close
close
Kelimenin Kök Hâli ve Türevleri
close

Şûrâ Sûresi 19. Ayet Meali

Türkçe Transcript
swap_vert close
(A)llâhu latîfun bi’ibâdihi yerzuku men yeşâ/(u)(s) ve huve-lkaviyyu-l’azîz(u)
Abdulbaki Gölpınarlı
swap_vert close
Allah, kullarına lutfeder, dilediğini rızıklandırır ve odur pek kuvvetli ve üstün.
Abdullah-Ahmet Akgül
swap_vert close
Allah, (bütün) kullarına karşı lütuf (karşılıksız iyilik ve ikram) sahibidir; (ama) dilediğini (ise farklı ve faziletli şekilde) rızıklandırıp (sevindirir ve şereflendirir). O, kuvvetlidir, Azîz’dir (her zaman galip ve izzetli olandır).
Abdullah Parlıyan
swap_vert close
Allah kullarına çok şefkatli ve bol ikramlıdır, dilediğine rızkı bol bol verir, O çok kuvvetli, üstün ve güçlüdür.
Ahmet Tekin
swap_vert close
Allah kullarına çok lütufkârdır. Sünnetine, düzeninin yasalarına uygun olarak, iradesinin tecellisine tâbi, akıllı ve sorumlu kimselere rızık ve servet verir. O güçlü, kudretli ve hükümrandır.
bk. Kur’an-ı Kerim, 11/6.  
Ahmet Varol
swap_vert close
Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Dilediğine rızık verir. O kuvvetlidir, üstündür.
Ali Bulaç
swap_vert close
Allah, kullarına karşı lütuf sahibidir; dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, azizdir.
Ali Fikri Yavuz
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütûf ihsan edendir. Her dilediğini bir türlü rızıklandırır. O, çok kuvvetlidir, her şeye gâlibdir.
Bahaeddin Sağlam
swap_vert close
Allah, kullarına karşı lütufkârdır. İstediğini rızıklandırır. O, çok güçlü ve izzet sahibidir. [Rızık, kudret ve gayret, ahiretin olmasını gerektiriyorlar.]
Bayraktar Bayraklı
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O, güçlüdür; her şeyin üstesinden gelir.
Besim Atalay
swap_vert close
Allah, kullarına karşı iyilikçidir, azık verir dilediği kimseye, O güçlüdür, O emre
Cemal Külünkoğlu
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütufkârdır, dilediğini (dilediği tarz ve miktarda) rızıklandırır. O, sonsuz kuvvet sahibidir, her işte üstün ve mutlak galiptir.
Cemil Said
swap_vert close
Allâh ’ibâdına karşu lütufkârdır istediğine rızık virir, kavî ve ’azîzdir.
Diyanet İşleri (Eski)
swap_vert close
Allah, kullarına lütufta bulunandır. Dilediğini rızıklandırır. Kuvvetli olan da güçlü olan da O'dur.*
Diyanet İşleri (Yeni)
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Kur'an Yolu (Diyanet İşleri)
swap_vert close
Allah kullarına çok lütufkârdır, dilediğine rızık verir. Güçlü ve üstün olan da O’dur.
Diyanet Vakfı
swap_vert close
Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür.  
 Burada Allah’ın, kullarının iyisine de kötüsüne de lütufta bulunduğu anlaşılmaktadır. O, kötüleri bile suçları sebebiyle aç bırakmamıştır.  
Edip Yüksel
swap_vert close
ALLAH kullarına lütfedendir. Dilediğini ve/veya dileyeni rızıklandırır. O Güçlüdür, Üstündür.
Elmalılı Hamdi Yazır
swap_vert close
Allah kullarına çok lütufkârdır. Dilediğine rızık verir. O çok kuvvetlidir, çok güçlüdür.
Elmalılı Meali (Orijinal)
swap_vert close
Allah kullarına lûtufkârdır, her dilediğini bir suretle merzuk kılar ve o öyle kaviy öyle azîz
Emrah Demiryent
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütufkârdır, dilediğini (dilediği kadar) rızıklandırır. O, sonsuz güç sahibidir, her işinde mutlak galip olandır.
Erhan Aktaş
swap_vert close
Allah, kullarına karşı çok hoşnut edicidir. Dilediğini rızıklandırır. O, Mutlak Güç Sahibi'dir, Mutlak Üstün Olan'dır.
