Öyleyse (ey insanlar, biliniz ki,) ayrılığa düştüğünüz her konuda onun hükmü (sadece) Allah’a aittir (yalnızca Kur’an’a müracaat edilir). (De ki:) İşte bu (sıfatların sahibi olan) Allah, benim Rabbimdir. Yanlız O’na dayanıp güvendim ve her zaman ancak O’na yönelirim! *
(*) Hüküm tekvini ve teşriî olmak üzere ikiye ayrılır. Evren ve içindekileri yaratmak, takdir etmek ve idare etmek tekvini hükümdür. İnsanlar arasında hüküm vermek, dini konularda teşriî yapmak, helal ve haram kılmak gibi konulardaki hüküm ise teşriî hükümlerdir. İşte tekvini hükümler koymak yüce Allah’a ait olduğu gibi insanlar arasında hüküm vermek, helal, haram ve dini hükümler koyma yetkisi de sadece yüce Allah’a aittir. Bu nedenle bütün bu konularda yegâne ve tek merci kaynağı yüce Allah’ın kitabı Kur’an’ı kerimdir. Yani Kur’an’dan başka dini bir kaynak aramak yüce Allah’a ortak aramak anlamındadır. Oysa yüce Allah (﴿وَلا يُشْرِكُ فِي حُكْمِهِ أَحَدًا ‘’Allah hüküm verme konusunda kimseyi kendine ortak yapmaz’’والحكم كوني وشرعي؛ الخلق والتقدير وتدبير هذه الخلائق العظيمة، هذا كوني، والحكم بين الناس بالأوامر والنواهي، هذا شرعي.فهل المراد بقوله ﴿وَلا يُشْرِكُ فِي حُكْمِهِ أَحَدًا﴾ الأمران أو أحدهما؟ المراد الأمران، لا أحد يشرك الله عز وجل في حكمه لا الكوني ولا الشرعي ((تفسير ابن عثيمين — ابن عثيمين))
{ وَما اخْتَلَفْتُمْ فِيهِ مِنْ شَيْءٍ فَحُكْمُهُ إلى اللّهِ } يقول تعالى وما اختلفتم أيها الناس فيه من شيء فتنازعتم بينكم، فحكمه إلى الله وهو يحكم بينكم (جامع البيان في تفسير القرآن - الطبري)