ve barışa yönelik işler yapanlarsa cennetlerin bahçelerindedir. Rableri katında kendileri için, diledikleri her şey vardır. İşte budur o büyük lütuf.
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
göresin žālimlerı ķorķıcılar andan kim işlediler daħı ol düşicidür anlara. daħı anlar kim įmān getürdiler daħı işlediler eyü işler uçmaķlar çayırlarında anlaruñdur ol kim dilerler çalabı’ları ķatında. şol oldur fażıl ulu.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Görürsin ẓālimleri ḳorḳarlar ḳazanduḳları ‘amel vebālinden. Ol anlarairişecekdür. Daḫı ol kişiler ki īmān getürdiler ve ‘amel‐i ṣāliḥ işlediler.Cennetler içine girerler. Anlara vardur yürekleri izdegen nesne Tañrılarıḳatında. Oldur ulu fażl ve kerem.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
(Ya Peyğəmbər! Qiyamət günü) zalımları (dünyada) qazandıqları günahların qorxusundan tir-tir əsən görəcəksən. O (müsibət, Allahın sitəmi) mütləq onların başına gələcəkdir. İman gətirib yaxşı işlər görənlər isə cənnət bağçalarında olacaqlar. Rəbbinin dərgahında onlar üçün istədikləri hər şey olacaqdır. Budur ən böyük ne’mət!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Thou seest the wrong doers fearful of that which they have earned, and it will surely befall them; while those who believe and do good works (will be) in flowering meadows of the Gardens, having what they wish from their Lord. This is the great preferment.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Thou wilt see the wrongdoers(4557) in fear on account of what they have earned, and (the burden of) that must (necessarily) fall on them. But those who believe and work righteous deeds will be in the luxuriant meads(4558) of the Gardens: they shall have, before their Lord, all that they wish for. That will indeed be the magnificent Bounty (of Allah..
4557 The chief feature of the punishment of wrongdoing is that the minds of the wrongdoers are haunted with terror on account of their own guilty conscience. They cannot possibly escape the weight of that terror. 4558 In contrast with the withering terror of the wrongdoers is the ease and rational happiness of those who do good. "On them shall be no fear, nor shall they grieve" ( 2:38 ). Their wills will have been purified, and they shall have all that they shall desire, "before their Lord". That is, their highest Bliss will be the sight of their Lord. No higher Bounty can they wish for.  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
تَرَى
görür- sün
الظَّالِم۪ينَ
o zalimleri
مُشْفِق۪ينَ
korkuyla titreyen kimseler olarak
مِمَّا
o şeyden dolayı ki
كَسَبُوا
kazandılar
وَهُوَ
ve o
وَاقِـعٌ
vuku bulandır
بِهِمْۜ
kendile- rine
وَالَّذ۪ينَ
ve o kim- seler ki
اٰمَنُوا
iman ettiler
وَعَمِلُوا
ve işlediler
الصَّالِحَاتِ
sâlih ameller
ف۪ي رَوْضَاتِ
bahçelerindedir
الْجَنَّاتِۚ
cennetlerin
لَهُمْ
onlar için vardır
مَا
o şey- ler ki
يَشَٓاؤُ۫نَ
dilerler
عِنْدَ
yanında
رَبِّهِمْۜ
Rabb- lerinin
ذٰلِكَ
işte budur
هُوَ
o
الْفَضْلُ
fazilet
الْكَب۪يرُ
büyük
(O gün) Zalimlerin (dünyadayken yapıp) kazandıkları şeyler başlarına gelirken korkudan titrediklerini görürsün. İman edip sâlih ameller işleyenler ise cennet bahçelerindedirler. Rabblerinin yanında onlar için diledikleri her şey vardır. İşte büyük fazilet (lütuf ve ihsan) budur.
رَاَى
Fiil-I
ر ا ي
Gördü, anladı, bildi, düşündü
ظَالِم
Etken fiil
ظ ل م
Zalim, zulmeden
مُشْفِقُون
Etken fiil-IV
ش ف ق
korkanlar, korkudan titreyenler
مِن
Harf-i cer
مِن
-den, -dan
كَسَبَ
Fiil-I
ك س ب
Kazandı
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
وَاقِع
Etken fiil
و ق ع
Düşen, vuku bulan
بِهِمْ
Zamir
بِهِمْ
Onlarla, onlar yüzünden, onlar hakkında
الَّذ۪ي
İsim
الَّذ۪ي
O kimse ki, o şey ki, o zat ki, o ki
ءَامَنَ
Fiil-IV
ا م ن
İman etti, inandı, emin kıldı
عَمِلَ
Fiil-I
ع م ل
İşledi, yaptı, amel etti, çalıştı, iş yaptı
صَالِحَات
Etken fiil
ص ل ح
Sâlih ameller, sâliha kadınlar
فِى
Bulunma hâl eki
فِى
İçinde, -de, -da
رَوْضَة
İsim
ر و ض
Bahçe
جَنَّة
İsim
ج ن ن
Cennet, bahçe, bağ (üzüm bağı gibi)
لَهُمْ
Zamir
لَهُمْ
Onlar için, onlara, onların
مَا
Zamir
مَا
Ne, şey, geçmiş zamanın olumsuzluk eki
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
عِنْدَ
İsim
ع ن د
Katında, yanında, huzurunda, tarafında
رَبّ
İsim
ر ب ب
Rabb (Allah'ın esması, ismidir. Rahmetiyle terbiye eden demektir), efendi
ذٰلِك
İşaret zamiri
ذٰلِك
İşte bu, bunun için, bunda böyle
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
فَضْل
İsim
ف ض ل
Lütuf, fazilet, kerem, üstünlük
كَبِير
İsim
ك ب ر
Kebîr (Allah'ın ismi, esmasıdır. Anlaşılamayacak kadar azamete ve büyüklüğe sahip olan demektir), pek büyük