Hasan Basri Çantay
swap_vert close
Allah, kullarına çok lûtufkârdır. Kimi dilerse onu rızıklandırır. O (muradına haakim ve) kavidir, yegâne gaalibdir.
Hayrat Neşriyat
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütufkârdır. Dilediğini (dilediği şekilde) rızıklandırır.(1) Çünki O, Kavî (pek kuvvetli)dir, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir.
(1)“Ey insan! Sen kendine mâlik (sâhib) değilsin. Sen, kudreti nihâyetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı zü’l-Celâl’in memlûküsün (kölesisin). Öyle ise, sen kendi hayâtını kendine yükleyip zahmet çekme; çünki hayâtı veren O’dur, idâre eden de O’dur. Hem dünya sâhibsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yükleterek ehvâlini (korkulu hâllerini) düşünüp merâk etme; çünki onun sâhibi Hakîm’dir (her işi hikmetlidir), Alîm’dir (sonsuz ilim sâhibidir). Sen de misâfirsin; fuzûlî olarak karışma, karıştırma. (...) Hem sana düşmanlık vaziyetini alan mikroptan tâ tâun (vebâ) ve tûfan ve kaht (kıtlık) ve zelzeleye kadar bütün eşyânın dizginleri, o Rahîm-i Hakîm’in elindedirler. O Hakîmdir, abes (faydasız) iş yapmaz. Rahîmdir, rahîmiyeti (merhameti) çoktur. Yaptığı her işinde bir nevi‘ lütuf var.” (Sözler, 32. Söz, 299)  
İhsan Aktaş
swap_vert close
Allah, (kendisine ister iman etsin ister etmesin ayrım yapmaksızın) kullarına karşı çok lütufkârdır; dileyen (kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışıp, çabalayan ve rızkı kazanmak için sebeplere sarılan) kimseyi (ayrım gözetmeksizin) rızıklandırır. O, (sonsuz) güç sahibidir, (her işte üstün ve) mutlak galip olandır. *
(*) Not: Bu ayete geçen (يشاء)’’ yeşâu’’ fiilinin zamiri kendine en yakın olan (من)’’ men’’e gider, uzak olan Allah lafzına değil. Yani ister iman etsin ister etmesin yüce Allah kullarından dileyen (kâinatta geçerli tabii kanunlarını gözeterek, çalışıp, çabalayan ve rızkı kazanmak için sebeplere sarılan) kimseyi rızıklandırır’’ şeklinde olur. Demek ki, dileyen kuldur, rızkı veren/kaynağını yaratan ise Allah’tır. Bu nedenle hayatın her alanında daha fazla çalışıp çabalayan toplumların/devletlerin refah düzeyi daha yüksek, çalışmayan ve tembel olan toplumların refah düzeyi de daha düşüktür. İşte bundan hemen sonra gelen 20. ayet, 19. ayette geçen (يشاء) deki zamirin (من)‘’men’’ e gittiğini, yani ‘’dileyen Allah değil, kul olduğunu’’ teyit etmektedir. Zira 20. ayette net bir şekilde hem dünya kazancını (rızık, mal, mülk ve serveti), hem de ahiret kazancını isteyen kul, bunları veren ise yüce Allah’tır, deniliyor. Yine hidayet ve dalalet konusunda da buna benzer gelen (من يشاء) ’’men yeşâu’’deki zamir de daima (من)’’ men’’e gider. Örneğin: (يضل الله من يشاء ويهدي من يشاء) cümlesindeki zamir (من)’’men’’e gider. Bu nedenle bu gibi ayetlerin mealleri şöyle olur. ‘’Allah dileyeni (inkâr ve sapıklığı tercih edeni) sapıklıkta bırakır, yine dileyeni (iman ve hidayeti tercih edeni) de hidayete erdirir’’ şeklindedir. Yani ‘’Allah dilediğini saptırır, dilediğini de hidayete erdirir’‘şeklindeki mealler hatalıdır.  
İlyas Yorulmaz
swap_vert close
Allah kullarına karşı çok şefkatlidir, dilediğini rızıklandırır. O çok kuvvetli, çok yüce ve güçlü olandır.
İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu
swap_vert close
Allah kullarını kayırıcıdır. O, kimi dilerse onu azıklandırır. Güclü olan, erkli olan yalnız Odur.
İsmail Hakkı İzmirli
swap_vert close
Allah, kulları hakkında lûtufkârdır, dilediğine rızk verir, hem O, kavidir, yegâne galiptir.
İsmail Yakıt
swap_vert close
Allah kullarına çok lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır.¹³ O, Kaviy’dir, Azîz’dir.
13 Rızık, nimet anlamındadır. Allah’ın lütfettiği maddi manevi her çeşit nimettir. Sadece yediğimiz şeyler değildir. Onlar da rızıktandır ama rızık sadece yiyip içtiklerimiz değildir. Nitekim Hz. Ayşe: “Rızık deyince, aklına sadece boğazdan geçenler gelenin aklına şaşarım” demiştir. Krş. Nur, 24/38; Şûrâ, 42/27  
Kadri Çelik
swap_vert close
Allah, kullarına karşı lütuf sahibi olandır; dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, güçlüdür.
Mahmut Kısa
swap_vert close
Oysa Allah, kullarına karşı çok cömert ve çok lütufkârdır; dilediğine, dilediği kadar nîmetler bahşeder. Çünkü yalnızca O’dur, sonsuz kuvvet ve kudrete sahip olan.
Mahmut Özdemir
swap_vert close
Allah kendi kullarına çok lütfedicidir. Dileyeceği kimseleri rızıklandırır. Azîz Kuvvetli de O’dur.
Mehmet Çakır
swap_vert close
Allah kullarına karşı çok duyarlıdır. Görkemli gücün sahibi olarak istediğini nimete boğar...
Mehmet Çoban
swap_vert close
Allah kullarına çok lütufkârdır. Dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Mehmet Okuyan
swap_vert close
Allah kullarına cömerttir; dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür.
Mehmet Türk
swap_vert close
Allah kullarına karşı onları dilediği gibi rızıklandırarak, lütuf sahibi olandır. Doğrusu O, çok güçlü, pek şereflidir.
Muhammed Esed
swap_vert close
ALLAH kullarına çok lütufkardır: dilediğine rızık verir, çünkü yalnız O güçlüdür, yücedir!
Mustafa Çavdar
swap_vert close
Allah, kullarına karşı çok lütufkârdır. Zira O, hak edeni rızıklandırır. Çünkü O, çok güçlüdür ve üstün kudret sahibidir. 15/49, 39/53
Mustafa İslamoğlu
swap_vert close
ALLAH kullarına karşı sonsuz lütuf sahibidir; isteyip hak edeni/istediğini rızıklandırır:[⁴³²⁷] zira O mutlak güç, sınırsız yücelik sahibidir.
[4327] Rızık, sadece boğazdan geçenleri kapsamaz. Hz. Âişe “Rızık deyince aklına boğazından geçenler gelenin aklına şaşarım” der. Her varlık tüm rızkını Allah’a borçlu olduğu halde burada özellikle ilâhî iradeye nisbeti, bu rızkın özel niteliğini gösterir. Burada akla ilk gelen Allah’ın risalet vermesidir. Men ilgi zamiriyle birlikte gelen yeşâ’ fiilinin çift özneyi gören yapısı, öznelerin ikisine de yer veren çevirimizin gerekçesidir (Bkz: nüzul sürecinde ilk kullanıldığı 74:31, not 26; ayrıca 10:25; 14:4 ve 24:21, ilgili notlar).  
Orhan Kuntman
swap_vert close
Allah kullarına karşı çok lütufkârdır. Dilediğini -mümin olsun kâfir olsun- rızıklandırır. Eşsiz kuvvet ve kudret sahibi, her şeye gücü yetendir O!
Osman Fırat
swap_vert close
Allah, kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O, kuvvetlidir, mutlak güç sahibidir.
Ömer Nasuhi Bilmen
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütfedicidir, dilediğini merzûk buyurur. Ve O, (her şeye) kâdirdir, galiptir.
Suat Yıldırım
swap_vert close
Allah kullarına büyük lütuf sahibidir. Dilediği her kulunu, bir türlü rızıklandırır. O, pek kuvvetlidir, üstün kudret sahibidir. [11, 6]
Süleyman Ateş
swap_vert close
Allah kullarına lutufkardır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, galiptir.
Süleyman Tevfik
swap_vert close
Allâh Te'âlâ kullarına lütuf ve ihsân idicidir. İstediğini rızıklandırır. O, her şeyden kavî ve emrinde kâdir ve gâlibdir.
Süleymaniye Vakfı
swap_vert close
Allah, kullarına karşı latîftir[*]. O, tercihini doğru yapanı rızıklandırır. Üstün olan O, işini başaran O’dur.
[*] işlerini derinden derine yapar / en ince detayına kadar düzenler  
Şaban Piriş
swap_vert close
Allah, kullarına karşı çok lütufkardır. Dilediğini rızıklandırır. Güçlü ve galip olan O' dur.
Ümit Şimşek
swap_vert close
Allah kullarına karşı lütuf sahibidir; O dilediğini rızıklandırır. O karşı konulmaz kuvvet sahibidir; O herşeyin mutlak galibidir.
Yaşar Nuri Öztürk
swap_vert close
Allah, kullarına çok lütufkârdır; dilediğini rızıklandırır. O'dur en güçlü, O'dur en yüce...
Eski Anadolu Türkçesi
swap_vert close
Tañrı eyü işlüdür ķullarına rūzį virür aña kim diler. daħı ol güci yiterdür ġālibdür.
Satıraltı Meal (1534)
swap_vert close
Tañrı Ta‘ālā laṭīfdür ḳullarına, rızḳ virür kime dilese. Daḫı ol güçlü, ḳuvvetve ḳudret issi, ‘azīzdür.
Bunyadov-Memmedeliyev
swap_vert close
Allah Öz bəndələrinə çox lütfkardır; istədiyinə ruzi verər. O, yenilməz qüvvət, qüdrət sahibidir!
M. Pickthall (English)
swap_vert close
Allah is gracious unto His slaves. He provideth for whom He will. And He is the Strong, the Mighty.
Yusuf Ali (English)
swap_vert close
Gracious is Allah(4552) to His servants:(4553) He gives Sustenance(4554) to whom He pleases: and He has power and can carry out His Will.
4552 Latif. so kind, gracious, and understanding, as to bestow gifts finely suited to the needs of the recipients. For the various meaning of Latif, see n. 2844 to 22:63. Cf. also 12:100. 4553 "Servants" here seems to include all men, just and unjust, for Allah provided for them all (Cf. 42:7, 50:29, and 51:56). 4554 Sustenance, i.e., provision for all needs, physical, moral, spiritual, etc. "To whom He pleases" is not restrictive, but modal. 'Allah provides for all, but His provision is according to His wise Will and Plan, and not according to people's extravagant demands.' He can provide for all, because He has complete power and can carry out His Will. A further comment will be found in the next verse (Cf. n. 4540 and n. 4740).  
Muhammed Hüseyin (R.A.)
play_arrow bookmark save_alt more_vert
  • content_copyÂyeti Kopyala
  • linkLinki Kopyala
  • photo_cameraGörüntü Oluştur
  • videocamVideo Oluştur
اَللّٰهُ
Allah
لَط۪يفٌ
lütufkârdır
بِعِبَادِه۪
kullarına
يَرْزُقُ
rızıklan- dırır
مَنْ
o kim- seyi ki
يَشَٓاءُۚ
diler
وَهُوَ
ve O
الْقَوِيُّ
Kaviyy'dir
الْعَز۪يزُ۟
Azîz'dir
Allah, kullarına (karşı çok) lütufkârdır, dilediğini (dilediği şekilde) rızıklandırır. O Kaviyy'dir, Azîz'dir (güçlü, kuvvetli, kudretlidir ve bütün şerefin, kudretin kendisine ait olduğu tek zattır).
اَللَّه
Özel isim
ا ل ه
Allah
لَطِيف
İsim
ل ط ف
Latîf (Allah'ın ismi, esmasıdır. Her şeye nûruyla tecelli eden, lütufta bulunan demektir), lütfunu ihsan eden, lütufkâr
عَبْد
İsim
ع ب د
Kul, köle, âbd
رَزَقَ
Fiil-I
ر ز ق
Rızıklandırdı, rızık verdi, yedirdi
مَن
Şart edatı
مَن
Kim, kimdir, kimse
شَاءَ
Fiil-I
ش ي ا
Diledi, istedi
هُوَ
Zamir
هُوَ
O
قَوِىّ
İsim
ق و ي
Kaviyy (Allah'ın ismi, esmasıdır. Çok güçlü, kuvvetli ve kudretli olan demektir), gücü yeten, güçlü olan
عَزِيز
İsim
ع ز ز
Azîz (Allah'ın ismi, esmasıdır. Bütün şeref ve kudretin sahibi olan demektir), üstün, aziz, güçlü, şerefli, izzet sahibi, meşakkatli